BUDİN KALESİ VE ÇEVRESİNDEKİ GEZİLECEK YERLER – BUDAPEŞTE

Budin Kalesi ve çevresini mutlaka görülecek yerler listenizin başı yapın deriz. Çünkü bu bölgedeki, Orta Çağ’dan kalma arnavut kaldırımlı sokaklar, UNESCO koruması altındaki tarihi yapılar, gotik ve barok mimarinin en ihtişamlı örnekleri ve muhteşem Budapeşte panoraması görülmeye değer. Eğer vaktiniz kısıtlıysa Budin Kalesi, Balıkçı Tabyası ve Matthias Kilisesi en öncelikli yerler. Fakat zamanınız varsa bölgenin sokaklarını arşınlayıp cafelerinde kahve molası vererek buranın hakkını iyice verin deriz.

Budin Kalesi Ve Etrafındaki Görülecek Yerler

① Budin Kalesi ve Çevresi (Buda Castle)

budin-kalesi-gece


En güzel Budapeşte manzarası tartışmasız buradan görünüyor. Sadece bunun için bile burayı görmeye değer.

Gelelim tarihine… Bu bölgeye ilk yerleşim 13.yüzyılda Moğol istilası sonrası Buda’yı (nehirin bir kıyısının adı Buda, diğeri Peşt) koruma amacıyla başlamış. Budin Kalesi ve çevresindeki alan 1265’den sonra, Macar Krallarının hem yaşadığı, hem de ülkeyi yönettiği saray kompleksi olmuş. Kral IV. Béla, 1247-1265 yılları arasında bu tepeye ilk krallık konutunu yaptırarak Budin Kalesi Tepesi’nin ilk asil sakini olmuş. Tepenin altın çağı ise 15.yüzyıl olmuş:  Kral Matthias Corvinus ve Napolili Beatrix 1476’da evlendiğinde, birçok İtalyan sanatçı ve zanaatkar da yeni kraliçeye eşlik etmiş ve Buda bölgesi bu sayede Avrupai bir dönüşüm geçirmiş.

Ne yazık ki, Osmanlı ile yapılan 1526 Mohaç Savaşı sonrasında Saray hariç Buda yerle bir olmuş. Fakat sonrasında Barok tarzda yeniden inşaa edilmiş. Bu dönemde bölge, merkezi yönetim bölgesi olmuş. 1529’da Osmanlı tekrar Buda’yı işgal etmiş ama bu sefer Saray da zarar görmüş.

budin-kalesi-avlu
Fotoğraf: Nico Paix / Flickr

Son olarak 1541’de Buda, Osmanlı Devleti’nin Budin eyaleti merkezi olmuş. Her ne kadar Türk seyyahlar burasının güzelliğinden coşkuyla bahsetseler de Osmanlı burayı tam anlamıyla kaderine terk etmiş. Hatta baraka, depo, ahır olarak kullanılan yerler olmuş. Habsburglar’ın 1686’da Budin Kuşatması ile şehri geri almalarına kadar, Türkler’in iç kale ve hisar olarak adlandırdığı saray kompleksine surlar dışında pek de bir onarım yapılmamış.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Buda, bombardımanlar nedeniyle tekrardan yerle bir olmuş ve tekrardan inşaa edilmiş.

Bugün bu bölge, Gotik yapıları, 18.yüzyıl Barok evleri ve arnavut kaldırımlı sokakları sayesinde 1987’den beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi‘ndeymiş. Her ne kadar 13. yüzyıldaki orijinal halinden sonra birçok değişim geçirmiş olsa da, bölgenin ana sokakları halen Orta Çağ’daki haliyle kalmış. Bu sokakların hakkını vermenin en ideal yolu kale bölgesini profesyonel bir rehber eşliğinde yürüyüş turu ile gezmekten geçiyor. Bir tarihçi eşliğinde kale sokaklarını karış karış gezeceğiniz yürüyüş turuna bilet almak için tıklayın.

budin-kalesi-evler
Fotoğraf: Nora Shalaby / Flickr

Bölge toplu taşıma dışında araba trafiğine kapalı. Sadece burada yaşayan ve çalışanlar araba kullanma hakkına sahipler.

Budin Kalesi’nin hakim olduğu tepenin altı birbirine eklemlemeli çok büyük bir mahzenler ve termal suların oluşturduğu doğal mağaralar ağı ile çevrili. Buralılar yüzyıllarca mağaraları depo ve sığınak olarak kullanmışlar. İnsan yaşamına dair bulunan en eski izler 500.000 yıl öncesine aitmiş. Sıkı durun bu mağaraları da rehberli turlarla keşfetmek mümkün. Mağara turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

② Aziz Matthias Kilisesi (Saint Matthias Church)

aziz-matthias-kilisesi
Fotoğraf: Steven Severinghaus / Flickr

Budapeşte’nin en eski yapılarından biri olan 700 yıllık bu kilise ne taç giyme törenleri, ne nikahlar görmüş. Bunlardan en ünlüleri son Habsburg Kralı IV. Charles’ın taç giyme töreni ve kiliseye ismini veren Kral Matthias’ın iki nikahıymış. Kilisenin tarihi aynı zamanda şehrin tarihini de sembolize ediyormuş. Doğu kapısı, 13. yüzyılda inşaa edilmiş. Tıpkı Buda’nın 13. yüzyılda Moğol istilası sonrasında kurulması gibi. Kilisenin orta kısmı ise yaklaşık 1400 yılında inşa edilmiş. Bu dönem monarşi gereği kralların taç giydikleri dönemmiş. 16. yüzyıla gelindiğinde Türk istilası etkisiyle kilise şehrin ana camiisi olmuş. Hatta binanın duvarlarına badana boya yapılıp otantik Türk halılarıyla bile kaplandığı olmuş. Türklerin devri bitince 17. yüzyılda kilise Barok stilinde bir kilise haline gelmiş. 19.yüzyılın sonunda kilise çok büyük bir restorasyonla eski görkemini geri kazanmış.

Çatısı ünlü Zsolnay seramikleri ile kaplı olan kilise günümüzde sadece bir kilise değil aynı zamanda bir müze. Özellikle freskleri, en ünlü Macar ressamların elinden çıkmaymış. Aynı zamanda kilisede her yıl Macar ve yabancı konuk sanatçıların konserleri oluyor. Bu unutulmaz konser deneyimine bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

③ Balıkçı Tabyası (The Fisherman’s Bastion)

balıkci-tabyasi
Fotoğraf: Daniel Stockman / Flickr

Balıkçı Tabyası (Halászbástya) 100 yıllık olmasına rağmen şehrin en favori manzara gözlem yeriymiş. 1902 yılında tamamlanan tabya, neo-gotik ve neo-romanesk tarzda tasarlanmış. Peşte’den bakıldığında Disney’in kuleli logosunu andıran yerden Peşte, Margaret Adası, Parlemento Binası, Tuna Nehri…Hepsini bir arada görebiliyorsunuz. Peki bu balıkçı ismi nereden geliyor? Orta Çağ’da buraya yakın bir balık pazarı varmış. Bu pazarın balıkçıları zamanında şehrin bu bölümünü savunmada önemli bir rol üstlendiklerinden onları anmak için buraya bu tabya inşa edilmiş. Yedi küçük kule, 896 yılında Karpat Havzası’na yerleşen yedi Macar kabilesini sembolize ediyormuş. Konum için tıklayın.

Budin Kalesi Civarında Yeme-İçme

Budin Kalesi ve çevresinde her biri yürüme mesafesinde birkaç mola noktası önerelim:

La Nube

Burası hem kahve-tatlı molası verebileceğiniz hem de İspanyol tarzı tapaslar gibi atıştırmalıklar bulabileceğiniz bir cafe. Konum için tıklayın.

Kelet Kávézó és Galéria

Burası son zamanların en moda akımı olarak hem cafe hem kitapevi. Konum için tıklayın.

Tüyolar

Balıkçı Tabyası’nın giriş katı ücretsiz. Fakat en üst kata çıkmak isterseniz ücretli. Yine de iki manzara arasında çok da bir fark yok. Her gün açık.

Matthias Kilisesi’nin de girişi ücretli. Bu ücret içine hem kilise hem de müze dahil.

buda-kalesi
Fotoğraf: Ted McGrath / Flickr

Nasıl Gidilir?

Kale bölgesine gitmek Chain Köprüsü bitimindeki finüküler ile üç dakika. 1870 yılına ait finiküler de başlı başına bir tarihi eser ve tüm hafta 7:30 – 10.00 arası açık. Ayrıca Széll Kálmán Meydanı’ndan kalkan Várbuszları yani toplu taşıma otobüslerini de kullanabilirsiniz. Fakat siz de bizim gibi yürümeyi tercih edenlerdenseniz yokuş yukarı giden herhangi bir yoldan eninde sonunda Kale bölgesine çıkabiliyorsunuz. Hem de yol boyunca karşınıza çıkan küçük, sevimli kafeler eşliğinde.

Macaristan hakkında daha fazla bilgi için Macaristan Gezi Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.