LİZBON’DA GEZİLECEK YERLER

⁠Bir dönem bilinen Dünya’nın en uzak ve yalnız köşesine konumlanmış, depremlerle yıkılmış, 41 yıl bir diktatör tarafından yönetilmiş, Avrupa’nın en parlak imparatorluklarından en fakir ülkelerinden birine dönen Portekiz’in Atlantik kokulu başkenti Lizbon çok uzun süre seyyahların radarlarından çıkmıştı. Neyse ki; 2010’larda sosyal medya sayesinde kendisine sahnede nihayet yer buldu ve böylece namı “Europe’s most underrated city” (Avrupa’nın değeri gözden en çok kaçan şehri) olarak kulaktan kulağa dolaşmaya başladı. Akabinde sadece bir 10-15 sene içinde Lizbon’da turizm patladı ve dahası Amerika ve Avrupa ülkelerininde yaşananlar bu havası güzel, insanı sıcak, fiyatları uygun şehre yerleşmek için akın etti. İkinci, üçüncü katların camlarında çamaşırlar dalgalanan binaların giriş katlarında trendy şef restoranları açıldı, izbe liman bölgeleri şehrin kalbinin attığı kamusal alanlara, sanayi siteleri kültür-sanat merkezlerine dönüştürüldü. Bugün Lizbon ziyaretçileri için geleneksel ile moderni, Avrupa ile okyanus ötesini harmanlayan, çinilerin renklendirdiği sokakları, cıvıl cıvıl gece hayatı, yıl boyunca ne üşüten ne de terleten iklimi, yıllık Omega-3 ihtiyacınızı 3 günde dolduracak kadar deniz ürünleriyle zengin mutfağı ile birçok Avrupa kentinden daha fazla keyif alacağınız bir şehir.

Bütün bu albenisine rağmen, hala sokaktaki insanlara mikrofon uzatıp Portekiz hakkında ne bildiklerini sorsanız, eminim cevaplar çoğunlukla Ronaldo ve D7 vizesi etrafında kümelenecektir. 😀 Belki bir ihtimal bazılarından Atlantik kıyılarındaki güzel sahillerini ya da Lizbon’un sokaklarını süsleyen çini kaplı binaları duyarsınız. Ancak aslında Portekiz’i en çok tanımlayan iki şey; 15-17. yüzyıllardaki Keşifler Çağı ve 1755 depremi olmuş. Enteresandır ki; ikisinin de üzerinden yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen şehirdeki izleri hala her şeyden daha derin.

Lizbon’un ilk kez hem kendi hem de dünyanın kaderini değiştirmesi gözü kara denizcileri sayesinde oluyor. Eski Dünya’nın en ıssız köşesinde olduğu için Doğu’dan Batı’ya uzanan ticaretin hep dışında kalan Portekiz oyunun kurallarını değiştirme ümidiyle denizlere açılıyor. Ve tam da umduğu gibi oluyor; Amerika kıtasının keşfi ve yeni ticaret yollarının bulunması ile sonuçlanan Keşifler Çağı tüm dünyada kartları yeniden dağıtıyor. Neticede ticaret yollarının efendisi Osmanlı ve Doğu’dan gelen ürünleri Avrupa’ya dağıtarak zenginleşen Venedik zayıflarken, Portekiz, İspanya, İngiltere, Hollanda gibi yeni süper güçleri doğuruyor. Böylece oyun Akdeniz’den çıkıyor ve Atlantik’e kayıyor. Bu yeni düzen sayesinde tam Lizbon’da müthiş bir zenginlik birikmişken 1755’te, dünyanın kaderi bir kez daha değişiyor: Azizler Günü’nde şehri vuran 8,5-9 şiddetindeki deprem, şehrin %85’ini yok etiği gibi, “yanlış insanları öldürdüğü için” Avrupa’daki Tanrı inancını da dinamitliyor. Çünkü kiliseler o sırada ayinde olan “temiz insanların” üzerilerine yıkılıp, saygın muhitler yerle bir olurken, “pis işlerin” döndüğü Alfama şehirde ayakta kalan tek yer oluyor. Çinileri ile ünlü mimari tarzından ızgara şehir planlanına Lizbon’un bugünkü görüntüsü ve hatta Avrupa’da Aydınlanma Çağı’nın tetiklenmesi işte bu depremin eseri. Sanmayın ki; bu anlattıklarımız tarihin tozlu sayfalarından vecizeler, aksine baktığınız her menüde, dinleyeceğiniz fadolarda, şehrin etnik mozaiğinde, fotoğraflamaktan kendinizi alamayacağınız sokaklarında sürekli karşınıza çıkacak, şehrin artık genetiğine işlemiş kodlar.

Şu sıralar ise şehrin genetiğine yeni bir kod ekleniyor; yabancıların Lizbon ilgisi. Önce Fransızlar ve güneşe hasret kalmış İskandinavlar ülkelerine kıyasla Portekiz’de çok daha az paraya, mis gibi bir hayat yaşayabileceklerini fark ettiler. Peşinden bir ayağı AB’de olsun isteyen İngilizler ve Amerikalılar Portekiz’den oturum aldılar. Sonra da “Aaa, Avrupa pasaportu mu vereceklermiş?” diyen her memleketten insan gözünü Portekiz’e çevirdi. Lizbon güzel, hava 300 gün güneşli, hayat medeni, şarapları ve yemekleri de övgü alıyor. Hem büyük şehir hem de kasaba gibi, hem kozmopolit hem lokal. Eee, bundan daha cazip teklif var mı? 🙂 Gelenler de ülkenin harika plajlarını, Azores gibi rüya adalarını, Porto, Sintra ve Cascais gibi keyifli kaçamaklarını paylaştıkça Portekiz hem turistler hem de alternatif memleket bakanlar için bir mıknatıs haline geldi. Sadece 2017’de ülkede yabancı oranı %4 iken, 2026’da %11-12’ye çıkmış. Keza 2017’de 13 milyon turist gelirken, 2026 beklentisi 21-22 milyon. İşte şehrin geçmişini ne kadar 1755 depremi ve çileli deniz yolculukları tanımlıyorsa, bugününü de işte bu ülkeye giren taze kan tanımlıyor.

Geçmiş ve bugün arasında adımlayacağınız Lizbon’da şehrin hem özünü hem yeni yüzünü göreceğiniz harika bir rehber çıkardık. En rahat ayakkabılarınızı giyin çünkü hangi ay giderseniz gidin ılıman olan havasında bol bol yürüyeceksiniz. Solungaç çıkarana kadar deniz ürünü yiyecek, sokaklarında telefonunuzun hafızası dolana kadar fotoğraf çekecek ve muhtemelen pasaportunuzun anca son sayfasını buraya ayırdığınıza hayıflancaksınız. Dönüşünüzde lütfen yorumlara fikirlerinizi yazın; Lizbon Avrupa’nın en güzel Atlantik’in kaçamağı değil de ne? <3

Lizbon Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Lizbon’a Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

Türkiye’den Lizbon’a direkt uçuş bulmak sadece İstanbul, Ankara ve İzmir’den mümkün. Uçuşların hepsi Lizbon’un tek havaalanı olan Lizbon Havaalanı’na (Portela Havalimanı) yapılıyor. Eğer Porto ve Lizbon’u beraber gezecekseniz, Porto uçuşlarının fiyatına da bakara fiyat karşılaştırması yapın deriz.

– Portela Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Lizbon Havalimanından Şehre Ulaşım

Lizbon Havaalanı’ndan şehir merkezine çok yakın. Metro, otobüs ve shuttle gibi çeşitli toplu taşıma seçenekleri mevcut.
Metro: “Aeroporto – Saldanha’ hattıyla şehir merkezine makul bir ücret karşılığında 20 dakikada ulaşabiliyorsunuz.
Otobüs & Shuttle: Otobüsler de bir başka alternatif fakat sadece 50x40x20cm boyutundaki valizleri kabul ediyorlar. Online rezervasyon yaptırarak shuttle’ları da kullanmak mümkün fakat metro varken buna ihtiyaç duyacağınızı sanmıyoruz.
Taksi: Şehir havalimanına çok yakın olduğu için taksi ile de uygun fiyata otelinize gidebilirsiniz. Lizbon havalimanından taksinizi online rezerve etmek için tıklayın. Terminal 1’e çağıracaksınız.
Uber/ Bolt: Favori seçeneğimiz. Hem taksiden hesaplı, hem de valiz ya da kişi sayınıza göre XL araç da seçebiliyorsunuz. Bolt daha yaygın kullanılıyor. Terminal 1’e çağırdığınızdan emin olun. Araçlar terminalin önünden teslim almıyor, P2 isimli otoparka gitmeniz lazım. Online Pre-booking tabelalarını takip edin. 2026’da. Fiyatlar da çok makul.


Lizbon’a Ne Zaman Gidilir?

İlkbahar: Mayıs sonu Haziran başı gibi açan mor salkımlı Jakaranda ağaçlarıyla çevrelenen Lizbon’u gezmek için en güzel mevsim bizce ilkbahar, üstelik fiyatlar daha tırmanmamış oluyor. Şehirde Mart ve Nisan gibi ara ara yağmurlar görülse de genelde güneş eksik olmuyor.
– Müzik, yaratıcılık ve teknoloji festivali olan Sonar Barselona’nın küçük bir versiyonu da Nisan’da Lizbon’da yapılıyor. Gündüzleri açık havada daha yumuşak tempolu, geceleri de rave’lerle ateşli geçiyor.
– Yine Mayıs’ta da wellness ve rave kültürünü birleştiren MOGA Caparica festivali var.
– Nisan’da şehirde çeşitli yerlerde Lisboa Dance Festival gerçekleşiyor.

Yaz: Termometrelerin 30’un üzerine çıkmadığı Haziran, Temmuz ve Ağustos şehrin en canlı, hareketli ve renkli olduğu ayları. Tam bir festival, kutlama ve plaj mevsimi diyebiliriz.
– Lizbon kimliğinin önemli bir parçası olan Santo Antonio Festivali 12-13 Haziran’da düzenleniyor. 13’ü de zaten resmi tatil. Kutlamalar Alfama, Mouraira, Bairro Alto, Graça ve Bica’da yoğunlaşıyor, açık hava partileri oluyor ve sokaklarda kurulan mangallarda ızgara sardalya pişiriliyor. En önemli etkinliği ise Ave. Liberdade’de gerçekleşen, kostümlü geçit töreni Marchas Populares.
– Temmuz’da Lizbon’a 20 dakika mesafedeki Alges’te gerçekleşen NOS ALIVE, Coldplay, Billie Eilish gibi büyük isimlerin sahne aldığı Avrupa’nın en iyi müzik festivallerinden biri.
– Yine Temmuz’da Super Bock Super Rock isimli indie, alternatif, elektronik müzik festivali gerçekleşiyor.

Sonbahar: Kalabalıklar azalıyor, yaz sıcakları bitiyor. Sonbahar şehrin en keyifli zamanlarından.
– Eylül – Ekim Lizbon etrafındaki bağlarda hasat vakti başlıyor. Vindimas etkinlikleri üzüm ezme, yemek, küçük geçit törenleri gibi Instagram’lık değil, gerçek Portekiz kareleri sunuyor.
– Kasım’da dünyanın en büyük teknoloji konferanslarından Web Summit var. Sektördenseniz kaçırmayın, değilseniz de bu hafta şehre gelmediğinizden emin olun çünkü şehre gelen +70.000 kişi nedeniyle otel & uçak fiyatları uçuyor, restoranlarda oturacak yer kalmıyor.

Kış: Lizbon’da kış mevsimi oldukça ılıman yaşanıyor. Kar, fırtına yok. Güneşli, zaman zamanda yağmurlu bir hava bekleyebilirsiniz. Yani kış ayları da gezmeye uygun, üstelik uçak ve konaklama maliyetiniz de çok daha düşük.
– Aralık’ta Parque Equardo VII’da içinde buz pisti, yeme içme stantları, sahne şovları, dönme dolap olan bir Noel pazarı kuruluyor. 31 Aralık’ta yeni yıl açık hava konserleri ve havai fişek şovu ile Praça do Comercio’da kutlanıyor.
– Şubat’ta Lizbon Karnavalı var.


Lizbon’a Ne Kadar Zaman Ayırmalı?

Lizbon’a gelmişken 3 gün ayırmanız ideal olur. 2 gün şehrin içindekileri görmeye yeter, 3. günde Sintra’yı gezersiniz. Sintrasız bir Lizbon gezisi çok eksik olur.


Lizbon’un Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

– Şehrin Tarihi Merkezi Baixa: 1755’te Lizbon depreminden sonra yıkılarak yeniden yapılmış da olsa şehrin kalbi olma özelliğini hep korumuş. Burası şehrin en turistik bölgesi ve ilk gününüzün tamamını bu bölgede geçireceğiniz için konum olarak çok mantıklı. Ancak dokusu bozulmuş ve bizce keyifsiz. İstiklal Caddesi gibi üzerinde Mango, Benetton gibi  zincir mağazalar, özelliksiz turistik dükkanlar ve vasat restoranlar  var. İyi yanıysa, turistlerin en çok konakladığı bölge olduğu için çokça butik otel ve hoş AirBnB’ler var.

Baixa otellerini incelemek için tıklayın.

– İlk Tercihimiz Chiado: Lizbon’da konaklamak için en iyi bölge bizce burası çünkü hem şehrin tarihi merkezi Baixa’ya 10 dakikada yürüyerek ulaşabileceğiniz kadar yakınsınız, hem de bu bölgede çok daha nitelikli yeme içme imkanları ve yaşayan bir şehir dokusu var. Zaten şehirdeki ilk gününüzde Chaido’nun sağındaki Baixa’yı, ikinci gününüzde de artık solunda kalan bölgeyi gezeceğiniz için de çok lojistik olarak çok mantıklı.

Chiado otellerini incelemek için tıklayın.

– İkinci Favorimiz Lapa: Kabaca sahildeki Time Out Market ile Sao Bento Palace yani parlemento binası arasındaki bu bölge daha çok bağımsız işletmelerin, butik otel ve restoranların, sanat stüdyolarının kümelendiği hem nitelikli hem de cool bir mahalle. Vibe çok hoş ancak artık artık biraz o tarihi çekirdeğin dışındasınız. Baixa’ya yaklaşık 30 dakika yürümeniz lazım. Eğer genç ve çocuksuzsanız hiç sorun değil, çünkü şehri zaten yürüyerek gezeceksiniz ve Lapa-Baixa hattını mutlaka görmek isteyeceksiniz.

Lapa otellerini incelemek için tıklayın.

– Backpacker’lar İçin Bairro Alto: Grafitili sokakları, binalar arasına asılmış çamaşırları, bar-restoran çeşitliliğiyle şehrin son yıllarda popülerleşen alternatif bölgesi. Aynı zamanda da gece hayatının merkezi. Asmalımescit’in civcivli yıllarına çok benziyor. Gece boyunca devam eden arka plan sesleri ve dik yokuşları da işin içine girince çocuklu aileler için uygun bir bölge olmadığı söylenebilir. Ancak “konum olarak merkezi ve uygun fiyatlı olsun, zaten ben de gecelere akacağım” diyen bir backpacker için de tam yeri.

Bairro Alto otellerini incelemek için tıklayın.

– Alfama: Bairro Alto’yu kafası kaldırmayanlar için uygun diğer bir fiyatlı konaklama alternatifi de Lizbon’un en geleneksel mahallelerinden Alfama. Buradan Baixa’ya 15 dakikada yürüyebilirsiniz. Büyük ve zincir otellerden ziyade küçük butik oteller, pansiyonlar ve kiralık daireler popüler. Sokağa adımladığınızda yerel bir mahalle havası hakim, yeme-içme imkanları da daha sınırlı. Ayrıca aşırı eğimli ve yokuşlu olduğu için çocuklu ailelerin veya ağır çanta taşıyanlar bu bölgeyi pas geçmeyi düşünebilir.

Alfama otellerini incelemek için tıklayın.


Lizbon’da Seçtiğimiz Oteller & Evler

Lizbon konaklama konusunun oldukça kolay çözüldüğü bir şehir. Özellikle orta segment oteller, apart oteller ve kiralık daireler açısından çok zengin. Biz sizin için birkaç otel seçtik ancak her bölgenin altında alternatif otel ve kiralık daire tipi önerilerimize de yer verdik.

Pestana Palace Lisboa Hotel $$$

19. yüzyıldan kalma bir saray olan Pestana’nın beş yıldızlı bir otele çevrilmesiyle oluşturulmuş bir konaklama seçeneği. Tüm Lizbon’un en özel ve romantik oteli. İncelemek için TIKLAYIN.

Memoria Lisboa FLH Hotels $$

Baixa bölgesinde, şehir veya nehir manzaralı odalar sunan orta segmentli bir otel. Odalarında klima, duşlu özel banyo, tv mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

Corpo Santo Lisbon Historical Hotel $$

Chiado bölgesinde, 14. yüzyıldan kalma tarihi Muralha Fernandina’nın bir bölümüne sahip 5 yıldızlı bir otel seçeneği. İncelemek için TIKLAYIN.

Varandas de Lisboa $

Alfama’da, içinde klima, balkon, özel banyo, wifi, tam donanımlı mutfak ve çalışma masası gibi olanaklar bulunan daireler sunan, uygun fiyatlı bir işletme. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Lizbon’daki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz.

– Lizbon’daki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.


Lizbon’daki En Favori 3 Deneyim

1. Bir akşam geleneksel Portekiz halk müziği fadoyu dinlemeye gidin.
2. Meşhur tatlı Pastel de Belem’in de çıktığı yer olan tarihi Jerónimos Manastırı’nın görkeminde büyülenin.
3. Günübirlik komşu Sintra’ya, Cascais’e ve Cabo de Roca’ya gidip harika saraylarda ve manzaralarda büyülenin.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Bu seyahatinizde sadece Lizbon’u keşfedecekseniz arabaya kesinlikle ihtiyacınız yok. Şehir çok kompakt, tüm çekirdeğini yürüyecek gezebilirsiniz ya da Uber/ Bolt gibi bir uygulama ile çoğu yere 5-10 Euro’ya gidebilirsiniz. Araç sadece Lizbon’u da kapsayan bir roadtrip planlarsanız lazım. Ücretleri merak ederseniz TIKLAYIN.

Geleneksel Lizbon Lezzetleri

– Pastel de Nata (Çoğulu Pastéis De Nata): İnsanın yedikçe yiyesi gelen Nata, milföyvari bir hamur yuvasının custard (yumurtalı krema / muhallebi) doldurulması ile yapılan ufak porsiyon bir tatlı. 18. yüzyılda Jeronimos Manastırı’ndaki rahibeler icat etmiş. Bugün şehrin pek çok noktasında Pastel de Nata bulabilirsiniz ama hala açık ara en iyisini manastırın devamı niteliğindeki Pastéis de Belém yapıyor ve tarifi yüzyıllardır sır gibi saklanıyor. Bununla birlikte çok iyi yapan birkaç yer daha var: Fábrica da Nata, Manteigaria, Castro – Atelier de Pastéis de Nata. Siz de seyahatinizde önünüze çıktıkça deneyip kendi yorumunuzu yapın. Ayrıca gelmişken bu lezzeti evde yapmayı da öğrenmek de enteresan bir program olabilir. Pastel de Nata yapımı kursuna bilet almak için tıklayın.

Bolinhos de Bacalhau: Morina balığı, patates ve maydanozdan oluşan bir çeşit kroket. Portekiz’in milli yemeği. Aynı bizdeki börek gibi, her köşede bulunuyor ve ister ayaküstü atıştırmalık, ister öğün olarak yeniyor.  Kendi sularında olmayan bu kuzey Atlantik balığının Portekiz milli yemeği olması Keşifler Çağı’na dayanıyor. Yeni dünyaya giden denizciler Kanada taraflarında morina balıklarını avlar, tuzlar, kurutur, Portekiz ve kolonilerine götürürlermiş. Bu şekilde Brezilya, Cape Verde, Angola, Macau ve Goa mutfaklarına bile miras kalmış. Kroket formuna ek olarak, Portekizlilerin bin çeşit morina balığı tarifi var ve menülerde mutlaka karşınıza çıkıyor. Pişilmeden önce suda bekletilerek tuzu alınsa da yoğun salamura tadı hakim.

– Sardalya: Lizbon’un ve genel olarak tüm Portekiz’in en sembolik yemeklerinden biri ızgara sardalya. Menülerde sardinhas assadas diye geçen bu öğün sadece deniz tuzu ile ızgarada pişen sardalyalardan oluşuyor. Sardalyaya adanmış bir sokak festivali bile var. Ayrıca ızgara sardalya kadar konserve sardalya da buradan bavulunuza atıp götürebileceğiniz lezzetlerin başında geliyor. Özellikle de Conserveira de Lisboa gibi tarihi ve nostaljik dükkandalarda zeytinyağlı, limonlu, domates soslu, baharatlı gibi çeşit çeşit sardalya konserveleri bulabilirsiniz.

– Bifana: Portekizin ünlü haşlanmış domuz etinden yapılan soslu sandviçi. Sokak lezzeti olarak düşünebilirsiniz.

– Ginjinha: Ginjinha ya da basitçe Ginja, Portekiz’in geleneksel bir likörü. Ginja meyvelerini (Goji berry, Morello kirazı, Prunus Cerasus) alkolle ve şekerle infüze edilerek yapılıyor. Karanfil, tarçın eklenebiliyor. Kökleri 17. yüzyıla dek gidiyormuş ve Portekiz içki kültürünün önemli kültürel bir parçası. Dibinde bir parça meyve ile bir shot bardağında servis ediliyor. Tatlı ekşi meyve tatları karanfil ve tarçınla dengelenip daha oranlı, tatlı bir hal almış diyebiliriz.

– Bica: Nasıl ki İtalya’da espresso varsa Portekiz’de espressoya bica deniyor. Aynı onun gibi kısa içimli, tek atıp gitmelik, oldukça sert ve yoğun.

Lizbon’un Neyi Meşhur

1. Mağriplilerden Şehre Miras Kalan Azulejo’lar

Azulejos, yani binaların cephelerini kaplayan çiniler, hem şehre müthiş bir estetik katılıyor, hem binalara ısı yalıtımı sağlıyor hem de ışığı yansıtarak sokak içlerini aydınlatıyor. Cepheleri bu çinilerle kaplama geleneği 714’te Lizbon’u yurt edinip 1147’ye kadar tam 433 yıl burada hüküm süren Mağriplilerden şehre miras kalmış. Çok güzeller ama sinsice gezinizi de sabote ediyorlar çünkü adım başı fotoğraf çekmeden ilerleyemiyorsunuz. Bu kültürü en iyi tanıyabileceğiniz yer ise Azulejos Müzesi.

2. Portekiz’in Türküsü Fado

UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras kabul edilen Fado, genelde Portekiz gitarı ve klasik gitarın eşlik ettiği, yas, kahır ve özlem içeren denizcilik günlerinden şehrin dokusuna işleyen melankoliden ve kadercilikten doğmuş bir halk müziği. Kelime de zaten Latincede “fatum”dan yani alın yazısından türemiş. Sevdikleri, hayat bile olup olmadıklarını bilmedikleri denizcilerin yollarını aylarca beklerken duygularını şarkılara dökerlermiş. Bugün yer yer turistik bir şov olarak sergilense de yerel halkın kolektif hafızasında yer büyük eden acıları anlatır ve bu sebeble bir fado evinde fado sessiz kalarak saygı ile dinlenir. Bu duygu Portekiz kültürünün önemli bir parçası haline gelmiş ve hatta bir adı da var; “Saudade”. Biz de tam karşılığı yok ama geçmişe duyulan tatlı hüznü, özlemi ve yarım kalmışlığı ifade ediyor. Fadoların konusu bugün özlem, keder, aşk, ayrılık, gurbet, kayıp gibi temaları da kapsıyor ama hepsi suadade duygusu hep hakim.

Fado Nerede İzlenir?
Sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı nüfusun yaşadığı Alfama ve Mouraria gibi Lizbon’un eski mahallelerin sokaklarından yükselerek ülke geneline yayılmış. O yüzden hala en doğru adres bizce bu mahallelerde izlemek. Tavsiyemiz, turistik bir yer değilde bir az önce tabağınızı hazırlayan teyzenin mutfaktan çıkıp, önlüğünü asmasıyla dev bir fadistaya döndüğü samimi aile işletmelerinden bulmanız. Bairro Alto’da da fado dinleyebileceğiniz yerler var ama Alfama’da dinlemek daha otantik bir deneyim olur. Nerede dinlerseniz dinleyin, biraz siyahlar içinde şarkısını söyleyen fadista illa ciğerinizi sızlatacak. Modunuz hüzünlenmeye uygunsa gidin deriz.

– Yemek eşliğinde Fado izleyebileceğiniz Alfama bölgesindeki mekanları Alfama Mekanları başlığında listeledik.
– Ben sadece fado dinlemek istiyorum derseniz de Orta Çağ surları içindeki Fado & Fado fado dinletilerine veya Lisboa em Fado’nun fado showlarına bilet alabilirsiniz.

3. Sarı Tramvayları ve Elevador’ları Yani Fünikülerleri


Dünyanın en büyük teknoloji konferansı Web Summit Lizbon’da yapılıyor ama yedi tepe üzerine kurulan şehirde ulaşımın en popüler yolu hala nostaljik tramvaylar ve fünikülerler. 🙂  Lizbonluları ordan oraya taşıyan bu tarihi toplu taşıma araçları zamanla şehrin ikonlarına dönüştüklerinden fotoğraf meraklısı turistler de üzerinden eksik olmuyor. İkisi de sarı, ikisi de ray üzerinde gidiyor, peki füniküler ve tramvay arasındaki fark ne derseniz anlatalım. Fünikülerler sadece dik yokuşları çıkmak için tasarlanmış bir nevi halatlı asansör. Tramvay ise uzun bir güzergahtan geçen elektirikli bir taşıma arası. Şehrin en turistik noktalarından geçen Tramvay 28 E başta olmak üzere 12E, 15E ve 24E turistler arasında popüler hatlar. Elevador da Bica, Elevador da Lavra ve Elevador da Glória da en eski ve ünlü füniküler hatları.

Hangi Füniküler ya da Tramvaya Binmeli?
Tahmin edersiniz ki yereller turistlerin ilgisinden bıkmış, “Salın bi füniküleri, nenem evine dönecek” modunda. Gerçekten ulaşım amacı da ile kullanmayacaksanız biz de bunları dışarıdan izlemenin daha mantıklı olduğunu düşünüyoruz. Hem sıra beklememek için, hem de bindiğinizde kuvvetle muhtemel ayakta giden yolcular manzaranızı kapayacağı için. Merakım içimde kalmasın derseniz şehrin en ikonik mahallelerini geçen 28E’de popülaritesi nedeniyle yer bulmak zor olduğundan, Alfama’nın dik yokuşunu tırmanan 12E’yi öneririz. Hem Miradoura das Portas do Sol isimli manzara terasında inip, kiosk keyfi yapmak da bonus.

4. Jakaranda Ağaçları

İstanbul için Erguvanlar, Kyoto için sakuralar neyse Lizbon için de baharda mor mor açan Jakaranda ağaçları işte o. Mayıs ortasında çiçek açmaya başlayıp Haziran başına kadar şehri parlak mor yapraklarla kaplayan Jakaranda Ağaçları, aslında kökenli Güney Amerika olsa da Lizbon olmasa da bu şehirle özdeşleşmiş bir bitki türü. Brezilya’ya giden Portekizli kaşifler oradan içlerinde bu ağaçlar da olmak üzere çeşit çeşit egzotik bitkiyi ülkelerine getiriyorlar. Ardından 19. yüzyıldaki şehir planlamalarıyla ve ünlü botanikçi Felix Avelar Brotero’nun önderliğiyle tohumları yerli halka dağıtılıyor ve şehrin her yerine ekilmesi teşvik ediliyor. Bugün Lizbon’u ilkbahar aylarında adeta bir mor halıyla kaplanıyor.

5. Şehrin Kalbinin Attığı “Quiosque”lar


“Belle Epoque”tan miras kalan, manzara noktalarını ve meydanları süsleyen bu demir kubbeli kiosklar, açık havada hava vakit geçirmeye bayılan Lizbonluların sosyalleşme yerleri. İşe giderken hızlı bir bica yani espresso için uğramak ya da çıkışta arkadaşlarla bu kiosklarda buluşup kadeh tokuşturmak klasik bir Lizbon ritueli. Özellikle de akşamları şehrin tüm açık alanları bu kiosklar sayesinde bir aperitivo şenliğine dönüşüyor. İçki ve içecek seçenekleri, yanına eşlikçiler geniş. Biraz daha lokal takılmak isterseniz:

Geleneksel içecekler:
– Eğrelti otu ve portakal çiceği suyu karşımı ferahlatıcı bir içecek olan capile
– Portekiz usulü espresso bazlı, limon ve bazen de naneli bir çeşit buzlu kahve olan mazagran
– Kıvamlı bir şekerli badem sütü orchata

Atıştırmalıklar:
– Tavuklu, ördekli ya da ıspanaklı minik turtalar olan empadas
– Peynir ya da etli kızarmış hamur olan pasteis de massa sovada
– Kaşar ve jamonlu sıcak sandviç tosta mista, yanına da acılı piri piri sos isteyin.
– Nata, queijadas (cheesecake’li tart), travesseiros (bademli kruvasan dengi) gibi manastır kökenli tatlılar Doce Conventual

Tüyolar:
– Menüde sadece bira yazsa da yereller “imperial” diyerek 20 cl’lik bira sipariş ediyor. Onun klasik eşlikçisi de pasteis de massa sovada.
– Ginja deneyecekseniz com copo de chocolate çikolata kadehleri var mı sorun.
– Şehirdeki tüm restoranlar, kafeler ve kiosklarda içmek için agua da torneira yani ısmarlayabilirsiniz.

Faydalı Bilgiler

1. Lizbon’da Toplu Taşıma

Metro ağı, otobüs hatları, elektrikli tramvayları, füniküleri ve hatta asansörleriyle Lizbon’un toplu taşıma ağının şehre göre gayet yeterli ve efektif bir seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Her gün 6:30’tan gece 1:00’e kadar açık olan metrosu Blue, Yellow, Red ve Green olmak üzere dört hattan oluşuyor. Otobüsler de hem şehrin içini hem de Belém ve São Jorge Kalesi gibi turistik noktaları görmek için tercih edilebilir. Tramvaylar herkesin bildiği üzere oldukça nostaljik ve popüler, bu sebeple toplu taşıma aracı olmaktan ziyade daha çok turistik birer aktivite olarak görülüyorlar. Füniküler ve asansörler de dik yamaçlara ve tepelere çıkmak için sık sık kullanılıyor.

Ulaşım Kartı Navegante: Tüm toplu taşıma araçlarında geçerli olan kartın ismi Navegante, eski adıyla Viva Viagem. İster karta para yükleyip kullandıkça harcıyorsunuz isterseniz de 24 saatlik veya tek geçimlik bilet alabiliyorsunuz. Metro istasyonlarından ya da “Pay Shop” logolu gazete bayilerinden temin edebilirsiniz.

Müze Girişi + Ulaşım Kartı Lisbon Card: Yine çeşitli müzelere ücretsiz giriş hakkı veren ve toplu taşımada da 24, 48 veya 72 saatlik geçerlilik türleri olan bir Lizbon Card oluşundan da bahsetmeden geçmeyelim. Sizin seyahatiniz ve temponuz için daha avantajlı olacaksa, o kartı almayı da düşünebilirsiniz. Lizbon Card almak için tıklayın.

Kredi Kartı: Bunların hiçbirini almayacaksanız, kendi kredi kartınızı metrolarda, tramvaylarda ve otobüslerde akbil gibi basabilir, araç içinde ödeme yapabilirsiniz.

2. Restoranlar İtalya ve İspanya Gibi Geç Açılıyor

İspanya’da ve İtalya’da olduğu gibi Portekiz’de de restoranlar alışık olduğumuzun aksine daha geç saatlerde açılıyor. Geçten kastımız da sabahları en erken 10 ve 11 civarları. Lizbon’da erken uyanıp şöyle güzel bir kahvaltı tabağıyla güne başlayayım dediğinizde sizi brunch mekanları değil sadece ufak pastaneler karşılayacaktır. Restoranlarda asıl hareketlilik akşam saatlerinde, 8-9 civarlarında oluyor.

3. Uber’e Kıyasla Bolt Uygulaması Yaygın

Toplu taşımaya alternatif olarak biraz daha konforlu bir yolculuk yapmak istediğinizde Bolt isimli taksi uygulamasını tercih edebilirsiniz. Uber de kullanılıyor fakat Bolt nispeten daha yaygın ve kârlı. Ayrıca lokaller tarafından da daha çok tercih ediliyor.

4. Lizbon Pahalı Bir Şehir Mi?

Sosyal medyada mutlaka denk gelmişsinizdir, Lizbon son birkaç yıldır Avrupa’daki en uygun tatil destinasyonu için bahsi sürekli geçen şehirlerin başında geliyor. Tabii burada karşılaştırma yapılan ülkeler Doğu Avrupa ülkeleri değil, Batı Avrupa ülkeleri. Lizbon’un daha makul bir tatil destinasyonu olduğu söylemimizde bir gerçeklik payı var. Hatta burada Forbes’un 2023 yılında yayınladığı bir makaleden yola çıkıp verileri sizinle paylaşıyoruz. Avrupa’daki 35 şehir karşılaştırılmış ve orta seviyede harcama yapacak birinin iki gecelik bir seyahatte Lizbon’da ortalama 278 Dolar harcadığı bulunmuş. İtalya ve Fransa gibi ülkelerde bu durum 600 Dolar seviyelerinde çıkıyor.

Peki bu durumun sebebi ne diyecek olursanız da birkaç ekonomik sebebi var. Örneğin maaşlar ve işgücü maliyetleri diğer Avrupa şehirlerine kıyasla daha düşük, tarım konusunda kendi kendine yetebildiği için ürün fiyatları da düşük. Ayrıca Portekiz’de uygun fiyata yemek yiyebileceğiniz, gösterişten uzak, samimi mekanlar olan tasca’lar çok yaygın. Bizdeki esnaf lokantaları gibi düşünebilirsiniz. Bu sebeple lezzetli öğünlere makul fiyatlarla ulaşmak çok kolay. Tabii herkesin seyahati, planı, bütçesi kendine özel. Bir backpacker Lizbon’da günü 60 Euro’ya kapatabilirken lüks oteller ve şık akşam yemekleriyle günlük harcama 300 Euro’yu da aşabilir. Bizim demek istediğimiz Avrupa’daki popüler şehirlere kıyasla Lizbon’un gerçekten uygun bir şehir olduğu.

Lizbon’un Kısa Tarihi

İlk Etkiler: Atlas Okyanusu’na olan kıyısıyla Avrupa’nın en değerli şehirlerden biri olan Lizbon, Fenikeliler tarafından kurulmuş. Aslında ilk izlerde Kelt varlığı gözleniyor fakat deniz kültürü ve ticari geçmişiyle Lizbon’u kurmak da Akdenizli denizci kavim Fenikelilere atfediliyor. O zamanlarda Lizbon’un adı Ulissipo. Bir süre Antik Roma’nın bir eyaletine bağlı kalıyor, imparatorluk yıkıldıktan sonra da Cermen kabileleri tarafından işgal ediliyor. Bunları şehirde iz bırakan önemli olaylardan sayamayız fakat 711’de Mağriplilerin fethi ile burada hem sosyo-kültürel hem de mimari yapı çeşitleniyor. Bu dönemdeki adıyla “El-Usbuma” yaklaşık 400 yıl Mağribi egemenliği altında kaldıktan sonra 1147’de I. Afonso önderliğinde Hristiyanlar tarafından geri alınıyor.

Keşifler Çağı: Portekiz’in denizci geçmişine bakıldığında antik çağlarda hükmettiği alanın en geniş olduğu vakit III. Afonso dönemine tekabül ediyor. Krallığın başkenti Coimbra’dan Lizbon’a taşınıyor. 15. yüzyıla geldiğimizde Henry The Navigator’un önderliğinde başlayan “Keşifler Çağı” dönemi, Vasco da Gama ile Hindistan’ın zenginliğine, Macellan ile dünyanın şekline, Bartolomeu Dias ile Ümit Burnuna varan keşiflerle Portekiz’e varoluşunun en varlıklı çağını yaşatıyor. Madalyonun bir diğer yüzü olarak da Avrupa’daki en önemli köle ticaret merkezi haline geliyor.

Lizbon Depremi: Lizbon’u şekillendiren en önemli olaylardan biri yazının içinde de bolca bahsedeceğimiz 1 Kasım 1755’te gerçekleşen Lizbon Depremi. Hem Lizbon’u hem de çevresindeki bölgelerin büyük bir kısmını yok eden depremin 8,5 – 9 büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor. Depremi takip eden devasa tsunami de cabası oluyor… Paris’in bugünkü estetik ve muntazam görünümünde Georges Eugène Haussmann’ın önemi neyse, Lizbon için karşılığı da deprem sonrası şehri yeniden inşa eden Marques de Pombal. Türkçesiyle Marki de Pombal kağıt üzerinde Portekiz Krallığı’nın dışişleri bakanı, ama tarihçiler onun hükümetin gizli başkanı olduğunu, hatta kraldan bile daha güçlü olduğunu söylüyorlar. 1755 Depremi’nden sonra Pombal’ın modern bir Lizbon kurmak için Brezilya’nın doğal kaynaklarını kullandığı söylenir.

Diktatörlük Dönemi & Karanfil Devrimi: Modern zamanlara geldiğimizde ise Portekiz tarihinin en kayda değer olayı 50 yıl süren Salazar diktatörlüğünü bitiren Karanfil Devrimi. Portekizcesi ile Revolução dos Cravos deniyor. İspanya’nın Franco’sundan etkilenen António de Oliveira Salazar “Estado Novo” isimli faşist rejim yönetimle 1932’de Portekiz’in başına geçiyor. Yönetimi muhafazakar ve milliyetçi bir çizgide. Muhalefetin ve basın-yayın organlarının hem fiziksel hem de psikolojik uygulamalarla bastırıldığı, ekonomik sıkıntıların yaşandığı, sömürge ülkelerde krizlerin patlak verdiği problematik bir dönem. Doğal olarak da halk ayaklanıyor…

Halkın tepkisine ek, Angola ve Mozambik gibi Afrika ülkelerinde boş yere savaşmaktan yorulmuş askerler Karanfil Devrimi’ni gerçekleştiren lokomotif güçler. Ordu içinde düşük rütbeli subaylar tarafından gizlice kurulan Silahlı Kuvvetler Hareketi (MFA), canlarına tak edince bu düzeni durdurmak adına planlarını devreye sokuyorlar. Şehirdeki tüm radyolarda Portekiz’in 1974 Eurovision şarkısı Paulo de Carvalho’nun E depoi do adeus’u çalınıyor. Bu şarkı halkın da ordunun da devrime hazır olduğunu temsil ediyor. Ordudun yanlarında olduğunu anlayan halk böylece sokaklara dökülyor ve Lizbon’un tüm meydan ve sokakları müdahale edilemeyecek kadar büyük insan kalabalıklarıyla dolup taşıyor. Dünyaya darbenin barışçıl olduğunu gösterebilmek amacıyla da Lizbon Çiçek Pazarı’ndaki karanfiller silahların ve tankların uçlarına takılıyor. Zaten darbenin isim kaynağı da buradan geliyor.

Karanfil Devrimi’nin sonucunda Başbakan Caetano ve devlet başkanı Américo Tomás ülkeyi terk edip Brezilya’ya kaçıyorlar. Ardından tüm sömürgeler bağımsızlıklarını ilan ediyor, ülkede düzenlenen demokratik seçimlerle de bugün bildiğimiz Portekiz Cumhuriyeti kuruluyor. Eğer o gün denk gelirseniz göreceksiniz ki Karanfil Devrimi’nin gerçekleştiği 25 Nisan bugün Portekiz’de en büyük bayram olarak kutlanıyor. Şehrin içinden geçerek iki yakayı birbirine bağlayan ve bizlere Boğaz Köprüsü’nü anımsatan köprüye de ismini veriyor.

Lizbon’da Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Praça do Comércio
  2. Rua Augusta Takı
  3. Rua Augusta
  4. Elevador De Santa Justa
  5. Praça dos Restauradores
  6. Rossio Meydanı
  7. Praça da Figueira
  8. Aziz Dominik Kilisesi
  9. Rossio Tren İstasyonu
  10. Cais das Colunas
  11. Glória Funicular
  12. Conserveira de Lisboa
  13. Elevador da Bica
  14. Time Out Market
  15. Carmo Rahibe Manastırı
  16. Praça Luís de Camões
  17. Livraria Bertrand
  18. Pink Street
  19. EmbaiXada
  20. Avenida Ribeira das Naus
  21. Miradouro de Santa Catarina
  22. Miradouro de São Pedro de Alcântara
  23. Lizbon Katedrali
  24. São Jorge Kalesi
  25. Martim Moniz Meydanı
  26. Tram 28
  27. Fado Müzesi
  28. Miradouro de Santa Luzia
  29. Miradouro da Senhora do Monte
  30. Miradouro das Portas do Sol
  31. Miradouro da Graça
  32. Miradouro do Recolhimento
  33. Mercado de Santa Clara
  34. Feira da Ladra
  35. Santa Engrácia Kilisesi
  36. St. Vincent de Fora Manastırı ve Kilisesi
  37. Church of Our Lady of Grace
  38. Museu dos Azulejos
  39. Belém Kulesi
  40. Keşifler Anıtı
  41. Jerónimos Manastırı
  42. LX Factory
  43. Ler Devagar
  44. Pestana Palace Lisboa
  45. Museu Nacional Dos Coches
  46. Museum of Contemporary Art – MAC/CCB
  47. Museu de Marinha
  48. MAAT – Museum of Art, Architecture and Technology
  49. Palácio Nacional da Ajuda
  50. 25 Nisan Köprüsü
  51. Cristo-Rei
  52. Parque Florestal de Monsanto
  53. Avenida da Liberdade
  54. Marques De Pombal
  55. Eduardo VII Park
  56. Estufa Fria
  57. Amoreiras 360º Panoramic View
  58. Museu Nacional De Arte Antiga
  59. Basilica of Estrela
  60. Jardim da Estrela
  61. Museu Calouste Gulbenkian
  62. 8 Marvila
  63. Lizbon Okyanus Akvaryumu
  64. Sintra
  65. Pena Sarayı
  66. Quinta da Regaleira
  67. Monserrate Sarayı
  68. Roca Burnu
  69. Cascais

Yeme-İçme

  1. Martinho da Arcada
  2. Confeitaria Nacional
  3. A Ginjinha
  4. Ginjinha Sem Rival
  5. Fábrica da Nata – Pastéis de Nata
  6. Nicolau Lisboa
  7. da Prata 52
  8. Floresta das Escadinhas
  9. Casa do Alentejo
  10. Taverna Alfacinha
  11. Manteigaria
  12. A Brasileira
  13. Castro – Atelier de Pastéis de Nata
  14. Dear Breakfast – Chiado
  15. The Folks Сhiado
  16. Lupita
  17. Dallas Burger Joint
  18. Pateo – Bairro do Avillez
  19. Palácio Chiado
  20. Alma
  21. Ofício
  22. Duque
  23. A Nossa Casa
  24. A Cevicheria
  25. Pavilhão Chinês
  26. Leonetta
  27. Las dos Manos de Kiko Martins
  28. Essencial
  29. Belcanto
  30. Cantinho Do Avillez
  31. Rocco
  32. Suba
  33. Farès
  34. Pensão Amor
  35. Javá
  36. Toca da Raposa
  37. 146 Bar
  38. Delirium Cafe Lisboa
  39. O Faia – Casa de Fado
  40. Trovas Antigas
  41. Restaurante Senhora do Fado
  42. Cervejaria Ramiro
  43. Lisboa Tu e Eu 2
  44. Casa São Miguel
  45. Augusto Lisboa
  46. Listambul
  47. O Velho Eurico
  48. Santa Rita
  49. Taberna Sal Grosso
  50. Sála de João Sá
  51. Retrogusto 84
  52. A Casa do Bacalhau
  53. Palácio Grilo
  54. Plano
  55. Parreirinha de Alfama
  56. Clube de Fado
  57. Fado ao Carmo
  58. O Corrido – Casa de Fado
  59. Topo Martim Muniz
  60. Pastéis de Belém
  61. Mila – Santos
  62. Heim Cafe – Brunch and Breakfast
  63. Hello, Kristof
  64. Liberty: brunch, coffee & books
  65. Fauna & Flora
  66. Neighbourhood Lisbon
  67. QUEST
  68. the mill
  69. SUD Lisboa Terrazza
  70. Come Prima
  71. Downunder by Justin Jennings
  72. Restaurante Pastanaga
  73. Frade dos Mares
  74. Solar dos Nunes
  75. Restaurante Ponto Final
  76. JNcQUOI Avenida
  77. Amélia Lisboa
  78. Hygge Kaffe
  79. Garden Balthazar Caffe
  80. Simpli Coffee Picoas
  81. Marquise da Mobler
  82. Nivà Lisboa
  83. Do Beco Estefania
  84. Pigmeu
  85. Café de São Bento
  86. Eleven
  87. Loco
  88. Magnolia Bistrot & Winebar
  89. Âmago
  90. Red Frog
  91. Foxtrot
  92. Cinco Lounge

1. Baixa (Baixa Pombalina)’da Gezilecek Yerler



Lizbon’a ilk kez gelenler keşfe sıklıkla şehrin turistik kalbi olarak özetleyebileceğimiz, capcanlı sokaklar, zincir mağazalar ve büyük meydanlarla örülü şehir merkezi Baixa’dan başlıyor. Lizbon’un daha keyifli mahalleleri var ama hem şehrin ikonları hem de tarihi ile bir an önce tanışabilmeniz için bizce siz de Baixa’dan start verebilirsiniz.

1755 depremi öncesinde kraliyet sarayının, görkemli dini yapıların, zengin tüccar ve aristokratların evlerinin bulunduğu Baixa şehrin politik ve ticari merkeziymiş. 8,5-9 şiddetindeki depremin şehri vurması ve onu takip eden tsunami ve yangınlar ile birlikte Baixa’da taş üzerinde taş bırakmamış. Kral Jose depremden tesadüfen sağ çıkmış ancak ülkeyi yönetemeyecek kadar çok sarsılmış. Klostrofobi geliştiren ve taş yapılarda yaşayamayan kral, şehrin dışında kendine ahşap bir saray yaptırıp, ülke yönetimini dönemin reformcu devlet adamı Marquês de Pombal’a vermiş. Rasyonalizm (akılcılık) benimseyen Pombal, kilise baskısına boyun eğmemesi, akıl ve bilimle ülkeyi yöneterek Portekiz’i Aydınlatma Çağı’na taşıması ile bilinir. Ancak ülkeyi modernleştirirken şiddet ve baskı kullanması nedeniyle bugün tartışmalı bir figürdür.

Şehri ayağa kaldırma görevini üstlenen Pombal mimarlar Eugénio dos Santos ve Carlos Marde ile çalışarak çok hızlı bir şekilde deprem mimarisi hakkında bilimsel araştırmalar başlatmış. Ülkenin her yerinden yıkımlarla ilgili bilgi toplanıp analizler yapılmış, bina modellerine titreşimler uygulatacak şoku en iyi emen yapı modeli bulunmuş. Bu çalışma sonucunda geliştirilen ahşap kafesli bina iskeletiyle şehri yeniden inşaa etmeye koyulmuşlar. Böylece geniş toplanma alanı sağlayan nizami meydanlarla örülü, altyapıya öncelik verilmiş, ızgara bir şehir planına sahip yeni bir Lizbon doğmuş. Hatta UNESCO’nun ifadesiyle, dünyanın en ilk modern şehrini Pombal ortaya çıkarmış. O yüzden Baixa’dan sık sık Baixa Pombalina olarak da bahsediliyor.

Bu deprem aynı zamanda Portekiz İmparatorluğu’nun çöküşünü başlatmış. Ayrıca kutsal bir gün olan Azizler Günü’ne ve ayin saatine denk gelmesi nedeniyle kiliseler toplanan cemaate mezar olurken fuhuş, çalıntı mal ticareti gibi “pis işler” ile özdeşleşen Alfama’da can kaybının az olması Avrupa’daki Tanrı inancını sarsmış. İşte bütün bunların izini sürmek için sizi önce Baixa’ya davet ediyoruz. Baixa’dan sonra rahatlıkla Alfama’yı aynı gününe sığdırabilirsiniz. Eğer erken başlarsanız ve yürümekten gocunmazsanız Chiado bile sığar.

1.1 Praça do Comercio

Fotoğraf Kaynak: HANVIN CHEONG / Unsplash

Bugün sokak sanatçılarının, kafelerin mesken edindiği, Tejo Nehri manzarasıyla da ünlü Praça do Comercio genelde Baixa turlarının ilk durağı. “Ticaret Meydanı” anlamına geliyor ve adını eskiden burada dönen baharat, altın ve elmas ticaretinden alıyor. Meydanda 1755’teki büyük deprem öncesinde az önce bahsettiğimiz kraliyet sarayı yükseliyormuş. O nedenle zamanında Kraliyet Sarayı’na da ev sahipliği yaptığından eski adıyla Terreiro do Paço olarak da anılıyor. 36 bin metrekare yüzölçümüyle Avrupa’nın en büyük meydanlarından ve eski saray geçmişi nedeniyle halen daha Portekiz’de siyasi gücün simgelerinden biri. Meydanın ortasındaki heykel de buradaki sarayda son konaklayan Kral I. Jose’ye ait. Kendisi ayaklarının dibindeki yılanları ezerken bir atın üzerinde tasvir ediliyor. Şimdilerde devlet daireleri, kültürel faaliyetler, alışveriş noktaları, oteller, cafeler ve restoranlarla dolu. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Not: Lizbon’un en eski kafesi Martinho da Arcada da meydanın köşesinde yer alıyor.

1.2 Cais das Colunas

Fotoğraf Kaynak: Maria EklindCais das Colunas (33282126193)CC BY-SA 2.0

Praça do Comercio’da denize baktığınızda Lizbon’a denizden gelenler için giriş noktası niteliğindeki anıtsal liman olan Cais das Colunas’ı göreceksiniz. Deprem öncesinde burada Paça Ribeira’nın yani Kraliyet Sarayı’nın nehre açılan bir iskelesi ve merdivenleri varmış. Pombal şehri yeniden planlarken bu protokol kapısı geleneğini sürdürmek istemiş. 1957’de İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth şehre buradan giriş yapmış. Aynı zamanda şehrin denizcilik kültürünün bir devamı niteliğinde. Karşı yakası ve genişliği ile İstanbul Boğazı’na çok benzeyen bu görüntü aslında denizin bir uzantısı değil, Tejo Nehri (Tagus River). Gemiler nehir üzerindeki güvenli limanlarda durup, sonra Atlatik’e açılıyorlar.  Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

1.3 Augusta Tagı

Praça do Comercio’nun gerdanlığı hiç şüphesiz Augusta Caddesi’ne açılan Augusta Tagı. Kuvvetle muhtemel siz de gezinize bu tagın altından geçip Augusta Caddesi’ne açılarak devam edeceksiniz. Avrupa’dan alışık olduklarımızın aksine savaşta kazanılan bir zaferi simgelemiyor. 1755 depreminde yıkılan şehrin yeniden inşaasının zaferini ve şehrin yeniden doğuşunu taçlandırmak için yapılmış. Marquês de Pombal tarafından başlatılan büyük kentsel dönüşüm projesinin bir parçası. 11 metre yüksekliğindeki neoklasik yapı dört devasa sütun arasında yükseliyor ve üst kısmında heykeller dikkat çekiyor.

Burası Praça do Comércio’yu fotoğraflamak için de güzel noktalardan biri çünkü 2013’ten beri ziyaretçiler tepesine çıkıp şehir manzarasını izleyebiliyor. Yukarı çıkmak için asansör var ama her halükarda iki katı yayan çıkmak zorundasınız. Lizbon kartınız varsa çıkış ücretsiz onun dışında minik bir ücret ödüyorsunuz. Tepeye çıkmadan da Tak’ın tarihini anlatan minik bir sergi alanı bulunuyor. Gece ışıklandırılmış hali de ayrı güzel. Haftanın her günü 10-19.00 saatleri arası ziyarete açık. Augusta Tagı giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

1.4 Conserveira de Lisboa

Lizbon lezzetlerinden sardalyanın, ton balığı veya uskumrunun türlü türlü halini bulabileceğiniz, balıkları değil, adeta zamanı da konserveleyen Conserveira de Lisboa 1930’lardan beri değişmeyen dükkanı ile şehrin ikonlarından biri. Aynı zamanda hediye almak için de ideal yer. En klasik ürünleri zeytinyağlı, domates soslu veya limonlu sardalyalar. Konservelerin kutusu da birbirinden güzel ve nostaljik. Çok sıra varsa diğer şubelerine de bakabilirsiniz ama yine de kafanızı kapıdan uzatmadan gitmeyin. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

1.5 Rua Augusta

Şehrin iki büyük meydanını, Rossio ve Praça do Comercio’yu birbirine bağlayan Rua Augusta Lisbon’un en hareketli sokağı. Öyle ki, haritaya bakmasanız bile içgüdüsel olarak ayaklarınız sizi buraya getirecek. Pombaline (Pombal üslubu) tarzının en güzel örneklerinden biri olarak da kabul ediliyor. 1984’ten beri ise trafiğe kapalı ve o her şehirde bir benzeri olan alışveriş sokaklarından biri haline gelmiş. Haliyle dükkanlar ve mekanlar nitelikten ziyade nicelikten ekmek yiyen cinsten. Yine de tutunmayı başaran birkaç nostaljik şapkacı, oyuncakçı ve şekerlemeci suratınıza bir gülücük kondurmayı başarıyor. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

1.6 Elevador De Santa Justa

Santa Justa aslında İzmir’deki Asansör gibi aralarında yüksek kot farkı bulunan Baixa ve Chiado bölgelerini birbirine bağlamak için 18. yüzyılda inşa edilmiş bir asansör. Gustave Eiffel’in öğrencisi Raoul Mesnier du Ponsard tarafından yapılmış ve 1902’de hizmete açılmış. Zaten biraz Eiffel esintilerini göreceksiniz; zira dövme demir kullanarak yapılmış. O zamanlar demir veya daha sonradan sıklıkla kullanılacak olan çelik sadece bir inşaat malzemesi değil, yenilikçi bir tasarım aracıymış.

Zamanla hem nehri hem de 1755’te şehri yerle bir eden depremin ardından şehri yeniden yapma görevini devralan devlet adamı Pombal’ın uyguladığı ızgara sokak planını görebildiğiniz manzarası ve ikonik demir tasarımı sayesinde turistik bir durak haline gelmiş. Bugün o kadar yoğun ilgi görüyor ki ulaşım amacıyla kullanmak imkansız. Hiç 10 saniyelik yolculuk için yarım saat sıra beklemeyin. Onun yerine Carmo Convent’in oradan asansörün üst katına direkt ulaşabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

1.7 Rossio Meydanı

Hemen Restauradores Meydanı’na komşu olan Rossio Meydanı ise Lizbon’un en canlı buluşma noktalarından biri çünkü Baixa, Chiado, Alfama gibi turistik yerlere yürüme mesafesinde hem bir başlangıç hem de mola noktası gibi. Siz bu meydanı daha çok kullanılan ve şehrin kralından aldığı ismiyle Pedro IV Meydanı olarak da duyabilirsiniz. Çok sayıda kutlama ve toplumsal olaya ev sahipliği yapmış meydanın tarihi aslında Orta Çağ’a uzanıyor ama bugünkü hali deprem sonrası yeniden yapılaşmanın yaşandığı 18. yüzyıldan kalma. Meydanın ortasındaki sütun ve ucundaki heykel ilk dikkat çekenlerden. Heykel Portekiz Kralı IV. Pedro’ya ithaf edilmiş. Sütunun alt kısmında kralın sahip olması gereken erdemlere dair figürler bulunuyor. Hemen karşısında heykellerle süslü hoş bir çeşmeye de rastlayacaksınız. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

1.8 Rossio Tren İstasyonu


Rossio Meydanı’nın köşesinde kalan Rossio Tren İstasyonu Lizbon’da görebileceğiniz nadir ince işçilikli yapılardan. Şehri deprem sonrası hızlı bir şekilde ayağa kaldırmak gerektiği için Pombal detayı değil, hız ve dayanıklılığı önceliklendiren bir mimari tarzda şehri inşa etmişti. (Neden bahsettiğimizi bilmiyorsanız lütfen geri dönün ne Baixa’nın giriş paragrafını okuyun.) Fakat depremden yaklaşık 100 yıl sonra, 1880’lerin sonlarında gar yapıldığında Sanayi Devrimi gelmişti ve şehirde farklı bir ruh hakimdi. Pragmatik, çelik, gri yapılarına tepki olarak bir romantik Neo-Menueline tarzı doğmuştu. İşte bu tren istasyonu mühendislik dehasının ve Neo-Menueline tarzının beraber vücud bulmuş halidir. Denizcilik motifleri, dökme demir pencere detayları, at nalına benzeyen girişler görecekleriniz arasında. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

1.9 Aziz Dominik Kilisesi


Igreja de São Domingos, d
ört yolun kesiştiği bir noktada bulunan bir Katolik kilisesi. İspanya Kültürel Mirası Listesi’ndeki yapı aslında ilk kez 13. yüzyıl sonlarında yapılmış ama 1755 depreminde neredeyse tamamen yıkılınca Carlos Mardel’in planlarına göre yeniden inşa edilmiş. Bir duvarı hala o dönemden kalma. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

1.10 Praça da Figueira

Fotoğraf Kaynak: Sibler at English WikipediaPraça da FigueiraCC BY 3.0

Rossio Meydanı’nın hemen yanında bulunan meydan ise “İncir Meydanı” anlamına gelen Praça da Figueira. Burası da Lizbon’un meşhur tarihi meydanlarından biri. Tarih boyunca birçok amaç için kullanılmış. Pazar yeri olarak hizmet vermiş ve ticari anlamda çeşitli ürünlerin alınıp satıldığı bir yer olmuş. Ona açılan sokaklar da mesleklere göre ayrılmış; örneğin altın ve gümüş sokakları gibi… Meydanın ortasında Portekiz Kralı I. John’un eyerli bir heykeli bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Bu noktadan sonra sıradaki maddedeki olan Praça dos Restrauradoures’e gitmek bizce pek de elzem değil. Onun yerine Alfama’yı da aynı güne sığdırmak verimli olur. Bunun için size dik yokuşlardan hem enerji hem de güzel bir hack’imiz var.

Kaleye Asansörle Çıkın:
– Rua dos Fanqueiros 176 numaradaki apartman görünümlü binanın içindeki asansöre binin. En üstteki yeşille işaretli düğmeye basın. Sizi Rua da Madalena’ya çıkartacak.
– 2-3 dakika mesafede Elevador Castelo var. Pingo Doce ile aynı binayı paylaşıyor. Konum için tıklayın.
– İndiğiniz yerden sola dönerek önce bir manzara terasına durabilirsiniz ya da direkt dışarı çıkıp, sağdan kaleye doğru ilerleyebilirsiniz.

1.11 Praça dos Restauradores’te Elevador da Glória



Baixa’nın bitip lüks markaların sıralandığı Av. da Liberdade’in başladığı Praça dos Restaurades yani Bağımsızlık Savaşçıları Meydanı, Portekiz’in 1640’ta İspanya yönetiminden kurtulmasını anıtlaştırır. Özellikle gidip görün diyeceğimiz bir nokta değil, sadece buradan kalkan Elevador da Gloria’ya binecekseniz ya da bir şekilde yolunuz düşerse diye eklediğimiz bir yer.

Elevador da Gloria Lizbon’un nostaljik fünikülerlerinden bir diğeri daha. Santa Justa Asansörü ile aynı mühendisler tarafından 1885’te tasarlanmış. Bairro Alto semtini Baixa bölgesine bağlıyor. Füniküler hattı Restauradores Meydanı’ndan başlıyor ve Sao Pedro Alcantara Meydanı’na ulaşıyor. Kendinize iş edinip Gloria’ya binin demeyiz, sadece gerçekten yokuş çıkmak istemiyorsanız sıra bekleyin. Sabah ve öğle saatleri normalde olduğundan daha kalabalık olabiliyor ve genel olarak binmek için sıra beklemeniz gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

1.12 Baixa’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Martinho da Arcada: 1782’den günümüze kadar aktif şekilde hizmet verip Fernando Pessoa gibi ünlü yazar ve sanatçıları ağırlamış olan Lizbon’un en eski kafesi. Hatta öyle ki Pessoa’nın buraya sık sık gelip sabahtan akşama kadar vakit geçirmesi, arkadaşlarıyla buluşması ve yazılarını kaleme alması sebebiyle sürekli oturduğu masayı bugün bile bıraktığı şekilde görebiliyorsunuz. Pazar günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/confeitarianacional

Confeitaria Nacional: 1829’da kapılarını ilk kez müşterilerine açan Confeitaria Nacional, şehrin en tarihi ve geleneksel pastanelerinden. Ahşap mobilyaların yoğunlukta olduğu aynalı dekorasyonuyla insanı zaman makinesiyle geçmiş zamanlara yolluyor. İki katlı olduğu için oturma alanı açısından zengin, kuyruk bekleme gibi bir durum genellikle söz konusu değil. Haftanın her günü sabah 8’den akşam 8’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/GinjinhaEspinheira

A Ginjinha: Lizbon’un tarihi merkezinde yer alan ünlü bir likör dükkanı. 1840’larda Francisco Espinheira tarafından kurulmuş ve o zamandan beri şehrin simgelerinden biri haline gelmiş. Elbette Ginja yani Portekiz’in ünlü meyve likörü ile meşhur. Sadece birkaç metrekarelik küçük bir dükkan olduğu için insanlar ayaküstü bir Ginjinha atıp yola devam ediyorlar. Hemen karşısında bir diğer benzeri Ginjinha Sem Rival var. Her gün sabah 10’dan gece 10’a kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

– Ginjinha Sem Rival: Portekiz’in en otantik ve ünlü Ginjinha noktalarından biri. 1890 yılından beri hizmet veren ufak bir aile işletmesi. Oturmaya yer olmadığı için insanlar genelde içeride satın alıp dışarıda ayaküstü tüketiyorlar. Her gün gece yarısına kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/fabricadanata
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/fabricadanata

Fábrica da Nata – Pastéis de Nata: Lizbon’da pek çok şubesi bulunan Fábrica da Nata tarihi bir natacı değil ama şehrin en sevilenlerinden. Nata’ların yapılış sürecini izlemek mümkün. Çoğu şubesi oturma alanı açısından zengin. O yüzden vaktiniz kısıtlıysa veya uzun kuyruklar beklemek istemiyorsanız sizin için ideal natacı burası. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Nicolau Lisboa: French toast’tan açai bowl’lara, shakshuka’dan bagel çeşitlerine çeşit çeşit brunch tabağını bulabileceğiniz, Rua Augusta Takı yakınlarındaki bir kafe. Her gün 08:30 ve 20:00 aralığında açık. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Manteigaria: Lizbon sınırlarını aşıp önce Portekiz’e, ardından Paris ve Madrid gibi Avrupa şehirlerine şubeler açmış meşhur Pastel De Nata’cı. Lizbon’da da birkaç şubesi var. Çoğu kişiye göre şehirde en iyi Pastel De Nata’yı yapan yer. O yüzden Belem tarafına, orijinal yerine gidemezseniz kaliteli bir versiyonunu denemek için bu marka aklınızda bulunsun. Genelde kapısında sıra oluyor. Bu sayede hep taze sıcacık natalardan yiyorsunuz ki bu apayrı bir lezzet katıyor. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

da Prata 52: Portekiz usulü biftek, ahtapot ve kılıçbalığı gibi yerel lezzetleri tadabileceğiniz küçük ve samimi bir restoran. Tabakların çoğu paylaşımlık konseptte. Sadece pazartesi, salı, cuma ve cumartesi günleri açık. Rezervasyon zorunlu olmasa da popüler olduğu için yararlı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Floresta das Escadinhas: Sardalya ve ızgara deniz ürünleri başta olmak üzere kırmız et ve aperatifleri de içeren sade bir menüsü olan küçük ve samimi restoran. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/palacioalverca
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/palacioalverca

Casa do Alentejo: Dışarıdan bakıldığında sıradan bir binaymış gibi duran fakat içine girildiğinde Mağribi tarzı muazzam bir avlu ve iç mekan tasarımıyla insanı karşılayan ünlü bir restoran. Menüsü geleneksel Portekiz yemeklerine, özellikle Alentejo bölgesinin yemeklerine, odaklanıyor. Restoran kısmına girmeseniz bile görkemli avlu kısmını ücretsiz şekilde gezebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Taverna Alfacinha: Izgara biftek ve ahtapot, sarımsaklı karides ve midye, paella gibi yemeklere sahip olan Taverna Alfacinha, altı masalık ufak bir restoran. Otantik Portekiz yemeklerini yemek için tercih edilebilecek butik bir durak. Genellikle lokaller tarafından tercih ediliyor ve öneriliyor. Rezervasyon zorunlu değil. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

1.13 Baixa’dan Önerdiğimiz Oteller & Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

The Ivens, Autograph Collection $$$: Lizbon’un tarihi merkezinde, klimalı ve manzaralı odalarıyla beş yıldızlı lüks bir otel seçeneği.

Pousada de Lisboa – Small Luxury Hotels Of The World $$: Rua Augusta Takı’nın hemen bitişiğinde bulunan beş yıldızlı bir otel. Restoran, kapalı yüzme havuzu ve fitness merkezi gibi olanaklara sahip.

Altis Avenida Hotel, a member of Preferred Hotels & Resorts $$: Rossio Meydanı’na birkaç adım yürüme mesafesindeki beş yıldızlı konaklama seçeneği. Kapalı yüzme havuzu, restoranı ve fitness merkezi var. Hem otele hem odalara Art Deco tasarım hakim.

Pestana Rua Augusta Lisboa $$: Şehrin ünlü Praça do Comércio meydanı yakınlarında dört yıldızlı bir otel. İki restoranı, oda servisi ve bar olmak üzere çeşitli olanakları var.

Hotel da Baixa $$: Elevador De Santa Justa’nın birkaç blok ötesinde bulunan dört yıldızlı bir otel. Bir restoran ve bara sahip. Odaları modern tarzda döşenmiş, her birinde klima ve düz ekran tv bulunuyor

Boemio FLH Hotels $$: Rosso Meydanı yakınlarında tercih edebileceğiniz dört yıldızlı otellerden bir diğeri. Havaalanı ve kahvaltısı servisi var. Odalarıysa modern tarzda.

The Visionaire Apartments $$: Praça da Figueira’nın hemen karşısında olup daire, stüdyo ve suitlerde konaklama imkanı sunan bir otel. Kahvaltı servisi bulunmuyor.

Hygge House Downtown $$: Rua Augusta Takı’na yakın merkezi konumuyla oda ve daire seçenekleri sunan bir otel. Restoranı, terası ve kahvaltı servisi var. Aileler için uygun olan geniş birimleri de mevcut.

2. Alfama & Graça’da Gezilecek Yerler

Mağriplilerden Miras: Alfama, Lizbon’da 400 yıllık Mağrip mirasının en belirgin olduğu mahalle. 8. yüzyıldan 1147’ye kadar Mağripliler Portekiz’i bu Aziz George Kalesi’nin kurulduğu bu hakim tepeden yönetmişlerdi. Yöneticiler ve aristokratlar en üstte yaşar, aşağı kısımlarda ise balıkçı, esnaf, zanaatkarlar yaşardı. Bugün hala Alfama’nın haritasını oluşturan dolambaçlı sokak yapısını da Mağripliler şehri müdafa etmek için geliştirmişlerdi. 1147’de Hristiyanlar Lizbon’u Mağriplilerden aldıklarında, sağ kalan Yahudi ve Müslümanlar Alfama’nın alt kısımlarında yaşamaya devam etti. Keşifler Çağı’nda Alfama’nın limanı daha düşük ekonomik değeri olan ticaretler için kullanılırdı. Denize yakın olmak için balıkçısından tayfasına Alfama’da barınırdı.

Alfama, 1755 Lizbon depreminden kurtulan tek bölge olduğu için şehrin Orta Çağ geçmişini ve tarihi dokusunu en çok hissedeceğiniz yerlerin başında geliyor. Baixa’yı haritadan silen deprem sadece 15 dakikacık yürüme mesafesindeki Alfama’ya çok da zarar verememiş. Ama siz yine de Rodos ya da Rothenburg ob der Tauber gibi wow etkisi yaratan bir Orta Çağ dokusu beklemeyin. Fuhuş, kara borsa gibi ayıplanan işler burada dönermiş. Kenar mahalle Alfama’nın sağ çıkıp, “temizlerin” yerleşimlerinin yıkılması insanları “Bu mu senin ilahi adeletin?” diye Tanrı’ya isyan ettirmiş.

Alfama şu an turistikleşse de aslında Keşifler Çağı’nda Lizbon’un ghetto’suymuş. Uzun seferlere giden denizcilerin aileleri burada yaşar, sahilindeki limanda kaygıyla gemi beklerlermiş. Portekiz’in bir nevi blues’u ya da türküsü olarak düşünebileceğiniz, kaderi hüzünle kabullenen fado da işte burada doğmuş. Böyle bir müziğin toplumdan dışlananların, dar gelirlilerin ve dezavantajlı bireylerin yaşadığı Alfama’dan çıkması elbette tesadüf değil. Şu an da Lizbon’da fado dinlemek için en otantik yer kabul ediliyor.

Alfama’yı size kolaylık olsun diye yürüyüş rotası şeklide anlattık. Sizi Baixa’dan asansörle kaleye çıkardığımız için tur Sao Jorge Kalesi’nde başlayıp Lizbon Katedral’inde bitiyor. Ancak siz yürüyerek çıkacaksanız tam tersi istikamette de yapabilirsiniz. Bu rota Alfama’yı anlamak için gayet yeterli. Uzatmak isteyenler için rotanın devamında mahallenin diğer ilgi noktalarını da aşağıda yazdık.

İpucuları:
– Alfama daha çok manzara terasları ve dolambaçlı sokaklar gibi dışarıdan görülmesi yeterli duraklardan oluşuyor. Aşağıda paylaştığımız yürüyüş rotasını 2 saatte tamamlayabilirsiniz. Ama yürüyüş rotası dışında kalan durakları da görmek isterseniz 3-4 saat ayırmalısınız.
– Alfama bir tepeye kurulu. Zaman ve enerji tasarrufu için önce en tepedeki kaleye asansörle çıkıp, aşağı yürüyerek inebilirsiniz. Asansör bilgileri Baixa’nın 1.10 numaralı Praça da Figueira maddesinde.
– Diğer bir seçenek de tramvaya binmek. 28 numaralı tramvayı çok meşhur ama bizce 12E daha akıl karı. Zaten 28’in en güzel kısmıyla rotası aynı: Portas do Sol, Miradoura de Santa Luzia, Lizbon Katedrali’nden geçiyor. Rotası daha kısa, sırası genelde daha az.
– Eğer fado izleyecekseniz Alfama turunuzu akşama denk getirin. Öncesinde de gün batımında miradouro’lardaki kiosklarda teraslarda aperitivo yapabilirsiniz.

2.1 São Jorge Kalesi

Hem Fenikeliler hem Romalılar hem de Mağribiler tarafından savunma kalesi olarak kullanılan São Jorge Kalesi geçmişi MÖ 8. yüzyıla kadar uzanan, şehrin en tarihi en ikonik yapılarından biri. Kale 1147 yılında Portekiz’in ilk kralı Afonso Henriques tarafından Mağribi hakimiyetinden kurtarılarak Portekiz yönetimine geçirilmiş. O günden sonra da 13. ve 16. yüzyıllar arasında kraliyet sarayı olarak, 1930’lu yıllarda geçirdiği restorasyonla birlikte müze olarak kullanılmış, bu şekilde kullanılmaya da devam ediyor. Toplam on bir kulesi bulunan kalenin en meşhuru 360 derece panoramik görüntü sunan Ulysses Kulesi. Ayrıca arkeolojik alanı ve tavus kuşlarıyla dolu bahçeleri de buraya kadar gitmişken mutlaka görülmesi gerekenler arasında. Sao Jorge Kalesi giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

2.2 Palácio dos Condes de Belmonte

Roma döneminde buradaki gözetleme kulesinin temelini, Mağripliler saray surlarının içinde bir yönetici konutu olarak değerlendirmiş. Daha sonra Kral Alfonso’nun bu araziyi denizci ve kaşifler yetiştiren Cabral Ailesine vermesiyle de yapının üzerine bir soylu konutu inşa edilir. Seferden dönen denizciler burada ağırlanırmış. Hatta Kolomb’un da sefer dönüşü burada kral ile bir araya geldiği söyleniyor. 1720’lerde saraya eklenen 3800 parça azukejos dünyanın en iyi çini koleksiyonlardan kabul edilir. Toparlayacak olursak, São Jorge Kalesi’nin Mağribi surlarına yaslanan bu saray Lizbon’un en eski sürekli ikamet edilen binalarından biri. Konum için tıklayın.

2.3 Tributo A Fadista Amalia Rodrigues


Fado’yu dünyaya tanıtan en önemli isimlerden olan Fadista Amalia Rodrigues’in, Lizbon’un geleneksel taş döşemesi “calçada portuguesa” kullanılarak yapılmış bir anıt muralı. Kendisi Portekiz için bayrak gibi kutsal bir kültür ikonu. 1999’da öldüğünde 3 gün milli yas ilan edilmişti. Naaşı da milli kahramanların yattığı Panteon’da yatıyor. Konum için tıklayın.

2.4 Igreja e Convento do Menino Deus

İsmini “Kutsal Çocuk İsa” anlamına gelen “Menino Deus”tan alan bu kilise de mahallenin 18. yüzyıla tarihlenen Barok kilisesi. 1755 depreminden tek hasarsız çıkan yapı olduğu için orijinalliğini de büyük ölçüde muhafaza edebilmiş. Dışarıdan sade dursa da içte mermer işçiliği, azulejoları, tavan freskleri görülmeye değer. Konum için tıklayın.

2.5 Beco dos Fróis

Mahallenin dar, geleneksel, taş sokaklarından biri.  “Beco” Portekizce küçük çıkmaz sokak anlamına geliyor ve Mağriplilerden kalma bir miras. Konum için tıklayın.

2.6 Church of Saint James

Halk arasındaki ismi Igreja de Santiago olan Saint James Kilisesi, orijinal hali 1755 yılındaki depremde yıkılmış tarihi 12. yüzyıla uzanan bir kilise. Fakat burayı asıl önemli yapan şey zamanında Aziz James Yolu yani Santiago de Compostela’nın Portekiz etabının başlangıç noktası olması. Bir de magazinsel bilgi olarak ünlü kaşif Kristof Kolomb’un, 1479’da Portekizli eşi Filipa Perestrelo ile bu kilisede evlenmiş olduğunu ekleyelim. Kilise haftada sadece birkaç kez ayin için açılıyor. Gittiğinizde açık bulmama ihtimaliniz yüksek. Konum için tıklayın.

Pastel De Nata Molası? Santo António isimli pastanenin pastel de nata şampiyonluğu var. Alfama’da canınız Nata çekerse adresiniz burası ama biz hala şampiyonluğu pasteis de Belem’e ya da şehir içindeki yerler arasında Manteigaria’ya verirdik. Konum için tıklayın.

2.7 Miradouro de Santa Luzia

Fotoğraf Kaynak: Nataly Yeromenko / Pexels

Arka planında sürekli gelen tramvay sesleri, süs havuzu, bitkilerle bezeli bahçesi ve balkon çeperini kaplayan mavi-beyaz azulejos’larıyla hem manzarası hem de kendisi hoş bir seyir terası. Bu yüzden de Lizbon’un en popüler seyir terası diyebiliriz. Alfama bölgesinin kıvrımlı labirent sokaklarını, Tejo Nehri’ni, São Luzia ve São Miguel gibi kiliseleri gören harika bir manzarası var. Bizce tek bir miradouro’ya gidecekseniz tercihiniz burası olsun. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

2.8 Miradouro das Portas do Sol

Fotoğraf Kaynak: Nataly Yeromenko / Pexels
Santo Estêvão Kilisesi

Lizbon’un en popüler seyir teraslarından biri de Miradouro das Portas do Sol. Gün batımında buraya varıp, panoramik manzarasına karşı, sokak müzisyenlerinin eşliğinde aperitivo yapmak şehrin en sevilen aktivitelerinden. Bugünüzü programlarken mutlaka göz önünde bulundurun. Buradaki kioskta hem geniş bir içki seçkisi, hem de tostas, peynir tabağı gibi eşlikçiler bulabilirsiniz. Görüş alanında başta São Miguel Kilisesi, Santo Estêvão Kilisesi ve St. Vincent Heykeli olmak üzere Tejo Nehri ve panoramik bir Lizbon görüntüsü var. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

2.9 History of Lisbon Muralı


Miradouro de Santa Luzia yakınlarındaki bu mural, hem Lizbon tarihini kısaca gözler önüne seren küçük bir geçidi renklendiriyor hem de hoş bir fotoğraf noktası olarak değerlendiriliyor. Muralist Nuno Saraiva tarafından çizgi roman tarzında çizilen illüstrasyonlarda Fenikelilerin şehri kurmasından Portekiz Engizisyonu dönemine, oradan da Karanfil Devrimi’ne uzanan süreci birkaç dakikalık göz gezdirmeyle öğrenebiliyorsunuz. Konum olarak ise biraz gizli saklı bir köşede. Geçidin sonunda da umumi tuvalet var. Konum için tıklayın.

2.10 Lizbon Katedrali

Fotoğraf Kaynak: Claudio Schwarz / Unsplash
Fotoğraf Kaynak: Maragato1976Se de lisboa (interior) IIICC BY-SA 3.0

Yerel halk arasında Sé de Lisboa diye bilinen Lizbon Katedrali, 1147’de atılan temeliyle Lizbon’un en eski ve en önemli kilisesi olma özelliğine sahip. Dik bir yokuşun üzerine inşa edilmiş katedral yüzyıllar boyunca birçok deprem atlattığı için her dönemde yenilenmiş. Bu sebeple Romanesk unsurlardan Gotik’e, Barok’tan Neoklasik’e farklı mimari akımların izlerini görebiliyorsunuz. Temeli de şehirdeki ana caminin üzerine atılmış. Pazar günleri hariç her gün 10:00 ve 18:00 saatleri arasında ziyaret etmek mümkün. Yalnız girişi ücretli. Lizbon Katedrali’ne giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

2.11 Tram 28

Tramvay 28, bizim nostaljik İstiklal fünikülerinin sarı ve Lisbonlu olanı. 1930’lardan kalmış ve nostaljik havası korunmuş. Lisbon’un dar sokakları ve yokuşlu yollarını gezmek için güzel bir alternatif. Alfama’nın dar sokaklarını, São Jorge Kalesi’nin muhteşem manzarasını, Baixa’nın tarihi meydanlarını ve Estrela Bazilikası gibi şehrin en simge yapılarını dolaşıyor. Hem turistik amaçlı hem de şehir sakinleri tarafından kullanıldığından biraz sıra olabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

2.12 Yürüyüş Rotasının Dışında Kalan Bazı Yerler

Fado Müzesi

Portekiz’in ulusal kültürel miraslarından biri olan Fado temeli 1800’lere dayanan bir halk müziği türü. Kelime olarak kader veya alın yazısı gibi bir anlamı var. Amália Rodrigues’den veya Alfredo Marceneiro’dan bir şeyler açıp dinlediğinizde siz de göreceksiniz ki gerçekten kendine özgü hüzünlü ve özlem dolu bir melodiye sahip bu müzik türü. Fado Müzesi de 19. yüzyıldan günümüze ulaşan bu kültürün hikayesini ziyaretçilerine tanıtmak ve daha çok kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Ziyaretçiler sanatçıların kişisel eşyaları, Portekiz gitarları ve nadir ses kayıtlarıyla UNESCO koruması altındaki bu müzik türünü daha derinden tanıyabiliyor. Müze pazartesi günleri hariç her gün 10:00 ve 18:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Buraya geldinizde şunlara da bir göz atın:
– Rua de São Pedro, No. 7: Lizbon depreminden bile zararsız çıkan Casa Noisi ya da diğer adıyla Casa Quinhentista 500 yıllık tarihi ile Lizbon’un en eski evi.
– Largo do Chafariz de Dentro: Mağripliler Lizbon’a geldiklerinde Alfama’da sıcak su yatakları olduğunu keşfetmiş ve bölgeye Arapça Al-Hamma yani sıcak kaplıca adını vermişler. Daha sonra 13. yüzyılda kral burada çeşme yaptırmış ve meydan gemilerin su tazelediği, kadınların çamaşır yıkadığı bir sosyal merkeze dönüşmüş. Su artık akmasa da anıt olarak çeşmeler duvarda duruyor.

Miradouro do Recolhimento

Turistlerin henüz pek keşfetmemiş olmaması sebebiyle diğer seyir teraslarına kıyasla çok daha sakin bir manzara izleme noktası. São Jorge Kalesi’nden çıkıp aşağı doğru biraz yürüdüğünüzde karşınıza çıkacak. Manzarası şehrin kiremit damlı dar sokaklarını, beyaz cepheli São Vicente de Fora Manastırı’nı, Ulusal Pantheon olan Santa Engrácia Kilisesi’ni ve tabii ki Tejo Nehri’ni görüyor. Burada ayrıca çocukların vakit geçirebileceği ufak bir oyun alanı da var. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

Martim Moniz Meydanı

Portekiz’in merkezi meydanlarından bir diğeri olan Martim Moniz, çok kültürlü, zaman zaman kaotik denebilecek bir meydan. İsmini Lizbon Kuşatması sırasında kendisini kale kapısına sıkıştırıp düşman askerlerin içeri girmesini önleyerek hayatını kaybeden Portekizli şövalye Martim Moniz’den alıyor. 28 numaralı tramvayın da başlangıç durağı olan meydan Alfama’yı ve şehrin diğer tarihi mahallelerini tramvay turu ile keşfetmek istiyorsanız gideceğiniz ilk durak olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

Miradouro da Senhora do Monte

Chapel of Our Lady of the Mountain kilisesinin bahçesinde bulunan bu seyir terası São Jorge Kalesi, Tejo Nehri ve tarihi şehir merkezinin panoramasını ressamlar ve sokak sanatçılarıyla çevrili hoş bir atmosferde izleme fırsatı sunuyor. Özellikle gün batımlarında yerli yabancı demeden insanlar tarafından manzarayı izlemek için sıkça tercih ediliyor. İçinde turistik birkaç kafesi de mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

Miradouro da Graça

Fotoğraf Kaynak: Filipe Rocha,user:sacavem (pt) http://pt.wikipedia.org/wiki/Usu%C3%A1rio:SacavemMiradouro da GraçaCC BY-SA 3.0

Şehrin yedi tepelerinden birine kurulan Miradouro da Graça da Saint George Kalesi’ni ve Tejo Nehri’ni ayaklarınızın altına seren, ağaçlarla ve oturabileceğiniz banklarla çevrili hoş bir teras. Yine en güzel manzarayı gün doğumunda ve gün batımında yakalıyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

Mercado de Santa Clara

Feira da Ladra bit pazarının kurulduğu alanda çelik ve cam iskeletiyle dikkatinizi çekecek bir bina olacak, işte o bina başlı başına bir kapalı pazar alanı olan Mercado de Santa Clara. 1877 yılından beri kurulan pazarın yan yana dizilen standlarında el yapımı tasarım ürünleri, antika eşyalar, tabak çanaklar, vintage kıyafetler ve eski paralar gibi daha pek çok obje satılıyor. Bazen peynir ve kuruyemiş gibi yiyecek tezgahları da kuruluyor. Bu kapalı pazar sadece salı ve cumartesi günleri açık. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

Feira da Ladra

Fotoğraf Kaynak: Shadowgate from Novara, ITALY, Feira da Ladra (33829833080)CC BY 2.0

Tarihi 1272 yılına uzanan Feira da Ladra şehrin bit pazarı. Eski paralardan madalyonlara, pullardan el yapımı renkli seramiklere, ikinci el eşyalardan modern hediyelik ürünlere çok geniş ve eklektik bir ürün yelpazesine sahip. Sadece salı ve cumartesi günleri kuruluyor, o da sabah 9 ve akşamüstü 17-18 aralığında. Satıcılar iyi satış yaptıklarını düşünüyorlarsa tezgahlarını erken kapatıyorlar, o yüzden buraya mutlaka gitmek istiyorsanız sabahın erken saatlerini tercih edip cüzdanınızda biraz nakit para bulundurun deriz. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

Santa Engrácia Kilisesi

Fotoğraf Kaynak: Arne Müseler / www.arne-mueseler.com, Igreja de Santa Engrácia lisbonCC BY-SA 3.0 DE

Santa Engrácia Kilisesi, inşasına 1681 yılında başlanıp 1966 yılında biten ve bu süreler içinde kilise olarak kullanılan şehrin önemli kültürel bir simgesi. 1916 yılından sonra ise Vasco de Gama, Henry the Navigator, Pedro Alvares Cabral ve Amalia Rodrigues gibi Portekiz için ulusal değeri yüksek olan isimlerin kabri olarak kullanılmaya başlanmış. Bir nevi Lizbon’un Pantheon’u anlayacağınız. Portekiz’in ilk Barok yapılarından olan kilisenin teras katına çıktığınızda panoramik bir Lizbon manzarasıyla da karşılaşıyorsunuz. Pazartesi günleri kapalı, kalan günlerde 10:00 ve 17:00 aralığında ziyarete açık. Girişler ücretli. Santa Engracia Kilisesi giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

St. Vincent de Fora Manastırı ve Kilisesi

Fotoğraf Kaynak: Filiz Elaerts / Unsplash

Alfama’nın tepesine kurulmuş olan Aziz Vincent Manastırı, hem mimari hem de dini değeri bulunan sanat eserleriyle dolu bir manastır. 1147 yılında Portekiz’in ilk kralı Kral Dom Luís tarafından Aziz Augustine Tarikatı için yaptırılmış. Romanesk mimari tarzıyla Portekiz’in Orta Çağ dönemindeki en gösterişli yapılarından biriymiş. İsminin kaynağını incelediğimizde Lizbon’un şehir surlarının biraz dışında kaldığı için de Fora, yani dışarıdaki kilise ismini aldığı görülüyor. Aziz Vincent’a adandığı için de ismi Church of St. Vincent de Fora oluvermiş. Bugün gidildiğinde bizi karşılayan dış cephesi İtalyan mimar Filippo Terzi tarafından 16. yüzyılda yapılan düzenlemelerin izlerini taşıyor. İçinde ise yaklaşık 100 bin parçayla dünyanın en geniş azulejo koleksiyonlarından biri var. En meşhurları La Fontaine Masalları’nı anlatanları. Gitmişken Tejo Nehri’ni gören terasını ve Bragança Hanedanı Pantheonu’nu da görmeyi unutmayın. Manastıra girişler ücretli, haftanın her günü 10:00 ve 17:45 arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

Church of Our Lady of Grace (Graça Kilisesi)

Lizbon’daki ismi ile Igreja da Nossa Senhora da Graça, Graça bölgesinde Meryem Ana’ya adanmış bir kilise ve manastır. Her ne kadar 1291 yılında yapılmış olsa da 1755 depreminden sağ çıkamamış ve Barok tarzda yeniden inşa edilmiş. Manastır kısmında 18. yüzyıl çini panelleri ve avlusu görülmeye değer ama burayı asıl ünlü yapan şey 2023 yılından beri ziyarete açık olan terasından Lizbon manzarası. Girişi ve terasına çıkmak ücretli. Graça Kilisesi giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

Museu dos Azulejos

Fotoğraf Kaynak: Matt Kieffer from London, United Kingdom, Chapel at the Museu Nacional do Azulejo Tile Museum, Lisbon (49933737526)CC BY-SA 2.0
Fotoğraf Kaynak: Iantomferry at English WikipediaNational Tile Museum Lisbon interiorCC BY-SA 3.0
Fotoğraf Kaynak: Matthew Robey from Bristol, UK, Azulejo Museum – Lisbon (26937192335)CC BY 2.0

Şehri gezerken her yerde karşınıza çıkacak Azulejos tam olarak nedir diye içten içe soruyor olabilirsiniz… O zaman size Azulejo Müzesi’ne alalım. Daha önce de bahsettiğimiz gibi bunlar hem Portekiz’e hem de İspanya’ya özgü bir seramik türü. En klasikleri beyaz-mavi renkli olanlar olsa da renk renk pek çok çeşidine rastlamak mümkün. Museu dos Azulejos da bu ikonik sanat formuna adanmış Portekiz’in tek müzesi. Türkçesiyle Ulusal Çini Müzesi olan müzede yaklaşık 1.300 çiniden oluşan devasa panel “Lizbon Panoraması” başta olmak üzere 15. yüzyıldan günümüze ulaşmış ulusal hazine değerindeki tüm Azulejo’ları görebiliyorsunuz. Müze tam olarak Alfama’da değil onun biraz dışında kalıyor. 2026’nın başından itibaren yenileme çalışmaları sebebiyle geçici olarak kapalı, fakat normal koşullarda pazartesi günleri hariç her gün sabah 10’dan akşam 6’ya kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

2.15 Alfama & Graça’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Cervejaria Ramiro: Portekiz’in en ünlü restoranlarından biri olan Cervejaria Ramiro, deniz mahsulleri alanında da alanının önde gelenlerinden. Sadece deniz mahsulleri üzerine odaklanmış restoranda irili ufaklı karideslerden ıstakozlara, kral yengeçlerden diğer kabuklu deniz canlılarına çoğu lezzeti en yalın sunumla, en geleneksel şekilde tadıyorsunuz. Online rezervasyonla da kapıda aldığınız bekleme numarasıyla da yer bulabilmek mümkün. Pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

Lisboa Tu e Eu 2: Alfama’nın daracık sokaklarından birinde, ufak bir dükkanda hizmet veren aile işletmesi restoran. Küçük masa ve sandalyelerde yemek yiyip diğer misafirlerle de iç içe olduğunuz samimi bir ambiyansı var. Saradalyası ve karidesleri popüler. Her gün 12:00 ve 23:00 saatleri arasında hizmet veriyorlar. Aynı bölgede bir şubesi daha var. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

Casa São Miguel: Alfama’nın dar sokaklarından birinde dolanırken su yeşili kapı ve penceresiyle dikkatinizi çekecek Casa São Miguel, hem tam fotoğraflık hem de Pasteis de Nata gibi Portekiz tatlılarını yiyebileceğiniz nostaljik bir pastane. Küçük ve samimi bir yer, o sebeple oturmak için fazla sandalye ve masası yok. Sadece sokağa bakan bir iki masası var. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/augustolisboapt

Augusto Lisboa: Renkli tabaklarıyla hem kahvaltı hem de brunch için tercih edebileceğiniz bir kafe. Şakşuka ve Portekiz usulü çırpılmış yumurtayı da bana bread ve tatlı yulaf kaselerini de burada bulabilirsiniz. Her gün 10:00 ve 17:00 arasında açık. Bir şubesi de Belem’de. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

Listambul: Celine Serter ve Ege Vural’ın hem sahipleri hem de şefleri olduğu restoran. İstanbul etkisi başta olmak üzere hem Türk hem de Portekiz mutfaklarının harmanlandığı menüsüyle bölgenin önerilen restoranlarından biri. Mantısı, yağlaması, mantarlı humusu ve baklava cheesecake’i en çok tercih edilen tabaklarından. Instagram hesaplarındaki link üzerinden rezervasyon mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

O Velho Eurico: Geleneksel Portekiz mutfağı lezzetlerini sunan yenilikçi bir restoran. Ahtapotları, morina balıkları ve ördekli pilavları popüler. Çoğu zaman tıklım tıklım dolu, o yüzden mutlaka rezervasyon tavsiye ederiz. Pazar ve pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

– Santo António

Santa Rita – Portugal’s Best Restaurants: Deniz ürünleri ağırlıkta olmak üzere geleneksel Portekiz mutfağını hem cömert porsiyonlarla hem de makul fiyatlarla sunan restoran. Pek turistik bir yer değil, bu yüzden samimi ve lokal bir ambiyansı var. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

Taberna Sal Grosso: Paylaşımlık tabaklarda otantik Portekiz lezzetleri sunan Taberna Sal Grosso’nun, Lizbon’da üç şubesi bulunuyor. En popüleri Alfama’da, Calçada do Forte sokağı üzerinde. Sarımsaklı karidesleri ve tatlı patatesli ahtapotu tavsiye edilen tabaklarından. Önden rezervasyon mutlaka gerekli. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

Sála de João Sá: Şef João Sá’nın Michelin yıldızlı restoranı. Portekiz’in Asya seferlerinde keşfedilen baharat, egzotik sebze ve meyveler kullanılarak yapılan yaratıcı tabaklar hazırlanıyor. Pazar ve pazartesileri hariç her gün açık. Web sitelerinden rezervasyon yapmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

Retrogusto 84: Otantik Napoli pizzaları yapan Retrogusto 84, Lizbon’un en iyi 10 pizzacısından bir tanesi sayılıyor. Her bir pizza tamamen İtalya’dan gelen ürünlerle ve geleneksel pişirme teknikleriyle hazırlanıyor. Veganların tercih edebileceği pizza çeşitleri de var. Instagram’larındaki link üzerinden rezervasyon yapmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ACasadoBacalhau

A Casa do Bacalhau: Tuzlanmış morina balığı (bacalhau) üzerine uzmanlaşmış restoran. Modern ve şık bir atmosferi var. Her gün 12:00 ve 23:00 saatleri arasında açık. Özellikle akşam yemeği için gidecekseniz rezervasyon faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/palaciodogrilo
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/palaciodogrilo

Palácio Grilo: Klasik akşam yemeği deneyimlerinin ötesine geçerek, gurme bir yemek deneyimini performans sanatlarıyla harmanlayan kendine özgü restoran. Aynı isimli 18. yüzyıldan kalma Neoklasik tarzdaki tarihi bir düklük sarayının içinde bulunuyor. Yan masanızda birdenbire tiyatro gösterisi başlayabiliyor. Kesinlikle eşsiz bir deneyim. Rezervasyon mutlaka gerekli fakat şanslıysanız kapıya gidip masa bulma ihtimaliniz de var. Pazar ve pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/plano.restaurante

Plano: Portekiz’in kuzeylerinden gelen şef Vítor Adão’nun Trás-os-Montes lezzetlerine odaklandığı Michelin tavsiyeli restoranı. Tabaklarda odak nerede olursa olsun odun ateşi ve yerel malzemeler değişmeyen iki unsur. Hem iç mekanı hem de havuz kenarında oturup yanan odun ateşini izleyebileceğiniz açık hava kısmı var. Konum için tıklayın. Haritada 54 numara.

Parreirinha de Alfama: 1939’a uzanan tarihiyle Lizbon’un en köklü Fado evlerinden biri. Duvarlarında ünlü sanatçıların resimleri ve Portekiz gitarları asılı, bu da mekana otantik bir hava katıyor. Mekan maksimum elli kişiyi alabildiği için rezervasyon yaptırıp gitmeniz gerek. Konum için tıklayın. Haritada 55 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/clubedefado

Clube de Fado: Alfama bölgesinin sevilen Fado evlerinden biri olan Clube de Fado, hüzünlü fado ezgileri eşliğinde seçkin bir akşam yemeği yemek için tercih edilebilecek en uygun restoranlardan biri. Rezervasyon gerekli, her gün 19:30 ve 01:00 arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 56 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/fadoaocarmo

Fado ao Carmo – Alfama: Yüksek kemerli tavanları ve mum ışığının aydınlattığı ahşap masalarıyla Fado dinlemek için gidebileceğiniz bir Fado mekanı. Akşam ilerledikçe birkaç farklı sanatçının sahne aldığı Fado dinletileri gerçekleşiyor, yemek menüsünde de geleneksel Portekiz lezzetleri var. Rezervasyon gerekli, 19:30’dan 02:00’ye kadar her gün açık. Bir şubesi de Chiado’da. Konum için tıklayın. Haritada 57 numara.

O Corrido – Casa de Fado: Ahşap mobilya ve dekorlarla döşenip sarı loş ışıklarla aydınlatılmış O Corrido aile işletmesi bir Fado evi. 3 çeşit tabaktan oluşan set menüsünde hem et yiyenler hem de vejetaryenler için uygun lezzetler var. Konum için tıklayın. Haritada 58 numara.

Topo Martim Moniz: São Jorge Kalesi manzaralı terası ve her gece kurulan DJ setleriyle hem restoran hem de gece kulübü havasında olan kokteyl bar. Konum için tıklayın. Haritada 59 numara.

2.16 Alfama & Graça’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Palácio do Visconde $$: Üç katlı bir binada bulunan lüks odalarıyla tercih edilebilecek dört yıldızlı bir otel. Havaalanı servisi, restoranı ve başarılı bir kahvaltısı var.

Palacete Chafariz Del Rei – by Unlock Hotels $$: 19. yüzyıldan kalma aristokratik bir ailenin evinde bulunan beş yıldızlı otel. Dekorasyonunun çoğunluğu klasik tarzda ama modern dekorlar da kullanılmış.

AlmaLusa Alfama $$: Lizbon Katedrali’nin dibinde, sarı ve krem renklerinin ağırlıklı olarak kullanıldığı dekorasyonuyla dört yıldızlı konaklama opsiyonu. Restoran, otopark, havaalanı servisi ve açık büfe kahvaltısı var. Michelin Guide Hotels listesinde de öneriliyor.

Áurea Museum by Eurostars Hotel Company $$: Kapalı yüzme havuzu, restoran, spa ve sauna merkezi gibi olanakları olup tarihi Alfama binalarından birinde bulunan beş yıldızlı otel. Aileler için ideal olan geniş odaları da var.

Pousada Alfama $$: São Jorge Kalesi’nin eteklerindeki bu dört yıldızlı otelde özel banyolu, klimalı, düz ekran tv ve minibarlı odalar bulunuyor. Otelin ayrıca manzaralı bir terası da var.

Santiago de Alfama – Boutique Hotel $$: São Jorge Kalesi’ne on dakika yürüme mesafesinde bulunan, tüm oda ve süitleri klimalı, düz ekran tv’li ve kahve makineli olan beş yıldızlı otel.

LIOZ Lisboa $$: Alfama’da Tejo Nehri kıyısındaki dört yıldızlı, minimal tarzda dekore edilmiş odalara sahip bir konaklama seçeneği. Çoğu odası nehir manzaralı.

Memmo Alfama – Design Hotels $$: Tejo Nehri’ni manzarasını gören konumuyla 19. yüzyıldan kalma bir binada bulunan Memmo Alfama manzaralı terası, açık yüzme havuzu ve bara sahip olan dört yıldızlı bir otel.

3.  Chiado & Bairro Alto’da Gezilecek Yerler

Vadi şeklindeki Baixa’nın sağundaki tepede Alfama, solundaki tepede Chiado oturur. Santa Justa Asansörü’ne Baixa’da binersiniz, ama indiğinizde artık Lizbon’un en sofistike semti Chaido’dasınız. Chaido aslında şehrin lüks mahallesi değil, daha çok kültürel sermayesi nedeniyle böyle görülür. Pombal, deprem sonrası Chaido’yu da “Pombaline” dediğimiz rasyonel, hızlı, standart yükseklikte gibi “askeri” bir estetikte inşa etmişti. Gel gelelim, 1870’lerde şehir zenginleşmiş, bir kültürel dönüşüme girmiş ve Lizbon Paris’e öykünmeye başlamıştı. İşte Paris’ten Lizbon’a uzanan, modern şehirliliği ve zarafeti kutlayan Belle Epoque akımının beşiği Chiado olmuştu. Chiado kafeleri entellektüel münazara salonlarına dönüşüyor, gazeteler basılıyor, opera ve tiyatro sosyal hayatın kalbine oturuyordu. Ortamlarda görülmek, süslü vitrinli dükkanlardan alışveriş yapmak burjuvazi soluğu burada alıyordu. Edebiyat cemiyetleri, devrimci entellektüeller kafelerde toplanıyor, kah dünyayı kurtarıyor, kah şiirler paylaşıyorlardı. Yani Chiado Saint Germain’in Lizbon’daki karşılığı olmuştu. Pombaline tarzı binalar dökme demir balkonlarla süslendi, cephelere Art Nouveau detaylar eklendi, büyük vitrinli mağazalar açıldı. Chiado şu an oldukça turistik bir mahalleye dönüşse de, ev sahipliği yaptığı güzel restoranları, dünyanın en eski kitapçısı ve korunmuş Art Nouveau kafeleriyle şehrin modern entellektüel şık kalbi olma madalyasını hala göğsünde taşıyor.

Chiado’nun komşusu Bairro Alto ise graffiti dolu sokakları, yan yana dizilmiş küçük küçük barları, müziğin ve eğlencenin bitmediği geceleri ile serseri küçük kardeşi gibi. Gündüzleri sakin olduğuna bakmadan burayı bir de gece görün… Sokakları tıklım tıkış dolduran gençlerle, sokaklar ötesinden duyulan müziğiyle Asmalımescit’in eski hallerininin altında kalır yanı yok. O yüzden buradan otel tutmadan önce mutlaka Lizbon’da Nerede Kalınır yazımızı okuyun, olur mu?

3.1 Elevador da Bica

Kıvrılmadan, dimdik bir şekilde tepeyi tırmanması sayesinde derin bir perspektif sunan Elevador da Bica tüm Lizbon fünikülerleri arasında en fotojenik ve popüler olanı. Aynı zamanda sahilden tepedeki Bairro Alto ve Bica’ya çıkmanın en zahmetsiz yolu. Rotası Rua de São Paulo’dan Calçada do Combro/Rua do Loreto’ya kadar uzanıyor. 1892’de inşa edildiğinde su ağırlığını kullanan bir mekanizma ile çalışıyormuş. Sonrasında önce buharlı sisteme ve 1924’te de elektiriğe geçilmiş. Kısa yolculuğunuz sırasında minik dükkanları, çiçekli sundurmalı renkli Lizbon evlerini, akşamsa gece hayatını veya şehir tarihini yansıtan pek çok detayı gözlemleme şansınız oluyor. 2002’de de ulusal anıt ilan edilmiş. Nakitle ödeme yapabilirsiniz, küçük banknot olsun. 2025 sonbaharında Elevador da Glória’da yaşanan felaket sonrası Bica Elevador’u bakıma aldılar. Siz gittiğinizde artık açılmış ise yorumlardan bize de haber verin lütfen. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

3.2 Rua Garrett


Chaido’nun en popüler caddesi Rau Garrett, Santa Justa’dan Praça Luis de Camoes’e kadar uzanıyor. Bu sokak oldukça turistikse de, üzerindeki tarihi kitapçısı, iyi muhafaza edilmiş vitrinleri ve süslemeleriyle girişte anlattığımız o Belle Epoque Lizbon’unu en kolay hissedeceğiniz yer.

Brasileria Kafe & Fernando Pessoa

1905’te açılan A Brasiliera, Brazilya kahvesini tanıtmasıyla hem egzotik, hem de Art Nouveau dekoru ile tam bir Avrupalıydı. Paris’in cafe society geleneği ortalığı kasıp kavurduğu için hızlıca entellerin toplanma yeri heline gelmişti. 20. yüzyıl Avrupa edebiyatının en önemli yazarlarından biri kabul edilen Fernando Pessoa da burada çokça vakit geçirirdi. Mekan ile ismi özdeştiği için kafenin önüne heykelini bulunuyor.

Livraria Bertrand

Fotoğraf Kaynak: Vernaccia, Lisbon. Livraria Bertrand, world’s oldest bookstore. (41898132052), CC BY 2.0

1732’de kurulan Livraria Bertrand, Guiness Rekorlar Kitabı tarafından da tescillenmiş şekilde, bırakın Avrupa’yı dünyanın hala faaliyette olan en eski kitapçısı kabul ediliyor. Rua Direita do Loreto ve Rua do Norte’nin köşesine Pedro Faure tarafından açılan kitapçı zaman içinde Bertrand kardeşlerin yönetimine geçmiş ve ülke çapına yayılmış büyük bir kitabevi zincirine dönüşmüş. Arka tarafındaki kafesinde Fernando Pessoa, Eça de Queirós ve José Saramago gibi Portekizli yazarların buluşmalarını ağırlarmış, hala da servis veriyor. Buradan kitap aldığınızda kitabın içine özel bir hatıra damgası vuruluyor. Dediğimiz gibi Lizbon’da pek çok şubesi var fakat asıl tarihi şubesi olan Chiado haftanın her günü 09:00 ve 22:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

3.4 Praça Luís de Camões

Bairro Alto ve Chiado bölgelerinin kesişim noktasında bulunan, 19. yüzyıldan beri Lizbonluların birbirleriyle buluşmak için tercih ettikleri merkezi bir meydan. Zemini özel tasarımıyla siyah-beyaz mozaik taşlarla kaplı, meydanın tam ortasındaysa ünlü Portekizli şair Luís de Camões’in bir heykeli var. İkonik 28 numaralı tramvay hattının geçtiği meydanlardan biri ayrıca. Hediyelik eşya satan mağazalar, kafe ve restoranlar açısından zengin. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

3.2 Time Out Market

Belki başka şehirlerden de biliyor olabileceğiniz Time Out Market Lizbon’un da yeme – içme sahnesine yepyeni bir soluk getirmiş. Yeni tanışanlar için hemen anlatalım; Time Out Market trend bir yemek holü. AVM’lerdekiler gibi düşünmeyin, çok daha keyifli bir ambiyansa sahip ve içindeki yemekler de çok daha kaliteli. Dünya mutfaklarından Portekiz lezzetlerine, Michelin yıldızlı restoranların alt markalarından sevilen sokak lezzetlerine her şeyi bir arada ve makul fiyatlara bulabileceğiniz bir yer. Biraz da yaşam merkezi gibi konumlanmış, içinde zaman zaman performanslar ve yemek dersleri yakalamanız da mümkün. 1890’da pazar yeri olarak kurulan Mercado da Riberia’nın içinde bulunan alan oldukça da merkezi. Mutlaka yolunuz o taraflara düşecektir. Ancak gerçekten çok turist var. Anca birilerinden taburelerdeki eşyalarını kaldırmalarını rica ederek uzun ortak masalarda yer bulabiliyorsunuz. O yüzden akşam yemeğindense öğleni planlamayı düşünün. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Seçenek bolluğu ile başınızı döndüreceği için tavsiyelerimizi de ekleyelim:

Henrique Sá Pessoa‘da modern Portekiz lezzetleri: Morina balığı, domuz yiyenler için kızarmış bifana, domuz yanak, düşük ısıda pişirilmiş yumurta ve ham.
– Ünlü şef Marlene Vieira‘nın kendi ismini taşıyan restoranında kılıç balıklı risottosunu beğendik.
Croqueteria‘da kroket hüpletebilirsiniz. Açıkçası kroket bize çok gurme bir öğün gibi gelmez ama Portekiz’de bir klasik olduğu için denemeli. En gelenekseli dana ya da morina balıklı kroketiyse de ton ve ya mürekkep balıklısı da cazip. İster açlıktan zil çalan mideleri bastırmak için öncü bir birlik ister ana öğün olarak tercih edebilirsiniz.
– Pasteis de Nata yeni favori tatlınız statüsüne yükseldiyse şehrin en iyilerinden Manteigaria‘nın burada da bir şubesi olduğunu müjdeleyelim.

3.3 Carmo Rahibe Manastırı

Fotoğraf Kaynak: Daniel John / Unsplash

1755 Lizbon Depremi’nden önce döneminin (14. ve 18. yüzyıl arası) en ihtişamlı Gotik mimarili kiliselerinden biriyken depremden sonra büyük bir kısmı yıkılan Carmo Rahibe Manastırı, bugün arkeoloji müzesi olarak kullanılan değerli bir yapı. 1389 yılında Portekizli general Nuno Álvares Pereira tarafından yaptırılan kilise bahsettiğimiz gibi depremden başta çatısı olmak üzere ağır hasar görüyor ve kasıtlı olarak, depremin yıkıcı etkilerini unutmamak adına bu tahribatlar düzeltilmiyor. Bugün arkeoloji müzesi olan manastırın koleksiyonunun en önemli parçaları Peru’dan getirilen iki adet mumya. Ayrıca tarihi kitaplar, paralar ve Vizigot döneminden kalma eserleri de koleksiyonda görmek mümkün. Müze pazar günleri hariç her gün 10.00 ve 18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

3.6 Pink Street

Pink Street Lizbon’un son dönem turist magneti sokaklarından. Lizbon’un son yıllardaki hypeını fırsat bilen yetkililer Rua Nova do Carvalho’yu 2011 yılında komple pembeye boyamaya karar vermiş ve ortaya bu Instagram ünlüsü Pembe Sokak çıkmış. Sokak boyunca dizi dizi barlar var ve hepsi akşam saatlerinde dolup taşıyor ancak bizce hepsi oldukça turistik mekanlar. Yine de ortam güzelmiş bir tanesine gireyim derseniz de tercihiniz yeme-içme bölümünde de olan Pensão Amor olabilir. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

3.7 EmbaiXada

19. yüzyıldan kalma Neo-Arap tarzında inşa edilmiş Ribeiro da Cunha Sarayı’ndaki EmbaiXada, minik minik çeşitli butik mağazalardan oluşan bir alışveriş merkezi. Aslında alışveriş merkezi demek ne kadar doğru olur bilemiyoruz ama birkaç katlı bir konsept mağaza olarak da düşünebilirsiniz. İçerisinde her yerde kolay kolay rastlanmayacak ürünler satan mağazalar, birkaç restoran-bar ve açık havada vakit geçirilebilecek iç avlusu bulunuyor. Alışveriş yapmasanız bile görkemli mermer merdivenleri, kemerli mimarisi ve tavan süslemeleriyle bir müze gibi de gezebilirsiniz. Haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

3.8 Avenida Ribeira das Naus

Fotoğraf Kaynak: Contando Estrelas from Vigo, España / Spain, Numeroso público se congregó en el Muelle de Transatlánticos y en la terraza del Centro Comercial A Laxe para ver la salida del L-61 (35064057106)CC BY-SA 2.0
Fotoğraf Kaynak: Pedro from Lisboa, Portugal, Ribeira das Naus (32708285440)CC BY 2.0

Portekiz İmparatorluğu döneminde “Ribeira das Naus” ismiyle ülkenin en büyük tersanesi olan bu alan, coğrafi keşifler sırasında kullanılan birçok geminin inşa edildiği, tamir edildiği bir tersaneymiş. Günümüzdeyse Tejo Nehri boyunca uzanan yürüyüş yollarına, güneşlenme alanlarına, kafe ve restoranlara ev sahipliği yapıyor. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

3.9 Miradouro de Santa Catarina

Lizbon’un yedi tepesinden birinin üzerinde bulunan, 25 Nisan Köprüsü, Cristo Rei Heykeli ve Tejo Nehri’ni panoramik olarak gören seyir terası. Daha çok Lizbonlu gençler tarafından canlı müzik çalıp eğlenceli vakit geçirmek için tercih ediliyor. Diğer şehir teraslarına kıyasla daha sakin. Ayrıca içindeki mitolojik bir deniz canavarını temsil eden Adamastor heykeli sanki terasın kendisine kıyasla daha meşhur gibi. Gitmişken onu da fotoğraflamayı unutmayın. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

3.10 Miradouro de São Pedro de Alcântara

Fotoğraf Kaynak: Bob Jenkin / Pexels

Miradouro de São Pedro de Alcântara’ya Glória Füniküleri ile çıkabildiyseniz ne mutlu! Bu meydan şehrin en etkileyici manzaralarından birini sunuyor. Baixa, Rossio, São Jorge Kalesi, Tejo Nehri ve karşı kıyı buradan çekeceğiniz fotoğraflarda kadrajınıza girebilecekler arasında. Hoş bir bahçe düzenlemesi ve kafeleri de var. Gün batımında ufukta kırmızı Lizbon çatılarını izlemek keyifli. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

3.11 Bairra Alto Gece Hayatı



v

3.12 Bairro Alto & Chiado’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Manteigaria

Manteigaria: Lizbon sınırlarını aşıp önce Portekiz’e, ardından Paris ve Madrid gibi Avrupa şehirlerine şubeler açmış meşhur Pastel De Nata’cı. Çoğu kişiye göre şehirde en iyi Pastel De Nata’yı yapan yer. O yüzden Belem tarafına, orijinal yerine gidemezseniz kaliteli bir versiyonunu denemek için bu marka aklınızda bulunsun. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

A Brasileira

A Brasileira: Teras kısmında bulunan Fernando Pessoa heykeli ve Art Deco dekorasyonuyla turistlerin uğramayı sevdiği tarihi kafelerden biri. 1905’ten beri hizmet veren kafe kahvaltı için de tercih edilebilir fakat asıl olayı dışındaki masalara oturup tatlı ve kahve eşliğinde sokaktan gelip geçenleri izlemek. Her gün sabah 8’den gece yarısına kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/castropasteisdenata

Castro – Atelier de Pastéis de Nata: Lizbon’da toplam üç şubesi bulunan ünlü “Pastel de Nata”cı. Tarihi veya geleneksel bir dükkandan ziyade modern ve yenilikçi bir seçenek. Ayrıca çıtır hamurun yapılmasından kremanın doldurulmasına kadar Pastel de Nata’nın tüm aşamalarına gözünüzle şahit oluyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Dear Breakfast – Chiado: Pinterest’ten fırlamış gibi gözüken estetik tasarımı, üst katta sarı tramvayı gören birkaç masası, açık havadaki oturma alanı bolluğu ve menüsündeki çeşit çeşit kahvaltı-brunch lezzetleriyle şehrin en favori brunch mekanlarından biri. Chiado şubesi her gün 08:00 – 16:00 saatleri arasında açık. Alfama, Bica ve Santos’ta üç şubesi daha bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

The Folks: Lizbon’da altı farklı noktada şubesi bulunan The Folks, dünyanın en iyi 100 kahve dükkanından biri seçilen başarılı bir marka. Hem kahveleri hem de brunch tabakları sebebiyle turist, lokal demeden çoğu kişinin severek gittiği bir kafe. Her gün 08:30’dan itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Lupita: Avrupa’nın en iyi 45. pizzacısı seçilen, uzun uzun mayalanmış hamurla Napoliten pizzalar yapan ufak bir pizzacı. İç mekanında oturmak için birkaç masası var fakat take-away olarak da hizmet veriyorlar. Margarita ve pepperonileri ünlü. Her gün 12:00 ve 23:30 aralığında açık. Rezervasyon kabul etmiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/dallasburgerjoint

Dallas Burger Joint – Pink Street: Retro dekorasyonuyla tam bir Amerikan dinerı şeklinde tasarlanmış meşhur bir hamburgeci. São Bento ve Anjos’ta iki başka şubesi daha var. Menüsü az ama öz, hem et severler hem de vejetaryenler için burger çeşitleri var. Her gün öğlen 12’den gece yarısına kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ChefJoseAvillez
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ChefJoseAvillez

Pateo – Bairro do Avillez: Bairro Alto’yla Chiado arasında kalan Pateo, sera görünümü veren üçgen cam tavanı, yemyeşil bitkileri ve sarı ışıklandırmalarıyla Portekiz’in ünlü şefi José Avillez’in sahibi olduğu meşhur bir restoran. Deniz mahsulleri ve balık ağırlıklı menüsüyle özellikle şık akşam yemekleri için tercih edilebilir. Oturma alanı açısından zengin fakat garanti olması adına rezervasyon yaptırılabilir. Her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/palaciochiado
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/palaciochiado

Palácio Chiado: 18. yüzyıldan kalma bir sarayın restore edilmesiyle bugün freskler ve tavan resimleri altında yemek yiyip bir şeyler içmeyi mümkün kılan epey ünlü bir restoran. Menüsü ana yemekler ve aperatifler bakımından zengin. Rezervasyon yaptırmadan oturacak yer bulma ihtimaliniz var fakat risk almayıp rezervasyon yaptırın deriz. Haftanın her günü 12:30’dan itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Alma: İki Michelin yıldızlı Alma, şef Henrique Sá Pessoa’nın modern Portekiz mutfağını her tabakta, deyim yerindeyse sanat eseri şeklinde sunduğu fine-dine restoranı. Tuzlanmış morina balığı olan Bacalhau, morina balığı Codfish ve soslu karidesleri en popüler tabakları. İnsanlar rezervasyonlarını birkaç ay önceden yaptırıyorlar, gitmeyi planlıyorsanız sizin de aklınızda bulunsun. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Ofício: Michelin’in Bib Gourmand listesinde önerilen Ofício, kendisini Portekiz’in geleneksel lokantaları “tasco”ların çağdaş bir yorumu olarak tanımlıyor. Tabaklarının çoğu paylaşımlık ve deniz mahsulleri ağırlıklı. Sea tacoları, beef tartar ve morina balıkları mutlaka önerilmiş, üstüne de peynirli cheesecake’leri ile tatlı bir kapanış yapabilirsiniz. Rezervasyonsuz yer bulmak imkansız gibi, o yüzden mutlaka web siteleri üzerinden yaptırıp gidin. Her gün 17’den itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Duque: Menüsü deniz ürünleri ağırlıklı bir Portekiz restoranı. Ufak masaları ve loş aydınlatmasıyla samimi bir atmosferi var. Rezervasyonlar online olarak yapılıyor. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

A Nossa Casa: Brezilya ve Portekiz mutfaklarının füzyonu menüsü ve ilgili çalışanlarıyla Bairro Alto’da bulunan samimi bir restoran. Rezervasyonlar sadece telefonla arayarak yapılabiliyor. Her gün 18:30 ve 22:30 arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

A Cevicheria

A Cevicheria: Şef Kiko Martins’in, tavana asılı ahtapot heykeliyle sosyal medyada çoğu gurmenin önüne düşmüş, tamamen ceviche odaklı ünlü restoranı. Hem popüler olduğu için hem de rezervasyon kabul etmedikleri için önünde uzayan bir kuyruk her zaman oluyor. O yüzden illa gidecekseniz o sırayı beklemeyi göze almanız gerekiyor. Haftanın her günü 12:00 – 23:00 aralığında açık. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

Pavilhão Chinês

Pavilhão Chinês: Binlerce antika oyuncak, madalya ve figürlerle dolu olan dünyada eşi benzeri nadir görülen bir bar. Şehrin tarihini somut örneklerle yansıttığı için turistler arasında da çok popüler. Özellikle hafta sonlarında rezervasyon yaptırmak faydalı olacaktır, haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

Leonetta

Leonetta: Sanat eserleriyle kaplı duvarları ve genel olarak göze hitap eden dekorasyonuyla şehrin en hip İtalyan restoranlarından biri. Menüsünde çoğu İtalyan klasiğini bulmak ve web sitelerinden rezervasyon yaptırmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/lasdosmanos.kikomartins

Las dos Manos de Kiko Martins: Rio de Janeiro’da doğup Lizbon’da büyüyen şef Kiko Martins’in Michelin Rehberi’nde bulunan restoranı Las dos Manos, Meksika ve Japon mutfaklarının füzyonu bir menüye sahip. Hem a la carte hem de tadım menüsü mevcut. En sevilen tabakları arasında da tosdada ve kendine has ceviche’leri var. Özellikle akşam yemekleri için rezervasyon şart. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Essencial: Portekiz’e özgü malzemeleri Fransız pişirme yöntemleriyle uyarlayan Michelin tavsiyeli Fransız restoranı. Bairro Alto bölgesindeki ufak bir dükkanda, ayrıca tamamen açık mutfak konseptinde. Karamelli milföy tatlısı menünün yıldızı. Rezervasyonlar web siteleri üzerinden yapılıyor. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/belcantojoseavillez

Belcanto: José Avillez’in iki Michelin yıldızlı restoranı. Şefin yaratıcılığını her bir tabakta göstermesi, tadım menüsüne başlamadan önce mutfağı gezip gezmeyeceğinizin sorulması, bir sonraki tabak gelmeden önce onu bilgilendiren bir kartın getirilmesi gibi ince detaylarla gidenlere özel bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. Bu sebeple de burada fiyatlar normalin üstünde. Rezervasyonunuzu haftalar önceden yapmanız yararınıza olacaktır. Pazar ve pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

Cantinho Do Avillez: Yine Michelin yıldızlı şef José Avillez’in seyahatlerinden ilham alıp klasik Portekiz lezzetlerini yorumlamasıyla ortaya Cantinho Do Avilllez çıkmış. Sıcak ve samimi atmosferinde şık sunumlu Portekiz lezzetlerini tatmak istiyorsanız sizin için ideal duraklardan biri olabilir. Her gün açık, rezervasyon zorunlu olmasa da tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

Rocco: Sizi 1950’lerin İtalya’sına ışınlayacak olan şatafatlı dekorasyonuyla üç farklı konseptten oluşan İtalyan restoranı. Asıl ünlü kısmı kokteyl bar olarak kullanılan Gastrobar’ı, ardından deniz ürünlerinin tadımının yapıldığı Crudo Bar ve İtalyan mutfağından ana yemeklerin sunulduğu Terrazza kısmı geliyor. Rezervasyon faydalı olacaktır, her gün 08:00 ve 01:00 aralığında açık. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/subarestaurante
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/subarestaurante

SUBA Restaurante: Verride Palácio Santa Catarina otelinin içinde, Tagus Nehri’ni kuş bakışı gören terasıyla panoramik bir şehir manzarasına sahip olan restoran. Geleneksel Portekiz lezzetlerini modern ve yaratıcı şekilde sunan tadım menüleriyle Michelin Rehberi’nde önerilmeyi de başarmış. Salı ve çarşambaları kapalı, online şekilde rezervasyon yapmak mümkün. Ailecek gidecekler için de uyaralım, sadece 12 yaş üstündeki çocuklar kabul ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

Farès: Bairro Alto’nun yanındaki Cais do Sodré bölgesinde bulunan Orta Doğu esintili bir meze barı. Küçücük bir dükkan, dekorasyonu ise oldukça modern ve şık. Paylaşımlı tabaklarının arasında en beğenilenleri humusu, falafeli, kızarmış patlıcan, karnabahar ve hellim peyniri. Popüler bir yer olduğu için illa gidecekseniz rezervasyon yaptırın. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

Pensão Amor: Dünyanın en iyi 500 barı listesinde kendine yer edinmiş Pensão Amor kadife perdeleri, tavan süslemeleri ve sanatsal dekorasyonuyla eski bir genelevin kokteyl bara dönüştürülmesiyle ortaya çıkmış. Lizbon gece hayatının en karakteristik duraklarından. Bazı geceler canlı müzik etkinlikleri ve dans şovları düzenliyorlar, Instagram sayfaları üzerinden güncel etkinlikleri takip edebilirsiniz. Rezervasyon kabul etmiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

Javá: Tejo Nehri manzaralı terasıyla Javá, hem brunch mekanı hem restoran hem de bar olarak tercih edilebilecek çok yönlü bir yer. Her gün 12:00 ve 01:00 saatleri arasında açık. Instagram sayfalarındaki link üzerinden rezervasyon mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

Toca da Raposa: Brutalist ve minimal dekorasyon tarzıyla mevsimsel kokteyller hazırlayan kokteyl bar. Instagramları üzerinden rezervasyon mümkün. Her gün 18:00 ve 02:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

146 Bar: Her biri kendine has sunumlarla gelen kokteylleri ile dikkat çeken barlardan. Her gün 16:00 ve 00:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

Delirium Café Lisboa: Museo Arqueologico Do Carmo yakınlarında her gün hizmet veren Delirium, Belçika’nın butik biraları üzerine uzmanlaşmış bir pub. Rezervasyon aşırı kalabalık gruplar halinde gitmiyorsanız gerekli değil. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

O Faia – Casa de Fado: Bairro Alto’nun kalbinde, merkezi bir konuma sahip olan Fado evi. Tarihi 1947’ye kadar uzanıyor. Her gece üç farklı sanatçı sahne alıyor, atmosferi ise oldukça şık ve nezih. Pazar günleri kapalı, kalan günlerde de 19:30’dan itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

Trovas Antigas: Büyük ve ünlü şovlardan ziyade daha samimi bir ortamda Fado müziği yapan restoran. Geleneksel Portekiz yemeklerinin çoğunu burada bulabilirsiniz. Her gün 16:00 ve 01:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/senhoradofado

Restaurante Senhora do Fado: Lokal Fado mekanlarından bir diğeri de Restaurante Senhora do Fado. Hem dingin bir akşam yemeği hem de Fado dinletileri için tercih edebilirsiniz. Rezervasyon olmadan da masa bulmak mümkün ama garanti değil. Salı günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

3.12 Bairro Alto & Chiado’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Bairro Alto Hotel $$$: Her biri şehir manzaralı birimleriyle Bairro Alto’da bulunan beş yıldızlı konaklama seçeneği. Saunası, havaalanı servisi, fitness merkezi gibi olanakları mevcut. Ayrıca isteğe göre alakart kahvaltısı da var.

Verride Palácio Santa Catarina $$$: Santa Catarina bölgesinde, çoğu nehir manzaralı olup vintage tarzda dekore edilmiş birimler sunan beş yıldızlı otel.

The Lumiares Hotel & Spa – Small Luxury Hotels Of The World $$: Bairro Alto civarında havaalanı servisi, restoran, spa ve sağlıklı yaşam merkezi bulunan beş yıldızlı butik otel. Tv, mini mutfak, küvetli banyo ve kahve makinesi bulunan daire seçeneklerine sahip.

Lisbon Chiado Hotel & Spa $$: Carmo Rahibe Manastırı’nın paralelindeki beş yıldızlı bir butik otel. Kapalı yüzme havuzu, ücretsiz otoparkı, havaalanı servisi, spa ve fitness merkezi var.

Flora Chiado Apartments $$: Tarihi kitapçı Livraria Bertrand’ın sokağındaki dört yıldızlı butik otelde her biriminde mini mutfak, özel banyo, kahve makinesi ve tv gibi olanaklar olan daireler mevcut. Ayrıca kahvaltı da bulabilirsiniz.

Art Legacy Hotel Baixa-Chiado $$: Her biri birbirinden farklı parlak renkli duvarlara sahip olan odalarıyla Praça do Comércio meydanına beş dakika yürüme mesafesinde bulunan beş yıldızlı bir seçenek. Otoparkı, restoranı ve açık büfe kahvaltısı var.

Hotel do Chiado $$: Rossio Meydanı’na yakın dört yıldızlı otel. Özel park alanı, havaalanı servisi, restoran, manzaralı teras ve bar gibi özellikleri mevcut.

Casa Balthazar $$: Açık yüzme havuzu ve spa merkezi olan dört yıldızlı bir otel. Hem ferah hem de modern dekore edilmiş oda ve süitlere sahip. Her biriminde tv ve klima bulunuyor.

Raw Culture Art & Lofts Bairro Alto $$: Endüstriyel dizayna sahip çatı katı daireler/loftlar sunan bir otel. Her birinde özel banyo, mini mutfak, klima ve düz ekran tv var.

4. Belém ve Alcântara’da Gezilecek Yerler

Portekiz’in altın çağı olan Keşifler Çağı’nda içlerinde Vasco de Gama’nın da olduğu kaşiflerin denize açıldığı bölgenin adı Belém. Sokaklarında gezinmenin insanı 15. ve 16. yüzyıldaki bir deniz kasabasına ışınladığı, beyaz manastırları, kulesi, renkli seramiklerle kaplı evleri ve burundan eksik olmayan Pastéis de Belém kokularıyla bütünleşmiş şehrin dünyaca ünlü bölgesi. Alcântara da Belem’in doğusunda, Lizbon merkezine daha yakın bir konumda bulunan ve şehrin son yıllarda yeni yeni hip olmaya başlayan bölgesi. Geçmiş yıllarda fabrikalar bölgesi olduğu için bugün buradaki mekanların çoğu endüstriyel bir tasarıma sahip. Bu dönüşmüş endüstriyel yapılardan en meşhuru bir kültür-sanat kompleksi olan LX Factory. Alcântara için kısaca fabrikalar bölgesinden dönüşmüş, günümüzde yaratıcı ve yenilikçi alanlara ev sahipliği yapan bir bölge diyebiliriz. Merkezden Belém’e yürüyebilirsiniz ama çok zaman kaybedersiniz. İlk işiniz paylaşımlı scooter ya da bisikletlerden almak olsun. Alfama’da da murallar gördük ama bu bölgede sokak sanatının Lizbon’da ne kadar büyüdüğünü anca idrak edebildik. Anlaşılan Berlin’in tahtına Lizbon göz koymuş. Özellikle Bordalo II’nin işlerini yakalamak için duvarlara bakmayı unutmayın.

4.1 Belem Kulesi

Fotoğraf Kaynak: Ryutaro Tsukata / Pexels

Tejo Nehri kıyısında bulunan kule, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan, Portekiz’in denizcilik tarihi için önemli simge yapılardan. Zamanında şehrin güvenliğini sağlıyormuş. Ne kaşifleri, ne ticaret gemilerini karşılamış varın siz düşünün. Şimdi ise ayakları denizde, emekliliğin keyfini çıkartıyor. Ziyaretçisi çok. Meşhur 1755 depreminden sağ çıkan birkaç önemli Manuelin (Portekiz geç gotik) tarzı yapıdan da biri. Kule 1515’te Portekiz kralı I. Manuel tarafından yaptırılmış. Kulede denizciler için önemli bir sembol olan ve eve sağ salim dönüşü simgeleyen kutsal ‘Our Lady of Safe Return’ heykeli var. Siz de eski zamanlardaki gibi tepesindeki terasa çıkabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

4.2 Keşifler Anıtı (Padrão Dos Descobrimentos)

Fotoğraf Kaynak: Renata Moraes / Pexels

Zamanında denizciler uzun ve ürkütücü yolculuklara buradan açılır ve aralarından şanslı olanlar altın ve baharatlarla yine bu noktaya geri dönerlermiş. İşte tam oraya üzerinde Macellan, Vasco Da Gama, Prens Henry gibi öncülerin heykelleri olan gemi şeklinde bir anıt dikmişler ismine de Keşifler Anıtı demişler. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

4.3 Jeronimos Manastırı

Fotoğraf Kaynak: Mateus Castro / Pexels
Fotoğraf Kaynak: Hub JACQU / Pexels

Yolculukların bir ölüm kalım meselesi olduğu Belém sahilinde elbette bir manastır da var. UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Jeronimos Manastırı da denizcilerin yola çıkmadan önce dua etmek için uğradıkları şapelin olduğu yere, Asya’dan getirilen baharatlardan elde edilen vergilerle yapılmış. Lizbon’da gördüğümüz en güzel ve ilginç kiliseye ev sahipliği yapıyor. Süslemelerinde totemler, kabilelerden yüzler, denizci düğümleri gibi öğeler görmek mümkün. Vasco Da Gama’nın mezarı da burada. Keşifler Çağı ne kadar dönüştürücü bir güç olmuş. Mutfağından, mimarisine, şarkısından etnik yapısına, şehrin DNA’sının her kıvrımına deniz kokusu sinmiş. Jeronimos Manastırı giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

Manastır aynı zamanda Portekiz’e en ünlü lezzetlerinden birisini hediye etmiş: Pastéis de Belem. Rahipler kıyafetlerini kolalamak için yumurtanın beyazını kullanıyorlarmış. Bir gün manastıra para gerekince arta kalan sarılardan tatlı yapıp satmaya karar vermişler. Nata o kadar çok sevilmiş ki, Portekiz’in milli tatlısı olmuş. Her pastanede kolayca bulabiliyorsunuz. Ama rahiplerin 300 yıllık orjinal tarifini yiyebileceğiniz tek yer var; önündeki uzun kuyruklardan tanıyacağınız Manastır’ın az ilerisindeki Pastéis de Belém. Söylenene göre orjinal tarifi dünyada sadece 6 kişi biliyormuş. 6 kişilik sırrı teyit edemeyiz ama şunu söyleyebiliriz ki önündeki uzun sıraları beklemeye değer.

4.4 LX Factory

Günü noktalamak için en güzel alternatiflerden biri eski bir kumaş fabrikasından bir yaşam merkezine dönüştürülen, Lizbon’un kültürel ve sanatsal sahnesinin önemli parçasını oluşturan LX Factory. Endüstriyel doku, sokak sanatları ve tasarım ile harmanlanarak muhteşem bir yere dönüştürülmüş. Dükkanları ve sergileri dolaşıp mekanlarında yemeğe kalabilirsiniz. Bir sürü yabancı var. Saat ilerledikçe içerisi git gide kalabalıklaşıyor. Lizbonlu hipsterlar, turistler, yaratıcı endüstri çalışanları, üniversiteliler, beyaz yakalılar, şehrin nabzını tutan herkes burada…Not: Pazar günleri kurulan bit pazarı kuruluyor. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

4.5 Livraria Ler Devagar

Livraria Ler Devagar, Lx Factory içindeki en popüler noktalardan. 19. yüzyıldan kalma endüstriyel bir binada yer alan çok özel bir kitapçı. İsmi “ Yavaşça Oku Kitabevi” anlamına geliyormuş ve sıradan bir kitapçıdan çok daha fazlası. Ortama girdiğinizde ara asma katları ve eski kumaş fabrikasından bozulmadan kalmış bazı iş makinelerini görebiliyorsunuz. Bunun dışında her yer kitap ve pikap. Oturup kitap okuyabileceğiniz masalar da var. Asma katlardan birinde de kafe bulunuyor ama her zaman açık olmuyor. İngilizce pek çok kitap seçeneği bulabiliyorsunuz, zira çok turistik bir alan. Haftanın her günü 10-21.00 saatlerinde açık. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

4.6 Pestana Palace Lisboa

Pestana Palace tarihi 19. yüzyıla dek uzanan bir malikane. Orijinal olarak, bu yapı Quinta Valle Flôr olarak bilinen, Portekiz’in soylu ailelerinden biri olan Marquis of Valle Flôr’a ait. 20. yüzyılın başlarından beri ise otel olarak hizmet veriyor. Mimari olarak güzelliği zaten ilginizi çekecektir, açık renk masmavi bir yapı. Etrafında geniş bahçeler ve tropikal bitkiler bulunuyor ve aynı zarifliği iç mekan dekorasyonunda da korumuş. Geleneksel Portekiz yemekleri yiyebileceğiniz bir restoranı da bulunuyor. Kısacası burada konaklamıyor olsanız da bir şeyler yiyip içmeye bahçesini görmeye gelebilirsiniz. İçeride kendinizi kraliyet ailesine mensup biri gibi hissetmeye hazır olun. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

4.7 Ulusal At Arabası Müzesi

Fotoğraf Kaynak: Geerd-Olaf Freyer from Aachen, Deutschland, Museu Nacional dos Coches (4904043960)CC BY-SA 2.0

Brezilyalı mimar Paulo Mendes da Rocha ve Portekizli mimar Ricardo Bak Gordon tarafından tasarlanan Pritzker ödüllü binasıyla Ulusal At Arabası Müzesi, çoğunlukla Portekiz kraliyet ailesinin kullandığı 16. ve 19. yüzyıllar arasında kullanılan at arabalarına ev sahipliği yapıyor. En şaşalı at arabalarından biri Papa Clement XI’nın elçilik alayı için gönderilen “Coach of the Oceans” isimli altın varaklı ve kırmızı kadife koltuklu at arabası, kendisi ulusal hazine kategorisinde. Müzenin içinde ayrıca Portekiz kraliyet ailesinin porterilerine ayrılmış özel bir koleksiyon kısmı da var. Müze pazartesi günleri hariç her gün 10:00 ve 18:00 saatleri arasında ziyarete açık. Ulusal At Arabası Müzesi giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

4.8 Museum of Contemporary Art – MAC/CCB

Museum of Contemporary Art, Portekiz’in önde gelen sanat müzelerinden biri sayılıyor. Koleksiyonundaki sanat eserleri arasında Andy Warhol, Jean-Michel Basquiat ve Francis Bacon gibi yabancı sanatçıların işleri de var Almada Negreiros, Amadeo de Souza-Cardoso ve Helena Almeida gibi Portekizli sanatçıların da… Müze pazartesi günleri kapalı, kalan günlerde 10:00 ve 18:30 saatleri arasında açık. MAC/CCB Lizbon Çağdaş Sanat Müzesi’ne giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

4.9 Museu de Marinha

Fotoğraf Kaynak: Mike SteelePortuguese Maritime Museum in Belem (41670602305)CC BY 2.0

1863’te inşa edilişinin üzerinden yaklaşık 100 yıl geçtikten sonra Denizcilik Müzesi olarak kullanılmaya başlanmış bir müze. Keşifler Çağı’ndan itibaren Portekiz’in denizle kurduğu ilişkiyi gerçek gemi modelleri, özel kraliyet mavnaları, tarihi tekneler ve öğretici sergiler aracılığıyla daha yakından öğrenme şansı bulabiliyorsunuz. Yan tarafındaki Jerónimos Manastırı’na uğramışken gelebileceğiniz bir müze alternatifi. Her gün 17.00’ye kadar ziyarete açık. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

4.10 MAAT (Museum of Art, Architecture and Technology)

Fotoğraf Kaynak: Michiel Annaert / Unsplash

Dünyaca ünlü İngiliz mimar Amanda Levete imzalı fütüristik, beyaz dış kaplamalı binasıyla eşsiz bir görünüme sahip olan MAAT sanat, mimari ve teknoloji odaklı bir müze. Yanındaki eski termik santral Central Tejo ile bir arada bulunan bir kültür kompleksi. Dönem dönem değişen modern sanat sergileri oluyor. Ayrıca hem en üst katına çıkıp panoramik Lizbon manzarasını görebiliyor hem de nehir manzaralı kafesinde vakit geçirebiliyorsunuz. Müze salı günleri dışında her gün 10:00 ve 19:00 saatlerinde ziyarete açık. MAAT giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

4.11 Palácio Nacional da Ajuda

Fotoğraf Kaynak: DguendelLisbon, the Palácio Nacional da AjudaCC BY 4.0
Fotoğraf Kaynak: Alegna13Interior Palácio Nacional da Ajuda 004CC BY-SA 3.0

Ajuda Ulusal Sarayı 19. yüzyılda Portekiz kraliyet ailesinin ikametgahı olarak kullanılmış olan, günümüzde ise dekoratif sanat eserleri müzesi olarak ziyaret edilebilen ihtişamlı bir saray. Şehirdeki diğer turistik noktalara kıyasla daha sakin, önünde uzun bekleme kuyrukları olmuyor. Portekiz’in 19. yüzyıldaki kraliyet yaşamını merak ediyorsanız burada her bir odanın düzen ve ihtişamından tarihe tanık olmanız mümkün. İlla gidin diyemeyiz belki ama ilginizi çekiyorsa bir bakın. Saray çarşamba günleri kapalı, kalan günlerde 10:00 ve 18:00 saatleri arasına ziyarete açık. Ajuda Sarayı giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

4.12 25 Nisan Köprüsü

Fotoğraf Kaynak: Svetlana Gumerova / Unsplash
Fotoğraf Kaynak: Nuno Magalhães / Pexels

Lizbon’u İstanbul’a benzetmemize neden olan karelerden bazılarını veren o meşhur köprü. Tejo Nehri üzerine kurulmuş, sudan yüksekliği 70 metre olan, 6 şeritli karayolu ve 2 şerit tren yolu bulunan, Portekiz’in simgesel yapılarından biri haline gelmiş bir asma köprü. Tasarımı Golden Gate’den ilham alınarak yapılmış ve mühendisi ise Alberto João Pessoa. Başta ismi “Salazar Köprüsü” imiş ama sonrasında Portekiz için demokrasiye geçişte önemli bir dönüm noktası olan Karanfil Devrimi’ni anmak için bu isimle anılmış. Lizbon’un Alcântara bölgesini kuzey-güney yönünde Almada şehrine bağlıyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Tsing Ma Köprüsü’nden sonra dünyanın kara ve demir yolu trafiğini birleştiren en uzun köprüsüymüş. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

4.13 Cristo Rei

Fotoğraf Kaynak: Alexandre Contador / Unsplash
Fotoğraf Kaynak: Matej Simko / Pexels

Nehrin karşı yakasındaki Cristo Rei, Rio’daki “Kurtarıcı İsa” heykelinden ilham alan bir İsa heykeli. 75 metre yüksekliğindeki bir temel üzerinde bulunuyor ve heykelin kendisi 28 metre yüksekliğinde. Bu yükseklik ona dünyadaki en yüksek 9. İsa heykeli olma ünvanını veriyor. 1959’da Salazar tarafından inşa ettirilmiş ve aslında döneminde devlet ve kilisenin iş birliğini simgelemek için yapılmış diyebiliriz. Heykelin tepesine asansörle çıkabiliyor ve bu denli yüksek bir yerden şehri izleyebiliyorsunuz. Etrafında da dinlenme alanları, hediyelik eşya dükkanları, kafe gibi yerler bulunuyor. Dediğimiz gibi şehirde kuş bakışı manzara için en iyi noktalardan biri. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

4.14 Parque Florestal de Monsanto

Lizbon haritasına yukarıdan şöyle bir baktığınızda dikkatinizi çekecek kocaman bir yeşillik alan var, işte o şehrin akciğerleri sayılan neredeyse 1000 hektarlık Florestal de Monsanto Parkı. Kendi kulvarından Avrupa’nın en büyüklerinden biri. 1934’te başlatılan yeniden ağaçlandırma projesiyle bugünkü yemyeşil ve bitki çeşitliliği açısından zengin olan haline ulaşmış. Yüksek noktalarında şehrin güzel manzaralarına da rastlıyorsunuz. İster bisiklet, koşu ve yürüyüş gibi açık hava aktiviteleri, isterseniz de piknik gibi sevdiklerinizle doğada vakit geçirmelik aktiviteler için uğrayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

4.15 Belém ve Alcântara’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Fotoğraf Kaynak: Mister No, Casa Pasteis de Belem – panoramio (1)CC BY 3.0

Pastéis de Belém: Portekiz’in yaşayan en büyük gastronomik efsanesi Pastéis de Belém, Jeronimos Manastırı rahibelerinin ürettiği Pastéis de Belém’in 1837’de yılında ilk kez satıldığı yer. Günümüzde bile tarifi çok gizli ve sadece birkaç kişi tarafından biliniyor. Fırından sıcacık çıkan nata’ları denemek için take-away sırasına da girebilirsiniz, azulejo’larla kaplı tarih kokan iç mekanı için de kuyruk bekleyebilirsiniz. Yani her türlü biraz sıra bekliyorsunuz. Her gün 08:00 ve 21:00 saatler arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 60 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/brunchatmilas

Mila – Santos – Specialty Coffee, Brunch & Salad Bar: Rengarenk bowlları ve bol çeşide sahip salata barıyla günü her öğünü brunch yapmak için tercih edilebilecek bir kafe. Santos şubesi her gün 08:00 ve 17:00 aralığında açık. Başka bir şubesi daha var. Konum için tıklayın. Haritada 61 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/heim.lisbon

Heim Cafe: Hem tasarım ürünler satın almak hem de tatlı-tuzlu brunch tabakları için uğrayabileceğiniz Santos bölgesi kafelerinden biri. Dekorasyonu minimalist, atmosferi ise dingin. Her gün 09:00 ve 16:00 aralığında açık. Konum için tıklayın. Haritada 62 numara.

Hello, Kristof

Hello, Kristof: İster kahve molası vermek, isterseniz de kahvaltı ve brunch yapmak için gidilebilecek sevimli bir kafe. İki başka şubesi daha var. Konum için tıklayın. Haritada 63 numara.

Liberty: brunch, coffee & books: Kitaplarla dolu duvarlar arasında, sessiz ve sakin bir ortamda kahvaltı yapıp kahve içmeyi mümkün kılan brunch mekanı. Rezervasyon almıyorlar. Her gün 09:00 ve 17:00 arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 64 numara.

Fauna & Flora – Santos: Rustik dekorasyonuna eşlik eden yeşil bitkilerle çevrili Fauna & Flora, Lizbon ve brunch kelimeleri yan yana geldi mi akla ilk gelen yerlerden. Sağlıklı açai kaselerden doyurucu tostlara ve tarçınlı pankeğe her damak tadına uygun bir şeyle bulmak mümkün. Her gün 08:00 – 17:00 saatlerinde ziyarete açık. Ayrıca başka bölgelerde üç başka şubesi daha var. Konum için tıklayın. Haritada 65 numara.

Neighbourhood Lisbon: Avustralya tarzı brunch tabaklar hazırlayıp kaliteli kahveler sunan bir kafe. Haftanın her günü 08:30 ve 23:00 saatleri arasında servis veriyor. Sabahları daha çok kafe konseptindeyken akşamları hareketlenip bir şeyler yiyip içebileceğiniz bar ortamına dönüşüyor. Rezervasyon almıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 66 numara.

QUEST: Brunch/kahvaltı için gidebileceğiniz kafelerden biri. Tatlı pankeklerden tuzlu bagel’lara, çırpılmış yumurtadan şakşukaya çeşit çeşit kahvaltı tabağını burada bulmak mümkün. Çoğu brunch restoranı gibi rezervasyon kabul etmiyor. Her gün 09:00 – 17:00 aralığında açık. Konum için tıklayın. Haritada 67 numara.

The Mill

the mill: Rahat ve minimalist dekoruyla Avustralya esintili bir brunch restoranı. Hem kahveleri hem de tost, bagel ve omletleriyle bölgenin favorilerinden biri. Rezervasyon kabul etmiyorlar. Her gün sabah 8’den itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 68 numara.

SUD Lisboa Terrazza: Tejo Nehri’ni ve 25 Nisan Köprüsü’nü gören manzaralı terası, devasa havuzu ve modern dekorasyonuyla şehirde şık akşam yemekleri için tercih edilen duraklardan biri. Menüsün teması Akdeniz mutfağı üzerine kurulu. Biftekleri, trüflü spagettileri ve tiramisuları mutlaka önerilmiş. Her gün 12:00’den itibaren açık, özellikle terastaki manzaralı masalar için rezervasyon gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 69 numara.

Come Prima: El yapımı taze makarnaları ve özellikle trüf mantarlı otantik İtalyan yemekleriyle tavsiye edilen, Lizbon’un en meşhur İtalyan restoranlarından biri. Biri asma kat olmak üzere iki kattan oluşan restoranın ahşap ağırlıklı klasik ve loş bir atmosferi var. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 70 numara.

Downunder by Justin Jennings: Hem 2025 hem de 2026 Michelin Rehberlerinde kendine yer edinmiş Downunder, Avustralyalı şef Justin Jennings’in timsah ve kanguru eti gibi egzotik etleri tadabileceğiniz restoranı. Çok iddialı olmayan, ama şık görünmeyi de başaran bir atmosferi var. Rezervasyon zorunlu olmasa da yaptırıp gitmeniz daha garanti olacaktır. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 71 numara.

Restaurante Pastanaga: Hem deniz ürünleri ve kırmızı et severler için hem de vegan ve vejetaryenler için yiyecek opsiyonları bulunan lokal bir restoran. En popüler tabakaları arasında sarımsaklı karides ve ton steak var. Gelen geçenleri izlemek istiyorsanız da sokaktaki masalardan rica edebilirsiniz. Salı günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 72 numara.

Frade dos Mares

Frade dos Mares: Ahtapot salatası, karidesleri, balık çorbası ve risottosu başta olmak üzere deniz mahsulleri ağırlıklı bir menüye sahip samimi bir restoran. Yine de turistler arasında bilinen bir yer, o yüzden gidecekseniz rezervasyon yaptırıp gidin deriz. Haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 73 numara.

Solar dos Nunes: Portekiz güneyindeki Alentejo bölgesinin mutfağına odaklanan Solar dos Nunes, Michelin rehberindeki geleneksel bir restoran. Kendisi 1988’den beri hizmet veren bir aile işletmesi. Çerçeveli fotoğraflarla ve azulejo çinileriyle bezeli bir iç dekorasyonu var. Popüler olduğu için mutlaka rezervasyon yaptırın. Pazar günleri açık değil. Konum için tıklayın. Haritada 74 numara.

Fotoğraf Kaynak: Jackie Jabson / Pexels

Ponto Final: Lizbon’un karşısındaki Almada kıyısında bulunan ikonik bir sahil restoranı. İkonik diyoruz çünkü buradaki 25 Nisan Köprüsü başlı başına yıllardır ziyaretçi çekmeye yetiyor. Özellikle de gün batımları başka. Sarı pötikare desenli örtülü masalarında yediğiniz baharatlı karidesler, istiridyeler, ahtapot salataları ve ızgara balıklar Portekiz’de yaşayacağınız en otantik yemek deneyimlerinde olacaktır eminiz. Restoran salı günleri kapalı, yer bulmaksa kolay değil, mutlaka rezervasyon yapmalısınız. Konum için tıklayın. Haritada 75 numara.

4.16 Belém ve Alcântara’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Altis Belem Hotel & Spa, a Member of Design Hotels $$: Üç restoranı, spa ve fitness merkezi, Tejo Nehri’ni gören sonsuzluk havuzu gibi olanaklara sahip olan beş yıldızlı otel.

MACAM Hotel $$: Yıllar öncesinde saray olarak kullanılan fakat günümüzde beş yıldızlı bir otel olarak hizmet veren bir otel. Açık yüzme havuzu, fitness merkezi, bahçe ve restoran gibi olanaklara sahip.

The Verse $$: Dört yıldızlı, mutfak ve özel banyosu olan dairelerde konaklama imkanı sunan bir otel.

Wine & Books Lisboa Hotel $$: Jeronimos Manastırı’na on dakika yürüme mesafesindeki, havaalanı servisi, spa ve fitness merkezi, restoran ve barı bulunan dört yıldızlı otel. Odaları oldukça modern ve şık tarzda dekore edilmiş.

Look Living, Lisbon Design Apartments $$: Tam donanımlı mutfak ve özel banyoya sahip geniş daireler sunan bir işletme. O yüzden kalabalık aileler için uygun.

As Janelas Verdes Inn – Lisbon Heritage Collection – Riverside $$: 18. yüzyıldan kalma tarihi bir binada konaklama imkanı sunan dört yıldızlı butik otel. Ayrıca Tejo Nehrini gören bir kütüphanesi ve terası var.

Blissful Restelo $$: Museu de Marinha’nın yakınlarındaki 165 metrekare büyüklüğündeki bir daire seçeneği. Dairede dört yatak odası, tam donanımlı mutfak, üç banyo ve yeşil bir bahçe bulunuyor.

5. Avenida Liberdale & Estrela’da Gezilecek Yerler

Avenida Liberdale Lizbon’un Şanzalize’si olarak geçen lüks ve prestijli bir bölge. Geniş kaldırımlarında bulunan lüks mağazalarda alışveriş yapmak, beş yıldızlı otellerde konaklayıp nezih restoranlarda yemek yemek için ideal. Şehrin kalbinde olduğu için metro hatlarıyla her yere kolay bağlanan bir konumda. Estrela ise turist kalabalıklarından daha uzakta, sessiz ve sakin bir bölge. Geniş sokakları ve saray yavrusu diyebileceğimiz binalarıyla şehrin kaymak tabaka yerellerinin ve expatlarının yaşadığı bir mahalle. Tarihi bazilikası Basílica da Estrela ve geniş parkı Jardim da Estrela ile ön plana çıkıyor.

5.1 Avenida da Liberdade & Marques De Pombal

Fotoğraf Kaynak: © European Union, 2026, Marquis of Pombal Square (Praça Marquês de Pombal)CC BY 4.0

Paris’teki Şanzelize Caddesi’nden esinlenilerek tasarlanmış Avenida da Liberdade, Lizbon’un en prestijli, zarif ve tarihi caddesi. Siyah ve beyaz mermer taşlarla kaplı kaldırımları, devasa çınar ağaçları ve Louis Vuitton, Prada ve Cartier gibi dünya devlerinin mağazalarıyla hem bir alışveriş caddesi hem de “Liberdade” isminin kaynağı olan Portekiz’in İspanyol egemenliğinden kurtuluşunu belirten hikayesiyle Portekiz’in özgürlüğünü vurgulayan yaşayan bir sembol. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

Meydanın tam ortasında Marques De Pombal anıtı bulunan şehrin ana meydanlarından biri. İstanbul’da Taksim Meydanı neyse onun gibi düşünebilirsiniz, zaten şekil olarak da benziyorlar. Şehrin en prestijli caddesi Avenida da Liberdade ile Eduardo VII Parkı’nı birleştiren önemli bir noktada bulunuyor. Meydana adını veren kişi ise 1755 Lizbon Depremi’nden sonra şehrin yenilenmesinde ve yeniden inşa edilmesinde büyük sorumluluklar üstlenmiş Portekizli devlet adamı Marques De Pombal. Milli kutlamalar gibi önemli olaylar genellikle bu meydanda gerçekleşiyor. Konum için tıklayın. Haritada 54 numara.

5.2 Eduardo VII Park

Fotoğraf Kaynak: Kit Suman / Unsplash

Eduardo VII Parkı için hem şehrin en geniş yeşil alanı hem de geometrik peyzaj tasarımına sahip bahçeleriyle hoş bir seyir noktası olduğunu söyleyebiliriz. Marques De Pombal anıtına doğru aşağıya giden eğimi sayesinde Tejo Nehri’ni ve Marquês de Pombal Meydanı’nı panoramik şekilde görüyor. Ayrıca ufak bir bilgi olarak da adını 1902 yılında burayı ziyaret eden İngiltere kralı VII. Edward’dan almış. Konum için tıklayın. Haritada 55 numara.

5.3 Estufa Fria

Fotoğraf Kaynak: Bex Walton from London, England, Estufa Fría (22181833839)CC BY 2.0

1933 yılında Portekizli mimar Raul Caraphina tarafından tasarlanıp düzenlenen Estufa Fria, adeta şehrin ortasında bir vaha denebilecek güzellikteki yemyeşil bir botanik bahçesi. Benzerlerinin aksine üstü camla değil ufak ahşap parçalarla kaplı, ayrıca içinde minik yapay bir göl ve heykeller de bulunuyor. Normalde girişler ücretli fakat pazar günleri ve tatil günlerinde 14.00’e kadar giriş yaparsanız herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 56 numara.

5.4 Amoreiras 360º Panoramic View

Adından da az çok anlaşılabileceği gibi 360 derecelik bir görüş açısı sunan Amoreiras, şehre kuşbakışı bakmayı mümkün kılan modern bir seyir terası. Amoreiras Alışveriş Merkezi’nin çatısında, yaklaşık 174 metre yüksekte bulunuyor. Öğle saatlerindeki iki saatlik aralar hariç her gün 10.00’dan itibaren ziyarete açık. Biletleri hem online hem de gişeden almak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 57 numara.

5.5 Museu Nacional De Arte Antiga

Fotoğraf Kaynak: João CarvalhoMuseu Nacional de Arte Antiga2075 (cropped)CC BY-SA 3.0

Portekiz’in en önemli sanat müzesi olan Museu Nacional De Arte Antiga, Orta Çağ’dan Modern Çağ’ın başına kadar çeşitli dönemlere ait resim, heykel ve dekoratif sanat eserlerini kapsayan koleksiyonuyla 40.000’den fazla parçaya ev sahipliği yapan kamusal bir müze. Koleksiyonunun büyük bir kısmı devlet tarafından “ulusal hazine” olarak kabul edilmiş. İkonik Aziz Vincent Panelleri, Belém Monstrance ve Namban Paravanları koleksiyondaki kaçırılmaması gereken eserler arasında. Müze Ocak 2026 itibariyle renovasyon çalışmaları sebebiyle geçici olarak kapalı. O sebeple gitmeden açık olup olmadığını kontrol etmeniz faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 58 numara.

5.6 Basilica of Estrela

Fotoğraf Kaynak: Sonse, Basílica da Estrela from Jardim da Estrela, Lisbon – 49677075463CC BY 2.0

Basilica of Estrela Portekiz Kraliçesi I. Maria tarafından erkek varis sahibi olma ümidiyle bir adak niyetiyle yaptırılmış. Aynı zamanda dünyada İsa’nın Kutsal Kalbi’ne adanmış ilk kilisesi olma özelliğine sahip. 1790 yılında tamamlanan, Geç Barok ve Neoklasik tarzda inşa edilen yapı şehre hakim devasa kubbesi ve ikiz çan kuleleriyle dikkat çekiyor. Tabii ki bembeyaz ana cephesiyle de… Bazilika haftanın her günü 09:00 ve 19:45 saatleri arasında ziyarete açık. İçine ücretsiz şekilde girebiliyorsunuz fakat dışındaki teras kısmına girişler için birkaç euroluk bilet satın almanız gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 59 numara.

5.7 Jardim da Estrela

Bembeyaz renkli Estrela Bazilikası’nın hemen karşısında bulunan Jardim da Estrela çeşit çeşit ağaç, çiçek ve bitkiyle çevrili geniş bir şehir parkı. Lizbonlular buraya genelde yürüyüş yapmak, sevdikleriyle vakit geçirmek, çimlerde yayılmak veya sadece doğada vakit geçirip kafa dinlemek için geliyor. Ayrıca parkın içinde Banana Cafe isimli bir kafe de mevcut. Her gün 07:00’den 00:00’a kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 60 numara.

5.8 Museu Calouste Gulbenkian ve Bahçesi

Fotoğraf Kaynak: João Pimentel FerreiraJardim da Fundação Calouste Gulbenkian 11CC BY-SA 3.0
Fotoğraf Kaynak: Julien Chatelain from Paris, France, Museu Calouste Gulbenkian (43790578265)CC BY-SA 2.0

Üsküdar doğumlu Ermeni petrol iş insanı Kalust Gülbenkyan’ın yıllar boyunca biriktirdiği kişisel sanat koleksiyonunu gözler önüne seren sanat müzesi. Kendisi de yıllar boyunca Kahire’den Londra’ya, Paris’ten Lizbon’a dolanmış biri olan Gülbenkyan’ın koleksiyonu da tahmin edersiniz ki bu şekilde kapsamlıdır. Müzedeki koleksiyonun içinde Antik Mısır objelerinden İznik çinilerine, Çin hükümdarlığı vazolarından Lizbon seramiklerine çeşitli dönemlere, bölgelere ve kategorilere ait sanat eserleri bulunuyor. Müzenin ayrıca modern sanat heykelleri ile süslü ünlü bir bahçesi, modern sanata ayrılmış ayrı bir binası, restoranı ve hediyelik eşya mağazası da var. Normal şartlarda salı günleri hariç haftanın her günü 10:00 ve 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 61 numara.

5.9 Avenida Liberdale & Estrela’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/JNcQUOI

JNcQUOI Avenida: Tivoli Forum’un içindeki JNcQUOI Avenida, Portekiz mutfağını diğer uluslararası mutfaklarla harmanlayan yenilikçi bir restoran. Menüsüne ek iç dekorasyonu da oldukça ilgi çekici; bir dinozor iskeletini çevreleyen modern masaları, yüksek duvarları ve büyük lambalarıyla fotoğraflık kareler çıkarmayı garanti ediyor. Lizbon’un en popüler yerlerinden biri olduğu için rezervasyon gerekli. Her gün sabah 12’den gece yarısına kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 76 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/amelialisboacafe

Amélia Lisboa: Pembe ağırlıklı dekorasyonu, neon ışıklı tabloları ve yeşil bitkileriyle renkli bir kafe. Hem iç hem de dış mekanındaki oturma olanakları açısından zengin. Kahve içmek için de kahvaltı-brunch yapmak için de tercih edilebilir. Her gün 08:30’tan itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 77 numara.

Hygge Kaffe: Lizbon’da iki farklı noktada karşınıza çıkan Hygge Kaffe, aromalı matchaları, sandviçleri, artizan çörekleri ve pankekten çılbıra uzanan zengin menüsüyle günün her öğünü uğrayabileceğiniz ferah bir kafe. Her gün 08:00 ve 19:00 arasında gidilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 78 numara.

Garden Balthazar Caffe: Lizbon’da toplam üç şubesi bulunan Garden Balthazar Caffe, ismine yaraşır şekilde çiçekler ve yeşil bitkilerle dekore edilmiş estetik bir brunch restoranı. Menüsünde pankeklerden bagel sandviçlere, omletlerden yulaf kaselerine her damak tadına uygun bir şeyler bulmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 79 numara.

Simpli Coffee Picoas: İster kahve içip güne mola vermek için isterseniz de tatlı tuzlu tabaklarıyla kahvaltı ve brunch için tercih edebileceğiniz kafe. Oturma alanı açısından zengin, laptopla çalışmaya da izin veriliyor. Pazar günleri kapalı, onun haricinde 08:30 ve 17:00 aralığında her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 80 numara.

Marquise da Mobler: Seramiklerin ve ev dekorasyon ürünlerinin satıldığı bir konsept mağaza olan Marquise da Mobler taze taze pişirilen ekmekleri ve brunch tabaklarıyla da salaş bir kafe aynı zamanda. Yani hem tasarım ürünleri satın alabilir hem de avlusunda kahve içip kahvaltı yapabilirsiniz. Her gün 09:00’dan itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 81 numara.

Nivà Lisboa Príncipe Real: Popüler bir gelatocu. En favori aroması deniz tuzlu çikolatalı olanı. Dış kısmında oturmak için birkaç masası var fakat insanlar daha çok kapta alıp ayakta yiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 82 numara.

Do Beco Estefania: Ekşi maya ekmekleri, artizan hamur işleri ve taze çekim kahveleriyle Estefania civarındayken uğrayabileceğiniz estetik bir kafe. Aynı zamanda brunch tabakları da hazırlıyorlar. Lizbon’da toplam üç şubesi var. Rezervasyon kabul etmiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 83 numara.

Pigmeu: Adının da yansıttığı gibi tamamen “pig” yani domuz eti odaklı, 2025 Michelin Rehberi önerili restoran. Şeflerin felsefesi sakatatlar da dahil olmak üzere her et parçasını en lezzetli şekilde değerlendirmek. Kroketleri ve sandviçi özellikle tavsiye ediliyor. Pazar günleri kapalı. Rezervasyon yaptırıp gitmek faydalı. Konum için tıklayın. Haritada 84 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/grupocafedesaobento

Café de São Bento: Konu biftek oldu mu Lizbon’da akla gelen ilk yerlerden biri Café de São Bento. Kadife perdeleri ve klasik dekoruyla hem nostaljik hem de nezih bir profile sahip. 1982’den beri kırk yıldır durmaksızın hizmet veren restoran bifteği tercihe göre üç farklı şekilde sunuyor; ilki klasik Portekiz usulü, ikincisi klasik ızgarası ve üçüncüsü meşhur São Bento usulü. Her biri yanında kalın kesilmiş ev yapımı patates kızartması ve farklı garnitürlerle servis ediliyor. Gitmeden rezervasyon yaptırmak mutlaka gerekli. Haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 85 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/restauranteeleven

Eleven: Şehrin en yüksek noktalarından biri olan Eduardo VII Parkı’ndaki Eleven, Michelin yıldızlı şık bir Akdeniz restoranı. Hem manzarası hoş hem de şef Joachim Koerper imzalı tabakların renk renk ve estetik sunumları. Vejetaryen, mevsimsel, mavi ıstakoz odaklı ve şefin yıllar içinde çalıştığı farklı mutfaklardaki imza lezzetlerinden oluşan dört farklı menüsü var. Rezervasyon gerekli, pazar günleri hariç her gün gidilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 86 numara.

Loco: Yaratıcılığıyla bilinen şef Alexandre Silva’nın lokal, organik ürünler ve sıfır atık kavramları etrafında şekillenen Michelin yıldızlı restoranı. Tadım menüsü tamamen Portekiz lezzetleri odaklı. Pazar ve pazartesileri hariç her gün 19:00–23:00 aralığında açık. Konum için tıklayın. Haritada 87 numara.

Magnolia Bistrot & Winebar: Sabah kahvaltılarından romantik akşam yemeklerine çoğu durum için gidilebilecek bir bistro. Lokal çeşitlerinin zenginliğiyle wine bar olarak da geçiyor. Ufak bir mekan olduğu için gitmeden rezervasyon yaptırmak garanti olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 88 numara.

Âmago: Michelin önerili Âmago’ya gidenler tek bir masayı paylaşan 10 adet sandalyede ağırlanıyor. Hem küçük bir alana sahip olduğu için hem de açık mutfak konseptinde olduğu için birkaç adım ötenizde tabaklarınızı hazırlayan iki şefle doğrudan iletişim kurabiliyorsunuz. Rezervasyon mutlaka gerekli, pazartesi ve salı günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 89 numara.

Red Frog: Loş ve karanlık atmosferi ile dünyanın en iyi 50 barından biri seçilen Red Frog, gizli bir kapı yoluyla girilen “speakeasy” konseptli kokteyl bar. Rezervasyon gerekli. Pazar ve pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 90 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/barfoxtrot

Foxtrot: 1978’de kapılarını ilk kez müşterilerine açan Foxtrot, Lizbon’un en eski kokteyl barlarından biri. Loş lambaları, çerçeveli tabloları ve kadife mobilyalarıyla dekorasyonu Art Deco tarzda. Konsepti ise “speakeasy”; öyle kapıdan hemen içeri girmeli değil, zili çalıp bekliyorsunuz ve sizi öyle içeri alıyorlar. Pazar günleri hariç her gün 18:00’den itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 91 numara.

CINCO lounge: Speakeasy tarzda, loş ambiyanslı yerlerden hoşlananlara göre bir kokteyl bar. Her gün akşam 8’den gece 2’ye kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 92 numara.

5.10 Avenida Liberdale & Estrela’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Four Seasons Hotel Ritz Lisbon $$$: Eduardo VII Park’ın hemen dibindeki merkezi konumuyla iki yüzme havuzu, Akdeniz restoranı, fitness ve spa merkezi gibi olanakları bulunan beş yıldızlı otel. Odaları geniş, lüks ve klasik tarzda.

LUSTER Hotel $$: Çoğu manzaralı olan oda ve süitleriyle Calouste Gulbenkian Müzesi’ne on dakika yürüme mesafesindeki dört yıldızlı otel. Havaalanı servisi, iki yüzme havuzu, restoran ve spa merkezi mevcut.

H10 Duque de Loule $$: Oda ve süit seçenekleriyle Eduardo VII Park’ın yakınlarında bulunan otellerden bir diğeri. Dört yıldızlı, restoran, bar ve manzaralı bir terasa sahip.

Hotel das Amoreiras – Small Luxury Hotels of the World $$: Zevkli bir tasarıma sahip olan dört yıldızlı otel. Alakart kahvaltısı var. Gerekli özelliklere sahip odalarının bazılarında balkon, bazılarında da bahçe manzarası mevcut.

138 Liberdade Hotel $$: Hem klasik hem de modern detaylara sahip odalarıyla Avenida da Liberdade üzerinde bulunan beş yıldızlı otel. Ücretsiz otoparkı, havaalanı servisi, fitness merkezi ve restoranı var.

Hotel Hotel – Member of Design Hotels $$: Restauradores Meydanı’na yakın konumu, güneşlenme terası, bahçe, restoran, açık yüzme havuzu ve havaalanı servisi gibi olanaklarıyla dört yıldızlı bir otel. Hem açık büfe hem de alakart kahvaltısı var.

Lumen Hotel & The Lisbon Light Show $$: Eduardo VII Park civarındaki Lumen Hotel, çoğu manzaralı olan oda ve süitleri, açık yüzme havuzu, restoranı, fitness merkezi ve barıyla dört yıldızlı bir konaklama seçeneği.

Corinthia Lisbon $$: Dört restoranı, spa ve fitness merkezi, kapalı yüzme havuzu ve özel otoparkıyla tercih edebileceğiniz beş yıldızlı seçkin bir otel.

Lizbon Çevresinde Gezilecek Yerler

8 Marvila

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/8marvila
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/8marvila

Alfama’ya 15 dakika mesafedeki 8 Marvila 22.000 metrekarelik alana yayılmış on bir eski şarap deposunun yenilenmesiyle ortaya çıkan,  Lizbon’da endüstriyel dönüşümün merkezi haline gelmiş underground bir kültür ve yaşam alanı. Buradaki mağazaların çeşitliliğini şu şekilde açıklayabiliriz; içinde dövme stüdyoları da var vintage mağazalar da, sanat galerileri de var bisiklet dükkanları da… Ayrıca pastaneleri, restoranları ve kokteyl barlarıyla gastronomi, padel kortları ve etkinlik alanlarıyla da spor-eğlence kategorisinde iddialı. Pazartesi, salı ve çarşamba günleri kapalı, haftanın kalan günlerinde 12.00’de itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 62 numara.

Lizbon Okyanus Akvaryumu

Fotoğraf Kaynak: Amarin Kuenzli / Pexels
Fotoğraf Kaynak: Jose ManuelLisboa-OceanarioCC BY-SA 3.0

Hem okyanusları tanımayı hem de onları korumayı teşvik eden Lizbon Okyanus Akvaryumu, 1998 yılından beri aktif olarak faaliyet gösteren Avrupa’nın en büyük akvaryumlarından biri. Expo ’98 kapsamında Parque das Nações, yani Milletler Parkı bölgesine yapılmış yani Alfama’nın toplu taşıma ile bir yarım saat kadar dışında kalıyor. İçerisinde Kuzey Atlantik, Antarktika, Ilıman Pasifik ve Tropikal Hint Okyanusu olmak üzere dört farklı ekosisteme ayrılmış dört özel bölüm var. Her birinin içinde de su samurlarından penguenlere, köpek balıklarından vatozlara, mercan resiflerinden su ormanlarına çeşitli su altı canlıları bulunuyor. Akvaryum her gün 10:00 ve 19:00 saatleri arasında açık. Lizbon Okyanus Akvaryumu giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 63 numara.

Sintra

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Sintra, yemyeşil ormanları ve tarihi yapılarıyla dikkat çeken bir Portekiz kasabası. Lizbon’a arabayla yarım saat mesafede, isteyenler toplu taşımayla dahi Lizbon’dan buraya gelebiliyor. Gizemli malikane Quinta da Regaleira, renkli ve eklektik mimarili Pena Sarayı, Çin Seddini anımsatan Mağribi Kalesi ve kraliyetin yazlık ikametgahlarından Monserrate Sarayı burada görebileceğiniz önemli yerler arasında. Unutmadan lokal fırınlardan “Travesseiros” isimli içi badem ezmesi ve krema dolgulu milföy tatlısını denemeyi de unutmayın. Konum için tıklayın. Haritada 64 numara.

Sintra’yı ve bu bölgedeki birbirinden güzel sarayları günübirlik bir turla görme şansınız var. Sintra, Pena, Regaleira, Cabo da Roca ve Cascais turuna bilet almak için tıklayın. Bu tura Cascais ve Roca Burnu gibi civardaki diğer görülesi yerler de dahil olduğu için bir günde bir taşla pek çok kuş vurmuş oluyorsunuz.
Yalnız bu tur tüm günü alıyor çünkü çok yere götürüyor eğer tam bir gün ayıracak vaktiniz yoksa da 5 saatte Sintra’yı, Pena Sarayı’nı ve Regaleria’yı gezdiren tura bilet alabilirsiniz.
Eğer Monserrate Sarayı ve Mağribi Kalesi de olsun derseniz 8 saatlik Sintra + Mağribi Kalesi + Pena Sarayı + Regaleria + Monserrate Sarayı’nı gezdiren tura bilet alablirsiniz.

Roca Burnu

Fotoğraf Kaynak: Eugene Zhyvchik / Unsplash

Cabo da Roca diye de geçen Roca Burnu lisedeki coğrafya derslerinden kulağınıza kesin çalınmış olan, Avrupa kıtasının batıdaki en son ucu. Burada artık Avrupa kıtası bitiyor ve Kuzey Atlas Okyanusu Amerika’ya kadar uzanacak şekilde varlığını göstermeye başlıyor. Ağaçların yetişmediği, sadece okyanus iklimine dayanıklı bitkilerin olduğu sarp kayalıklarda yükselen deniz feneri de kartpostalları süslüyor. İlgisini çeken kişilerin buradaki ziyaretçi merkezinden ücretli şekilde “Avrupa’nın En Batı Noktası”nı ziyaret ettiklerini gösteren bir sertifika alması da mümkün. Sintra, Pena, Regaleira, Cabo da Roca ve Cascais turu buraya da uğruyor. Konum için tıklayın. Haritada 68 numara.

Cascais

Fotoğraf Kaynak: Jeroen den Otter / Pexels

Lizbon’un yaklaşık 30 kilometre batısında bulunan Cascais, Lizbon seyahatinize günübirlik ekleyebileceğiniz pitoresk bir kıyı kasabası. Geçmişte mütevazı bir balıkçı kasabasıyken 1800’lerde Portekiz kraliyet ailesinin burayı yazlık ikametgahları olarak seçmesiyle çehre değiştirip şık mağazalara, lüks yatlara ve mermer döşeli kaldırımlara ev sahipliği yapan bir destinasyon halini almış. En önemli turistik noktalarından biri dalgaların kayalara çarparak oluşturduğu kocaman bir deniz kemeri olan Boca do Inferno, yani “Cehennem Ağzı”. Ardından lüks yatların ve mağazaların bulunduğu Cascais Marina, 15. ve 17. yüzyıllardan kalma Cidadela de Cascais kalesi ve Praia da Rainha, Praia do Guincho gibi plajları geliyor. Cascais de Sintra, Pena, Regaleira, Cabo da Roca ve Cascais turu duraklarından biri olduğu için o turla buraya da gelebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 69 numara.

Algarve

Fotoğraf Kaynak: Ioana Mohanu / Unsplash

Portekiz’in en güneyinde bulunan Algarve devasa kireçtaşı kayalıkları, doğal kaya kemerleri, turkuaz suları ve altın kumlu sahilleri ile ön plana çıkan popüler bir yaz tatili destinasyonu. Adeta bir göz gibi gözüken, tepesinde doğal şekilde oluşmuş boşluğuyla ünlü Benagil Mağarası bile başlı başına buraya gitmek için bir sebep sayılabilir. Lizbon’dan buraya gelmek arabayla üç saat sürmüyor, yılın 300 günü güneşli olduğu da göz önünde bulundurulduğunda tatlı bir deniz kaçamağı için hiç de fena bir lokasyon sayılmaz. Lizbon’dan çıkıp günübirlik Algarve ve Benagil Mağarası’nı gezdiren rehberli tura bilet almak için tıklayın.

Coimbra

Fotoğraf Kaynak: José Francisco García Cuenca / Unsplash

Ortaçağ boyunca Portekiz’in başkentliğini yapmış Coimbra, tarih kokan sokakları ve dünyanın en eski üniversitelerinden birine ev sahipliği yapmasıyla ünlü küçük bir Portekiz şehri. Aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. 1290’a uzanan geçmişiyle dünyanın en eski üniversitelerinden olan Coimbra Üniversitesi bu şehrin en önemli noktalarından biri. Öyle ki siyah pelerinle şehirde dolanan öğrencilerinin J.K Rowling’e ilham verdiği de sık sık söylenir. Haritaya baktığınızda şehir Lizbon’la Porto’nun tam ortasında kalıyor. O yüzden Lizbon’dan Porto’ya gitmeye karar vermişseniz Coimbra’yı da yolculuğunuza bir durak olarak eklemeyi düşünebilirsiniz. Veya buraya Lizbon’dan rehberli otobüs turları ile de gelebilirsiniz. Günübirlik Coimbra ve Aveiro’yu birleştiren tura bilet almak için tıklayın.

Porto

Fotoğraf Kaynak: Matt Roskovec / Unsplash

Lizbon’a üç saatlik araba yolculuğu mesafesindeki Porto günümüzde ülkenin en büyük ikinci şehri. Hatta bir görüşe göre Portekiz’in de isim kaynağı. Douro Nehri’nin iki yakasına kurulmuş olan şehir geçmişi M.Ö. 8. yüzyıla dayanan hem tarih hem de ticari derinlik açısından büyük öneme sahip, öyle ki kendisi UNESCO koruması altında. Şarabı, azulejo’ları ve çelik köprüleri dünya çapında üne sahip. Lizbon’a kadar gitmişken buraya da baştan bir – iki gün ayırarak programınıza alıp iki şehri beraber planlamak akıllıca olur.

4 Günlük Lizbon Turu Programı

1. Gün: Baixa & Av. Da Liberdade

İlk güne Lizbon merkezi Baixa’yı keşfetmekle Praça do Comércio’dan başlayın. Cais das Colunas’ta kısa bir nehir kenarı yürüyüşü yaptıktan sonra Rua Augusta Takı’na çıkıp şehre şöyle bir panoramik bakıp Rua Augusta’yı baştan sona yürüyün ve Confeitaria Nacional, Manteigaria veya Fábrica da Nata’da kahve & tatlı molası verin.

Öğleden sonra manzara için Elevador de Santa Justa’ya da çıkıp Rossio, Praça da Figueira ve Praça dos Restauradores gibi şehrin üç en önemli meydanını görün. Av. da Liberdade boyunca yürüdükten sonra Marquês de Pombal üzerinden Eduardo VII Park’ta yürüyüş yapın.

2. Gün: Bairro Alto, Chiado & Alcantara

İkinci günü Chiado ve Barrio Alto mahallelerini keşfe ayırın. Praça Luís de Camões meydanını görüp, Livraria Bertrand’da kitaplar arasında kaybolup Carmo Rahibe Manastırı’nın kalıntılarını gezin.

Öğleden sonra Elevador da Bica ile meşhur sarı fünikülerli fotoğraflarınızı çektikten sonra Miradouro de São Pedro de Alcântara’dan manzaraya doyup Time Out Market’te gurme keşifler yapın. Pink Street’ten de şöyle bir geçip Alcântara bölgesine devam edin. Burada meşhur kitapçı Livraria Ler Devagar’ın da bulunduğu LX Factory’de günü sonlandırın.

3. Gün: Alfama & Graça

Üçüncü günü şehrin en otantik bölgeleri Alfama ve Graça’ya ayırın. Lizbon Katedrali’ni gezip São Jorge Kalesi’ne çıkın. Eğer günlerden salı-cumartesi arası bir gün ise Feira da Ladra bit pazarını gezip Mercado de Santa Clara’yı keşfedin.

Öğleden sonra şehrin en ünlü seyir teraslarından biri olan Miradouro de Santa Luzia’dan manzaraya baktıktan sonra Martim Moniz Meydanı’na varın. Burası şehrin ikonik sarı tramvayı Tram 28’in kalktığı nokta. Buradan tramvaya binip şehri turlayın. Son bir gezi durağı olarak programınıza Museu dos Azulejos’u alın. Gün batımında şehirdeki en iyi manzaralardan birini bulacağınız Miradouro da Senhora do Monte’deki yerinizi alın.

4. Gün: Belém & Karşı Yaka

Son günü de şehrin anıtsal yapılarının bulunduğu bölgesi Belém ve karşı yakasına ayırın. Jerónimos Manastırı’nı gezip Nata’nın çıktığı yer Pastéis de Belém’de nata yiyin.

Ardından Keşifler Anıtı’nı ve Belém Kulesi’ni gezin. Öğleden sonra 25 de Abril Köprüsü’nü geçerek karşı yakaya geçiş yapın. Burada Cristo-Rei heykelini görüp akşam üzeri gün batımı öncesinde Ponto Final’deki yerinizi alın.

BONUS: Daha Fazla Gününüz Varsa – Günübirlik Sintra, Roca Burnu & Cascais

Eğer bir gününüz daha varsa veya yukarıdaki programdan bir gün arttırırım derseniz sarayları ile ünlü komşu şehir Sintra’ya, Avrupa’nın en batı ucu Roca Burnu’na ve şirin bir kasaba olan Cascais’e götüren günübirlik tura katılmak isteyebilirsiniz. Günübirlik komşu şehirler Sintra’ya Cascais’e ve Roca Burnu’na götüren rehberli tura bilet almak için tıklayın.

Instagram’a Da Bekleriz

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz

4 Comments

  1. Allahım şükürler olsun Lizbon geldi, 2 hafta sonra gezimiz var, siz yazmayınca ne yapacağım ben diye ağlıyodum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir