Biliyorsunuz, ne zaman bir yolculuğa çıkacak olsak mutlaka size Facebook ve Instagram hesaplarımızdan sorup tavsiyelerinizi alıyoruz ancak bu sefer hiç ses etmeden gizli gizli gittik.

Çünkü neticede bizim de bir anamız babamız var, böyle tehlikeli şeyleri yapacağımızı oradan buradan okuyup, hop oturup hop kalkıyorlar sonra.  🙂 Hele bi de dağ başında telefon falan da çekmiyor ya… Bir de arayıp da ulaşamayınca ipler tam kopuyor.

Neyse, artık tek parça döndüğümüze göre rahat rahat anlatabiliriz: Biz Artvin yolculuğumuz dönüşünde Dangerous Roads sitesi tarafından 2015’te dünyanın en tehlikeli yolu seçilen Bayburt – Of yolunu yaptık!

Bu yol 1916 yılında Ruslar tarafından işgal sırasında şehirler arası yol olarak yapılmış. Hatta resmi adı da D – 915! Burada yaşayan köylülerin söylediklerine göre yolu Ruslar açmış fakat kendileri değil, esir aldıkları Türk askerlerine yaptırmışlar. Sadece kazma kürek kullanılarak açılmış. Soğuk, açlık ve zor çalışma şartlarına dayanamayan askerlerin çoğunun yol açılması sırasında şehit olduğu söyleniyor. Rusların amacı Trabzon – Bayburt arası mühimmat sevkiyatı yapmakmış, ancak bilindiği üzere Bolşevik İhtilali’nin çıkması ile Rusya savaştan ve topraklarımızdan geri çekilmiş.

Neyse ki, Of ve Bayburt’u birbirine bağlayan yeni bir yol yapılmış ve artık bu yol pek kullanılmıyor, hatta bir yerinde girilmez levhası bile vardı. 🙂 Ne zaman bu yolu birine sorsak bizi ısrarla yeni yola yönlendirmeye çalıştılar. “Biz Of’a gitmeye çalışmıyoruz, sadece bu yolu geçmeyi deneyimlemek istiyoruz” dedikçe insanlar anlam veremez bakışlarla bizi süzdüler.

Yolun tehlikeli ve 29 sert virajdan oluşan tırmanışlı kısmı Derebaşı Dinlenme Tesisleri’de başlıyor. Burası aynı zamanda Soğanlı Geçidi olarak da geçiyor. Zamanında burada bir dinlenme tesisi varmış ama artık sadece hayalet bir binadan ibaret. İsmi sizi yanlış yönlendirmesin, en fazla bir bakkal kadar büyüklüğünde bir bina. Soğanlı Geçidi’ni aşmak aracına, yol şartlarına ve şöförüne göre değişmekle birlikte, 30 – 60 dakika arası sürüyor.

Peki, gerçekten yol o kadar tehlikeli mi?

Gitmeden önce kendi kendimize “Allah aşkına, gerçekten ne kadar tehlikeli olabilir ki?” diyorduk. Sonuçta Bolivya’daki meşhur ölüm yolundan bile daha tehlikeli olduğu iddia edildiğine göre mutlaka abartılıyor olmalıydı. Sonra burayı ararken her yol sorduğumuz kişi “Abi oradan gitmeyin, çok tehlikeli” deyince, ne yalan söyleleyim, bizi hafiften bir tırsma hali almaya başladı.

Derebaşı Tesislerine (Soğanlu Geçidi) varmak için önce bir yanı uçurum olan toprak bir vadi yolundan geçiyorsunuz. Daha asıl tehlikeli yere varmadan yol böyle olunca zaten köylüler de içimize bir korku üflediğinden, hafiften terlemeye başladık; “Eyvah, burası böyleyse, yolun kendisi nasıl acaba?!”

Vadi yolunu geçip karşımızda bu yolu görünce, bize çok da hafife alınacak bir şey olmadığı iyice dank etti. Dedik; ne olur, ne olmaz, biz arkadaşlarımıza haber verelim. Aradık, “Biz Bayburt – Of yolunu yapıyoruz, 18.00’e kadar geri aramazsak jandarmaya haber verin.” Google Maps üzerinen yerini de buldurduk, rotamızı iyice anlattık. Bu arada, yolda telefon çekmiyor, son dakikaya bırakmayın. Bizim biraz geri gidip arama yapmamız gerekti. Telefonun çekmediğini de tembihlemeyi unutmayın.

Bizce hava şartları iyiyse çok endişelenecek bir durum yok ama yine de tedbir olarak yolu deneyecek herkese de benzer önemler almasını öneririz.

Başladık yolu tırmanmaya. 29 virajın sadece 2’sinden araba tek seferde araba dönmedi, zaten bazı virajların çok dar olduğu ile ilgili bir şeyler de okumuştuk. Yol toprak olmakla birlikte çok bozuk olduğu söylenemez. En fazla 2 kere arabanın altı sürtmüştür. Biz bu yolu yeni Suzuki Vitara ile yaptık. Yeni Vitara, eski Vitara’ya göre daha şehirli bir araç olduğundan biraz daha alçak. Aracınız bundan da alçakça altını sürtmeniz muhtemel.

Neyse ki yol bizce gözümüzü korkuttukları kadar yoktu. Bunun en büyük sebebi artık iki şehir arası yeni bir yol olduğu için eskisi kadar kalabalık olmaması. Çünkü yolu asıl tehlikeki yapan şey 2 arabanın karşı karşıya kalması durumu. Çünkü yoldan araba rahat geçecek kadar genişken, iki arabanın yanyana asla geçemeyeceği yerleri var. İlla birinin yolun daha geniş olduğu yere kadar geri geri gitmesi gerekiyor. Yolun dar ve uçurumlu olması, sık sık sis basması ve toprak yapısının gevşek olması ise geri geri gitmeyi stresli yapan bir durum. Yani yol tek yön olsa çok geniş olmayan bir araçla gayet keyifli ve manzaralı bir yol olurmuş ama karşıdan birisinin çıkıp gelmeyeceğinin hiçbir garantisi yok.

Dediklerine göre burada yeni yol açılmadan önce can kayıplı kazalar olmuş, hatta yakın bir köyde “Burada kimse eceliyle ölmez, yolda düşer ölür” diye bir laf varmış.

Azıcık teker taşsa yuvarlanacağınız uçurum yukarıdaki fotoğraftaki gibi bir yer. Bir de üzerinde biten yeşillikler sebebiyle buradan pek belli olmasa da, çabucak çözülen heyelanlı bir toprak yapısı var. O yüzden bize tekerimizi çok kenara getirmemizi tembihlediler.

Yolu birer kere ikimiz de çıkıp indik. Bir kadın, bir de erkek şöför olarak düşüncelerimiz özetle şu şekilde:

– Hava yağışsızsa,
– Aracınıza güveniyorsanız ve aracınız çok geniş değilse,
– Dar yollarda kendinize güveniyorsanız;

Çok stres olmadan yapabileceğiniz ve çok güzel manzaralar vaad eden bir yol! Akşama doğru mutlaka sis basıyor, işinizi erkenden bitirmeye bakın.

Konum için tıklayın.

3 YORUM

  1. aliihsan KAYIKCİ

    Siz emir alp beye aldanmayın arkadaşlar. Hava uygunsa, yakın bir zamanda etkili bir yağmur yağmadıysa kesinlikle gidin görün ve çok keyifli ve adrenalin dolu bir sürüş deneyimi yaşayın. Arkadaşlar baki olan biz değiliz her şey ölümle bitiyor; gezdiğimizi gördüğümüz ve yaşadığımız yanımıza kalacak olandır. Korkularınızın yaşayacağınız maceralara engel olmasına izin vermeyin. Sadece dikkatli ve temkinli hareket ederek bu yolun keyfine varın.

    Cevapla
  2. Emir Alp

    Girmeyin kardeşim bu yola, stepneniz yoksa lastik değiştiremiyorsanız hiç girmeyin, geri dönün.yol üzerindeki malzeme kaya parçası ve yolda kalanların çoğusu bu malzeme nedeniyle lastik yarmış ve yolda kalmış. Yola girenlerin çoğu lastik yarmış. Yağış çok olduğu için heyelandan genelde yol kapanıyormuş. İlla gidecekseniz de yolculuk öncesi birilerine haber verin. Vadiden çıktıktan sonra ilk yerleşim yeri Bayburt Dumlu Köyü.
    Uzungöl dönüşü, navigasyona aldanıp bu yola girdik. Uzungöl Bayburt yolundaki hes şantiyesi çalışanları ileride yolun açık olduğunu söyledi. Vadideki köye geldik herkes sadece yolun açık olduğunu söyledi kimse tek araçlık ve yağışta muazzam tehlikeli bir yol olduğunu söylemedi. Allah a sığınıp yola düştük, hatchback otomatik arabayla. 4 viraj sonra sağanak yağış ve sis bastı. Birkaç yerde yarı diz boyunda taşları yoldan almak durumunda kaldım. Yükseklerde %99 yağış ve sis var yol malzemesi de heyelanlar nedeniyle kaya ufantısı olduğu için yol çok kaygan oluyor.
    Yolunuz açık olsun.

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend