İran’a gelmeden çokça “Emin misiniz?” duymuştuk. Her ne kadar bunlara kulak asmasak da, tesiri altında kalmış olacağız ki, uçak Tahran’a indiğinde biraz gergindik. Sanki, bilmediğimiz bir sürü kuralı olan bir yere gidiyoruz ve her an yanlışlıkla birini çiğneyip başımıza iş açabilirmişiz gibi bir gerilim hali vardı üzerimizde. Yukarıdaki videomuzda ve aşağıdaki yazımızda gözlemlerimiz anlattık. Öncelikle yukarıdaki videomuzu izlemenizi öneririz.

Mevcut tabloyu pembeye boyayacak değiliz ama durumun kafamızda çizilenden daha rahat olduğu kesin. En azından Tahran’da ve toplum bazında. Tahran sokaklarında el ele dolaşan sevgililer, gayler için gizli buluşma noktaları ve kodlar (gay olmanın cezası idam, o ayrı), geceleri cafelerde oturan kızlı erkekli gençler görmek mümkün. 79’daki devrimden bu yana, bir rahatlama olmuş. Hala bir genç kızın aileden olmayan bir erkekle sokakta buluşması rejime aykırı ama Tahran başta olmak üzere bazı şehirlerde görmemezlikten gelinebiliyor.

Tabi ki Tahran reformistlerden ibaret değil. Tahran’ın başka mahallelerinden, çok daha muhafazakar bir İran algısıyla da dönebilirsiniz. İstanbul gibi; farklı mahallelerin, farklı karakterleri var.
 
 
 
 

Reformist Tahran ☓ Muhafazakar Tahran

tahran-gezi-rehberi-amerikanİslami Devrim sonrası Amerika Konsolosluğunu’nun duvarlarını anti-Amerika resimler. Foto Kaynak: Flickr / Örlygur Hnefill

 

Reformist Tahran

Tahran Üniversitesi’nin civarları (merkez) daha batıyı takip eden gençlerin takıldığı yerler. Sokaklarda sansürlü kitapların satıldığı kaçak tezgahlar, cheesecake, pasta gibi daha batılı tatlıların satıldığı cafeler, kızlı erkekli takılan gruplar var. Yine de kafanızda bir Bağdat Caddesi gibi canlanmasın. Bu bahsettiğimiz mekanların sayısı iki basamaklı sayıları ya bulur, ya bulmaz. Genel olarak bir Ortadoğu mizacı yine de hakim.
 
tahran-sokak-insanlar

Tahran merkez

Muhafazakar Tahran

Üniversiteden biraz uzaklaşınca da başka bir İran ile karşılaşıyorsunuz. Skinny jean giyen üniversiteli genç kızlar yerlerini çarşaflı kadınlara, geceleri bile dolan taşan cafeler de üzerinde İslami devrimin lideri Humeyni ve şu anki liderleri Hamaney’in 3 katlı bina boyunda resimlerinin asıldığı binalara bırakıyor. Tahran’da İslami rejim nefesini her köşede bu tip dev posterlerle ensenizde hissettirse de, Tahranlıların ezici çoğunluğu reformistlerden yana. Biz oradayken (Şubat 2016) gerçekleşen parlemento seçimlerinde koltukları reformistler süpürdü. Tahran’a ait 16 koltuğun 13’ünü reformistler kaptı. “İran’daki politik durum & halk” başlıbaşına anlatılması gereken uzun ve çok enteresan konu olduğundan onu başka bir yazımızda anlatacağız.
 

tahran-sokakKuzey Tahran 

 

“Radikal” Tahran

Bir de, en çok sosyal medyaya konu olan, ülkenin zengin ve reformist kafadaki ailelerinin oturduğu şu meşhur kuzey Tahran var tabi… Hani şu kapalı kapılar arkasında çılgın partilerin olduğu duyduğumuz, dünyayı sallayan Rich Kids Of Tehran Instagram hesabında gördüğümüz İranlıların yaşadığı yer. En radikal kılık kıyafet tercihlerini (İran normlarında), yerel ve dünya mutfaklarından en çeşitli restoran opsiyonlarını bulacağınız yer burası. Burada evlerin metrekare fiyatları dudak uçuklatıyor. NY’a, Londra’ya kafa tutar seviyelerde.
 

iran-geziNat Geo’nun Aralık 1997 sayısı. Normalde batılı yayınların hepsi yasak ancak Tahran Üniversitesi’nin yakınlarında el altından tezgahlarda satılıyor.

 

Tahran’da Fiyatlar

Hayat pahalılığı Tahran’da genel olarak bir problem. Emlak şehrin genelinde mantıksız seviyelerde pahalı. Bunun paralelinde, yüksek dükkan kiraları satılan ürünlere de yansıdığı için restorandan manavına, mağazasından kuaförüne her şey çok pahalı. İstanbul’dan bile daha pahalı olduğunu söyleyebiliriz. Asgari ücret de 300 dolar civarında olunca, 4 milyon insan buradaki masraflardan kaçınmak için her gün şehre dışarıdan gelerek çalışıyor.

Pahalı olması yetmezmiş gibi, havası ufuk çizgisi görünmeyecesine kirli, trafiği İstanbul’dan beter, aktif bir fay hattının üzerine kurulmuş, betonarme, gri bir yer. Bizce, İran’da gezilecek Tahran’dan çok daha cazip yerler varsa da, Tahran 14 milyon İranlı’nın vazgeçilmezi. Bir çoğu İran’da başka bir şehirde yaşayamazdım diyor. Ne de olsa, reformun, ekonominin, dış dünya ile temasın kalbi Tahran…

Gezginlere İsfahan, Kaşan, Yazd, Şiraz gibi yerlerin daha fazla hitap edeceğini düşünüyoruz çünkü Tahran o mistik ve estetik Pers Uygarlığı’ndan pek nemalanamamış. Ama İran’ın nabzını tutmak, ülkenin yakın tarihini ve bugününü anlamak için çok enteresan bir yer. Biz iş için gittiğimizden Tahran’da 4 gün geçirmek durumundaydık ama imkanımız olsa en fazla bir gün ayırırdık.

tahran-masa-tenisiİran’da bayıldığımız birşey, oldukça yaygın olan bu açık hava pinpon masaları oldu. Gece gençler parklarda pinpon oynuyor.

 

 
 

Tahran’nın Anatomisi

Tahran’da Azeriler, Kürtler, Ermeniler, Lurlar başta olmak üzere birçok azınlık olsa da nüfusunun çok büyük bölümü İranlı. Azınlıklar, hem kendi dillerini, hem de Farsça konuşuyor.

Tahran, İran’nın ekonomi merkezi. İran iş gücünün %30’u hizmet sektöründe, %45’i sanayi sektöründe çalışıyor. Buradaki iş hayatında devlet en hakim güç. Karmaşık uluslararası ilişkiler yüzünden çok az yabancı şirket Tahran’da iş yapabiliyor. Tabi 1979 devrimi öncesi, bu durum böyle değilmiş. Pek çok yabancı şirket bu bölgede aktifmiş. Yabancı şirketler rejim değişimi ile birlikte ülkeyi terk etmiş, ama Amerikan fast food zincirlerine olan ilgi kalmış. Bu da taklit Amerikan fast food restoranları için bir pazar yaratmış. İranlılar, bu zincirleri logosundan menüsüne birebir kopyalayıp, isimlerinde küçük değişiklikler yaparak kendi zincirlerini açmışlar. Mash Donald’s, Pizza Hat’s, Kabooky Fried Chicken bunlardan bazıları. 🙂 Bir de Subway gibi hiç oynamaya gerek görmeden tamamen aynısını yapanlar da var tabi.

mash-donalds-iranFoto Kaynak: Esquire.com

Nefessiz Bırakan Hava Kirliliği

Tahran dünyanın en araba bağımlısı şehirlerinden. Her ne kadar metro ve otobüs gibi toplu taşıma olanakları olsa da her gün trafiğe çıkan özel araçlar yüzünden hava kirliliği de yüksek. Tahran Belediyesi Çevre ve Sürdürülebilir Gelişim Ofisi Başkanı’nın söylediğine göre Tahran’nın kaldırabileceği taşıt sayısı 700.000 iken bu rakam şu an 5 milyonlarda. Güzel bir hamle yapıp bisiklet paylaşım ağını geliştirmişler. Tahran’ın farklı mahellelerine yayılmış, toplam 12 tane bisiklet istasyonu var. Tabi Tahran’da trafikte kimsenin hiç tahammülü olmadığını görünce yine de arabayı tercih edebilirsiniz. Unicef’in raporuna göre İran’da trafik kazalarında her sene 28.000 insan ölüyor, 300.000 de yaralanıyor ya da sakat kalıyormuş.

O gri dediğimiz Tahran metropolunun %20’si yeşil alan. Bu oran İstanbul için sadece %1,5! Bunun en büyük sebebi, nasıl Japonya’nın Japon bahçeleri kültürü varsa, İran’da da atalarından kalan köklü bir İran bahçesi kültürünün olması. Bu sayede şehirde 2.100’ün üstünde park var. Tahranlılar için yeşil alanlarda rahatça vakit geçirebilmek öyle önemli ki şehirde sadece kadınlara özel 4 tane park bile var. Bu parklarda kadınların sıkı kılık kıyafet kurallarına uymalarına gerek olmuyormuş.

tahran-park

 

Tahran’ın İmza Lezzeti:  Chelo Kebap

Tahran, İran’nın en modern şehri. Bu modern yapıyı, her ne kadar eski semtlerinin dönüştürülmesi ve kültürel mirasının önemli bir bölümünün yıkılmasıyla kazanmış olsa da durum böyle. Birçok modern / geleneksel kafe ve restoran bu şehirde toplanmış. Şehrin en popüler yemeği, safranlı basmati pirinç yanına kebab birlikteliğinden ortaya çıkan Chelo Kebab.

İran’da toplam 12 tane kayak merkezi varmış ve bunlardan en ünlüleri de Tahran’a 1-3 saatlik mesafedeki Tochal, Dizin ve Shemshak. Özellikle Tochal Kayak Merkezi, 3.730 metre ile kayak dünyadaki tüm merkezleri arasından en yüksek beşinci doruk noktasına sahipmiş. Ayrıca burası dünyada başkente bu kadar yakın olan tek kayak merkeziymiş.

 
 
 
 

Ne Zaman Tahran’a Gitmeli?

tahran-kuslarNeyse halim, çıksın falim. Falcı kuşlar

Tahran için en güzel zaman Nevruz zamanı. 21 Martta başlayan ve 2 hafta süren bayram boyunca Tahranlılar memleketlerine gitmek için şehri boşaltıyor ve şehirdeki trafik-insan kaosu da 2 haftalığına yerini sakinliğe bırakıyor. Tıpkı bayram zamanı İstanbul gibi. Yaygın olarak Nisan-Mayıs, Eylül-Ekim ayları arası da havaların en uygun olduğu zaman deniyor ama bize sorarsanız Nisan-Mayıs yerine Şubat – Mart tercih edilebilir. Şubat’ta tam bahar havası var: Gündüz palto giymeden uzun kollu ile dolaşılabiliyor ama akşamları mutlaka bir mont ihtiyacı hissediyorsunuz. Şubat, hava serin de olsa, güneş ışıkları eğik de gelse, güneş acımadan değdiği yeri yakıyor. Mutlaka güneş kremi sürünmek lazım. Biz hayal edemiyoruz ileriki aylarda nasıl yaktığını. Şubat’ın tek dezavantajı hava kirliliğinin daha yoğun olması.

Yazı ise komple unutun, çok sıcak ve nemli oluyor.

 
 

tahran-cafeTahran’ın genç yüzü – Tahran Üniversitesi yakınları

 
 

Tahran’a Kaç Gün Ayırmalı?

İran’da 1 hafta ya da daha az vaktiniz varsa bizce Tahran’da vakit harcamayın. İran’a dair asıl kaçırmamanız gereken şeyler güneyde. Bir haftadan fazla vaktiniz varsa da buraya minimum ayırın deriz.

Bizim burada yazdığımız görülecek yerlerden aslında kaçırmamanız gerekenler Kraliyet Mücevherleri Müzesi, Gülistan Sarayı, Niavaran Sarayı. Eğer biraz tempolu olursanız bunları bir günde bitirebilirsiniz. İkinci sırada öncelikli olarak İran’ın Nabzını Tutun kısmında yazdıklarımızı öneririz, özellikle sanat galerini. Diğerleri eğer Tahran’da dolduracak zamanınız varsa gündeminize alınacak yerler. Buraları görmek için katiyetle diğer şehirlerden zaman feda etmeyin.

 
 

tahran-sokaklariTarihi Tecriş Çarşısı

 
 

Tahran’ın Tarihi

11. yy

Tahran’a dair en eski kayıtlar 11.yüzyılda, bu bölgede kaliteli narların yetiştiği bir köyden bahseden kayıtlar dışında, bölgeye dair 13.yüzyıla gelinceye dek pek bir bilgi yok.

13. yy

13. yy’dan gelen bilgiler de Yakut el Hamevi’nin seyahatnamesi Mucemu’l-Buldân’e dayanıyor. Asillerin yer altında yaşadığı bir Rey Köyü’nden bahsetmiş. Sonra 1220’de Moğollar bölgeyi istila edip burayı yerle bir etmişler. Bu istiladan sağ kurtulanlar daha sonra o zamanlar bir köy olan Tahran’ı bölgenin en önemli ticaret merkezi haline getirmiş.

16. yy

16. yüzyılın ortalarında, Tahran’nın nehirlerle, ağaçlarla ve avlanma olanaklarıyla dolu olması, Safevi Krallarından 1. Tahmasp’ın dikkatini çekmiş. Bu dönemde, 1. Tahmasp hükümdarlığı altında, kervansaraylar, bahçeler, tuğladan evler ve 114 kulesiyle şehrin ilk kalesi inşa edilmiş. Tahran, Safevi döneminde git gide büyümüş ve Avrupalı ziyaretçiler tarafından yazılan kitaplarda etkileyici şarap bağlarının ve bahçelerin olduğu bir şehir olarak geçmeye başlamış.

18. yy

18. yy’da Tahran, Kaçar Hanedanlığı tarafından tehdit edilmeye başlayınca, saltanat vekili Kerim Han Zend, 1758’de ordusunu Şiraz’dan Tahran’a yollamış. Bir yandan şehir surlarını sağlamlaştırtan Kerim Han Zend, hanedanlığı Tahran’a taşımak için burada bir kraliyet sarayı yapımını başlatmış. Fakat Kaçar lideri Muhammed Hasan Han öldürülüp, oğlu Ağa Muhammed Han Kaçar da esir alınınca, Kerim Han Zend, Kaçar tehdidinin tamamen bittiğini düşünerek henüz tamamlanmamış sarayını bırakıp Şiraz’a geri dönmüş. Tabi işler Kerim Han Zend’in düşündüğü gibi gitmemiş ve 1795’de Ağa Muhammed Han Kaçar Şah olmuş. Yeni şah Tahran’ı yeni başkent ilan etmiş. Kaçar Hanedanlığı’nın başkenti olarak Tahran, günden güne büyümeye devam etmiş.

20. yy

1900’lerde nüfusu 250.000 iken, 20. yüzyılda dünyadaki en kalabalık şehirlerden biri olmuş. Tahran, iki devrim, iki askeri darbe ve bir o kadar da entrika görmüş geçirmiş. 1953’deki CIA darbesi İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemdeki dünya siyasetine yön vermiş. 1979’da da radikal İslamın yükselişi yine Tahran merkezli olmuş.

İran İslam Devrimi adlı yazımızı mutlaka okumanızı tavsiye ederiz.

 
 
 
 

Tahran Gezilecek Yerler

Gezilmesi görülmesi gereken çoğu yer ve oteller, 20.yüzyılın ortalarına kadar şehrin merkezi konumundaki 17 km’lik Valiasr Caddesi civarlarında bulunuyor. Bu bölgenin biraz kuzeyinde Lale Parkı, Halı Müzesi ve Çağdaş Sanat Müzesi bulunuyor. Çoğu Tahranlı Valiasr Caddesi’nin kuzeyinde kalan her bölgeyi Kuzey Tahran olarak alıyor. Çoğu cadde ve sokak tabelalarında İngilizce işaretler var fakat bu yine de kaybolmamayı garantilemiyor tabi. Şehrin kuzeyi ve güneyini ayırt etmek için en kolay yol kuzeyde olan Elbruz Dağları’nı referans almak. Ya da en pratiği; metro kullanın!

En çok önerdiğimiz yerleri ♡ ile işaretledik.
 
 

Gülistan Sarayı  ♡

golistan-sarayi-ici

Bizce Tahran’da görülecek şeylerin arasında kesinlikle 1 numara.

Gözlerimiz güzelliği karşısında eridi, kalmadı. Müthiş göz kamaştırıcı bir yer. Gülistan Sarayı (Golestan Palace) UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde ve Kaçar Hanedanlığı’nın Tahran’a kazandırdığı en güzel miras. Mimarlık ve el sanatları alanlarındaki köklü Pers kültürünün Batı tekniği ve mimarisi ile birleştiği bir başyapıt. Havuzlarla dolu bahçesi, içinde ve dış cephesindeki zengin 19. yüzyıl el işçiliği ve ihtişamıyla ünlü galerileriyle burası Doğu’nun Versay Sarayı. Hatta, Buckingham ya da Versay, buraya kıyasla çok daha büyük olsa da, Gülistan’ın ihtişamı karşısında boynu bükük kalır. 😀 O kadar beğendik. Yazının en yukarısındaki videoda sarayı görebilirsiniz. Burası hakkında daha fazlasını GÜLİSTAN SARAYI ♕ yazımızda anlattık. Gelmişken hemen yakınındaki Tahran Çarşı’sına da bakmak isteyebilirsiniz.
 
 

Ulusal Mücevher Müzesi  ♡

kraliyet-mucevher-tahran
Muhammed Rıza Pehlevi, eşi Farah Pehlevi ve çocukları

16 yy.’da İran’ı yöneten Safevilerden, daha sonra İran’ı yöneten farklı hanedanlara miras kalan ve yüzyıllarca kullanılmaya devam eden kraliyet mücevherlerini en son İslam Devrimi ile devrilen Pehlevi Ailesi’nin kullanmış. İran’ın son şahı Muhammed Rıza Pehlevi ve Farah Pehlevi tarafından devlet ziyaretleri sırasında kullanıldığında medyanın ilgisini çekmiş ve dünyanın gözünü kamaştırmış.

Normalde ülkelerin bastıkları paranın karşılığı olarak altın rezervleri vardır. Buradaki taçlar, iğneler, süslü bıçak ve kalkanlar vs.. o kadar değerli ki, İran Dinarı’nın karşılığı olarak kullanılıyor ve merkez bankasının korumasında.

Bu kadar astonomik bir değeri olan mücevherler yüzyıllar boyunca hüküm süren hanedanlığa aitmiş. Muhammed Rıza Pehlevi’nin babası olan Rıza Pehlevi bunları 1937’de devlet malı yapmış. Bugün, bu, şahı sevenlerin, aslında şahın ne kadar iyi ve vatansever bir adam olduğunu anlatmak için sıkça verdiği bir örnek. Keza oğlu Muhammed Rıza Pehlevi ve eşi Farah Pehlevi’nin ülkeden kaçarken bunları götürmeye kalkmamaları da sevenleri tarafından övgü ile anlatılıyor. Burası hakkında daha fazlasını ULUSAL MÜCEVHER MÜZESİ yazımızda anlattık.

Müze Çarş, Perş ve Cuma hariç, her gün 14.00 – 16.30 arası açık.
 
 

Niavaran Sarayı  ♡

tahran-niavaran-sarayi
Burası Muhammed Rıza Şah’ın, egemenliğinin son on yılını ailesiyle birlikte geçirdiği saray kompleksi. Tecriş’in doğusunda, Elbruz’un eteklerindeki bu 5 hektarlık alanda harika manzaralı bahçeler ve Kaçar ve Pehlevi dönemlerinden kalma 5 tane saray/müze binası bulunuyor. Özellikle şahın özel ofisi ve konut binaları görülmeye değer. Yazının en yukarısındaki videoda sarayı görebilirsiniz. Burası hakkında daha fazlasını NIAVARAN SARAY KOMPLEKSİ yazımızda detaylıca anlattık.
 
 

Tahran’ın Tarihi Çarşı ve Pazarları:  Tahran Çarşısı (Tehran Bazaar)  – Tecriş Çarşısı (Tajrish Bazaar)


tahran-pazari

Gülistan Sarayı’ının hemen yakınındaki Tahran Pazarı yaklaşık 1000 yıldır kuruluyor! Şu an pazarın evi olan Tahran Çarşısı ise 200 yıllık. Bizim Kapalı Çarşı’ya benzese de, farklı olarak daha çok turistlere değil, yerlilere hitap ediyor: Ev tekstili, mutfak malzemesi, ayna, pijama, iç giyim gibi şeyler satılıyor. Dolayısı ile, yapısı dışında, pazarın eski dokusunu pek hissedemiyorsunuz.

Pazar 10 km kadar uzuyor ve birçok kapısı bulunuyor. Ama Bank Melli karşısındaki kapı pazarın ana kapısı. Burası şehir içinde şehir gibi. Tütüncüler, ayakkabıcılar, terziler, çuhacılar, kalaycılar, bıçakçılar, marangozlar… Elbette baharatçılar, kuruyemişçiler ve halıcılar fotoğraflanabilir özellikleriyle turistlerin en çok ilgisini çekenler.

Mümkün olduğunca erken saatte gezin. İlerleyen saatlerde kalabalıktan yürünmüyor. Aslında en usta haritacıların bile gideceği yeri eliyle koymuş gibi bulamayacağı bu pazarı gezmenin iki tür yolu var. Birinci yol, kendinizi kalabalığın akışına bırakıp ayaklarınızın sizi götürdüğü yere gitmek ve kaybolduğunuzda yardım sever bir esnaf tarafından çıkışa yönlendirilmek. Diğer yol ise, halıcılardan birine özellikle görmek istediğiniz yeri sormak onun size eşlik etmesine izin vermek. Gezinin sonunda halıcı sizi bir çay içmek ve ürünlerini göstermek için dükkanında ağırlamak isteyecektir. Aslında bu yol çok daha zevkli çünkü bu sayede gerçek bir Tahranlı ile vakit geçirme fırsatı buluyorsunuz. Ayrıca halı almak istiyorsanız tam yerindesiniz: Söylene göre İran’da en uygun fiyata halı alabileceğiniz yer burası.

Tecriş Çarşısı (Tajrish Bazaar), Tahran Çarşısına kıyasla daha sakin. Tahran Çarşısı’ndan da çok farklı değil.

İki pazarı da yazının en yukarısındaki videoda görebilirsiniz.
 
 

İran Ulusal Müzesi

tahranda
Burası bir British Museum olmasa da, zengin İran tarihine ışık tutan mütevazi bir müze. Muhtemelen sizi “wow”latmayacaktır. Fransız mimar André Godard tarafından tasarlanan ve 1928’de tamamlanan binası, Sasani geleneği Eyvan stili ve art-deco stili karışımı tuğla yapı girişi ile Tahran’daki etkileyici modern binalardan biri. İçeride çoğunluğu Persepolis, Rey, Kazvin, Şuş ve Tureng Tepe’deki kazılardan çıkma buluntular ve seramikler var. Fakat ne yazık ki bu koleksiyonlarda İngilizce rehberlik ve yönlendirme çok zayıf. İngilizce rehberlik servisi var fakat birini yakalamak için çok beklemek zorunda kalabilirsiniz. Tahran’da geçirecek vaktiniz var ve gezecek yer arıyorsanız gelin. Öbür türlü, bizce Tahran’da kesin görülmesi gereken yerlerden değil.
 
 

Sadabad Müze Kompleksi

tahran-saray-salon

Elbruz Dağları eteklerinde 104 hektarlık alana kurulmuş Sadabad Sarayı Kompleksi, zamanında Pehlevi ailesinin yazlık eviymiş. Ama ne yazlık ev! 18 binadan oluşan kompleks, bugün kraliyet eşyalarının, otomobillerinin, minyatürlerinin sergilendiği müzelere dönüştürülmüş. Tümünü hızlıca gezmek bile en az 3 saat istiyor. Bu yüzden Darband’da yemek yiyip kompleksin kuzey kapısından giriş yapmak hem siz hem de uyluk kemiğiniz açısından daha mantıklı olacaktır. Biletler ya Darband kapısından ya da ana kapıdan alınabiliyor. Gülistan Sarayı’nda olduğu gibi tüm binalara ayrı ayrı bilet alınıyor. Bu yüzden nereyi gezeceğinize önceden karar vermeniz gerekiyor. Örneğin Beyaz Saray’ın bodrum katını da görmek istiyorsanız Ulusal Sanat Müzesi’ne bilet aldığınızdan emin olun. Mutlaka İngilizce Broşür isteyin. Eğer ön kapıdan giriş yaptıysanız Beyaz Saray’ın önünden kalkan ücretsiz servislere binip Yeşil Saray’a geçebiliyorsunuz. Zaten bu ikili iki en önemli bina. Arada kalan diğer binalar da müze binaları.

Zamandan tasarruf etmeniz gerekiyorsa: Niavaran’ı gördüyseniz, burayı atlayabilirsiniz.
 
 

Azadi Kulesi

azadi-kulesi

1971’de Fars İmparatorluğu’nun 2500. yılını kutlamak için yapılan Shah-En-Shah kulesi, bugün Azadi Kulesi, yani Özgürlük Kulesi olarak biliniyor. Batı Kapısı niteliğindeki bir anıt yapı Tahran’ın en önemli sembollerinden. İstanbul’un görsel temsili için Boğaziçi Köprüsü neyse, Azadi de Tahran için o. Evet, gerçekten İranlıların geometriyi kullanmadaki dahiliklerinin modern kanıtı niteliğinde, ama bize sorarsanız İran’da görülecek onca şey varken Azadi’ye zaman ayırmak yazık olur. Nitekim, resimde gördüğünüzden pek da farklı birşey deneyimlemeyeceksiniz. Zaten Tahran’da görülecek diğer şeylere de ters bir yerde.

Azadi Kulesi, Özgürlük Kulesi demek. Ancak bize özgürce çekim yaptırmadılar özgürlük kulesinde 🙂 İçinde bulunduğu parkta işini çok ciddiye alan birkaç bekçi çalışıyor. Tadilat nedeniyle kule çekimlerde çirkin görüneceği için baya uğraştırdılar bizi. 🙂 Görüntüleri yazının en üstündeki videoda izleyebilirsiniz.

Kule, içinde parkların, havuzların ve müzenin de olduğu 50.000 km2’lik Azadi Kültür Kompleksi’nin bir parçası. Bu tesis aynı zamana önemli bir toplanma alanı. Bizim Taksim Meydanı gibi, bir politik irade sergilemek isteyen gruplar protestolar için burada toplanıyor. Şeriatın gelmesi ile sonuçlanan 1979 devrimi sırasında halk sayısız kez protestolar için burada toplanmış. Yine 2009’daki seçimlerinde hile olduğunu düşünen halk da tepkisini göstermek için buraya buluşmuş.

Merdivenle veya asansörle yapının en üstüne çıkabiliyorsunuz. Kulenin altındaki müzede İran tarihinin her dönemine işaret eden çeşitli objeler sergileniyor. Açılış-kapanış saatleri: Pazar’dan Cuma’ya 09.00-12.00, 1.30-17.00
 
 

Tahran Çağdaş Sanat Müzesi

tahran-muze(Burası Çağdaş Sanat Müzesi değil, başka bir sergiden bi kare)

Kraliçe Farah Pehlevi’nin yenilikçi vizyonuyla oluşturulan müze, 1977’de açıldığından beri Guggenheim vari spiral galerileriyle batı ve İran sanatını birleştiren önemli bir koleksiyona sahipmiş. Aralarında Picasso’dan, Matisse’e, Van Gogh’tan Miro’ya, Dali’den Monet, Munch ve Warhol’a kadar birçok önemli çağdaş sanatçı varmış. Şu an bu koleksiyonun güncel değeri 2-5 milyar dolar arasındaymış. Miş diyoruz çünkü bu koleksiyon Ahmedinejad yıllarından beri batı liberalizmine çanak tuttuğu gerekçesi ile ziyarete kapalı. Sadece İranlı sanatçıların özel sergileri için açık oluyor. Yine de şansınıza müze açıksa giriş katındaki cafe, sanatsever Tahranlılarla karşılaşmak için iyi bir nokta.
 
 

İran Halı Müzesi

Burası Tahran Çağdaş Sanat Müzesi’nin biraz kuzeyinde 17.yüzyıldan günümüze 100 den fazla halının sergilendiği bir müze. İran’a özgü yöresel bezemelerin, desenlerin ve işlemelerin olduğu halılar görülmeye değer. Müzenin alt katı kalıcı sergilere üst katı da geçici sergilere ayrılmış. Bu müze de Çağdaş Sanat Müzesi’nde olduğu gibi Kraliçe Farah Pehlevi’nin tasarısıyla ortaya çıkmış.
 
 

Darakeh ve Darband

Burası Tahranlılar için şehirden kaçıp biraz oksijen soluma noktası. Güneşli güzel bir günü Elbruz Dağları’nın eteklerindeki koruluk alanda şelalelerin arasından geçerek yürüyüş yaparak değerlendirebiliyorlar.  İran’ın haftasonu olan Perşembe akşam üzeri ve Cuma günleri burasının en kalabalık zamanları. Aşağılara doğru birçok çay bahçesi tadında mekan var. Darband programı kolaylıkla Sadabad Müze Kompleksi programı ile bağlanabilir. Ama bize sorarsanız, burası Tahranlılar için popüler olsa da, gezginler için pek de elzem değil.

 
 
 
 

Toplumun Nabızını Tuttun! ♡

Graffiti, Sanat Galerileri, Cafeler, Niavaran Sarayı ve Hümeyni’nin Anıt Mezarı

Grafitti

tahran-gezi-rehberi-sanatFoto Kaynak: theguardian.com

Tahran sokakları özellikle sokak sanatı ve grafitti bakımından çok zengin.

Öte yandan gri boya ile, Tahran da en az İstanbul kadar haşır neşir. Politikayı eleştiren grafittiler siliniyor. Mesela 2009 yılındaki başkanlık seçimi dönemindeki protestolar boyunca Ahmedinejat karşıtı Yeşil Hareket’in ortaya koyduğu grafittiler, Ahmedinejat destekçisi Besic Direniş Örgütü tarafından yok edilmiş. Muhalif görüşler duvarlada pek tutunamazken, Irak – İran savaşı şehitlerini yüceltten, rejimin bakış açısını paylaşan grafittiler yerlerini  koruyabiliyor. Hatta, 2009 sonrası Tahran Belediyesi, grafitti sanatını şehri güzelleştirmek adına bizzat kullanır olmuş. Tahran’da sadece grafitti üzerine festivaller bile düzenliyor. Şehre gerçekten güzellik katmış. Buradan inceleyebilirsiniz.

Devlet muhalif grafittileri avlayadursun, İran’ın Bansky’si olarak bilinen Black Hands ülkenin en ünlü grafitti sanatçısı korkusuzca ateş ile oynamaya devam ediyor. Yukarıda gördüğünüz 4 eser de onun. Sol üst köşedeki eserinde İran’ın organ ticaretinin yasal olduğu tek ülke olmasını eleştiren böbrek açık arttırması grafittisi var. Hemen altındaki eseri ise İran’da kadınların futbol maçını izlemek için stadyuma gidememesini eleştiriyor. Üzerinde İran forması, elindeki temizlik deterjanını kupa gibi kaldırıyor. Sağ üstte ki boks eldivenlerinin yanında Farsça “Bu kadar savaş yeter. Diplomasiyle devam” yazıyor. Altındaki gökkuşağı da tahmin edebileceğiniz gibi gaylere ithafen.
 

Halka karışabileceğiniz yerler:

tahran-skec-defteriTanıştığımız bir İranlı kadın sanatçının defterinden. “Kendimi bu hayatta evimde hissetmiyorum” yazmış.

Bizim için İran ile ilgili en ilginç şey, siyaset karşısında şekillenen toplumun dinamikleri oldu. Tahranlılar ile muhabbet etmek, rejimin dikte ettiği hayat tarzını sevgiyle ya da nefretle sürdürenleri ya da bazılarının rejime rağmen sürdürmeye devam ettikleri hayat tarzını gözlemlemek için parklarda, sanat galerilerinde, cafelerde, biraz zaman geçirmenizi öneririz. Özellikle Seyhun Sanat Galerisi’ni kaçırmayın. 40 yıldır iranlı genç sanatçıları destekliyor. Dünyada şu an İran sanatçılarına ve eserlerine ilgi var. Seyhoun Galeri de sanatçıları kanatları altına alarak buna büyük katkı sağlamış.
 

Sanat galerileri

Genelde Honar-e Mandal civarında kümelenmişler. Bazı sanat galerileri:
House of the Artists – Park-e Honar, Baroroushan Sokağı, Iranshahr Cad / Çalışma saatleri: Pzr – Çarş 10.00 – 20.00 & Perş ve Cuma 14.00-20.00
♡  Seyhoun Art Gallery – No 6, 4. sokak, Khaled Eslamboli  yakını / Çalışma saatleri: 10.00 – 18.00
Assar Art Gallery –  Tehran, Barforooshan, No. 16 / Çalışma saatleri: Cmt – Perş 11.00 – 20.00
 

Politik sembol olan yerler

tahran-humeyni-anitiHumeyni’nin Anıt Mezarı

Niavaran Sarayı ve Humeyni’nin Anıt Mezarı politik olarak iki zıt kutbu temsil ediyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, Niavaran, şeriat gelmeden önceki son şahın yaşadığı yer. Devrim sonrası islamcılar yağmalamak, yıkmak istemiş ama Humeyni ibret için Niavaran’ı korunması gerektiğini söyleyince burayı müzeye çevirmişler. Gittiğimizde şaha dair manipülatif hiç bir şey görmedik, ama burası şah dönemini özleyenler için sembolik bir anlam taşıdığından görüntülenmesi konusunda oldukça hassaslar. Bizim tüm çektiklerimizi sakıncalı görüntüler var mı diye tek tek incelediler. Müthiş zarif bir saray. İran gibi büyük bir ülkenin başındaki adam için mütevazi sayılabilir derecede küçük ve sade. Tarzından Şah’ın batıya duyduğu yakınlığı ve ilgiyi görmek de mümkün. Bu arada Şah kesinlikle sütten çıkmış ak kaşık değil. Ülkeyi totaliterleştirmesi, batıya bağımlı hale getirmesi gibi bir çok nedenden dolayı halkı isyan ettirmiş. Humeyni’nin Anıt Mezarı’nın (ya da Türbesi) 1989’dan başlayan inşaatının 2 milyar dolarlık bütçesine rağmen hala bitirilememiş olmasının sebebi, İran’daki en özenilerek yapılan modern çağ binası olması. 20 km2‘lik bir alana kurulan komplekste bir teoloji okulu, kültür merkezi, konferans salonu ve alışveriş merkezi var. 20,000 arabalık bir park alanının olmasının da sebebi Humeyni sevenlerin her yıl ölüm yıldönümünde buraya gelmesi. Ziyaretçiler buraya kamp attıkları için çadır alanları bile var.

Humeyni’ye sıkça İmam Humeyni dediklerini duyacaksınız. Buradaki imam, cami görevlisi anlamında kullanılmamaktadır. Şiilerde 12 İmam inancı vardır. Hz. Muhammed’in torunlarından oluşan bu 12 kişiyi Hz. Muhammed’in politik ve dini varisi olarak görürler. Humeyni’yi çok sevdikleri için 13. imam yakıştırmasını yapmışlardır.

 
 
 
 

Tahran Gece Hayatı

Bu konuda bilgi almak için TAHRAN GECE HAYATI – İRAN GÜNDÜZ KUZU, GECE KURT yazımızı okuyabilirsiniz.

 
 
 
 

Tahran’da Yeme İçme: Restoran & Cafeler

tahran-cafedeGodot Cafe

GELENEKSEL

Mestoran Restaurant
Tahran’dan Chelo kebabı yemeden gideni kesiyorlar. Cheloya bayılmasak da, buranın imza yemeğini tabi ki yemek lazım diye düşündüğümüzden size bir yer önermek istedik. Genelde Tahran’da chelo denince Nayeb Restoran’a yollanılır. Biz farklı bir yer önermek istedik.

Yer: Niavaran Meydanı, Tel : +98 21 2615 1419

Khoshbin Restaurant ♡
Bir Tahranlı gibi yemek için buraya kesin uğrayın. Fiyatlar uygun, yemekler lezzetli, samimi ve yerlilerin geldiği bir yer. Turist gibi değil, yerli gibi hissedeceksiniz.

Yer: Sa’di Caddesi’nin kuzeyinde 510 numarada, Sa’di metro durağında inip gidebilirsiniz, Çalışma saatleri: 11.30-15.30

Azari Traditional Teahouse 
Ambiyans süper. Otantik, güzel, canlı ve lezzetli bir yer arıyorsanız doğru yer burası. İsminin Azeri Çay Bahçesi olmasına bakmayın, yerel yemekler var.

Yer: Valiasr Bulvarı, Rah-Ahan Meydanı kuzeyinde, Tel:+98 21 5537 3665, Çalışma saatleri: 10.00-23.00

HİP & MODERN

Godot Cafe
Yemekler pek güzel değilse de, burası Tahran’ın entellektüellerinin buluşma noktası olması bakımından enteresan bir yer. İsmini Samuel Beckett’ın Godot’yu Beklerken romanından alıyor. Yemek için değil, hızlıca bir havayı koklamak için kahve molası verilebilinir.

Yer: Kuzey Tahran, Gandhi Sokak, 35 numara 2. kat, Tel: +98 21 8888 3940, Çalışma Saatleri: Pazartesi-Pazar 10.00-12.30, Cuma kapalı.

Sadabat Sarayı’nın cafesi
Sabahtan sarayı gezme planınız varsa kahvaltınızı buraya saklayın deriz. Bahçe içinde, şehrin keşmekeşinden uzak, kruvasandan omlete kahvaltı opsiyonlarının olduğu bir yer. Ancak servis süper yavaş haberiniz olsun.

Hanooz Bookstore
Tahran boğucu olabiliyor. Bu kitapçı/cafe’ye sığınıp hem biraz pillerinizi, hem de midenizi doldurabilirsiniz.

Yer: Karimkhan Bulvarı, no 134, 2.kat, Tel: +98 21 8881 0991, Çalışma Saatleri: Pazartesi – Perşembe: 09:00 – 23:00, Cuma: 11:00-23:00, Cumartesi-Pazar:09:00 – 23:00

Sam Cafe
Tahranlı gençlik nerede mi takılır? Burada. Burası baya Brooklyn’den etkilenmiş, tasarımı ve menüsüyle de bunu ortaya koyan bir yer.

Yer: Fereshteh Caddesi, Sam Center, 1.kat, Tel: +98 21 2265 3842, Çalışma Saatleri: 09.00-22.00, Web sitesi: samcafe.ir

 

İran hakkında daha fazla bilgi için İRAN GEZİ REHBERİ sayfamıza bakabilirsiniz.

15 Yorum

  1. sahel

    merebalar
    kac saat dir iran hakindafarkli yorumlar okuyorum ve gercektande cok sasiriyorum. iran cok gelismemis ve kotu bir yar olarak taniliyor .biz iyi insanlariz yaaa 🙁
    iyi seylear soylediniz icin tesekur ederim 🙂
    irani her seye raman cok seviyorum

    Cevapla
  2. Onur

    Site tasarımı mükemmel olmuş.
    Gezi yazıları, gezilecek yerlerin ayrıntılı tanıtımları, önem sırasına göre kendi yorumlarınızı eklemeniz çok önemli benim açımdan.
    Herhangi bir rehbere baktığında bir şehirle ilgili onlarca yer sıralar şuraları gör diye, halbuki çoğu hayal kırıklığı veya çok önemsizdir. O yüzden bir şehre giderken bana vaooww dedirtecek 4-5 mekan görmek üzerine yaparım programımı. Gerisi rasgele caddelerinde, parklarında dolaşmak, cafelerinde oturmak gözlem yapmaktır benim için gezi.

    Günlerdir İran üzerine bulduğum her siteyi okuduktan sonra gezi programımı Tebriz-Tahran-İsfahan-Şiraz diye yapmıştım. Fakat sizin Tahran’a hiç uğramayın Yezd ve Kashan daha önemli yorumundan sonra kafam yine karıştı !
    Koskoca 10 milyonluk başkent görülmeden es geçilir mi ya 🙂
    Yezd ve Kashan küçük şehirler değiller mi? Tahran’dan çok daha önemli olacak neler olabilir merak ettim açıkçası?
    Üstelik ben 10 günlük gezinin 4 gününü Tahran’a ayırmayı planlıyordum, malum İstanbul gibi büyük bir şehir ve ancak şehre hakim olabilir, İran halkına kültürüne aşinalık kazanabilirim diye düşünüyorum.

    Tebriz için hiç gitme diyebilirsiniz haklı olarak, fakat İran’a asıl gitme nedenim Tebriz’de çalışmaya başlayan bir arkadaşım nedeniyle oldu. Yıllardır da aklımda bir İran turu yapmak vardı zaten. Hep Avrupa kültürü olmaz biraz da doğuya açılmak istedim. Arkadaş gidince Tebriz’den başlayıp Şiraz’dan çıkacak bir tur hazırlığına giriştim ki sizin yorumlar planlarımı karıştırdı biraz.

    Benim tur planım şöyle;
    Tebriz- 3, Tahran- 4, İsfahan- 2, Şiraz-2
    Yezd ve Kashan da illa eklenmesi gerekir diyorsanız, sizce nasıl bir programlama yapmak mantıklı olur?
    Belki 1-2 gün daha ekleme yapabilirim tura. Zaman sorunum yok, bütçe açısından kısa tutmaya çalıştım sadece.
    Tahran’ı çıkarmak yok yalnız 🙂 Tahran’a mutlaka gitmeliyim. 2 gün de yeterli olacağını sanmıyorum sonuçta büyük şehir.
    Gezi bazıları için mekan görmektir, bazıları için şehirlerin caddelerinde rasgele dolaşmak, cafelerinde vakit geçirmektir. Yani toplumu, kültürü, tarihini anlamaya çalışmak gözlem yapmaktır. Ben 2. gruba daha yakın hissediyorum kendimi ama illa ki bir ülkeye gitmişken önemli mekanları görmeden gelmek de olmaz.
    Bir seferde İran’ı bitireyim ki daha gezecek bir sürü ülke var.
    Yardımlar için teşekkürler
    Sevgiler..

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Selam Onur,

      Biz de gezerken müze, anıt vesaireden ziyade daha çok farklı insan ya da aktivite bazlı deneyimler arıyoruz. Bu sebeple Tahran pek ilginç gelmedi. Eninde sonunda bütün metropoller birbirine benziyorlar çünkü. Ama yine de Tahran konusunda ısrarını anlıyorum ama en azından 4 gün ayırmaman konusunda ısrarcıyız. Dönüşte bu konuda mutlaka fikirlerini bekliyoruz. 🙂 Zaman sıkınıtım yok demişsin ama ne kadar bir zamana kadar esneyebilirsin yazmamışsın. Biz nereye ne kadar zaman önerdiğimizi bu yazımızda anlattık: http://www.bizevdeyokuz.com/iran-turu-iran-rehberi/

      Bi göz at, hala sorun olursa seve seve cevaplarız.

      Cevapla
  3. Rukiye

    Merhabalar 🙂

    Sizi neyazikki yeni kesfediyorum. Ben Almanyaliyim ve Agustos ve Eylülde staj icin Irana gittim. Videolarinizi izlerken söyle bir geriye gittim bende.
    Ülkenin mimarisi gercekten wow dedirtecek cinsten ve insanlari okadar cana yakinki anlatamam, yasamak gerekir. Öyle ki Touchal trekingimde tanistigim Iranli bi kizla can ciger kuzu sarmasi olduk, onunda arkadaslariyla birlikte Tabrize gittik ve yine bi arkadasinda kaldik.
    Staj geregi cogunlukla Tahranda kaldim. Ama onun disinda Shiraz – Persepolis – Esfahan – Kashan – Abyaneh – Maranjab Cölü – Kelardesht – Masuleh – Tabriz ve Aras bölgesini gezme firsatim oldu 🙂
    Bazen söyle otel rahatligi gerek olsada Iranda özellikle Couchsurfing yapin derim. Bedavaya konakladiginiz yetmiyormus gibi bide sizi gezdiriyor ve kendi ceplerinden yemeginizi ödüyorlar ve en önemlisi hangi yeri hangi saatte gezmeniz gerektigini en iyi onlardan ögrenebilirsiniz.
    Siz gezmemissiniz ama Azerbaycan bölgesini kesinlikle öneririm. Kizilimsi rengiyle Urumiye gölü bi harika, en ucuz ve kaliteli Halilari Tabrizin meshur kaleici pazarinda bulabilirsiniz (Türk oldugunuz icin size ayri bi kiyak geciyorlar pazarlikta ;)), Kandovan bizim Kapadokyanin miniatur hali, ve aksam üstü olmazsa olmazi Aynali dagindan gün batimi izlemeli, trekingciler icin Ardebil müthis bir yer. Ayrica yazin ortasinda burda hava genelde 30 derecenin altinda ve havasi temiz.

    Tahran icin söyleyebileceklerim ise ben Agustosta gittigim icin sicakti ama nem orani düsük oldugundan cekilebilir, Eylül ortasi itibari ile aksamlari hava soguyor. Sehir ici ulasim Metroyla cok kolay, metronun olmadigi yerlerde ana güzergah hatlarinda bulunan dolmus taksileri kullanabilirsiniz. Golestan Palace ise gercekten sadece woooww!!! Diger güneydeki sehirler az da olsa Turist görmeye alisik olsalarda Tahran halki bunun tam tersi. Ister istemez bütün gözleri üstünüzde hissedebiliyorsunuz. Yabanci oldugumu fark edince ne yazikki gece gündüz fark etmeksizin insan disi yaratiklar tarafindan takip edilip önümün kesildigini tecrübeledim 🙁 ve rahatsiz eden flirt cabalari… Bu yüzden bayanlar icin yalniz gezmelerini tavsiye edemicem. Ama bu gereksiz tipler disinda normalde hanimlara karsi cok zarifler onu da belirtmek isterim. Ben hava kirliligi yüzünden baya zorluk cektim o yüzden böyle toza, kire karsi hassas olanlara mutlaka burun sprayi yanlarinda götürmelerini tavsiye ederim.

    Iran daglik geografi yapisi geregiyle trekingciler icin harika bir yer. Kuzeyi yemyesil ormanlarla dolu ama neyazikki bu doga güzelliklerin korunmasi hakkinda cokta bilincli degiller ne yazikki. Ormanlar olmus cöplük 🙁

    Ayrica Irana gitmek isteyenler icin http://www.toiran. com cok iyi bir site. Bütün sehirlerin kisa özetleri ve gezilecek yerleri var. fb de ise See You in Iran grubunu tavsiye ederim 😉

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Selam Rukiye, ne iyi etmişsin de üşenmeyip uzun uzun yazmışsın.

      Tavsiyeler de süper! Çok teşekkürler

      Cevapla
  4. Gülcan

    iyi günler ozellıkle video cok bilgilendirici olmuş teşekkürler uzun zamandır sizi takip etmekteyim, oğretmenim ve ocak sonunda 1 hafta yurtdışına cıkacağım, tahran a gitsem mi acaba diye düşünürken sizin siteye denk geldim, sizce 1 hafta icin nereye gitmeliyim

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      1 haftanız varsa ve İran düşünüyorsanız, Tahran’da hiç vakit kaybetmeyin. Shiraz, Yezd, İsfahan, Kashan çok saha güzel.

      Cevapla
  5. Sümeyye

    Keşke İran a gitmeden okumuş olsaydım dediğim harika bir yazı olmuş. Elinize sağlık

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Çok teşekkür ederiz. Sen de İran’a gittiysen tecrübelerinden herkes faydalanması için yorumlara eklemek istediklerini yazabilirsin 🙂

      Cevapla
  6. Hüseyin Emre Gören

    Dünyada ortalama 40 ın üstünde ülke 120 ye yakın şehir görmüş birisi olarak ( İşim bu abartmıyorum ) İnanın birinci bölümü izlerken gerildim , hiç gerek yok inanın hiç gerek yok dünya üzerinde bilmem kaç yüz tane ada devlet devlet devletçik var ise ön yargılarımı birtarafa bırakarak (azda olsa bulaşmış olabilir ) irana gitmeyi aklımın ucundan geçirmedim ve dünyanın sonunun gelmesi lazım gitmem için . Ne gereği vardı iranı görmenin :))

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      İlahi Hüseyin 😀 😀

      Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Biz de çok gergin başlamıştık yolculuğa. Ama sonra biraz zaman geçirince gereksiz olduğunu anladık (standart gezgin için). Öte yandan, elinde bizim gibi kamerayla geziyorsan, Tahran’da geriliyorsun (ülkenin geri kalanı kolay). Onlara da hak veriyoruz gerçi, yıllardır ajanlar İran’da cirit attıklarından hemen ajan şüphesi ile yaklaşıyorlar. Basın olmak da ajan olmak kadar kötü olabilir. Zaten (normalde Türklere vize gerekmiyor) ayrı bir vizeye başvurman gerekiyor. Bolca red varmış. 🙂 Allahtan biz basın falan değiliz.

      Bununla birlikte bizce çok görülesi bir yer. Evet rejim sert ama insanları melek ötesi. Gerçekten bu kadar yardımsever, cana yakın insanlar yok. Bizce İran’ın üzerini çizme, hatta baya tavsiye ederim (ben Duygu). Bilge bana bu kadar İran yetti dedi ama ben annemi götürmek istiyorum şimdi. 🙂

      Cevapla
  7. Haluk

    Nisan ayının sonunda gitmeyi planlıyordum. Deneyimlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Birşey sormak istiyorum. Elektronik fiyatları nasıl orada gözünüze çarptı mı hiç?

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Biz teşekkür ederiz yorumunuz için. Hiç bakmadık açıkçası. AMA İran’a yıllardır ambargo olduğu için Dubai’den ya kaçak getiriyorlardı ya da oraya ithal edilenleri tekrar ithal ettiklerinden fiyatlar yüksekti. Ama daha bir kaç hafta önce ambargo kalkı. Şimdi ne olmuştur bilemiyoruz.

      Cevapla
    • SH

      Sevgili Haluk

      Elektronik esya fiyatlari Iran`da baya ucuzdur, cogu kisi Turkiye`ye Cep telefonu, bilgisayar vs alir.

      Sadece alirken bir hususa dikkat etmek gerekir, Elektronik esyalar hem Iran`da faaliyede bulunan sirketler tarafindan resmi yollar ile ithal edilmis ve garantisi olan turden, hemde kacak sokulup garantisiz ama ucuz olan turden.

      Ornegin guncel bir telefon Turkiye`de 3000 TL ise, Iran`da resmi garanti ile 2200 TL ve kacak olarak 1900-2000 TL dir.

      Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.