SINTRA’DA GEZİLECEK YERLER
Sislerin arasına saklanan yemyeşil tepeleri, Atlantik Okyanusu’ndan gelen serin rüzgarı, dağın kendine özgü mikro iklimi ve masallardan fırlamış gibi duran saraylarıyla Sintra, Portekiz’in en büyülü yerlerinden biri. Herhangi bir Lizbon kaçamağı, Sintra’sız olamaz, olmamalı!
Orta Çağ’dan sonra Portekiz kralları Lizbon’un sıcak ve kalabalığından kaçmak için yazlık olarak Sintra’yı seçmeye başlamıştı. Zamanla yönetime yakın olmak ve statüsünü pekiştirmek isteyen soylular, tüccar ve banker gibi zenginler burada yer edindiler. Böylece bu yemyeşil fantastik filmlerden fırlama dağlar kraliyet sarayları, soylu malikeneleri ve dev bahçelerle süslenmeye başladı.
19. yüzyılda Romantizm akımının etkisiyle Sintra iyice gerçek ötesi bir hal aldı. Dört bir köşesi Portekiz’in denizcilik geçmişine ve Keşifler Çağı’na gönderme yapan mitolojik figürler, deniz kabukları, mercanlar ve fantastik okyanus yaratıkları, gizemli bahçeler ve mistik sembollerle bezendi.
Sintra’da bir günlüğüne Portekiz kraliyetinin yazlığına konuk olmak isteyenler için Sintra tüyolarımızı derledik. Lizbon’dan kısa bir tren veya otobüs yolculuğu ile kendiniz gidebilirsiniz. Ancak orada konaklamayacaksanız, bizce Lizbon’dan kalkan günübilirlik turlara katılmak en mantıklısı. Hem popüler saraylara bilet bulma dersiniz olmuyor, hem dağlık ve geniş coğrafyalara yayılmış saraylar arası ulaşımla uğraşmıyorsunuz, hem de aynı günde Avrupa kıtasının en batı noktası olan Roca Burnu ve Portekiz’in en varlıklı sahil kasabalarından biri olan Cascais’i görebiliyorsunuz.

Sintra Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce
Sintra’ya Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?
Türkiye’den Sintra’ya direkt uçuş yok zaten Sintra’da havalimanı da yok. Sintra’ya gelmek için önce Lizbon’a gelmeniz gerekiyor. Lizbon’a da İstanbul, Ankara ve İzmir’den uçuşlar var. Uçuşların hepsi Lizbon’un tek havaalanı olan Lizbon Havaalanı’na (Portela Havalimanı) yapılıyor.
– Lizbon Portela Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.
Lizbon’dan Sintra’ya Nasıl Gidilir?
Lizbon’dan Sintra’ya nasıl gidilir sorusunu cevaplamaya geçmeden önce neyle gidilmeyeceğini söyleyelim hemen: Arabayla gitmenize hiç ama hiç gerek yok. Tren, turlar ve taksi-Uber varken olmayan park yerleriyle, dik yokuşlarla ve trafiğe kapalı yollarla uğraşmak size ekstra stres olacak. Önerdiğimiz ulaşım yollarının başında ilk olarak tren geliyor, ardından turlar ve son olarak Uber veya taksi. Şimdi hepsini detaylıca açıklayalım:
Trenle: Lizbon’dan Sintra’ya geçmek için ilk tercih. Hem en yaygın kullanılan hem de en ucuz ulaşım yolu bu. Tek yön gidiş bileti 2-3 Euro bandında, gidiş-dönüş biletine ise toplam 5 Euro kadar ödeyerek Sintra’ya ulaşabiliyorsunuz. İstanbulluların bir vapurla Adalar’a gitmesi gibi düşünün. Lizbon’da iki istasyondan, hem Rassio hem de Oriente istasyonlarından, seferler düzenleniyor. Yolculuk Rossio’dan yaklaşık 40 dakika, Oriente’den ise 50 dakika kadar sürüyor. Biletleri istasyonlardan alabiliyorsunuz. Sintra’ya vardığınızda ise maalesef direkt merkezine inmiyorsunuz ve önünüzde iki seçenek oluyor. Ya yokuşlu yollarda yarım saatlik bir yürüyüşü ya da otobüsleri tercih edebilirsiniz. Bizce tercihinizi otobüslerden yana kullanın. 434 numaralı otobüs şehir merkezinden, Pena Sarayı ve Mağribi Kalesi gibi en turistik yerlerden geçiyor. Hedefiniz ilk olarak Quinta da Regaleira veya Monserrate Sarayı’na uğramaksa da 435 numaralı otobüse binebilirsiniz.
Turlarla: Tren saatlerini yakaladım mı kaçırdım mı diye düşünmek istemeyenler veya sadece daha konforlu ve pratik bir yolculuk isteyenler için en uygun seçenek. Derli toplu hazır programlarla siz bir sey planlamıyorsunuz, saraylara giriş biletleri bile hazır alınmış oluyor. Bizce en mantıklı formul. Genellikle ufak araçlarla sizi otelinizden veya merkezi bir noktadan alıyorlar. Sintra’yı ve bu bölgedeki en önemli iki sarayı günübirlik gezdiren Sintra, Pena, Quinta da Regaleira, Cabo da Roca turuna bilet almak için tıklayın. Bu turda Roca Burnu ve sahil şeridi gibi civardaki diğer görülesi yerler de dahil olduğu için bir günde bir taşla pek çok kuş vurmuş oluyorsunuz.
Yalnız bu tur tüm günü alıyor çünkü çok yere götürüyor eğer tam bir gün ayıracak vaktiniz yoksa da 5 saatte Pena Sarayı’nı ve Quinta da Regaleria’yı gezdiren tura bilet alabilirsiniz.
Taksi/Uberle: Ne tren kadar uygun fiyatlı ne de turlar kadar fiyat-performans bir ulaşım yolu ama yine de tercih edilebilir. Özellikle birkaç kişilik bir grupsanız veya ulaşmak istediğiniz direkt bir lokasyon varsa kullanmak tabii ki mantıklı. Taksiyle Uber’i karşılaşıtırsak Uber daha makul bir fiyat sunuyor. Lizbon’dan Sintra’ya tek yön fiyatı yaklaşık 20-30 Euro tutuyor. (2026)
Arabayla: Girişte de dediğimiz gibi bu en son tercih etmeniz gereken ulaşım yolu. Sintra doğası gereği dağlık ve yokuşlu bir bölge. Üstüne çoğu yere sivil araçla giriş de yasaklanmış. Özellikle yaz aylarında ve hafta sonlarında park yeri bulmanız da imkansıza yakın oluyor. Arabayı ancak ve ancak çok erken saatlerde gidecekseniz ve Sintra’da konaklayacaksınız önerebiliriz.
Sintra’ya Ne Zaman Gidilir?
Bu masalsı kasabaya gitmek için en ideal zamanlar ilkbahar ve sonbahar. Hava sıcaklıklarının zorlamadığı bu ılıman dönemlerde tomurcuklanan çiçekler ya da altın sarısına bürünüp dökülen yapraklar atmosferi daha bir güzelleştiriyor. Kalabalıklar da optimum seviyede oluyor. Yazın kalabalıkların zirve yapması, rakımdan dolayı etkisini daha da hissettiren güneş ve bol yokuşlu coğrafya biraz zorluyor. Kışın ise şiddetli yağmur ve yoğun sis sebebiyle Sintra’nın tadı pek çıkmıyor.
Sintra’ya Ne Kadar Zaman Ayırmalı?
Sintra’ya günübirlik mi gelmeli yoksa bir gece kalmalı mı sorusunu net olarak açalım. Aslında ideali Sintra’da bir gün kalıp bölgeyi sindire sindire gezmek fakat herkes zaman ve bütçe konusunda haklı olarak Lizbon’u önceliklendirdiği için Sintra’yı günübirlik bir lokasyon olarak değerlendiriyor. O yüzden bir gün kalsanız güzel olur ama şart değil diyoruz. Sabah erken saatlerde gelip Pena Sarayı ve Quinta da Regaleira gibi birkaç ana noktayı görüp, atmosferi şöyle bir görmek için bir gün de gayet yeterli. Ama Monserrate Sarayı veya Mağribi Kalesi gibi daha az bilinen yerleri ve sahil tarafını da keşfetmek istiyorsanız Sintra’nın doğa içindeki inziva otellerinde veya merkezindeki şirin butik otellerinde bir gece konaklayıp bölgeyi iki güne de yayabilirsiniz.
Sintra’da Nerede Kalınır?
Sintra Tarihi Şehir Merkezi: Sintra’daki asıl amacınız tarihi sarayları gezmekse, tren istasyonuna yürüme mesafesinde olacağınız lojistik açıdan mantıklı konumu, Arnavut kaldırımlı sokakları, bolca restoran-kafe çeşitliliğiyle tarihi merkezde konaklamak en mantıklı seçenek. Yalnız buraya özel araçla giriş olmadığını yeniden belirtelim şehrin girişine aracınızı park etmeniz gerekiyor.
Sintra tarihi şehir merkezi otellerini incelemek için tıklayın.
Sintra’nın Doğa Kaçamakları: Sintra temiz havası, Okyanusa yakın konumu ve yeşil doğası gereği doğa kaçamağı otellerinin de bol olduğu yerlerden. Eğer daha inziva modunda bir tatil geçirmek ve okyanusta yüzmek, sörf/kitesurf yapmak isterseniz tarihi merkez yerine okyanus kenarındaki seçenekleri veya dağ otellerini tercih edebilirsiniz.
Sintra’da Seçtiğimiz Oteller & Evler
Sintra’da konaklamak şart değil zaten çoğunluk günübirlik bir planla buraları geziyor ancak siz planınızı iki güne yayıp Sintra’ya daha çok zaman ayırmak isterseniz de biz sizin için yukarıda bahsettiğimiz noktalardan birkaç otel seçtik.
Valverde Sintra Palácio de Seteais $$$

Aristokratik tarzda dekore edilmiş tarihi bir sarayda hizmet veren beş yıldızlı bir otel. Açık yüzme havuzu, restoran ve spa merkezi gibi olanaklar mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.
Passeio Sintra Collection $$

Sintra Sarayı’na beş dakika yürüme mesafesindeki konumu ve açık kahvaltı servisiyle ön plana çıkan dört yıldızlı tesis. Oda ve süit olmak üzere iki tip konaklama sunuyor. İncelemek için TIKLAYIN.
Pendoa Sintra Collection $$

Eski şehir merkezinde, hem çekirdek aileler hem de çiftler tarafından tercih edilebilecek bir otel. Stüdyo, oda ve daire olarak üç çeşit konaklama seçeneği var. İncelemek için TIKLAYIN.
Chalet Saudade $

Geçmişi 19. yüzyıla dayanan, fresklerle bezeli iç dekora ve güllerlerle çevrili bahçeye sahip olan üç yıldızlı ve uygun fiyatlı bir otel. İncelemek için TIKLAYIN.
Aşağıdaki bağlantıdan Sintra’daki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz. Eğer Lizbon’da konaklayıp buraya günübirlik gelmeyi tercih ederseniz de LİZBON’DA NEREDE KALINIR? EN GÜZEL LİZBON OTELLERİ yazımıza da göz atmayı unutmayın.
– Sintra’daki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.
Sintra’daki En Favori 3 Deneyim
1. Peri masallarından çıkma gibi duran Pena Sarayı’nı gezmek.
2. Mistik bir bahçe içindeki Quinta da Regaleira’yı görmek.
3. Mağribi Kalesi’ne çıkıp manzaraya bakmak.
Araba Kiralamak Gerekir Mi?
Sintra’da günübirlik bir gezi yerine en az bir gün konaklayıp çevresini de gezmeyi planlıyor, plajlarında okyanusa girmek hatta sörf yapmak istiyorsanız Lizbon’dan araba kiralayıp gelmeyi düşünebilirsiniz. Ancak amacınız sadece sarayları görüp dönmekse hiç araçla gelmenize gerek yok. Lizbon’dan araba kiralamak için TIKLAYIN.
Sintra’ya Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler
Sintra’nın Neyi Meşhur?
Orta Çağ’dan İtibaren Portekiz Kraliyet Ailesi’nin Sayfiye Yeri Olmasını Sağlayan Taze Dağ Havası

Yılın neredeyse her günü Lizbon’a göre 3-5°C daha serin olan Sintra’nın böyle olmasının elbette mantıklı bir coğrafi açıklaması var, o da kendisinin Serra de Sintra dağları sayesinde Atlantik’ten gelen nemli havanın ilk çarptığı yüksek arazi olması. Mantar ormanlarının ve egzotik bitkilerin büyümesine izin veren bu durum havanın hep temiz ve bol oksijenli kalmasını sağlamış. Sis, yağmur ve düşük sıcaklıkların eksik olmaması sebebiyle de Sintra, yüzyıllar boyunca Portekiz Kraliyet Ailesi’nin sayfiye yeri olarak kullanılmış. Sintra merkezdeki, genelde Pena Sarayı’nın gölgesinde kalan Sintra Ulusal Sarayı da burada bahsi geçen sayfiye yeri. Ayrıca kralların burayı mesken bellediğini gören aristokrasi Quinta adı verilen saraycıklar inşa ederek kasabanın lüks bir merkez olarak sürdürülmesini sağlamış. Bugün gittiğinizde bahsettiğimiz bu havaya hazırlıklı olmanız adına mevsim yaz bile olsa yanınıza ince bir hırka almanızı ve havanın kapalı olmasına üzülmeyip yarım saate açabileceğini buraya not düşelim.
UNESCO Dünya Mirası Saraylarla Dolu Masalsı Atmosferi

Küçük bir alanda toplanmış beş farklı sarayı ve kaleyi bir arada bulunduran Sintra’nın bu özelliğiyle doğasının güzelliği birleşince 1995’te UNESCO tarafından komple koruma altına alınmış. Rengarenk görünümüyle Pena Sarayı, taş surlarıyla Mağribi Kalesi, sarmal kuyusuyla Quinta da Regaleira, 13. yüzyıldan beri kullanılan Sintra Ulusal Sarayı ve egzotik bitkilerle dolu bahçesiyle Monserrate Sarayı gibi yapılar kasabanın sisi ve ormanlarıyla birleştiğinde insana kendini bir peri masalının içindeymiş gibi hissettiriyor.
Travesseiros ve Queijadas Tatlıları

Havasını, suyunu, saraylarını anlattık ama şimdi sıra en lezzetli kısımda. Sintra’nın kendine özgü iki çeşit tatlısı var. Bunlardan ilki Portekizce’de yastık anlamına gelen “Travesseiros”. Adından da anlaşılabileceği gibi pofuduk, içi sıcak badem kremasıyla doldurulmuş dikdörtgen biçimli bir milföy tatlısı kendisi.

İkinci tatlı “Queijada” ise Orta Çağ’dan beri yapılan ve malzemelerinde taze peynir, yumurta, şeker, tarçın olan mini bir tart tatlısı. Görünüş olarak Pastel de Nata’yı andırsa da malzemeler ve pişirme yöntemleri arasında fark var. Bahsettiğimiz iki Sintra tatlısının en iyisini nerede yiyebileceğinizi merak ediyorsanız da size 1862’den beri kasaba merkezinde hizmet veren tarihi pastane Casa Piriquita’yı önereceğiz.
Faydalı Bilgiler
Pena Sarayı Biletini Gitmeden Önce Online Olarak Alın

Sintra’nın en çok talep gören yapısı Pena Sarayı saatli bilet sistemiyle işliyor. Bu yüzden size de saray biletinin girişini mutlaka gitmeden önce online olarak almanızı tavsiye ediyoruz yoksa kapıda kalabilirsiniz. Ayrıca önemli bir uyarımız var, aldığınız biletin üzerinde bir saatin yazdığını göreceksiniz. Hata yapıp o saatin sarayın bahçe kapısından girişi belirttiğini düşünmeyin. Biletinizde yazan saat saray kompleksinin içindeki, tepenin zirvesindeki saray binasının içine atacağınız adımı temsil ediyor. Parkın bahçe kapısından saraya ulaşmanın yürüyerek yaklaşık 20 dakika sürdüğünü de göz önünde bulundurursak az 45 dakika önden ana dış kapıda hazır olmanız lazım. Bir dakika dahi geç kalsanız sarayın içine alınmıyorsunuz ve biletiniz de yanıyor.
Rahat Ayakkabılar Giyin
Coğrafyasını biraz çıtlattığımız üzere Sintra’nın dağlık bir bölgede olduğu ve dik yokuşlara sahip olduğu cepte. Tepelerin en üstüne konumlanmış saraylara, bahçelere ve merdivenlere çıkacağınız göz önünde bulundurulduğunda şıklığı bir kenara bırakıp yol tutuşu iyi olan ve her zaman giydiğiniz en rahat yürüyüş ayakkabınızı tercih etmeniz kritik önem taşıyor.
Sintra’da Bir Gün Kalıp Gezilecek Yerleri İki Güne Yaymak Da Bir Seçenek
Evet ben Sintra’yı koştur koştur günübirlik bir programda değil de iki güne yayarak hakkıyla gezmek istiyorum derseniz o da bir seçenek. Bu durumda ilk gün dağların en tepesindeki ünlü yapıların üstlerini çizebilirsiniz. Güne Pena Sarayı ile başlayıp isteğe göre nispeten yakınındaki Mağribi Kalesi’yle devam etmeniz de mümkün. Ardından kapanışı Sintra merkezde, hoş bir restoranda yemek ve tatlı molasıyla yapabilirsiniz.
İkinci gün ise gizemli kuyusuyla Quinta da Regaleira’yı ve mimarisiyle hayran bırakan Monserrate Sarayı’nı gezdikten sonra vaktiniz kalırsa şehir merkezine dönüş yolundayken araya Sintra Ulusal Sarayı’nı da küçük bir ek durak olarak sıkıştırabilirsiniz. Hatta bana bu kadar saray görmek yetti derseniz Sintra Ulusal Sarayı’nı veya Monserrate Sarayı’nı pas geçip mevsimlerden yaz ise okyanus kıyısında yüzmeye değilse Avrupa’nın en batı noktası Cabo da Roca’yı görmeye gidebilirsiniz.
Sintra’nın Tarihi

Sintra’nın tarihi Paleolitik döneme kadar uzanıyor. Bu dönemlerde mistik yapısı nedeniyle “Ay Dağı” olarak adlandırılıyor. MÖ 1. yüzyılda bölgeyi fetheden Romalılar çoğu yere yaptıkları gibi buraya da ceplerinde yol, tapınak ve anıtlarla geliyorlar.
8. ve 12. yüzyıl arasında ise Sintra, Kuzey Afrikalı Mağriplerin kontrolü altında kalıyor, hatta bugünkü Mağribi Kalesi ticaret yollarını kontrol eden stratejik bir nokta olarak onların döneminde inşa edilmiş. 1147’de Kral I. Afonso Henriques burayı Hıristiyan topraklarına kattıktan sonra Mağribi kalıntıları üzerine Ulusal Saray’ı inşa ettirmiş ve Sintra o günden itibaren serin dağ havası sayesinde kraliyetin sayfiye yeri olmuş.
Bir diğer dönüm noktası ise 19. yüzyılda sanat tutkunu Kral II. Ferdinand’ın deprem sebebiyle yıkık vaziyette olan Pena Sarayı’nı dönüştürüp kasabayı “Romantizm” akımının başkenti haline getirmesi. Aynı dönemde Monserrate Sarayı ve Quinta da Regaleira gibi özel malikaneler de yapılmış. 20. yüzyılda monarşi sona erince saraylar bir süre ihmal edilmiş, sonra korunmaya başlanmışlar. 1995 yılında da kasaba sonunda benzersiz tarihi dokusu sayesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış.
Sintra’da Gezilecek Yerler Haritası
Haritaya zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.
Gezilecek Yerler
- Pena Sarayı
- Quinta da Regaleira
- Monserrate Sarayı
- Mağribi Kalesi
- Sintra Eski Şehir
- Sintra Ulusal Sarayı
- Roca Burnu
- Sanctuary of Peninha
- Azenhas do Mar
- Cascais
- Estoril
Yeme-İçme
- Casa Piriquita
- Baron’s Corner Sintra
- Cantinho da Vila
- Fábrica da Nata
- Casa do Fauno
- Incomum
- Taberna Criativa
- DizTinto Restaurant Wine Bar
- Tasco do Strauss
- Tascantiga
- Café Saudade
Plajlar
- Praia do Guincho
- Ursa Beach
- Praia da Adraga
- Praia Grande
- Praia das Maçãs
Pena Sarayı

Masallardan fırlamış gibi gözüken Pena Sarayı, Sintra’nın yeşil tepelerinden birine yapılan 19. yüzyıl Romantizm akımının en görkemli örneklerinden. Aynı zamanda Portekiz’in de en popüler ve ikonik yapılarından biri. Sarayla birlikte bahçeler 200 hektarlık devasa bir alana yayılmış. Saray binası size ne kadar canlı, çılgın ve eklektik görünüyorsa bilin ki onu çevreleyen bahçeler de (Parque da Pena) bir o kadar mistik. Dünyanın dört bir yanından temin edilen egzotik bitkiler, küçük şelale ve dereler burada bir araya gelerek adeta vahşi bir labirenti oluşturuyorlar. Bir de Sintra’nın dillere destan sisinin bu bahçelere düştüğünü hayal edin…

Kral II. Ferdinand tarafından eski bir manastırın kalıntıları üzerine inşa edilen saray hem Gotik hem Rönesans hem de Mağribi mimari tarzlarının izlerini taşıyan eklektik bir görünüme sahip. Ayrıca parlak sarı, kırmızı ve tuğla renklerinin hakim olduğunu göreceksiniz, bu renkler de öyle rastgele seçilmemiş. Örneğin kırmızı renkli kısımlar eski manastıra eklenen kısımları, sarı renkli kısımlar ise kralın sıfırdan yaptırdığı binaları temsil ediyor. Ana giriş kapılarından biri olan Triton Kapısı’nın üstündeki deniz canavarı figürü de yapıyı eşsiz kılan detaylardan belki de en dikkat çekicisi.
Bugün gidildiğinde ister bireysel olarak isterseniz de rehberli turlarla sarayı ve parkları gezmeniz mümkün. Park 09:00 ve 19:00 saatleri arasında açıkken saray 09:30 ve 18:30 arasında açık. Son girişler 18:00’de. Buraya genelde herkes Lizbon’dan turlarla geliyor. Sintra’yı ve bu bölgedeki en önemli iki sarayı günübirlik gezdiren Sintra, Pena, Quinta da Regaleira, Cabo da Roca turuna bilet almak için tıklayın. Kendiniz tek gelecekseniz de mutlaka ama mutlaka biletinizi gelmeden önce alın. Pena Sarayı giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.
Quinta da Regaleira


Sintra kasabasının gizemli ve büyüleyici yapısı Quinta da Regaleira, sahibi António Augusto Carvalho Monteiro’nun ezoterik inançlarını yansıtan geniş bir malikane kompleksi. 19. yüzyılın sonlarında İtalyan mimar Luigi Manini tarafından tasarlanıp inşa edilen malikanenin en dikkat çekici kısmı 27 metrelik “Inverted Well” isimli spiraller çizerek toprağın altına inen ters kulesi.


Su tutmak için değil de ritüeller için tasarlanmış, etrafındaki dokuz katlı spiral merdivenlerin sergilediği tema da Dante’nin İlahi Komedya’sındaki cehennemin katları. Simyacılık, Masonluk, Tapınak Şövalyeleri ve Gül-Haçlılar ile ilgili inançların sembollerini barındırıyor. Ayrıca malikane kompleksinin dört hektarlık bahçelerinde göller, mağaralar, çeşmeler ve gizli tüneller de var. Buraya da genelde Pena Sarayı’nı birleştiren combo turlarla Lizbon’dan geliniyor ama bireysel gelecekseniz de önden Quinta da Regaleria giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.
Monserrate Sarayı


Sintra’da bulunan saraylardan bir diğeri de zarif ve özgün mimari tasarımıyla Monserrate Sarayı. 19. yüzyılda İngiliz tüccar ve koleksiyoner Sir Francis Cook tarafından yazlık konut olarak inşa ettirilmiş. Fakat yapının kökenleri ta 15. yüzyıla, bir keşişin İspanya’daki Montserrat manastırından esinlenerek yaptırdığı küçük bir şapele dayanıyor. Saray ince mermer işçiliği, tavan süslemeleri ve kemerli koridorlarıyla Hint ve Mağribi mimarinin izlerini aynı anda taşıyor, atmosferi ise Pena Sarayı’na kıyasla daha sessiz ve sakin. Sarayın çevresinde de Monserrate Botanik Bahçesi isimli kaktüslerden bambulara dünyanın dört bir yanından getirilmiş bitkilerle çevrili yemyeşil bir alan var. Saray haftanın her günü 08.00 ve 00.30 saatleri arasında açık. Genellikle rehberli turlarla diğer sarayları da kapsayan paketler dahilinde geziliyor. Monserrate Sarayı giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.
Mağribi Kalesi

Haritalarda The Moorish Castle olarak da karşınıza çıkacak bu kale Mağribilerin 8. ve 9. yüzyıllarda inşa ettiği ve kullandığı bir yapı savunma yapısı. Şöyle alıcı gözle bakıldığında Çin Seddi’ni andırmıyor değil. Sintra Dağı’nın en sarp ve dik sırtlarındaki konumu tüm vadiyi ve tam karşı tepesinde yükselen Pena Sarayı’nı izleyebileceğiniz çok hoş, panoramik bir manzara sunuyor. 1995’te UNESCO listesine giren kaleyi her gün 09:30 ve 18:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Mağribi Kalesi’ne giriş bileti almak için tıklayın.
Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.
Sintra Eski Şehir


Gün boyu dağ bayır tırmanarak yaptığınız saray yürüyüşlerinin yorgunluğunu birer Travesseiros eşliğinde kahve molası ile atacağınız yer şehrin tarihi merkezi olan Eski Şehir. Geleneksel ve rengarenk Portekiz evlerini, dar arnavut kaldırımlı sokaklarını ve kafelerini, butik dükkanlarını, pastanelerini bir araya getirdiğimizde her ne kadar bir ada olmasa da ada atmosferinde olduğunu gözünüzde canlandırabilirsiniz. Bu bölgedeyken ziyaret edebileceğiniz ana yapı da az sonra bahsedeceğimiz, Portekiz kraliyet ailesinin en eski yazlık ikametgahı olan Sintra Ulusal Sarayı. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.
Sintra Ulusal Sarayı


Şehrin sembollerinden biri haline gelmiş kukuleta şeklindeki iki beyaz bacasıyla gözünüzü hemen ısıracak Sintra Ulusal Sarayı, ülkenin Orta Çağ’dan bugüne kesintisiz olarak en iyi korunmuş kraliyet sarayı olarak geçiyor. Kökleri Mağribi dönemine dayanıyor fakat asıl ana kısımlar 15. yüzyılda Kral I. Joao ve 16. yüzyılda Kral I. Manuel tarafından eklenmiş. Yüzyıllar boyunca Portekiz kraliyet ailesinin ana yazlık sığınağı olan sarayın en dikkat çekici kısımları tavanında devasa kuğu resimleri olan Kuğular Salonu ve Portekiz soylularının armalarını barındıran Armalar Salonu. Sarayda ayrıca muazzam bir Azulejo koleksiyonu da bulunuyor. Saray her gün 09:30 ve 18:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Sintra Ulusal Sarayı giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.
Cabo da Roca


14. yüzyıla kadar dünyanın sonu olduğuna inanılan Cabo da Roca, yani Roca Burnu dendi mi aklınıza ilk olarak buranın Avrupa kıtasının en batı ucu olduğu gelsin. Sintra dağlarının bittiği bu noktada Kuzey Atlas Okyanusu Amerika’ya kadar devam edecek şekilde uzanıyor. Aslında teknik olarak burada görmelik pek bir şey yok, tepede 1772 yılından beri gemilere rehberlik eden tarihi bir deniz feneri var sadece. Ama zaten asıl olayı jeopolitik konumu. İnsanlar buraya Avrupa’nın en ucuna kadar gittim diyebilmek için geliyor. Hatta buradaki turizm ofisinden Avrupa’nın en batı ucuna ayak bastıklarına dair isme özel anı sertifikası satın alabiliyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.
Santuario da Peninha


Sintra Dağı’nın okyanusa bakan en yüksek kayalıklarından birine tünemiş mistik ve pek de bilinmeyen bir nokta. 20. yüzyılın başında inşa edilen bir malikane ile onun hemen yanındaki küçük bir şapelden oluşuyor. Rivayete göre Meryem Ana bir çobana göründükten sonra ünlü bir hac yeri haline gelmiş. Fakat tüm bunlara ek günümüzde insanların asıl ziyaret etme sebebi Cabo da Roca’yı ve okyanusu gören panoramik manzarası, zaten malikane ve şapelin içi çoğunlukla ziyarete kapalı oluyormuş. Kendinizi ona göre hazırlayarak gidebilirsiniz. Toplu taşımayla ulaşmak çok kolay değil, o yüzden genellikle arabayla gidiliyor. Yakınlarında bir otopark var. Manzara noktası olduğu için 7/24 açık. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.
Azenhas do Mar

Sintra’ya arabayla yaklaşık 20 dakika mesafede sevimli bir kıyı kasabası. Azenha Portekizce’de su değirmeni demek, önceden su değirmenleriyle bilindiği için adını da onlardan alıyor. Atlantik Okyanusu’nun kıyısındaki bir kayalığa kurulmuş küme küme beyaz evleriyle kasabanın görünümü oldukça pitoresk. Ek olarak 1950’de yapılan ve dalgaların hareketine göre kendi kendine suyla dolan doğal bir okyanus havuzu var. İnsanlar kumsalından ziyade manzarası ve bu manzarayı gören deniz ürünleri restoranlarında yemek yemek için kasabaya geliyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.
Okyanusa Girmek, Kitesurf ve Sörf Yapmak İçin Sintra Plajları
Praia do Guincho


En baştan uyaralım bu plaja, hatta bu bölgedeki çoğu plaja, yüzme hayalleriyle gelmenizi pek tavsiye etmeyiz. Okyanusa sınır oldukları için dalgalar çok hırçın ve bu yüzden de özellikle çocuklu aileler ve acemi yüzücüler için pek uygun değil. Dalgaların hırçın olması kitesurf ve sörf yapanlara yarıyor, bunun için oldukça ideal bir plaj. Hatta ekstrem spor kimliğiyle dünya şampiyonalarına da ev sahipliği yapıyormuş. Onun dışında çöl kumlarını andıran sapsarı kumsalı var. Bir James Bond filminin de açılışı da buradan. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.
Praia da Ursa
Bölgenin en güzel ve en bakir plajlarından biri çünkü buraya ulaşmak için dağ patikalarını ve dik bir yokuşu inmek gerek. Adını devasa bir ayı gibi denizden yükselen büyük kayadan alıyor. İçinde restoran, tuvalet gibi hiçbir tesis yok. Yine kumluk, dalgaların hırçın olduğu bir plaj. Issız olduğu için nudistler tarafından da tercih ediliyor. Not olarak, gideceksiniz patika yolu için yanınıza iyi ayakkabılar almayı ve pantolon giymeyi unutmayın. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.
Praia da Adraga
Bakir, vahşi plajlardan bir diğeri. Can alıcı noktası sular çekildiğinde içinden geçilebilen doğal taş kemerleri ve deniz mağaraları. Daha çok sörf için tercih ediliyor. Gün batımında hoş bir atmosferi oluyor, tesisler konusunda ise daha zengin. Park yeri, banklar, tuvalet ve manzaralı bir restoranı var. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.
Praia Grande
Adından da anlaşılacağı gibi Sintra’nın en geniş plajlarından biri. Yüzde yüz makul olmasa da aileler ve yüzmek isteyenler için en uygun plajın bu olduğunu söyleyebiliriz. Kum zemini, kaya oluşumları ve tünelleriyle bölgenin vahşi güzelliğini yansıtıyor. Tuvalet, duş, sezonluk cankurtaran ve restoranla tesisler açısından çeşitli olanaklara sahip. Bu sebeple daha kalabalık. Ayrıca bu plajda ilginç bir detay da var, güney ucundaki dik kayalıklar üzerinde çok net şekilde görülen gerçek dinozor ayak izleri var! Bazıları sırf bunun için bile rotasını Praia Grande’ye döndürebilir. Burada sörf dersi de alabiliyorsunuz. Praia Grande’de 2 saatlik dalga sörfü dersi almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.
Praia das Maçãs
Aile dostu plajlardan bir diğeri. Çok sık olmasa da yeşil bayrağı görmek alternatif plajlara göre daha muhtemel. Epey geniş bir kumsalı var. Şehir merkezinden kalkan tarihi tramvayın son durağı olduğu için ulaşım da daha kolay. Sörf okulları sayesinde burda dalga sörfü yapanlara sık sık rastlayabilirsiniz. Restoranlar, kafeler ve marketler açısından da zengin. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.
Sintra Yakınlarında Gezilecek Yerler
Cascais

Mütevazı bir balıkçı kasabasından lüks bir sayfiye yerine evrilen Cascais, Sintra’nın güneyindeki bir kıyı kasabası. Kaderi 19. yüzyılda burayı yazlık ikametgahı yapan Portekiz Kraliyet Ailesi sayesinde 180 derece değişmiş. Tarihi merkezi begonvillerle süslü beyaz evlerle ve Paula Rego evi gibi kültürel duraklarla çevrili. Praia da Rainha ve Praia da Conceição gibi sahilleri de var. Turistik olarak buradayken mutlaka gidin diyebileceğimiz iki ana noktası mevcut, bunlardan biri 16. yüzyıldan günümüze gelen ve konumuyla okyanusu karşılayan kale Cidadela de Cascais ve merkezden 20 dakikalık yürüyüşle ulaşabileceğiniz devasa bir açık mağara olan Boca do Inferno, nam-ı diğer “Cehennem Ağzı” kayalıkları. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.
Estoril

007 James Bond hayranları buraya! İlk James Bond romanı olan “Casino Royale”e ilham veren Estoril hem yazar Ian Fleming’e kaynak olmuş hem de Portekiz’in II. Dünya Savaşı’nda tarafsız olması sebebiyle Avrupa’nın en zengin ailelerine, diplomatlarına, siyasetçilerine ve casuslarına kapılarını açmış. Eğlenceyle paranın cazibesinin birleştiği o dönemde Casino Estoril, bu dünyaya girmek isteyen herkesin buluşma noktası olmuş. Bugün Estoril’e gittiğinizde kumarhane kültürü ve tarihi otelleriyle o aristokratik havasını hala daha koruduğunu göreceksiniz. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.
Sintra’da Yeme-İçme
Casa Piriquita
Travesseiro ve Queijada gibi Sintra’ya özgü geleneksel tatlıları sunan tarihi pastane. 1862 yılından beri hizmet veriyorlar. Her gün 08:30’tan itibaren açık. Çok popüler olduğu için kalabalık, o yüzden tatlılar biterse yakınlardaki Piriquita II şubesine de şans verebilirsiniz. Ödeme sırasına girmek için girişteki makineden kendinize bir numara almanız gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.
Baron’s Corner Sintra
Sintra Ulusal Sarayı’nın karşısındaki bu pub, güne veya saray turlarına kısa bir kahve molası vermek için tercih edilebilir. Menüsü İtalyan mutfağı ağırlıklı, ana yemekler de aperatifler de bulabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.
Cantinho da Vila

Her gün sabah 10’dan akşam 10’a kadar açık olan samimi ve salaş bu restoranda ahtapot başta olmak üzere sardalya ve morina balığının öne çıktığı geleneksel Portekiz yemeklerini bulmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.
Fábrica da Nata
Lizbon merkezli tatlıcının Sintra şubesi. Pastel de Nata’yı Sintra’da yiyebileceğiniz en ideal duraklardan. Vitrininden nataların yapılış süreci canlı canlı izlenebiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.
Casa do Fauno
Merkezdense Quinta da Regaleira’nın olduğu orman bölgesine yakın Orta Çağ temalı bir pub. Kelt müzikleri ve mistik dekorasyonuyla oldukça sıradışı bir mekan olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca ezoterik eşya ve kitaplar bulabileceğiniz bir mağaza ve kitapçı aynı zamanda. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.
Incomum

Şef Luis Santos’un otantik Portekiz mutfağını modern dokunuşlarla yorumladığı restoranı. Sintra’dayken şık bir akşam yemeği için tercih edebilirsiniz. Deniz mahsullü tabakları ve geniş şarap seçkisiyle ön plana çıkıyor. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.
Taberna Criativa
Şehir merkezinin biraz kuzeyinde kalan küçük bir şef restoranı. İsminin hakkını vererek yaratıcı mezeler ve tabaklar çıkarıyorlar. Lobster Risotto’su ve Bacalao’su seviliyor. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.
DizTinto Restaurant Wine Bar

Müzik dinletilerinin de olduğu şarap barı ve restoran. Yerel peynirlerin süslediği şarküteri tabakları, Portekiz usulü tapalar ve ana yemekler sunuyorlar. Pazar günü kapalı olan mekanlardan. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.
Tasco do Strauss

Tavanında ve duvarlarında çeşit çeşit eşyanın asılı olduğu enteresan dekorasyonu ve Pena Sarayı’na arabayla beş dakika mesafede samimi bir işletme. Ev yemeği lezzetinde Portekiz mutfağını tatmak isteyenler için ideal. Salı günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.
Tascantiga

Tarihi merkezdeki Fonte da Pipa merdivenlerinde konumlanmış modern bir tapa barı. Lokal atıştırmalıkları küçük porsiyonlarda sundukları için tek seferde birçok farklı lezzeti tadabiliyorsunuz. Genişçe bir dış terası da var. Pazar günleri hizmet vermiyor. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.
Café Saudade

Konum olarak Sintra Tren İstasyonu’nun yakınında, tarihi bir binada bulunan kafe. Yüksek tavanların ve antika mobilyaların kullanıldığı dekorasyonu insana oldukça nostaljik hissettiriyor ki sahipleri de bu yüzden ismini Saudade seçmiş olmalı. İster kahvaltı ister atıştırmalık molaları için gidilebilir. Tostları, hamur işleri ve kahveleri oldukça seviliyor. Salı ve çarşamba günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.
