ÖNCELİKLE yukarıdaki KITESURF VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.  Karavanımızla yaz boyu Ege’de yaptığımız  yolculuğumuzun hikayesini henüz okumadıysanız bu yazıdan önce sizi şuraya alalım: Biz Evde Yokuz Yollarda

► Başlamadan önce!!
Bu yazı, AKYAKA’DA GEZİLECEK YERLER yazımızın alt başlıklardan biridir. O yazımızı okumadan kesinlikle plan yapmayın!  ◄
 
 


 
 

 RÜZGÂRLA HEM SAVAŞ, HEM SEVİŞ!

 
Akyaka’da denize karşı oturup muhabbet edebilmek en son istediğimiz şey. Ne zaman ki rüzgar iki adım ötendeki insanın sesini, kulağına varamadan uzaklara taşıyor, o zaman biz mutluyuz.  Rüzgar saat 11 gibi esmeye başladığında en ateşli muhabbetler bile söner, çünkü deniz yanıyordur! 😉
Zaten uçurtmalar çoktan kurulmuş, başlangıç çizgisinde dizilmiş atletler gibi sıralı bekliyordur. Bayraklar dalgalanamayıp artık rüzgardan bir billboard gibi açıldığında, sanki bir anda başla tabancısı ateşlenmiş gibi bütün kitesurf yapanlar aynı anda denize dökülürler. Bütün sahili kaplayan uçurtmalar, martı sürüleri gibi, ilkinin havalanmasını ardından ardarda uçmaya başlarlar. Dakikalar önce adım atılamayan sahil bir anda boşalır, denizde her gün yılın en efsane partisi başlar. Ne rakı sofrası, ne Avrupa’da bir müzik festivali… Asıl kitesurf kafa yapar: aynı anda evden kaçmış gibi özgür, dersi kırmış gibi yaramaz, maraton koşmuş gibi başarmış, patronuna ultimaton çekmiş gibi gururlu, anahtarını içerde unuttuğu 4. kattaki evine komşunun balkonundan atlayarak girmiş gibi çılgın hissediyor insan. 🙂
 
 

kiteboard-akyaka
 
 

Kiteboard Değil Meydan Dayağı Mübarek 🙂

Ama önce bu kafayı hak etmemiz için bir posta dayak yememiz gerekti. 🙂 Şimdi kimseyi korkutmak istemeyiz ama eğri oturup, doğru konuşalım: öğrenmesi en meşakatli sporlardan. Biz, kendi adımıza, daha çok acı çekerek öğrendiğimiz bir spor bilmiyoruz, kaldı ki, biz boardu kontrol etmek açısından fayda sağlayan snowboard’u bilerek kitesurf’e başladık. Bir haftasonunda aslanlar gibi öğrenip geliriz diye Gökçeada’ya gittiğimizde 2 gün su yutmaktan öteye geçemeden İstanbul’a döndük. İlk dersin sonunda bacaklarımız mor, yorgunluktan perişan ama umutluyduk. İkinci gün de hala ilerleyemeyince baya demotive olduk. Hatta bayağı bayağı bırakmaya niyetlendik. Diğer kiteboardçularla konuştuğumuzda yeniden inancımız geldi, meğer herkes kendinden üç siklet üstü birisi ile güreşmiş gibi hissediyormuş ilk öğrenmeye başladığında. “Şöyle bir 7 günün sonunda anca kiteboard ile aynı siklette oluyorsun” diyince, tekrar işin ucunu kovalamaya karar verdik.
 
 

5 Gün Kiteboard İnat, Biz İnat

İkinci denememiz aylar sonra oldu. Bu sefer Alaçatı’ya gittik ve 5 gün ayırdık. Ne var ki, kitesurf iyice öğrenene kadar, her ara verdiğinde, daha önce hiç tanışmamışsınız gibi davranıyor namussuz. 🙂 İyice konuya hakim olana kadar, her ara verdiğinde yokuşa park etmiş bir araba gibi, bıraktığın yerin çok aşağılarından buluyorsun. Her seferinde öğrendiklerini tekrardan öğrenmen, aynı şekilde debelenmen gerekiyor. O yüzden siz siz olun, öğreneceğinizde kitesurf’e iyice hakim olmadan dersleri bırakmayın. Bizim önerimiz bir full haftayı buna ayırmanız. Alaçatı’daki 5 günün sonunda nihayet el frenini çektik. Artık her şey kalıcı olarak oturdu.
 
ucurtma-sorfu
 
Nihayet Akyaka’ya geldiğimizde artık keyfini sürmek kalmıştı. Üzerinden bir sene geçtiği için ve malum, geriye kayma potansiyeli de olduğundan hocalarımız yine de bizi bir tazeleme dersi yapmadan salmak istemediler. Tehlikeli bir spor olduğunan ittihatlı olmak lazım tabi. 5 günün 4 günü şahane rüzgar vardı. 4 günde artık iyice pişip zıplayacak kıvama kadar geldik. Son günün son saatlerinde ilk zıplama denemelerimizi de yaptık! Tam arayı yaptık derken yine suya çarptı bizi bol bol. O da haklı tabi, her seferinde daha fazla şey talep ediyoruz. Uçtukça uçmak, hızlandıkça daha da hızlanmak istiyor insan. Zıplamalara başlayınca adrenalin bağımlılığı da başlıyor. Her seferinde dozu arttırmamak elde değil. İleri seviyelere ittirdikçe, önce bir hop diyor, burnunu iyice sürttürdükten sonra geçit veriyor. Kitesurf’te kolay yok, her anını hak etmek lazım. Ne kadar cesaret edersen, o kadar alabiliyorsun ve kaçınılmaz bir şekilde içine çekiyor seni. Rüzgarla hem savaş, hem seviş. Her gün bu spora daha bir aşık oluyoruz.

Hele Akyaka’da kiteboard yapmak yok mu! Bunun ne kadar harika bir kombinasyon olduğunu anlat anlat bitmez:
 
 

AKYAKA’YI MÜKEMMEL BİR KITESURF NOKTASI YAPAN 12 ETKEN 💙

– Öncelikle, Akyaka’da kitesurf yapılan yer, yani kite zone, uzuuuuun bir plaj olduğundan, keyfini süre süre gidebileceğin kadar mesefe var.
– Ayrıca deniz sığ. Dümdüz olmasa da dalgalar sürüş konforunu etkilemeyecek kadar küçük.
– Plajda okullara ek olarak, belediyenin tesisleri var. Öğlenleri tabldot veren bir kafeterya ve temiz tuvaletlerin olması ile diğer kite noktalarından ayrılıyor. (2015 itibariyle malesef özel işletme olmuş)
 
akyaka-kitesurf
 
– Arabanızla plajın dibine kadar gidebiliyorsunuz ve park alanı var. Ayrıca plajın keyfi kaçmasın diye arabaların daha aşağı inmesi yasak. Yanlız, otopark ücretini 2015’te saçma kazık bir hale getirmişler.
– Ülkemizdeki diğer kite noktalarından ayıran bir şey de mükemmel doğası. Plajı çeviren yamaçlar silme orman dolu. Yeşil ve mavi sanki Akyaka kitesurf’te dünyanın en iyi yeri olmak için işbirliği yapmış.
– Haliyle, Akyaka Orman Kampı da Türkiye’nin en meşhur kamplarından. Biz de karavanımızı oraya çektik. Hem merkeze yakın, hem manzaralı, hem de orman içinde.
– Akyaka’da rüzgar durumuna internetten baktığınızda rüzgar göstermez çünkü bu koyun kendine has bir mikrokliması var. Hava tahminlerine aldırmayın, rüzgarı neredeyse her zaman kiteboarda uygun. Olur da ters köşe yaparsa, Azmak Çayı insanı bütün gün eğlendirebilir. İster can simidi kiralayıp, elinde biranla kendini akıntıya bırak, ister Azmak tekne turuna çık, ister zodiac ayarlayıp keşfe çık, ya da diğer kiteboardçuları ayartıp, 1,2,3 cump yapın. Biz mavi yengeç tutup, zodiacla Azmak’ın içlerine gittik mesela.
– Bizim karavanımız vardı ama konaklama ve yeme-içmenin de uygun olduğunu da belirtmek lazım.
– Gündüz plajda gördüğünüz herkesi akşam aynı mekanlarda bulursunuz çünkü takılınan yerler sayılıdır ve herkes arkadaştır.
– Akşam rüzgar ölse de plajı terk edemezsiniz çünkü güneş tam denizin ortasından batar. Okullarda gün batımında güzel takılma modu vardır. Müzikler açılır, frizbi oynanır, bazen ateş yakılır…
– Yazın haftasonları ve özellikle bayram tatilleri çok kalabalık olabiliyor. Haftaiçleri, sezon başları ve sonları daha sakin.
– Eğer aracınız yoksa Akyaka’dan kite alanına biraz sürse da sahilden yürünebiliyor.

 
 

ARAMIZDA KUÇULARI İLE AKYAKA’YA GİDECEK KITESURFÇÜLER VARSA

azmak-akyaka
Bizi keyfimizi arttıran birşey de köpeğimiz Google’ın keyfinin Akyaka Kite Zone’da çok yerinde olmasıydı. Oranın köpekleri son derece arkadaş canlısı ve oyuncuydular. Ayrıca coğrafi koşulları hareket alanını sınırladığından bütün gün gönül rahatlığı ile serbest bırakabildik, o da gönlünce oynadı. Hatta hayatının aşkı Ruby’yi buldu. Videoda gördüğünüz kahverengi-siyah yakışıklıya Google öldü bitti. Bir kurlar, bir serenatlar…  🙂 Ruby’den karşılık bulamayınca platonik aşkı tacize döndü. Ruby nereye, Google oraya… Ruby kaçıyor, Google kovalıyor. 🙂

Yani Akyaka ve kitesurf kombinasyonu tadından yenmez. Köpekli ve kampçı bir kiteçıysanız hele, bu kadar optimum bir yer olduğuna inanamayacaksınız   🙂

Bu arada tüm Ege kıyılarını köpeği ile turlamış bir çift olarak size altın tepsi de Köpekle Tatil önerilerimizi takdim ederiz. 

 
 
 
 

KITESURF SONRASI AKYAKA’DA NE YAPILIR

Akyaka kitesurf yapmak için mükemmel olduğu kadar, kiteboard yapmayanlar için de harika bir yer. O kadar çok yapılacak şey var, ve o kadar güzel bir yer ki tekrar tekrar geri geliyor insan. Akyaka’yı özel yapan bütün herşeyi Akyaka Rehberimizde anlattık.

 
 

KITE ACADEMY
Websitesi / Facebook

 

KİME UYGUN?

– Azimli olan herkes yapabilir aslında. 4 yaşında kiteboard yapmaya başlayan da, 60 yaşında yapan da tanıyoruz. Kondisyon gerektirmiyor ama kordinasyon şart.
 

NE GÖTÜRMELİ?

– Ders aldığınız okul size ihtiyacınız olan herşeyi sağlıyor: Kask, wetsuit, can yeleği, deniz ayakkabısı, kite ve board.
– Öğrenme süresi boyunca sürekli yukarı, uçurtmaya baktığınız için gözleriniz güneşten perişan oluyor. Güneş gözlüğü takmak sürekli düştüğünüz için tavsiye edilmiyor, çünkü kesin kayboluyor. 🙂 Hassas gözleri olanlar için bir opsiyon kaybetmeyi göze aldığı bir gözlük alıp, ona yüzdürücü ip takmak. Biz o ipe de wetsuitun fermuarının ipini bağlıyoruz ki bizden çok uzaklara uçmasın.
– Yine sürekli yukarı baktığınız için yüzünüz çok yanıyor. Bolca güneş kremi sürmekte fayda var.
– Kendi ekipmanınızı kullandığınızde dersler çok daha ucuza geliyor. Kafaya koydum, ben bunu illa öğrenip yapacağım diye düşünüyor olabilirsiniz. Bizim tavsiyemiz başlangıç seviyesini aşana kadar beklemeniz çünkü öğrenirken malzemeler sıkça zarar görüyor.
 

GİTMEDEN?

– Telefon açıp rüzgar beklentilerini öğreninki rüzgarsız bir güne denk gelmeyin. 😉 Yukarıda da anlattığımız gibi, Akyaka’daki Kite Zone’nun rüzgarını, Akyaka’ya dair genel tahminlere bakarak bilemezsiniz. Genelde Akyaka’da rüzgar yok görüyor ama Kite Zone’da güzel esiyor. Okulunuzu arayıp danışın.
 

ÖĞRENMEK İÇİN?

– Birinci kural: kolay olmadığını unutmayın. İlk denemenizin ardından sizi pes ettirmeye çalışırsa izin vermeyin. Herkes aynı yollardan yürüyerek öğrendi.
– Minimum 5 gün ayırın. Ayrıca rüzgar düşmesi halinde bazı günleri değerlendirememe ihtimaliniz yüksek. Genelde de okulların başlangıç kursları günlere yayılmış 10 saat’ten oluşuyor.
– Derslerinizi rüzgarın beklendiği ilk saatlere koydurun, eğer rüzgar sıkıntı yaparsa bekleme şansınız olsun.
– Okullarda kite ekipmanı belli sayıda var. Kilonuza göre uçurtma (kite), boyunuza göre sörf tahtası (board) kullanmanız lazım. Ancak size uygun olan malzeme başkaları tarafından kiralandıysa size sizin için en uygun olmayan malzemeyi vereceklerdir, bu da zaten bol mücadeleli olan başlangıç sürecini biraz daha zorlaştıracaktır. O nedenle gitmeden telefonda size uygun board ve kite boyunu öğrenin ve size ayırmaları konusunda ısrar edin.
– Kiteboard tuzlu bir spor. Grup dersleri çok daha ekonomik görünse de bizce değil. Çünkü bu iş pratik işi. Dersi ikiye bölünce sadece yarısı kadar pratik yaparsınız. Yeterli pratiği yapana kadar ders almaya devam etmeniz gerekecektir, bu da günün sonunda birebir dersten daha pahalıya patlayabilir. Artı, demir tavında dövülür. Bir sen, bir diğer kişi denerken sürekli bir ısınıp bir soğuyacaksın. Fiziksel ısınmadan değil, olayı kapmaktan bahsediyoruz. Sıcağı sıcağına devam etmek kesinlikle daha verimli.
– Telsizli kaskı olan okulları tercih ediniz. Hoca size sesini duyurmak için ne kadar uğraşırsa uğraşsın anlaşılmayabiliyor. Denizin ortasında yanlızken hocanızın söylediklerini duymak isteyeceksiniz.

 
 
 
 

2 Yorum

  1. ilsu

    Zırt pırt telefon açıp rüzgar noldu diye sorma derdinden kurtulmak için telefonunuza GokovaKite aplikasyonunu indirip rahatlayın. Sadece koyun içindeki rüzgar durumunu gösteren çok faideli bir eser, yalnız sadece sezonda çalışıyor 🙂

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.