”Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin,
Sanma ki geldiğin gibi gideceksin,
Senden öncekiler de böyleydiler,
Akıllarını Bodrum’da bırakıp gittiler.”
– Cevat Şakir

Eyy Bodrum’un magazin programlarında göründüğü, pop şarkılarda tasvir edildiği gibi bir yer olduğunu düşünen Evde Yok, Cevat Şakir’e kulak ver. İnan Bodrum sadece Şamdan’da görünen yerlerden ibaret değil. Başka bir Bodrum mümkün.

İşte tamda bu yüzden Bodrum’un o eşsiz denizine, doğasına, sakinliğine âşık olup da “Aman Bodrum da turist doldu” diyerek her yaz bu aşkı sineye çekenlerdenseniz, bu sene bir şans daha verin bence Bodrum’a.

NEDEN BODRUM?

Çünkü yok yok Bodrum’da. Kafanızda ki tatilin ne olduğu fark etmez. Hatta inanın mevsim bile fark etmez Bodrum için. Her zaman, her kafaya uygun bir şeyler bulmak mümkün.

Sizin için tatil demek tarih demek ise Bodrum Kalesinden, Su Altı Arkeoloji Müzesine, antik tiyatrodan, dünyanın yedi harikasından biri sayılan Halikarnas Mozolesine kadar birçok eser sizi bekliyor olacak Bodrum’da.

Yok, “Ben kafa dinlemeye gidiyorum arkadaş” diyorsanız, öyle mahalleleri öyle koyları var ki Bodrum’un kendi nefes alışverişinizi duymak, dalga sesleri eşliğinde kitap okumak, gün batımını denizin içinden izlemek için de müthiş yerler bulabilirsiniz burada.

Eğer konumuz yeşile doymaksa (ki Bodrum’a en düşük beklentiyle gittiğimiz konuydu) bunun için de birkaç önerimiz olacak yazının devamında 🙂

Eğlence mekânları, gece hayatı gibi konularda hiçbir şey söylemiyorum zaten

BODRUM’UN TARİHİ

Tarihte birçok hükümdarın iştahını kabarttığı, ele geçirmek için can attığı Bodrum, şimdilerde birçok kişinin yaz deyince aklına gelen ilk yerlerden. Peki, Bodrum nasıl Bodrum olmuş bugünlere nasıl gelmiş bir bakalım.

Eski adı Halikarnas olan Bodrum Dor’lar tarafından kurulmuş. Onlardan sonra Karyalılar ve İyon halkına ev sahipliği yapmış. Halikarnas deniziyle doğasıyla bulunduğu konum itibariyle devletlerin, İmparatorların dikkatini çekmeye başlamış ve bu yüzden işgallerle karşılaşmış. Perslerden Büyük İskender’e, Mısır Kralı’ndan Romalılara, Bizans İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya kadar bütün medeniyetleri içinde barındırmış. En sonunda da Cumhuriyet döneminde Bodrum adını almış.

Sadece medeniyetlere değil önemli kişilere de ev sahipliği yapmış Bodrum; tarihin babası Herodot burada doğmuş. Ama Herodot siyasi düşünceleri yüzünden Lygdamis tarafından Halikarnas’tan sürülmüş ve Samos Adasına yerleşmiş. Bu sürgün onun kitap yazmasını sağlayacak seyahatlerin de başlangıcı olmuş. Mısır, Mezopotamya, Filistin, Rusya ve Afrika’ya giderek gördüğü yerleri ve insanları anlattığı ‘’Herodot Tarihi ‘’ni yazarak tarihin babası olma yolunda ilk adımını atmıştır.

Halikarnas Balıkçısı: Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir başka sürgün hikâyesinin başrolünde sıra. Bodrum yokuş başındaki sözüyle bizi karşılayan Halikarnas Balıkçısı mahlasıyla tanıdığımız değerli sanatçı Cevat Şakir Kabaağaçlı’da ise hikâye biraz tersten işlemiş. Cevat Şakir İstanbul’da doğmuş. Babası elçi olduğu için çocukluk yıllarını Atina’da geçirmiş. Liseyi Robert Kolejinde okumuş. Oxford Üniversitesinde ise Yeniçağ tarihini bitirip İstanbul’a dönünce çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazmaya başlamış. Karikatürler çizmiş. Çizgi romanları yazmış. Cumhuriyetin ilanından sonra asker kaçaklığıyla ilgili bir yazısı yüzünden 3 yıl kalebentlik cezasına çarptırılışmış ve Bodrum’a sürülmüş. Bodrum’da bir buçuk yıl kaldıktan sonra cezasının geri kalanını İstanbul’da tamamlasa da aşık olduğu Bodrum’a geri dönmüş ve 25 yılını burada geçirmiş. Eserlerinin birçoğunu burada yazmış. Çocukları ortaokul çağına geldiğinde ise Bodrum’da ortaokul olmadığı için İzmir’e taşınmak zorunda kalmış. Taşınsa da Cevat Şakir’in aklı hep Bodrum’da kalmış. Öyle sevmiş ki Bodrum’u, ölünce oraya gömülmek istemiş. Oğlu ise sık sık ziyaret edebilmek için İzmir’e gömelim demiş. Cevat Şakir ‘’İstemem yahu. Bodrum’u severim bilirsin. Beni ziyaret için çocuklar ara sıra da olsa gezmiş, hava almış olurlar. Zaten ben saygı duruşu isteyecek değilim ya. Balıkçı ’ya bir Merhaba yaraşır.” Dedikten sonra bunun üzerine çocuklarının diyecek sözü kalmamış ve 1973 yılında ölünce Bodrum’a gömülmüş.

Bodrum’un nasıl kurulduğundan, hangi medeniyetlere ev sahipliği yaptığından, önemli isimlerinden bahsettik. Peki Bodrum nasıl bu kadar ünlendi? Dünyaca ünlü isimler için bile gidilecek yer haline geldi diye hiç düşündünüz mü? Biz düşündük ve karşımıza bir isim çıktı: Ahmet Ertegün.

Peki, Ahmet Ertegün kim?

Ray Charles, The Rolling Stones, Led Zeppelin, Eɾic Claρton, Aɾetha Fɾanklin ve gibi önemli isimleri müzik dünyasına kazandıran Atlantik Recoɾds’un kurucusu. Aslında şaşırmamak lazım. Çünkü 16 yaşındayken pop müzik uzmanı kadar bilgeye sahipmiş. 18 yaşına geldiğinde ise 50 bin adet plağı varmış. Bu kadar müzik aşığı olan birisinin yaptığı işin ses getirmemesi imkansız.

Stüdyolarında ilk ‘’The Rose of the Rio Grande,’’ adlı albümü kaydettiler ardından  Stick Mchgee’ye ait “Drinkin’ Wine Spo-Dee-O-Dee” isimli albüm 1 milyon satarak ilk hitleri olmuş.

Kimlerle çalışmamış ki; John Coltrane ilk albümünün kaydını onla yapmış. Ray Charles’ı keşfederek ilk albümünü onun şirketi çıkarmış. Lep Zepplin grubunu da keşfeden kendisi ve onlarla fazlasıyla ilgilenmiş ve yol göstermiş. Miles Davis, Ella Fitzgerald, Genesis ve daha birçok ismi müzik dünyasına kazandırmış. Ayrıca ‘’Üsküdar’a Gider iken’’ şarkısını Amerikan kültürüne sevdirmeyi başarmış. Dinlemek isterseniz linki sizin için bırakayım.

Sadece müzikte ki başarıyla kalmamış. Amerikay’a futbolu götüren ilk kişi olarak New York Cosmos takımının kurucalarından birisi de kendisi. Takıma bilin bakalım hangi isimleri getirmiş, Pele ve Franz Beckenbauer gibi efsane isimlerle çalışmış.

Bütün bunların dışında ayrıca Türkiye’nin tanıtımı için gönüllü kültür elçisi olduğunu söylesek sizi şaşırtmayız galiba.

Ahmet Ertegün’nün dünyaca ünlü kişiler için ne kadar önemli olduğunu anlatabilmişizdir umarım. Peki, Bodrum’u nasıl tanıtmış?

Ahmet Ertegün Bodrum’da bir evi varmış ve bu eve dünyaca ünlü isimleri sürekli davet ediyormuş ve onları Bodrum’da ağırlıyormuş. Bu sayede de birçok kişi Bodrum’u tanıma fırsatı bulmuş ve zamanla burası yerli, yabancı birçok ünlünün tatil mekanı haline gelmiş.

 

BODRUM’DA BÜTÇE

Bodrum ‘un sanıldığının aksine sadece lüks yerler, pahalı restoranlardan değil. “Yemek için yaşayan ya da yaşamak için yemek” hangi kısımda kendinizi görürseniz görün kesenize göre seçenek bulmanız kolay.

Şöyle bir üç öğün için örnek bi fiyat listesi yapalım:
Sabah kahvaltısı: 2-3 liraya çay simitte yapabilirsiniz.
Ya da domates, peynir, zeytin, çay, simit tabağı 7.5 Lira ’ya da tercih edebilirsiniz.
Porsiyon börek çeşitleri ortalama 8 lira civarında.
Belediye tesislerinde kahvaltı tabağı + çay fiyatı ise 16 liradan başlıyor.
Öğle ve Akşam yemeği: Doyurucu ve lezzetli ızgara tabakları 15 liradan,
Lezzetli küçük boy pizzalar 14 liradan,
Balıklar da çeşidine göre 15 liradan başlıyor.

Ama sadece fiyat aralıklı yeterli gelmiyor. “Nerede bu mekânlar?” diyorsanız da sizin için Bodrum’un Güvercinlik’ten Gümüşlük’e, Bitez’den Mazı’ya kadar her beldesi için mekân önerilerinde bulunduk. Bodrum Yüzülecek Yerler yazımıza tıklayın(link).

BODRUM ULAŞIM

 

Otobüsle

Bodrum için sezonda birçok ilden sık aralıklarla otobüs seferleri bulunuyor. Sezon dışında ise sezondaki kadar çok olmasa da her gün otobüs bileti bulabilirsiniz. Bodrum Merkez’den de her 15 dk bir bütün beldelere minibüsler kalkıyor.

Uçakla

Vaktiniz kısıtlı ise zamandan tasarruf etmek için hava ulaşımını da kullanabilirsiniz. Sezonda yoğunluktan dolayı erken rezervasyonla Bodrum-Milas Havaalanını kullanabilirsiniz. Ama yer bulmazsanız ve illa ki gitmek istiyorsanız da biraz daha yol uzatacak başka bir seçenekte Dalaman Havaalanı sizin için alternatifler olabilir.

Arabayla

Son ulaşım şeklimizde özel aracınızla ulaşım ki en keyiflisi. Çünkü hangi şehirden gelirseniz gelin yol üzerinde birçok durak var yeni şeyler deneyimleyebileceğiniz. Diyelim ki İstanbul ‘dan geliyorsunuz yol üzerinde Bursa’da İskender yiyebilirsiniz. Ya da biraz yoldan çıkmak isterseniz yolu uzatıp Ayvalık şeytan sofrasında gün batımını izleyebilirsiniz. Ya da İzmir kıyı şeridinde deniz seyrinin tadını çıkarabilirsiniz. Meşhur Çine köftesini yerinde tadabilirsiniz. Kısacası yol güzergâhınızda nereler varsa yolculuğu daha keyifli bir hale getirmek mümkün e tabi yolun biraz uzaması da küçük önemsiz bir detay.

BODRUM FAVORİLERİMİZ

 

Bodrum’da Favori Sezonumu 👉 Okullar Açıldıktan Sonra

Favori tatil sezonu mu olurmuş demeyin. Bodrum’da oluyormuş maalesef. Canlı canlı bir tatil güzeldir elbet. Ya bunun dozu biraz kaçarsa? Cıvıl cıvıl insanlardan falan bahsetmiyorum. Tatilinizde eşinizle keyifli bir yemeğe çıktığınızı ve trafikten yarım saat çıkamadığınızı hayal edin. Bide üstüne gittiğiniz mekânda yer bulamazsanız işler daha da kötü olmaz mı? İşte tamda bu yüzden bazı tarihler var ki Bodrum’da, işte o tarihler bizim favorimiz Bu tarihler konusunda çocuksuz ‘evde yoklar’ biraz daha şanslı çünkü Bodrum tamda okulların kapanmasıyla birlikte dolup taşıyor. Ve okulların kapalı olduğu tarihlerde buranın yerlilerinin yaka silktiği bir tempo devam ediyor. Adeta Bodrum sezonluk bir büyükşehir oluveriyor. Bu yüzden benim önerim Bodrum’a Eylül başından Mayıs sonuna kadar olan aralıkta gitmeniz. Bu sayede hem tatilinizden daha çok keyif alıp hem de tatilinizi hatırı sayılır şekilde daha ucuza getirebilirsiniz.

Bodrum Konaklama Favorimiz 👉 Güvercinlik

Tatil yerlerinde yaşadığınız konaklama sorunlarını şöyle bir düşünün. İşletmeden kaynaklı olanları kastetmiyorum tabi. “Nem çok nem” diyerek uykusuz kaldığınız gecelerden, sivrisineklerle olan mücadelenizden ya da sokakta ki barın hiç bitmeyen müzik sesinden bahsediyorum. Güvercinlik bu tarz sıkıntıları olanlar için bir cennet. Bir kere diğer tüm beldelere oranla ciddi anlamda serin burası. Motosikletle güvercinlik levhasını gördükten 10-15 saniye sonra yaşanan hava değişimi anlatılamaz bir haz veriyor diyebilirim J Sıcak bir Bodrum gününün ardından burada yorganla uyumanın (Eylül-Ekim ayları için) keyfide bir başka. Ayrıca tüm diğer Bodrum koylarına, beldelerine oranla küçük olan Güvercinlik’te sizi rahatsız edecek bir ses duymanızda pek olası değil. Buranın kadı kızı kusuru ise Bodrum merkeze 20km uzaklıkta olması. Ama inanın Bodrum’un tüm koyları birbirine bu civarda uzaklıklarla konumlanmış durumda ve bir iki koyu görüp Bodrum’dan ayrılmak diğer koylara haksızlık olacaktır.

Bodrum’da Vakit Harcamak İçin Favorimiz  👉 Gümüşlük

Bodrum’da tartışmasız birçok güzel yer sayabiliriz. Ama bu kadar çok farklı türden güzellikleri içinde barındıran bir yer var mı? Bence yok J Gümüşlük tüm günü dolu dolu geçirmenize olanak sağlayan bir yer. Sabah mandalina bahçesinde kahvaltı yapıp, sahilde güneşin tadını çıkardıktan sonra güneş batımında denizin içinden Tavşan Adasına yürümek, akşamda yorgunluğu sahilde bir restoranda Zeki Müren veya Tanju Okan şarkıları eşliğinde atmaya kim hayır diyebilir ki? Kano, paddle board gibi seçeneklerde mevcut tabi ama detayları Bodrum Yüzülecek Yerler Rehberi yazısına saklamayı yeğlerim 🙂

2 YORUM

  1. Nilgün Kösemek

    Sevgili Duygu ve Bilgehan,

    Sayfanızı çok beğendim ve Bodrum aşığı biri olarak Facebook da yer alan BODRUM / TURKEY sayfamda web adresinizi paylaştım. Yaklaşık 5000 e yakın takipçisi olan sayfada çoğunluğu yabancılar oluşturmakta. Ülkemiz ve özellikle Bodrum için çok güzel yazılarınız ve paylaşımlarınız var. Sizden ricam bu sayfayı İngilizce olarak da yayınlamanız, zira oldukça ilgi görüyor ve beğeniliyor.

    İlginiz için teşekkür eder, güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle sevgiyle kalın…

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This