FRANSA’DA NE YENİR? – EN MEŞHUR FRANSIZ YEMEKLERİ & TATLILARI

Şöyle bir dönüp gastronomi dünyasına ait terimlere bir bakın. Şef, garson, menü, alakart hatta gastronomi kelimesinin kendisi… Oh là là, ne tasadüf hepsi Fransızca! 🙂 İşte sadece bu bile Fransız mutfağının nasıl köklü bir mutfak kültürü olduğunu ve dünya mutfakları üzerinde ne kadar etki sahibi olduğunu özetliyor.

Biz de bu yazımızda sizlere olası bir Fransa seyahatinizde tadabileceğiniz Fransız mutfağı klasiklerinden bahsettik. Yazarken ağzımızın suyu akmadı değil. Kimisini zaten artık çok iyi biliyorsunuz kimisini ise ilk defa duyduğunuza eminiz. Tüm bu lezzetleri Paris’te nerede bulacağız derseniz, Paris’te Ne Yenir, Nerede Yenir? – Meşhur Restoranlar ve Cafeler yazımıza göz atabilirsiniz. Şimdiden Bon Appétit!

Fransız Kahvaltıları

Fransızlar sabahları hızlı ve pratik kahvaltıları tercih ediyor. Öyle uzadı uzadıya kahvaltı sofraları kurma adetleri yok. Ama küreselleşme ile Amerikan tarzı hafta sonları brunchları çok popüler oldu.

Tipik bir Fransız kahvaltısı genellikle bir fincan kahve ve croissant‘dan (kruvasan) oluşuyor, yanına da ne alaka diyeceksiniz ama portakal suyu eşlik ediyor. Bazen kruvasanın yerini pain au chocolat (çikolatalı kruvasan), pain aux raisin (üzümlü dolama), chausson aux pommes / abricots (elmalı/ kayısıs puflar) gibi viennoiserie denilen hamur işleri alıyor.

Mis gibi bir baget üzerine reçel veya marmelat da diğer alternatif.  Söz konusu brunch ise devreye croque madame‘lar, croque monsieur‘ler, tuzlu veya tatlı krepler veya galette‘ler girebiliyor.

Kahvaltıda peynir yemek ise onları şok ediyor. Sanki peynir yemek onların gözünde kahvaltıda iskender yemek gibi bir şey. 🙂

Fransa’da Akşam Yemeğinde Ne Yenir?


Kahvaltının tam aksine öğle yemeklerinde ise çok özenli sofralar bulmaya alışkınlar.
Kahvaltı dışında kalan iki öğünü yavaş yavaş, bir kadeh şarap eşliğinde tadını çıkara çıkara yiyorlar.

Fakat Fransızların en çok önem verdikleri ve tükettikleri besinler açısından daha zengin tuttukları öğün akşam yemeği. Kahvaltı günün en önemli öğünü diyen uzmanlara inat Fransızlar akşam yemeklerini üç tabak olarak tercih ediyor. Başlangıcı mevsimine göre bir çorba veya bir sebze yemeği ile yaparlar. Buna Antre (Entrée) denir. Daha sonra ana yemek yani “le plat principal” seçimi yaparlar ve finalde de bir tatlı yani “le dessert” söylerler veya peynir tabağı (fromage) tercih edip şarapları ile akşama devam ederler.

Fransızlar akşam yemeğinde ağırlıklı olarak et, tavuk, balık yemeklerini tercih ediyor. Zaten ülke olarak Avrupa Birliği’nin en çok et tüketen üyesi olmasından anlamalı. Fakat sanılanın aksine her gün evde pişirdikleri yemekler Boeuf Bourguignon veya Confit du Canard gibi Fransız mutfağının en zorlayıcı yemekleri falan da değil. O tarz yemekleri sadece özel günlerde ve Noel’de yapıyorlar. Çok yemek isterlerse zaten şehirde binlerce restoran seçeneği var.

Fransızlar en azından akşam yemeğine eşlik edecek şekilde birer kadeh şarap içmeyi seviyorlar. Bu onlar için yemeğin yanına su içmek gibi bir şey. Dünyanın en büyük şarap üreticilerinden biri olmasının yanında ev yapımı şarapçılığın da çok yaygın olduğu bir ülke olduğundan fiyatlar kelimenin tam anlamı ile sudan ucuz. Gerçekten de şişelenmiş bir su 5 Euro iken bir kadeh ev yapımı şarap 4,5 Euro olabiliyor.

Ana yemekten sonra da peynir yeniyor. Şık restoranlarda peynir arabası ile yanınıza gelirler, oradan kestirip tabak yaptırırsınız. Yanına mutlaka şarap alınır. Peynirin üzerine de tatlı yenir. Bazen peynir ve tatlı arasında seçim yapılır.

Şimdi gelelim Fransız mutfağından bizim favorilerimize ve daimi imza yemeklere.

Fransız Mutfak Kültürü ve Sofra Adabı

Fransız mutfağı demek oturmuş standartlar, sahip çıkılan gelenekler, iyi malzeme kalitesi, özenle hazırlanmış sofralar demek. Özellikle de abartıdan uzak olmak çok önemli. Ne yemeklerde ne de yemek masasında gereksiz detaylar, süsler, renkler tercih edilmiyor. Temiz, beyaz masa örtüleri ve kumaş peçeteler sofradaki en önemli detaylar.

Fransızlar yemeği aceleye getirmeyi sevmiyor ve hızlı yemek yemiyorlar. Onlar için yemek ve sofra adeta bir seramoni konusu. Yangından mal kaçırırmış gibi yemek yemek sofra adabına yakışmıyor. Ülkede fast food kültürü de dünya mutfakları da daha çok Y, Z ve Alfa kuşağının ilgi alanı. Üst yaş grupları daha çok Fransız klasiklerini tercih ediyor.

Bizdeki Anadolu, Ege, Karadeniz mutfağı gibi Fransa’nın da her bölgesine özgü farklı tatları ve yerel mutfak kültürleri var. Tüm bu çeşitlilik Fransız mutfağını Fransız mutfağı yapan asıl şey. Genel olarak batığımızda Normandiya, Bretagne, Marsilya, Cote d’Azur gibi kıyı bölgelerinde deniz ürünleri ağırlıktayken, Güneybatı Fransa’da ördek konfi, foie gras ve pate gibi lezzetler dikkat çekiyor. Kuzeybatı bölgesi olan Alsaz’da av etleri mutfağı domine ederken, Bordeaux’da şarapçılık, Toulouse’da sosisli yemekler öne çıkıyor.

Fakat Fransa’da gastronomi şehri sanılanın aksine Paris değil Lyon. Rustik Fransız mutfağının en güzel lezzetlerini buradaki “bouchon” denilen geleneksel Lyon yemekleri sunan restoranlarda tadabilirsiniz.

Genel olarak Fransa’da mekanları altı gruba ayırabiliriz. Restoranlar, bistrolar, brasserieler, kafeler, barlar ve traiteur’ler.
Bistrolarda daha çok atıştırmalık, hızlı çıkan yemekler sunuluyor.
Brasserie‘ler ise restoranların biraz daha rahat ve dinamik versiyonu.
Barlarda ise içkinin yanına aperitif seçenekler veya tapas tarzı ortaya paylaşımlık tabaklar bulabiliyorsunuz.
Traiteur‘ler de bizdeki al götür meze evleri gibi işliyor. Oturup yeme alanı bulunmuyor.

 Klasik Başlangıçlar (Les Entrées)

Soğan Çorbası (Soupe à L’Oignon)

Şu anki versiyonu Lyon’dan çıkma olan ama asıl tarihi Roma’ya kadar uzanan bir lezzet soğan çorbası için Fransız mutfağını en klasik başlangıcı diyebiliriz. Tam bir kış klasiği. Fakat ismi çorba olsa da bizdeki gibi kaşıkla içilen çorbalara benzemiyor. Çok daha yoğun bir kıvamı var. Kimi zaman ekmek içinde de sofraya gelebiliyor. Eğer ekmek içinde gelmediyse kasenin tabanında kruton oluyor. Çorbanın üzeri de eritilmiş peynirle kaplanıyor. Temelde karamelize edilmiş soğan ve et suyundan oluşuyor.

Dana Tartar (Tartare Au Boeuf)

Fotoğraf Kaynak: Valeria Boltneva / Pexels

İşte Fransızca’dan dilimize girmiş bir gastronomi terimi daha. Tartar! Bildiğimiz kıyılmış veya çekilmiş çiğ sığır etinden oluşan bir tepecik olduğunu, tam ortasına da bir yumurta sarısı konulduğunu düşünün. Yanında gelen ekmeklerin üzerine kondurup kondurup aperitif olarak yeniyor.

İstiridye ve Şampanya (Les Huitres & Champagne)

Fotoğraf Kaynak: Maria Orlova / Pexels

Büyük ve sulu istiridyeler tek lokmada hüpletilmek üzere kırık buzla tepeleme dolu bir tepsi içinde geliyor. Şampanya ile birlikte yendiğinde ise adeta umami etkisi yaratıyor.

Nice Salatası (Salade Niçoise)

Fotoğraf Kaynak: Nathalie Klippert / Unsplash

Hafif bir öğün için de tercih edilebilecek olan Salade Niçoise, Fransa’nın Cote d’Azur bölgesinin en güzel şehirlerinden Nice’e özgü bir salata. Domates, biber, marul, ton balığı / ançuez ve haşlanmış yumurtalı.

Salyangoz (L’Escargot)

Öyle uzaktan korkak gözlerle bakmakla asla anlayamayacağınız bir Fransız klasiği. En iyisi deneyip görmek. Maydanoz, tereyağı ve sarımsak ile aromalandırılan, tavuk suyunda veya şarapta pişirilen salyangoz çok klasik bir Fransız başlangıcı. Salyangozlar ilk olarak kabuklarından tek tek çıkaralıp iyice yıkanıyor. Sosta pişirilen salyangozlar kabuklarına geri konulup öyle servis ediliyor. Salyongozun kendine özgü bir tadı varsa bile bol sarımsaklı sostan almıyorsunuz. Kafanızda kurduğunuz gibi değil, deneyin kendiniz görün deriz.

Kaz Ciğeri (Foie Gras)

Kaz ciğeri veya dünyada genel geçer ismi ile Foie Gras, ekmeğe sürüp yemelik bir iştah açıcı. Kızarmış ekmek ve tatlı beyaz şarap ile servis ediliyor. Bazen burada gördüğünüz gibi ekmek üstüne sürmelik formatta geliyor, bazen et haliyle pişirilerek kırmızı etlerin üzerinde servis ediliyor. Lezzeti sebebiyle sıkça menülerde görülürdü ancak eld eedilme şekli oldukça hayvan zulmü içerdiği için duyarlı işletmeler artık menülerinden çıkarıyor.

Deniz Tarağı (Coquille Saint-Jaques)

Fotoğraf Kaynak: Marika Sartori / Unsplash

Deniz tarağının tereyağında rengini alana kadar kızartıldığı sonra da kendi kabuğunda sosuyla servis edildiği meşhur Fransız başlangıcı.

Kurbağa Bacağı (Les Cuisses De Grenouille)

Kendisinden önce fikrini hazmetmesi zor bir Fransız lezzeti de kurbağa bacağı. Dikkatinizi çekeriz ki lezzet diyoruz çünkü kurbağa bacağı tahmin edebileceğinizden çok daha lezzetli bir seçenek. Tadı daha çok tavuk gibi kanatlı hayvan etine benziyor. Zaten kızartılıp sosla servis edildiğinden tavuk kanadı gibi daha bir lezzetli oluyor. Bazen ana yemek olarak da servis ediliyor ama şüphe ile yaklaşanlar giriş olarak alarak küçük porsiyonlarda deneyebilir. Gelmişken denemenizi tavsiye ediyoruz. Ne de olsa koca bir ülke yanılıyor olamaz, değil mi?

Ana Yemekler (Les Plats Principaux)

Sığır Burginyon (Boeuf Bourguignon)

Meryl Streep ve Amy Adams’ın başrolde olduğu, Julie & Julia’yı izlediyseniz bu yemeği kesin hatırlayacaksınız. Fransa’nın Burgonya bölgesinden, kırmızı şarapta pişirilmiş sığır eti yahnisi Boeuf Bourguignon. Yapması ve yoğun aromasını tutturması oldukça meşakkatli bir yemek. İçine eklenen sebzeler farklılık gösterebilse de soğan, havuç, patates yaygın olarak kullanılıyor. Bizim kültürümüzdeki güveçlere benzediği için damak tadımıza yakın bir seçenek.

Ratatuy (Ratatouille)

Fotoğraf Kaynak: Amirali Mirhashemian / Unsplash

Pixar’dan çıkma bizce en güzel animasyonlardan biri olan, yetenekli aşçı fare Remy’nin Paris gastronomi sahnesi basamaklarını hızla tırmandığı Ratatouille’u izlediniz mi? İşte filme de adını veren o meşhur lezzet sebzeli bir Fransız türlüsü olan “ratatuy”. Güney Fransa bölgesine ait bir lezzet olan ratatuy’da patlıcan, kabak, domates gibi sebzeler yuvarlak doğranıp tencereye dizilip zeytinyağında pişiriliyor. Anlayacağınız tam bir vejetaryen yemeği.

Ördek Konfi (Confit De Canard)

Fotoğraf Kaynak: Eric Mcnew / Unsplash

Geldik Fransız mutfağının en klasik ve bizce en lezzetli yemeklerinden birine. Ağır ateşte kendi yağında pişmiş ördek konfi yani Confit de Canard. Konfi gelime anlamı olarak muhafaza etmek demek. Fransız mutfağında ise yemeğin kendi yağında, kısık ateste, yavaş yavaş, uzun pişirilmesi tekniğine deniyor. 2 gün marine edilerek dinlendirilen ördek butları konfi yapıldıktan sonra genellikle patates türevleri ile servis ediliyor. Bazen muhteşem oluyor, bazen de hayal kırıklığı…

Kırmızı Şarapta Pişmiş Horoz Yahnisi (Coq Au Vin)

Beyaz etten şaşmayanların favorisi Coq au Vin yani kırmızı şarapta çeşitli sebzelerle pişirilmiş horoz yahnisi.  Herhangi bir Fransız restoranının menüsünde ana yemekler bölümünde rastlayabileceğiniz seçeneklerden.

Şatobiryan (Châteaubriand)

Fotoğraf Kaynak: Hotel du Vin & Bistro / Flickr

Şimdi de ismi havalı, sunumu ayrı havalı bir Fransız mutfağı klasiği var. Bugüne kadar gelmiş tüm bonfile yemeklerinin en afillisi Châteaubriand / Şatobiryan. 1900’lerin başında geleneksel Fransız pişirme yöntemlerini popülerleştiren ve güncelleyen bir Fransız şef olan Auguste Escoffier, bonfilenin en orta kısmına Châteaubriand ismini vermiş ve o zamandan beri Şatobiryan sadece etin bir kısmına verilen isim olmaktan çıkarak yemeğin kendisinin ismi haline gelmiş. Şatobiryan genellikle sofraya dilimli halde, yanında patates kızartması ve Béarnaise sos eşliğinde gelir.

Bouillabaisse

Yine Fransa’nın güney sahillerine iniyoruz. Bu sefer güneyin en büyük limanı Marsilya’dayız. Liman demek deniz demek e haliyle de deniz mahsulleri etrafında şekillenen bir lokal mutfak demek. İşte Bouillabaisse de liman kentinden çıkmış geleneksel bir balık güveci. İçinde Akdeniz balıkları, midye, karides, kalamar gibi deniz mahsülleri, yabani Provençal otlar, safran, rezene ve portakal kabuğu rendesi olan sulu bir yemek.

Sole Meunière

Fotoğraf Kaynak: Geraud Pfeiffer / Pexels

Fransa’da her restoranın menüsünde bulabileceğiniz, çok klasik bir seçenek Sole Meunière. Genellikle levrekten çıkarılan filetosunun una bulanıp tereyağında pişirilmesi, pişirilirken ortaya çıkan sos, limon ve maydanoz eşliğinde servis edilmesi ile oluşuyor.

Tencerede Marine Midye (Moules Marinières)

Fotoğraf Kaynak: Adrien Sala / Unsplash

Moules marinières için tamamen Fransız mutfağı lezzeti demek Belçika’ya haksızlık olacağından, bu harika fikri Kuzey Fransa ve Belçika paylaşıyor diyebiliriz. Her ne kadar tencerede gelen çekirdek gibi çitlemelik marine midye yanına da bira patates olayını Brüksel meşhur etmiş olsa da Les Moules Marinières’nin en sofistike versiyonlarını Fransa’nın denize kıyısı olan şehirlerinde bulacaksınız.

En Ünlü Fransız Tatlıları (Les Desserts)

Krem Brüle (Crème Brulée)

Fotoğraf Kaynak: Max Griss / Unsplash

Krem Brüle için gelmiş geçmiş en ünlü Fransız tatlısı diyebiliriz. İsminin Türkçe anlamı “Yanmış Krema”. Bizdeki fırın sütlacın pirinçsiz ve karamelize şekerli hali gibi bir tadı var. Krema, toz şeker, yumurta sarısı, vanilya ve sütten oluşuyor. Üzerindeki karamel tabakası özellikle hürmüz ile yakılarak elde ediliyor. O nedenle de kaşığınızı ilk daldırdığınızda kulağınıza gelen çıtırtı sesinden Amélie’nin aldığı hazzı gerçekten alıyorsunuz.

Profiterol

Profiterol artık dünyaya mal olmuş bir tatlı gibi düşünsek de o aslen Fransız. Yapımında şu hamuru denilen (pâte à choux) puf ve narin bir hamur kullanılıyor. Bu hamur öyle narin ve hafif ki hiçbir ek maddeye kabartma tozuna vs ihtiyaç duymadan sadece fırının ısısı ile şişip kabarıyor. 17 yüzyılda bugün krema konulan hamur toplarının içine kaz ciğeri gibi atıştırmalıklar konulup servis edilirmiş. 1800’lerde krema dolgulu üzeri çikolatalı versiyonları çıkmış. Bugünkü versiyonu ise 1900’lerde şekillenmiş. Pastacı kreması, dondurma veya krem şanti konulan versiyonları var.

Ekler (Éclair)

Fotoğraf Kaynak: Didi Miam / Unsplash

Bırakın Fransa’yı bizim bile çocukluğumuzdan beri bayıla bayıla yediğimiz tatlılardan ekler yani aslen Éclair. Fransızca şimşek demek. Nedeni ise şimşek hızı gibi anında silip süpürülür bir lezzet olması. Profiterol gibi choux hamurundan yapılan dikdörtgen sandviçlerin arasında geleneksel olarak vanilyalı veya çikolatalı krema dolduruluyor. Fakat artık modern pastanecilikte birçok firma farklı malzemeler de kullanıyor. Yalnız orada bizim pastanelerde görmeye alışkın olduğumuz klasik ve sıradan eklerleri unutun. Paris’in zarif patisserie’lerinde ekler konusunda çok farklı tasarımlar görmeye hazır olun.

Macaron

Fotoğraf Kaynak: Keila Hotzel / Pexels

Tıpkı bir ara Trileçe patlaması olduğu gibi bir dönem de şehirde macaron furyası yaşadık. Bu büyük patlamasını dünyaya açılmış olan macaron markası La Durée’nin etkisi büyüktü ama artık onun da tahtını yeni yeni markalar devralıyor.  Güllüsünden, portakal çiçeklisine, lavantalısından tuzlu karamellesine, çarkıfelek meyvelisinden kahvelisine aklınıza gelebilecek her çeşitte macaron var. Acıbadem kurabiyesine benzeyen bu rengarenk kurabiyeler yumurta akı, pudra şekeri, toz şeker, badem unu ve gıda boyası yapılıyor. Herkesin zevki kendine ama bizce tadından çok boncuk gibi sunumları güzel.

Tarte Tatin

Fotoğraf Kaynak: Didi Miam / Unsplash

Tarte Tatin ise oldukça şipşak, pratik bir tart tarifi. Az malzeme ile evdeki meyveleri değerlendirmelik bir tatlı. Elma veya erik gibi meyveler şeker ve tereyağı ile karamelize edilip üzerine açılan hamur kapatılıyor ve fırında pişiriliyor. Aslında bu tatlı 1800’lü yılların Fransa’sında tamamen kazara ortaya çıkmış. Paris’te otel işleten Tatin kız kardeşlerden biri klasik turta yapmaya kalkışıp şekerde ve tereyağında pişirdiği iç malzemesini ocakta unutmuş. Fark edince de can havli ile üzerini hazırladığı hamurla kapatıp alelacele fırına vermiş ki hemen işi bitsin. Ama sonuçta ortaya tarte tatin buluşu çıkmış ve otel misafirleri de ona bayılmışlar.

Milföy Pasta (Mille Feuille)

Fotoğraf Kaynak: Didi Miam / Unsplash

Bol çilekli bir milföy pastanın şu güzelliğine dayanabilen bilen varsa çıksın ortaya. Mille feuille Fransızca “bin yaprak” demek. Yaprak yaprak ayrılan incecik tereyağlı hamur katmanları arasına vanilyalı pastacı kreması sürülüyor ve her kata bolca meyve konuyor. En üste de pudra şekeri ile son dokunuş.

Çikolatalı Sufle (Soufflé)

Elbette çikolata ve tatlı denince aklımıza büyük törenle sofraya gelen, yemeye sabırsızlandığımız için her seferinde ağzımızı yakmaktan geri kalmadığımız çikolatalı sufle var. Kökeni 18. yüzyıl Fransa’sına dayanıyor ve Fransızca “souffler” yani üflemek fillinden geliyor. Yanında içerisine eklenmek üzere krema, pudra şekeri ve kimi zaman dondurma ile servis ediliyor. Vanilyalı, kestaneli, balkabaklı veya beyaz çikolatalı versiyonları da var. Marifet suflenin için kurutmadan olabildiğince kabartabilmekte ve soğuyup sönmeden masaya yetiştirebilmekte.

Çikolatalı Mus (Mousse Au Chocolat)

Fotoğraf Kaynak: Adam Bartoszewicz / Unsplash

Ağızda eriyen, köpük köpük bir çikolatalı lezzete kim hayır diyebilir? Yoğun bitter sevenlerin favorisi olan çikolatalı mus, Fransa’nın 18. yüzyıla uzanan geleneksel tatlılarından. Ne puding ne supangle… Bir çikolatalı musun yanında hepsi halt etmiş. Zaten supangleye Fransızların alay etmek için “İngiliz Çorbası” yani “Soup Anglais” (Fransızca supangle okunuyor) diye isim taktıklarını biliyor muydunuz?

Çikolatalı Fondan (Fondant Au Chocolat)

Fotoğraf Kaynak: Taylor Kiser / Unsplash

Yoğun çikolataseverleri tatmin edecek bir diğer Fransız tatlısı da adeta bir çikolata volkanına benzeyen fondan. Kendisini suflenin daha kek kıvamlısı ve içi daha akışkan çikolata dolgulu türü gibi düşünebilirsiniz. Marifet içinin akışkan kıvamını kaybetmeden pişirebilmekte. Yoksa kekten bir farkı kalmıyor.

Madlen Kurabiye (Madeleines)

Madlen için aslında klasik kek malzemelerinden yapılmış kurabiye formunda kek desek yeri. Kendine has deniz kabuğu şeklindeki bu mini kekler, Fransa’da çay saatlerinin vazgeçilmezi.

Financier

Fotoğraf Kaynak: Luna Hu / Unsplash

Fransa’da çay saatlerinin bir diğer klasiği ise bizde ismi mekik olan bu badem unlu mini kekler. Hafif nemli bir dokusu ve bir keke göre çok yoğun bir aroması var.

Canelé

Fransa’da çay saatinin üçüncü yıldızı ise rom ve vanilya ile tatlandırılmış, dışı güzelce karamelize olmuş küçük bir hamur işi Canelé.

Beignet

Fotoğraf Kaynak: Chelsea Audibert / Unsplash

Beignet için bizdeki hamur kızartmalarını, lokmaları veya pişileri örnek gösterebiliriz. Pâte à Choux hamurunun kızartılmasıyla yapılan aşırı pratik bir tatlı olan beignet anında hazırlanıyor ve üzeri silme pudra şekeri ile kaplı masaya geliyor.

Mereng / Beze (Meringue)

Fotoğraf Kaynak: Geraud pfeiffer / Pexels

Küçükken çok severek yediğimiz ama bir zaman sonra suratına bakmadığımız, yumurta akı ve pudra şekerinden yapılan o köpük kurabiye var ya işte o da bir Fransız tatlısı. Bizim beze dediğimiz tatlı köpükçüklere Fransızlar meringue veya “baiser”yani “öpücük” demişler. Bugün tartların üzerinde kıtır bir katman olarak da görebilirsiniz.

Parfe (Parfait)

Fotoğraf Kaynak: Anastasia Belousova / Pexels

Fransızca “mükemmel” yani “Parfait” anlamına gelen parfe sıcak yaz günlerinin serinleten tatlılarından. Şeker, krema ve yumurta karışımını dilediğiniz malzemeyle ve meyvelerle kombinleyip buzluğa attınız mı işlem tamam.

Bonus: Krem Şanti (Crème Chantilly)

Hiç krem şantinin isminin nereden geldiğini düşünmüş müydünüz? İsmini icat edildiği yer olan, Paris’in biraz dışındaki 17. yüzyıl şatosu Château de Chantilly’den alan krem şanti Fransa’da menülerde tatlı kısmında karşınıza çıkabiliyor. Anlayacağınız Fransızlar ona ayrı bir tatlı muamelesi yapıyor. Bizim gibi sadece süslemede kullanmıyor.

Atıştırmalıklar

Krep (Crêpe)

Fotoğraf Kaynak: Monika Grabkowska / Unsplash

Krebin tatlı ve tuzlu olmak üzere 2 çeşidi var. Tatlı olanlar buğday unundan yapılıyor ve bunlara krep deniyor. Tuzlu olanlar ise karabuğday unundan yapılıyor ve bunlara galette deniyor.

Fransa’nın kuzeybatı bölgesi Bretagne’dan gelen kreplere bal, reçel, marmelat, çikolata aklınıza ne gelirse girebilir.  Fakat ülkenin en ünlü krebi mandalina veya portakal suyu ile hazırlanan Crêpe Suzette. Limon ve şeker kadar sade bir tarifin bu kadar güzel olmasına şaşırtan citron-sucre ve nutella-muz/ çilek da klasikler arasında.

Galette


Galette ise krebin tuzlu kız kardeşi. Yumurta, jambon, emmental, mantar kombinasyonları en popüler galette’ler. Galetteler Fransa’da öğün yerine geçiyor. Krepçilerde öğlen ya da akşam yemeği olarak yanında salatalı, içecekli menüsüyle sunuluyor. Sokaklardaki seyyar tezgarlarda ise hem çeşitleri daralıyor, hem de ayak üstü yemelik bir ara öğün görevi görüyor. Kahvaltıda krep ya da galette ise hiç Fransız değil. 🙂

Kiş (Quiche)

Fotoğraf Kaynak: Timothy Muza / Unsplash

Peynirlisi, kabaklısı, pırasalısı (favorimiz), ıspanaklısı, domuz parçalısı gibi birçok çeşidini bulabileceğiniz kiş artık bize çok tanıdık gelen seçeneklerden. Restoran menülerinden ziyade fırınlarda bulacağınız bir Fransız klasiği.

Croque Madame & Croque Monsieur

Fotoğraf Kaynak: Jonathan Pielmayer / Unsplash – Croque Madame

Gerçek bir brunch yıldızı olan bu ikili için bir tür jambonlu, peynirli kahvaltılık tostlar diyebiliriz. Croque Madame ve Monsieur’in içerikleri aynı ama Croque Madame’ın üzerinde bir de ekstra olarak tek göz yumurta oluyor.

French Toast (Pain Perdu)

Fotoğraf Kaynak: Nahima Aparicio / Unsplash

Pain Perdu Fransızca “kayıp ekmek” demek. Fransızların bir gün önceden kalma ve bayatlamaya yüz tutmuş ekmeklerden yumurtalı ekmek yapması sonrasında bu tarifin evrilerek French Toast denilen tatlı bir ekmek kızartması. Balla ve pudra şekeri ile tatlandırılıyor ama artık çoğu yerde üzerinde meyvelerle farklı versiyonlar da sunuluyor.

Meşhur Fransız Peynirleri

Fransa’nın meşhur peynirlerini denemeden dönmeyi düşünmüyorsunuz, değil mi? Nereden başlasak diyenler En Meşhur Fransız Peynirleri‘ni buradan okuyabilirler.

Biz Sizi Çok Sevdik, Instagram’a Da Bekleriz

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz)’in paylaştığı bir gönderi