AMSTERDAM GEZİLECEK YERLER & TOZUNU ATTIRMA REHBERİ

Amsterdam, bulunduğu coğrafyayı idrak edememiş gizli bir Akdenizli bizce. Bu kadar sıcak kanlı, bu kadar eğlencesine düşkün milletin yoksa kuzey Avrupa’da ne işi var? 😀 Hollanda’da 1 sene Erasmus yapmış olmaktan ötürü farkında olmadığımız bir kayırma durumumuz illa vardır, kabul ediyoruz ama Amsterdam da az değil şimdi. Eğlence var, 176 ülkeden insan var, kanallar var, mimari güzellikler var, özgürlükler var, kültür sanat var… Yılın 50 güne yakını bi festival olan, hayatın bisiklet üzerinde geçtiği bir şehre ısınmamak ne mümkün.

Beyler, bayanlar, beğenmeyenin tıkı geri iade garantili Biz Evde Yokuz’un Amsterdam rehberi başlıyor! 😀


Hızlıca göz atmak isteyenler için menü:

Amsterdam Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Amsterdam’a Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

Amsterdam’a İstanbul’dan birçok havayolu şirketinin neredeyse her gün uçuşları var ve İstanbul-Amsterdam arası direk uçuşla yaklaşık 3 saat 50 dakika sürüyor. Şehre uçakla geldiğinizde Schiphol Havalimanı’na ineceksiniz. Her şekilde uçak biletinizi almadan önce mutlaka fiyat karşılaştırması yapın deriz. Schiphol Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.

Amsterdam Schiphol Havalimanı’nın önünden 197 nolu otobüsle rahatlıkla şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Bu otobüs Amsterdam Airport Express diye de geçiyor ve yaklaşık 40-45 dakikada son durağa gidiyor. Otobüs her 10 dakikada bir kalkıyor bu yüzden acele etmenize gerek yok.


Amsterdam’a Ne Zaman Gelinir?

Amsterdam’da kış ve sonbahar çok soğuk geçtiğinden en uygun zaman Nisan – Ekim dönemi.
King’s Day’daki atmosferi ve partiyi yakalamanızı çok isteriz 👉  27 Nisan.


Amsterdam’a Ne Kadar Zaman Ayırmalı?

Aşağıdaki uzuuun listeden de anlayacağınız üzere burada 4-5 gün kalsanız sıkılmazsınız ancak 2 gün Amsterdam’ın genel hissini ve ritmini anlamak, önemli yerlerini gezmek, biraz da yerel takılmak için yeterli bir zaman. 2 gün en iyi nasıl kullanılır derseniz ideal 2 günlük programı Amsterdam Turu yazımızda anlattık.


Amsterdam’da Seçtiğimiz Oteller & Evler

Amsterdam’da her bütçeye uygun bir konaklama opsiyonu var. Ayrıca şehrin genelinde otel kadar ev tutmak daha yaygın. Özellikle de 4-6 kişilik bir ekipseniz çok güzel ve uygun fiyatlı seçenekler var. Biz sizin için birkaç seçeneği aşağıda verdik.

Waldorf Astoria $$$

UNESCO Dünya Mirası listesindeki Herengracht’ta yer alan Waldorf Astoria Amsterdam, 17. yüzyıldan kalma 6 kanal manzaralı malikaneden oluşan 5 yıldızlı bir lüks otel. İncelemek için TIKLAYIN.

The Dylan $$

The Dylan, Keizersgracht Kanalı kıyısında yer alan bir butik otel. Otel bünyesindeki restoran Vinkeles, Michelin yıldızına sahip. İncelemek için TIKLAYIN.

Houseboat Amsterdam $

Houseboat Amsterdam, Amsterdam’ın meşhur tekne evlerinde konaklama deneyimi yaşayabileceğiniz bir fırsat. Tüm tekne evlerde mini mutfak, klima ve özel banyo mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

Jo’s $

Rembrandtplein’e yakın, oda ve kahvaltı hizmeti sunan, en fazla iki kişilik, kendi banyosu ve mutfağı olan odalardan oluşan bir tesis. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Amsterdam’daki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz.

– Amsterdam’daki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.


Araba Kiralamak Gerekir mi?

Amsterdam’ın çok güzel bir tramvay ve otobüs ağı var, kolayca istediğiniz yere kısa zamanda ulaşabiliyorsunuz bu yüzden araç kiralamanıza çok gerek olmayacaktır. Ayrıca araç yerine şehrin yerelleri gibi bisiklet kiramalayı da düşünebilirsiniz.

Amsterdam’a Gelmeden Önce İşinize Yarayacak Faydalı Bilgiler

Amsterdam’da ulaşımınızı ve müze girişlerinizi daha uygun fiyata getirecek değişik kartlar var. Kaç gün gittiğinize veya gezmek istediğiniz yerlere bağlı olarak size uygun kartı seçip onu kullanmak mantıklı olacaktır.

I Amsterdam City Card

I Amsterdam 1-5 günlük kullanabileceğiniz, birçok şeyi içine kapsayan bir şehir kartı. En büyük artıları şehir içi toplu taşımanın ücretsiz oluşu, kanal turunu içermesi, Van Gogh Müzesi, Stedelijk Müzesi, Hermitage Müzesi ve Rembrant Evi de dahil 70’den fazla müze girişini kapsıyor oluşu. Bunun dışında bazı yerlerde indirim de kazanabiliyorsunuz. Kartı online alıp sonra da Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndaki turist bilgi ofisinden, Amsterdam Central Station’daki I Amsterdam dükkanından veya oradaki turist bilgi ofisinden teslim alabilirsiniz. I Amsterdam City Card almak için tıklayın.

GVB Günlük Kartlar

GVB Amsterdam’ın içindeki tramvay, metro ve GVB şirketine ait otobüs yolculuklarını içine alan bir kart. Havalimanından olan otobüs maalesef buna dahil değil. Sadece GVB adı altındaki toplu taşıma araçlarını içine kapsıyor yani, ama bisiklet kiralamadıysanız bunu almak güzel bir fikir olabilir. Şehrin içinde her yerde tramvay var ve bir yerden bir yere giderken oldukça basit ve pratik. Kaç gün kalacaksanız o kadar günlük alabiliyorsunuz. Saat bazında düşünün, 1 gün 24 saat, 2 gün 48 saat gibi. Yani ilk kullandığınız dakikadan itibaren kaç günlük aldıysanız o kadar saat geçerli. Metro istasyonlarındaki bilet alma makinelerinden, Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndan, Hollanda Turist Ofislerinden ve bazı otellerden bu karta ulaşabilirsiniz. Daha birçok yerde satılıyor. GVB kart hakkında detaylı bilgi için websitelerini inceleyebilirsiniz.

Günlük Bütçe

$ – 100 Euro (Konaklama (22-35 Euro) : Konuk evi / Hostelde, Yemek: süper market veya sokak lezzetleri (15 Euro), Ulaşım: toplu taşıma (6-7 Euro), Eğlence: müze veya etkinlik (11-17 Euro) )

$$ – 100-200 Euro (Konaklama: otelde (125 Euro), Yemek: restoranlarda (30 Euro), Ulaşım: rehberli tur (10-15 Euro), Sanat ve Eğlence: show veya konser (40 Euro) )

$$$ – 200 Euro üstü (Konaklama: 4 Yıldızlı Otelde (230 Euro), Yemek: Fine Dining restoranlarda (50 Euro), Ulaşım: taksi (20 Euro), Eğlence: Kanal turu veya Kabare/Showlar 50-90 Euro)

Amsterdam Favorilerimiz

1. Bisiklet Kiralayın

Biz Evde Yokuz’a kalsa dünyayı bisikletle gezeceğiz diyeceksiniz ama dünyada bisiklet ile özdeşleşmiş bir yer varsa o da Amsterdam. Hatta “Amsterdam bisikleti” diye jargon bile var. Hollanda dümdüz ve %25’i deniz seviyesinin altında bir yer. Aslında şimdiye kadar sular altında kalması gerekiyordu ama mühendislerin müdahaleleri sayesinde var olmaya ve bisikletle gezmek için ideal yer olmaya devam ediyor. Tüm ülkenin en yüksek yeri 322.7 metre! Burada bisiklete binmek o kadar kolay ki; Amsterdam bisikletlerinde çok vites bile yok. Çoğu zaman terlemeden üzerinden inersiniz. Dolayısı ile bisiklet tepesinde giden topuklu – şık bayanlar, takım elbiseli erkekler de çok yaygın manzaralar. 7’den 70’e herkes ulaşım için bisikleti tercih ediyor. Bisiklet yolu ayrı, bisikletlilere özel trafik ışıkları ve park yerleri var. Bisiklete binmiyorsanız dahi bisiklet yollarına, ışıklarına vs çok özen gösterin çünkü, haklı da olarak, bisikletçilerin yayaların bisiklet alanlarına yanlışlıkla da olsa tecavüzüne tahammülleri yok. Bir kere bir bisikletçinin, bisiklet yolunda giden bir kadını yanından geçerken hiddetle kenara ittiğine şahit olduk.

Ulaşımı bir kenara bırakırsak, güzel havalarda Amsterdam kanallarını bisikletle gezmekten daha keyifli bir yol düşünemiyoruz! Hem yürürken olduğundan daha hızlı şekilde şehri keşfedebilirsiniz, hem de keyifle bisiklete binmenin tadını çıkarabilirsiniz. Amsterdam’da bisikletle gezmek yerliler kadar turistler için de çok rahat olduğu ve tercih edildiği için bir sürü güvenilir bisiklet kiralama şirketi bulmanız mümkün. Birkaçını sizin için listeledik.

Amsterdam’da bisiklet nerelerden kiralanır?

MacbikeKonum için tıklayın. Haritada 1 numara.
YellowbikeKonum için tıklayın. Haritada 2 numara.
Discount Bike RentalKonum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Ben kiralamakla uğraşmayayım, şehrin ikonik noktalarını gezdiren, rehberli bir bisiklet turuna katılayım hem ekipmanı onlar sağlasın hem de gezilecek yerler hakkında bilgiyi derseniz sizi 3 saatlik bisikletle Amsterdam turuna alalım.

2. Amsterdam Kanallarını Gezmenin En Keyifli Şekli: Tekne Kiralayın

Gelelim Amsterdam’daki favori aktivitemize! Amsterdam denince akla gelen ilk görüntü genelde kanalları oluyor. Kanalların arasında gezmeden dönmek düşünülemez. Elbetteki o dolmuş gibi kalkan turistik tekne turlarını kastetmiyoruz. Pek fazla bilinmiyor ama aslında saatlik ya da günlük olarak kiralayabileceğiniz elektrikli minik taka gibi sandallar var. Denizcilik bilgisiymiş, tecrübeli olmakmış gibi kriterler aranmıyor. Zaten akülü olduğu için ördekle bile yarışamaycağınız kadar yavaş gidiyorsunuz. Tek derdiniz labirent gibi kanallarda tekneyi geri getirmek. Onun için de navigasyonu açtınız mı sorun çözülmüştür. İçkinizi, müziğinizi, ve paşa gönlünüzü mutlu edecek diğer her şeyi bir sırt çantasına atın. Yemek, suya bile gerek yok çünkü kanallara şehrin içindesiniz, hop inip, ihtiyaçlarınızı alıp geri gelebiliyorsunuz.

Sandallar nerelerden kiralanır?

Canal Motorboats – Tel: +31 20 422 7007, 10.00-22.00 arası açık. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.
Boaty – Tel: +31 6 27149493, 9.00-21.30 arası açık. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.
MokumBoot – Tel: +31 20 210 5700,  9.00-22.00 arası açık. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

3. King’s Day Coşkusuna Katılın

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Hollanda’ya gitmek için en güzel zaman ne derseniz tartışmasız, eğer tavan yapan fiyatları cüzdanınız dert etmezse, King’s Day (Koningsdag, eski adı da Queen’s Day) deriz. Her yıl Avrupa’nın birçok yerinden ziyaretçi alan King’s Day, Hollanda’nın en eğlenceli günlerinden biri ve Avrupa’nın de en büyük şehir festivallerinden.

Her yıl King’s Day 27 Nisan’dan bir önceki gece başlıyor, birçok gece kulübünde, barda, parklarda, sokaklarda King’s Night adı altında yüzlerce etkinlik oluyor. Biletler çok önceden tükeniyor, o yüzden geziniz King’s Day zamanlarına denk geliyorsa sırf parti değil birçok rezervasyonunuzu, planınızı önceden yapmanız şart. Çünkü Amsterdam sokakları ve mekanları 26-27 Nisan günlerinde korkunç bir insan seline sahne oluyor. Bu milli bayram – milli bayram mı desem, eğlence mi desem bilemedim – en önemli ve eğlenceli detaylardan biri herkesin baştan aşağı turuncu giyinme zorunluluğu! Kafanızı nereye çevirseniz peruktan ayakkabıya cırtlak turuncularla karşılacaksınız. 🙂 Bu günün bir diğer güzelliği daha sokaklarda bir şeyler satmanın serbest olması, üstelik vergi bile alınmıyor! Eline ikinci el eşyalarını alan insanlar inanılmaz komik fiyatlara aklınıza gelmeyecek binlerce obje satıyor.

4. Ajax Efsanesini Tribünden İzleyin

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/afcajax

Hollanda’nın efsane futbol takımı Ajax’ı kendi evi Amsterdam’da izleyebilirsiniz! Bir futbol sever için Ajax’ın tribününden maç izlemek yaşanabilecek en büyük futbol keyiflerinden biri, çok futbol delisi olmayanlar için bile o ambiyansı yaşamak en iyi Amsterdam deneyimlerinden. 1900 yılında açılan futbol kulübü dünya futbolunun en köklü ve belli başlı kulüplerinden. Hatta uluslararası futbol istatistik kurumlarına göre 20. yüzyılın en başarılı yedinci kulübü. 4 kere UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını eve gördüler ve bunun dışında Hollanda ve dünyada birçok ödülün sahibiler. Ayrıca UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 3 kere üst üste şampiyon oldukları için, dünya çapında kupayı müzesinde daimi saklayabilen 5 takımdan biri olma hakkını kazanmışlar. Bu yüzden eğer bir iki günden daha uzun bir süreliğine gidiyorsanız ve şansınıza gittiğinizde güzel bir maça rastlarsanız o atmosferi bir yaşayın deriz.

5. Bira Başkentinin İkonik Birahanelerinde Bira Yudumlayın

Fotoğraf Kaynak: F. Gopp / Flickr

Söylediğimiz gibi Hollanda’nın biraları çok meşhur. Kendi birasını kendi yapan artizanal birahaneler de mola vermek, buradaki yerel halka karışmak çok keyiflli. Brouwerij’t IJ birahanesini turistlerden çok Amsterdamlıların bildiği bir yer. 2 günlük tur yazımızda buraya da uğrayan keyifli bir program sunduk. İncelemeyi unutmayın.

Brouwerij’t IJ: Bir yeldeğirmeninin altına kurulmuş eskiden hamam olan, giden herkesin bayıldığı bir bira fabrikası burası. Biralarını kendi üretiyorlar ve aynı zamanda içinde içebileceğiniz, oturabileceğiniz kısımlar da var yani bir bölümü pub. Normal yemeklerden ziyade biranın yanında atıştırabileceğiniz bir şeyler var. Üstelik biralar 4-5€’dan fazla değil. İlginç bir şekilde senenin her günü sadece saat 14.00’ten 20.00’ye kadar açık. Rezervasyon gibi bir seçenek yok, erken giden kapıyor gibi. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

6. Vondelpark’ta “Snooze”layın

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Vondelpark Amsterdam’ın en büyük şehir parkı ve Hollanda’nın da en ünlü parklarından. Rijksmuseum’ın yanında yer alan park tam olarak 47 hektara yayılmış ve 1864’ten beri şehrin simgelerinden. Göz alabildiğine bir yeşillik ve göletler de bulunan parkta 7’den 70’e koşan, bisiklete binen, yürüyen veya çimenlere uzanıp sohbet eden insan görebilirsiniz. Parkın hepsini gezebilmek zaten pek mümkün değil, ama çok sıkışık bir programınız yoksa 1-2 saatinizi ayırın ve burada doğayla iç içe hem temiz hava alın hem de yürüyüş yapın deriz. Zaten Amsterdam’da birçok yer birbirine yakın ve yürüme mesafesinde olunca, yani bir bakmışsınız şöyle bir yürüyeyim derken yeni yerler keşfediyorsunuz! Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Amsterdam’da Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Vondelpark
  2. Museumplein
  3. Red Light District
  4. Anne Frank’ın Evi
  5. Çiçek Pazarı
  6. Dam Meydanı
  7. Heineken Experience
  8. De Gooyer Yel Değirmeni
  9. Waterlooplein Bit Pazarı
  10. Oude Pijp
  11. Jordaan

Yeme-İçme

  1. Brouwerij ‘t IJ
  2. Waterkant
  3. De Benenwagen Dappermarkt
  4. Foodhallen
  5. Pata Negra
  6. De Laatste Kruimel
  7. Omelegg
  8. Gartine
  9. Little Collins
  10. Bakers & Roasters
  11. Dignita Hoftuin
  12. Rainbowls Amsterdam
  13. Cannibale Royale
  14. OT301
  15. Occii
  16. Westergas
  17. House of Bols

Bisiklet ve Tekne Kiralama Noktaları

  1. MacBike
  2. Yellow Bike Tours & Rental
  3. Discount Bike Rental
  4. Canal Motorboats
  5. Boaty Rent a Boat
  6. Mokum Boat Rental

1. Müzeler Bölgesi

Hollandalı ressamlar sanat tarihi açısından önemli bir ekolü oluşturur. Belki nereli olduğunu bilmeseniz de Rembrandt’ı, Van Gogh’u duymuşsunuzdur, Vermeer’i bildiğinizi sanmasanız bile Google’a İnci Küpeli Kız yazar yazmaz kim olduğunu anlarsınız. Hollanda küçücük bir ülke olmasına rağmen çok ünlü sanatçılar yetiştirmiş, yeni akımlar yaratmıştır ve sanat tarihinde önemli bir yer kaplar. Aslında sizi bir müzeye tıkmak istemiyorum ama genel kültürün temel taşlarından birisi de gerçekten Hollanda müzelerinde yatıyor. Hepsine gitmek gibi bir çılgınlığa girişecek olsanız tüm gününüzü alır. Hem Amsterdam’da daha keşfedilecek çok şey olduğunu, hem de müzelerin pahalı olduğunu göz önünde bulundurarak bizim önerimiz içlerinden birini seçmeniz yönünde. Önerilerimizi duymak isterseniz Amsterdam Müzeleri yazımıza buyrun.

Müze giriş sıralarını hiç hafife almayın, bunlar Amsterdam’daki en çok tercih edilen müzeler o yüzden sabah erkenden kalkıp sıraya girenler oluyor, olabildiğince erken gitmek en iyisi yoksa beklemek süreniz 1-2 saate bile çıkabilir. Bütün müzelere online bilet almak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

2. Red Light District

Hollanda’nın bazı uyuşturu çeşitlerini ve fuhuşu yasallaştırarak toplumsal tabulara balta ile girmesi her sene milyonlarca meraklı turisti Amsterdam’a getiriyor. Tüm ülkenin en merak edilen yerlerden biri de şüphesiz Red Light District. Adını kırmızı göz alıcı ışıklarından alan Red Light District striptiz şovların, seks oyuncakları dükkanlarının, uyuşturucu maddelerin satıldığı coffeeshopların olduğu, seks işçilerinin ağırlıkta olduğu bir bölge. Bu bölgede gezerken ara sokaklarda camekan odalarda seks işçilerini görebilirsiniz, çünkü 2000 yılından beri Amsterdam’da bu yasal bir iş haline gelmiş. Bu camekanların fotoğrafını çekmek kabalık olarak karşılanıyor, dikkat etmekte fayda var. Çocuklarla gitmek için herhangi bir yasal engel yok ama çocuklarınızı muhtelemen götürmek istemezsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Hollandalılar peki bunu nasıl karşılıyor?

Hollandalılar ne uyuşturucunun ne de fuhuşun yasal olmasına karşılar ancak kendileri ne uyuşturucu kullanır, ne de fuhuşa ilgi duyar. Onların gözünde, bu ülkenin çıkarlarına hizmet eden  bir durum olduğundan hiçbir sakıncası yok.

Red Light District’te Konaklama

Hızlı bir araştırma yaparsanız bu bölgede bir yığın otel ve AirBNB şıkkının olduğunu ve sıkça da tercih edildiğini göreceksiniz. Burası merkezi olması bakımından popüler bir bölge. Herhangi bi güvenlik sorunu yok ya da buradaki oteller fuhuş otelleri değiller ama yine de bu bölgede kalmamayı tercih edebilirsiniz. O durumda Museumplein veya Bloemenmarkt civarları iyi seçenekler.

3. Anne Frank’in Evi

2. Dünya Savaşı sırasında  Naziler’den Yahudi oldukları için kaçan Anne Frank, babası ve 6 kişi daha Amsterdam’a gelmişler. Ancak Nazilerin Hollanda’yı da işgal etmesi üzerine 1940’tan 1942 yılına kadar bir evde saklanmak zorunda  kalmışlar. Anne Frank o zamanlar sadece 11-12 yaşlarındaymış. Saklandıkları dönem boyunca kendini günlük tutmaya veren Anne Frank; hislerini, hayallerini, ülkenin mevcut durumunu günlüğünde anlatmış. 1942 yılında ise 2 yılın saklanışın ardından yakalanmışlar ve toplama kamplarına gönderilmişler. Maalesef 8 kişiden tek sağ kalan Anne Frank’in babası Otto Frank olmuş. Daha sonra babası kızının günlüğünü kitap olarak bastırmış ve saklandıkları ev 1960’ta müzeleştirilmiş.

Müzede Anne Frank’in günlüklerini, hayat hikayesini ve fotoğraflarını bulabilirsiniz, gerçekten çok etkileyici. Aklınızda bulunsun anormal bir sıra oluyor müze girişinde. Ya çok erken saatte gidin ya da en az 2 saatinizi buna ayırmayı göze almanız gerek, ama işin güzel tarafı harika kanalların yanında sıra bekliyorsunuz ve açık havadasınız. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Çalışma saatleri

Müze, Yahudilerin kutsal günü olan Yom Kippur hariç her gün açık. Müze, Nisan-Ekim ayları arasında 09.00-22.00 arası, Kasım-Mart ayları arasında ise Cumartesi günleri 09.00-21.00 diğer günler 09.00-19.00 arası açık. Bazı tarihlerde müzenin açılış-kapanış saatlerinde farklılıklar yapılabiliyor bu yüzden mutlaka siteyi kontrol edin.

Tüyolar

Anne Frank House biletleri online da satılıyor, hatta sabah açılış saatlerinden öğlen 15.30’a kadar sadece online bilet almışsanız ziyaret edebiliyorsunuz. Online biletler gideceğiniz tarihten 2 ay önce satışa çıkıyor. Normal bilet fiyatından biraz daha fazla ödüyorsunuz. Eğer spesifik bir tarih-saat belirlemek istemiyorum derseniz her gün 15.30’dan sonra müzeye gidip kapıda bilet satın alabilir ve müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Aklınızda bulunsun doluluğuna göre müzeye giriş kuyruğu kapanış saatinden 2 saat önce bile kapanabiliyor, bu yüzden riske atmayın ve son saatlere kalmayın deriz. Müzeyi gezdikten sonra Anne Frank’ın yaşadığı bölgeyi ve Amsterdam’ın Yahudi Mahallesi’ni daha derinlemesine gezmek isterseniz 2 saatlik bu rehberli yürüyüş turu da hoşunuza gidecektir.

4. Coffee Shop’lar

Fotoğraf Kaynak: Sherpas 428 / Flickr

Hollanda’da coffee shop kavramı normal kahve içilen bir kafeden farklı. 😉 “Coffee shop”larda Hollanda’da satışı ve tüketimi yasal olan esrar ve benzeri keyif verici maddeler satılıyor. Aynı zamanda bunları kek, brownie gibi tatlılara katarak yiyecek haline de getiriyorlar. Birkaç sıkı kural var: Coffee shopların reklam yapması yasak, asla içki satamazlar, bir de 18 yaş altı hiç kimseyi kapıdan sokamazlar. Amsterdam’da neredeyse her köşe başında bir tane coffee shop var, özellikle Red Light District bunların daha yoğun olduğu bir yer.

Çoğu coffee shopun girişinde bir güvenlik duruyor ve genelde yaşınız farketmeksizin kimlik isteyip çantanızın içini kontrol ediyorlar. Aynı zamanda kahve, çay vs de içebilirsiniz, yani illa herhangi bir uyuşturu madde veya onlardan yapılan yiyecekler yemek zorunda değilsiniz. Dediğimiz gibi Amsterdam’da çok ciddi sayıda coffee shop var hepsi aşağı yukarı birbiriyle aynı; Dampkring, Green House, Barney, Bluebird, Grey Area, Katsu en bilinenlerden. Ama muhtemelen en çok gözünüze çarpacak olan Bulldog olacaktır çünkü çok fazla şubesi var.

5. Kanalda Tekne Turu

Biz o turistik tekne turlarını sevmiyoruz, illa bizim yukarıda basettiğimiz elektirikli pırpırlardan tutun deriz ama bazı insanların turistik tekne turlarını tercih edeceğiniz bildiğimizden onlara dair bir iki bilgi iliştirmeden geçemedik. Şehirde klasik bir kanal turu 1 saat kadar sürüyor. Turların güzergahında Anne Frank Müzesi, Central Station, Rembrandt’ın Evi, Vondelpark gibi birçok önemli yer var. Klasik kanal turuna bilet almak için tıklayın.

6. Bloemenmarkt (Çiçek Pazarı)

Biraz  “Kızılderililer de aslında Türk’müş” muhabbeti gibi olacak ama Hollanda’nın simgelerinden biri olan lalenin aslında bir Türk topraklarından oraya gittiğini biliyor muydunuz? Lale Hollanda’ya, Osmanlı’ya gelen bir ateşeye hediye olarak verilen lale soğanları ile gitmiş. Bugün ise dünyada lale Hollanda ile özdeşleşmiş bir çiçek. Bunun sebeplerinden biri Hollanda’nın Avrupa’nın en büyük çiçek (ve lale) üreticisi olması. Amsterdam Bloemenmarkt yani Amsterdam Çiçek Marketi dünyadaki tek yüzen çiçek marketi olmasıyla ünlü ama biz neresi yürüyor keşfedemedik; gördüğümüz her şey karaya kurulmuştu. Karada da olsa hangi mevsimde giderseniz gidin harika kokularıyla şehre renk katan bir yer. 1862 yılından beri kuruluyor!

Aklınıza gelmeyecek çeşitlilikte çiçekler, aynı zamanda tohumlar göreceksiniz. Özellikle bahçe işleriyle uğraşmayı sevenlerdenseniz Türkiye’ye çiçek taşımak bir seçenek olmadığı için tohum alıp burada dikmek harika bir fikir olabilir. Aralık ayında gidenler ayrıca şanslılar; çiçek marketinin bir sürü yılbaşı ağacı ve yılbaşı süsü ile bezenmiş halini görecekler. Koningsplein ve Muntplein’in arasında yer alan Flowermarket’ta çiçekler dışında bir sürü hediyelik eşya satan dükkan ve peynirci bulabilirsiniz. Flowermarket Pazartesi’den Cumartesi’ye 09.00-17.30 arası, Pazar günleri ise 11.30-17.30 arası açık. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

7. Dam Meydanı

Amsterdam Kraliyet Sarayı’nı da kapsayan Dam Meydanı Amsterdam’ın en ünlü meydanı. Bir sürü tarihi yapının olduğu meydan şehrin en tanınmış, en canlı yerlerinden. Aynı zamanda alışverişin dibine vurabileceğiniz bir sürü mağaza, sayamayacağınız kadar restoran, atıştırmak için sokak tatları ve barlar var. Bijenkorf, Magna Plaza, Bonneterie bunlardan bazıları. Bunun dışında Amsterdam’ın en ünlü yapılarından Nieuwe Kerk yani Yeni Kilise ve dünyaca ünlü balmumu heykeli müzesi olan Madame Tussauds Müzesi de Dam Meydanı’nda görebileceğiniz yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Madame Tussauds dünyada zincir olarak bulunan, ünlü insanların balmumundan heykellerinin sergilendiği bir müze. Bize sorarsanız Madame Tussauds Müzesi çok sıkıcı ve bir pazarlama dehasından ibaret. Hiç vakit kaybetmeye değmez. 😀

8. Heineken Experience

Fotoğraf Kaynak: Maria Eklind / Flickr

Amsterdam’da 2 günüm varsa buraya vakit ayırır mıyım? Hayır. 4 günüm olsa? Kem küm… Ama anlatalım yine de. Dünyanın önde gelen bira markalarından biri olan Heineken Hollanda menşeli bir firma. Dünyadaki en büyük 3 bira üreticisinden biri. 1864 yılında inşa edilen bira fabrikası 1991 yılında halka açılmış. Turda binayı gezdirip, bira yapımı turu gibi bira hakkında bilgilendirici aktiviteler sunuyorlar. Heineken Experience son yıllarda en az diğer müzeler kadar turistlerin ilgisini çeken bir müze haline gelmiş durumda. Gitmeyi düşünenlere online bilet almalarını tavsiye ederiz zira burası aşırı turistik bir nokta. Heineken Experience bileti almak için tıklayın.

Tur yaklaşık 90 dakika sürüyor ve iki tane bira veriyorlar. Herhangi bir rehber olmuyor siz kendiniz geziyorsunuz. 18 yaştan daha küçük ziyaretçilerin yanında bir ebeveyn bulunması zorunlu ve hiçbir şekilde alkol alamıyorlar. Pazartesi-Perşembe günleri 10.30-19.30 arası açık, son giriş saati 17.30. Cuma-Pazar günleri 10.30-21.00 arası açık, son giriş saati 19.00. 0-11 yaş arası çocuklar için ücretsiz. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

9. Hollanda’nın Meşhur Yel Değirmenleri

Foto kaynak: Tourism-Spot.com

Müzelerin, lezzetli peynirlerin ve lalelerin aksine Amsterdam denince yel değirmeni akla ilk gelenlerden değil farkındayız. 🙂 Ama Hollanda için inanılmaz önemliler, hatta inanmayacaksınız ama her sene 11 Mayıs’ta Ulusal Yel Değirmeni Günü diye bir günleri bile var. Yel değirmenleri çiçeklerle, Hollanda bayraklarıyla, melek figürleriyle falan süsleniyor. Amsterdam’da 8 tane yel değirmeni hala ayakta, kullanılma amaçları da buğday öğütmek ve fazla suyu çekmek. Yukarıda da bahsettiğimiz Hollanda’nın yüzde 25’inin deniz seviyesinin altında oluşu ve sular altında kalma ihtimaline bulunan çözümlerden biri de işte bu değirmenler. Yani önemleri yadsınamaz. De Gooyer, De Otter, Molen van Sloten, The Zaanse Schans, Riekermolen ve D’Admiraal görebileceklerinizden bazıları.

De Gooyer Yel Değirmeni

De Gooyer Yel Değirmeni Amsterdam’ın doğusunda kalıyor ve Hollanda’daki en uzun ahşap yel değirmeni. Tam yanında ikonik birahaneler maddesinde bahsettiğimiz Brouwerij’t IJ birahanesi var. De Gooyer’in içine giremeseniz de Brouwerij’t IJ’den aldığınız biranızı bu yel değirmeninin dibinde içebiliyorsunuz. Özellikle de hava güzelse güneşli terasında bira yudumlamak çok keyifli olabilir. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

10. Waterlooplein’in Meşhur Bit Pazarı

Fotoğraf Kaynak: Michell Zappa / Flickr

Waterlooplein aslında Amsterdam’ın merkezindeki bir meydanın ismi. Ayrıca Amstel birasına ismini veren Amstel nehrinin tam yanında. Waterlooplein’in en önemli özelliği burada 1882’den beri günlük bir bit pazarının olması. Marketin tarihi geçmişi de göz ardı edilemeyecek kadar etkileyici. İsmini Waterloo Savaşı’ndan almış ve yahudi esnafların buraya taşınmak zorunda kalmasıyla bir pazar yeri olmuş. 2. Dünya savaşı sırasında yahudilerin toplama kamplarına gönderilmesiyle bu market neredeyse yok olma noktasına gelmiş. Savaştan bir süre sonra da şimdiki hali olan bit pazarı ortaya çıkmış.

Waterlooplein Marketi Amsterdam’ın en eski ve en ünlü bit pazarı ve içinde antika eşyalar, ikinci el eşyalar, çantalar, aksesuarlar hatta bisikletler gibi aklınıza gelebilecek birçok şey satılıyor. Hem çok eski bir zamanda kurulan bu marketin atmosferini görmek, hem de bir şeyler atıştırıp bit pazarını gezmek Amsterdam’da yapılacak güzel aktivitelerden biri bizce. Mutlaka sevdiğiniz bir şeylere rastlarsınız çünkü gırla ıvır zıvır var. Pazartesi-Cumartesi günleri sabah 09.30’dan akşam 18.00 saatine kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

11. Oude Pijp ve Jordaan’da Lokal Takılın

Latin mahallesi olarak bilinen, Amsterdam’daki çeşitli alt kültürlerin, dünya mutfaklarının, hipster cafe ve brunch mekanlarının mabedi Oude Pijp (Konum için tıklayın), Haritada 10 numara.

Ve şehrin galeriler, cafeler ve tatlı butiklerle dolu bölgesi Jordaan’a direksiyonu kırdığınızda Amsterdam’da yaşayabileceğiniz en lokal deneyimleri bulacaksınız. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Amsterdam’da Ne Yenir

1. Yerel Hollanda Yemeklerini Tadın

Bu kadar yürüyüş ve bisikletten sonra kazınan midelere Hollanda’nın yerel lezzetleri ile çare olsun derseniz size Hollanda yemeklerini ve bunları Amsterdam yiyebileceğiniz adresleri bu yazıda toparladık.

2. Hollanda Kolonisi Surinam’ın Yemeklerini Deneyin

Hollanda’nın en eski kolonilerinden biri olan Surinam bize kalırsa Hollanda mutfağını, bonkörce verilmiş bir “eh”ten alıp, “nam nam nam” seviyesine taşıyor. Bir şehre gittiğinizde yerel lezzetleri kaçırmak istemeyenlerdenseniz mutlaka Surinam mutfağını deneyin deriz. Resimde gördüğünüz yemeğin adı Kip Kerrie; meşhur Surinam yemeklerinden biri, normalde ekmekle servis edilme gibi bir geleneği yok ama yıllar geçtikçe kültürel etkileşimler yemekler farklı sunum şekillerine sokabiliyor. Kip Kerrie tavuk göğsü, taze fasulye, sarımsak, soğan, Kerrie baharatı ve cin biberinden yapılıyor. Oldukça baharatlı ve lezzetli bir yemek.

Surinam yemeklerini tadabileceğiniz birkaç yeri sizin için listeledik:

Waterkant: En çok tercih edilen Surinam restoranlarından biri. İnternet sitesinden rezervasyon yapabilirsiniz. Flower Market’a yürüyerek 15 dakika mesafede. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Dappermarkt: Burası aslında Amsterdam’da bir pazar. Ama içinde çok güzel Surinam yemekleri yapan yerler bulabilirsiniz. Birazcık şehre uzak olduğu için yürümeniz biraz zor; en iyisi bisiklet veya tramvay olacaktır. Bisikletle aşağı yukarı 12 dakikada Heineken Experience’a ulaşabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

3. Foodhallen’da Yiyin, De Hallen Amsterdam’da Takılın

Foto kaynak: Urban Pixxels

Holladalılar yemekten sinemaya, modadan mimariye bir sürü branşın birleştiği harika bir kültür hali yaratmışlar. Şık, kaliteli bir atmosferde sokak lezzetlerinden Asya, Yunan yemeklerine çeşit çeşit mutfak seçeneği bir çatıda toplanmış. Üzerine bir de Art House film patlamak isterseniz sinemaya geçiyorsunuz. Biraz merkezden uzak ama kesinlikle değer. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

4. Tapas

Tapas aslında ispanyanın özel bir lezzeti olsa da Amsterdam’da bir tapas restoranına rastladık ve sırf tapas değil birçok lokal yemeği de oldukça lezzetli yapıyor. Bu yüzden söylemeden geçemedik.

Pata Negra – Yemekleri ve şarapları çok güzel. Çalışanların çoğu ispanyol, biraz karmaşık bir mekan ve bazen çok dolu olabiliyor. Ama bu bile başka bir keyif ve farklı bir atmosfere sahip olmasını sağlamış. Denenebilir. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

5. Kahvaltı ve Brunch

De Laatste Kruimel: Yorucu geçen bir Amsterdam gecesinin ardından, brunch için keçi peynirli, ıspanaklı günlük kişler, taptaze kurvasanlar ve kekler ve sıcak sandviçler bulabileceğiniz bir fırın-cafe. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Omelegg: İsminden de anlayacağınız üzere yumurta ile harikalar yaratan bir mekan. Yalnız hafta sonu çok popüler bir brunch noktası mümkünse hafta içi gidin. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Gartine: Krep gibi kahvaltı ila öğle yemeği arasında gidip gelen lezzetler bulabileceğiniz bir cafe. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Little Collins: Amsterdam’ın en popüler kahvaltı noktalarından. Oude Pijp bölgesinde yer alan mekanda  brunchlık farklı seçenekler bulabilirsiniz. Konum için tıklın. Haritada 9 numara.

Bakers & Roasters: Şehirde iki şubesi olan mekan, yumurtanın başrolde olduğu, pancake’lerin ortaya söylenmeden geçilmediği bir brunch noktası. Bu şubesi Heineken Exprerience’a çok yakın. Biraları tokuşturmadan önce sıkı bir kahvaltı etmek isteyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Dignita Hoftuin: Yine şehirde birkaç şubesi olan, tüm gün kahvaltı sunan bir seçenek. Biz müzeler bölgesindekinin adresini koyuyoruz. Müze gezilerinizden önce değerlendirebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

6. Rainbowls

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Rainbowls-328115777701825/

Amsterdam’da smoothie Bowl’lu kahvaltılar çok moda. Yorucu bir gecenin ardından, sağlıklı ve lezzetli bir smoothie bowl veya açai meyveli porridge ile güne zinde bir başlangıç yapmak için ideal yer. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

7. İçinizdeki Karnivorun Aşka Geleceği Cannibale Royale

Eğer bütçe derdiniz yoksa, Cannibale Royale’e listenizde olsun. Burası burger çeşitleri ve steak etler bulabileceğiniz bir restoranı. Şehirde birkaç şubesi var. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Amsterdam Gece Hayatı

Foto: iamsterdam.com

Geceye enerjinizi saklasanız iyi olu çünkü Amsterdam elektronik müziğin dünyadaki en büyük başkentlerinden. Yıl boyu devam eden festivaller, elektronik müzik piyasasına yön veren gece kulübü ve barlarıyla ve dünya çapında ünlenmiş DJ’leriyle Amsterdam gece hayatı konusunda oldukça iddialı bir şehir. Amsterdam Gece Hayatı yazımızdan çok daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Alternatif Kültür Mekanlarına Takılın

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/westergas

OT301: Bu en aktif olan mekanlardan biri. Neredeyse her gün ping-pong geceleri, Kore Film Festivali ve rock partileri gibi değişik etkinlikler düzenleniyor. Amsterdam’ı bir başka gözle görmek ve eğlenmek isterseniz güzel alternatiflerden. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

OCCI: Açılımı Onafhankelijk Cultureel Centrum In It. Burası da değişik bir mekan. Gerçekten kaliteli ve sevilen müzik grupları sahne alıyor genelde. Pahalı değil. Çok büyük bir yer de sayılmaz ama güzel etkinlikler yapılıyor. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Westergasfabriek: Adından da biraz anlaşıldığı gibi burası eskiden bir gaz fabrikasıymış. Şimdiyse içinde birçok kültürel nokta, galeri ve kafe olan bir mekan haline getirmişler. İçinde farklı mekanlar barındırması nedeniyle güzel vakit geçirebileceğiniz harika bir alternatif olabilir. Hem de eskiden fabrika olması nedeniyle farklı bir atmosfer. En güzel lokal parklardan biri olan Westerpark’ın tam yanında. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

House of Bols: Pek alternatif bir mekan sayılmaz, hatta dünyanın en büyük kokteyl barı olması sebebiyle buraya hiç yakışmadı ama yazının bir köşesine burayı illa sıkıştırmak lazımdı, o da burası oldu. 🙂 Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Schengen Vizesi Nasıl Alınır?

Schengen Vizesi alma konusunda kafanızdaki tüm sorulara, SCHENGEN VİZESİ NEDİR, SCHENGEN VİZESİ NASIL ALINIR, SCHENGEN VİZESİ BAŞVURU FORMU VE GEREKLİ EVRAKLAR yazılarımızdan yanıt bulabilirsiniz.

  1. Merhabalar,
    Nightlife kartını aldığımızda, saat kısıtlaması var mı? Yani 1 günlük aldık mesela, öğlen 2 de Hard Rock Cafe’de onu kullanıp ikinci içeceği ikram alabilir miyiz?

  2. Amsterdam card ile keukenhof ve giethoorn a gidebiliyormuyız. Güzel anlatım için teşekkürler.

  3. I Amsterdam City Card tı The Hague ve Rotterdamda da şehir içi ulaşım ve müzelerde de kullana bilir miyim? kullanamazsam oralar içinde şehir içi ulaşım kartları var mı?

  4. Gece hayatina De School’u eklemeden gecemedim… Bir de IJ Hallen Avrupa’nin en buyuk bit/antika/hippi pazari. Ayda bir Amsterdam’in kuzeyinde kuruluyor, oraya kadar gitmisken Pllek’e de ugranmali. Yazin pazar sabahi giderseniz yoga dersine bile katilabilirsiniz.

  5. Çimenler üzerinde bütün gün oturup, uzanıp bisikletin sepetine doldurduğunuz biraları akşama kadar içebileceğiniz çok güzel bir park. Amsterdamı ziyaret eden herkes mutlaka Vondel Park’ı ziyaret etsin, hatta zaman sıkıntınız yoksa, bir tam gününüzü şehrim tam ortasındaki bu kocaman parka ayırın 🙂

  6. Bir Amsterdamli olarak belki birkac eklenti yapabilirim yaziya 🙂 Ama esas soylenmesi gereken biz kalabalik bir aileyiz. Her gelen ailemize dahil olabilir. Tek kural insanlarin her halini kabullenip saygili olmak ve kucumsememek.

    Eklemeleri ayıla bayıla alırız 🙂

    1. Kesinlikle! Zaten küçümsek kimsenin haddine değil. Güzel bir dünya için önyargıları evde bırakmalı.

    2. Merhaba Cizcik. 21-25 kasımda Amsterdam ziyareti yapacağız. 3 kişilik çekirdek aileyiz. Yaş ortalamamız 40 küsür. Yani hepimiz yetişkiniz. 5 günlük Iamsterdam kart almayı düşünüyorum. Beleş müzelerin yarısını gezmeye niyetimiz var. Ama ulaşım gözümü korkutuyor. Kart kapsamında metro dahil mi emin olamadım. Bana e-postam aracılığıyla ulaşabilirsin. ersan1.tasci@gmail.com
      Olası yardımların için şimdiden teşekkürler.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.