Bugün bugüne kadar yazmış olduğum en hüzünlü yazı…

Yepyeni kameram Endülüs seyahatinin daha ilk gününde ÇAT diye düşüp kırıldı. Orada da bitmedi. Onu tamir etmeye çalışma çabalarımızın (ki bu arada işe yaramadı) tetiklediği olaylar zincirinin Finca La Donaira’daki 2 günümü 24 saatten az bir süreye inmesi de var.

Tamirci peşinde koşarken durumu açıklamak için otele yazdım, onlar da tarihlerimizi değiştirme kibarlığında bulundular. Ama maalesef uçak biletimizi değiştiremediğimiz için La Donaira’daki 1 günümüz yandı. Ne yalan söyleyeyim otel tarafını pek de önemsememiştim, ta ki La Donaira’yı görüp ne kaçırdığım dank edene kadar.

Cennetten bir kareydi, göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Endülüs’ün belki de en çok özleyeceğimiz yanıydı.

Burayı Özel Yapan Şey Ne?


En basite indirmemiz gerekirse, La Donaira, kocaman bir organik çiftliğe ve binicilik merkezine sahip lüks bir butik otel. Luxury Hotel Awards’da, 2018 yılında İspanya’daki En İyi Eko-Lüks Otel seçilmiş. 700 hektarlık, muhteşem dağ manzarasına sahip arazisi, sadece 9 odalı modern rustik bir komplekse ev sahipliği yapıyor.

La Donaira’da, insandan daha fazla at var. Atların seyisleri ve eğitmenleri, dünyanın dört bir yanından seçilmiş. Burası, basit bir çiftlik olmaktan çok öte. Aynı zamanda, yarış atlarının yetiştirildiği ve eğitildiği bir yer. Ve ne güzeli de tüm imkanlarının Endülüs’ün güzel manzaralarını at üstünde keşfetmek ya da binicilik dersleri almak isteyen misafirlere açık olması. Üstelik hepsi müesseseden. Ne yazık ki, biz gün batımına geldiğimizden ve sabah da erken ayrılmak zorunda kaldığımızdan şansımız olamadı.

Haftanın farklı günlerinde, farklı şefler mutfakta. Hepsi farklı ülkelerden. Otel sahibi, dünyanın dört bir yanına gidip onları bizzat kendi işe almış. Hepsi aileleriyle birlikte burada yaşıyorlar.

3 öğün de konaklamanıza dahil. Ne yazık ki biz 2 x 3 yemek hakkımızdan sadece bir kahvaltı ve bir akşam yemeğine kalabildik. Yemekler, tüm diğer konuklarla birlikte büyük bir masada yeniyor. Yemekler organik bahçelerinden gelen ürünlerle hazırlanıyor.

Otel, konuklarını gastronomi ve şarap atölyeleri, trekking ve piknik gezileri gibi onlara özel tasarlanmış deneyimlerle buluşturuyor.

Bu yüzden La Donaira’yı sıradan lüks bir otele indirgemekte zorlanıyorum. Bu kadar lüks ve dev bir operasyonu işletmek delilik. Çünkü 9 odacık, böyle bir cenneti işletmenin tüm masraflarını asla karşılayamaz. Kar için yapılacak iş değil. Var olmasını istediğin için yapılacak bir iş ve sahibinin cebinden oldukça subvanse etmesi lazım. İşte bu sebepten de hiç bir yerin olmadığı kadar kişiselleştirilmiş ve her ince detayın düşünüldüğü bir yer.

Fikrimce, sahibi Manfred Bodner, burayı kendisi için yapmış ve oluşturduğu bu cennetin kapılarını bazı ayrıcalıklı konuklara da açarak hem  karar vermiş.

Rezervasyonunuzu Buradan Yapın

Otelin fiyatlarına ve müsaitlik durumuna Booking.com‘dan göz atabilirsiniz.

Not: En az 2 gece kalma şartı var

Ortak Alan

Ortak alan, modern bir kır evinin oturma odasına çok benziyor.

Kütüphane veya bardan ücretsiz olarak faydalanabiliyorsunuz.

Bana söylenene göre, sahibinin oteldeki her bir parça ile bizzat ilgilenmiş.

Dekorasyonda, rahat-şık karışımı bir görünüm elde etmek için antikalar, modern mobilyalarla harmanlanarak kullanılmış.


Oldukça sanat dolu bir yer.

Sadece duvardaki tabloları kastetmiyorum. Ayrıca küçük çapta ama birinci sınıf müzisyenlerle bir müzik festivali bile düzenliyorlar.


Gün içinde ortak yaşam alanında çok fazla insan görmüyorsunuz. Misafirler ya havuzda, ya atta, ya da dışarıda bir yerlerde oluyorlar.

Yemek vaktine doğru ortak alanlar hareketleniyor. Mutfak hem bitişiğinde olduğu için insanlar toplanıyor.

Kapalı Havuz


Tam gün batımında buraya geldiğimizden, her şey gözümüze büyüleyici gözüktü.

Otele gelince yaptığım ilk şey, odaya koşup üstümü değiştirip hava kararmadan kendimi havuza atmak oldu. Fakat akşam yemeği neredeyse hazır olduğundan ve diğer misafirlerin başlamak için beni beklemek zorunda olmaması için hızlı olmak zorunda kaldım.


Hava güzeldi ama ilginçtir ki kapalı havuz bana daha çekici geldi. Genellikle, iç mekan havuzları bende garaj etkisi yaratıyor o yüzden bana çok fazla keyif vermiyor. Ama bu havuz, oldukça keyifliydi ve bir bahçenin tam ortasındaydı.

Bir de harika bir manzarası var!

Burada bir de -yine keyfini çıkaramadığım- bir hamam ve spa var.

Hızlıca havuza girip çıkıp hemen kurulandım ve yemeğe koştum.

Yemek


Yemek, hiç şüphesiz, La Donaira deneyimimizin en güzel bölümlerinden biriydi. Bunda işinin ehli şeflerin ve organik çiftliğin payı büyük.

Meyveler ve sebzeler, bal, zeytinyağı hatta şarap bile çiftlikten geliyor. Geri kalan her şey de yerel üreticilerden temin ediliyor.


Fotoğraftaki kadın, buradaki birçok şeften sadece bir tanesi. Kendisi vegan yemekler üzerine uzmanlaşmış şeflerden. Rezervasyonunuz üzerine, size yemek konusunda herhangi bir kısıtlamanız olup olmadığını soruyorlar.

Otel misafirlerinden biri bile vegan olduğundan hepimiz vegan yedik. Bilgehan bir etsever olarak vegan yiyeceğimizi öğrendiğinde epey hayal kırıklığına uğradı. Etçileri vegan yemekler ile memnun etmenin ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Ama yemek öylesine iyiydi ki, yemeğin sonunda kendimizi, her zaman böyle lezzetli yemeklere erişimimiz olsa, vegan olamanın ne kadar kolay olabileceği hakkında konuşurken bulduk. Hatta onlara bir yemek kitabı çıkarmaları gerektiğini söyledim.

Akşam yemeği, tüm misafirlere aynı anda servis ediliyor. İlk fotoğrafta gördüğünüz büyük masada hep birlikte yiyorsunuz. A la carte sistemi yok. Hem mevsime hem de misafirlerin beslenme ihtiyaçlarına göre günün menüsü oluşturuyorlar. Yani tüm misafirler aynı yemeği yemek durumunda. Akşam yemeği, 3 tabaklık bir menüden oluşuyor.

Kahvaltı içinse, ikinci fotoğrafta gördüğünüz gibi küçük bir açık büfe var. Buradan başlangıçlarınızı seçiyorsunuz. Ana yemek içinse, her zevke ve beslenme türüne yönelik bir şeyler bulacağınız bir menüden seçim yapabiliyorsunuz.

Akşam yemeğinden sonra, havalı bir teleskopla yıldız gözlemi seansı yaptık. Kesinlikle bir hobiden çok daha fazlasıydı. Otelin sahibinin, oteli işleten arkadaşı, amatör bir astronomdu. Onunla yaptığımız bu astronomiye giriş oturumu gerçekten çok eğlenceliydi.

Odalar


Geceye odamızın verandasından, yıldızları izlemeye devam etmek istedik. Bardan sigara ve şarap alıp odamıza geri döndük.

Burası hakkında en güzel şeylerden biri doğaya duyulan saygı. Binalar arazinin sadece küçük bir bölümünü kaplıyor o yüzden betonlaşma yok. Bu da sizi hala bakir doğada hissettiriyor. Hatta doğa hissiyatını bozmamak için odamıza giden yolu bike aydınlatılmamışlardı. Haliyle yıldızlar harika görünüyor.

Tüm odalar farklı iç mimarlar / tasarımcılar tarafından tasarlanmış. Bunlar çoğunlukla sahibinin arkadaşlarıymış. Ne yazık ki, sadece kaldığımız odanın fotoğrafları var.

Biz, ünlü bir Türk mimar tarafından tasarlanan “yurt” ta kaldık. Odada, etrafta çiftleşen aslanlar olmasa da sanki bir safari kulübesindeymişim hissiyatı vardı (Evet, Botswana’da böyle bir gecede uyumayı denemek zorunda kalmışlığım var).

Endülüs güneşinin Nisan ayında bile güçlü olacağından endişelenmiştim ama “yurt” un güçlü bir klima sistemi vardı o yüzden sağlıklı bir uyku çekebildik.

Binicilik Merkezi


Bilgehan’ı güneşin doğuşunda uyanmamız konusunda ikna ettim, böylece bu yerin tadını biraz daha derinlemesine çıkarabilirdik.

Kahvaltıdan önce, binicilik merkezini görmeye gittik. Burada atlı bir keşif gezisine katılmak isterdim ama bir kez daha zaman yok.

Bunun yerine, merkezin etrafında dolaşıp tayları yani yavru atları izledim ki bu da içimi mutlulukla doldurdu.

Açık Havuz


Burası da açık havuzu.

Bitmemiş çok şey kaldı. Ne fotoğraf çekmeye, ne ata binmeye fırsat oldu. Hatta uçaktan önce bir öğle yemeği bile yiyemedik. Ona rağmen Endülüs gezimizin en unutulmaz deneyimi oldu.

Umarız ki tekrar gelip listeye tik atmak için bir şans daha buluruz.

Buraya Nasıl Gelinir


Finca La Donaira, Serranía de Ronda’daki izole bir köyde bulunuyor. Sevilla’dan 1,5 saat, Malaga’dan ise 2 saat mesafede.

İlk olarak, karşılama ekibiyle buluşmak için El Gastor köyündeki La Posada’ya gidiyorsunuz. Onlar bagajlarınızı yeni bir arabaya koyuyor ve sizi 10 dakika mesafedeki La Donaira’ya götürüyorlar.

Adres: Calle La Fuente, 49 · 11687 El Gastor (Cádiz) Spain
Konum için tıklayın.

La Donaira İletişim

Fiyatlar & Müsaitlik Durumu: Booking.com
Websitesi için tıklayın.
Tel: (+34) 680 654 454

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend