Yazımızı okumaya başlamadan önce, Livin 4 Wheel ile yaptığımız sohbetin yukarıdaki videosunu izleyiniz. Livin 4 Wheel ekibiyle Transilvanya gezimizde karşılaştık. Onlar da bizim gibi Dünya’nın En Güzel Yolu olarak bilinen Transfagaraşan‘ı görmeye, hayatlarına bir milat daha eklemeye gelmişlerdi. Üzerinde “We are not Germans” (Alman değiliz) yazan karavan minibüsleri görünce, arabadan ilk inene heyecanla sorduk, “Dünyayı mı geziyorsunuz?”

“Ben dünyayı gezmiyorum. Dünyayı yaşıyorum. Çünkü dünyayı gezmek eninde sonunda döneceğin bir yer olduğu anlamına gelir. Benimse yok. Benim kalıcı adresim bu karavan” diyerek manifesto gibi bir cevap verdi.

transfagarasan-yolları-yeni-insanlar

Böyle bir cevap karşısında hem hayranlık, hem de şaşkınlıkla affalladık. Ömür boyu herhangi bir şeyi yapmaya karar vermek tek başına çok iddalı birşeyken, bir de konusu bu kadar sıradışı bir karar olunca hipnotize olduk. Onlar anlattıkça hikaye daha da bir büyülü hal aldı. Sayfanın en yukarısındaki videomuz ve aşağıdaki yazımızla hikayelerini size ulaştırmak istedik.

Crom, bu ölünceye dek sürdüreceği yolculuğun 25. yılında. Brezilya’nın yağmur ormanlarında bir kabilede büyümüş. 13 yaşında ormandan atılana kadar Portekizce bile bilmeyen Crom, 16 yaşında tek başına dünyayı gezmeye başlıyor. Hayatı boyunca mevcut düzenin bir parçası olmamış: Ne sabit bir işte çalışmış, ne de bir yere kök salmış. Buna rağmen sayısız ülke gezmiş, şahane İngilizce öğrenmiş, ve söylediğine göre Kenya’da balon yolcuğu yapmaktan, Bali’de lüks otellerde kalmaya çok lüks deneyimler de yaşamış…

livin4wheel-karavanda

Valine ise dünyanın en medeni ülkelerinden biri olan Hollanda’da, sıcak bir aile ortamında büyümüş, yüksek eğitim almış ama vaad edilen yüksek standartların birer hapishane olduğuna karar vermiş ve kendini yollara atmış. Ve nihayetinde hayatın kodunu büyük çözmüş. Dünya düzeninin kölesi olmadan, nimetlerinden faydalanabileceği bir denge bulmuş. Şimdi uzaktan, her istediği yerden hem para kazanıyor, hem de “dünyayı yaşıyor”.

Biz, Crom ve Valine’nin hikayesini, bundan iki yıl önce işimizi, eşyalarımızı ve evlerimizi terk edip, bir karavana sığışıp kaçırmaktan korktuğumuz hayatın peşine düşen iki insan olarak dinlediğimizde etkilendik ve heyecan duyduk. Biz radikal kararlar aldığımızı düşünürken, bu kadar özgür düşünen insanlarla konuşmak kafamızı açtı, içimizi ümitle doldurdu ve hikayelerini olabildiğince insana ulaştırmaya karar verdik.

En Yukarıdaki videoyu izlediyseniz aşağıdaki şöyleşiden devam edebilirsiniz:

livin4wheel-kis-karavan

Ne zaman ve nerede doğdunuz?

C: Ben bu galaksinin bir vatandaşıyım ama size medeni insanlara göre Brezilya dediğiniz dünyanın bir yerinde doğdum.
V: 1982’de Utrecht, Hollanda’da doğdum.

Çocukluğunuzdan bahseder misiniz ? Büyüdüğünüz yer nasıl bir yerdi?

C: Maddi anlamda değil ama özgürlük anlamında çok ayrıcalıklı bir çocukluk geçirdim. Çocukluğum doğa ve vahşi hayat ile iç içe yaşayan bir kabile topluluğunda geçti. Çoçukluğumun en ilginç yanı kabile halkının bilgelikleriydi.
V: Doğduğum şehir olan Utrecht’de büyüdüm. Güzel bir ortaçağ şehridir. Genç bir kızken ve öğrencilik yıllarımda orada olmaktan mutluydum: dışarı çıkmak veya alışveriş yapmak için bir sürü seçenek vardı. Hayatımın 26 senesini orada geçirdim ve şimdi başka yerler görmekle daha çok ilgileniyorum.

Ailenizden bahseder misiniz? Kardeşiniz var mı? Nasıl bir aileniz var?

C: Kan bağı ile akrabalık kavramına inanmıyorum. Galaksinin bir parçası olarak hepimiz bir aileyiz. Hepimiz derken galakside yaşayan tüm canlıları kastediyorum, sadece insanlardan bahsetmiyorum.
V: Yedi senedir Fransa’da yaşayan benden küçük bir kızkardeşim var. Senede 2-3 kez görüşmemize rağmen oldukça yakınız. Ailem Hollanda’da yaşıyor. Tabii ki birbirimizi görüyoruz. Bu Aralık’ta Noel ve yeni yıl kutlamaları için onları ziyarete gideceğiz.

livin4wheel-yemek

Eğitim durumunuz nedir?

C: Benim eğitim durumum hayat okulundan ibaret. Latince öğrenmek demek olan “educare” kelimesini “içinde olanı dışarı çıkarmak” anlamına gelir. Yani zaten öğreti insanın içindedir. Medeni insanlarsa, dışarıdan topladıkları bilgileri körpe beyinleri tıkıştırdıkları bir eğitim sisteminde aslında insanları köreltiyorlar. Körpe derken sadece küçük çocukları kastetmiyorum. Eylemlerini sorgulamayan ya da gördüğünü düşünmeden tekrar eden yetişkin olmayan beyinlerden bahsediyorum.
V: Ben Sosyal Hizmet okudum ve bu alanda çalıştım.

livin4wheel-karavan-yemek

Sizi yollara çıkmaya teşvik eden ne idi?

C: Ergenlik günlerimden beri yollardayım. Eğer dört tekerlek üzerinde yaşam hakkında soruyorsan, bu hep kafamın bir yerinde duran bir rüyaydı. Valine ile tanıştığım zaman ikimizin de ortak bir rüyası olduğunu fark ettik. Berlin’e onu görmeye geldiğimde ve o da aynı hayali yapmak için birini arıyordu. “O zaman yaşamak için neyi bekliyoruz, hadi yapalım!” dedim. İki hafta sonra karavanımız Box’a taşınmıştık bile. (Bizim karavana BOX yani kutu diyoruz)

V: Bu uzun hikaye. Size nasıl bir göçebeye dönüştüğümü anlatacağım: Seyahat etmeye her zaman büyük merakım olmuştur ama aynı zamanda bu hep zengin insanların yapabilceği bir şeymiş gibi gelirdi. Gençken seyahat etmek isterdim ama yeterli param yoktu ve ailem de bunun için bana para vermiyordu. Liseyi bitirdikten sonra ilk yaz dönemi işi için yurtdışına çıktım: Danimarka’da çilek toplama işi. Bunların hepsi internetin gelişmesinden önceydi (tahmin edebileceğiniz gibi), bu yüzden tüm bilgileri work&travel (gez ve çalış) acentalarının broşürlerinden edindim. Büyük bir maceraya başlıyor gibi hissediyordum! Ve oldu: ilk kez tek başıma yolculuğa çıktım, ilk kez otostop yaptım ve bir sürü yeni insan tanıdım. Harika hissettim!

Bundan sonra, Avrupa’da bir sürü yaz dönemi işine gittim. Avusturya’da bir otelde, Fransa’da bir kampta, İtalya’da tur rehberi olarak çalıştım. Ama birkaç ay sonra ya okuluma ya da işime geri dönmek zorundaydım.

Uzun bir süreli seyahat edebilmek için bir yol bulmak istiyordum. Sadece nasıl yapacağımı bilemiyordum. Bir gün hayalini kurduğum bu büyük yolculuk için para biriktireceğim bir işe başladım. Ama o gün, asla gelmeyecek gibi görünüyordu. Para biriktirmede çok kötüydüm ve tasarruf hesabım hiç büyümüyordu. Yine seyahatin sadece zengin insanlar için olduğunu düşündüm.

living4wheel-gun-batimi

Birkaç yıl sonra ilk ‘gerçek’ işimde çalışmaya başladığımda, parasını ödeyebildiğim birkaç haftalık ilk tatil fırsatını yakaladım. Her zaman ucuz uçak bileti bulma bağımlısı olmuşumdur ve şansıma Brezilya’ya gidiş dönüş ucuz uçak bileti buldum. 3 haftalığına oraya gittim. İşte olanlar orada oldu! Bu güzel ülkede yalnız seyahat etmek bende daha fazla seyahat etme duygusunu uyandırdı. Uzun süreli seyahate çıkabilmek için 8 ay daha çalışıp para biriktirmeye ve sonra da işimi bırakmaya karar verdim.

Para biriktirme konusunda gene başarılı olamadım ama yine de, param olsun olmasın, 8 ay sonra işimi bırakmaya karar verdim. Az para ile mümkün olduğunca uzun seyahat etmek için gönüllü çalışacaktım. Workaway.info websitesi üzerinden Brezilya’da gönüllü çalışabileceğim iki yer buldum. İlkinde kültürel bir alanda, sonrasında bir yoga stüdyosunun inşaatında 3 ay çalıştım. Bu ikinci yerde Crom ile tanıştım. Tüm param bitmiş olmasına rağmen eve dönmek istemedim. İşte o anda internet üzerinden çalışma fikri aklıma geldi.

Derken, internet üzerine hayatımı çevirebileceğim yeterince iş bulmayı başardım. Takip eden senede Avrupa’ya geri döndüm ama yeni online işlerim sayesinde istediğim yerde vakit geçirebilirdim: Fransa’da kızkardeşimde, Hollanda’da ailemde, Berlin’de arkadaşlarımda kalabilir ve yeni yerler keşfedebilirdim. Her yerde, her şekilde, aynı şekilde çalışıp, aynı parayı kazanabilirdim!
livin4wheel-valine

Tüm bu zaman süresince Berlin’de hala kiralık bir dairem vardı. Ama artık bir daireye ihtiyacım olmadığını fark ettim. Kira, elektrik faturaları, mobilyaların hepsini sırtımda bir yük olduğunu gördüm. Ayrıca, tam anlamıyla özgür olabilmek için geri döneceğim bir yerin olmamasını istedim. Özünde tek ihtiyacım olan sırt çantam ve dizüstü bilgisayarımdı. Geri kalan herşeyden kurtulmaya ve dairemden vazgeçmeye karar verdim. Bu süreç 6 ay sürdü, ama sonunda başardım ve tekrar Güney Amerika’ya gittim! Bu sefer Kolombiya’ya gittim ve ne zaman geri gelirdim bilmiyordum.

Geçen kış Kolombiya’dan Avrupa’ya geri geldiğimde eski bir hayalim tekrar aklıma düştü.  Hep bir karavanım olsun istermiştim. Dank etti: “Bunu yapmak için doğru an şu an olabilir! Evim yok, göçebeyim ve karavan sahipi olmak harika bir hamle olur. Pansiyonlarda harcadığım paradan tasarruf ederdim, ayrıca gitmek istediğim her yere kendi özel aracımla gitmek mümkün olur.”

Tam bu zamanlarda bir yıl boyunca birbirimizi görmemişken Crom ve ben yeniden iletişime geçtik. Crom gelip beni Avrupa’da ziyaret etmek istedi. Onun da karavanda yaşama hayali olduğu biliyordum çünkü Brezilya’da tanıştıktan hemen sonra bu konuda konuşmuştuk. Zaten beraber geçirdiğimiz ilk gün karavanda yaşama fikri yeniden gündeme geldi. O andan itibaren her şey gerçekten çok hızlı gelişti. İki hafta sonra kırmızı T3 ‘kutumuzu’ almıştık, takip eden iki hafta sonra da yola çıkmıştık!

livin4wheel-crom-ve-valine

Crom ile tanışmadan önce neler yapardın?

V: Crom ile tanışmadan önce yarı uygar bir hayat yaşıyordum. Mesaili bir işim vardı, ama her zaman gerçekten istediğim şeyin bu olmadığını biliyordum. Bir süre sonra kendimi sıkışmış hissediyordum. Bir çok iş değiştirdim: Dans öğretmeni olarak, müşteri hizmetlerinde ekip lideri olarak ve otellerde çalıştım. Çeşitli yabancı ülkelerde çalıştım. Zaten her zaman yurt dışında iş bulmak için yol arıyordum. Başka bir deyişle: Aslında bir çıkış yolu arıyordum! Brezilya’da Crom ile tanıştığımda, zaten çoktan işimi bırakmış ve uzun süreli seyahat etme kararı almıştım. Bizim yolumuz çok doğru bir zamanda kesişti.

Valine, Crom’un hayat görüşünü ve değerlerini ne derece paylaşıyorsun?

V: Crom ve benim çok farklı geçmişimiz var ve bu nedenle farklı değerlere sahibiz. Onun değerlerinin benden daha uç olduğunu düşünsem de aynı görüşe sahip olduğumuzu düşünüyorum. Birçok konuda onunla aynı fikirdeyim ama daha ılımlı bir şekilde. Örneğin: Ben de özgürlüğün değerli olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarımın çoğundan daha özgür bir yaşamı seçtim: Evinden ve eşyalarının çoğundan vazgeçen başka bir kimseyi tanımıyorum. Arkadaşlarımın gözünde çok riskli birşey yapıyorum ama yine de hala sağlık ve işsizlik sigortam var. Crom bu nedenle hala korkularım olduğunu söyleyebilir. Buna katılıyorum, ama önemli değil. Kendime çıkardığım çalışma takvimime hala sadığım. Yani kendi ‘uygar’ sistemim içinde yaşamanın en serbest yolunu buldum.

livin4wheel-kamp-atesi

Eğer bu bir alışma süreci gerektirdiyse nasıl adapte oldun?

V: Adapte olmuş gibi hissetmiyorum. Her ikimizde karavanda yaşamak istiyorduk ve şimdi bunu yapıyoruz. Hayalimi yaşabileceğim birini bulduğum için mutluyum. Farklı olsak da, biz iyi bir takımız.

Bu sonsuza kadar yapmak istediğiniz birşey mi? Yoksa hayatınızın sadece bu döneminde deneyimlediğiniz birşey mi bu?

V: Dört tekerlek üzerinde hayat, yaşamak ve istediklerinizi yapmak demektir. Sonsuza kadar böyle yaşamak istiyor muyum? Hayatı yaşama kısmı için: Evet! Ben her zaman sevdiğim şeyleri yapmak istedim. Hayatımın geri kalanını bir karavanda geçirmek istiyor muyum? Bilmiyorum. Birkaç yıl önce hayatımı planlamaktan vazgeçtim. Sonunda ne olur bilemeyiz. Belki hayatımızın geri kalanı dört tekerlek üzerinde geçiririz. Belki birkaç ay içinde Crom ve ben bundan sıkılırız ve bir evde yaşamaya karar veririz. Bu işin güzelliği herşeyin mümkün olması. Ben gerçekten bilmiyorum. Tek bildiğim dört tekerlek üzerinde yaşamaktan zevk aldığım!

living4wheel-karavan-doga

Valine, yollarınız Crom ile kesişmeseydi, yine böyle bir yolculuğa çıkacağını düşünüyor musunuz?

V: Evet, farklı bir şekilde olsa da çıkardım. Yalnız bir karavanda yaşamak istemezdim. Çok sessiz olurdu. Eğer Crom’u tanımasaydım ,muhtemelen son 2 yıl içinde olduğu gibi sırt çantam ile seyahate devam ederdim.

Hayatın nasıl “dünyayı yaşama” şekline dönüştü? Kırılma noktası neydi? “Dünyayı yaşama” felsefesinin arkasındaki fikir nedir?

V: Sanırım internet üzerinden para kazanma yolunu bulmam benim için kırılma noktası oldu. Geri dönmemi söyleyecek bir patron olmadan nerede istersem orada olabilme özgürlüğünü verdi. Aynı zamanda istediğim şeyleri alabilme özgürlüğünü verdi J Bir felsefem yok. Ben sadece dünyayı görmek istiyorum ve bunu gerçekleştirmek için yollar buluyorum.

C:
Çocukluk yıllarıma geri dönersek ormanda doğru dürüst bir imkan yoktu. Dışarıdaki dünyayı keşfetmek zordu çünkü kelimenin tam anlamıyla yolumuza çıkan timsahları ve diğer yabani hayvanları atlatmakla meşgulduk.

Sonrasında uygarlık ile tanıştığımda, uygar insanlara baktım ve onların acı ve sefalet içinde yaşadığını anladım. Tabii onlar bunu itiraf etmekten hoşlanmazlar. Bütün hayatları yatırım yapmak üzerine kuruluydu. Uygar insanları gözlemlediğimde benden bekleneni hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceğimi fark ettim.

Ne yapacağımı bilmiyordum ama ne yapmayacağım gayet açıktı. Ben de kütüphaneye gidip (henüz internet zamanı değildi) okumaya başladım. Hayvanlarla ilgili biyoloji kitapları ilgimi çekiyordu. Okumadığım zamanlarda, zihin egzersizleri yapıyordum. Bu egzersizleri o kadar çok yapıyordum ki sessiz bir gence dönüşmüştüm. İnsanlar depresyonda olduğumu düşünüyordu.

Sonunda, egzersizler bana istediğimi sonuçları getirdi. Bir yetişkin oldum. Bir yetişkin olarak olayları bize sunulduğu şekliyle değil, daha farklı görmeye başladım. Bir örnek vermem gerekirse, Brezilya’nın eyaletlerini gösteren bir harita görmüştüm. Brezilya gezimizde eyalet sınırından geçiyorduk ve özellikle uyanık kaldığımı hatırlıyorum çünkü sınırı görmek istiyordum. Ve tahmin et ne oldu; sınır falan görmedim. Yoktu. Sonra sınırların, sınırlamaların hepsinin insan ürünü olduğunu fark ettim. Başka bir deyişle, onlar sadece bizim hayalimizde varlar. Yani bizi sınırlayan tek şey hayalgücümüzdür.

Kendimi Dünya’da yaşayan Via Lactean* galaksinin bir parçası olarak düşünüyorum. Hayat canlı kalamayacağınız bir maceradır. Sonuçta ben her şeyi ve herkesi seviyorum. Sadece ben buradayken görebildiğim kadar görmek ve bundan zevk almak istiyorum. Tatile çıkan ve oradayken görebileceği yerleri planlayan herhangi birinden farklı değilim. Ben Dünya’ya tatile geldim.

(* Via Lactean galaksi / samanyolu’nun bir parçası olan bir kişi.)

livin4wheel-kopek

Zaman zaman gelecek hakkında endişeleniyor musunuz? Ya da hiç kendinizi sorguladığınız anlar oluyor mu?

C: Gelecek bir yanılsamadır ve benim buna ayıracak vaktim yok. Gelecek onunla ilgilenmem için sonsuza kadar beklemek zorunda kalacak, ben şimdiki zaman ile çok meşgulüm. Eylemlerimi korkmadan, gerçek özgür irade ile yapıp yapmadığım hakkında kendimi sürekli sorguluyorum. Uygar dünyada hepimiz manipülasyon ve topluma uyma tuzaklarıyla karşı karşıyayız. Bu yüzden her sabah uyandığımda gece yattığımdan daha iyi bir insan olduğumdan emin olmak için kendimi analiz ediyorum ve sorguluyorum.

V: Gelecek ile ilgili kaygım yok. Hayatımı istediğim gibi dizayn edip şekillendirebiliyorum. Nerede olursam olayım, geçimimi sağlayacak beceri ve esnekliğe sahibim, bu yüzden endişelenmeme gerek yok. Gelecekte meydana gelebilecek olası olaylar hakkında endişelenmeme gerek olduğunu düşünmüyorum. Başıma geldikçe çözmeyi tercih ediyorum.

Hollanda’da seyahat etmek için para kazanmak için çalışırken bir çok kez kendini sorguladığım zamanlar oldu. Hep bir gün ‘normal’ bir insan gibi davranıp ve iyi bir iş bulup, bir ev satın alıp ve aile kurmam gerektiğini düşünüyordum.

Daha fazla seyahat edip ve farklı yaşam tarzlarında farklı insanlarla karşılaşınca, gerçekte ‘normal’ diye bir kavram olmadığını gördüm. ‘Normal’ kabul edilenin dışında başka hayatların var olduğunu ve insanların kendi hayatlarını şekillendirebileceğini fark ettim. ‘Normal’ davranmama gerek olmadığına karar verdiğimden beri kendimi sorgulamıyorum. Bu şekilde yaşamak istediğimi biliyorum.

living4wheel-transfagarasan

Yolculuğunuzun en stresli / en komik / en tehlikeli anları nelerdi?

C: Stres nedir hiçbir fikrim yok ve ne olduğunu ile ilgilenmiyorum. Hayatı yeryüzünde kurgulanmış büyük komedi olarak görüyorum ve onu benim için ayrılmış VIP koltuktan seyrediyorum.

V: En stresli an Kutu (Karavanları)ile ilk yolculuğumuzdu. Kutuyu Berlin’e 500 km. uzaklıktaki Nürnberg’den aldık. Kutuyu henüz çok tanımıyordum, ama Nürnberg’den Berlin’e uzun bir yolumuz vardı. Bu gezi sırasında olabilecek herşey yanlış gitti.

Önce benzinimiz bittiği için yolda kaldık. Sonra, Alman karayolunun ortasında, bir kamyon şoförü bizi durdurdu. Durduğumuzda, Kutunun arkasından akan bir benzin nehri olduğunu gördüm. Arabayı tamir ettikten sonra yola devam ettik. Beş dakika sonra arabanın içinden dumanlar çıkmaya başladı. Arabanın yandığından emindim. Hemen durdum ve kendimi dışarı attım. Panik haldeydim. Sonuçta, araba klimasının bir parçasının kırık olduğu ortaya çıktı. Hepsi aynı gün yolda oldu.

Kutu ile geçirdiğimiz en komik anları ise Hırvatistan’daki yolculuk sırasında yaşadık. İşten iki hafta izin almıştım ve ailemi ziyarete gitmiştik. Dönüşte o sırada yaşadığımız yer olan Sırbistan/Liberland’e 500 km.lik bir yolumuz vardı. İki günde bu yolu tamamlarız diye düşünürken yolculuğun tamamı bir hafta sürdü.

O kadar rahat ve stressizdik ki bize ilginç gelen her yerde duruyorduk. Şelalenin altında yüzdük, Avrupa Storch-başkentini ziyaret ettik, süslü bir otel bahçesinde yattık ve otel sahibi bize yemek ısmarladı (tabii ki Crom sayesinde) ve Sırp bir sanatçının evinde kaldık. Zaman kısıtlaması ve endişe olmadan gerçekten özgür, harika bir hafta geçirdik. Ve her nasılsa bir çok ilginç şeyler ile karşılaştık.

livin4wheel-su

Karavanınızı nasıl buldunuz? Hikayesi nedir?

V: Hem seyahat edip hem de bir karavanda yaşamak istediğimize karar verdik. Ancak, hiç param yoktu. Aynı gün bankadan kredi teklifi içeren bir zarf paspasımın üzerine düştü. Normalde bu tarz mektupları asla açmam ama bu sefer zamanlaması mükemmeldi. Bankanın tuzağına düştüm, ama bu bize Kutu’yu kazandırdı. Sonraki haftayı satılık karavan ilanlarına bakarak geçirdik. Kutu gördüğümüz ikinci karavandı. Yaşadığım yere 500 km. uzaklıkta Nürnberg’deki Türk bir otomobil galericisinden satın aldık.

Peki para meseleleri? Hiç “dünyayı yaşama” yolculuğu sırasında gerçekten umutsuzluğa düştüğünüz bir an oldu mu?

C: Bana bakma sorumluluğu Dünya’ya ait, bana değil. Dünya bunu birkaç milyar yıldır zaten yapıyor. Onun için bu bozuk düzene güvenmektense dünyaya güvenmeyi tercih ediyorum. Para benim için bir kağıt parçası ya da bilgisayar sistemindeki sayılardan ibaret. Hayır, hiç para problemim yok.

V: Ben yaşamamıza yetecek kadar para kazanıyorum. Crom ise bedava kalacağımız yerleri ayarlıyor. Çok kolay arkadaş edindiği için çoğu zaman yemek için de para ödemeyiz. Tabii ki kısıtlı bütçemizin olduğu aylar oluyor ama aynısı tam zamanlı bir işte çalışıp evde yaşadığınız zaman da başınıza geliyor. Yani fark yok.

Birbirinizde çekici bulduğunuz özellikleriniz nelerdir?

C: Öncelikle, beni beğeniyor olması ve faturaları ödemesi. 😛 Sadece şaka yapıyorum. Tabii Valine’nin benden hoşlanması çok büyük bir etken çünkü bu gezegende kadın birlikte olacağı kişiyi seçer, erkek değil. Çok tatlı bir insandır. Ayrıca, çok samimi ve dürüsttür.

V: Crom’un en sevdiğim yanı girişken ve maceracı olması. Onunlayken normalde gitmeyeceğim yerlere gider, tanışamayacağım insanlarla tanışırız. Ben daha içe kapanık biriyimdir. Seyahat ettiğimde insanları gözlemlerim. Tanımadığım insanlarla kolay kaynaşan ya da bilinmeyen binalara girebilen biri değilim. Ama Crom’layken bunları daha kolay yapıyorum ve bu da seyahatlerimi daha ilginç bir hale getiriyor.

Ayrıca, o çok iyi bir karavan kocasıdır. Her sabah kahve ile beni uyandırır, yemek yapar ve bulaşıkları yıkar. Daha fazlasını isteyemezdim 🙂 Şaka bir yana, biz gerçekten iyi bir ekibiz. İkimizin de farklı güçlü yönleri var ve birbirimize yardımcı olmak için bu yönlerimizi doğru bir şekilde kullanıyoruz.

living4wheel-budapeste

Hızlıca

Favori Atıştırmalığınız:
C: Meyve
V: Köfte kroket (bir Flemenk yemeği)
Küçük düştüğünüz an:
C: Çocuklarla konuşmak. Ne kadar saf ve zeki olduklarını görmek.
V: Öyle bir anı hatırlamıyorum. Genel olarak şikayet eden bir insan değilim. Bu yaşam tarzı ile çok ayrıcalıklı olduğumuzu biliyorum. Haberlerde Avrupa’ya geçmesine izin verilmeyen mülteciler ile ilgili haberleri görünce, hayatın hiç adil olmadığını anlıyorum. Karavanımız ile istediğimiz yere gidebiliyoruz. Aynı sınır kapılarından biz geçerken diğer insanlara nasıl kötü muamele ediliyor görüyoruz. Bu konu aklımı çok meşgul ediyor.
Yolculuğunuzda ilham aldığınız anlar :
C: İlham almanın ne olduğundan emin değilim, ama şimdiye kadar eğer hissettiysem bu senin gönderdiğin videoyu seyrettiğim andı. Gerçekten hayatımda ilk kez heyecanlı hissettim.

V: Bizden daha uzun süredir karavanda yaşayan diğer insanların bloglarını okumaktan ilham alıyorum. 15 yıldır yollarda olan Arjantinli bir çift var ve bu süre zarfında 4 çocuk yapmışlar. Bu çift gibi diğer seyahat eden insanlar, yaşadığım hayata devam etmek için bana ilham veriyor.

(Bizim bu Arjantinli aile ile sohbetimiz için tıklayın.)
4 ÇOCUK VE 1928 MODEL BİR ARABAYLA 16 YILDIR DÜNYAYI GEZEN ZAPP AİLESİ TÜRKİYE’DE!!!

Favori Aktiviteleriniz?
C: Hayattan, yaşadığım andan zevk almak
V: livin4wheel.com sitemizde çalışmak

Sabahları sizi kaldıran ve güne devam etmenizi sağlayan şey nedir?
C: Hayatın kendisi
V: Dışarıdaki gürültüden başka sabahları beni kaldıran tek şey Crom’un bana yaptığı kahve. Sabahları çok kötü kalkarım… Bulunduğumuz yerin ve gideceğimiz bir sonraki yerin heyecanı güne devam etmemi sağlar. Her zaman yeni bir şey vardır.

Lakaplarınız?
C: Boef – Serseri
V: Flexy – Esnek

Favori Yerleriniz?
C: Mars veya Dünya’nın yerçekimi alanının dışında herhangi bir yer
V: Şimdilik Portekiz ve Brezilya

Favori Sinema Filmi?
C: Revolver – Tabanca
V: Alles is Liefde – Tek şey aşk (Flemenkçe)

Bavulunuzda her zaman bulundurduğunuz şey?
C: Ben her zaman evimdeyim, bavulum yok
V: Artık bavul yapmıyorum çünkü evim her zaman yanımda. Evimden dışarı çıktığımda dizüstü bilgisayarım her zaman yanımdadır. Böylece, ihtiyaç halinde birkaç saatliğine çalışabilirim.

Gururlu Anlarınız?
C: Yetişkin olduğum zaman
V: Bloğumuzda yazdığım bir yazının çok okunduğunu gördüğüm zaman

Ne tür müzük dinlersiniz?
C: Funk
V: Funk

Vazgeçemediğiniz ritüelleriniz?
C: Biber toplamak ve yoldayken hasat yapmak
V: Saplantılı bir şekilde Google Haritaları kontrol etmek

Bir sonraki durağınız:
Fransa

LIVIN4WHEEL
Websitesi / Facebook / Twitter

 

 

 

 

4 Yorum

  1. Ayşe ÖZMEN

    Bugün Sakarya’da bizimle birlikteydiler ve Crom çok eğlenceli biriydi aynı şekilde Valine de Hayata bakışları hayata bakışımı değiştirdi. Ve Box’a bindiklerinde Crom’un son sorusu hala kafamda yankılanıyor: WHEN İS LİFE FOR?

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Öyle ilham verici bir çift ki bizi de Romanya’da etkileri altına almayı başardılar. Dedik bu alternatif çiftten sadece biz değil herkes faydalansın 🙂

      Cevapla
  2. Dilek Geçit

    Nefis bir paylaşım, emeklerinize sağlık çok teşekkürler.
    Hep dünyayı gezdin peki ya dönünce ne olacak diye düşünürdüm, Crom’un fikri harika. Dünyaya tatile geldik.

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.