Yukarıdaki VİDEOyu izlediyseniz, artık orada açık açık anlatamadığımız şeyleri anlatabiliriz. 🙂 Anlattıklarımız sizi korkutmasın. Bizimki çok özel bir durumdu. Yoksa turist olarak gidip ülkenin kurallarına uyduğunuz sürece İran’da hiç bir sorun yaşamazsınız.

Not: Kapak fotosu temsilidir! (Aslında başka bir münasebetimizden dermişiz :P)


Her şeyden önce bu satırları kibarlık ve konukseverlikleri ile her daim İran’ı gözümüzde yücelten İranlıların çaba ve konukseverlikleri altında ezilerek yazdığımızı belirtmek isteriz. Ülkeler politikalardan değil insanlardan oluşur, ve İran muhteşem insanlarla dolu bir yer.

TAHRAN yazımızda anlattığımız üzere, zaten buraya gelmeden önce üzerimizde bir gerilim vardı. İçimize doğmuş herhalde başımızı derde sokacağımız.

Videoda da belirttiğimiz gibi İran’a çekim yapmak üzere iş için gittik. Gitmeden önce klasik bir kontrat imzaladık. Bu kontrattaki tek sıra dışı madde basın mensubu olmadığımızı da teyit eden bir bölümdü. İran yabancı basından çok çekmiş zamanında. Bizce İran’da yabancı basın olarak bulunmak iki sebepten ötürü zor. 1) Ajan paranoyası, 2) İçeride ve dışarıda dezenformasyon.

iran-gozalti-polisİran’da 3 ahlak polisi bir kadını uyarırken. Foto Kaynak: Flickr/ Amir Farshad Ebrahimi

Ajan Paranoyası Biraz Stockholm Sendromu olacak ama adamlar haksız da sayılmazlar şimdi. 🙂 Gizli servislerin, özellikle İslam Devrimi sonrası artan bir miktarda olmakla birlikte, yüzyıla yakın zamandır İran topraklarında cirit attığını bilmeyen yok. Hatta CIA aleni bir şekilde 1953’teki darbeyi biz yaptık diyor. (Zamanın iç işleri bakanı Mohammad Mosaddegh şahın İngiltere ve Amerika’ya verdiği petrol ayrıcalıklarını iptal edip, petrol işletmelerini millileştirmek isteyince işler karışıyor, CIA kendi müttefiği olan şahın koltuğunu garantiye alarak kendine verilen petrol haklarını garantiye alıyor.)

Dezenformasyon Bir başka sıkıntı da yabancı basına olan güvensizlik. O konuda da empati yapabildik: İran ile ilgili batıda yıllarca karalama kampanyası yapıldı. Şimdi adamlar çekilenlerin manipüle edilerek kullanılmasından da kokuyor; atıyorum, aslında renovasyonda olan bir kilise inşaatını, İran kiliseleri yıkıyor gibi gösterilmesi gibi, gibi…

Velhasıl bir ajan / bilgi hırsızlığı paranoyası var. Mesela Tahran’ın en güzel yapısı olan Gülistan Sarayı‘nı bazı yönlere doğru fotoğraflamak yasak. Neden? Çünkü sarayın arkasından bayındırlık ve bir iki başka devlet binası görünüyormuş. Peki. Biz de laflarını dinledik, o tarafa doğru çekmeyiverdik.

iran-gozalti-polis--trenİşte o çektiğimiz için göz altına alındığımız o top secret tren garı  🙂

Gelelim nasıl göz altına alındığımıza… Bizim çalıştığımız şirket Tahran tren istasyonunu çekmemizi istedi. Aradık istasyonu, dediler ki sadece özel izinle çekim yapabilirsiniz. Biz de durumu ilettik.  Günün sonunda aradılar müjdeyi verdiler: İzin alınmıştır!

Ertesi sabah kalktık gittik gara. Önce gar yönetimine uğradık, dedik biz geldik. Hoş geldiniz, buyrun çekin dediler. Aldık makinaları indik perona. Çektiğimiz de şu: Aa tren geldi, aa tren gitti. Bundan ibaret. İkimiz garın farklı yerlerindeyiz ki birimiz trenin önünü, öbürümüz arkasını çeksin. Yanımızda da bütün bu süreçlere asiste eden bir rehber var.

Her şey güllük gülistanlık giderken birden polis gelip Farsça bağırmaya başladı. Diyoruz anlamıyoruz Farsça, adam bağırıyor da bağırıyor. Rehber araya girdi anlattı, bizim böyle iznimiz var diye ama adam esiyor gürlüyor. Sinirden kıpkırmızı. İnsanlar etrafımızda toplaşmaya başladı. Adamın neden bağırdığını soruyoruz rehbere, şaka değil, adam korkudan kitlendiği için cevap veremiyor. Öyle mavi ekran oldu, kaldı. Adamcağız bildiğin titriyor. Gar yönetimi geldi, yumuşak yumuşak laf anlatmaya çalıştı (onlarla telefonda görüşüldüğü için adamlar mahçup hissettiler). Bana mısın demiyor. Polis tutturdu pasaportları istiyor, hakkımızda işlem yapılacakmış.

tahran-gari

Neyle suçlanıyoruz? Bilmiyoruz.
Ne işlemi yapılacak? Bilmiyoruz.
Bize ne olacak? Bilmiyoruz.

Pasaportların İran yasalarınca sen otelden ayrılana kadar otelde kalması gerektiğinden pasaportlar yanımızda değil. Şirketten birisini yolladılar pasaportları almaya otele. Bizi de, artık gardaki minik polis istasyonunda yer olmadığından mı ne, gar yönetiminin odasına aldılar. Allahtan polisin yanında değil, yönetimin odasındayız. Adamlar yaşananlardan ötürü bir mahçup, bir iyi niyetli, bir babacan. (Zaten o sayede 2 dakika video çekebildik) Sağolsunlar, moralimizi yüksek tutuyorlar. Ama polis var ya… Aman aman.

Sonunda öğrendik sıkıntıyı. Meğer yönetimden izin almak yetmiyormuş, polisten de ayrıca izin almak gerekiyormuş. Ayrıca bizim firma yazılı izin de almamış zaten. Alo kardeşim bizimkiler gelecek çekim yapacak demişler,  onlar da buyursunlar demiş. Olay bundan ibaret. Elimizde yazılı hiç bir kanıt yok. Rehberin lisansını iptal edeceklermiş, siciline işleyeceklermiş, araştırılacakmış falan filan… Bize ne olacak? Hele bi pasaportlar gelsin, ülkeye nasıl, nerden , ne zaman gelmişiz, ne yapmışız hele bi belli olsun…

Yedek Pasaport N’olacak günün sonunda tertemiziz ama bizi aldı bi korku bizi ajan falan sanarlarsa diye. Üstüne tuz biber ekecek vahim bi durum daha var: Biz İran’a yedek pasaport ile girdik. Türk vatandaşlarının aynı anda geçerli 2 pasaportu olabiliyor. Bazı ülke giriş damgaları veya vizeleri başka ülkelere girişte sorun yaşattığı için Türkiye de vatandaşlarına böyle bir çözüm üretmiş. Aynı anda 2 geçerli pasaportunuz oluyor. İkisi de sizde kalıyor (Önceleri kullanmadığınızı emniyete teslim ediyormuşsunuz.) ama kullanımının ve başınıza açabileceğiniz işlerin sorumluluğu size ait.

Biz de başka bir yere vize başvurusu yapacağımız için yedek pasaport çıkarttık. Ama biletlerimizi daha önce almıştık ve acenteye bilet için yolladığımız pasaport asıl pasaportumuzdu. Bizim pasaportların otelden gelmesini beklerken bizim rehber acentadan onlardaki pasaport kopyalarını fakslamasını istemiş mi!? Şimdi, asıl pasaportun kopyası faksla polisin önüne düşse, bi de ülkeye giriş yaptığımız yedek pasaportu otelden getirseler, polis baksa, bize ait aynı anda geçerli, iki farklı numaralı pasaport görse? Bi de üzerine, sanki tezgahtan çıkmış gibi, hem Bilge’nin, hem benim pasaport veriliş, geçerlilik tarihleri, ve veren şube de aynı…

Günün sonunda usülsuz birşey yaptığımız yok, helal süt emmiş iki gezginiz şunun şurasında. 😛 Nolacak eninde sonunda salarlar AMA bizim ülkeye münhasır böyle bir uygulama olduğunu anlatabilene kadar çekeceğimiz çile çok.

Nasıl çözüldü? Dünyanın her yerinde elin kolun uzun olacak… Bizim iş yaptığımız firma baya nüfuzluymuş. Onlar çözdüler. 2 saatlik bir göz altının ardından özgürdük. Sonra da zaten devletten genel izne başvurduk. İznimiz yetişmedi ama Tahran’dan sonra hiç sıkıntı yaşamadık.


 

Siz siz olun, İran’da Polisle Başınızı Derde Sokmayın. Ama Yanlışlıkla Sokarsanız:

– Atarlanmak yerine, polise bu görevi başarıyla yerine getirdiğini hissettirin.
– Farsça söylediklerini anlasanızda anlıyor gibi gözükmeyin. En temizi saf turist olmak
– Türk olduğunuz için şanslı olduğunuz nadir durumlardan. Batılılar daha şüphe ile karşılanıyor.

Turistlerin İran’da Polisle Başını Derde Sokabilecek Şeyler

– Çekim yapmak 😀
– Gece Hayatı: Bildiğiniz gibi değil. Tahran öyle böyle partilemiyor. Size TAHRAN GECE HAYATI yazımızda detaylıca anlattık. Okuyunca kanınız kaynayabilir ama riskleri de var tabi. Okuyun kendiniz karar verin.
– Kılık Kıyafet: Kurallara göre giyindiğiniz sürece sorun yok. Yanlışla örtünüz açılırsa da paniklemeyin. Sıkıntı yok. Hızlıca tekrar takın.

Yukarıda anlattıklarımız sizi korkutmasın. Bizimki çok özel bir durumdu. Yoksa turist olarak gidip ülkenin kurallarına uyduğunuz sürece hiç bir sorun yaşamazsınız.

İran’da fotograf veya video çekmek istiyorsanız…

Tripodunuzu getirmeye değer mi tartışılır. Müze ve saraylarda kullanamayacaksınız ( zaten bu zaten bir çok ülkede böyle). Profesyonel çekim ekipmanları zaten kafadan yasak. Ama buradaki profesyonellik ölçütü makinanın tipinin ne kadar profesyonel göründüğü ve büyüklüğü. Eğer üzerindeki lens çok havallı görünmüyorsa, muhtemelen aynalı makinelerde ve DSLR’larda fotograf çekimlerinde sorun çıkmaz. Sadece fotograf çekiyorsanız, gözünüz korkmasın. Muhtemelen bir sıkıntı yaşamazsınız. Ama video kabusunuz olabilir. Hele Tahran’da. Video çekerken tripodu sokaklarda vs kurabiliyorsunuz ama bu sefer de her gelen ne çektiğini soruyor, ekrana bakmaya çalışıyor falan… Biz tırstığımız için sivil polis yokluyor mu falan diye bile düşündük. Olabilir. Öyle değilse de, meraklı ve bunu sizinle muhabbet başlatmak için kullanan insanlar ayağınıza dolanabiliyor.

Biz her gittiğimiz yerde çekime başlamadan önce sorup iznimizi aldık. Böyle yaparsanız kafanız rahat olur.

İran hakkında daha fazla bilgi için İRAN GEZİ REHBERİ sayfamıza bakabilirsiniz.

7 Yorum

  1. sahel

    cok gec ama gecmis olsun. cok uzuldum keski boyle seyler yasanmasa. iyi yorumlariz icin tesekurlar

    Cevapla
  2. Sinan

    Bir süredir mailleriniz geliyordu otomatik olarak ama niyeyse okumadım bugüne kadar. Keyifli bir yazı olmuş, sonuna kadar okudum. Geçmiş olsun diyelim 🙂

    Cevapla
  3. İBRAHİM KARABAĞ

    Merhaba, öncelikle geçmiş olsun. İnanın öylesine sempatik ve yürektensiniz ki sizinle birlikte ben de geziyorum sanki. Doğu Ekspresi çekimlerinizle beni anılarıma götürdünüz. Bu defa da benim için gizemli olan ülkeye götürdünüz. Kucak dolusu sevgiler. İbrahim KARABAĞ.

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Çok sevindik İbrahim umarız bir gün senin için gizem olmaktan çıkar ve kendi gözlerinle görebilir deneyimleyebilirsin 🙂

      Cevapla
  4. Hüseyin Emre Gören

    Bak işte geçen yaptığım yorumun net cevabı ne iranı gençler :)) Tanzanya ya gidin İsveçe gidin nebileyim Puerto Ricoya gidin …. Gözaltına normal hayat işleyişi içinde hiçbirşey yok iken alınmak mı gerek yok …. Neyseki güzel insanlar sizin sayenizde bu gerilim dolu ülkeyide (tanımasakda olurmuş,,) tanımış olduk gönlünüze sağlık

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.