Mamma mia! İzmir’de bir tadımlık Toskana!

Toskana’nın “güzel yemek + iyi şarap + kaliteli zeytin ve zeytin yağı+ fotojenik lavanta tarlaları +  eski taş evler +  turkuaz deniz + tarihi doku + surf “ altın kombinasyonu İtalya’nın en büyük turist mıknatıslarından. İtalya gibi bir pazarlama dehasının elinde parlatılmadıysa da, İzmir yarımadasında da bu altın kombinasyon var.

Biz de size Toskana tadında, ama Alaçatı’dan en fazla bir saatte ulaşılabilen deneyimlerle geldik.

İzmir yarımadası tatil yapmak için harika bir yer çünkü, arabayla 30-40 dakika giderek bu deneyimler arasında sekebilirsiniz. Bir gün şaraphaneden şaraphaneye gezerek şarap tadımı yapabilir, ertesinde Alaçatı’da sörf yapıp, sonrasında da Slow Food akımını deneyimleyebilir, ertesinde gövde çapları 8-9 metreyi bulan dünyanın en yaşlı zeytin ağaçlarını turlayabilir, ya da bağlar arasında gezip tadım yapabilirsiniz. Buralar için Türkiye’nin Toskanası olacak diyenlerin bir bildikleri varmış, biz de gelince gördük.

İzmir’de deniz, kum çok güzel ama şezlonglara yapışmak yok!

 

1. Mor ve Mis Lavanta Tarlaları – Seferihisar


lavanta-hasati-sandalyeFoto kaynak: http://sipabitofserenity.blogspot.com.tr/2015/03/fragrant-christians.html

İzmir’de Lavantanın Yeri Turgut Köyü

Henüz işin boyutu bir İtalya gibi  lavanta turizminden ekmek yiyecek seviyede değil ama tadımlık bir lavanta tarlaları deneyimi yaşamak isteryen İzmir yolcularına müjde: Seferihisar Belediyesi, Turgut Köyü’nde pilot bir lavanta ekimi çalışması başlatmış. Artık Turgut Köyü’nde yazın mor ve mis kokular patlaması yaşanıyor.

Öyle Fransa’daki gibi uçsuz bucaksız mor bayırlar beklemeyin şimdilik. Proje daha çok bebek. Lavanta ekimi, pilot bir uygulama olduğu için 4 dönümlük bir alanda yapılmış. Ufuk çizgisine uzanan bir lavanta manzarası yok ama her şekilde o hayallerinizdeki lavantalarıın dört bir yanınızı sardığı kareyi çekmeye, arabanızın kapısını açtığınızda sizi kokusuyla çarpacak kadar lavanta var.

Onu bırakın, herhalde festivalini yapacak kadar lavanta varmış ki, bu Haziran 2016’da Lavanta Şenliği bile yapılmış. Gelenekselleşecek ve her sene daha büyük dönümlere yayılacak diye umuyoruz.

Lavantalı Dondurma Sefası

Lavantayı daha çok elbiselerimizi böceklerden korumak için dolaplarda, gözümüzü gönlümüzü açması için salonlarda kullandık ama aslında lavanta aynı zamanda mutfaklarda da kullanılıyor. Özellikle tatlılara çok yakışan bir baharat. Urla’daki İrmik Hanım Patisserie’de lavantalı dondurma yemenizi tavsiye ederiz. Konum için tıklayın.

2. Roma İmparatorunu Kıskandıran Kalitede ŞARAPLAR – Urla Bağ Yolu

sarap-tadim-urla-bag-yolu

İzmir’de bir Fellini kaçamağı: Bağları gezmek, üzümün nasıl şaraba döndüğünü öğrenmek, uluslararası yarışmalardan ödüllerle dönen şarapların tadına bakmak isteyenler buraya!

Urla da, dünyada şarapçılığın beşiklerindenmiş! Biz de bilmiyorduk, öğrenince çok şaşırdık. Fransa’ya şarapçılığın buradan gittiği düşünülüyor. Roma İmparatorluğu zamanında Urla’nın şarabı o kadar meşhurmuş ki, kendi şarapları rekabet edemediği için Roma İmparatoru Domitianus, Urla bağlarının yakılmasını emretmiş. İmparator çatlatan bağlar sizi bekler!

Urla Bağ Yolu’nu yapacaklar için bağları ve şarap üretim tesislerini gösteren bir harita var (Haritayı Urla Bağ Yolu Rehberi yazımızda bulabilirsiniz). Yol boyunca tabelalarla yönlendirmeler var. İster bisikletinizle, ister arabanızla turlayabilirsiniz. Şarap tadımı (Turistik işletme lisanslı üreticilere tadım yasak değil) da yapabiliyorsunuz.

Urla Bağ Yolu nasıl gezilir, ne nerede, ücretler, bağların konumları, hangi üreticinin hangi şarabı ünlü gibi bilgileri Urla Bağ Yolu Rehberi’mizden okuyabilirsiniz.

👉  GÖZ ATIN: URLA BAĞ YOLU REHBERİ

3.  İtalyanlar ZEYTİNYAĞI görsün! – Zeytin Yolu

Kusura bakmasınlar, bu konuda hiiiç alçak gönüllü olamayacağız.

Urla’nın zeytinyağının bir zamanlar dünya çapında meşhur olduğunu biliyor muydunuz? (Bkz: video) İtalyanların yarısı kadar pazarlayabilsek, şimdi de kimseye bu konuda pabuç bırakmayız gerçi…

Bir de Karaburun’nun çok özel bir zeytin çeşidi olan Hurma Zeytini var tabi.

İzmir’de, zeytinin altın çağının peşinde, dünyanın en yaşlı zeytin ağaçlarınından birkaçını ve tarihi yerleri gezerek turlamak isteyenler için Zeytin Yolu açılmış. Elinizde haritada, ve yollarda yönlendirmeler, kendiniz gezebiliyorsunuz.

Tarih öncesi zamanlardan beri Akdenizlilerin yaşamında olan zeytin kültürünün dünyadaki önemli beşiklerinden birisi de yine İzmir Yarımadası. Hatta bilinen en eski modern zeytin işliği 2600 yıllık Klazomenai Urla’da. Klezomanialiler, şu an şirketlerin en önem verdiği şeylerden biri olan “markalaşma” işini 2600 yıl önce çözmüş. Başka testilere benzemeyen özel testileri varmış, bu testilerle tanınırlarmış. Artık bu taktik bir çok parfüm ve alkol firması tarafından sıkça kullanılıyor. 😀

Ayrıca dünyanın en yaşlı zeytin ağacının da burada olduğu düşünülüyor. 4000 yaşında olduğu biliniyor, 5000 olduğu ispatlanmaya çalışılıyormuş. İspatlanırsa bayağı büyük olay olacak çünkü şu an bilinen en yaşlı ağaçlar 2000 – 3000 yaşında.

Ve bu yaşlı bilgelerin birçoğu da burada ve onları ziyaret edebiliyorsunuz: Yarımada İzmir Projesi kapsamında 2000 yaşına yaklaşan anıt zeytin ağaçlarını, zeytinlikleri, işlikleri (zeytinyağı yapılan yer), zeytinyağı fabrikalarını, manzara / seyir teraslarını, zeytin ezme yerlerini, kuyularını, yel / su değirmenlerini ve güzel Ege köylerini geçen gastronomik bir rota ağı çıkarılmış.

Zeytin Yolu, köylerden, kasabalardan geçtiği için hem rotaları yapıp, hem de buralardaki az bilinen antik kentleri, yerel pazarları, plajları ziyaret edebilirsiniz.

İzmir Yarımadası’nda zeytinin izinde @cityofizmir

A video posted by Travel Blogger & Youtuber (@bizevdeyokuz) on

 

Zeytin Yolu’nun olmazsa olmaz durakları:
– Klazomenai zeytin işliği enfes bir rekonstrüksiyon. Muhakkak görün deriz.
Köstem Zeytin Yağı Müzesi Eylül 2016 gibi açılacak ama bizim önden gezme fırsatımız oldu. Zeytin tarihine meraklı, idealist bir insanın kurduğu müzeyi hem konsept, hem de filozofik olarak çok beğendik. Burada zeytinyağı tadımına da muhakkat katılın deriz. Acıkanlar için restoran da var.
– Yolunuza en yakın anıt ağaçlardan birine uğrayın.
– Yörenin çok özel bir zeytini var: Hurma Zeytini. Diğer zeytinler gibi yenilebilir hale gelmesi için önce işleme tutulması gerekmiyor. Salamura vs istemiyor. Denizden gelen tuzlu su ve sporlar ile dalında terbiye oluyor. Daldan sofya gelen yegane zeytinmiş. Hasadı kış aylarında yapılıyor ve turşulanmadığı için sadece o dönemde bulunabiliyor. Ama tadına bakmanın bir yolu var: Öyle yerel pazarlarda bulamazsınız. Bize Germiyan Köyü’nün sakinleri dondurucudan çıkarıp ikram ettiler.

Bağ Yolu’nda olduğu gibi yollarda yine tabela ile yönlendirme var. Rotalar hem arabayla, hem de bisikletle gezmek üzere düşünülmüş.

Rotalar, açıklamaları, zorluk dereceleri ve gps koordinatları Yarımada İzmir sitesinde bulabilirsiniz.

4. İtalya’da Başladı, İzmir’e Sıçradı: CITTA SLOW Sığacık ve SLOW FOOD Köyü Germiyan

sigacik

Türkiye’de huzurun başkenti olarak geçen sahil kasabası Sığacık, en güzel restore edilmiş, Ege mimarisine en çok doyulası yerlerden.

Burası Seferihisar merkezden 5 km uzakta film seti gibi bir mahallecik. Kanuni’nin Rodos seferi için yaptırdığı kalenin surlarının içindeki Sığacık’ın Arnavut kaldırımlı sokaklarına dizilmiş avlulu, cumbalı, tahta panjurlu konakları var.

Seferihisar, Citta Slow ünvanı alan ender yerlerden. Bu ünvan şehirleşme ve küreselleşme karşısında, mimarisi, kültürü, gelenekleri, zanaatleri bozulmadan bugüne gelen, nüfusu 50 binin altındaki yerleşkelere, İtalya’daki bir komite tarafından veriliyor ve sıkı denetleniyor.

Kale meydanında konserler veriliyor ve pazar günleri de kale içinin tamamı pazar oluyor. Tıkış tıkış olan bu pazar, bir üretici pazarı. Sadece burada üretilen ürünler, bizzat üreticisi tarafından satılıyor. Al sat yapılamıyor.
Deniz kaçamağı için Akkum Plajı‘nı öneririz. Gelmişken Teos Antik Kenti‘ni de gezmek gerekir. Sığacık’tan araba ile 10 dakika.

Önce, köyün sakinlerinden Nuran Hanım’ın eline bir palet boya ve fırça alması ile köyün çehresi değişmiş. Germiyan, sokakları çiçek muralları ile dolu bir köy.

Üzerine, İtalya ile yürüttükleri 3 yıllık sürecin ardından, Mayıs 2016 itibariyle Türkiye’nin ilk slow food köyü olmayı başarmışlar. (Videoda bilgi verdik). Çok tebrik ederiz!

Köyün sakinlerinden Dilek Hanım’ın Otantik Ev’ine uğrayın deriz. Halen yaşadıkları aile evlerini ziyaretçilere açık. Gördüğümüz en güzel otantik evlerden. 100 – 150 yıllık eşyalar evi süslüyor.

Bu köy hala pek turiste alışık değil, önden arayarak haber verin!  Dilek Hanım:  0533 369 6863

5. Ferzan Özpetek Gör Bizi! – 3 Dizi Ve Bir Sürü Filmin Çekildiği İZMİR KÖYLERİ

kosedere-sokakta
Kalbim Ege’de Kaldı, Hayat Sevince Güzel, Fatmagül’ün Suçu Ne? Bu üç dizi de buralarda çekildi. Fatmagül’ün İstanbul’a gelmeden önceki evi Germiyan’daki Otantik Ev’miş. Diğer iki dizi de Urla, Karaburun, Çeşme’ye bağlı köylerde çekiliyor. Mesela birinin köy kahvesini, öbürünün fırınını, pansiyonunu çekerek hepsini aynı köymüş gibi gösteriyorlar.

Köylerimizin sinematikliği ortada. Ama biz daha çok bu köyün sakinlerinin kafa yapılarına bayıldık: Bu köylüler bi Avrupa gezip geri mi gelmişler, birileri akıl mı veriyor, nedir, hepsi farklılaşma gayretinde. Son derece bilinçli bir şekilde, birbirlerini kopyalamadan, köylerinin turizm potansiyelini arttırma çabasındalar:

Bademler Köyü, aka entel köy, köy tiyatrosu, okuma yazma oranın yüksekliği ile meşhur. Tiyatro 80 yıldır faal ama tiyatro sezonu Mart olduğu için oyunları sadece Mart’ta izleyebiliyorsunuz. Çöpünü ayırır, okuma yazma oranı bir hayli yüksektir, tiyatrolarında Brecht oynar…

Barbaros Köyü, köylünün tarıma sırtını dönmemesi için seferber olmuş bir köy. Buralarda turizm iyi bir gelir kapısı olduğundan, tarımı daha meşakatli ve dar kazançlı bulan köyler yavaş yavaş tarlalardan ellerini eteklerini çekmişler. Tarım hayattır diyen Barboroslular bir korkuluk festivali yapmışlar. Köylünün elleriyle yaptığı korkuluklar yıl boyu sokaklarda sergileniyor. Cadılar Bayramı tadında bir köy. 🙂

Türkiye’nin ilk slow food köyü Germiyan‘ı yukarıda anlatmıştık.

Ohoo, daha Şirincesi, Saip’i, Ildır‘ı var. Bunlar gibi birbirinden özel, eski ama bir yandan da modern İzmir köylerini İzmir’in Köyleri yazımızda bulabilirsiniz.

👉  GÖZ ATIN: İZMİR ÇEVRESİ GEZİLECEK YERLER – EN GÜZEL İZMİR KÖYLERİ

6. Beni buraya gömün dedirten TURKUAZ PLAJLAR

izmir-en-guzel-koylar-wp

Of ki ne of… Beni buraya gömün derdirten İzmir Plajları’nın listesi için aşağıdaki linke tıklayın. Kimisi tenha, kimisi civcivli… Her biri tiz bir Mamma Mia dedirtecek güzellikte.

👉  GÖZ ATIN: İZMİR PLAJLARI – YÜZMEK İÇİN 10 GÜZEL KOY

7. BUTİK & GURME Alaçatı

izmirde-ne-nerede-yenir

Bu aralar herkes Alaçatı’yı pahalı diye topa tutuyor. Herkes de şikayetinde haklı. Ama yiğidi öldürüp, hakkını vermek lazım. Pahalı mahalı, ama güzel mi de güzel.

Eski Rum evlerinin damlarından sarkan begonviller, Arnavut kaldırımlı sokaklar, mavi panjurlar… Sokaklar ayrı güzel, sokaklardaki insanlar, kurulan sofralar ayrı güzel.
Mağazalar butik, oteller & restoranlar butik. Ve hepsinde sanki ortak bir bilincin eseri. Burada açılan büyük işletme de, küçük işletme de dokuya ayak uyduruyor.

Gurme demişken, İzmir’in yerlileri tarafından hazırlanan İzmir’de Ne Yenir yazımıza göz atmayı unutmayın.

👉 GÖZ ATIN: İZMİR’DE NE, NEREDE YENİR

8. RÜZGAR SÖRFÜ’nde Toskana Alaçatı’nın Eline Su Bile dökemez


Konu rüzgar sörfü ise, Toskana, Alaçatı’nın eline su bile dökemez. Alaçatı dünyanın en iyi 3 rüzgar sörfü noktası arasında gösteriliyor (ve Toskana diğer ikisinden biri değil 😀 ).
Alaçatı’da rüzgar sörfü hakkında okumak isterseniz:

👉  GÖZ ATIN: ALAÇATI’DA RÜZGAR SÖRFÜ

BİR YORUM

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This