EFES ANTİK KENTİ

Efes Antik Kenti MÖ 8600 dönemine basit bir yerleşim olarak başlamış. Yüzyıllar içinde büyüyerek döneminin en önemli dünya başkentlerinden birisi olmuş.

Kurulduğu İzmir’in Selçuk ilçesinin Anadolu’nun en verimli topraklarından birisi olması, ticaret yollarının buradan geçmesi, ve dünyanın doğusu ve batısını birbirine bağlayan bir limana sahip olması sayesinde şehir çok gelişmiş. Altın çağını ise MÖ 129’da Roma İmparatorluğu’na bağlandıktan sonra görmüş. Asya Eyaleti’nin başkenti olmuş. Bu dönemde (MÖ 2.-1. yüzyıl) Efes 200.000 kişiyi aşan nüfusu ile bir çağının en büyük metropollerinden birine dönüşmüş.

Şehirde biriken zenginlik mimariye de yansımış. Tekrar ayağa kaldırılarak sergilenen Celsus Kütüphanesi’nin ihtişamından ne kadar etkileyici bir şehir olduğunu tahmin etmek mümkün. Roma ile yarışır nitelikte olduğu söyleniyor.

Şehrin güzelliği ile en meşhur yapısı ise, şehir Romalıların eline geçmeden önce, MÖ 550’de Lidya kralı Creseus tarafından yaptırılan ve dünyanın 7 harikası arasında yer alan Artemis Tapınağı. Maalesef bugün tapınaktan  sadece geriye bir kaç parça taş ve sonradan birleşirilmiş bir sütun kalmış. Bir Yunan tanrıçası olan Artemis’in Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele’nin devamı olduğu, Yunan kültürüne sentezlendiği düşünülüyor.

Efes pek çok din ve ırktan insana ev sahipliği yapıyordu. Buradaki hoşgörü ortamına güvenen Aziz Paul, takriben MS 36 yılında İsa’nın Kudüs’te çarmıha gerilişinin ardından güvende olması için Meryem’i buraya getirmişti. Bugün Meryem Ana’nın yaşadığı ev dünyanın dört bir köşesinden gelen Hristiyanlar tarafından ziyaret edilen bir hac noktası.

Celsus Kütüphanesi

Aziz Paul Efes’te Hristiyanlığı yaymak için çok uğraşmıştı, meşhur vaazlerinden birisini burada verdi. Birçok kişiyi Hristiyanlığa geçirmesi sayesinde Efes dinin yayılmasında önemli rol oynadı. Selçuk’ta öldü, mezarı da kalede bulunuyor. 313’te Hristiyanlığın Roma’nın resmi dini oldu. Sene 380 olduğunda artık şehrin sakinlerini üzeride Katolik inanç dayatılmış neticesinde paganizm görünüşte bitmişti.

Efes birçok kez yağmalanmış, deprem görmüş, el değiştirmiş ama hep devam etmişti. Ancak Küçük Menderes’in hazırladığı sonra direnememedi. Nehrin limanı alüvyonla doldurması deniz ticaretinin bitmesine ve şehrin gerilemesine neden oldu. İstanbul’un Doğu Roma İmparatorluğu’nun yeni başkenti ilan edilmesi de zaten zayıf düşen şehri iyice zayıflattı. Artık ekonomisi bir hac merkezi olmasına dayanıyordu. 6 ve 7. yüzyıldaki yıkıcı depremler de tuz biber oldu. Arapların istilarından kaçan halkın başka yerleşimler kurmalarıyla da şehri boşalttınca şehir bir daha eski günlerine dönemedi.

Selçuklu ve Osmanlı döneminde de kaderini döndüremeyen yerleşim için Roma yıllarında sonraki en civcivli zamanları günün her saati gelen turist otobüsler sayesinde şimdi geçiriyor diyebiliriz. Aşağıda Efes Antik Kent’i geziniz için önerilerimizi ve bazı faydalı bilgileri bulacaksınız.

Efes Antik Kenti Tarihi

Kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına dayanan ve Helenistik dönemden tutunda Roma, Bizans (Doğu Roma), Beylikler ve Osmanlı dönemlerine kadar aktif yerleşim yeri olarak kullanılan o soylu şehir; Efes.

Asırlar boyu üstün şehir planlama örneği oluşuyla, büyük öneme sahip bir liman kenti olmanın getirdiği ticaret merkezi özelliğiyle, binlerce yıl çok zengin kültüre sahip uygarlıklara ev sahipliği yapmasının kaçınılmaz sonucu olarak bir kültürler beşiği oluşuyla, Hristiyanlığın Hac merkezi olarak kabul görülmesi ve asırlardır bir dini merkez olma özelliğiyle; Efes tarihin bir parçası değil tarihin ta kendisi desek yanlış olmaz sanırım.

Amazon Kadınları Kurduğu Efsanesi

Efes’in ilk olarak tarihte amazon adıyla anılan kadın savaşçılar tarafından kurulduğu ve hatta isminin Arzawa (Ana Tanrıça Kenti) Krallığı’nın bir şehri olan Apasas’tan geldiği rivayet edilir. Bu döneme dair çok net bilgiler bulunmasa da uzun yıllar bu bölgede yerli halkın yaşadığı düşünülüyor.

Efes’in Bir Dünya Başkenti Oluşu: Helenistik ve Roma Dönemi

Öncesinde küçük bir yaşam merkezi olduğu düşünülen bölgenin önem kazanıp güçlenmesi Atina Prensi Androklos eliyle başlıyor. Efes Antik Kentin de bulunan Hadrianus Tapınağı girişinde Efes’in kuruluşunu anlatan şu cümleler bulunuyor;

“Atina kralı Kodros’un cesur oğlu Androklos, Ege’nin karşı yakasını keşfetmek ister. Önce, Delfi kentindeki Apollon Tapınağı’nın kâhinlerine danışır. Kâhinler ona, balık ve domuzun işaret ettiği yerde bir kent kuracağını söyler. Androklos bu sözlerin anlamını düşünürken Ege’nin lacivert sularına yelken açar… Kaystros (Küçük Menderes) Nehri’nin ağzındaki körfeze geldiklerinde karaya çıkmaya karar verirler. Ateş yakarak tuttukları balıkları pişirirlerken çalıların arasından çıkan bir yaban domuzu, balığı kaparak kaçar. İşte kehanet gerçekleşmiştir. Burada bir kent kurmaya karar verirler… “

Androklos ile başlayan Efes’in büyüme süreci M.Ö. 129 yılında Bergama Kralı Attolos’un bölgeyi Romalılara miras olarak bırakmasıyla zirveye ulaşmıştır. Miras olarak koca bir ülke bırakmak baya ilginç bir durum olsa da Efes’e yaramış neyse ki. Bu tarihten sonra Efes tarihçilere göre Asya’da bulunan en önemli ticaret merkezi haline gelir. Ayrıca burada açılan felsefe okulu da önemli bir merkez olmasında büyük rol oynamış.

Hristiyanlığın ortaya çıkışıyla birlikteyse şehir önce incilin önemli isimlerinden Aziz Paul’ün bir süre burada bulunması ve burada vaazlar vermesiyle, sonraları ise Aziz John ve Bakire Meryem’in buraya gelişi ile dini bir merkez haline gelmiştir. Bu tarihten itibaren altın çağını yaşayan Efes bir süre sonra sık sık el değiştirmeye ve istikrarsız bir ivme çizmeye başlar. Ve nihayet 1304 yılında Türklerin eline geçer.

Beylikler ve Osmanlı Dönemi

1304 yılı itibariyle Türk beyliklere geçen Efes’te 98 yıl boyunca refah sürse de 1402 yılında Moğol saldırılarında nasibini alır ve büyük tahribata uğrar. 1425 yılında ise şehri Osmanlı fetheder. Bu noktadan sonra Efes büyük bir hızla önemini yitirir ve 20.yy a geldiğimizde Menderes Nehrinin taşıdığı kumlar ovayı genişletmiştir. Bir sahil kenti olan Efes artık denize 5km kadar uzaklıkta kalır.

Efes Antik Kenti’ni Ziyaret İçin Bilgiler

Ne Zaman Gelmeli?
Sene boyu rahatlıkla gezebileceğiniz Efes’in bizce en güzel vakti doğanın yeşillenmesi sebebiyle Mayıs ayı.

Çoğu ziyaretçi ise yazın geliyor ancak İzmir sıcağında Efes’i gezmenin zorlayıcı olabiliyor.Eğer siz de yazın geliyorsanız en güzeli kapılar ilk açıldığında burada olmak. Hem sıcaklık açısından rahat edersiniz, hem de kalabalıklar basmadan rahatça fotoğraf çekersiniz. Çantanıza mutlaka su, güneş kremi ve şapka bulundurun.

Efes Antik Kenti’ni Gezmek Ne Kadar Sürer?
Buraya en az 2-3 saatinizi ayırmalısınız. Kulağınıza çok gelebilir ama bir metropol gezdiğinizi unutmayın. Rehberli yürüyüş turu da 2 saat sürüyor. Eğer hem Efes Antik Kenti’ni hem de çevredeki Meryem Ana Evi, Artemis Tapınağı gibi diğer önemli noktaları da gezecekseniz tur 4-5 saati buluyor.

Efes Antik Kenti’ne Giriş Ücretli mi?
Giriş ücreti 100 TL. Herhangi bir indirim de yok.

Efes Antik Kenti’nde Müze Kart Geçiyor Mu?
Evet. Müzekart sahipleri Efes Antik Kenti’ni bir yıl içinde 2 kez olmak kaydıyla ücretsiz gezebiliyor. Müzekart’ınız yoksa burada hemen alabileceğiniz bir Müzekart satış noktası da var. Her türlü bilet almaktan çok daha uygun. Çünkü tam Müzekart 60 TL, indirimli Müzekart ise 30 TL. Ayrıca Yamaç Evler, St. Jean Örenyeri, Efes Müzesi’ne girişlerde de Müzekart geçerli. Giriş ise Yamaç Evler 45, Efes Müzesi 25 TL. St. Jean Örenyeri 25 TL.

Efes Antik Kenti Ziyaret Saatleri
Yaz Dönemi: 1 Nisan – 1 Ekim Açılış Saati: 08:00 Kapanış Saati: 19:00
Kış Dönemi: 1 Ekim – 1 Nisan Açılış Saati: 08:30 Kapanış Saati: 18:00
Her gün açık. Sadece dini bayramların birinci günü öğlene kadar kapalı.

Efes Antik Kenti’nde Otopark Var Mı?
Buraya kendi aracıyla gelecekler ana girişte ücretli için park imkanı var. Araç başı ücret 10 TL.

Efes Antik Kenti Turları
Efes Antik Kenti’ne günübirlik veya konaklamalı tur düzenleyen çok sayıda seyahat acentesi var. Bilinen acentelerden mi tercih edersiniz yoksa daha yerel olanları mı seçersiniz tamamen size kalmış. Vaktiniz varsa bizim favorimiz böyle yüzeysel turlar yerine kendiniz tadını çıkarmak ama İzmir’den günübirlik bir şans yakalarsanız turlar da kesinlikle hiç görmemekten iyidir. İzmir’den başlayan günübirlik turlar genelde 50-100 TL aralığında oluyor ve fiyat tamamen verdikleri ulaşım aracına, yemeğe göre değişiyor. Genelde turlara Şirince ve Meryem Ana Evi de dahil oluyor.

Eğer İstanbul’dan ya da onun gibi nispeten uzak şehirlerden tur almayı tercih ederseniz mutlaka konaklamalı oluyor. Fiyatlar tamamen konaklayacağınız gece sayısına, oteline ve gezdirdiği yerlere göre değişebiliyor. 3-4 günlük daha kapsamlı turlara Çeşme vs. de eklenebiliyor. Turlar yaz mevsimi yaklaştıkça şekillendiği için en sağlıklısı yaza doğru içerikleri ve fiyatları kontrol etmeniz olur.

Efes Antik Kenti’nin İçindekiler

Efes elbette her bir santimiyle paha biçilemez bir hazine ancak Efes’te de ön plana çıkan, biraz bilgi sahibi olmadan gezsek ayıp etmiş olacağımız yapılar var tabi.

Liman Caddesi

Arkadiane Caddesi yani Liman Caddesi, Efes Antik Kenti’nin en uzun caddesi. Odeon ile Antik Liman’ı birbirine bağlıyor. Caddenin iki yanı da görkemli sütunlarla süslü. Zamanında şehre gelen krallar bu caddede karşılanır, dini törenler bu yol üzerinde düzenlenirmiş.

Efes Antik Tiyatrosu (Büyük Tiyatro)

Fotoğraftaki kırmızı noktanın ben olduğumu düşünürseniz ne kadar devasa olduğunu fark edersiniz

Antik dönemin en büyük açık hava tiyatrosu özelliğini taşıyan bu tiyatro tam 24.000 kişi kapasiteli. Tiyatronun sahnesi maalesef yıkılmış durumda ancak oturma alanları gayet iyi durumda. Bu tiyatro en büyük tiyatro olma özelliği dışında St.Paul’ün vaazlarının da gerçekleştiği yer olduğundan Hristiyanlık adına da çok önemli eser konumundadır.

Ticari Agora

Celsus Kütüphanesi’nin hemen yan tarafında bulunan meydan, kentin en önemli ticaret ve kültür merkezi, pazar yeri olan Agora. Toplam 3 kapıdan girişi olan Agora, M.Ö.3.yüzyılda İmparator Augustus döneminde kurulmuş. Agora, M.S.4. yüzyılda büyük bir deprem yüzünden hasar görmüş ve kullanılamaz hale gelmiş.

Serapis Tapınağı

Celsus Kütüphanesi’nin arkasında yer alan Serapis Tapınağı, M.S. 138-192 tarihleri arasında yapıldığı düşünülen, Efes’in ilginç yapılarından biri. Serapis, bir Mısır Tanrısı. Mısır granitinden yapılmış tapınağın da Serapis dinine mensup kişilere adandığı düşünülüyor. Tapınak, Hristiyanlık döneminde kiliseye dönüştürülmüş fakat burada yapılan kazılarda bulunan yazıtlarda tapınağın aslında Serapis’e adanmış olduğu keşfedilmiş.

Celsus Kütüphanesi


Efes’te bulunan belki de en güzel yapı. Celsus Kütüphanesi M.S. 106 yılında ölen Efes valisi Celsius adına oğlu tarafından yaptırılmıştır. Kütüphane dışarıdan iki katlı bir görünümde olsa da içeriden tek katlı ve yüksek tavanlı bir yapıdır.

Burayla ilgili çok şaşırtıcı ve bir o kadar da komik bir iddia bulunuyor. Kütüphanenin hemen karşısında bir genel ev bulunuyor. Diğer antik kentlere bakıldığında bu durumun ilk olduğu söylenemez. Ancak iddia şöyle ki kütüphanenin içinden bu geneleve çıkan gizli bir geçit olduğu söyleniyor. O dönem insanların toplumda dikkat çekmeden veya karısına yakalanmadan bu yoldan geneleve gittikleri rivayet ediliyor. Valla ne diyelim şakaysa komik değilse daha da komik.

Mazeus Kapısı ve Mithridates

Mazeus Kapısı, Agora’nın Güney Kapısı olarak da bilinen, Celsus Kütüphanesi’nden Ticaret Agorası’na geçişi sağlayan kapı. MÖ 4-3. yüzyılda yapıldığı düşünülen kapı, İmparator Agustus tarafından özgür kılınan Mazaeus ve Mithridates adlı iki köle tarafından finanse edilerek inşa edilmiş.

Mermer Cadde

Kütüphane meydanından tiyatroya kadar uzanan caddeye Mermer Cadde deniliyor. Arabaların da geçişine uygun olarak tasarlanmış caddede her iki taraftada yayalar için kaldırım da yapılmış. Cadde, boylu boyunca sütunlarla süslü.

Aşk Evi

Kuretler Caddesi ve Mermerli Cadde’nin kesişiminde aşk evi bulunuyor. Aşk evi döneminin genelevi. Aşk evine şehirdeki birçok yapıdan gizli geçitlerle yeraltı bağlantılarının olduğu düşünülüyor. Şimdilik bu geçitler henüz gün yüzüne çıkarılmış değil fakat zamanında Efesli evli erkekler tarafından sıklıkla kullanıldığı varsayılıyor. Fotoğrafta gördüğünüz ayak izi de muhtemelen Aşk Evi’nde çalışan bir seks işçisine ait. Bu ayak izinin, Aşk Evi’nin evin girişinde bulunması, onu bir bakıma o zamanın reklam panosu yapıyor.

Yamaç Evler

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Efesin zenginlerinin sitesinde sıra. 4000 m² alan üzerine inşa edilen evlerin her birinin avlusu bulunuyor. Evler döneme göre o kadar lüks ki yerden ısıtma sistemiyle ısınıyorlarmış. Şehir terk edilene kadar kullanılan bu evler şu anda da gezmek için gayet iyi durumdalar.

Umumi Tuvalet (Latrina)

Dönem insanlarının sadece tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için değil sosyalleşmek içinde kullandığı umumi tuvaletler. Hemen arkasında Skolastika Hamamları olduğundan ve hamamın suları kanalizasyon ile birleştiğinden, kötü kokuların maskelenmesi daha kolay oluyormuş.

Skolastika Hamamları

Skolastika Hamamları, Kuretler Caddesi’nden yani ana caddeden aşağı inerken sağınızda kalacak olan, M.S. 1. yüzyılın ikinci yarısında ya da 2. yüzyılın başında inşa edilmiş olduğu düşünülen büyük hamam yapısı. Hamamların, M.S. 400’lü yıllarda Skolastikia adlı Hristiyan bir kadın tarafından restore edildiği biliniyor. Bu nedenle da ismi Skolastika Hamamları. Sıcak su odası, ılık su odası, soğuk su odası ve soyunma odası şekilde 4 bölümden oluşuyor. Ayrıca hamamların, latrina yani tuvalet ve Aşk Evleri’yle (döneminin genelevi) ne gizli geçitlerle bağlı olduğu düşünülüyor.

Mozaikli Kaldırım

Handrian Tapınağı’nın karşısında, 5 metre genişliğindeki bu mozaikli kaldırım bulunuyor.

Hadrian Tapınağı

Hadrian Tapınağı, Roma İmparatoru Hadrian adına yaptırılan tapınak. Tapınağın, yapılış amacı ise M.S.128 yılında Efes’i ziyaret eden İmparator Hadrian’ı onurlandırmak. Kapısında, şans tanrıçası Tike ve Medusa kabartmaları bulunuyor. Tapınağın kabartmaları Efes Müzesi’nde bulunuyor. Tapınağın önünde duran kaidelerde ise zamanında dört Roma imparatoru Galerius, Maksimianus, Diocletianus ve Constantinus’un bronz heykelleri bulunuyormuş.

Trajan Çeşmesi

Trajan Çeşmesi, M.S. 102-114 yılları arasında, Roma İmparatoru Traianus ile Efesli Artemis adına inşa edilmiş olan çeşme. Aslında orijinalinde 2 katlı olan çeşme, restore edilerek tek katlı olacak şekilde yeniden yapılmış. Çeşmenin heykellerinin bazıları bugün Efes Müzesi’nde bazıları da Britsh Museum da sergileniyor.

Kuretler Caddesi


Herakles kapısından başlayıp, Celsus Kütüphanesi’ne doğru inen ana caddenin adı Küretler Caddesi. Bu cadde üzerinde Trajan Çeşmesi, Hadrian Tapınağı ve Skolastika Hamamları da bulunuyor. Bu caddeye Kuretler Caddesi denilmesinin nedeni ise mitolojiye dayanıyor. Mitolojide yarı tanrı olarak geçen Kuretler’in isimleri caddenin başındaki sütunlarda yazılı. O nedenle de buraya “Kuretler Caddesi” denilmiş.

Herakles Kapısı

M.Ö.4.yüzyılda yapılmış olan Herakles Kapısı, ismini ön cephesinde bulunan “Herakles” (Yunan Mitolojisi) yani “Herkül” (Roma Mitolojisi) ‘ü temsil eden kabartmalardan alıyor. Bu kapı, Kuretler Caddesi’ni yaya yolu haline getiriyor. Fakat kapıdan sadece Efes’in soylularının geçebildiği biliniyor.

Memmius Anıtı

Memmius Anıtı, M.S.30 yılında Domitian Tapınağı’nın bulunduğu meydanda, Romalı devlet adamı Sulla Felix’in torunlarından Gaius Memmius adına inşaa edilmiş onursal bir anıt. Anıt, kule seklinde ve kulenin sütunları arasında Gaius Memmius’un erdemleri tasvir edilmiş.

Domitian Tapınağı

M.S. 81-96 yılları arasında inşa edilmiş olan Domitianus Tapınağı, İmparator Domitianus adına yapılmış bir tapınak. İmparator Domitianus, öldükten sonra zalim bir yönetim sürdürdüğü için lanetlenmiş. Roma Senatosu kararı ile isminin tüm yazıtlardan silinmesine karar verilmiş. Fakat Efesliler, tapınağı tamamen yıkmak istememiş ve imparatorun tapınaktaki heykelinin başı keserek babasının heykelinin başını kondurmuş.

Belediye Binası (Prytaneion)

M.S.1. yüzyılda yapılan Prytaneion yani Belediye Binası, İmparator Augustus dönemine tarihleniyor. Burada kent yönetimine dair meseleler konuşulur, diplomatik ilişkiler yürütülürmüş. Şehrin en üst düzey yöneticisinin makamı da burada bulunuyor. Üç avlulu yapının üçüncü avlusunda ise ziyafet salonu bulunuyor.

Odeon

Roma Antik kentlerine özgü yapılardan biri de odeonlar. Odeonlar için amfitiyatrolar gibi devasa olmayan, daha küçük grupların toplantı yapmasına olanak veren, özellikle de meclis üyelerinin toplantı yapıp şehrin geleceğiyle ilgili kritik kararlar verdiği meclis diyebiliriz. Efes Antik Kenti’ndeki odeon da M.S.100 yılına tarihleniyor.

Ören Yerinin Dışındaki Efes Kalıntıları

Meryem Ana Evi


Burası Meryem’in Aziz John’la birlikte son yıllarını geçirdiği düşünülen kilise. Bu kilisenin de bulunuşu oldukça ilginç bir hikâyeye sahip.

Bir Alman köyünde yaşayan Anna Katharina Emmerick isimli daha önce köyünden hiç çıkmamış olan bir kadın amansız bir hastalığa yakalanır. Hastalığa yakalandıktan sonra tanıması mümkün olmayan kişiler ve görmesi mümkün olmayan yerler hakkında çok tutarlı bilgiler vermeye başlar. Bu durum yazar Clemens Brentano’nun da dikkatini çeker ve bu kadının yanına yerleşir. Brentano kadın ölene kadar kadınla kalır ve kadının ölümünden sonra onun anlattıkları doğrultusunda Meryem’in yaşamını yazıp kitap haline getirir. Tarih 1891 yılını gösterdiğinde İzmir Fransız hastanesinde bu kitap topluca okunurken gerçeklik payının olup olmayacağı üzerine bir tartışma geçer ve bu küçük grup 29 Temmuz 1891 yılında kitapta anlatılanlar ışığında bu kiliseyi bulurlar.

Artemis Tapınağı


Çok şey yazılabilir, çok şey söylenebilir ama dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı için ama ne yazarsak yazalım Dünyanın yedi harikasını derleyen Sidon’lu Antipader kadar güzel tarif edemeyiz tapınağı;

“Mağrur Babil’in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus’daki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm ve güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos’un engin mezarını; ama Artemis’in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki “İşte! Olimpus’un dışında, Güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı.” (Antipater, Yunan Antolojisi [IX.58])

Malesef tapınak tarihe yenik düşmüş ve taş üstünde taş kalmasa da kenti gezerken edindiğiniz izlenim buranın ne kadar görkemli bir yapı olduğunu kafanızda çiziyor.

Meryem Kilisesi

Bildiğiniz üzere, Hristiyanlık dünyasının en önemli toplantısı olan Ekümenik Konsilllerden birisi olan 3. Ekümenik Konsil de Efes’te bu kilisede gerçekleşmiş. M.S.431’de Efes Antik Kenti’nde toplanan konsilde, Meryem’in sadece insan olan çocuk İsa’yı değil tanrıyı doğurmuş olduğu kesinleşmiş. Meryem Kilisesi, M.S. 7.yüzyıla kadar önemini sürdürmüş fakat bu tarihten sonra St. Jean Bazilikası yapılıp yeni psikoposluk merkezi olunca önemini yitirmiş.

Yedi Uyurlar

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Birçok kültürde Hristiyanlıkta ve Müslümanlıkta küçük farklılar dışında örtüşen bir efsane. Tüm efsanelerin ortak noktası dönemin yöneticilerinin baskılarından bezerek halkını terk eden 7 kişinin bir mağaraya girerek orada yaşamaları.

Efes’te ki mağarayla ilgili efsane ise şöyle devam ediyor. Hükümdar bu isyancıların kaçtığı mağarayı duyar ve mağaranın girişini kapattırıp içeridekileri ölüme terk eder mağara girişine de içeridekileri cezalandırdığına dair bir tabela koydurur. Bu olaydan 200 yıl sonra mağaranın bulunduğu arazi sahibi mağaranın girişini açar ve yedi uyurları orada görür. Yedi uyurlardan bazılarının yiyecek almak için köye inmesiyle de bu mucize gün yüzüne çıkar.

Efsane böyle ancak Yedi Uyurların uyudukları mağaranın bulunduğu iddia edilen ülkemizde 4 tane dünyada ise 33 adet farklı nokta bulunmakta.

St. Jean Bazilikası

Hristiyanlığın en önemli figürlerinden, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan “Aziz Yahya veya Aziz Yuhanna” Hristiyanlık dünyası tarafından bilinen isimleriyle St. Jean veya St. Jean’ın mezarının bulunduğu bazilika. Kendisinin, Yahya İncili’ni burada kaleme aldığı düşünülüyor. Daha sonra St. Jean’ın mezarı üstüne buradaki bazilika inşa ediliyor ve St. Jean Bazilikası önem olarak Efes’teki Meryem Kilisesi’nin yerini alıyor. Hristiyanlık dünyasının Kudüs’ten sonraki en önemli hac noktalarından biri sayılan bu bazilika ve onu çevreleyen örenyeri de 2015’ten beri Efes ile beraber UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde.

Efes’in Hristiyanlık İçin Önemi

– Efes, Hristiyanlığın yayılmasında hayati bir rol oynamış. M.S. 1. yüzyıldan başlayarak, St. Paul ve St. Jean gibi önemli Hristiyanlar Efes çevresinde Artemis’e tapanları etkileyerek Hristiyanlığa çekmiş.

-Hristiyanlık dünyası için çok önemli olan Ekümenik Konsil’lerden üçüncüsü, M.S.431’de İmparator II. Theodosios’un davetiyle Efes’te toplanmış. Bu konsilde, Meryem’in sadece insan olan İsa’yı doğurmuş olduğunu savunan İstanbul Patriği Nestorius’un fikirleri reddedilerek Hz. Meryem’in “Tanrı’yı doğuran” olduğu kabul edilmiş.

– İsa’nın annesi Meryem’in son yıllarını Aziz Jean ile bu bölgede geçirdiği düşünülüyor. Meryem’in Evi ve St. Jean’ın mezarı bugün hala burada ziyaret edilebiliyor. İkisi de Efes Antik Kenti’ne 10-15 dakika sürüş mesafesinde.

– Yeni Ahit’te Efes’ten birkaç kez bahsediliyor ve M.Ö. 60 civarında yazılan Efesliler kitabının, bazı din bilginleri kaynağını hala sorgulasa da, St Paul yani Aziz Pavlus’tan Efes Hristiyanları’na gönderilmiş bir mektup olduğu düşünülüyor.

Efes Antik Kenti’ne Ulaşım

Efes Antik Kenti İzmir’in Selçuk ilçesinde ve belki de şöyle bir uğramayıp bir gününüzü ayırmaya en müsait konumda. Neden mi bunu söylüyorum?

Eğer Aydın yönünden İzmir istikametine gidiyorsanız Aydın-İzmir otobanının Belevi Bağlantısına saparsanız 20 dakika içerisinde,

Eğer Kuşadası’na Aydın tarafından gidiyorsanız Çamlık’tan Selçuk yönüne saparak 10 dakika içerisinde,

Eğer Kuşadası’na İzmir tarafından gidiyorsanız hiç yolunuzu bile uzatmadan, rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Ama “Biz özellikle burayı görmeye geleceğiz” diyorsanız da işiniz oldukça kolay.

Basmane-Söke veya Basmane-Denizli güzergâhında çalışan trenler Selçuk Garından da geçiyorlar. Ki Selçuk Garı Efes Antik Kenti’ne yalnızca 650 metre mesafede. Bu arada bu güzergâhta ki bilet fiyatlarının da oldukça uygun olduğunu söylemeden geçmeyelim.

Uçakla gelecekler için Adnan Menderes Havalimanından Efes Antik Kenti arası 60km ve araçla 43 dakika uzaklıkta.

Efes Antik Kenti Nerede?

Efes Antik Kenti, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı antik bir ören yeri. Konum için tıklayın.

Peki, Efes Antik Kenti’nin büyük yerleşim yerlerine özel araçla uzaklığı ne kadar?

-İstanbul merkez Efes arası 541 kilometre 6 saat 20 dakika,
-Ankara merkez Efes arası 620 kilometre 7 saat 20 dakika,
-İzmir merkez Efes arası 80 kilometre 55-60 dakika,
-Aydın merkez Efes arası 130 kilometre 2 saat 10 dakika sürüyor.

Instagram’a Da Bekleriz

http://www.instagram.com/p/BxmDHjonEjw/

Efes’e Gelmişken Buraları Da Görün

  • Şirince buradan yalnızca bir minibüs mesafede eğer gitmek isterseniz ŞİRİNCE KÖYÜ, ŞİRİNCE’DE GEZİLECEK YERLER yazımıza bir göz atın deriz.
  • Kuşadası araçla yalnızca 20 kilometre ve 25 dakika uzaklıkta. Antik kenti karış karış gezip yorgunluğu denizde atmak isteyenler için harika bir çözüm olacaktır.
  • Selçuk Havaalanı merkeze çok yakın (3,5 kilometre) olan hava alanında tandem serbest paraşüt atlayışları yapılıyor. Ki bununla ilgili de EFES ÜZERİNDE 4.000 METREDEN SERBEST PARAŞÜT yazımız mevcut.