Yine gitsek ya Kaş’a…
Hep gitsek.

Yüzyüzeyken Konuşuruz‘un şarkısında da geçtiği gibi; “Daha başka olur Kaş, Bambaşka olur Kaş”…

Kaş bir geleni bir daha bırakmıyor. Akıllara düşen, yüreklere kazınan bu yer gelenlerle başka bir bağ, başka bir ilişki kuruyor. Gelen öyle bağlanıyor ki, koskoca İstanbulluları memleketinden söküp, temelli yanına alıyor. Şehirlerden göçen entellerin Çanakkale ve İzmir ile birlikte en çok kaçtığı sığınak oldu. Bakir doğası, yerlisinin eğitimli ve kibar insanlar oluşu, sokaklarda adaçayı satan köylü teyzelerin ve şehir kaçaklarının beraber aynı kabukta var olabilmesi, bir tatile sığmayacak kadar etkinlik ve gidecek yer barındırması ve bunlara rağmen hala ne magazinleşmiş, ne de sanayileşmiş olması ile bizce Türkiye’nin en iyi 5 yaz kaçamağından.

Kaş’a Ne Zaman Gidilir ?

Sezonun en yoğun ve en kalabalık olduğu zaman bile güzel çünkü küçük bir yer bu yüzden trafik gibi canınızı sıkacak durumlar yok. Ama tabi Nisan-Mayıs & Ekim-Kasım Kaş aşıklarının öncelikli tercihleri.

KAŞ’TA YAPILACAK EN GÜZEL ŞEYLER

1. Güzelliği İle İnsanı Eriten Kaş Plajlarında Yüzün

Flickr / Alexander van Loon

Turkuazın bir tonu vardır hani, saçma güzeldir. Yok canım, Photoshop bu dersiniz ya, işte Kaş’ta bolca o renkte muhteşem koy var. Daha arabayla giderken o koyları görüp görüp üzerinizdekileri yırtmak isteyeceksiniz. Elbette Kaş’ın en meşhur plajı Kaputaş’ı görmeniz lazım ama sezonda en çok tercih edilen yer olduğu için kalabalık oluyor. En güzeli arabanıza atlayıp kendinize bir koy bulmanız ama tesis de olsun, bir şeyler yer içer, tuvaletini kullanırız diyenler şuradan önerdiğimiz diğer yerleri Kaş Plajları‘na bakabilirler. Diğer Antalya plajlarına da buradan bakabilirsiniz ama hem biraz uzak kalır, hem de zaten Kaş Plajları varken başla yere bakmaya gerek yok.

 

2. Kekova’da Batık Simena Antik Kent’inin Üzerinde Kano Yapın

Dünyanın en güzel, en özel coğrafyasında yaşadığımızdan şüpheniz varsa burayı görmeniz lazım (ve tabi Gökova Körfezini, Artvin‘i,  Kars‘ı & Kapadokya‘yı).

Büyük bir deprem Simena Antik Kenti’ni sulara gömmüş. Suların içinden çıkan lahitler, üzerinden kürek çektiğiniz duvarlar, adaya dönmüş tepelerin üzerinde kiliseler ve evler var.  Tarihi eserler sıkça yağmalandığı için bölge de yüzmek yasak, teknelerin durması da. Sadece geçmelerine izin var. Demre’den tekne turları kalkıyor. (Yazının devamında tekne turları ayrıca anlatacağız.)

Ama buraları gezmenin açık ara en güzel yolu kano. Hem kenti gezdiren, hem de yakındaki mavi mağaraya ve Kaleköy’e götüren günübirlik turlar var. Biraz daha maceralı birşeyi tercih ederseniz, plajda kamp yapmalı/ gece konaklamalı birkaç günlük rotalar da çıkartabiliyorlar.

 

3. Carettalar & Balıklarla Dalın


Kaş’ın taşı toprağı, suyu, hepsi bir hazine. Karadan antik kent fışkırıyor, denizi  de Türkiye’nin en iyi dalış  yeri.  Ülkemizdek  dalışlar malesef genelde hüsran ile bitiyor. Renkli balık görmeyi bırak, balık bile zar zor görüyorsun. Kaş’ın bozulmamış ekosistemi sayesinde hem sürüyle balık, hem de deniz kaplumbağası görme ihtimaliniz çok çok yüksek. Suları sıcak olduğu için aralarında yarı tropik balıklar da var. Ayrıca batırılmış bir gemi ve tank, bir de etkileyici bir sualtı vadisi bulunuyor. Bin tane firma var, kimle dalalım, hangi noktalara dalalım derseniz Kaş’ta Dalış yazımızdan okuyabilirsiniz.

 

4. Türkiye’nin En Özel Köylerinden Kaleköy

Kaleköy sadece denizden ulaşılabilen ufak ve sakin bir köy. Aslında burası bir yarımada, yani kara bağlantısı var ama keçi yolu dışında yol olmadığından tekne ile ulaşım sağlanıyor. Köydeki tüm kadınlar da haliyle kaptan. Yerel halk Likya ve Bizans’tan kalan tarihi kalıntılara yerleşmiş, yüzyıllardır içinde yaşıyorlar. Koç ailesinin de köyde bir evi bulunuyor. Birkaç restoran ve otel dışında çok birşey yok ama çok keyifli ve mutlaka görülmesi gereken bir yer. Köye ismini veren kalesi harika bir manzaraya sahip. Buradan günü batırmadan ve dondurma yemeden dönmeyin. Eğer yukarıda bahsettiğimiz tekne ya da kano turundan birini yapacaksanız, zaten Kaleköy’ü mutlaka rotaya ekliyorlar.

 

5. Türkiye’de 29 Ekim’in En Coşkulu Geçtiği Yerde Cumhuriyet Bayramı Kutlamalarına Katılın

Fotoğraf Kaynak: İlknur Şahin / Foursquare

Ulaşımının zor olduğunu söylemiştik, bu zorluk Kaş’ın yakın tarihinde ilginç hikayeler yaşanmasına sebep olmuş; Her yıl Cumhuriyet Bayramı’nı çok büyük kutlamalarla geçiren Kaş’ın bunu bir gelenek haline getirmesi çok eskilere dayanıyor. Cumhuriyet ilanından ancak iki gün sonra haberleri olan Kaş halkı haberi sevinçle karşılamış, bugün ilçenin meydanı olan alanda toplanarak büyük bir ateş yakmışlar. Kaş’ın meydanına yakılan Cumhuriyet ateşi, karşı adadan da görünecek büyüklükteymiş. Ateşin etrafında toplanan 150-200 kişilik grup, evlerinden getirdikleri yemekleri ve türkülerini paylaşarak Cumhuriyet ateşinin başında saatler süren bir kutlama yapmışlar. Bu gelenek 94 yıldır daha da artan çoşkusuyla sürmekte. Bu nedenle Kaş’la ilgili görülmesi, yaşanması gerekenlerin ilk sıralarında 29 Ekim kutlamalarına Kaş meydanında katılmak da var.

6. İstanbul’daki Açık Ara En Sevdiğimiz Kahvaltıcımızdı, Artık Kaş’a Taşındı, Kaçırmayın! (Akşama da kokteyle bekleriz)


“Aman kahvaltı işte, her yerde söğüş menemen, hep aynı şey” diyorsanız Pell’s gidin de daha önce yediğiniz tüm Türk kahvaltılarına küsün. Küçük dokunuşlar büyük farklar yaratıyor. Pell’s eskiden Cihangir’deydi, bildiğin abonesiydik. Sonra sahibi Pelin Kaş’a taşınıp Pazar günlerimizi öksüz bıraktı. Napalım, artık kendimizi Kaş’ta gelişlerimizde genişlettiği akşam yemeği menüsü ve kendine has kokteylleri ile teselli ediyoruz.

Kaş’taki yeri çok minnoş, tarihi bir Kaş evinin bahçesinde, 3 tane limon ağacı altına konuşlanmış. Yazın en sıcak anlarında bile sağladığı doğal serinliğine ilave, yediveren limonlarını dalından koparıp, anında, gözünüzün önünde yaptıkları bacardili kokteylleriyle ferahlama garantisi var. Akşamlara kadar süren kahvaltıdan kaldıysa közlenmiş biberiniz, dikenucu & sevketibostanlı salatanız, e bi de keçi ezineniz, sofranızdaki çayar kalkıp bi anda çilingire bağlıyorsunuz.

Bazen açık hava ufak jazz dinletisine, bazen Balkan müziklerinin coşkusuyla bi mahalle pubına, bazense tadımların topluca müşterilerle yapıldığı bir gurme etkinliğe dönüşebiyor. Demirhindili, kök baharatlı Sarı Hindi, Gül ve Adaçaylı Peri Dudağı kokteylleri, mekan sahibi Pelin tarafından özenli bir hazırlık sürecinden sonra tatlı tatlı misafilerin sofralarında yer alıyor. Sabah 9 dan gece 2 ye kadar bu keyfe bir yerinden ortak olmanızı tavsiye ediyoruz. Şiddetle! Adres: Andifli Mahallesi, Topçu Sokak, No:20, 07580 Tel: (0242) 836 43 82 Konum için tıklayın.

 

7. Kaşlıların Bilip Turistlerin Iskaladığı Kuzinede Pişmiş Oğlaktan Yiyin

Alın size Kaş’a kışın gitmek için kocaman bir sebep. Kaş’a 15-20 dakika mesafede, soba başında kuzinede pişmiş oğlağınızı yiyor, yanınızda getirdiğiniz içkinizi yudumluyorsunuz. Daha ne olsun? Şimdilik turistler çok bilmiyor ama Kekik Çiftliği patlaması yakındır. Kekik Çiftliği, yılın her günü de açık. Konum olarak da Demre/Antalya yolu üzeri 17. kilometrede yolun solunda kalıyor. Rezervasyon için, Burçak Bey’i arayabilirsiniz. Tel: 0 (533) 381 91 91‬ Çalışma Saatleri: Sabah 7.30- Gecenin sonu yok 😉 Konum

için tıklayın.

8. Doğada Eğlenmenin En Adrenalinli Yolu Canyoning’i Deneyin

Fotoğraf Kaynak: bougainville-turkey.com

Canyoning doğa aktiviteleri arasında en matrak ve adrenalinli olanlardan. Bol bol kanyonda trekking, ufak tırmanışlar ve fotoğraftaki gibi su havuzlarına atlama içeriyor. Kaş bunu yapabileceğiniz dünyadaki en ideal birkaç noktadan birisi ve daha da önemlisi düzenli turlar var. Bougainville ve Dragoman Kaş’taki en tecrübeli outdoor firmaları. Teknik ekipmanı firmalar sağlıyor ancak biletli outdoor botunuzu kendiniz getirmelisiniz. Şart değil ama sport eldiveni getirmenizi de şiddetle tavsiye ederiz.

 

9. Kaş Geceleri Klasiği: Jazz

Fotoğraf Kaynak: ayhan yavuz / Foursquare

“Ben neden şimdiye kadar Kaş’a gitmemişim?” dedirtmek gibi bir gayemiz olduğu doğrudur. 🙂 Denizde yorulduktan, yemekte rakı çarptıktan sonra geliyorsun, bir sandalye çekiyorsun tatlı tatlı jazz dinliyorsun. Sahnedeki ya da yan masandaki gündüz kahveni getiren garson olabilir, Kaş öyle müthiş bir yer. En sıkı mekanlar:

Hi Jazz
Kaş’ta Jazz müziğin farklı bir hikayesi oldugunu söylemiştik. İste bu hikayeye ev sahipliği yapan ve sadece canlı performans sergileyen birkaç mekandan birisi burası. Rock jazz blues ve birçok alternatif müzik yapan Hi jazz daha öncesinde ve halihazirda Ediz Hafizoglu, Feti Çağlayan, Süleyman Bağcıoğlu, Tümer Dalgakıran, Ercan Temel, Fatma Baba, Sinem Yılmaz gibi bir çok isme ev sahipliği yaptı. Kaliteli canlı müzik dinleyip biranızı yudumlamak için harika bir seçenek. Adres: Andifli Mahallesi, Zümrüt Sk. Konum için tıklayın.

Echo Bar
Jazz ve alternatif müziğin diğer adresi. Mükemmel bir tarihi taş yapının içindeki Echo, Kaş’ın en ünlü performans barlarından. Geniş bir alana sahip bar yaz boyunca çok ünlü isimleri ve grupları ağırlıyor. Yeni Türkü, Birsen Tezer, Bülent Ortaçgil, Jehan Babur, Sibel Köse, Can Gox, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Sarp Maden, Adamlar bunlardan sadece birkaçı. Konserler öncesinde bir şeyler içmek ve sohbet etmek için de girişinde büyük bir bahçesi bulunuyor. Adres: Andifli Mahallesi, Kaş, 07580 Websitesi Tel: 0539 633 32 46 Konum için tıklayın.

 

10. Dağıtın (Her Gün Kafa Dinleyecek Değiliz Ya!)


Gagarin
Rahat, kasmayan, kişiliği olan bir rock bar burası. Aynı zamanda Kaş’ın en hip mekânı. DJ kabininde birçok ünlü isme rastlamak mümkün. Kaş’a 2 sene önce yerleşen ve mekanın sahibi olan Aylin Aslım çalıyor, ziyaret eden dostlarını da arada dj kabinine alıyor. Her gidiğinizde bir sürpriz isimle karşılaşma ihtimaliniz yüksek. Geceye akşam serinliğinde ve sakinliğinde Kaş Limanı manzarasına karşı baconlı burgeriyle başlarsanız – geceniz ne kadar çılgın biterse bitsin—ertesi gün akşamdan kalma etkileri hissetmiyormuşsunuz. Sokaklarda dolaşan efsane böyle valla. Denemesi bedava. Kokteyl menüleri de oldukça tatmin edici. Turist Ömer kokteyli favorimiz. Adres: İskele Geçidi Sokak No: 2 Andifli Mahallesi, 07580 Tel: 0531 838 78 64 Konum için tıklayın.

No:11
Kaş’ta barların birbirlerine çok yakın hatta sıra sıra oldugunu söylemiştik. No:11 bunların tam ortasındaki şahane bir yer. Kokteyl menüsü çok geniş. Gelincik Votka ve Damla Sakızlı Votka Shot buranın marka olmuş icecekleri. Armut Martini de favoriler arasında. Çalışanlar yıllardır sektördeki insanlar ve sizi nasıl rahat ettirebileceklerini iyi biliyorlar. Haftanın birkaç günü Nostaljik Türkçe pop çalan mekan diğer günler daha çok popüler müziklere yer veriyor. Sokaklara taşan bir kalabalığı ağırlayan mekan uğramanız gereken yerlerden biri. Adres: Terzi Sk. No:1 Andifli Mahallesi Tel:+90 536 482 43 32 Konum için tıklayın.

 

11. Meis’e Çıkartma Yapın & Uzoyu Ahtapotu Gömün


“Biz Meis’e bir Yunan adası diye bakmıyoruz ki… Orası bizim bir parçamız. Orası bizim bir mahallemiz. Topraklara sınır konulur ama gönüllere değil” diyor mesela Kaş’ın yerlilerinden Mehmet Amca. Meis’de yaşayan insanlar hem ziyaret hem de alışveriş için sık sık Kaş’a geliyor. Kış sezonunda haftada bire düşse de, sezonda her gün olan feribot seferleri sayesinde, güneşte kurutulan ahtapotu, yudumlanacak uzosu, candanlıkları, bir masal sahnesini andıran yanyana dizilmiş küçük ahşap rengarenk evleriyle Meis de Kaş’daki insanların uğrak noktalarından.

Kaş’ın tam karşısında bulunan ve Kaş ile beraber, harita üzerinde gerçekten de kaş ve göz şeklinde görünen küçük Yunan adası Meis. Yaklaşık 400 kişinin yaşadığı adada görebileceğiniz kiliseler, müzeler, kale ve en önemlisi bir mavi mağara bulunuyor. Avrupa’nın ikinci büyük mağarası olan Blue Gratto (mavi mağara) adanın hemen arkasında bulunuyor. Sezonda her gün olan feribot seferleri, kış sezonunda haftada bire düşuyor. Bu turları gerçekleştiren şirketler Kaş Meydan’da bulunuyor. Birisi Kahramanlar Turizm diğeri de Meis Express. Bilet fiyatları harç pulu da dahil olmak üzere 75 TL ile 150 TL arasında değişiyor. Schengen vizeniz yok ise kapıda vize programı ile bir iki gün önceden tur şirketine teslim ettiğiniz belgeler ile sorunsuz geçiş sağlayabiliyorsunuz.

12. Uzun Çarşı’daki Dükkanları Tırtıklayın

Fotoğraf Kaynak: Muhammed / Foursquare

Kaş’tan ne alınır sorusunun cevabı: El işçiliği gümüş takılar, Likya Halıları, kilimler, cam sanat eserleri, tahta oyma figürler, tasarım kıyafetler…Kaş çarşısında diğer turistik bölgelerden farklı bir hava var. Bizim tespitimiz öncelikle yaklaşımları. Tatildesiniz, aslında ‘bir şey’ bakmıyor, ‘her şeye’ bakıyor, zihninizi dinlendiriyıor, çevreden keyif alıyorsunuz. Bu esnada sizi hiçbiri sizi boğmuyor, ezbere bir ’buyrun’dan ziyade ihtiyacınız halinde yardımcı olmak isteyen bir havadalar. Dikkatimizi çeken diğer konu ise, malzeme ve tasarım. Hemen her ürün hakkında ayırt edici özelliklerden bahsedilebiliyor. Özellikle de yöredeki plajlardan toplanan taşları deri yüzüklere yerleştiren ve seramik ağaç figürlü kolyeler tasarlayan tezgahlara bayıldık.

13. Kaş Camping’de Deniz Keyfi Yapın

Yalan yok, Kaş Camping bir kamp için biraz tuzlu ama bizim tüm Türkiye’de en sevdiğimiz kamping alanlarından çünkü kitlesi çok kafadar. Ayrıca denize sıfır, içinde kendine denizi olan sessiz, sakin huzur dolu bir kamp alanı. Bazen yoga kampları oluyor. Kampseverlerin, Türkiye’nin En İyi Kamp Alanlarını derlediğimiz yazımıza göz atmaları da tavsiyemiz olunur.

Cafesinde granola gibi sağlıklı seçenekler de var.  Kendi çadır ya da karavanınızla gelebiliyor ya da bungalowlarında kalabiliyorsunuz. İşletmede ortak banyolar ve bir de café var. Burada konaklamıyorsanız da tesisi kullanmak için dışarıdan günübirlik gelebilirsiniz. Zaten Kaş merkeze de oldukça yakın bir yer. Güncel fiyatlar için mutlaka kampla iletişime geçin. Çünkü internetteki fiyatlar sezondan sezona değişiklik gösterebiliyor. Konum için tıklayın.

 

14. Saklıkent Kanyon’unu Görün

Kaş’ın sıcağından tövbe ettiğiniz bir günde serin suları ile cozzzlatan Saklıkent Kanyonu’na gelmek fena fikir değil. 18 km boyunca devam eden ve yüksekliği 200 metreyi bulabilen bu kanyon daracık geçişleri, camgöbeği suları, etrafına kurulmuş köyleri ile çok özel bir yer. Kanyonun içinden akan Eşen Nehri aynı zamanda muazzam bir çam ormanına can vermiş, Milli Park ilan edilerek korumaya alınmış.

Kanyonun içeride bir çok işletme var. İşletme dediğimiz evinin önünde gözleme yapan teyzeler ve yürüyüş ayakkabısı satan amcalar. 🙂 Kanyon ise tam bir macera. Bir kere kesinlikle yanınıza bir suya girebilen bir yürüyüş ayakkabısı alın, kesinlikle terlikle yapılabilecek bir yürüyüş değil bu.

Biz Kaş’tan buraya tur düzenleyen şirketler de var, kendi aracınızla da gelebilirsiniz. Turlar burada genelde 1 – 2 saat vakit geçiriyor, bizim önerimiz Bougainville. Özel aracınız varsa kendiniz de gelebilirsiniz. Etrafta özel otoparklar mevcut.

 

15. Dünyanın En Güzel 10 Yürüyüş Yolu Arasında Gösterilen Likya Yolu’nu Yürüyün

Bir taşla 3 kuş yapın. Hem Likya Yolu’nda trekking nedir tadına bakın, hem de esrarengiz Likya kalıntıları görün, hem de mu-te-şem manzaralarını görün. Kaç gün ayırabilirsiniz o kadar iyi. Moda girmek için en az 4 gün ayırmanız tavsiye olur ama sadece bir gününüz varsa bile kaçırmayın, mutlaka gelin. Ya Demre tarafında, ya da Hoyran tarafında yapmanızı öneririz. Likya Yolu’nu yürümeye fırsatı olmayanların bile  bu manzara ve kalıntıları görmek için uğramasını tavsiye ederiz.

Hoyran’daki Likya kalıntıları böyle kayıp bir orman hissatlı olduklarında mıdır, manzarasının insanı oraya mıhlamasından mıdır nedir cidden çok etileyici. Hoyran Wedre Oteli de çok hoş bir yer. Gecelemek ya da öğle yemeği için düşünebilirsiniz.

Myra Antik Kenti’ne, St.Nicholaus (Noel Baba) Kilisesi’ne ve mavi yengeçlere ev sahipliği yapan Demre, Kaş’a 40 dakikalık mesafede. Hristiyan dünyasının hac yolunda önemli bir yere sahip olan St.Nicholaus Kilisesi’nde her yıl 6 Aralık’ta Noel Baba etkinlikleri yapılmakta. Ayrıca Demre belediyesinin logosunda da şirin bir Noel Baba bulunuyor. Yemişim antik kenti, bana mavi yengeçi anlat dediğinizi duyar gibiyim. Efendim, bu şahene lezzeti buradaki restoranlarda kolaylıkla bulabiliyorsunuz. Bu arada snavatanı Pasifik Okyanusu’ymuş bu yengecin. Gemiler sayesinde sularımıza karıştığı söyleniyor. Geldiği varsa göreceği var. 😀 Konum için tıklayın.

Likyalılarla ilgili birkaç enteresan bilgi paylaşmak isterim; anaerkil bir toplumlar, kralları yok, bir sürü küçük yerleşim bir araya gelip kendi kendilerini seçtikleri yönetici ile yönetiyorlarmış. Yani dünyadaki ilk demokrasiyi kurmuşlar. Savaş zamanı gençleri, doktor, bilge gibi kıymetli insanları dağa yolluyorlarmış ki savaş sonrası onlar yeni toplumu kurabilsin. Çok şiddetli bir deprem uygarlığı denizin sularına gömmeseymiş haklarında çok daha fazla şey bilecekmişiz.

 

16. Hazır Bulmuşken Coasteering Yapın, Bi Daha Bi Yerde Bulamazsınız Ha!

Coasteering deniz ve macerayı buluşturan en eğlenceli sporlardan bir tanesi. Falezleri biraz kaya tırmanışı, biraz da yüzerek geçmeyi içeriyor. Zorluk seviyesi rotaya göre değişiyor, Kaş’taki turlar yeni başlayanlara uygun ama her şekilde  su ve yükseklik korkusu olanlara önermiyoruz çünkü 1 metreden denize atlamakta zorlanan birisi oldu mu bütün gruptaki diğer insanların programı aksıyor.

 

17. Düşler Akademisi’nde Gönüllü Olun

Düşler Akademisi Türkiye’deki en güzel oluşumlardan biri. Aslında sosyal dezavantajlı bireylerin topluma katılması ile çalışmalar yapıyorlar ama bize sorarsanız, bundan da ötesinde, idealist bir dünyacık kurmuşlar.  Kaş’taki kampüslerinde engellilerden, çingenelere, hayata dezavantajlı başlayan bireylerin daha eşit şartlarda varolması için türlü fırsatlar yaratıyorlar, bir yandan kendi elektriğini üreterek ve ekolojik tarım yaparak çevreci bir anlayış sergiliyorlar, bir yandan da sadece gönüllü desteği ile tüm operasyonu yürüterek farklı bir düzen mümkün diyorlar. Gönüllülerine de çok iyi bakmaları meşhur. Fotoğraftaki yer kampüsün enfes kütüphanesi. Düşler Akademisi yazımızdan gönüllülükle ilgili bilgi alabilirsiniz. Konum için tıklayın.

18. Antik Kentlerini Gezin

Biraz deniz, kum, güneşe ara verip, bu eşsiz coğrafyanın tarihi zenginliklerine de direksiyon çevirin. Her ne kadar bir Efes, Aspendos, Hierapolis gibi bilinirliği olmasa da az bilinen antik kentlerimizden bazıları Kaş-Kalkan sınırları içinde. Bunlardan Antiphellos Antik Tiyatrosu, Xanthos Antik Kenti ve Patara Antik Kenti görülmeye değer. Daha fazla bilgi için sizi şuraya alalım: Kaş Gezilecek Yerler

19. Tekne Turu Yapın

Teknenin bi tarafı koyu mavi, bir tarafları açık.  Bu ani derinleşmenin sebebi tam buradan geçen ve Likyalıları tarihe gömen fay hattıymış.

Efendim anlat anlat bitmeyen Kaş’ın bir de tekne turları var ki en az bir gününüzü bu harika yolculuğa ayırmanız gerekiyor. Tekneler eski liman denilen merkezdeki limandan kalkıyor. Burada birçok tekne ve tur var. Bir çok alternatif de mevcut. Ama geneli tüm gün süren, yemekli Kekova turları. Kaş ve Demre arasında bulunan bu bölge, gerek tarihi zenginlikleri gerek tertemiz koylarıyla göz kamaştırıyor.

Kekova, tarihi zenginlikleri ve tertemiz koyları ile binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilen bir yer. Yemek dahilli turlar kişi başı 70 TL ile 100 TL arasında değişiyor. Tur boyunca Kekova, Üçağız, Batıkşehir, Simena, Kaleköy, Akvaryum Koyu ve Tersane Koyları’nı görebiliyorsunuz. Gezinin en keyifli noktalarından birisi de Kaleköy de yenilen ev yapımı dondurmalar.

Program kabaca şu şekilde: Sabah erkenden yola çıkan tekneniz ile önce içinde bir kanyon ve mağara bulunan İnönü Koyu’na geliyorsunuz. Daha sonra Akvaryum Koyu’na. Burada deniz canlılığı hat safhada. Şnorkelle çok rahat görebiliyorsunuz. Öğle yemeğinizi yedikten sonra Tersane Koyu’na gidiyoruz. Burada bölgedeki depremlerden dolayı sular altında kalmış birçok tarihi eser mevcut. Buralarda yüzebiliyorsunuz ancak bir sonraki gittigimiz Kekova ucundaki Batıkşehir Koyu’nda (yukarıda da söylediğimiz gibi) durmak yasak. Sonrasında Kaleköy’e ayak basıp yaklaşık bir iki saat burada vakit geçiriyorsunuz. Sırada buradaki meşhur ev dondurması yapan yere gitmece var. Şeftalili, muzlu ve fındıklı olmak üzere sadece üç çeşit dondurma var (dönem dönem değişiyor) ancak tatları nefis. Tüm kullanılan ürünlerin kendilerinin yetiştirdiklerini özellikle belirttiler. Daha sonra şirin bir balıkçı koyu olan Üçağız’ı ziyaret ediyorsunuz. Sabah çıktığınız yolculuğunuz akşam altı civarı sonlanıyor.

 

20. Yamaç Paraşütü Yapın

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/FlyLycia

Kaş’ta gökyüzüne baktığınız anda bir sürü renkli paraşüt ile karşılaşırsınız. Türkiye’deki sayılı uçuş noktalarından birisi olduğunu söyleyebiliriz Kaş’ın. Kaş’ta yamaç paraşütü yapmak isteyenler minibüslerle 9 kilometre yol giderek denizden 600 metre yükseklikteki Kırdavlı Tepesi’ne veya genellikle Asas Dağı’na çıkılıyor. Burada yapılan ilk eğitimin ardından uçuşa özel elbiseler giyiliyor. Ardından yamaç paraşütü pilotları eşliğinde gökyüzü yolculuğu başlıyor. Gökyüzünde bu heyecanı yaşamanın bedeli 250 TL. Video görüntüleri ve fotoğraflar için ise ayrıca ödeme yapmak gerekiyor. Detaylı bilgi için Fly Lycia Paragliding firması ile iletişime geçebilirsiniz.

21. Caretta Carettaların Plajı Patara’da Denize Girin

Fotoğraf Kaynak: Gizem Balkan / Foursquare

Hani filmlerde parlayan kumlarıyla nefis uzun sahiller vardır ya. Hah orası burası işte. Bir ucundan bir ucunun 18 kilometre olduğu dillere destan ipeksi kum ve hırçın deniz. Patara Plajı aynı zamanda caretta caretta deniz kaplumbağalarının Türkiye’deki en önemli üreme alanından biri. O yüzden burada aman kuma şemsiye saplamayın, kumun altına bir caretta yumurtalamış olabilir. Mümkünse gece burada kalmayın ki onlar da plaja çıkabilsin. Ola ki kalırsanız da yüksek sesle konuşmayın, ışık yakmayın. Şimdiden çok teşekkürler.  Konum için tıklayın.

22. L’Apero’da Fransız Takılın

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/laperokas

Işıl ışıl bahçesi ile Uzun Çarşı manzarasına hakim, Kral Lahiti’nin hemen 50 metre arkasında sizi selamlayan bu yer Kaş’taki tek Fransız Restoranı. Kaş’ın aslında tek gerçek Avrupa restoranı olan L’Apero’nun sahibi ve şefi zaten gerçek bir Fransız. Chef Paul Moisson’a ailesinden miras kalan geniş yemek kültürünün ve dünyanın birçok farklı ülkesinde edindiği tecrübelerin özetini bu tatlı restoranda çıkarmış. Kaş’a aşık olup buraya yerleşmiş ve restoranını burada açmaya karar vermiş olması hem Kaş’ta yaşayanlar için hem de Kaş’a tatile gelenler için büyük şans, çünkü Güney Fransa’da ya da tatlı bir Paris yazında yaşayabileceğiniz harika bir French Bistro deneyiminin aynısını burada Kaş’ta yaşayabilirsiniz.Öyle havalı kelimeler olsa da yazılanlar; korkacak fiyatları / kasılacak menüsü yok, haklarını verelim. Mekan sahipleri Ece ve Paul’un elinden çıkıyor her şey. Jazz-vokalistliği de yapan müzisyen Ece’yi barın arkasında Espresso Martini hazırladıktan sonra, bi anda sahnede görebiliyorsunuz. Biz özellikle Taze domatesli tartını, pişirmedeki ustalığı öne çıkartan etlerini, Fethiye’de özel olarak ürettirdikleri peynirlerini, bol seçenekli Türk ve Fransız tatlılarını çok beğendik. Ne diyeyim, adamlar yapmış! 😀 Konum için tıklayın.

23. Kaş’ın Sırtlarından Efsane Bir Gün Batımı İzleyin


Bu fotoğraf yağmurlu bir güne denk geldi. Hele siz bi de açık bir havada buradaki gün batımın görecektiniz… Mest olurdunuz, mest! Son önerimiz biralarınızı kapıp, Kaş’ın sırtlarına çıkmanız ve bizim gibi kendinize bir tribün yapıp, zaten tek başına bile çok güzel olan Kaş manzarasını bir de gün batımında seyretmeniz. Konum için tıklayın.

 

24. Yanık Dondurma ve Tava Dondurmayı Tadın

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Bu bölgenin önemli tatlarından biri de yanık veya yanıksı dondurma. Öğrendiğimiz kadarı ile keçi sütünden yapılan dondurma pişirilme esnasında özellikle yakılıyormuş. Dondurmanın isli ve karemelize tadı bizim çok hoşumuza gitti. Yanık dondurmayı meydandaki seyyar dondurmacılardan alabileceğiniz gibi bu dondurmayı yıllardır yapan Bankalar Caddesi’ndeki Nur Pastanesi’nden de alabilirsiniz. Bir de Uzak Doğu’da oldukça popüler olan ve Kaş’ta yeni yeni moda olmaya başlayan tava dondurma da tadılası. Erimiş dondurma, dileğiniz eklemeler yapılarak kendinden donduruculu bir tava üzerinde rulolar şeklinde tekrardan dondurulup bir kaba konuyor. Hem yapımını izlemesi hem de yemesi zevkli. Onu da merkezdeki dondurmacılarda bulabilirsiniz.

KAŞ’TA YEME-İÇME


Biz burada bir iki kaçırmayın dediğimiz yeri yazdık ama daha çok var… Tüm restoran önerilerimizi Kaş Restoranları‘nda bulabilirsiniz.

KAŞ’TA NEREDE KALINIR

Küçük Çakıl Bölgesi’nde

Lantana Aparts

Küçük Çakıl Sahil’e paralel 2. Sırada yer alıyor. 2017 de renove ettikleri oda ve apart dairelerinin yarısı denizi ve fazlasıyla Meis’i görüyor. Bu kadar merkezde bulunabilecek en büyük alana sahip daireler. 50 metrekarelik alan, özellikle çocuklu aileler ve gruplar için konforlu ve hesaplı tatil olanağı sunuyor. Gürültüden uzak, manzara keyfi yaşatması ve her şeyinizle birebir ilgilenen, mekan ortağı, Kaş’ın efsanelerinden Onur’un güler yüzü ve concierge hizmeti buranın öne çıkanları. Mutfaklı daireleri olmasına karşın, tatilde ilk öğününüzü hediye ederek sizi birazcık şımartıyor. Kahvaltı da dahil. Yaz-Kış açık olan mekanda fiyat seviyesi sezon boyunca 150-300 TL, sezon dışında 100-250 TL aralığında.

Aphrodite Pansiyon

Aphrodite Pansiyon Kaş’ı kuşbakışı gören, Küçükçakıl plajına yürüme mesafesinde, merkeze yakın bir opsiyon.

Diva Residence (allsuite) Hotel

Diva Residence Hotel, Kaş’ı ve Meis Adası’nı kuşbakışı gören, sadece 1+1 ve 2+1 olarak on bir suitten oluşan bir butik otel. Denize uzak bir seçenek ama havuzu da var. Kendine ait özel plajı 12 dakika mesafede.

Çarşı Merkez’de

Kuytu Pansiyon

Kaş merkezde kalabileceğiniz en ev rahatlığındaki şirin pansiyon. Uzun Çarşı’nın bir arka paralelinde, barlar sokağının başında, meyhaneye, denize, alışverişe eğlenceye en hakim olacağınız noktalardan biri. Bir taraftan denizi izlerken bir taraftan kral mezarlarını görürsünüz. Her biri farklı boyutta ve dekorasyonda mütevazi odaları her ziyaretinizde sizi şaşırtabilir. Birinin kapısına hayran olursunuz, diğerinin perdesine. Yahut koridorlarda kavanozlara dikilmiş Kaş coğrafyasından fışkıran bitkilere. Pansiyonun karşısındaki cafeden güzel jazz tınıları, sabahları sizi güne hazırlıyor. Sabah deniz manzarasına karşı kahvaltı ediyorsunuz. Bu arada bu pansiyonda kahvaltı saati kuralı uygulanmıyor, eğer Emine Abla hala mutfağı toplayıp çıkmamışsa, saat 1’de de kalksanız, domatesinizi doğrayıveriyor. Her gün küçük fırınında yaptıkları, anneannelerimizden kalma lezzeti hatırlatan kekler ve börekler de cabası.

Antik Tiyatro Tarafında

Kaş Camping

Antik Tiyatrodan Yarımada’ya giden yol üzerinde. Mavi serin sularında uyandığınız, güzelliğine inat yüzlerce ağacın arasına gizlenmiş 37 yıllık dev bir çınar Kaşcamping. Bungalov ve çadır ile konaklama imkanları sunuyor, şehre yakın ama bir yandan da kopuk bir kafa yaşatıyor. Adres:

Paydos Pansiyon

Paydos Pansiyon, ‘Paydos!’ demek istediğinizde yanınızda olmayı hedefliyor. Kaş şehir merkezine ve limana 50 metre; Kaş plajları, Kaş’ın meşhur Uzun Çarşısı, Likya kaya mezarları ise sadece 2 dakika yürüyüş mesafesinde. İşletmecileri Barış ve Merve’nin müşterisi değil arkadaşısınız. Öyle yapmacık değil, harbi. Gidiniz & test ediniz. Çok da güzel bir terası var. Kahvaltınız, akşamüstü biranız, e bi de denk gelirseniz terastaki şöminedeki barbekünüz esnasında sizi beklemekte…

Kaş Otel

Kaş’ın denize en yakın konaklamasını sunuyor. Fiyat ve konfor seviyesi, burada listediklerimiz içinde en yüksek olanı.

Nefeshane

Kaş’ın Çukurbağ köyünde yer alan Nefeshanede iki adet iki kişilik oda ve bir adet üç ya da dört kişilik ev bulunmakta. Özgürlük, dingilik kafa boşaltmak, doğa ile iç içe olmak icin birebir. Kaş’a düzenli minibüs seferleriyle 15 dakika içinde şehirde, tersini yaptığınızda ise 15 dakikada 5 derece ve çok da desibel azaltmaya bire bir!

Çukurbağ Yarımadası’nda

Lukka Exclusive Hotel

Çukurbağ Yarımadası’nda, harika manzaralı balkonları olan butik bir otel.

Demre’de

Simena Pension

Simena Pansiyon, Kaleköy’de geleneksel bir köy evi. Küçük gruplar veya aileler için ideal.

Kalkan’da

Hotel Villa Mahal

2007’de Conde’Nast Johansens Avrupa’nın En Romantik Oteli seçilen Hotel Villa Mahal Kalkan’da kalınacak en butik otel. Otelde kalmasanız bile en azından denize sıfır restoranında bir akşam yemeğine düşünebilirsiniz.

KAŞ NEREDE ?


Kaş, Akdeniz Bölgesi’nde Antalya şehrinin batısında yer alan bir ilçe. Çevresinde Fethiye ve Kemer var.
Fethiye – Kaş arası arabayla 126 kilometre ve yaklaşık 2 saat,
Kemer – Kaş arası arabayla 147 kilometre ve yaklaşık 2 saat 28 dakika,
Antalya Merkez – Kaş arası arabayla 192 kilometre ve yaklaşık 3 saat 20 dakika,
Alanya – Kaş arası arabayla 323 kilometre ve yaklaşık 5 saat,
Ankara – Kaş arası arabayla 647 kilometre ve yaklaşık 8 saat 15 dakika
İstanbul (Beşiktaş) – Kaş arası arabayla 808 kilometre ve yaklaşık 9 saat 55 dakika sürüyor.

KAŞ’A NASIL GİDİLİR ?

Otobüsle

Otobüs yolculuğunu seviyor acelem yok baka baka gelirim diyorsanız sezonda birçok ilden sık aralıklarla otobüs seferleri bulunuyor. Sezon dışında ise büyük şehir otogarlarından her gün otobüs bileti bulabilirsiniz. Yolculuk İstanbul’dan yaklaşık 13 saat, Ankara’dan 8 saat, İzmir’den ise 6 saat sürmekte.

Uçakla

Gökyüzünden vazgeçemeyenler için iki alternatif bulunmakta. Dalaman Havalimanı ve Antalya Havalimanı. Burdan sonrasında minibüsler veya Shuttle transferlerle Kaş’a ulaşıyorsunuz. Facebook üzerinden oluşturulan sayfalar ile başka insanlarla Shuttle paylaşabiliyorsunuz. Yolculuk Dalaman’dan 2,5 saat, Antalya’dan 3,5 saat sürmekte.

Arabayla

Dört tekerim çok şekerim diyenler için Kaş’a Fethiye üzerinden ya da Antalya, Kemer, Kumluca, Finike ve Demre üzerinden gidilebilir. Ankara yönünden Kaş’a gelecekler, Bucak ilçesini geçtikten sonra Korkuteli ayrımından dönüp Elmalı-Gömbe üzerinden gittiklerinde yolu Antalya sahil yoluna göre 100 kilometre daha kısaltcaklardır.

14 YORUM

  1. Fatih

    Kaş’tan Antalya’ya dönüşle ilgili bir bilgi bulamadım, transfer opsiyonu çok pahalı arabam da yok, batı antalya Kaş’a gidiyor ama Kaş’tan dönmüyor mu? Ya da hiç mi minibüs yok bu dönüş rotasında?

    Cevapla
  2. Kimkibu

    Merhaba ailemizde yüzme bilmeyen kişiler var. Bu anlamda önerebileceğiniz cabuk derinlesmeyen ve dalgasiz bir sahili var midir kas ta ? Ona göre kalacak yer bakıyorum da konum olarak. Işe yarar bir bilgi bulamadım bu konuda internette o yüzden cevap alabilme umuduyla size yazıyorum. sevgiler…

    Cevapla
  3. Musa Şimşek

    Efendim yazılarınızı okuduk geldik şuan size kaş tan yazıyorum kesinlikle ama kesinlikle şiddetle tavsiye edeceğim bir yer var siz nasıl es geçtiniz bilmiyorum belki tadına bakmışsınızdır. KAleköy de dondurma demişsiniz ama The I Am Here kafe nin dondurmaları efsane %100 ev yapımı müthiş dondurmalar ve üstüne sert bir türk kahvesi şiddetle tavsiyemdir ve yapılması gerekenler listesine girmeli 🙂

    Cevapla
  4. Dilek Yıldız

    Tebrik ediyorum özenle hazırlanmış harika bir bilgilendirme çalışması olmuş elinize sağlık.

    Cevapla
  5. Kareli

    Harika detaylar içeren yazınız Antalya gezisi için şimdiden heyecanlandırdı. Özellikle 23. fotoğraftaki manzaraya bayıldım. Tam olarak neresi oluyor, hatırlıyor musunuz?

    Cevapla
  6. İsmigül Hiçyılmaz

    Emeğinize sağlık. Çok faydalı bir yazı olmuş. Kaş her zaman görmek istediğim ama bir türlü gidemediğim bir yer. Bu yazıyı okuduktan sonra hızlıca program yapmam gerektiğini farkettim. 15 Eylül sonrası gidilecek şeklinde ajandama not aldım. Çok teşekkürler tavsiyeleriniz için

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Ne demek efe’m 🙂 Eylül’de müthiş olur. Cumhuriyet Bayramı’nda da güzel

      Cevapla
  7. Nevzat

    Iyi güzelde kim bu yerleri görmek için 15 gün ayırabilir hele birde çocuk varsa tümü kaş tan gidip gelmesi 1 gün süren mesafedeki yerler kaş ta plaj sayısı da kısıtlı merkezde küçük bir plaj koyu var. Diğer uygun plaj ise 7-8 km mesafade konu edilen yerlerin tamamı bir saat yakın yolculuk mesafesinde aracınız yoksa gitmeniz nerede ise imkansız elbet kaş güzel bir yer 1974 yıllarında köy den gelen yumurtayı bekliyen bir çift çorabı zor bulacağınız hele bir de et yemek isterseniz Antalyadan sipariş vermeniz gereken bir yerdi.çok gelişti ama eski güzelliği kayboldu sakinliği gitti gitmeden iyi düşünün görun kısa bir konaklama yapın tekrar yolunuz düşerse görmediğiniz yerleri görürsünuz. Bence en güzel yerlerden biri üçağız kekova mutlak göŕün.

    Cevapla
    • Öğretmen Tuncay

      Zengin adamın yeri Kaş. Hiç hoşuma gitmedi fırsatçı esnafın yolmaya çalıştığı keklik konumuna düşmek. Temmuzda eşim ve 8 yaşındaki kızımla beraber her yıl çıktığımız 10 günlük Antalya-Olympos-Adrasan tatilinden sonra Kaş’a gittim. Konaklama yerleri kalabalıklığı fırsata çevirip gecelik konaklamayı 300 TL ye çıkarmışlardı. Ailemle kalmak istesem 1 geceye 500 TL vermem gerekiyordu. O kadar parayı sadece yatmaya veremedim ve akşam Kaş merkezi çılgın bir kalabalık arasından gezdikten sonra arabamda geceyi geçirdik. Akşam gezmelerde 1 külah dondurmaya 1 top koyup 6 TL ye satan dondurmacılardan mecburen dondurma aldık. 3 kişi için dondurmaya 27 TL verdim. Ertesi gün kahvaltı yapacak yer aradık Kaş meydanda ve hiçte geniş olmayan dar bir menüsü olan kahvaltıya 150 TL vermek zorunda kaldık. Baktım Kaş normal vatandaşa göre memur veya öğretmen insana göre bi yer değil o yüzden 1 gün sonra Kaş’tan çıktım Kaputaş Plajında yüzüp Muğla’ya gittim. O yüzden Kaş’a gidecek olanların cüzdanı dolu ve sağlam değilse gitmesinler.

      Cevapla
      • Biz Evde Yokuz

        Selam Tuncay,
        Kurban bayramında sahiller malesef böyle…

  8. Siğnem

    Gerçekten özenle hazırlanmış bir liste tebrik ederim çok işimize yarayacak. Sizi severek takip ediyorum sevgiler…

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend