Şimdi size hem bir kişinin tek başına bizleri kurtarmak için verdiği mücadeleyi, hem de kurduğu Lisinia doğal yaşam köyünde bizler için yarattığı gönüllülük fırsatlarını anlatacağız.

Aslında bir gönüllülükten ziyade bir servis değiş tokuşu & deneyimi. Emeğini ver, yemek, yatak, aile ve ilgili konularda eğitim al. Yurt dışından ve yurt içinden bir sürü katılımcı geliyor.

Lisinia’nın içindeki yaban hayat rehabilitasyon merkezi, ücretsiz doğa kampları, lavanta bahçeleri, ekolojik tarlalar çok biliniyor ama bunlar buz dağının sadece görünen kısmı. Mücadeleleri bunlardan çok daha büyük. Maden şirketleri “atıl arazi” olduğunu iddia ederek dağları kesmesinler diye oraları tarlalaştırıyorlar, yerel bitki ve hayvan genlerinin muhafazası ve kanser önleme konularında çalışıyorlar, Türkiye’nin sularının korunması için mücade ediyorlar. 

Gönüllü olamasınız bile burayı ziyaret edebilir, destek olmak için ürettikleri doğa dostu ürünlerden alabilirsiniz. Lavanta balı, aromatik yağları (özellikle de kekik yağı ve ardıç yağı), lavanta spreyleri en popüler ürünleri arasında. 

 

1 KİŞİNİN TEK BAŞINA 1000’LERCE İNSAN İÇİN YARATABİLECEĞİ DEV FARK

Ülkemiz kuraklaşıyor. İleride dünyada su savaşlarının çıkacağı öngörülüyor. 
Dağlarımız madenlere kurban gidiyor.
Hayvanların yaşam alanları daraldıkça, bir sürü endemik tür yok oluyor.
Doğanın dengesi bozuldu. 
Kanser yaygınlaştı. 

İşte birileri bu vahim gidişhatı tek başına Burdur Gölü kıyısında 13 yıldır canla başla, koca koca kurumları karşısına almış, kırmaya çalışıyor.

lisinia-manzara
 

Burdur Gölü’nün Karakent Köyü mevkiine konuşlanmış ayakta alkışlanacak bir girişim 

İsmi Lisinia Doğa. Aslında Lisinia Doğa, koordinatörlüğünü, veteriner hekim ve aynı zamanda bir doğa gönüllüsü, bizce gerçek bir Evde Yok olan Öztürk Sarıca’nın üstlendiği bir proje alanı. 2005 yılında hayata geçirilen proje, Türkiye’nin bu konudaki ilklerinden. Tıpkı Kars’taki Kuzey Doğa Derneği gibi Burdur Gölü kenarındaki Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi ile gerçekten az zamanda Burdur’da inanılmaz değişimler yaratmış bir organizasyon.

Bugüne kadar 9 proje başlığı altında 1000’e yakın alt proje gerçekleştirilmiş. Halen de 20’ye yakını faal bir şeklilde devam ediyor. Aşağıda hepsinden biraz bahsedeceğiz.

lisinia-ozturk-sarica
 

Lisinia, doğan ve batan güneşin ay ışığı misali pırıltısı demek 

İsmi neden mi Lisinia? Lisinia, Burdur Gölü çevresinde Pisidya zamanında kurulmuş bir antik kent. Şu an kentten ayakta kalan yapı olmasa da isminin anlamından gelen felsefesiyle Lisinia Doğa’da yaşatılıyor. Lisinia, doğan ve batan güneşin ay ışığı misali pırıltısı demek. İşte Lisinia Doğa’nın felsefesi de buradan geliyor. İnsanların zihninde doğaya dair güzellikleri yakalamalarını sağlamak, farkındalık pırıltısını olabildiğince yaymak.

lisinia-agac-ev
 

120.000 ziyaretçi ve 5000 gönüllü ağırlamış!

Lisinia Doğa’nın kuruluşundan bugüne 13 yıl geçmiş ama bugünlere kadar gelmesinde maddi manevi varını yoğunu ortaya koyan Öztürk Abi’nin, Burdur halkının ve özellikle de gönüllülerin desteği büyük. Öyle ki burası 12 yıl içinde 120.000 üzerinde ziyaretçi ve 5000 üzerinde yabancı gönüllü ağırlamış bir merkez. Öztürk Sarıca ise bu merkeze tam anlamıyla gönül vermiş.
 


 

Lisinia’nın Tüm Masraflarını Öztürk Bey Tek Başına Sırtlanıyor Çünkü Hibeler Prensiplerine Ters Dayatmalar Getiriyor

O kadar ki; merkezin tüm masraflarını cebinden vermek pahasına olsun bugüne kadar tek bir maddi destek ve hibe almamış! Çünkü Lisinia Doğa’nın sadece Türkiye’nin çıkarlarına hizmet eden özgür iradeli eylemlerinin hiçbir kurum tarafından manipüle edilmemesi gerektiğine inanıyor.

 
lisinia-doga-ozturk-saricaFotoğraf kaynak: www.lisinia.com/galeri
  

Öztürk Abi, Yeşilova, Akçaköylü. Yani kendi değimiyle “doğduğu yer ile büyüyen insanlardan”. Bu coğrafyaya ve doğasına bu kadar bağlı olmasının sebebi de işte bu bağ. Bir de üstüne veterinerlik eğitimi ve gençlik döneminde okuduğu Mevlana’dan, Buddha’ya, Pir Sultan Abdal’dan Konfiçyüs’e Türk, İslam ve Dünya filozoflarının insanlık öğretileri de eklenince ortaya adeta insanlık yatırımcısı bir insan çıkmış. Zamanında ailesinden kansere büyük kayıplar veren Öztürk Abi sonunda hep içinde barındırdığı doğa ve insanlık sevgisini yaymak için harakete geçmiş.

 

Kurtlar, akbabalar burada tedavi ediliyor

lisinia-evler

Veteriner hekim olduğundan işe yaban hayvanları için bir rehabilitasyon merkezi kurmakla başlıyor. Zamanla sadece hayvanlar özelinde başlayan projeye yenileri eklendikçe bu bir doğa projesine dönüşüyor. Tabi bu dönüşüm zorlu bir bürokratik süreçten geçtikten sonra oluyor. Bundan 12 yıl önce, kuruluş aşamasında gerekli tum projeleri yazıp kurumlara sunuyorlar ama bir 3-4 yıl hem devletin hem de Burdur halkının bu yeni oluşuma alışması süreci yaşanıyor.

Bölge, Doğal Sit Alanı devamındaki tampon bölge olma özelliği taşıyan bir RAMSAR alanı olduğundan, ilk başlarda Lisinia Doğa’nın burada yerleşke kurmasına izin verilmiyor. Uzun bir süre bir kişinin Don Kişotluk’a soyunması şüphe ile karşılanmış ama zaman içinde verdiği meyveler kendini ispatlayınca devletin de güvenini kazanmuş ve gün geçtikçe kamu desteği gelmeye başlamış.

Ama bu sefer de yaban hayvanları devletin malı sayıldığından Lisinia Doğa, rehabilitasyon merkezini 10 yıllığına devlete bedelsiz hibe etmek zorunda kalıyor. Tüm giderler kendinden çıkacak olsa da! Bugün ise olay artık sadece Öztürk Abi ve Lisinia Doğa olmaktan çıkmış. Buraya ziyarete gelenler, yurt içinden ve yurt dışından gelen gönüllüler, Burdur halkı burayı inanılmaz sahipleniyor. Hedef sadece yaygınlaşmak. Ama Lisinia olarak değil, farkındalık anlamında. 

 

LİSİNİA DOĞA’NIN PROJELERİ

lisinia-aromatik-kokular

Aromatik bitkilerin kokulu özleri ve lavanta balı

 

Kanserle Mücadele

Öztürk Sarıca doğadaki her bozulmuşluğun hatta en minik müdahalelerin bile insana hastalık ve özellikle de kanser olarak geri döndüğünü söylüyor. Bir sebzeye veya meyveye onu daha albenili yapmak için eklenen GDO’lar, atmosferde yapılan nükleer denemeler, kimyasallar kansere davetiye çıkartıyor. Kısacası insanı doğallıktan uzaklaştıran her şey hastalık sebebi.

Lisinia Doğa’nın temel amacı, ütopik bir şekilde hastalıkları veya kanseri yenmek, kendini tamamen doğaya adayıp şehirden uzaklaşmak değil ama öncesinden önlem almak, en azından doğal yollardan olabildiğince hücreleri ve vücudun savunma mekanizmasını güçlendirmek. Lisinia Doğa’nın bunun için yürüttüğü çok çeşitli projeler var. Özellikle hücre direncinin güçlenmesinde etkin rol oynayan ve kırmızı meyve ve sebzelerde bulunan Likopen maddesinin olabildiğince doğal şekilde vücuda alınması için çalışmalar yapılıyor. Merkezdeki Kanser Evi’nde ziyaretçilere, kansere neden olan etkenler anlatılıyor.

 
lisinia-karpuz-suyu-yapimiFotoğraf kaynak: www.lisinia.com/galeri
 

Türkiye’nin sularını kurtarma operasyonu

lisinia-lavanta-tarlasi

Lavanta tarlası

Lisinia Doğa, herkesi, yakın gelecekte, suyun petrolden bile daha önemli bir kaynak olacağı bir dünyada yaşayacağımız gerçeğiyle yüzleşmeye çağırıyor. Ne yazık ki Türkiye, sulak alanlarının ve su rezervlerini tüketiyor. Yanlış su politikaları ve bilinçsiz tarım ve hayvancılık en önemli faktörler.

Çok su tüketen mısır gibi tarım ürünleri ekimiyle ve yine çok su tüketen büyükbaş hayvancılıkla göller ve yapılan sondajlarla yer altı rezervleri git gide kuruyor. Bu nedenle Lisinia Doğa, Burdur Gölü çevresinde az su tüketen tarım ürünlerinin ve aromatik bitkilerin ekimine ve az su tüketen küçükbaş hayvancılığa teşvik edici projeler ve eğitimler gerçekleştiriyor.

lisinia-lavantaToplanan lavantalar
 

 

Sağlıklı gıdaya tüm sosyo-ekonomik sınıfların erişebilmesini hedefliyorlar

Lisinia’nin öncelikllerinden birisi sağlıklı gıdayı her kesimden insanın erişebileceği bir şey haline getirmek. Mevcut piyasa koşullarında organik gıda lüks tüketimmiş gibi fiyatlanıyor. Lisinia’ya göre ise bu bir insan hakkı sıfır kimyasalla doğa dostu tarım projesi ile yığınsal üretim ve sıfır kimyasallı üretimi birleştirmeye, doğal veya suni olsun hiçbir ek madde girmemiş tohumlardan ürettiği sebze ve meyveleri sadece kaymak tabakaya değil Türkiye’nin her kesimine her yerine ulaştırabilme amacıyla çalışıyorlar.

 
lisinia-tarimFotoğraf kaynak: www.lisinia.com/galeri 
 

 

Lisinia Doğa Okulu 

Bahar aylarında gerçekleştirdiği Doğa Okulu projesi ile köylerde, köy kahvelerinde, köy okullarında ve buraya ziyarete gelenlere 3-5 saatliğine de olsa doğa eğitimi veriyor. Amaç yine aynı. Kafalarda doğa ile ilgili soru işaretleri yaratmak, isminden gelen o farkındalık pırıltısını zihinlere sokmak. Bu güne kadar yaklaşık 45.000 kişi okulun öğrencisi olmuş. Bu sayı hala daha artmaya devam ediyor.

 
lisinia-doga-okulu-cocuklarFotoğraf kaynak: www.lisinia.com/galeri
 

Bilinci yaymak için gönüllüleri ağırlama ve uygulamaları öğretme

Lisinia’da dünyanın her yerinden gönüllü çalışmaya gelen insan var. Lisinia gönüllülerin temel ihtiyaçlarını karşılıyor, onlara eğitim veriyor ve karşılığında gönüllüler de çiftlikteki ürünlerden rehabilitasyon merkezindeki hayvanların bakımına onlara her konuda günlük işlerde yardımcı oluyor. 

Gönüllü Doğa Koruyucusu projesi ile Lisinia Doğa’da gönüllü olmuş kişiler Doğa Koruyucusu ünvanıyla belgeleniyor ve Doğa Okulu’nda verilen eğitimleri gittikleri yerlerde de verebilmeleri hakkına sahip oluyorlar. Bu ayrıca onlara tüm dünyada burada öğrendikleri projeleri uygulamaya teşvik ediliyorlar. Örneğin Akçaköy Lavanta Deresi projesi şu an dünyanın pek çok yerindeki gönüllüler tarafından uygulanıyor veya danışmanlığı veriliyor.

 

Yerli bitki / hayvan türlerinin üretimi ve gen muhafaza çalışmaları

lisinia-keciler

Honamlı keçileri

Lisinia Doğa, Türkiye’nin endemik bitki ve hayvan türlerine sahip çıkmak ve yerel tohumların kullanılmasına teşvik etmek için çalışıyor. Örneğin, sadece Türkiye’ye özgü, iyi et veren ama az su tüketen Honamlı Keçisi gibi endemik türlerin varlığını devam ettirmesini sağlamak için çalışmalar yapıyor. Burdur’da köy köy gezerek yerli tohumların ve endemik türlerin değerini anlatıyor. Bir yandan da merkezdeki tarım alanında bunları yetiştirip bir gen bankası oluşturuyor.
 
 

Lisinia’nın içindeki yaban hayatı rehabilitasyon merkezinde vahşi hayvanları tedavi ediyorlar

Hasta ve yaralı yaban hayvanlarının tedavisi ve rehabilitasyonlarının ardından tekrar doğaya bırakılmalarına dayanan yaban hayatı koruma ve rehabilitasyon merkezi projesi ise en bilindik olanı. Bugüne kadar merkeze tedaviye gelen 584 hayvandan 394’ü tedavi edilerek doğaya geri salınmış. Şu an merkezde 40’a yakın hayvan var. Bazı dönemler kapasitenin 150’ye kadar çıktığı oluyor. Bu yıllık 400 – 500 yaban hayvanı demek. Ve bu hayvanların büyük çoğunluğunun etçil olduğunu ve her birinin günlük et tüketiminin de masraflar dahilinde olduğunun altını çizmek gerekir. Merkez Türkiye’nin her yerinden hayvan kabul ediliyor.

lisinia-kartallar

Özellikle ruhsatsız avlanan avcıların vurduğu akbaba türleri, evcil kuşlar gibi yaralı hayvanlar çoğunlukta. Merkez Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi ile de koordine çalışıyorlar. Üniversitede tedavi olan hayvanlar burada doğaya tekar adapte olabilmeleri için rehabilitasyona giriyorlar. Kimisine uçuş eğitimi veriliyor kimisine yeni tedaviler uygulanıyor. Fakat bu kadar çabaya rağmen ne yazık ki bu hayvanların sadece %40’ı tamamen doğaya kazandırılabiliyor. Burası aynı zamanda bir okul gibi. Hatta stajyer veteriner öğrencileri bile burayı saha deneyimi yaşamak için tercih ediyor.

 

LİSİNİA’YA BAŞVURUN!
 
lisinia-gonullu

Neler yapılıyor?

Lisinia Doğa, tamamen gönüllü emeğiyle yürüyen 9 tane projeden oluşuyor. Türkiye’nin sularının Türkiye’de kalması için yürütülen projeler, 0 kimyasal ile doğa dostu tarım projeleri, yaban hayatı koruma ve Doğa Okulu projeleri en aktif olarak işleyen projeler. Gönüllüler önce “eğitmen eğitimi” alıyorlar daha sonra Doğa Okulu’nda eğitmenlik yapma, merkezde organik tarım, yaban hayatı koruma, Kanser Evi çalışmalarına katılma, Burdur Gölü çevresindeki köyleri gezerek yapılan saha faaliyetlerine ve sosyal medyada ve online platformlarda projelerin tanıtımına destek olma gibi görevler üstleniyorlar. 

Gönüllülere Ne Sağlıyorlar?

lisinia-oda

Lisinia’da bir oda

Gönüllüler, 3’er 4’er odalarda ücretsiz konaklıyorlar. Yemekleri Lisinia Doğa karşılıyor ama gönüllüler beraber yapıyorlar. Burada gönüllü olan kişiler öncelikle bir iç eğitimden geçiyor, Doğa Koruyucusu ünvanıyla belgeleniyor ve Doğa Okulu’nda verilen eğitimleri gittikleri yerlerde de verebilmeleri hakkına sahip oluyorlar. Bu ayrıca onlara tüm dünyada burada öğrendikleri projeleri uygulama izni de veriyor. 

lisinia-mutfak

Lisinia Mutfağı

Gönüllülerin Bir Günü Nasıl Geçiyor?

Gönüllüler o anda gerçekleştirilen proje neyse ona destek oluyorlar. Ama genel olarak gönüllüler gün içinde, doğa gözlem, Lisinia’ya gelen konukları karşılama ve onları bilgilendirme, yaban hayvanları rehabilitasyon merkezinde kuşlar ağırlıklı olmak üzere bakım çalışmalarına ve sebze meyve hasatına yardımcı oluyorlar. 

Nasıl Başvuruluyor?

Yurt dışından gelen gönüllüler, www.helpx.net gibi uluslararası gönüllülük platformalarından buraya ulaşıyorlar. Türkiye’den ise TaTuTa ağından gelen gönüllüler oluyor. Ama illa ki bu ağlara üye olmak da gerekmiyor. Telefonla arayıp gelmek isteyenler de oluyor. Çok ekstrem bir durum olmadıkça kimseyi geri çevirmiyorlar. Gönüllü olmak isterseniz bu linkteki formu doldurmanız isteniyor. Daha sonra size dönüş yapılıyor. 

lisiniada-gonulluler

Nerede?

Adres: Karakent Köyü, Burdur Gölü kenarı,  Konum için tıklayın.

Ne Zaman?

Günlük çalışma saatleri: 09.00 – 17.00 Yılın her zamanı gönüllülüğe açıklar. 

Ne Kadar Süre İle?

Bazı gönüllüler birkaç gün kalıyor bazıları 3 yıl. Gönüllüler istedikleri zaman gelip istedikleri kadar kalabiliyor.

Kime Uygun?

İster ziyarete gelmiş olun ister gönüllü olmaya burası 7’den 70’e herkese açık. İnsanların burada çok çalışması ve ağır iş yapması gibi bir beklenti yok. Önemli olan gönüllülerle fikir alışverişinde projelerin zenginleşmesi.

İletişim İçin

Tel: 0533 359 33 93
Web sitesi
Youtube 
Twitter
Facebook

Ulaşım için

Burdur gardan Yeşilova otobüsüne binip Karakent durağında iniyorsunuz. Günde 3-4 sefer var. Buradan ister otostop yapıyor isterseniz de telefonla merkeze haber veriyorsunuz. Gelip sizi alıyorlar. 

 
 
 

PARÇASI OLABİLECEĞİNİZ DİĞER GÖNÜLLÜLÜK FIRSATLARI  

 

Biliyorsunuz, Biz Evde Yokuz olarak kaliteli “boş zaman” geçirmeyi savunuyoruz. 

Şezlongda yatarak ya da televizyon karşısında şekerleme yaparak geçirilen tatiller ve hafta sonları, geriye dönüp baktığımızda hafızamızda ya da hayatımızda hiç yer bırakmayan, yaşanmamış gibi geçen zamanlar. Biz istiyoruz ki, kendimize ayırdığımız zaman, hem kişisel gelişimimize hem de dünyaya katlı sağlayan şeylerle dolu olsun. 

Farklı ilgi alanları olanlara cevap verebilmek için 4 farklı deneyim seçtik:  Doğa (Caretta Caretta) / Doğa (Yaban Hayat) / Toplum / Ekolojik Tarım. 

Diğerleri için:
Doğa: Kuzeydoğa Derneği
Ekolojik Tarım: TaTuTa’lar
Toplum: Düşler Akademisi 
Doğa: (Caretta Caretta): Dekamer 

Ortak özellikleri şunlar:

1. Klasik gönüllülükten farklı olarak, desteğin karşılıklı olması: Sen onlara bakıyorsun, onlar da sana bakıyorlar. Sen ortaya emeğini koyuyorsun, onlar da sana yemek & konaklama & ilgili konularda eğitim veriyorlar. Bize sorarsanız, bundan iyisi şamda kayısı. 🙂
2. Hepsinin sizi içine alan sıcak bir ahalisi var.
3. Hepsi gönüllülerine eşi olmayan bir deneyim yaşatıyor.
4. Hepsi dünyayı daha güzel bir yer yapıyor.

 

26 Yorum

  1. Neşe Çevik

    Yine içime umut doldu…iyi ve güzel işler yapan insanların varlığı mutluluk veriyor…Tebrikler! !!Yüreğinize sağlık! !!

    Cevapla
  2. Yakup çakır

    Merhabalar son yıllarda gördüğüm en sevindirici proje başarılarınızın artarak devamını
    Dilerim

    Cevapla
  3. Ramazan Öztay

    Ben de gönüllü olmak isterim ama heniz emekliye ayrılmadım. Aklımda olsun. Emekliye ayrıldığımda ilk işim bu köyü ziyaret etmek. Harika bir duygu. Şimdiden heyacanlandım ve sabırsızlandım. Belki de emeklilikten sonraki ikinci adresim olur. Umarım sağlığım elverir. Uarım o zamana dek bozulmaz bu girişim. Şimdiden emeği geçen herkesi kutluyorum. Sevgiyle kalın. Doğayla kalın. 🙂

    Cevapla
  4. Ali

    Boyle gonullu bilgili gelecegimizi dusunen kayda deger insanlarimizin halen Turkiyemizde oldugunu bizlere gosterdiginiz icin sizlere ne kadar tesekkur ederiz
    Atamizin bizlere seneler oncesinden Ey Turk Gencligi diye haykirmasi iste bunun gibi modern dusunceleri uyarlamamizi ve ileri gitmmizi istedigindendir
    Ali Selcuk/Antalyali/Ingiltereden

    Cevapla
  5. Gökçe Homurlu

    Bende bu ailenin bir üyesi olmak isterim bir çifci eşi ve dogayi seven biri olarak sizinle gönüllü çalışmak isterim ekolojik tarım ve onlarla yemek pişirme aşkı bayılırım yemek yapmaya harikasinirz.

    Cevapla
  6. İbrahim çelik

    Gelip sizi görmek tanımak üretime katılmak çalışmak isterim emekli maaşım var ekonomik olarak sorunum yok iyiye güzele hizmet edebilmek geçici bir dünyada benimde amacım olabilir desteğiniz desteğim olur teşek
    kür ediyorum…

    Cevapla
  7. SERAP EROYMAK

    çok güzel bir şey yapıyorsunuz..en kısa zamanda ziyaret etmek isterim sevgiler..

    Cevapla
  8. Emin Çelikkayalı

    İlk önce bu işe gönül vereni gönül verenleri canı gönülden kutluyorum ,hayatım boyunca böyle bir girişimde bulunmak istemişimdir ,gerek doğayı ,hayvanları ve dünyamızın geleceğini düşünecek olursak ilerde bu konulara tüm dünya çaba sarf etmek durumunda kalacaktır ,insanlığın geleceği bir şekli ile buna bağlıdır , bu güzel yerinizi gelip görmek misafir olmak katkıda bulunmak hizmet etmek isterim ,tabi ki imkanlarımın elverdiği sürece . Sağlığınızın ve hizmetinizin karşılıksız kalmamasını dilerim .SAYGILARIMLA 🙂 <3

    Cevapla
  9. Aydan demirel

    60 yaşında Bodrum’da yaşıyorum sizinle tanışmak ve konuk olmak isterim.
    Aydan Demirel
    Sevgiler

    Cevapla
  10. Seyfullah Karakuyu

    Tesebbüsünüz bana ilginc ve yerinde geldi,Kismet olursa bir gün sizleri ziyarete gelecegim.Selamlar,basarilar.

    Cevapla
  11. didem

    Hem doğaya hem doğadaki canlılar için ve aslında insanlık için yaptığı bu güzellikler için teşekkür ederiz Lisinia’ya.Ne kadar güzel bir düşünce umarım bu düşünceler çoğalır ve siz her gün yenilerini bize aktarırsınız.Sayenizde bugün de güzel yerler ve faydalı bilgiler öğrendim ,sizede kocaman teşekkür 😉

    Cevapla
  12. Beyza Gökalp

    Gerçekten sizin gibisi yok! Türkiyenin her noktasına gidip bilinmeyenlerini keşfediyorsunuz. Enerjiniz hiç bitmesin 🙂

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.