Kotor’un araba ile 15 dakika ilerisinde muh-te-şem bir Orta Çağ köyü olan ve UNESCO koruması altındaki Perast var. İkisi birlikte bir bordo pasaportlunun başına gelecek en güzel şeyler. Perast’ı size anlatmaya çalışacağım ama “masalsı” ya da “şairane” klişelerine sığınsam da güzelliği ve insanda uyandırdığı hislerin karşısında kelimeler yetersiz kalıyor. O yüzden bolca fotoğraf koyduk.

Tüm Karadağ’ın en meşhur 4 manzarasından 2’si burada:
1. Venedik Gotik mimarisi yapılarının oluşturduğu ikonik silüeti
2. Hemen önündeki 2 şirin adası: Bunlardan biri, bir manastır adası olan ve turistik ziyarete kapalı olan Sveti Djordje yani St. George Adası. İçinde sadece manastıra ait bir kilise ve çan kulesi var. Diğeri ise insan eliyle 600 yıl önce yapılmış olan Lady of the Rocks (Kayaların Leydisi). Onunda üzerinde bir kilise var ancak ziyarete açık. İlginç hikayesine az sonra gezilecek yerler bölümünde değineceğiz.


Diğer iki manzara Perast’ta değil diye diğer ikisi neydi diye sizi merakta bırakmayalım: Kotor Kalesinden Körfez manzarası ve tabi ki Sveti Stefan Adası.

Ne kadar zamanda gezilir?

Perast hepi topu 2 saatte gezebileceğiniz kadar küçük bir yer. Bu iki saatte hem adaya geçer, hem bir şeyler yer içer hem de tarihi merkezini gezersiniz. Fakat müzelere girmeli, kuleye çıkmalı veya denize girmeli bir program düşünürseniz burada yarım gün de rahat rahat geçer.

 

PERAST’TA GEZİLECEK YERLER

Haritayı GoogleMaps‘te görüntülemek için tıklayın.

1. Our Lady On The Rock Adası
2. St. George Adası
3. Pirate Bar
4. Şehir Müzesi
5. Conte Hotel & Restaurant
6. St. Nikola Kilisesi
7. Monte Bay Retreat
8. Konoba Skolji
9. Hotel Per Astra
10. Konoba Otok Bronza

1. Perast Sokakları

Eğer müzelerine ve kiliselerine girmeden gezerseniz, Perast’ı boydan boya gezmeniz anca 10 dakikanızı alır. Ama aslında bu küçük Orta Çağ kasabasının ara sokaklarında toplam 16 kilise ve 17 Venedik usulü malikane saklı. Elbette bunlardan bazıları şu an harap halde ama kimisi de renovasyon görmüş ve ortaya çıkarılmış. Bu nedenle sadece ana hatla ve meydanla sınırlı kalmayın. Perast’ın ara sokaklarını da gezin.

2. Sveti Nikola Kilisesi

Sveti Nikola Kilisesi veya St. Nicholas Kilisesi, Perast’ın ana meydanında bulunan, 55 metrelik saatli bir çan kulesine sahip 1691 tarihli bir Katolik kilisesi. 1713 yılında kiliseye eklenen bu çanlar kendi döneminde Avrupa’nın en büyük çanlarıymış. Çan kulesine 1 Euro gibi cüzi bir ücret karşılığında çıkabiliyorsunuz. Bizce kuleye çıkmak Perast’ta yaşanacak en güzel deneyimlerden. Çünkü kulenin koya ve 2 adaya bakan harika bir manzarası var. Konum için tıklayın.

3. Our Lady of the Rocks (Karadağca: Gospa od Skrpjela, Tr: Kayaların Leydisi)

Tamamen insan eliyle yapılmış olan Lady of the Rocks (Kayaların Leydisi) adası, bir kilise adası. Bu kilise şimdi bir müzeye dönüştürülmüş ve kesinlikle görmeye değer. Adanın yapılış hikayesi de tamamen dini nedenlere dayanıyor. 1452’de çıktığı seferden dönen bir denizci, şu an adanın olduğu yerdeki bir tepelik alanda bir Bakire Meryem ikonası bulmuş. Perast halkı o günden sonra seferden dönen denizciler için bu noktaya gelip taş atmaya başlamış. Haliyle bu taşlar zamanla birikmiş ve bir adacık meydana getirmiş. Bu gelenek hala 22 Temmuz’da Fasinada Festivali ile yaşatılıyor.

Eski belgeler, adadaki kilisenin derme çatma da olsa 1484’te var olduğunu gösteriyor. Kilisenin Bakire Meryem adına kutsanması ise 1535 yılını bulmuş. 1579’de ise Our Lady of the Rocks adını almış. Kilisenin içinde birçok kutsal emanet varmış ama 1624 yılında Tunuslu ve Kartacalı korsanlar tarafından yağmalanmış. Kilisenin ve üzerinde bulunduğu adanın bugünkü haline 1630’da kavuşmuş. Yani ikonanın burada bulunmasından neredeyse 200 yıl sonra. Kilise 1667’de bir depremle büyük hasar görmüş ama aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmiş.

İçeri girdiğinizde dikkati çeken ilk şey oldukça süslü mihrap oluyor. Cenovalı Antonio Capellano’nun eseri olan sunak,  1796’de kiliseye getirilmiş. Zamanında burada bulunan ve hem bu adanın hem de kilisenin oluşmasına denen olan ikona da bu mihrabın ortasında yer alıyor.

Zamanında sağ salim seferden dönen denizciler, kendi yolculuklarını ve denizdeki maceralarını gümüş sikkelerin üzerine basarmış. Bu gümüş sikkelerden 2000 kadarı, kilisenin duvarlarını süslüyor.

Kilisenin içinde bir de denizcilik müzesi gibi bir küçük müze var. İçinde 70’e yakın deniz ve deniz manzaralarını betimleyen tablolar, eski denizcilik aletleri ve 18. yüzyıla ait silahlar var. Müzedeki en dikkat çekici eser ise, 18.  yüzyılda Jacinta Kunic tarafından dokunmuş nakış işi. Bu nakış işini özel kılan, kadının, denize açılan ve asla geri dönmeyen eşinin ardından, Çin ve Japon ipeği ile dokumaya başladığı nakışı kendi saçları ile 20 senede tamamlamış olması. 20 sene içinde kadın yaşlanmış ve haliyle saçları beyazlamış olduğundan, nakış işinde de kahverengiden beyaza dönen saçlarını görebiliyorsunuz. Hatta klasikleşmiş bir rivayete göre, kadın bu işi saçları ile bitireceğim diye neredeyse kör olmuş. Santimetrekareye 700 ilmik düşürdüğü şaheseri ise dünyanın en detaylı nakışı olarak rekoru elinde bulunduruyormuş.

Our Lady of the Rocks’a Ulaşım ve Gerekli Bilgiler

5 Euroya limandan tekneye atlayıp adaya geçebiliyorsunuz. Ama eğer sezon dışında gelirseniz, şehrin balıkçıları sizi adaya geçirebilirler.

ÖNEMLİ: Adaya gelirken, üstünüze şal gibi bacaklarınızı ve kollarınızı kapatacak bir şeyler de almayı unutmayın. Hele ki adaya bikini ve mayo ile çıkmayı asla düşünmeyin. Anında uyarı alıyorsunuz. Çünkü burası bir kilise adası.

Müzeye giriş 1 Euro. Müzenin içinde aşağı yukarı 1 Euro gibi bir meblaya rehberlik hizmeti alabiliyorsunuz. Müzede kutsal emanetlerden prehistorik çağdan kalma, Perast şehrinden çıkarılma arkeolojik buluntular bulunuyor. Müze-kilisenin girişinde küçük bir de hediyelik eşya dükkanı – bakkal tarzı bir yer var. Konum için tıklayın.

4. Sveti Djordje ( İng: St. George Adası)


Yukarıda da söylediğimiz gibi, bu adaya uzaktan bakmakla yetinmeniz gerekiyor çünkü üzerindeki aktif manastır sebebiyle ziyarete kapalı. Bahçesinde selviler olduğunu göreceksiniz. Altına çok önemli kişilerin yattığı ufak bir mezarlık varmış.

5. Şehir Müzesi

Kaptan Visko Bujovic’in 17. yüzyıldan kalma malikanesinde yer alan şehir müzesinde görecekleriniz sadece Perast’ın tarihine değil tüm Kotor Körfezi’nin tarihine ışık tutuyor. Müzenin koleksiyonu, çoğunlukla yerel halk tarafından müzeye bağışlanmış parçalardan oluşuyor. Bir de tüyomuzu vermeden geçmeyelim. Müzenin ikinci katındaki balkondan harika bir şehir manzarası var. Müzenin giriş ücreti 2,5 Euro civarında. Websitesi Konum için tıklayın.

PERAST’TA DENİZE GİRMEK

Pirates Beach Bar

Pirates Beach Bar, Perast’ın en sonundaki ufak bir iskele ama akıntı ve tekne trafiği olmadığından merkezde suya girmek isterseniz uygun bir seçenek. Ama baştan uyarmamız gerek ki oldukça kalabalık oluyor. Konum için tıklayın.

Bajova Kula

Eğer altınızda aracınız varsa 5 dakika mesafedeki Bajova Kula’dan denize girmek çok daha güzel bir seçenek. Burası için deniz olarak da hizmet açısından da tüm körfezin en güzel plaj işletmesi diyebiliriz. İçinde kendi restoranı ve barı da var. Konum için tıklayın.

 

PERAST FESTİVALLERİ


Gadjanje KoKota Yani “Horozu Kim Vuracak” Festivali

15 Mayıs: Ucu bizim tarihimize dokunan bir bayram. Perast, her yıl 15 Mayıs’ta şehrin 1654’de Türk istilasından kurtuluşunu kutluyor. Üstelik ilginç bir gelenekle. Bir bota zincirlenmiş bir horoz, denize salınıyor. Şehir halkı da onu vurmaya çalışıyor. Tabi geleneksel müzikler ve dans gösterileri de festivalin olmazsa olmazları.

Uluslararası Klapa Festivali

30 Haziran-1 Temmuz: Adriyatik Denizi kıyılarının geleneksel, koro şeklinde söylenen folk müziği olan “Klapa” festivali. Eğer daha önce dinlememişseniz ve bu festivale denk gelirseniz canlı canlı dinleme fırsatını kaçırmayın.

Fasinada

22 Temmuz: Bu festival, tamamen Perast’a özgü bir geleneği kutluyor. Perastlılar, her 22 Temmuz’da, 1452’de Our Lady of the Rock Adası’nın inşa edildiği yerdeki bir kayalık üzerinde bakire Meryem ikonasının bulunmasını kutluyorlar. Bu festivalde yerel halk, içi taş dolu teknelerle denize açılıp bu taşları Our Lady of the Rock Adası’nın etrafına denize atıyorlar. Bu ritüelin hem manevi bir anlamı hem de aslında mantıklı bir nedeni var. Atılan taşlar, dipte birikerek bir şekilde adanın temelini sağlamlaştırıyormuş.

PERAST RESTORANLARI

 

 

Conte

Perast’ın en iyi restoranı. Perast Kek ve bademli sorbeyi öneriyoruz. Perast merkezde ve deniz kenarında kalan restoran, harika balık spesiyalleri, deniz mahsülleri, lokal mutfaftan lezzetler sunuyor. Adres: Ul. Marka Martinovića bb Tel: +382 67 257 387 Konum için tıklayın.

Pirate Bar

Yukarıda bahsettiğimiz denize girilen yer. Günün 24 saati açık. Kendine ait bi sahili, şezlongları ve duşu var. Bunun yanında bar atıştırmalıkları, alkollü veya alkolsüz içkiler ve yerel lezzetler bulabilirsiniz. Konum için tıklayın.

Konoba “Otok Bronza”

Perast’ta geleneksel bir Karadağ restoranı yani kanoba olan mekan, soylu Bronza ailesinin konağında bulunuyor. Restoran, Akdeniz mutfağından ve geleneksel Karadağ mutfağı füzyonu bir menü sunuyor. Mekanın iç dekorasyonunda da Perast’ın Barok dönemlerindeki denizci kültürü yeniden canlandırılmış. Konum için tıklayın.

Konoba “Skolji”

Perast merkezin deniz kenarı tarafında kalan restoran, hem konaklama opsiyonu sunan bir otel hem de restoran. Özellikle taze deniz mahsülleri ve bölge balıklarından oluşan Akdeniz mutfağı ve geleneksel Karadağ mutfağının karışımı bir menüsü var. Konum için tıklayın.

 

PERAST’TA KONAKLAMA

Huzur arayanlar için harika bir yer. Çok fazla mekan alternatifi yok ama biz yine de birkaç uygun seçeneği verelim. Perast’ın köklü ve bir zamanlar varlıklı olan Venedik kökenli ailelerinin Barok mimarili ihtişamlı konakları ve villaları, şimdilerde otel veya kiralık daireler olarak işletiliyor. Bu özellikli konaklardan birinde kalmak buradaki en güzel deneyimlerden. Şehir çok küçük ve merkezi araba trafiğine kapalı olduğudan da hangi otelde kalırsanız kalın büyük şehirlerdeki gibi merkeze uzakta kaldım yakında kaldım diye bir sorun da yok.

Conte Hotel & Restaurant

Conte Hotel, şehrin eski kültür evi. Birkaç tane tarihi saraydan oluşuyor ama hepsi birbirine çok yakın. Yukarıda bahsettiğimiz gibi lokal ve Akdeniz mutfağı ağırlıklı olan restoranı da olan otelin iki adaya bakan bir manzarası var. Eğer kalabalıksanız favorimiz içinde kendi havuzu da olan villası. Detaylı bilgi & rezeravasyon

Hotel Per Astra

Kendine ait bir havuzu ve spa olanakları olan dağ ve deniz manzaralı keyifli bir taş villa otel. Detaylı bilgi & rezervasyon

Monte Bay Retreat

Monte Bay Retreat, açık havuzu da olan, gerek modernliği ve yeniliği, gerekse servis kalitesi ile Perast’ın en güzel konaklama opsiyonlarından. Detaylı bilgi & rezervasyon

Apartments Jovanović

Perast merkezde, deniz kıyısında değil daha geride bir sırada yer alan ama harika bir manzarası olan bir konaklama seçeneği. Bildiğiniz ev gibi döşenmiş olduğundan içinde buzdolabından, su ısıtıcısına, ocaktan klimasına her şey var. Detaylı bilgi & rezervasyon.

 

PERAST’A ULAŞIM

Deniz Yoluyla

Kotor merkezden kalkan 1-2-3 saat arasında değişen tekne turlarıyla da buraya gelmek iyi fikir. Hem böylece yol boyunca Kotor Körfezi’ndeki başka pitoresk yerler de görmüş olursunuz. Bu turlar, Kotor Old Town’daki limandan kalkıyor. 1 saatlik tur Kotor’dan direkt Perast’a geçiyor, yarım saat Our Lady Of The Rock adasında mola veriyor. Kişi başı 10 Euro. 2 saatlik tur da Our Lady Of The Rock Adası ve Perast’a uğruyor. Ücreti kişi başı 20 Euro. Bu turda yüzme molası fa veriliyor. 3 saatlik turda ise, Our Lady of the Rocks Adası, Perast, Mamula Adası ve Mavi Mağara gibi yerler görülüyor. Kişi başı 30 Euro.

Kara Yoluyla

Kotor – Perast arası karayoluyla 15 dakika olduğundan buraya otobüsle gelmek de çok kolay. Blue Line otobüsleri sizi 1 Euro gibi bir meblaya merkezden alıp Perast’a götürüyor. Üceti otobüste ödüyebiliyorsunuz. Otobüsler her yarım saatte bir kalkıyor ve 09.30-22.30 arası işliyor. Aynı şekilde geri dönmek için de Perast’ta indiğiniz yerin karşısındaki duraktan Blue Line otobüslerine binebilirsiniz.

 

PERAST’IN KISA TARİHİ GEÇMİŞİ

– Şehir 1420-1797 tarihleri arasında Venedik’e bağlıymış.

– Perast, 19. yüzyıla dek resmi dil olarak kalan Venedik lehçesiyle, Perasto olarak adlandırılırmış.

– Şehirdeki, 

Bujovic, Zmajević, Tripković, Smekja gibi dönemin zengin ailelerine ait Barok saraylar ve kiliseler, işte bu Venedik egemenliğindeki dönemden miras kalma. Zaten bu dönem Perast’ın altın çağı olarak biliniyor.

– Şehirde, şehir surları yerine 15-16. yüzyıllarda Venedikliler döneminde inşa edilmiş dokuz savunma kulesi var.

– Bu dönemde Perast’ın 100 gemilik donanması, 1,643 kişilik nüfusu ve 4 tane limanı varmış. Zaten Perastlılar da gemi yapımında oldukça ustalarmış. Balıkçılıkla da uğraşırlarmış. Zamanında Venedik ve Osmanlı çatışma halindeyken, Kotor’un savunmasında en sıralarda yer almışlar.

– Önce Venedikli denizciler sonrasında da Rus denizciler, yaklaşık bir 500 yıl Adriyatik Denizi ve çevresinin donanma gücünü oluşturmuş olan Perast’a gelip buradaki denizcilik okulunda harita bilimi, mühendsitlik ve denizcilik eğitimi görmüş.

– Şehrin nüfusu, 1910’da 430’a inmiş. Şehirde son sayımda 146 Karadağlı, 101 Sırp, 29 Hırvat, 10 Yugoslav, 3 Boşnak, 1 Makedon, 59 da diğer ülkelerden insan yaşıyormuş. Yani toplamda 349 kişicik. Kotor yazılarımızadan bildiğiniz üzere, Kotor’un tarihinde burada 400 yıl hakimiyet süren  (1420 – 1797) Venedikliler büyük rol oynuyor. Özellikle de bölge mimarisine ve bölge diline katkıları çok büyük. Öyle ki Perast’ta yaşayanların 140’ı, kendi aralarında veya evde Perasto denilen orijinal Venedik lehçesi konuşuyormuş.

– 12 Mayıs 1797’de, Venedik Cumhuriyeti yıkılmış olsa da Perast birkaç ay daha Venedik’e sadık kalmış. Sonunda Venedik Cumhuriyeti’nin teslim olan son şehri olmuş. 22 Ağustos 1797’de Kont Giuseppe Viscovich, Perast donanmasının kaptanı, Venedik bayrağını şehirden indirmiş.

– 1941-1943 yılları arasında, yani 2. Dünya Savaşı döneminde, Mussolini bölgeyi yeniden İtalyan topraklarına katmış olsa da 1945’te Perast, Yugoslavya’ya bağlanmış. Yugoslavya’nın dağılmasından sonra Sırbistan-Karadağ topraklarında kalan bölge, en sonunda Karadağ’ın 2006’da bağımsızlığını ilan etmesiyle Karadağ’da kalmış.

 

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend