BlaBlaCar ile kafa kafaya verip Evde Yoklar’a sürprizli bir yolculuk hazırladığımızı web sitemiz ve sosyal medya kanallarımızda duyurmuştuk.

Hesabımızdan açtığımız ilanda, 19 Mayıs’ta İstanbul’dan Kapadokya’ya yapacağımız yolculukta arka koltuğumuza talip olanlara sormuştuk: Ölmeden önce en çok yapmak istediğiniz şey nedir? Ve Neden?

Nihayet, koltukların sahiplerini açıklayacağımız gün geldi çattı. Verdikleri cevaplar ile arabamızın arka koltuklarını Lezgin ve Esra kaptı. Yolculuğumuzu onlarla paylaşacağımızı müjdelemek için profillerindeki telefonlarından aradığımızda Lezgin’i arkadaşı ile balık-ekmek keyfinde, Esra’yı Makedonya’da firarda yakaladık. Neyse ki Esra ertesi gün Türkiye’ye dönüyormuş da yolculuğu kaçırmadı. Hazır yapılmış Makedonya valizi de var, oh mis. 🙂

Yukarıdaki videomuzdan bu yolculuğumuzun maceralarını izlemeyi unutmayın. Aşağıda da detayları var.

bla-bla-car

19 Mayıs sabahı daha kuşlar bile uyurken, önce Lezgin’i, sonra Esra’yı evinden alıp, çıktık yola. Yola çıkar çıkmaz muhabbet akmaya başladı. Eski sevgililerin ruhuna fatihalar, ilkler, sonlar, fobiler, hobiler… Kaynatıyoruz da kaynatıyoruz. Sanki 40 yıllık arkadaşız.

Karınlar aç. Dedik şu İstanbul trafiği karışmadan buradan çıkalım, İzmit’te veririz bir kahvaltı molası

Yola çıkmadan anlaşmıştık: atıştırmalıklar bizden, yol müzikleri onlardan. Lezgin uykusuz kalıp listeyi hazırlamış. “Keşke yatsaydın” demeye dilimiz varmıyor, çünkü harika bir iş çıkarmış.

İzmit’te kahvaltıdan sonra afyonlar patlayınca sürprizlerin ne olabileceğine dair fikirler uçuşmaya başladı. Lezgin’in kafasında nasıl bir imaj çizdiysek artık beklentisi uçaktan denize atlamakmış. 😳  Dedik o kadar hırpalamayacağız, söz. 😈

microlight-2

Acaba Karabük’e mi gidiyoruz, Abant’ta trekking mi yapacağız derken vardık Safranbolu’ya. Esra valla MİT’ten çıkma gibi; gözler fıldır fıldır ipucu taradı yol boyunca. Yok bizim navigasyon ekranını kesiyor, yok yoldaki tabelalardan potansiyel sürprizleri araştırıyor, yok bölgeye uygun aktiviteleri kafasında tarıyor. Göbeğimiz çatladı sürprizi çaktırmamak için.

Yolda sormuştuk, en çok ne olsun istersiniz diye. Demişlerdi ki; “Şöyle uçmalı kaçmalı bir şey olsun.” Delta kanatı (microlight) görünce ikisinin de gözleri parladı.

Biz her halükarda en son uçacağız da misafirlerimizden önce hangisi uçacak? En güzeli çubuk çekmek. Lezgin en kısayı çekti: ilk o uçacak. Peşinden Esra. Sonra da biz. 20’şer dakika Safranbolu’nun tarihi konaklarının ve Tokatlı Kanyonu’nun üzerinde uçtuk. Pofuduk bulutlar, Mayıs’ın yeşil patlaması, bize torpil yapan rüzgar, her şey harikaydı.

microlight

Lezgin daha önce sorduğumuzda “Bende vertigo var” diyip kalbimize indirmedi değil. 😅  Ne hikmetse sonra en Vecihi o çıktı. :)))) “Bana kalsa saatlerce uçarım da uçarım…” diyor.

Safranbolu’ya yolunuz düşerse mutlaka deneyin deriz. Hatta bizce sırf uçmak için çıkın gelin buralara. Mümkünse biraz zamanı geniş tutun bu süper Evde Yok aile ile muhabbet edin. Yüzüak Havacılık bir aile işletmesi. Baba ve iki oğulları delta kanat pilotları. Anneyse, sıkı durun, serbest paraşütçü. Randevu anlayışları delta kanata atlayıp uçarken, hanımın oradan da serbest paraşüt yapması olan muazzam bir evli çiftten bahsediyoruz. Tutkularına sıkı sıkı bağlı bu aileyi tanımanızı çok isteriz.

tuz-golu

Sonra arabaya atlayıp Kapadokya yolumuza devam ettik. Son molamızı Biz Evde Yokuz Dinlenme Tesisleri’nde yaptık:  Tuz Gölü’ne gün batımında arabamızı çektik. Bagajdan katlanır sandalye ve masamızı çıkardık. Arabaların bagajından stepne eksik olmaz ya, bizimkinden de gün batımı keyfi düzeneği. Kurulduk gölün ortasına. Ayaklar suda… Biz Evde Yokuz usulü yolculuk böyle. 😉

Günü uğurladıktan sonra ayaklarımızın tuzunu yıkayıp tekrar bindik arabaya. İstikamet Kapadokya.

Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik, nihayet vardık Kapadokya’ya. Misafirlerimizi gidecekleri yerlere bırakıp, vedalaştık. Ama sadece şimdilik! 😉 Bu yolculuk paylaşımımız güzel bir arkadaşlığa vesile oldu. Artık o balık ekmekleri beraber yeriz gibi geliyor bize. 😉

tuz-golu-2

4 Yorum

  1. İBRAHİM KARABAĞ

    Tek kelimeyle harikasınız güzel insanlar. Sizi izleyip heyecanla tatili beklemek çocukluğumda alınan bayramlık kıyafeti heyecanla giymeyi beklemek gibi.
    Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın:)

    Cevapla
  2. Sezen

    Merhaba,
    Yazılarınızı ilgiyle okuyorum. Yapabildikleriniz için sizi tebrik ediyorum. İnşallah bizde ileride sizin gibi daha fazla gezebiliriz. 🙂 Uçuş ücretleri ne kadar onu da öğrenebilir miyim? Not defterimde bulunsun belki yakın zamanda ziyaret edebiliriz bizde 🙂

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Selam Sezen, Yüzüak Havacılık’ın telefonu verelim sana: 0505 295 47 88

      Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.