ÖNCELİKLE yukarıdaki KAPADOKYA’DA BALON TURU VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.

Sabahın köründe odamızın dibinde ötüp durup bizi hasta eden horozdan öç alabilecek kadar erken uyandık. Ama namussuzun peşine düşecek ne halimiz, ne de vaktimiz var. Tipik 5 dakika kala uyanmalardan birini daha yapıyoruz. Servis aracı bizi almaya geldiğinde ayakkabılarımızı bile bağlayamadan indik aşağı. Ne de olsa, gecenin karanlığında arada kaynıyoruz. Derbeder bindiğimiz arabadan, normal iki insan gibi inmemize yetecek kadar yol da var. Bilge, düğmen yanlış iliklenmiş, Duygu, saçların karışmış derken Butterfly Balloons’a vardık.

Mevsim yaz olmasına rağmen daha gün doğmadığı için hava serin mi serin. Biraz önceye daha önceye kursaydık şu saati belki aşağı inip, soğuk şamarı yiyip, üzerimize birşeyler daha alırdık. Artık bi dahaki sefere diyeceğim, ama kimi kandırıyoruz. 🙂 Az dişimizi sıkınca güneş de doğacak zaten. Balon yolcuları yavaş yavaş toplanıyorken, çalışanlardan birisi yanımıza gelip soruyor, “Kahvaltı yaptınız mı?” Gömleğin 2 düğmesini ilikleyebilmişiz, nerde kahvaltı… “İçerde kahvaltı ikram ediyoruz, siz de buyrun.” Buyurmaz mıyız!? Mideye poğaça, iliklerimize sıcak çay gitsin.

kapadokya-balon

Pilotumuzla tanışıyoruz. Önce serin hava, sonra kahvaltı… Gayet uyanımışız, ve meraklı Melahatler gibi soru sorup duruyoruz. “Biz balonun nasıl kurulduğunu görmek istiyoruz, biz gruptan önce gitsek olmaz mı??” Pilotumuzun gülümsemesi üzerine takılıyoruz hazırlık yapan ekibin peşine. Gecenin karanlığında, dizi dizi geçen arabaların farlarında peribacaları bir kayboluyor, bir geliyorlar. Sanki duyularımız bizimle kafa buluyor. Gözlerimizi dört açmış seyrediyoruz. Hemen kamerama davranıyorum, bu şovu çekmem lazım. Ben 5 dakikada hazır olamıyorken, kameramdan zalimce salisede uyanıp yakalamasını bekliyorum. İnatla basıyorum deklanşöre üst üste ama nafile. Gerçi, o benden daha ince, biraz daha ışık olsa, kırmazdı beni, 3-5 demeden çekerdi yine.

Dümdüz bir açıklığa geliyoruz. Balonlar çoktan serilmiş. Küçükken kovamızla toplayıp, sahile yaydığımız denizanaları gibi, birinin gelip onları evlerine kavuşturmasını bekler gibiler. Bomboş arazide balonları şişirmeye başlayan vantilatörlerin azminden başka çıt yok. Ufak ufak şişmeye başlayan balonumuzun içine giriyoruz. Biz kaldırdıkça içeriden balonu, o üzerimizi örtmeye çalışıyor. Balonun içinde kayboluyoruz. Kıkırtılarımızın yakınlığından anlaşılıyor ki dipdibeyiz ama çarşaf gibi balonun altında yön duyumuzu kaybetmiş vaziyetteyiz. Bizi yutabilecek kadar büyük birşeyin içine girmek, 3 yaşındayken yemek masasının altına çadır kurduğumuzdan beri unuttuğumuz bir his. O yüzden balon büyüdükçe sanki biz de büyüyoruz. Yavaş, çok şişme! Vantilatörler azmettikçe, eriyen karların altından baş gösteren araba silecekleri gibi ayaklarımızdan yukarı yavaş yavaş belirmeye başlıyoruz. 2 vantilatör, 5 pompa sonra tekrar yetişkinleriz işte.

butterfly-balloons

Ateşleyicilerden sıcak hava basmaları için çıkıyoruz balonun içinden. Güneş hala piyasada yok ama hava ufaktan aydınlanmaya başlamış. İlerde diğer misafirleri getiren servis aracının farları beliriyor. Uzaktan propan ile şişirilen balonlar yıldız kümesi gibi görünüyordur kesin.

Mayışık balonlar birer birer kalkıyorlar ayağa. Yere bağlı sepetler arada bir ipleri yokluyor. Onlar bile 15 dakikada kıpır kıpırlar, utanıyoruz yarım saat öncesine kadar hala şaşı bakan halimizden.

Sepetlere doluşuyoruz. İplerin de çözülmesiyle, gökyüzüne salınıveriyor denizanaları. Yükselirken dört yanımız balon. Akıntıya teslim olmuş bir sürü olarak eforsuzca gidiyoruz. Rüzgar nereye, biz oraya. Kurak Kapadokya’nın üzerinde rengarenk tonlarca balon. Rüzgar ile birlikte hareket ettiğimiz sepetin içinde hiç rüzgar yok. Hareket eden nesnelerin içinde rüzgar yemeye çok alışmışız, sanki biz hava da asılıyız da altımızda dünya hareket ediyor.

Direnç yok, ses yok, sadece akıştayız. Hani balon zaten sessiz bir alet, ama misafirlerde manzara karşısında dut yemiş bülbül gibi suskunlar. Vadilerden, daha uyanmamış evlerin, beyaz önlükleriyle arabaya tepsi tepsi ekmek taşıyan fırıncıların üzerinden, turistlerin henüz ele geçirmediği peribacalarından geçiyoruz. Güneş mordan pembeye doğru boyuyor herşeyi. Bütün Kapadokya’yı tek bir hamle de yutuyoruz. Arada bir kameralardan ve balonun ateşleyicilerinden gelen ses dürtüklemese hepimiz hipnotize olmuş gibiyiz. Bir başkadır bizim memleketimiz…

balon-kapadokya
Diğer balonlardan ufak ufak uzaklaşıp, kimseciklerin olmadığı bir bozkıra doğru gidiyoruz. Biz alçaldıkça sarı sarı otların içinden bize doğru bir araç geliyor. Pilotumuz iniş pozisyonuna geçmemizi söylüyor, sepette çöküp sıkı sıkı tutunıyoruz. 1-2-3… Hop yere yatıyor sepet. Bir metre kadar sürüklendikten sonra balonu da söndürmeye başlıyor pilot.

Zaten manzara sarhoşu misafirlere bir de şampanyalar açılıyor. Türk’ünden Japon’una herkesin ağzı kulaklarında. Bütün gün göbek taşında yoğurulmuşcasına hafifiz.

Fotograf makinalarının hafızası dolmuş, şampanya içmeye alışık olmayanların yanakları kızarmış, servis aracına biniyoruz. Balonumuz yine sahile vurmuş gibi, öyle yatıyor.

Bu videoyu İzlesene.com kanalımızdan izlemek için tıklayın.

BUTTERFLY BALLOONS
Websitesi / Facebook

YER:
– Göreme, Kapadokya
NE ZAMAN YAPILMALI?
– Havanın ve rüzgarın durumuna göre her mevsim yapılabiliyor. Hem yazın, hem de kışın ayrı bir güzel Kapadokya.
NE GÖTÜRMELİ?
– Yazın yapmamıza rağmen sabah çok erken saatlerde olduğu için hava serin. Mutlaka kalın birşeyler almalı.
– Güneş gözlüğü
DİĞER BİLGİLER
– Uçuş minimum 1 saat sürüyor.
– Sepetlere balonun büyüklüğüne göre 12-16 arası yolcu binebiliyor.
– Sigorta, Transfer ve Kahvaltı fiyata dahil. 6-12 yaş arası %50 indirimli. 6 yaş altı kabul edilmiyor. Güncel fiyatları Butterfly Balloons websitesinden öğrenebilirsiniz.
– Her yolculuğun bitiminde bir ritüel olan şampanya patlatılıyor.
İLETİŞİM: +90 384 271 3010 / fly@butterflyballoons.com

Butterfly Ballons kurucusu, aynı zamanda bizim uçuşumuzdaki pilotumuz Mustafa Turgut’u malesef Mayıs 2014’te bir trafik kazasında kaybettik. Kendisiyle geçirdiğimiz kısa zamanda hikayesiyle bize ilham veren, havacılık tutkumuza bir yenisini ekleyen Mustafa Bey’i saygıyla anıyoruz.

16 Yorum

  1. http://www.constantinopleguide.com

    Bu amazinf yazı için teşekkür ederiz . Ben çoğu durumda turist sabah erken uyanmak zorunda düşünüyorum.
    Ben turist en çok sakıncası olmaz bence.

    Yakın gelecekte bu mesajların daha görüşmek dileğiyle.

    Cevapla
  2. Sevinç Akça

    Ne diyebilirim ki? Harikasınız..! Dünyanın heryerine sizinle gitmeye bayılırım. Ben gezmeyi, dünyadaki yaşamdaki herşeyi öğrenmeye çok meraklıyım. Ve bunun için sizin gibi arkadaşlardan oluşan bir grup kurmak ve içinde olmak bu hayatta isteyeceğim en önemli isteklerin en başında geliyor. 25 senedir çalışan bir memurum. elimden geldiği kadar gezmeye çalışıyorum. Anlaşabileceğiniz insanlardan oluşan grup genişletme fikrini düşündünüz mü bilmem ama ben böyle bir grup kurmanızı ve aranıza katılmayı çok ama çok isterim. Bu arada insanları seven ve onlarla iletişim kurmaktan hoşlanan biriyim. Çünkü hayat eşsiz bir hazine! Ben de teklifimle ilgili sizin yorumlarınızı öğrenebilirmiyim? Birlikte olsak da olmasak da öncelikle bu müthiş cesaretiniz ve enerjiniz için tebrik ederim. Ve ömür boyu yolunuz açık olsun! Ayrıca sevdiklerinizle birlikte sağlıcakla kalın..! En son olarak benimle de bir tanışmanız beni çok mutlu ederdi.., Sevgilerimle…

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Çok teşekkürler güzel dileklerin için Sevinç 🙂 Biz de en kısa zamanda tanışmayı çok isteriz bizi bir yerlerde yakalarsan mutlaka selam vermeden geçme 🙂

      Cevapla
  3. ozgehan

    videoda havada bir sürü balon gozukuyor. Hepsinde şampanya var mı yani?
    cok güzel bi bilgi, cok hosuma gitti 🙂 hemen uçuşa geçiyoruzzz 😀

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Olması gerek 🙂 Muazzam bir deneyim, havada motorsuz sessiz sessiz süzülmek.

      Cevapla
      • dogukan

        Şampanyayı uçarken vermiyorlar sadece balon indikten son partı yapıyorlar orada size ikram ediyorlar daha sonrada isminize yazılı bir sertifika veriyorlar günün anısını sonrada otele bırakıyorlar sizi…

  4. Kirmizi

    Yaptiklariniza hem imreniyorum, hem de size bayiliyorum! Insanlarin turlu mazeretle birini bile yapamadigi seylerin siz hepsini birden yapiyorsunuz, bravo! Bi de beni de goturseniz! :))

    Cevapla
  5. Kemal Kaya

    Nefis bir video! Dünyada balonla gezinin herhalde en iyi yapılacağı yerlerden birisi Kapadokya. Şampanya da balona turuna dahil mi? 🙂

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Çok teşekkürler 🙂 Kesinlikle katılıyoruz, Kapadokya balon için müthiş bir yer. Mutlaka oralar karlar altındayken de bu tura katılmak gerekli.Şampanya tura dahil. 1780’lerdeki başarılı ilk balon uçuşlarından itibaren süregelen bir ritüelmiş bu. Bu uçuşlardan birinde pilotlar iniş yaptıkları arazi sahiplerine vermek üzere yanlarında şampanya taşırlarmış, hem gökyüzünden inen uzaylılar olmadıklarını anlatmak, hem de araziye izinsiz inişlerinin özrünü dilemek için. Bu şampanya taşıma geleneği de günümüze kadar gelmiş. Artık uçuş sonrası yolcular ile birlikte kutlama yapılmakta.

      Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.