AMSTERDAM MÜZELERİ

Islıklar ve alkış efektleri eşliğinde yazımıza hoş geldiniz! Amsterdam’a gidenlerin niyetleri arasında nadiren müzeleri görmek olduğundan öncelikle bu yazıya tıklayanı tebrik ediyoruz. 🙂 Küçücük Amsterdam’da neredeyse Londra’daki müzelerle kapışacak kadar çok müze var. En ünlü müzelerinin hepsini sindire sindire gezmeye kalksanız en az 2 gününüzü alır desek abartmış olmayız. O yüzden muhtemelen Amsterdam’ın başka yerlerini görmek için listeyi kırpmak zorunda kalacaksınız. Nasıl seçelim diyenler için anlattık.

Önemli Tüyolar

Hangi müzeye gitmeye karar verdiyseniz verin bizce kilit nokta bunu gitmeden önce olabildiğince planlamak ve biletleri internet üzerinden online almak. Müzelerin hepsi için böyle bir seçenek mevcut. Hem bekleme sürelerinizi minimuma indirmek için önceden alma olayı çok yararlı. Biz hatrı sayılır bütün müzeleri size yazmak istedik ama Amsterdam müzeleri diyince ilk 5’e hangileri girer derseniz kesinlikle Van Gogh Müzesi, Rijksmuseum, Anne Frank’in Evi, Rembrandt’ın Evi ve Moco Müzesi deriz.


Ooo Piti Piti…

Zamanınız yok ve seçim yapmak mı zorundasınız? Sadece bir müzeye gidecekseniz Anne Frank’ın Evi (Giriş kuyruğu hariç 1 saat) 2 müzeye gidecekseniz Anne Frank’ın Evi + Rijksmuseum fena bir fikir olamayabilir çünkü en önemli Hollandalı sanatçının eserlerini bir çatıda toplamışlar. Rijksmuseum giriş kuyruğu hariç 2 saat. Üçüncü bir müze hakkınız daha varsa onu da Van Gogh Müzesi’nden yana kullanın deriz.

Amsterdam Müzeleri

Anne Frank’ın Evi

1960’tan beri müze olarak kullanılan Anne Frank Evi’nin hikayesi okuyunca bile insanı etkiliyor, bu yüzden Amsterdam’a gidince burayı ziyaret etmek ve o atmosferde olayların iç yüzünü görmek bize çok çarpıcı geldi. Anne Frank Yahudi bir kız ve 2. Dünya Savaşı’nda Naziler’den kaçmak amacıyla babası ve 6 kişiyle beraber Amsterdam’a geliyorlar. Burada yaşamaya başlayan 8 kişi Nazilerin Hollanda’yı işgal etmesiyle beraber 1940’tan 1942’ye kadar bu evde saklanıyorlar. O zaman 11-12 yaşlarında bir genç kız olan Anne Frank her zaman fikirlerini açıkça söylemekten hoşlanan bir kız olmuş. 2 yıl boyunca bir evde saklanmak zorunda kalınca bütün hislerini ve ülkenin mevcut durumu günlüğüne yazmış.

Maalesef 1942 yılında, 2 yıllık saklanıştan sonra bu 8 kişi yakalanmış ve toplama kamplarına gönderilmişler. Toplanma kamplarında geçen birkaç senenin ardından 8 kişiden hayatta kalan tek kişi Anne Frank’in babası Otto Frank olmuş. Babası kızının günlüğünü kitap olarak bastırmış. O yıl 2 boyunca saklanmak zorunda kaldıkları ev de 1960 yılında müzeleştirilmiş. Müzede Anne Frank’in günlüklerini, hayat hikayesini ve fotoğraflarını çarpıcı biçimde sergiliyorlar. Bizce Anne Frank Müzesi Amsterdam’da görülmeye değer yerler arasında. Tek handikapı bu kadar merak edeni olduğundan anormal bir sıra oluyor müze girişinde. Bunun bir nedeni de içerisi oldukça ufak olduğundan içeriye her defasında sınırlı kişi alınması. Bu yüzden size tavsiyemiz online bilet alıp sabah erkenden güne bu müzeyle başlamak olur. Yoksa ciddi bir sıra beklersiniz ama en azından Amsterdam’ın göz alıcı kanallarının yanında beklemek hava güzelse bu sıkıntıyı biraz azaltacaktır. 🙂 Ve emin olun değiyor. Konum için tıklayın.

Çalışma Saatleri

Müze, Yom Kippur dışında hep açık. Yom Kippur Yahudilerin kutsal günleri. Gideceğiniz yıl ne zaman olacağına mutlaka bakın ki seyahatiniz denk geliyorsa zorluk yaşamayın. Müze, Nisan-Ekim arası 09.00-22.00, Kasım-Mart arası ise Cumartesi 09.00-21.00 diğer günler 09.00-19.00 saatlerinde açık. Bazı tarihlerde müzenin açılış-kapanış saatlerinde farklılıklar yapılabiliyor bu yüzden mutlaka siteyi kontrol edin.

Tüyo

Anne Frank Evi biletleri online satılıyor, hatta sabah açılış saatlerinden öğlen 15.30’a kadar sadece online bilet almışsanız girebiliyorsunuz. Online biletler gideceğiniz tarihten 2 ay önce satışa çıkıyor. Normal bilet fiyatından çok az fark ödüyorsunuz. Eğer online bilet almayacaksanız her gün 15.30’dan sonra müzeye gidip kapıda bilet satın alabilir ve müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Aklınızda bulunsun doluluğuna göre müzeye giriş kuyruğu kapanış saatinden 2 saat önce bile kapanabiliyor, bu yüzden riske atmayın ve son saatlere kalmayın deriz.

Rijksmuseum

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Ülkenin en büyük sanat ve tarih müzesi olan Rijksmuseum aynı zamanda en çok ziyaret edilen müzelerden. Görkemli bir mimariye sahip ve tam tamına 1800 yılında kurulmuş, yani resmen tarih kokuyor. Amsterdam’daki en görülesi müzelerden biri olduğunu söylemek yanlış olmaz diye düşünüyoruz, girme fırsatınız yoksa bile mutlaka bir etrafını dolaşın. Hatta Amsterdam’da bir müzeye gidilecekse bizim birincimiz Rijksmuseum diyebiliriz. İçinde farklı ve çok sayıda sanatçının eseri olunca en geniş yelpazeye sahip müze olarak bizim tercihimiz burası oldu.

Her gün 09.00-17.00 arası açık. 18 yaşına kadar ücretsiz. Rijksmuseum’a online giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

Van Gogh Müzesi

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/VanGoghMuseum

37 yaşında intiharı sonucu hayatını kaybeden Vincent van Gogh’un 37 seneye sığdırdığı yüzlerce eseri, mektupları, hayatına ve hayatındaki insanlara dair bilgiler içeren bir müze. 1973 yılında açılmış. Resim sanatına ilginiz varsa düşünmeden gidin deriz, ama yoksa bile hem müzenin atmosferi hem de gerçekten ilgi çeken hayat hikayesinin anlatım biçimi insanı hapsediyor ve asla sıkılmıyorsunuz. İçinde Vincent van Gogh’un tablolarından esinlenilmiş kartpostallar, yağlı boya çalışmaları ve hediyelik eşyalar satılıyor. Oraya da bir uğrayıp en sevdiğiniz tablonun kartpostalını satın alabilirsiniz mesela, güzel bir anı olur. 🙂 Kartpostallar 1-2€ arasında değişiyor.

Van Gogh müzesi önünde çok sıra olan müzelerin başında geliyor. Doğru zamanı seçmekte erken gitmekte her zaman fayda var. Cuma günleri 09.00-22.00 saatleri arasında, onun dışında her gün de 09.00 – 17.00 saatleri arasında açık. Van Gogh Müzesi’ne online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

Rembrandt’ın Evi

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Rembrandt Evi hem tarihi hem sanatsal bir ev. Aynı Anne Frank Evi’nde olduğu gibi, ressam Rembrandt’ın yaşamış olduğu ev sonradan müzeye dönüştürülmüş. Hollandalı ressam Rembrandt 1639-1656 yılları arasında bu evde yaşamış ve bir sürü esere imza atmış. Hatta 1656’da bu evden çıkmasının nedeni de iflas etmesiymiş. Rembrant Hollanda’nın pek çok ünlü ressamından biri; yaptığı önemli eserleri sergilemek ve evi halka açmak amacıyla  1909 yılında müze-eve döndürülmüş. Arada burada bağımsız sergiler de yapılabiliyor. Müze ev tam Dam Meydanı’nda olmasa da oradan yürüyerek yaklaşık 9-10 dakika. Müzenin her sene dünyadaki bir sürü ülkeden hatrı sayılır sayıda ziyaretçisi var.

Her gün 10.15-16.45 saatleri arasında açık. Ama 13.15-13.45 arası bir ara veriyorlar aklınızda olsun, aksi gibi bu saatte gitmeyin zaman kaybı olur. Rembrandt Evi’ne online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

Stedelijk Müzesi

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Stedelijk

Konser Binası’ndan sonra yapılmış olsa da epey eski bir diğer bina da Stedelijk Müzesi’nin binası, 1895 yılında yapılmış. Aslına bakarsanız bina hala yerinde olsa da 2012 yılında yapılan restorasyonla hem sağlamlaştırılmış hem de tarihsel değerini yerle bir eden ek bir parça yapılmış yanına. Binanın tarih kokan ahşaplığının bitişiğine oldukça tezat olan ultra modern bir bina eklenmiş. Stedelijk içinde tasarım ve modern sanata dair eserler ve sanatçılardan izler bulunduran bir müze. Modern sanata ilgi duyuyorsanız belki sizin önceliğiniz bu olabilir. Müzenin eski binasının yanındaki ”küvet” kılıklı eklemeyi görünce hayal kırıklığına uğramayın ama. 🙂 Amsterdam halkı da oldukça çirkin buluyormuş.

Cuma hariç her gün 10.00-18.00, cuma günleri ise 10.00-22.00 arası açık. Stedelijk Müzesi’ne online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

MoCo Museum

2016’da açıldığı günden beri Bansky ve Roy Lichtenstein’ın sergileri ile ses getiren, Amsterdam’ın Çağdaş Müzesi MoCo Museum da vaktiniz varsa kesinlikle şans vermelisiniz diyeceğimiz Amsterdam müzelerinden. Aslında müzeden daha çok bir deneyim alanı gibi. Müzenin kalıcı koleksiyonunda, Warhol, Basquiat, Haring, Koons, Kusama, Hirst & Dali gibi modern ve çağdaş dönem sanatçılarının eserleri yer alıyor. Müzenin binası da ayrıca çok hoş. MoCo Museum’a online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

House of Bols

Fotoğraf Kaynak: Chris / Flickr

House of Bols bu listedeki alternatif yerleden. Amsterdam müzelerinin çoğunu duyduğunuza eminiz ama bunu duymamış olabilirsiniz. House of Bols bir kokteyl müzesi. İçerisinde kokteyllerin tatları, yapılışları, aromaları ve tariflerine dair gösterimler var. Adının aslında ”kokteyl deneyimi” olarak geçmesi çok hoşumuza gitti çünkü hem yapılışlarını öğrenip daha fazla bilgi sahibi olup hem de tadabiliyorsunuz. Servis ettikleri şişeler de çok orijinal.

Bizce House of Bols Hollanda’nın tam değerinin bilinmediği yerlerinden biri, biz şahsen konsepti çok sevdik. Tabiki kısıtlı gününüz varsa ilk tercihlerden olmaması normal ama Amsterdam’ın klasikleşmiş noktalarının dışında güzel bir deneyim burası. Kendinizi geziyorsunuz, giriş ücretli ama sonunda bir kokteyl bedava. 18 yaşın altı kesinlikle giremiyor. Ayrıca katılmak isterseniz workshoplar da yapılıyor. Workshop bileti için tıklayın.

Cuma – Cumartesi günleri 13.00-21.00 arası açık, bu günler dışında ise her gün 13.00-18.30 arası açık. House of Bols’a giriş biletinizi online olarak almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

Houseboat Museum

Fotoğraf Kaynak: commons.wikimedia.org

Amsterdam’da teknelerinde yaşayan bir sürü insan var ve bu nam-ı diğer yüzen evlere houseboat deniyor. Amsterdam’ın harika kanallarında yaşama fikri bütün zorluklarına rağmen bize baya ilgi çekici geldi doğrusu. Resmen harika manzaraların karşısında canınızın istediği yerde yaşıyorsunuz. 🙂 Bu tekne-evleri görünce bir insanın teknesini ev olarak nasıl döşeyebileceği veya elektrik-su gibi sorunlarla nasıl başa çıktığı gibi milyon tane soru geliyor aklına insanın. Bu fikirden yola çıkarak da bir teknede yaşayan Vincent van Loon tekneyi müze haline getirmeyi düşünmüş ki biz meraklıların merakı biraz giderilebilsin.

Temmuz – Ağustos ayları dışında bütün sene Pazartesi günleri kapalı. 10.00-17.00 saatleri arasında açık. I’amsterdam kartı olanlara ücretsiz. Bu müzenin sene boyunca baya bir kapalı olduğu gün var bu yüzden mutlaka sitesini kontrol edin. Konum için tıklayın.

Elmas Müzesi

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Diğerlerine göre çok yeni bu müze, 2007 yılında açılmış. Elmas mücevherler ve gelişimi / geçmişi hakkında bilgiler veriyor. Meraklısı değilseniz bu kadar müze açısından ilk tercihiniz olmasın deriz. Amsterdam zaten aktivite ve görecek yer bulmakta sıkıntı çekilmeyecek bir yer, hatta kaç gün kalırsanız kalın hep aklınızda bir yerler kalıyor. Bize kalırsa Elmas Müzesi seçeneklerde en son sırada falan olur.

0-12 yaş arasına ücretsiz. Diamant Museum’a online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

Madame Tussauds

Madame Tussauds Müzesi’nde ünlü sanatçıların, şarkıcıların genel olarak dünya çapında tanınmış birçok kişinin balmumu heykelleri sergileniyor. Farklı ülkelerdeki Madame Tussauds’ları (çünkü bayağu bayağı bir zincir kurdular) karşılaştırınca Amsterdam’ın en geniş yelpazeye sahip olanlardan biri olduğunu söylemek yanlış olmaz, ama yine de buradaki kıymetli dar zamanı buraya harcamaya değer mi, bizce hiç değmez.

Bu müzeyi merak edenlerin hevesini paramparça etmek istemeyiz ama biz çok ticari ve sıkıcı buluyoruz maalesef burayı. Hele Amsterdam gibi aktivitesi bol bir şehire gidince Madame Tussauds’yla zaman kaybetmek Amsterdam’a ayıp etmek olur bize sorarsanız. Buraya vakit ayırarak neler kaçırdığınızı görmek için Amsterdam’da Gezilecek Yerler yazımıza tıklayın. Yine de bilgi vermeden geçmeyelim dedik. Madame Tussauds Müzesi’ne online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.