Herhangi bir Karayip ülkesine değil de Küba’ya seyahat edilmesinin başlıca sebebi Fidel & Che efsanesi, Küba’daki komünist düzen, Amerikan ambargosu ve bunun yarattığı “egzotizm” (Kelime seçimi ile ilgili yorumlar gelmeden hemen araya girelim; Egzotizm: Yabancı olma durumu). Buna rağmen sanırım birçok insan kafasında farklı bir Küba resmi çiziyor olacak ki, internet sayfalarca Küba seyahatinde ne kadar zorlandığını anlatan sitemkar yorumlarla dolu.

Bize sorarsanız, Küba ne güzellendiği kadar iyi, ne de yemek sonrası ıslak mendil bulmaya alışmışların yerlere vurduğu kadar kötü. Biz kendi gözlemlerimiz ve araştırmalarımız ile bu yazıyı derledik. Kafamızda oluşan mevcut durumu eğrisiyle, doğrusuyla aktarmaya çalıştık. Burada yazılanların bir bölümü tabi ki mutlak doğrular değil, çıkarımlar. Sizin de benzer veya farklı çıkarımlarınız veya bilginiz var ise yorumlara katkılarınızı bekliyoruz.

Not: Eğer Küba’ya gideceğiniz için bu yazıları okuyorsanız, size iki tane çok kıymetli, her derde deva süper faydalı yazı önereceğim. Onları okumadan adım atmayın, yoksa Küba’da hayal kırıklığına uğrarsınız.
Küba Turu İçin Önemli Bilgiler
Küba’da Gezilecek Yerler & Rota & Zaman Planlaması 

İsterseniz en çok tartışılan konudan başlayalım:

Küba yoksul mu?


Bir tercümanın aylık maaşı 20$, doktorun ki ise 30$. 1,5 litrelik şişe su ise yaygın olarak 2$, bazen de 1$. İmkanların ciddi dar olduğu konusu tartışma götürmez bir gerçek. Onu buraya bir park edelim. Önce ilerleyebilmemiz için yoksulluk kavramının tanımı üzerinde hemfikir olmamız lazım gelir. Yoksul kime denir? Çok çeşitli tanımlar var, ama UNESCO’nun “mutlak yoksulluk” tanımından gidersek, Yoksulluğa; ev kirası, yiyecek, içecek, giyecek, ilaç, yakacak gibi zorunlu ihtiyaçları karşılayamama durumu deniliyor. Küba’da insanların evleri var, devlet her ay gıda ihtiyaçlarının %40’nı karşılayan bir karne dağıtıyor, eğitim ve sağlık hizmeti ücretsiz, hava çok güzel olduğu için yakacak ihtiyacı yok. Pirinç, şeker, yumurta gibi temel ihtiyaçları da devlet insanlar kolay erişebilsin diye sübvanse ediyor. Müzik, sanat anayasal hak sayılıyor ve konserler, tiyatrolar ya bedava ya da çok uygun fiyata. Bu tanımdan göre Kübalılara yoksul demek uygun olmuyor ama şu da bir gerçek ki şartlar iyi değil. Hayat pahalı, herkes ek işlerin peşinde, birçok ev hapşırsan yıkılacak kadar bakımsız, mobilyalar 30-40 senelik, bazı evlerde sıcak su yok…

Ekonomik sıkıntılardan biri de devletin her şeyinize ortak olması. Mesela çiftçisininiz, 3-5 dananız var. Yiyecek bir şeyiniz yok, ve havyanlarınızdan birini kesmek istiyorunuz. Kafanıza göre kesemezsiniz, devletten izin almanız lazım çünkü devlet de o hayvan üzerinde hak sahibi.

Para & Ekonomi


Küba’da iki para birimi var, biri turistler tarafından kullanılan CUC, diğeri de Peso. 1 CUC = 25 Peso. Bu ayrımın sebebi yerlilerin birçok ihtiyacının devlet tarafından sübvanse edildiği için farklı ekonomilerin dönüyor olması. Örneğin turistlerin gittiği bir markette su fiyatı 2 CUC’ken, yerlilerin gittiği büfede 0.6 CUC’tu.

Evlerinin odalarını sadece bir gece pansiyon olarak işlettiklerinde bir aylık maaşları kadar kazandıklarını gören herkes turizmci olmuş. Okullarda öğretmen, hastanelerde doktor, hemşire sıkıntısı baş göstermeye başlamış. Gündüz doktor olan birisini akşam takside direksiyon başında görmek normal.

Devrimden Önce Küba Kuzey Yarım Kürede Kişi Başına Gelirin En Yüksek Olduğu 5. Ülkeymiş!


İnanması güç ama gerçek! Ekonomi aslında Küba’da zamanında tıkırındaymış. Amerika’da içkinin yasak olduğu 1920’lerde Amerikalıların günahlar ülkesi haline gelen Küba’ya oluk oluk turist, yatırım ve para girmeye başlıyor. Ama bu zenginlik eşit dağılmıyor, daha çok Amerikan mafyasının işlettiği kumarhane, kulüpler, genelevler ve otel sahipleri ve yandaş Kübalıların ceplerinde birikiyormuş. Darbeyi hazırlayan zemin de bu olmuş zaten. Darbenin nasıl gerçekleştiğini okumak isterseniz sizi şöyle alalım: Küba Devrimi – Fidel Castro, Che Guevara ve Komünizm

Kemerleri Sıkmaktan Nefessiz Kaldıkları Dönem


Devrim sonrası tüm Amerikan şirket ve malları kamulaştırılmış, gelirin ülke çapında eşit dağılmasına yönelik ekonomik reformlara gidilmiş. Ancak büyük yaralar alan ekonomi hiçbir zaman toparlayamamış, hatta anca Sovyetler Birliği’nin desteği ile ayakta kalmış ve 1991’de SSCB’nin yıkılışı ile Küba’da büyük bir ekonomik kriz başlamış. Küba’da bu kriz dönemi “özel dönem” diye adlandırılıyor. Ekonomi %60 küçülmüş ve daha da vahimi ortalama bir Kübalı vücud ağırlığının %30’unu kaybetmiş! Kasaları boşalan devlet gıda desteğini bile yapamaz olmuş ve insanlara karne ile dağıtılan ürünler neredeyse yarı yarıya kesintiye uğramış.

Daha sonra Venezuela devlet başkanı Chavez’in olaya dahil olması ile işler yavaş yavaş toparlamaya başlamış. Gerçi şimdi de Venezuela’nın durumu ortada. Biz ilk defa 15 sene önce Küba’ya gittiğimizde sokaktaki her kadın çocuğuna süt tozu almamız için önümüzü kesip kolumuza giriyordu. Şimdiyse hala Kübalıların bir sürü (hatta çoook) ihtiyaçları var ama gördüğümüz tablo eskisiyle kıyas kabul etmez. Çok büyük iyileşme var.

Artık Chavez ve Fidel ölmüş olsalar da iki ülke hala politik ve ekonomik olarak çok sıkı fıkı.

 

Kübalılar Mutlular Mı?


İnternette yazılanları bakınca; bolca Küba’da insanlar çok fakir, çok mutlusuzlar yazıları göreceksiniz. Bizce insanın hayatından memnun olması ve mutlu olması iki ayrı şeyler. Evet, imkanlar çok sınırlı, rejim de otoriter. Kübalılar hayat standartlarından ve koşullardan kesinlikle memnun değiller ama mutsuzlar mı emin olamadık. Kapı önüne konan çiçekten, süslenip püslenip gece meydanlarda toplanan gençlere, her evden yükselen bangır bangır müzikten, erkeklerin süründüğü buram buram parfümlere, burada kendini belli eden bir yaşama sevinci gözlemledik. Özenerek yaşamak mutluluğun ürünü. İmkanlar dar, hayat da zor, ama gelir seviyesi mutluluk endeksindeki bir sürü kriterden sadece birisi nihayetinde…

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilene göre Küba intihar oranı sıralamasında 183 ülkede 84. sırada. Özel Dönem sırasında 28. sıralardalarmış! Ne kadar karanlık bir dönemden geçtiklerini artık siz düşünün.

Seks Ticareti

Özel Dönem’deki sıkıntılar fuhuşun tekrar patlamasına sebep olmuş ve hala da ülkede süre gelen ciddi bir problem. Yalnız bir erkek ya da bir erkek grubu gören kadınlar çeşitli cümlelerle yanaşıyorlar. Bizim denk geldiğimiz  “Karın?” oldu, sanırım karın burada mı ya da karın olayım mı gibi bir şey söylemeye çalışıyordu.

“La Vida Gorda” : Fat Life

Bu Küba’da çok yaygın bir söylemmiş. İmkanlar sınırlı olduğu için insanlar zorunlu bir dayanışma içindeler. Mesela bizde de eski zamanlarda olduğu gibi mahallede sadece birinin evinde müzik seti olabiliyor, öbüründe scooter, arada birbirlerine işleri düşüyor. Bu da insanların birbirine karşı zorunlu bir tolerans göstermesini sağlamış. Yan komşusu seks işçisi olsa da onu dışlamıyor, çünkü gün geliyor dayanışmak zorunda kalıyorlar, ya da bir komşu onu polise ispiyonlarsa “La Vida Gorda” diyip, birbirlerine küsemiyorlar;  yani “Şartlar böyle, yüz yüze bakmak zorundayız”.

Küba Pastasından Bir Dilim Kapma Yarışı

Evlerin rengine devlet karar verip, devlet boyuyor. Burası Trinidad

Bugünse, Küba’da değirmene her zamankinden çok ve hızlı su giriyor. 2006’da yönetime gelen Raul Castro, 2008’de Kübalılara cep telefonu ve DVD sahibi olma hakkı vererek Fidel’den daha yumuşak bir politika izleyeceğinin ilk sinyallerini veriyor. 2010’da ise Kübalı çiftçilerin toprak sahibi olmalarına izin veriyor ve yabancı yatırımcılara kapıları açıyor, ne zamandır iştahla bu fırsatı bekleyen turizm sektörü şu an otel açacak yer kapma derdinde.

Senede Küba’ya 3,5 milyon turist geliyor ve Dünya Bankası’na göre bu rakam çok yakında 10 milyona çıkacakmış! İspanyol, Fransız, Kanada ve İngiltere firmaları her köşeyi satın almışlar bile. Havana’da yürürken her sokakta büyük otel zincirlerinin restore ettiği, üzerinde “2017’de Açılıyoruz, – Kempinski” tarzı panolar görüyorsunuz. Amerika ile ilişkiler tam toparlanmadığı için Amerikan zincirleri 70 mil öteden ağızlarının suyu akarak bakıyorlar muhtemelen. Amerikan firmalarının Küba’ya girmesi hala yasak. Bir yandan pazardaki bütün fırsatlar diğer ülkeler tarafından kapılıyor ve tam da bu sebepten Amerika’nın Küba ile ilişkilerini jet hızlı ile iyileştirmeyi düşündüğü biliniyor. Ben de buraya bir La Vida Gorda kondurmadan geçemeyeceğim. 🙂

Bununla birlikte 50’lerden beri alt yapısı yenilenmeyen Küba’da ne bu kadar oteli, ne de bu kadar turisti kaldırabilecek bir alt yapı var… Çöplere yetişilemiyor, su alt yapısında kaçak varmış ama sıra ona gelemiyor…

Fidel’in Ölümünden Sonra Küba Değişiyor Mu?


Mont Blanc yeni Havana mağazasında 2.000$’lık kalemlerini çoktan satışa çıkarmış bile…  Şehir limanına dev cruiselar zaten uğruyor. Potansiyeli çok yükseltecek 900 milyon dolarlık bir liman projesi başlamış. Tallapiedra Elektrik Santrali’ne Londra’nın Tate Modern’i gibi bir galeri yapılıyor, Nico Lopez Rafineresi bir bilim merkezi olacakmış.

Yabancı şirketler Küba pazarından pay kapma yarışında. Özel işletmelerin önü açılınca yurtdışında yaşayan Kübalılar da ailelerine mal mülk almaları, yatırım yapmaları için yüklü paralar yollamaya başladı. Artık turizmcilikle uğraşan yerlilerin de gözü açılıyor. Anlayacağınız para hem devlete, hem de halka akmaya başlamış vaziyette. Değişim kaçınılmaz.

Kübalıların Yurtdışına Çıkma Yasağı


2012’deyse hayal bile edilemeyen bir gelişme oluyor ve 50 yıldır süre gelen Kübalıların yurt dışına seyahat yasağı (daha önce sadece akademik, sanat, müsabaka gibi görev amacıyla gidilebiliyordu) kalkıyor.

Yaşasın Özgürlükler?

Foto: Flickr / Rogério Tomaz Jr.

İnternet – İnternete erişim hala çok sınırlı, evlerde yok, ücretleri de erişelebilir değil. Saatine 1,5 Euro vererek ve sadece topluma açık, otel ve park gibi belirli alanlarda kullanılabiliyor. Koskoca Havana’da bile internete girilebilen sadece 5 park var. İnternetten bir şey izleyebileceğin kadar hızlı olsa da Whatsapp aramalarına izin vermiyor. Bu arada sizin telefonunuza GSM şirketi internet veriyor, ama Kübalılara yok.

Yasak işletmeler – Kübalarıların girmesinin yasak olduğu bir sürü lüks işletme var.

Comités de Defensa de la Revolución (CDR) – Devrimi Koruma Komitesi – Her mahallede Devrimi Koruma birimlerinin birkaç amacı var: Yaşlılara destek olmak, sokak partileri & eğlenceler düzenlemek, sosyal güvenlik ile ilgili konuları asiste etmek ve tabi ki sivil itaatsizlik ve devrim karşıtı aktiviteleri devlete raporlamak. Komite üyeleri genelde her ailede en az bir kişi olacak kadar yaygın.

Kübalılar Komünist Rejim, Devrim, Fidel ve Che İle İlgi Ne Düşüyor?


Kübalıların ağzından rejim karşıtı bir şeyler duymak oldukça zor. Herkese “Aman, yerin kulağı vardır” paranoyası hakim. Hapishanelerde politik suçlu da bolcana bulunduğu için kimsenin risk almak istemediği konular bunlar. Ama rejim karşıtı bir şey duyulamaması elbette insanların iç dünyasını yansıtmıyor.

1980’de, devrimin 21. yılında Fidel Castro’nun kucağına beklenmedik bir politik kriz düşer. Küba’dan kaçmak isteyen 6 kişi Peru toprağı kabul edilen elçilik binasına girebilmek için arabayla elçiliğe kamikaze yapar. Bu sırada konsolosluğu korumakla ile görevli bir polis ölür. Peru’nun sığınmacıları iade etmeyeceğini duyurması üzerine Fidel stratejik bir hata yapar: “Bizimle işbirliği içinde olmayan bir ülkenin konsolosluğunu korumayız” diyerek polislerini geri çeker. Birkaç günde artık kapısında bir giriş engeli olmayan konsolosluğun bahçesine Küba’dan gitmek isteyen  onbinlerce insan yığılır. Bu insanları farklı ülkelere yerleştirmek için uluslararası bir efor başlayınca, ülkesinden bu kadar insanın gitmek istediğinden bihaber olan Fidel, ülkeden gitmek isteyen, kendi kelimeleriyle “pislikleri” tutmayacağız der. “Mariel Limanı’ndan kim sizi alıyorsa alsın, engellemeyeceğiz”.

ABD’de toprağına ayak basan Kübalıları politik mülteci yaptığı için, 6 ayda 125,000 Kübalı Miami’ye hücum eder. Fidel hapishanedeki suçlular ve akıl hastalarını ABD’ye yollamaya başlayınca, ABD kapılarını kapar.

Öte yandan, genelde Fidel’e ve silah arkadaşları Raul Castro, Che Guevara ve Camillo Cienfuegos’a karşı ülkenin kurucu babaları olarak büyük saygı ve sevgi var.  Bu rejimde yaşamaktan hoşnut olmayan Kübalılar bile Küba için verdikleri kurtuluş mücadelesinden, Batista’nın ülkeyi götürdüğü bataklıktan kurtarmalarından ötürü hepsine çok büyük saygı duyuyorlar. Fidel 2016’da öldüğünde ülke ciddi anlamda yasa büründü. 2008’e kadar başkanlık yapan Fidel saatler süren halka seslenişleri ile ünlüydü ve 49 senelik hükmü boyunca meydanlar hep doldu.

Küba’da Eğitim Sistemi

Foto: Flickr / Brainbitch

Küba’daki komünist rejimin en çok alkışlanan 2 konusundan biri eğitim, diğeri de tıp olduğundan ona da bir girmek lazım.  Bütçesinin  %10’unu eğitime ayıran Küba’nın eğitim konusunda başardığı şeyleri şöyle bir özetleyecek olursak:
1. Devrim öncesinde %36 ile 42 arasında bir yerde olduğu bilinen okur-yazarlık oranı girişilen milli seferberlik ile birlikte bugün %99.8. Türkiye’de %95, İspanya’da %98.1.
2. Üstelik içi boş bir okur yazarlık oranından bahsetmiyoruz; 1998’de (aynı zamanda bu ülkede ekonominin en kötü olduğu zamana tekabül eder) UNESCO’nun yaptığı bir performans testinde Kübalı öğrenciler 350 puanlık bir ortalama ile Latin Amerika ülkelerinin 250 puanlık ortalamasını solluyorlar.
3. Kuru kuru okuma yazma da öğrenmiyorlar, ilk okul müfredatında salsa tiyatro gibi dersler de var.
4. 12 öğrenciye 1 öğretmen şeklinde bir yapılanma var.
5. Eğitim bedava, devlet öğrenciye forma yardımı da yapıyor ancak ders kitaplarını öğrencilerin kendi alaması gerekiyor.
5. Kız çocuklarının ve kırsalda yetişen çocukların da eğitim sistemine eşit katılımı sağlanmış.
6. 6-16 yaş arası eğitim zorunlu.

Küba’da Tıp

Foto: Flickr / Peoples World

Sağlık hizmetleri Küba’da bedava. Tıbbın iyiliği ile ilgili durumu anlamak ise çok zor, çünkü taban tabana zıt yorumlar var. Kimisi diyor en ileri tıp ülkelerinden, kimisi diyor hastaneler sefillik içinde. Küba müthiş doktorlar yetiştirmiş ama imkansızlıklar nedeniyle insanlara düzgün hizmet verilemiyor. Küba’da 100.000 kişiye 627 doktor, 94 diş hekimi düşüyormuş. Amerika’ya bu sayılar 225 doktor, 54 dişçi şeklinde. Ah bi de alt yapı ve ilaç olsa… İlaç bulunamasının en büyük sebebi ambargoymuş.

Küba’da Aile & Ev

Ev sıkıntısından ötürü genelde 3 nesil bir evde yaşıyor. Evlerin kimisi kocaman, içinde avlulu falan, kimisi de minnacık, kutu gibi. Hangi adalete göre dağıtmışlar evleri insan merak ediyor.

Yemek Karneleri

Bakkal

Kübalılara devlet her ay et, süt, pirinç gibi temel gıda yardımı yapıyor. Devlet insanların yaş ve sağlık durumlarına göre belli şablonlar çıkarmış, herkesin beslenme ihtiyacına göre karnesindekiler değişiyor. Ayrıca bu resimdeki gibi mahalle bakkalları var ama içinde en fazla 10-15 çeşit ürün var. Hiç birisi paketli değil, toptancı mantığı ile açıktaki çuvaldan tartarak satılıyor. Az buçuk İspanyolcamızla doğru anlayabildiysek buralardaki ürünlerin fiyatları çok ucuz olduğundan turistlere alışverişe müsade edilmiyor,  çünkü devlet gıda fiyatlarını kendi vatandaşları için sübvanse ediyor.

Küba’da Din

Trinidad’da bir Santeria ibadethanesi

İspanyollar’ın Afrika’dan getirdikleri köleleri katolik yapmak için verdikleri çaba sonucunda ülkenin %60’ı Katolik olmuş, %5 de Protestan var. %24’ü ateist, geri kalanı da bir kabile dini ve Hristiyanlık’ın karışımı olan “Santeria” inancına sahipler.

Nijerya’dan getirilen köleler, Küba’ya beraberlerinde, Antik Yunan inancında olduğu gibi, bir sürü tanrının olduğu Yoruba inancını getirmişler. Ancak İspanyollar köleleri zorla vaftiz ederek, Hristiyan yapmış, ve Yoruba’yı da yasaklamışlar. Köleler, İspanyollara itaatkar görünmek için Hristiyanlığın azizlerini ve ikonlarını, Yoruba inancından tanrılarla eşleştirmiş, ve onlara dua etmeye başlamış. Yani örneğin, kilisede John Baptist’e dua ediyor gibi görünüyor ama içinden aslında Yoruba’nın rüzgar tanrısı ile konuşuyormuş. Yüzyıllar içinde bu iki inanç birbirleriyle içi içe geçmiş ve yeni bir din olan Santeria’ya ortaya çıkmış. Santeria trans, ritüel dansı, Hristiyan ikonları gibi farklı adetleri bir çatıda toplar. Evlerde yukarıdaki resimdeki gibi zenci bebekler, ya da siyahi İsalar görmek mümkün.

Atmasyon Fiyatlar

Yakın zamana kadar ülkede özel işletmeye izin yoktu. Tüm gayrimenkul de devlete aitti. E, birçok hizmet de devlet tarafından ücretsiz verildiği için insanlar bir ürünü hala nasıl tarifelendirmeleri gerektiği konusunda tecrübesizler. Küba’da sanki neyin fiyatını ne kadar yapacaklarını henüz çözememişler. Bisiklet kiralayıp plaja geldik. Bisiklet kirası günlük 5 Euro’yken, plajda şnorkel kiralamak 15 Euro’ydu. 😳

İyi niyetli düşünüp serbest ekonomi ile yeni tanışmalarına mı yormalı, yoksa Küba’da maalesef pek yaygın olan turist bulmuşken etinden sütünde faydalanacaksın kafasına mı bilemedik… Aynı şey gayrimenkul endüstrisi için de geçerliymiş. Kimsenin neyin ne kadar edeceğinden bir fikri olmadığından herkes ortaya kafasına göre bir olta sallayıp, biri takılacak mı diye bekliyormuş.

“This is Cuba”


Küba’da işler genelde böyle işliyor: LARGE. Ulaşım, araba kiralama vs gibi çoğu işletme devletin tekelinde ve çalışan memurlar da biraz eşeği türkü söyleyerek arama modundalar. İçeride telefon yırtılıyor çalmaktan, abiler rahat. Komşusu Jamaika’dan daha rastafariler.

Motosiklet kiraladığımız yerin kapısında 5’e kadar açık diyordu ama gittiğimizde 12’den 4’e kadar kimse yoktu. Abi kafasına göre eve siestaya gitmiş. E, bizim otobüs de 3’te. Scooter’i geri vermek lazım, teslim alacak adam yok. N’olacak? Otobüsü mü kaçıracaksın, scooterın depositosu ile vedalaşıp otobüse mi bineceksin?… Keza bazen otobüsler durağa bir saat kadar erken gelip, saati beklemeden gidebiliyor. O yüzden tüm otobüs istasyonlarına bir saat erkenden gidip beklemeniz gerekiyor. Çoğu yere günde bi sabah bi de öğlen otobüsü var. O kadar. Yani Küba’ya gidecekler, işleyişe güvenip de sonra açıkta kalmasınlar, sağlamcı takılmakta fayda var.

Her işte işleyiş böyle; bir sistemsizlik var. İsyan edersen cevapları hep aynı “This is Cuba”.

 Amerika ile İlişkiler  🇺🇸❤️🇨🇺??


CIA’in Fidel’e 600 kere süikast düzenleyip başarısız olduğu, ülkeye bir kere işgal operasyonu düzenlediği, Amerika’nın Küba’ya 57 yıldır ambargo uyguladığı gibi bir gerçek varken Kübalıların Amerika sevgisi karşısında şaşırdık. Üzerine Amerikan tshirti giyip gezenler bile var. Acaba rejim karşıtılar mı diyorsun, muhabbet edince “Viva Che, Viva Fidel Castro” diyorlar.

Belki de Amerika’da 2.2 milyon Kübalı yaşadığı ve neredeyse her Kübalının orada bir ailesi olduğundan (ülkenin nüfüsü 11.3 M, artık siz oranlayın) genelleme yapacak olursak bir şekilde toplumlar arası küslük yok.

 

Amerika’nın Küba Ambargosu


Çok tartışılan bu yaptırımları Obama gevşetti ama henüz tam olarak öpüşüp barışmadılar. Ne Küba, Amerika şirketlerine ekonomisini açıyor, ne de Amerika Küba’ya tam anlamıyla seyahat yasağını kaldırmış durumda.

Kağıt üzerinde Küba’ya turizm için gitmek hala yasak, ama ne amaçla gidilebileceğinin tanımını insanlar Küba’ya gidebilsin diye geniş bırakmışlar. Turizm için yasak da “halklar arası aktivite” ya da “Kübalılara destek” için Küba’ya gitmeleri serbest. Bunun ne kadar formalite icabı bir sınırlama olduğunu şöyle anlatalım; Carnival isimli Amerikalı turizm firması “kültür temalı” gemi yolculuklarına başladı bile.

Obama’nın ılımlı yaklaşımı dünyanın takdirini kazansa da çatlak sesler de var. Kimisi bunun aslında hiçbir hümanist ya da diplomatik iyi niyet esasına dayanmadığını, sadece Amerika’nın kendi çıkarları için daha iyi olması nedeniyle atılan bir adım olduğunu söylüyor. Temelleri ise:

1️⃣Amerika’nın buradan kaçırdığı 1.2 milyarlık ithalat potansiyeli,
2️⃣90ların sonunda dış dünyaya açılan Küba pazarını Fransız, Kanada ve İspanyol firmalarının kapması,

Enteresan bir şekilde ambargonun kalkmasına en çok karşı çıkanlar da Amerika’da yaşayan Kübalılar. Gariptir ki ambargonun amacına ulaşmadığı konusunda hemfikirler ama bir yandan da ambargo sürsün istiyorlar. Şimdi Fidel’den sonra, ipler 2018’e kadar Raul’da. Bakalım ilişkiler nasıl şekillenecek…

 

Küba Mutfağı

Küba Yemekleri yazmızdan bilgi alabilirsiniz!

 

Son olarak…

Gerçek Küba’yı otellerde kalarak görmek çok zor. Turist otobüslerin mola verdiği duraklardan, otellere her şey fazla sahnelenmiş kalıyor. Önerimiz Kübalarıların evlerinde kalmanız olur.

Instagram Hesabımıza Da Bekliyoruz!

https://www.instagram.com/p/BTdjuQOD55q/

31 YORUM

  1. Onur

    Gayet güzel bir yazı, elinize sağlık.. Ben ve eşim de Küba’ya gitmeden önce yazınızdan faydalanmıştık. Çok işimize yaradı. Bize de bekleriz 🙂

    Cevapla
  2. dekorasyon ustası istanbul

    Enteresan bir şekilde ambargonun kalkmasına en çok karşı çıkanlar da Amerika’da yaşayan Kübalılar. Gariptir ki ambargonun amacına ulaşmadığı konusunda hemfikirler ama bir yandan da ambargo sürsün istiyorlar. Şimdi Fidel’den sonra, ipler 2018’e kadar Raul’da. Bakalım ilişkiler nasıl şekillenecek…

    çok dogru söz.

    Cevapla
  3. Engin Özsayın

    Mart Ayında 20 gün gideceğiz Küba’ya. Şimdiden dersime çalışıyorum. Çok güzel bir yazı olmuş. Roman yazın, kesin alırım. Sonuna kadar ilgi ile okunuyor. Teşekkürler.

    Cevapla
  4. Hulyo

    Holaaa! Ben Cuba hayraniydim..oncelikle o kadar faydali bir yazi ki zevkle okudum Tesekkurler..Fakat hayal kirikligi yasiyorum simdi..Bilgi sahibi yaptiniz beni..Oysa Cubada kalan hayatimi gecirmek istiyordum ama gelecek biraz, bana endise veriyo Cuba zamanla Turiz min gozde yerlerinden biri olacak ve cok pahalii bir yer olacak bnce…Insanlar aslinda cok seyden mahrum.olduklarindanmidir bilmem.Dans ve muzikle mutlu oluyorlar sanirim..Cok guzel bir doga varmiş …Emeginize saglik Huzurlu saglikli yillar diliyorum ..
    ..

    Cevapla
    • ekooo

      hülya hanım ben gittim yoksulluk yok halk fidel che yi çok seviyorlar ve mutlular hemde sosyalist değilim akpli olarak söylüyorum süper halkın paraya ihtiyacı yok yemek devletten kıyafet devletten su devletten doğalgaz devletten elektrik devletten ev bedava kübada musoa adında birinin evinde kaldım çok mutlular ayrıca o küba değişme olayı halk devrimden önceki yoksulluğu biliyor ve devrimle kalmak istiyolar biz kübada kalma izni aldık bana soru sorabilirsiniz biz 40 gün sonra temelli kübaya taşınıyoruz

      Cevapla
      • Aykut

        Ben de eşim ve çocuğumu alıp gitmek istiyorum temelli ne yapmak lazım bana açıklayabilir misiniz biraz?

      • Kadriye

        Ben ve eşimde Küba’da yerleşmek istiyoruz. Sizden bu konuyla alakalı bilgi almak istiyorum teşekkürler…

      • Songül

        Size birkaç soru sormak isterim küba ya taşınmanız çok güzel benimde hayallerim arasında eğer musaitsen iz sizinle bu konu hakkında konuşmak isterim buraya instagram adresimi yazıyorum konusabilimek adına eğer yazarsaniz çok mutlu olurum orada yaşayan biriyle bire bir konuşmak benim kafamdaki soru işaretlerini cevaplayan birini bulabilmek beni çok mutlu eder @songul_dursunn

  5. Marco Verticelli

    Tüm Dünyayı gezdim Tüm Kıta ve okyanusların Tamamını denizci ve havacı olarak. Küba’dan daha güzel bir halk insan topluluğu görmedim, Gerçek sevgiyi ve bir lokma ekmeğini bile paylaşan, İnsan’a değer veren, Müzik ve eğlenceyi dansı seven harika bir ülke … buda benim yorumum.
    <3

    Cevapla
  6. Kübra

    Emeğinize sağlık.Küba hakkında Youtube’da birkaç video izledim ama sürekli aynı şeyler ve birçoğuda kendiyle hunharca çelişiyor.Hiç sıkılmadan okudum yazınızı.Çok samimi buldum.Belki ileriki yıllarda cesaretini toplayabilirsem bir Havana seyahati fena olmaz.

    Cevapla
  7. Gazi

    Elinize sağlık objektif bir yazıyı okudum.Kuba hakkında güncel ekonomik siyasi bilgiler edindim.

    Cevapla
  8. Janer

    2014 1 mayıs festivalinde oradaydım, 2 hafta kadar. Old habana industria sokakta Conchita hanımın evinde kaldım. Arkadaşlarım otelde kaldı şimdi unuttum, 5 yıldızlı ama evet Casa da kalmak Cubayı yaşamak için daha ideal bir yol. Ah keşke ispanyolca bilsem istedim ama, ingilizce konuşunca arada bir mesafe kalıyor gibiydi. Güvenlik sorunu olduğunu düşünmedim hiç, komşularım yasadışı işlerde yapıyordu ama saygı gösterirseniz, saygı görüyorsunuz. Her Cubalı çok akıllı insandır benim gözümde.
    Cuba da işimi yapabilir miyim diye araştırmaya başladım. uzun yıllar cuba da yaşamış yerlisi olmayan insanlar nasıl hissediyodur acaba.
    Gitmek dileyene Bon Voyage, viva Kuuba

    Cevapla
  9. Kerim

    Objektif bir yazı olmuş. 2016 Kasımda ordaydım. Gerçekten mutlu olmayı bilen insanlar ülkesi derim küba için.

    Cevapla
    • ilayza

      Bende Kasım 15de gıdecegım, hava nasıldı orda, cok yağmur varmı, bıkını alayımmı

      Cevapla
  10. Kerem Öztürk

    Çok güzel yazmışsınız. Merak edip sonuna kadar okudum. İleride bir gün gitmek isterim ama ne zamana kısmet olur bilemiyorum. Yazınız için çok teşekkürler.

    Cevapla
  11. Nuran

    Merhaba. 2 haftalık kuba gezisinden yeni döndük. Ne yazık ki yazınızı dönünce okudum. Çünkü bütün programi kızıma bıraktık gerçi diğer sitelerden araştırma yaptım ama çok farklı değerlendirmeler vardı. Sizin kuba ile ilgili yazınız benimde duygularımı yansıtmış.

    Avrupa ülkelerini ve Rusya yı görmüştüm. İlk kez bu kadar uzak ve değişik bir ülkeye seyahat ettim. Zaten beklentimi (her konuda ) çok yüksek tutmamistim. Ama umdugumdan çok daha güzel bir ülke ile karşılaştım. Doga deniz kum müzik dans rom samimiyet doğallık. …daha ne olsun. Gezdiğim ülkeler arasında bir numaraya yerleşti. Herkese tavsiyem kesinlikle turla gitmemeleri ve on günden az kalmamaları. (Kızıma teşekkür ediyorum muhteşem programından dolayı ).Bir diğer tavsiyem de eğer takıntılı ve yüksek egoya sahipkişilerin başka bir ülkeyi tercih etmesi.

    Cevapla
  12. feyza gulec sahin

    Gercekten cok guzel bir yazı olmus herkes hem okusun bilgilensin hem dersler cıkartsın isterim. sevgiler

    Cevapla
  13. Mert Köseoğlu

    Öncelikle elinize, emeğinize sağlık. Blog yazısından ziyade makale tadında okudum. Davulun sesini bizlere yakından dinlettiğiniz için teşekkür ederim.

    Esenliklerle.

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Yorumlarını paylaştığın için çok teşekkür ederiz! Çok mutlu oluyoruz sizden geri dönüş alınca!

      Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend