Küba’dan Havana’yı istemeye gittik, sonra Trinidad’ı alıp çıktık. 🙂 Bilmiyorduk ki Havana’nın daha güzel, daha tatlı ve daha sıcak bir kız kardeşi varmış!

Havana’nın kırdığı kalbimizi Trinidad bi güzel yamaladı, içini mutlulukla doldurdu. Trinidad, Arnavut kaldırmlı sokakları, 2 katlı ufak evleri, dantel örtülü koltukları ile daha şehirdeki ilk dakikalarınızda kanınıza sızıyor.

1500’lerden kalan şehir Küba‘nın ve tüm Latin Amerika’nın en eski yerleşimlerinden. Ama Haiti’deki şeker üretiminde çalışan köleler, isyandan kaçıp buraya yerleşene kadar bu bölgede ciddi bir yerleşim yokmuş. 1800’lerde burada kurulan şeker değirmenleri sayesinde Trinidad altın çağını yaşamış. Küba’daki şeker üretiminin 2/3’ünü Trinidad karşılıyormuş. Tabi o zamanlar şeker sadece aristokratların sofrasında görülen bir şey. Yeni dünyadan eski dünyaya ithal edilen şekerlerle burada saraycıklar yapılmış. Keza evler için İtalya’dan mermerler, Fransa’dan kiremitler, Almanya’dan yer döşemeleri getirilmiş. Evleri bırakın, şehrin zenginlerinin evleri ile çevrili Plaza Major isimli meydanı bile dünyanın her köşesinden gelen malzemelerle yapılmış. Bu şeker patronlarının bir tane şehirde, bir ya da bir kaç tane de şeker üretiminin yapıldığı arazilerde evleri varmış. Ancak İspanyolara karşı bağımsızlık savaşı başlayıp, üretim merkezleri isyanlarda ateşe verilince Trinidad 1900’lere gelmeden sönmüş, tekrar uykuya dalmış… 

18. yüzyıllı Trinidad, Rip Van Winkle gibi yüzlerce yıllık uykusundan 21. yüzyıla uyanmış. Sizi masal köyü gibi bir yer bekliyor. Viazul, yani otobüs ile geliyorsanız otobüs garı şehrin göbeğinde. 

Klasik turist duraklarını anlatacağız ama önce bunları yapmadan dönmeyin dediklerimiz. 
 
 
 

TRINIDAD’DA BUNLARI YAPMADAN DÖNMEYİN

1. Film seti gibi sokaklarında kaybolun


Trinidad tip top, 2 saatte her yerini yürüyebileceğiniz ufaklıkta bir koloniyal merkeze sahip ama o kadar tatlı, o kadar fotojenik ki ayda yürüseniz daha hızlı ilerlersiniz. 🙂 Şehrin bonibonlar gibi rengarenk evleri, koloniyal mimarisi ve koloniyal zamanlardan beri süre gelen dantellerle ev süsleme, bembeyaz kolalı masa örtüleri, güneş şemsiyesi kullanma gibi bazı alışkanlıklar Trinidad’ı çok romantik ve insanın gözünü, ruhunu okşayan bir yer yapıyor.  Küba’da (ve her ülkede) rejime dair eleştirecek çok şey var ama kültürel mirası muhafaza edebilmek tartışmasız rejimin en büyük başarılarından. Şehrin tarihi dokunusunun ve estetiğinin korunmasını o kadar ciddiye alıyorlar ki evlerin rengine bile devlet karar veriyor, devlet boyuyor. Tabi ki burada da diğer her yerde olduğu gibi bütçeler dar ve servis anca 5-10 yılda bir gelebiliyor, o ayrı mesele. 1988’de UNESCO’nun Trinidad’ı Dünya Miras Listesi’ne alması ile şehir uyanmaya başlamış. 

Rehberli Trinidad Turu

Şehir turunuzda mutlaka uğramanız gereken yerleri aşağıdaki Trinidad’da Gezilecek Yerler bölümünde anlattık ama isterseniz rehberli turlara da katılabilirsiniz ama çok da aydınlatıcı bir tur olduğunu söyleyemeyiz. 🙂
Infotur : Devletin turizm şirketlerinden bir tanesi olan Infotur şehir içi ve civarındaki tur ve aktive organizasyonları yapıyor. Birkaç saatlik Trinidad turu kişi başı 12 CUC civarında. (09.00 – 17.00 arası açık)
Cubatur : Ülke genelinde yaygın seyahat acentası gibi düşünebilirsiniz. Otel rezervasyonu gibi hizmetler de veriyor. (akşam 09.00 – 20.00 arası açık)
Paradiso : İngilizce, Fransızca ve İspanyolca kültür turları düzenliyorlar. (10.00 – 22.00 arası açık)
– Maqueta De Trinidad : Burası aslında Trinidad’ın müzesinin sergilendiği bir müze ama 1-2 saat süren rehberli şehir turu da ayarlayabiliyorsunuz. Tura ikimiz toplam 5 CUC verdik. İngilizce konuşan rehber her zaman bulunmuyor. Sormanız lazım. (09.00 – 17.00 arası açık)
 

2. Şehri yukarıdan gören teras barlarıdan birinde günü batırın


Gün batımına doğru sokakta insanların birden azaldığını fark ederseniz sebebi insanların teraslara doluşması. Trinidad ufak bir tepenin üzerine kurulu ve güneş tepenin önünden, kırmızı kiremitli çatıların üzerinden batıyor. Bir mojito eşliğinde güneşi batırmak buranın alamet-i farikası. 
En popülerler teras barlar (zaten çok da yok):
– El Rintintin : Ufacık bir teras bar. Yer bulması biraz zor. Yemekler çok cezbedici ama nolur dişinizi sıkın, mideniz için başka planlarımız var. Aynı zamanda 2 odalı bir casa particular. Konum için tıklayın.
– El Criollo : El Rintintin’de yer yoksa komşusu El Criollo’ya gidebilirsiniz. Canlı müzik oluyor. Konum için tıklayın.
 

3. Akşam yemeğinizi mutlaka Quince Catorce Müze / Restoran’da yiyin  ♡

1700’lerde Küba’da yaşayan zengin bir şeker patronu gibi yemek yemek ister misiniz? 
Tepeden tırnağa antika ile dekore edilmiş, garsonların kıyafetinden, şekerlik tuzluğa kadar nostolji kokan bu müze restoran bizi bizden aldı, eridik gittik. İnsan o muhteşem dantelli kolalı masa örtülerinde yemeğe, o anneanne porselenlerinde çay içmeye kıyamıyor. Tüm Küba yolculuğumuz boyunca daha romantik bir yere denk gelmedik, hatta biraz daha abartalım daha önce hiç bu kadar nostaljik bir yemek yemedik. Öte yandan, Küba Yemekleri yazımızda anlattığımız gibi Küba restoranları daha çok ambiyans ile iş yapan, lezzet olarak ambiyanstaki performanslarını henüz yakalayamamış yerler. Burada da yemekler güzel ama ambiyansının ayaklarınızı yerden kestiği gibi sizi uçurmuyor. Konum için tıklayın.
 
 
 

TRINIDAD’DA GEZİLECEK YERLER

GoogleMaps‘de haritayı açmak için tıklayın.

 

Şehrin Sokakları

Kolonyal minari ürünü zengin malikaneler ve şehrin yerlisinin yaşadığı küçük, renkli evleri bir arada barındıran Arnavut kaldırımı sokaklarda sanat eseri fotoğraflar yakalamak için illa ki profesyonel fotoğrafçı olmanız gerekmiyor. Böylesine fotoğraf dostu bir şehir olamaz. Deklanşöre her basışınızda mutlaka harika bir kare yakalamış oluyorsunuz. Zaten Trinidad’ın 18.yy’dan bozulmadan bugüne kalmayı başarmış bu özellikli şehir dokusu UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde koruma altında.
 

Plaza Mayor

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

18. yüzyılda şeker ve köle ticareti ile zenginleşen toprak sahiplerinin evleri bu meydandaymış. Devrimden sonra bu mülklere el koyan Fidel evleri tematik müzelere çevirerek halka açmış. Ayrıca şehirdeki popüler restoran (paladar) ve barlar da burada. Konum için tıklayın. Buradaki ve çevresindeki tarihi yapılar şöyle:
Romantik Dönem Müzesi / Museo Romantico (Palacio Brunet): Şu an Museo Romantico’ya ev sahipliği yapan 1740 trihli yapı, bir zamanların zengin kontu İspanyol Nicolás de la Cruz Brunet’in eviymiş. 1974’te müzeye çevrilen ev 19. yüzyıl mobilyaları ile döşeli. Giriş: 2 CUC 09.00 – 17.00 Salı-Pazar açık.
Arkeoloji Müzesi / Museo de Arqueología Guamuhaya: Arkeolojik kazılardan çıkmış kemikler, doldurulmuş hayvanlar sergilenen objeler arasında. Giriş 1CUC, 09.00 – 17.00 Salı-Pazar açık.
Kolonyal Mimari Müzesi / Museo de Arquitectura Colonial (Casa de los Sánchez Iznaga): Şeker baronu Iznaga’nın 18.yy’dan kalma evi olan bina şimdi Kolonyal Mimari Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Giriş 1CUC, 09.00 – 17.00 Salı-Pazar açık.
Teslis Kilisesi / Iglesia Parroquial de la Santísima Trinidad: Meydandaki ana kilise. Fırtınada yıkılan 17.yy’da yapılan eski kilisenin yerine 1892 yılında neo-klasik bir cepheyle tekrardan yapılmış. İçinde 18. yy’dan kalma ahşaptan bir İsa heykeli var. 11.00 – 12.30 Pazartesi – Cumartesi açık
Iglesia y Convento de San Francisco: 1813 tarihli eski bir kilise olan binanın sağ kalan pastel sarı kulesi belki Trinidad’daki en kendini belli eden yapı. Üstelik çan kulesine de çıkabiliyorsunuz. Harika bir manzarası var. 1986’da müzeye dönüştürülen binada devrim tarihine ait silahlar, fotoğraflar ve haritalar var. Giriş 1CUC, 09.00 – 17.00 Salı-Pazar açık.
Sanat Galerisi / Galeria de Arte (Palacio Ortiz): 19. yy’dan kalma Ortiz ailesinin evi olan yapı şimdinin kap kaçak, takı gibi yerel sanat eserlerini görebileceğiniz sanat galerisi. Giriş ücretsiz. 09.00 – 16.30 Pazartesi-Cumartesi açık.
Museo Historico Municipal (Palacio Cantero): Aşağıda anlattık.
Casa Templo de Santeria Yemaya: Aşağıda anlattık.

 

Museo Historico Municipal


Trinidad’da bir müze gezecekseniz bu Museo Historico Municipal olsun deriz. 1800’lerden kalma bir malikane olan bina, daha sonrasında soy ismi Kanter olan Alman bir şeker üreticisinin eline geçer. Yerlilerin Cantero diye isimlendirdiği Dr. Justo Cantero, rivayete göre tüm zenginliğini kurduğu komplolara ve çevirdiği entrikalara borçluymuş. Çünkü zamanında yaşlı bir köle tüccarını zehirleyerek dul kalan eşiyle evlenmiş. Böylece hem Casa Cantero’ya hem de şeker pancarı tarlalarına konmuş. Evin en üst katından harika bir Trinidad manzarası olmakla birlikte evin içinde de nefis neo-klasik detaylarla süslü odalar, eski zaman eşyaları var. Adres: 423 Calle Desengaño, Trinidad 62600 Tel: +53 41 994460 Çalışma Saatleri: 09.00 – 17.00 Pazartesi hariç her gün. Giriş 2 USD civarı. Konum için tıklayın.

 

Plaza Carillo

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Plaza Mayor’a göre burası daha az turistik bir yer ama çok daha haraketli. Meydanın kendisinden çok Plaza Mayor’dan buraya yürürken geçeceğiniz sokaklar sebebiyle öneririz. Meydanda WiFi var ve internet kartı satan ETECSA çok yakın. Aynı zamanda meydanın köşesinde devletin yetkili puro ve rom dükkanı var. Puro alacaksanız sokaktaki satıcılardan değil buralardan alın veya ,Vinales’deki tütün çiftçilerinin direkt kendisinden. Konum için tıklayın.

 

Casa Templo de Santeria Yemaya

Afrika kabilelerinden Küba’ya getirilen köleler Yunan mitolojisine benzeyen çok tanrılı bir din olan Yoruba’ya inanıyorlarmış. İspanyolların Hristiyanlık’a geçme baskısı karşısında iki dinin karışımı olan Santeria dini doğmuş. Küba’nın %15’e yakını bu inançtan. Bir Santeria ibadethanesi olan Casa Templo de Santeria Yemaya’da hem Santeria dini hakkında bilgi alabiliyor (eğer İspanyolca anlarsanız) hem de dini törenlerine denk gelirseniz trans, ritüel dans ve Hristiyan ikonları gibi farklı adetleri bir araya getiren ayinlerini izleme şansı bulabiliyorsunuz. 19 Mart’ta deniz tanrıçası Yemaya’nın şerefine sabahtan akşama seremoniler oluyor. Konum için tıklayın.
 

 

TRİNİDAD RESTORANLARI

Quince Catorce Müze Restoran 


Yukarıda anlatmıştık: Kolonyal zamanlara götüren, tamamen antikalarla dolu, romantik bir atmosferde yemek yiyorsunuz. Adres: Simon Bolivar Sokak, No. 515, Trinidad 62600 Tel: +53 41 994255 Konum için tıklayın.
 

Sol Ananda

Bu restoran da Trinidad’ın bir restorandan çok müzeye benzeyen mekanlarından. Plaza Mayor’da 18. yy’dan kalma bir evde, Küba mutfağından kuzu sote ve Güney Asya mutfağından balıklı köfteler ve samosalar bulabileceğiniz, vejeteryan seçeneklerin de olduğu bir yer. Akşam yemeği için düşünebilirsiniz. Rezervasyon alınmıyor. Biraz beklemek durumunda kalabilirsiniz. Adres: 62600,, 45 Calle Real del Jigüe, Trinidad 62600 Konum için tıklayın.

Taberna La Botija 

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

24 saat açık önünde hep kuyruk var. Eski usül seramik kaplarda bira servis ediyorlar. Atıştırmalık bar yemekleri de idare eder türden. Canlı jazz/soul müzik de oluyor. Adres: 71B Calle Amargura Tel: +53 5 2830147 Web Sitesi: labotija.trinidadhostales.com Konum için tıklayın.

 

TRINIDAD’DA GECE HAYATI

Casa de la Musica

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Plaza Mayor’daki Casa de la Musica’da eğlence erken başlayıp gece 1 gibi erken bitiyor. İçinde 3 tane bölüm var. Biz gittiğimizde birinde yerel gruplar canlı müzik yapıyordu ve insanlar çok güzel dans ediyordu. Diğer odada reggeton tarzı diğer bir diğerinde de daha sakin bir müzik vardı. Giriş ücreti 2 CUC idi yalnış hatırlamıyorsak. Adres: Calle Cristo, Trinidad 62600 Tel: +53 41 93414 Konum için tıklayın. 

 
 

TRINIDAD’DA KONAKLAMA


Hostal El Mirador

Ev sahipleri evlerini antika ile döşemişler, çok hoş, nostaljik bir salonu var. Aynı şekilde odalarda da koloniyal tarzda mobilya kullanmaya gayret etmişler. Odalar yenilenmiş, klima var. Küba’da kaldığımız en eli yüzü düzgün yerlerdendi. Ancak bütün odaları aynı standartta olayabilir, hepsini göremedik. Biz 5 numaralı odada kaldık. Belki numarları falan değiştirirler, bi de şöyle tarif edelim; giriş katından 1. kata merdivenleri çıkarken üst katta, sırtınızda kalan oda. Yani ▭ üst katın koridoruysa; oda ▭ giriş katından 1. kata çıkan merviden. Odanın bir penceresi içeriye, bir penceresi de dışarıya açılıyor ama bir şey görmüyorsunuz çünkü evin çatısına açılıyor. İçinde 2 tane 2 kişilik yatak var. Siz de orayı kapmaya çalışın çünkü diğer odaların dışarıya bakan penceresi olmayabilir. Yeri Viazul otobüs garından 20 adım, eski şehrin göbeğinde, aynı zamanda cumartesi kurulan hediyelik eşya pazarının bir sokak altında. Günü batırmak için bir terası da var. Tek dezavantajı kahvaltı terasta veriliyor ve aşırı sıcak oluyor. Geceliği 35 CUC, kahvaltı ekstra, kişi başı 5 CUC. Detaylı bilgi için tıklayın.

 
 
 

TRİNİDAD’A KAÇ GÜN AYIRMAK LAZIM

Zaten şehir ufacık, 1 günde görülecek her şeyi görürsünüz. Öte yandan Küba’da uzun kalıyorsanız, Trinidad’ı merkez edinerek civarlarda yapabileceğiniz şeyler var ama her gün farklı bir şey yapsanız bile bizce Trinidad’da 3 günden fazla kalmaya gerek yok. 1. gün şehri gördükten sonra 2. gün şeker tarlalarını görebilir, 3. gün de denize girebilirsiniz (ama bizce Küba’da yüzmek için daha etkileyici plajlar var).
 

1 Gün Kalacaksanız : Şehri Görün


Trinidad’da gezilecek yerler bölümünde anlatmıştık. 

 

2 Gün Kalacaksanız : Trenle veya Turla Valle de Los Ingenios’a Gidin veya Trekking Yapın

İkinci günü de şehirde geçirmek yerine bizim önerimiz, zamanında şeker kamışı tarlalarının yaygın olduğu, büyük şeker üreticilerinin malikanelerinin bugün bile hala ayakta olduğu Valle de Los Ingenios’a giden turlara katılın deriz. Cubatur tarafından organize edilen turlar, 4 saat sürüyor. Bu 4 saat içinde, minibüsle yola çıkılıyor, döneminin en zengin ailelerinden Iznaga Ailesi’nin evi, Guaímaro ve San Isidro çiftlikleri geziliyor. Ardından Manaca Iznaga çiftliğinde öğle yemeği yenilip Alfarero Malikanesi görülüyor ve geri dönülüyor. 

Fotoğraf Kaynak: Gabriel Rodríguez / Flickr

Trinidad’da 1906 tarihli nostaljik bir buharlı trene atlayıp Valle de los Ingenios’a gitme şansınız da var. Yol boyunca pitoresk yeşil manzaralardan, yer yer tünellerden ve köprülerden geçerek, Küba’nın bir zamanlar köle ticareti ve şeker plantasyonlarıyla zenginleşen coğrafyasına giriş yapıyorsunuz. Tren, şeker fabrikası ve meşhur Iznaga Malikanesi olmak üzere 2 durakta duruyor ve yolculuk toplam 2,5 saat sürüyor. Tren 9.30’da Trinidad’dan kalkıp 14.30’da Trinidad’a geri dönmüş oluyor. Bilet bulabilmek ve yer kapabilmek için en geç 8.50 gibi istasyonda olmak en iyisi. Biletler 15 USD. Adres: Calle Antonio Guiteras Tel: 419-3348

Fotoğraf Kaynak: Guillaume Baviere / Flickr – El Nicho Şelalesi

Yine Cubatur’un organize ettiği bir turda milli park Topes de Collantes içinde bulunan ve Hanabanilla Nehri’nin kollarından gelen sudan oluşan şelale ve doğal havuz El Nicho’ya gidilip yüzülüyor. Bir ekoturizm rehberi eşliğinde parkın 1 kilometrelik bölümünde gezi yapılıyor. Öğle yemeğinin ardından şehre geri dönülüyor. Daha fazla yürümeli ve keşfetmeli turlar arayanlara ise Trinidad çıkışlı farklı destinasyonları içeren toplamda 8 saat süren trekking turları var. Bu turda Topes de Collantes Milli Parkı’nda ekoturizm rehberi eşliğinde 3 kilometrelik bir yürüyüşle tropikal ormanlardan ve bölgedeki kahve plantasyonlarından geçiyorsunuz. Tüm aktiviteler için ayrıntılı bilgi almak ve fiyatlar için (537) 838-4597 nolu telefonu arayabilir veya comercial@opcional.cbt.tur.cu adresine mail atabilirsiniz.

 

3 Gün Kalacaksanız : Karayip Sahillerinde Deniz Keyfi veya Dalış Yapın

Trinidad’dan 15 dakikalık bir taksi yolculuğu ile Playa Ancon’a varılıyor. Bir atın arka ayağına benzeyen bir yarımada olduğundan ismine “ancon” yani arka ayak demişler. Ancon Plajı’ndaki herşey dahil resortlar gözünüsü korkutmasın, denize girmek için güzel köşeler var. Yarımadanın çevresindeki resiflere  tüplü dalış ve şnorkel dalışı yapmak mümkün. Özellikle plajın 25 kilometre güneydoğusundaki Cayo Blanco adlı resif adasında kümelenmiş sekiz tane scuba bölgesi var. Yarımadadaki Marina Trinidad’ın dalış merkezi yaklaşık 30 USD gibi bir ücret karşılığında dalış paketleri sunuyor. Yarımadanın en kapsamlı oteli olan Hotel Ancon da çeşitli dalış, balık avı ve bisiklet turları düzenliyor. Ancak bu tek tekne varmış, bir ay önceden doluyormuş. Deep sea fishing’e yani açık deniz balıkçılığına ilgiliniz varsa burada koca koca orkikoslar yakalıyorlar. Turla oldukça tuzlu, bir günü 600 USD civarında. Cubatur veya Infotur ‘dan 1-2 ay önceden ayarlamak gerekiyormuş.

Not: Plajda ısıran sinekler var. Özellikle de gün batımınında fenalar. 

 
 
 

TRİNİDAD’A ULAŞIM


Havana Trinidad arası 315 kilometre 4 saat, 
Viñales Trinidad arası 419 kilometre 6 saat,
Cienfuegos Trinidad arası 82 kilometre 1,5 saat sürüyor.

Trinidad’a Viñales ve Havana’dan otobüsle ulaşım var. Küba’da şehirler arası giden tek firma devlete ait olan Viazul şirketi. Biletleri internetten alabiliyorsunuz. Eğer collectivo denilen dolmuş taksi yapmak isterseniz de onun pazarlığını önceden kendiniz yapıyorsunuz. Not: Küba’da otobüsler kalkış saatinden daha önce yola çıkabiliyor. Garanti olsun diye en az 1 saat öncesinden garda olmakta fayda var. Otobüs garı şehrin göbeğinde. 

Havana Trinidad arası günde 2 sefer var. Biri sabah 07.00’de diğeri de 10.45’de. Yolculuk yaklaşık 7 saat sürüyor. Bilet fiyatı 25.00 USD. Viñales Trinidad arası 06.45’de olmak üzere günde 1 sefer var. Yolculuk yaklaşık 10 saat sürüyor. Bilet fiyatı 37.00 USD.

Bir diğer opsiyon da özel araç ile transfer yapmak. Web sitesinde fiyat tarifeleri var ancak bu fiyatları dolmuş takside olduğu gibi kimse ile paylaşmadığınızdan Trinidad’a transfer araçla gelmek colectivolarla gelmekten çok daha tuzluya mal olacaktır. 

 

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.