TRABZON’DA GEZİLECEK YERLER

Biraz tatlı, biraz sert bir Trabzon gezi rehberi olacak. Evet arkadaşlar, Trabzon’un betonlaşmaya kurban gittiği doğru. Görünce insanın resmen kalbi sızlıyor, Trabzon’a küsüyor. Gel gör ki Trabzon’u rafa kaldırmaya gönlüm yine de el vermiyor…

Şehir, 1461’e kadar 200’ü aşkın sene yaşayan Trabzon Rum İmparatorluğu’nun başkentliği yapmış. Tarihi açından oldukça değerli bir yer. Hele ki Sümela Manastırı’nı görünce insanın dili tutuluyor. İnsanlar el etmese, doğası da bir o kadar heybetli. Karlar altındaki Zigana’dan geçerken kalbi hızlanıveriyor, sonbahar renkleri insanı mest ediyor. O yüzden Trabzon keşkeler şehrimiz.

Bu yazımızda Trabzon’da gezilecek yerleri size kolaylık olması için bölge bölge derledik. 2 günde yaylalar hariç tüm önemli yerleri görebilirsiniz.

Trabzon Yaylaları


Yaylaları planlara eklemek gerekir mi diye düşünürseniz;
– Trabzon’da Rize’deki yayla manzaraları pek yok. Eğer Karadeniz turundaysanız, yayla hevesinizi bulut denizinin yuttuğu Rize, Ordu taraflarına bırakın. Zaten oralarda yayla turizmi daha gelişmiş.
– Eğer sadece Trabzon’a geliyorsanız, yine de çok elzem olduğunu söyleyeyiz. Geniş geniş vaktiniz varsa yayla da görün, ama kısıtlı zamanınız varsa  pas geçin. Yayladan önce öncelikleriniz Ortamahalle, Sümela gibi yerler olsun deriz.

Trabzon’da gezilecek yerlere geçmeden önce sıkça gelen bir soruyu cevaplayalım:

Trabzon’a Ne Zaman Gidilir


Karadeniz’de turizm daha çok yazın yoğunlaşıyor ama aslında yıl boyu görmeye uygun. Çünkü yazın yayla turizmi, son baharda renk değişimi, kışın kar manzaraları, ilk baharda da coşan yeşili ile 4 mevsim bir başka güzellik vadediyor.

Trabzon’da Nerede Kalınır

Novotel

Novotel, bütün gezilecek bölgelerin göbeğindeki konumu ile bizce çok mantıklı bir tercih. Burayı merkez edinip günübirlik her yere gidip gelebilirsiniz. Aynı zamanda şehre ve havalimanına çok yakın olması da bir avantaj. Uluslararası standartta bir otel olmasının konforu ve kalitesi de her zaman büyük rahatlık. Güzel bir restoranı var, kahvaltı burada veriliyor. Yazın gelirseniz hemen önündeki plajdan da yararlanabilirsiniz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Trabzon’daki diğer oteller için TIKLAYIN

Trabzon’da Gezilecek Yerler

Haritayı GoogleMaps‘te açmak için tıklayın.

[column size=one_half position=first ]1. Hıdırnebi Yaylası
2. Çal Mağarası
3. Nayino Dağ Evi
4. Vazelon Manastırı
5. Hamsiköy
6. Kayabaşı Yaylası
7. Sümela Manastırı
8. Akçaabat
9. Ortamahalle[/column][column size=one_half position=last ]10. Atatürk Köşkü
11. Ayasofya Müzesi
12. Trabzon Kalesi
13. Tarihi Kalkanoğlu Pilavcısı
14. Bakırcılar Çarşısı
15. Trabzon Müzesi
16. Hotel Novotel Trabzon
17. Şahinkaya
18. Uzungöl
19. Karester Yaylası[/column]

 

➤ Merkezde

 1. Atatürk Köşkü

Burası, Kostantin Kabayanidis tarafından 1890 yılında yazlık olarak yaptırılmış olan, Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan bir köşk. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1934 ve 1937 yıllarındaki Trabzon ziyaretlerinde hep bu köşkte kalmış ve vefatından 1 sene önce Trabzon’a gelerek bu köşkte vasiyetini yazmış. Kendisi vasiyetinde şöyle diyor: “Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime vermekle ferahlık duyuyorum. İnsanın serveti, kendi manevi kişiliğinde olmalıdır. Ben büyük milletime daha neler vermek istiyorum.” 11 Haziran 1937.

Köşk bugün müzeleştirilmiş. Müzede, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıla ait, mobilyalar, porselenler, halılar vb. ile Atatürk’e ait tablolardan oluşan 344 adet eser sergileniyor. Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Ayrıca köşk, harika bir korunun içinde. Geldiğinize bahçesini de gezmeyi unutmayın. Konum için tıklayın.

2. Trabzon Müzesi (Kostaki Konağı)

Önemli Not: Müze şu anda ziyarete kapalı durumda.

Zeytinlik Caddesi’nde bulunan ve şu an Trabzon Müzesi olarak kullanılan bu konak, 1900’lü yılların başlarında Banker Kostaki Teophylaktos tarafından konut olarak yaptırılmış bir konak. Konağın mimarı kesin olarak bilinmese de İtalyan olduğu bu nedenle de kullanılan malzemelerin çoğunun İtalya’dan getirtildiği biliniyor. Zamanında Kostaki iflas etmiş ve konağı Nemlioğlu ailesi tarafından satın alınmış. Daha sonra milli mücadele yıllarında karargah binası olarak kullanılan yapı, 1924 yılında Atatürk’ün Trabzon’u ilk ziyaretinde konaklaması için düzenlenmiş ve son olarak Trabzon Müzesi’ne çevrilmiş. Konağın bodrum katında, arkeolojik eserler, zemin katında, konağın orijinal hali, birinci katında, etnoğrafik eserler sergileniyor. Konum için tıklayın.

3. Ayasofya Müzesi

Önemli Not: Şu anda restorasyonda. Gitmeden kontrol edin.

Trabzon’da, Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği sayılan Ayasofya Kilisesi, Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethi sonrası camiye çevrilmiş yapılardan. 1. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla depo, hastane daha sonraları yine cami olarak kullanılan kilise, 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi’nin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmış. Bahçesinde bir de çay bahçesi var. Konum için tıklayın.

4. Trabzon Kalesi

Ortahisar mevkiinde, Tabakhane ve Zağnos vadileri arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuş olan Trabzon Kalesi’nin, günümüze kadar korunarak gelmiş olan şehir surları Trabzon’un en eski yapıları. Bugünkü surların en eski bölümü MÖ 4. yüzyıl Roma Dönemi’ne uzanıyor. Surlar Yukarı Hisar, İç Kale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılıyor. Kale, kaba haliyle bir yamuğa benzediğinden, şehrin adının bu trapez (trapezius) yamuk şeklinden geldiği düşünülüyor. Konum için tıklayın.

5. Bakırcılar Çarşısı

Trabzon, tarihi boyunca, Doğu Karadeniz bölgesindeki zengin bakır yataklarından elde edilen bakırın işlendiği bakırcılık atölyeleri ile ünlü bir yer olagelmiş. Bu atölyelerde işlenen bakır, bronz ve pirinçten üretilen kap, kacak, bakraç, maşrapa gibi ürünler Osmanlı saraylarına, İran’a, Karadeniz’deki diğer şehirlere gönderilmiş ve hep alıcı bulmuş. Bu gelenek bugün hala merkezdeki Bakırcılar Çarşısı’nda yaşatılıyor. Konum için tıklayın.

6. Tarihi Kalkanoğlu Pilavcısı’nda Tereyağlı Pilav


Trabzon’un çok fazla lezzeti var ama merkezdeyken tatmalısınız diyeceğimiz lezzetlerden biri meşhur tereyağlı pilavı. Rivayete göre, padişah bile bu pilavı o kadar güzel bulmuş ki benim halkım da bunu tatmalı diyerek pilavcı açılmasını fetva etmiş. Tereyağlı pilavın hasını yiyebileceğiniz yer de Tarihi Kalkanoğlu Pilavcısı. Konum için tıklayın.

 

Maçka’da Gezilecek Yerler

7. Sümela Manastırı

Önemli Not: Sümela Manastırı’nın büyük kısmı hala restorasyonda. Bir bölümü 2018 yılında ziyarete açıldı deniyor ama bu bilet alığ içeri girenlerde hayal kırıklığı yaratıyor çünkü açılan bölüm çok sembolik. Kapıdan içeri kafanızı uzatmak ile aynı şeyi görüyorsunuz. O yüzden bilet alırken size, içeride ne göreceğinizin fotoğrafını gösteriyorlar. Ona göre alıp almamakta karar sizin. İçeri gitmeyecekseniz bile bu harika yapıyı kesinlikle yakından görmelisiniz. Vadinin karşı yamacına bir de seyir terası yapmışlar ancak çok uzakta kaldığından Sümela’yı pek göremiyorsunuz.

Sümela Manastırı, sert dağlar, gürül gürül dereler arasında, imkansız bir yamaca yapılmış, denizden 1150, vadiden 300 metre yüksekteki bu Rum Ortodoks manastır ve kilise kompleksi. UNESCO “Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi”nde yer alıyor. Umarız bir gün daimi listeye de girebilir.

13. yüzyılda yapılmaya başlanan bu manastıra yıllar içinde yeni bölümler eklenmiş ve 1923’e kadar kullanılmış. Yüzyıllarca aktif olarak kullanılan manastırın şu an büyük bölümü restorasyonda. Aslında asıl restorasyon, 2015’in eylül ayında başlamış ve yaklaşık 3,5 yıl sürmüş. Bu ana restorasyon ve çevre düzenlemesi sonucunda, su kemerleri ve manastıra çıkan merdivenler kullanılır hale getirilmiş, yaklaşık 4 bin ton kaya temizlenmiş, 300 metrelik yürüyüş yolu düzenlenmiş, “Cennet ve Cehennem” ve “Ölüm ve Yaşam” tasvirli fresklerin olduğu gizli geçitle ulaşılan bir şapel, “Çile Odası” ve “Gözetleme Şapeli” de ortaya çıkarılmış.

Geçtiğimiz sene restorasyon bitti haberleri basında çıkmış olsa da süreç tam olarak o şekilde ilerlemedi ve manastırın büyük kısmı hala ziyarete kapalı durumda. Dolayısıyla yatakhane, kütüphane, şapel gibi bölümleri görmek bize nasip olmadı. Yine de bu hali ile de Sümela’dan ekilenmemek mümkün değil. Özel aracınız ile gelmişseniz manastırı karşıdan gören seyir terasına da çıkmayı unutmayın. Restorasyonda olan yerlerin 2020 Mayıs’a kadar açılacağı söyleniyor, ama siz yine gitmeden kontrol edin. Konum için tıklayın.

8. Vazelon Manastırı

Yine Sümela Manastırı ile aynı vadide bulunan, MS 270 yılında kurulduğu düşünülen ve Yahya Peygamber’e adanmış Vazelon Manastırı da görülmeye değer. Her ne kadar Sümela’dan yaşlı olmasına rağmen, onun kadar bilinmeyen bir değer çünkü yaklaşık 100 yıldır kadarine terk edilmiş bir yer. Yakın zamanda buranın da restorasyonu gündemde ama henüz bir girişim yok. Umarız Anadolu’nun ilk manastırlarından olan Vazelon Manastırı da eski görkemli günlerindeki görünümüne kavuşur ve ziyarete açılır. Konum için tıklayın.

9. Hamsiköy

Zigana Dağları’nın eteklerinde, 1300 metre rakımda bulunan Hamsiköy ismi sizi yanıltmasın, burası hamsisi ile değil sütlacı ile ünlü. İsmi Arapça 5 anlamına gelen “hamse”den geliyor. Yani aslında köyün orijinal ismi Hamsköy veya Hamseköy. Bu bölgede bulunan beş köye verilmiş toplu bir isim. Bu beş köy: Hamsiköy, Ciharlı, Çıralı, Dikkaya ve Güzelyayla.

Hepsinin havası çok temiz, hepsi yeşillik ve otantik köy evleri olan sevimli köyler. Hepsi, Mübadele yıllarında burada yaşayan rum halk gidince tenhalaşmış yerleşimler. Tabii bugün sadece meşhur sütlacını yemeğe gelen turistleri saymazsak. Burası, trekking ve dağ bisikleti için oldukça uygun bir yer. Konum için tıklayın.


Hamsiköy sütlacının sırrı, bu yörenin ineklerinin bol yağlı sütünde ve Trabzonlu Evde Yoklar’an aldığımız tüyoya göre yapılırken içine atılan bir tutam tuzda. Köydeki bir düzine sütlaççıdan hangisinde yemeli merak ederseniz Trabzon’da Ne Yenir & Nerede Yenir yazımızdan faylanabilirsiniz.

Hamsiköy’e gitmeye zamanınız yoksa üzülmeyin, merkezde birçok yerde Hamsiköy sütlacı satılıyor. 

Ayrıca, Hamsiköy’de her yıl Ağustos ayının genellikle ilk pazar günü sütlaç festivali oluyor.

 

Düzköy’de Gezilecek Yerler

10. Çal Mağarası

Ulaşılabilir alanı, yaklaşık 8 kilometre olan Çal Mağarası, dünyanın en uzun ikinci mağarası olarak da kabul ediliyor. Öyle ki sarkıtlar ve dikitlerle dolu mağaranın içinden bir dere akıyor ve üzerinde tarihi bir kale bulunuyor. Konum için tıklayın.

11. Nayino Dağ Evi

Trabzon merkez de değil de dağda konaklamak isterseniz Nayino Trabzon’daki en popüler dağ evi. 9 odası var ve +8 yaş misafir kabul ediyorlar. Serpme kahvaltısı ve yöresel yemekleri başarılı. Ortak alanda şömine var. Buranın gündoğumu manzarası da harika. Açık alanda bir salıncağı var. Konum için tıklayın.

 

Çaykara’da Gezilecek Yerler

12. Uzungöl

Keşke pidecilerin duvarlarındaki fotoğraflar gibi kalsaydı dediğimiz Uzungöl’ün tadı kesinlikle tepedeki kafelerden çıkıyor. Hem böylece yapılaşmanın değil, bir nebze daha doğanın içinde oluyorsunuz.

Buraya gelmişken, seyir terasına çıkmayı, göletleri gezmeyi, kuymaklı kahvaltı yapmayı, semaverde çay içmeyi ve gerçek Uzungöl tarihini özetleyen Uzungöl Dursun Ali Müzesi’ni gezmeyi unutmayın. Vaktiniz varsa, Karester Yaylası’na çıkmayı da ihmal etmeyin. Konum için tıklayın.

13. Karester (Garester) Yaylası

Uzungöl’ü 2600 rakımlı tepeden gören, bütün güzel fotoğrafların çıktığı yayla burası. Burada Uzungölü’ün betonlaşmasından uzaktasınız ama aynı zamanda da ona kuş uçusu olarak yakın mesafesindesiniz. Burada aşağıda olduğu gibi çok fazla işletme yok. Daha çok çadır kampı yapmak için ideal. Konum için tıklayın.

14. Şahinkaya

Şahinkaya fotoğrafından da anlaşıldığı üzere tırmanış tutkunları için biçilmiş kaftan bir doğa oluşumu. Trabzon’a 65, Düzköy ilçesine ise 11 kilometre mesafede yer alan Doğankaya Mahallesi’ndeki Şahinkaya, kaya tırmanışı ve trekking rotalarıyla, kamp, dağ yürüyüşleri, foto safari, trekking gibi aktivitelere elverişli coğrafyası ile doğa sporları turiziminin yeni adreslerinden. Aynı zamanda verdiği dramatik fotoğraflar sayesinde düğün fotoğrafçıları da eksik olmuyor.


Tırmanış yapılan yerde profesyonel isimler tarafından açılmış dereceli parkurlar var. Burada Ağustos ayında Uluslararası Kaya Tırmanışı Festivali de düzenleniyor. Geçtiğimiz sene festivalin üçüncüsü düzenlenmiş. Konum için tıklayın.

 

➤ Akçaabat’ta Gezilecek Yerler

15. Ortamahalle

Akçaabat’ta Osmanlı döneminden kalan konakların olduğu Ortamahalle’yi mutlaka ama mutlaka gezmelisiniz. Karadeniz ve Akçaabat manzarası ayaklarınızın altında. Çok fotojenik bir yer. Hatta burası için Doğu Karadeniz’in Safranbolusu yakıştırmaları da yapılıyor. 1988’de Ortamahalle kentsel sit alanı ilan edilmiş. Böylece dokusunu korumayı başarmış. Konum için tıklayın.

Ortamahalle elbette çehresinin güzelliğini tarihi konaklarla dizilmiş Arnavut kaldırımlı sokaklarına borçlu. Burada çoğunlukla gayri-müslimlerin otururmuş. Zorunlu göç yasasının ardından bir müsluman mahallesi olmuş. Bugün hemen hemen tüm konaklar cafe-restoran ya da otel olarak hizmet veriyor. Timurcuoğlu Konağı hem müze, hem kafe. İçini ücretsiz gezebiliyorsunuz. Birçok konak gibi bahçesinde deniz manzarası da var. Konum için tıklayın.

16. Akçaabat’ta Köfte

Akçaabat köfte dana yoğunluklu karışık kıymadan yapılıyor. Püf noktası ise soğan yerine sarımsak kullanılması.

Daha önce Karadeniz’in başka yerlerini gezmek için çok kez Trabzon’a uçmuş ve birkaç yerde Akçaabat’ta köfte yemiştik. Ne yalan söyleyelim,buranın köftesinin hiçbir olayı olmadığına kanaat etmiştik. Bu son gidişimizde Trabzonluların onların önerdikleri birkaç yerde daha denememiz konusunda ısrar etmeleri sayesinde fikrimiz 180 derece değişti. Önerdikleri köfteciler Trabzon Restoranları yazımızdan bulabilirsiniz.

17. Hıdırnebi Yaylası


Merkezden gidilebilecek en yakın ve güzel yaylalardan birisi Hıdırnebi Yaylası. Hava açıksa muhteşem bir manzarası var. Bulut denizine denk gelmeniz de olası. Gitmişken biraz daha yukarısında Balıklı Gölü’ne uğrayabilirsiniz. Burada aynı zamanda Karadeniz’in o meşhur salıncaklarını bulabilirsiniz. Yayaya geldiğinizde kahvaltı da yapmak isteyebilirsiniz. Konum için tıklayın.

18. Kayabaşı Yaylası

Kayabaşı yaylası, 1800 m rakımda, etrafı ladin ağaçlarıyla çevrili eşsiz bir manzaraya sahip bir yayla. Buradaki ahşap evlerde konaklama yapma şansınız da var. Konum için tıklayın.

Hazır Trabzon’a Gelmişken

Sis Dağı Yaylası

Giresun -Trabzon sınırındaki en güzel yaylalardan biri olan, isminden de anlayacağınız üzere zaman zaman sislerle ve bulut denizi ile kaplı olan Sis Dağı Yaylası da güzergahınız üzerindeyse uğrayabileceğiniz yerlerden. Özellikle buranın en popüler zamanı, her yıl Temmuz ayının 3. cumartesi günü yapılan “Sis Dağı Yaylası Şenlikleri” zamanı. Konum için tıklayın.

Dünyanın En Tehlikeli Yolu Seçilen Bayburt – Of Yolu

Biraz cesaretiniz varsa, Dangerous Roads sitesi tarafından 2015’te dünyanın en tehlikeli yolu seçilen Bayburt – Of yolunu yapmaya ne dersiniz? Resmi adı D – 915 olan, 1916 yılında Ruslar tarafından işgal sırasında şehirler arası yol olarak yapılmış olan yol, Trabzon’un Of ilçesini Bayburt’a bağlayan yol. Artık bu yol pek kullanılmıyor, hatta bazı yerlerde girilmez levhası bile var. Yolun tehlikeli ve 29 sert virajdan oluşan tırmanışlı kısmı. Yol hakkında çok daha fazlasını, Dünyanın En Tehlikeli Yolu Seçilen Of-Bayburt Yolu yazımızda bulabilirsiniz.

Trabzon’da Yeme-İçme

Bu konuyu başka bir yazıda ayrıca ele aldık. Trabzon’da Ne Yenir, Nerede Yenir?

Trabzon’dan Ne Alınır

Trabzon’dan ne alınır derseniz kağıt kalemi hazırlayın çünkü uzun bir liste geliyor.

Vakfıkebir Ekmeği

Vakfıkebir Ekmeği, Trabzon’un ünlü taş fırın ekmeği. En büyük özelliği devasa büyüklükte olması ve kolay bayatlamaması. Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde de her yıl Ağustos ayının ilk haftasında Vakfıkebir Ekmek Kültür ve Sanat Festivali düzenleniyor. Vakfıkebir Ekmeği’ni Rüştü’nün Yeri’nden alabilirsiniz. Konum için tıklayın.

Trabzon Simidi

Trbazon simidini klasik simitten ayıran en belirgin özelliği klasik simide göre biraz daha küçük olması. İçinde ekmek hamuru dışında ek bir madde olmadığından bekledikçe çok sertleşiyor ama fırında veya tost makinasında ısıtınca eski haline geri dönebiliyormuş.

Beton Helva

Trabzon’un beton helva veya taş helva denilen helvası. Trabzon’da helvacılık geleneği çok eski. Bildiğimiz tahin helvasından farkı, beton helvanın, açık olarak mermer masa üzerinde soğutulması. Trabzon’da bu helvayı meşhur eden yer Mustafa Özbak’ın Beton Helva dükkanı. Konum için tıklayın.

Karayemiş

Doğu Karadeniz’de bolca yetişen karayemiş, mayhoş bir meyve. Karadenizliler, nemli iklim meyvesi olan bu yemişten, reçel ve marmelat yapıyor.

Gümüş Takı

Trabzon’un, Trabzon hasırı ve telkari gibi kendine özgü takı modelleri var. Özellikle de Lidyalılar’dan günümüze miras kalmış olan kazaziye bunlar arasında en meşhuru. 5000 yıllık bir geçmişe sahip olan kazaziye, Cumhuriyet’ten sonra sadece Trabzon’da devam ettirilmiş, tamamen el emeğine dayalı yöresel bir sanat. İpek veya naylon tel üzerine burularak 0,08 mikron inceliğinde sarılan, 24 ayar altın ve 1000 ayar gümüş teller ile yapılıyor. Anlayacağınız çok incelikli bir sanat. Merkezdeki her gümüşçüde bulabilirsiniz.

Trabzon Kurabiyesi (Sarı Kurabiye)

Trabzon’a özgü olan ve sarı kurabiye olarak da bilinen Trabzon kurabiyesi, kolay bayatlamayan, oldukça sert bir kurabiye. Tahmin edersiniz ki sarı rengini mısır unundan alıyor. Çok sert olduğu için genellikle çaya batırılıp yeniyor.

Trabzon’a Ulaşım

Batıda Giresun, güneybatıda Gümüşhane, güneydoğuda Bayburt ve doğuda Rize ile il sınırı olan Trabzon’a havayoluyla ve karayoluyla ulaşabiliyorsunuz. Trabzon Havalimanı, Karadeniz kıyısında, şehir merkezine 6 kilometre mesafede kalıyor. Türkiye’nin birçok şehrinden direkt uçuşlarla Trabzon’a ulaşılabiliyorsunuz. Trabzon Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşımı da ister transfer servisleriyle, ister belediye otobüsleriyle, isterseniz taksiyle veya araç kiralayarak yapabilirsiniz.

Ayrıca, Türkiye’nin farklı illerinden Trabzon’a direkt otobüs seferleri var. İstanbul’dan özel araçla Trabzon’a gitmek isterseniz de yol 13 saat 20 dakika, Ankara’dan ise 9 saat sürüyor.

Instagram’a Da Bekleriz

View this post on Instagram

İstanbul’a döndük. Gezmenin en güzel yanlarından biri de evini, hayatını, arkadaşlarını, rutinini özlemek. Bazen fazla kanıksıyoruz elimizdekini. Ara verip geri gelince cebinde para bulmuş gibi seviniyor insan. ☺️ Diyeceğim o ki; herşey tezatı ile anlamlı. Şehirde sıkıldıkça doğaya kaçmak, doğada kaldıkça şehre dönmek, çalıştıkça durmak, durdukça çalışmak, kalabaliklarda oldukça yalnızlık, yalnızlıkta kalabalıklar güzel… Seyahat etmek insanın büyük resmi görmesine çok yardımcı oluyor. Hayatın hangi aşamasındaysınız, içiniz rahat olsun. Hepsi döngünün vazgeçilmez bir parçası. Not: Dün sorulanlar: – Kazak Zara ama geçen sezon. – Gözlüklerimiz @christophercloos

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz) on