Vay bizim şapşallığımıza!

Biz nasıl oldu da bunca zaman Bergama’da görülecek yerin antik kentten ibaret olduğunu düşünmüşüz bilmiyorum. Meğer, UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Bergama Antik Kenti’nin ününün gölgesinde kalmış, tatlılıktan ölen yerleşimleri varmış. Bergama’nın mahalleleri nostalji severler için bir rüya; her yer dönem dizisi seti gibi.

Tabelaların tasarımından,
Eski usul kahvehane sandeyelerine,
Kapı önünde oturan mahelleliye,
Dükkanının önüne “Kunduracı Ahmet” gibi isimini yazan esnafına,
Kefeli terazi kullanan bakkalından, pedallı dikiş makinası kullanan terzisine,

Birçok şey bozulmadan ve estetik duygusunu koruyarak, çocukluğumuzdaki gibi yaşamaya devam ediyor.

Bergama’nın nüfus 100 bini aştığından, biz daha çok şehirleşmiş bir ilçenin kenarında bir antik kent bulacağımızı sanıyorduk. Hem bu kadar nüfusa ağırlayıp, hem İzmir gibi büyük bir şehirin parçası olup da, bu kadar otantikliğini korumuş bir yerleşim bulmak harika bir sürpriz oldu.

BERGAMA’DA GEZİLECEK YERLER


1. Pergamon Antik Kenti
2. Yenigün Kahvaltı Salonu
3. Akropolis Restaurant
4. Hera Boutique Hotel
5. Kale Mahallesi
6. Les Pergamon Hotel
7. Kızıl Avlu
8. Halk Kütüphanesi
9. Çiçeksever Kebab Salonu
10. Bergama Sofrası
11. Arasta Nargile Kahvesi
12. Çığırtma Evi
13. Bergama Müzesi
14. Atmaca Mahallesi
15. Asklepieion

Sarı Halka – Bergama Antik Kenti Akropolü
Pembe Halka – Kale Mahallesi
Mavi Halka – Bergama Merkez & Arasta
Kırmızı Halka – Atamaca Mahallesi

1. Bergama’nın Mahalleleri

Mutlaka gezmenizi önereceğimiz 3 yer var: Bergama Merkez, Kale Mahellesi ve Atmaca Mahallesi.

1.1 Kale Mahellesi 

Kale Mahallesi, Rumlardan kalan taş evlerin içinde mahalle hayatının devam ettiği, müthiş tatlı bir yer. Tüm binalar mübadele vakti giden Rumlar’dan kalmış. Öyle terk edilmiş, hayalet binalar ya da anca yaşlıların kaldığı mahalleler değil bunlar.

Aileler, çocuklar, komşuya gitmeli gelmeli, mahallece kapı önünde hep beraber fasulye ayıklamalı, yaşlı teyzelere gençlerin cep telefonundan YouTube izlettiği, “yaşayan” mahalleler. Daracık sokaklarda çocuklar bağır çağır top oynuyor. Her yer akşam sefası dolu. Güneşi batmasına doğru mis gibi kokular yükseliyor sokaklardan. Sokakları gezmesi müthiş keyifli.

Eskiden Rumlar burada domuz alışverişi yaptığı içi Domuz Meydanı diye bilinen mahalle meydanına çıkın. Meydanda eskiden Rumların sosyal merkez olarak kullandığı Kafeneon Attalos isimli güzel bir yapı göreceksiniz. Bugün bir restoran olarak işletiliyor. Mutlaka bir mola verin.

1.2 Atmaca Mahallesi

Bir Roman mahellesi olan Atmaca Mahallesi’ni ise görmeye malesef yetişemedik (dediğimiz gibi Bergama’yı antik kentten ibaret bir gezi olacağını sanıyorduk). Hüsnü Şenlendirici’nin hakkında “Atmaca Mahallesi, benim mahallem. Bu videoyu, dünyanın her yerinden ve her kesiminden insanin izleyip, onca zorluğun, garibanligin içindeki gerçek zenginliği ve umudu görmesi gerek. Çingeneler grinin içindeki gökkuşağıdır”‘ dediği yer. Video için tıklayın.

1.3 Bergama Merkez

Bergama merkez ise ilçenin ticari kalbi olmasına rağmen nostaljik dokusunu koruyarak gelişmiş. Kolonya doldurma dükkanları, satmaya getirdiği çiftlik hayvanlarını kaldırım boyunca dizmiş köylüler tanıdık manzaralar.

2. Bergama Antik Kenti


Bergama Antik Kenti, dünya tarihi için önem taşıyan bir yer. Hatta bazı açılardan kendi devrinde dünya lideri olarak tabir ediliyor. Çok büyük ve zengin bir krallıkmış, daha sonra Roma İmparatorluğu’na katılmış. Hatta Efes’ten önce kısa bir süre Roma İmparatorluğu’nun doğudaki merkeziymişEFES ANTİK KENTİ hakkında bilgi edinmek için tıklayın.

Bergama birçok ilke de ev sahipliği yapmış. Mesela parşömen (deriden kağıt) burada bulunmuş. Papirusü (bir çeşit kağıt) bulan Mısırlılar ile krallığın arası bozulunca papirus ticareti sekteye uğramış. Bergama kralı da bilim insanlarını toplayıp onlara papirustan daha iyi ve dayanıklı bir kağıt bulmalarını emretmiş ve böylece parşömen bulunmuş.

Takibinde Asya’daki ilk kütüphane burada kurulmuş. 200,000 ciltlik koleksiyonu ile dünyanın en büyük 2. kütüphanesi olmuş.

Akropoldeki amfitiyatro (resimdeki) dünyanın en dik tiyatrosu olması ile biliniyor. Kapasitesi 10.000 kişiymiş.

İlk sosyalist ayaklanma burada kralın gayri meşru oğlunun şehrin dar gelirlilerini yanına alması ile çıkmış.

Aslında antik kent kocaman bir coğrafyaya yayılsa da gün yüzüne kalan 2 önemli yeri var; birisi şehri tepeden gören, sunakların, kütüphanenin ve önceki resimdeki amfi-tiyatronun olduğu Akropol. Burası daha çok krallığın ileri gelenlerinin yaşadığı bunun yanı sıra devlet binalarının, tiyatronun, meşhur Zeus Altarı’nın, sarayların, Athena, Demether ve Trajon ve Hadriyan tapınaklarının, okulların ve agoranın bulunduğu yermiş.

Halk ise yamacın aşağı tarafında yaşarmış, yani bugün ilçenin kurulu olduğu yerde. Bu sebeple birçok evin temelinde tarihi evlerin temelleri çıkıyormuş. Akropol dışında görebileceğiniz şehrin 2. önemli kısmı da dünyadaki ilk kapsamlı hastanesi olarak bilinen Asklepion.

Rehber Eşliğinde Gezin: Bu yazımızın konusunun Bergama’da gezilecek yerler olması gereği çok detaylı anlatmayacağız Bergama Antik Kenti’ni ama siz orada mutlaka bir rehberle gezmelisiniz ve çok şanslısınız ki nice ünlüler, protokoller gezdirmiş büyük rehber Yaşar Bey’in bizde numarası var: 05325092061

Bergama Antik Kenti’nden Berlin’deki Bergama Müzesi’ne Gidenler

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Bergama Antik Kenti’ni Berlin‘deki Bergama Müzesi’ni de görmüş insanlar olarak kalbimiz parçalanarak gezdik. Buradaki Zeus sunağı şu anda Berlin’de Pergamon (Bergama) Müzesi’nde sergileniyor. Osmanlı Devleti yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle kazı çalışmalarını yapan Almanlar’a buradaki Athena ve Zeus sunağını satmış. Onlar da gemilere bindirip Almanya’ya götürmüşler. Bizim müzemize de Bergama Müzesi’nin fotoğrafları kalmış.

Turizm iyiyken burayı her yıl 580 bin insan ziyaret ediyormuş, son senelerdeyse yarıya inmiş. Berlin’deki Pergamon (Bergama) Müzesi’ni yılda kaç kişi görmeye gidiyormuş biliyor musunuz? 2 milyon. Şimdi müzenin Bergama bölümü 5 yıllığına bakım çalışmaları sebebiyle kapalı.

İnsan u duruma hem üzülüyor, hem de buranın sütunlarının kesilip kesilip kireç olarak kullanıldığını ve ülkemizin dört köşesinde gerçekleşen Sünger Bob restorasyon çalışmalarını düşününce bari emin ellerde diye kendini teselli ediyor. Hayalimiz tüm tarihi servetimize, kültür zenginliğimize sahip çıkacak, koruyacak bilinçli nesiller ve yöneticiler… 

Bergama Antik Kenti Giriş Ücreti ve Saatleri

Giriş ücreti 25 TL. Müze Kart Geçerli. Girişler 15 Nisan – 2 Ekim tarihleri arasında 08.00 – 19.00, 3 Ekim – 14 Nisan tarihleri arasında 08.00 – 17.00. Konum için tıklayın. 

3. Asklepion

Asklepion Antik Yunan’daki şifa tanrısının ismi. Tıp / Hekimlik simgesi olan asaya dolanmış yılan ilk burada kullanılmaya başlanmış. Yılanın neden tıbbın sembolü olduğuna dair birçok açıklama var. En akla yatanlarından bir tanesi o dönemde insanlara yılan zehrinin tedavi amaçlı kullanılması. Farmakoloji kelimesi de zaten Yunanca ilaç / zehir anlamına gelen” pharmakon”dan türemiş.

Asklepion dünyada
ilk psikoterapi yapan,
İlk tedavi amaçlı uyuştucu (anastesi niyetine) ve psikedelik madde kullanan
– ve ilk kamu sağlığı politikaları üreten kurum olarak da tarihe geçmiş.

Asklepion’u içinde meşhur kütüphanenin, bir tiyatronun, 

telkin ve fizyoterapi tekniğinin uygulandığı uyku odalarının olduğu, açlık-susuzluk kürlerinin, şifalı otlar, yağlar ve sularla tedavilerin yapıldığı ve çamur banyolarının bulunduğu bir kaplıca ve dinlenme merkezi olarak düşünebilirsiniz. Konum için tıklayın.

4. Arasta

Bergama merkezde çarşı anlamına gelen Osmanlı’dan kalma bir Arasta bulunuyor. Fakat öyle büyük bir arasta düşünmeyin. Çınar ağaçlarıyla kaplı bir avlunun altında, yan yana sıralanan birkaç dükkan ve onlara bakan çay bahçeleri var. Vakit geçirmek için değil de Çay, kahve ve böğürtlen suyu içip mola vermek için ideal.

5. Bergama Halısı

Kendine has ilmek tekniği, renkleri, desen yapısı ile dünyada ayrı bir ekol olan Bergama halısından da azıcık bahsedelim isterim. Burada 15. yüzyıldan bugüne birçok köyde dokumacılık yapılıyor. Halı türleri, 4 çeşide ayrılıyor Kız Bergama, Sarı Namazlık, Yağcıbedir, Holbein.

Dünyada koleksiyonerlerin özellikle peşine düştüğü ise Kız Bergama halısı. Kök boya ile renklendirilmiş özel yapağıdan dokunan halılar bu özelliklerinden dolayı koku yapmıyor ve kullandıkça ipek görüntüsü alıyormuş. Bergama’dayken mutlaka bir halıcıya girmenizi tavsiye ederiz!

6. Kızıl Avlu (Sarepeion Tapınağı)

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Kızıl topraktan yapılma olduğundan rengi kızılımsı olan Kızıl Avlu, Bergama Antik Kenti’nin yayıldığı bölgede bugüne kadar ayakta kalabilmiş Mısır yeraltı tanrısı Serapis’e adanmış bir tapınak olan Sarepeion’un bir parçası. Aslında MS. 2. yüzyılda tapınak Roma İmparatoru Hadrianus döneminde inşa edilmiş ama daha sonra 5. yüzyılda çeşitli eklemelerle kiliseye çevrilmiş. Osmanlı ile beraber camiye dönüştürülen yapının bir bölümü bugün bile cami olarak işlev görüyor. Anlayacağınız, dönem dömem hem bir tapınak, hem bir kilise hem de bir cami görevi görerek kutsal mekan olma konusunda kombo yapmış bir yer. Konum için tıklayın.

7. İzmir Bergama Müzesi

Bergama Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarından elde edilen Erken Tunç Dönemi’nden Bizans’a kadar geçen süre dilimine ait buluntuların, heykellerin, mozaiklerin, bölge etnografyasına ait kilim, el işi, dekorasyon ürünlerinin sergilendiği bir müze. Giriş 5 TL. Müze kart geçerli. 15 Nisan – 2 Ekim tarihleri arasında 08.00-19.00, 3 Ekim-14 Nisan tarihleri arasında 08.00-17.00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın.

8. Bergama İlçe Halk Kütüphanesi

Antik Çağ’da kütüphanesiyle Mısır ile kapışan, icat ettiği parşömeni ile Mısır’ın papirüsüne kafa tutan Bergama’ya da böylesine güzel bir halk kütüphanesi yakışırdı. 14.000 kitap, çeşitli dergi ve 3.000’e yakın aktif üyeye sahip bu halk kütüphanesinin tarihi binası da oldukça hoş. Kütüphane pazar ve pazartesi günleri kapalı ama diğer günler 08:30-17:30 saatleri arası açık. Konum için tıklayın.

9. Kozak Yaylası

Kozak Yaylası, fıstık çamı ormanlarıyla kaplı devasa bir yeşil alan. Bu yaylada Kasım Mart arası çam kozalağı toplama dönemi oluyor. Toplanan kozalaklar yaz aylarında güneşe seriliyor ve kurutuluyor. Kurutulunca açılan kozalaklardan fıstıklar çıkarılıyor. Bizim iç pilavlara, zeytinyağlı dolmalara ve sarmalara koymaya alışkın olduğumuz bu fıstıklar hem iç pazarlarda hem de Avrupa’da dış pazarlarda alıcı buluyor. Bu bölgede kozak toplayamayana kız yok. Ayrıca bu dönemde çam ağaçlarının dibinde yetişen bir mantar türü olan çıntar da hem Bergamalıların sofralarına hem de ceplerine ek gelir kaynağı olarak giriyor.

10. Bergama Uluslararası Tiyatro Festivali

Berlin ve İstanbul merkezli sanat kolektifi Kabak & Lin ve Bergama Belediyesi’nin ortak çabası ile Mayıs 2018’de Bergama’da çok büyük ve çok güzel bir tiyatro festivali gerçekleşti. İleriki senelerde denk gelirseniz kaçırmayın. Festival programına websitesinden ulaşabilirsiniz.

BERGAMA’DA NE YENİR & İÇİLİR

Çiçeksever Köfte’te Bergama Köftesi Yiyin

Bergama’da ne yenir sorusunun nokta atışı cevabı. Salaş ama temiz bir yer. Zaten menü belli: Kasap köfte, piyaz üstüne de kaymaklı, cevizli, tahinli kemalpaşa tatlısı. Adres: Barbaros Mahallesi, Bankalar Cad. No:71, 35700 Tel: (0232) 633 38 22 Konum için tıklayın.

Bergama’nın Neyi Meşhur? 👉 Çığırtması!


Cığırtma, genel olarak Ege Bölgesi’ne ama özellikle de patlıcanlısı ile Bergama’ya has bir kızartma yemeği. Bol sarımsaklı, biberli, domates soslu yani bol ekmek banmalı. Akropolis Restoran, Bergama Sofrası ve Çığırtma Evi çığırtmayı layığıyla yapan yerler. Bu üçünden birinde mutlaka deneyin.

Arasta’da Böğürtlen Suyu İçin

Aslında bu bizim keşfettiğimiz bir başlık, yoksa Bergama’nın böğürtlen suyu meşhur falan değil. Arasta Nargile Cafe hem çok sevimli bir yer, hem de taze böğürtlen suyu cennetlik. Yaz sıcaklarında daha ötesi yok.

90’ına Merdiven Dayamış Eşref Amca’nın Yerinde Kahvaltı Yapın

Fotoğraf Kaynak: Kezban Okyay / Foursquare

Günlük hayatta “İşleyen demir ışıldar” atasözünün kanlı canlı örneklerine ratlamak kadar insanı iyi hissettiren bir şey daha yok. Yenigün Kahvaltı Salonu, 90’ına merdiven dayamış Eşref Amca’nın ekmek teknesi. Her sabah yaş baş demeden dükkanın kapılarını kendisi açıyor, işinin başına geçiyor. Tüm gün ihtiyacınız olacak enerjiyi, Eşref Amca’nın ballı, kaymaklı, sıcak sütlü ve bol yaşam enerjili kahvaltısında bulabilirsiniz. Konum için tıklayın.

BERGAMA’DA KONAKLAMA

Hotel Hera

Burası tahmini olarak 200 yıllık iki taş Rum evinin restore edilerek butik otele dönüştürülmüş hali. Toplamda 10 odası, bahçesi, Akropolis’deki Demeter tapınağına, Kızıl Avlu’ya ve Bergama şehrine bakan bir terası var. Detaylı bilgi ve rezervasyon

Les Pargamon Otel

Kızıl Avlu yakınlarında, tarihi bir taş bir binanın otel olmuş hali. Çardaklı, çok hoş bir bahçesi var. Wifi var. Kahvaltısı da fiyatlara dahil. Detaylı bilgi ve rezervasyon

BERGAMA’YA GELİŞKEN BURALARI DA GEZİN


İzmir’in dilinize “Kalbim Ege’de Kaldı” şarkısını dolayacak köyleri var:
👉 İZMİR KÖYLERİ

Ayvalık ve Cunda İzmir’in kendisinden daha yakın desek yeri.
👉 CUNDA GEZİLECEK YERLER
👉 AYVALIK GEZİLECEK YERLER

“Kim uğraşacak rota çıkarmakla, bunun yapılmışı yok mu?” derseniz o da var:
👉 AYVALIK – BERGAMA ROTASI

Arabanız var ve İstanbul üzerinden geliyorsanız, burada Susurluk Tostu yiyin, bi daha bizim önerilerimizi okumadan hiç bir yere gitmezsiniz 🙂
👉 SUSURLUK TOSTU NEREDE YENİR

5 YORUM

  1. BoyalıKuş

    Merhaba. Tarihi eserlerimize yaptığımız muamele ve yetkililerin genel anlamda zihniyetini düşünürsek, Zeus Altarı’nın Belin’e gitmiş olmasına üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim. Sonuçta bu eserler bir nevi dünya mirasıdır ve tüm insanlığındır. Siz kıymetini bilemiyor ve koruyamıyorsanız, başka bir ülkede olması daha iyidir bence. İçi boş “milliyetçi” söylemler bu bağlamda anlamsızdır. Tahrip olan tarihi değerleri gördükçe üzülmemek elde değil…

    Cevapla
  2. Hakkı yokuş

    Selamlar, cumartesi pazar ve pazartesi olmak üzere 3 günlük kaçamak şansımız var her hafta. Bergama’ya gitmek istiyoruz. Silivri’den kendi aracımızla çıksak sizce bu 3 günde keyfi çıkarılır mı? Ooooo, yeter de artar bile derseniz artan zamanda ayvalık cunda mı? Yok oraya zahmet etmeyin derseniz Çanakkale yazınız da göz kırpmıyor değil hani Assos ile beraber 🙂 Fikrinizi öğrenmek isterim. Teşekkürler.
    Not: Başka bir yorumumda da dilek tahtası diye bir şey söylemiştim. Hani böyle bizler gibi okudukça izledikçe sizlere iyi dileklerde bulunmak isteyen insanlar var ya, ha işte o insanlar birleşip size olan iyi dileklerimizi mi yazsak o tahtaya demiştim yüzünüzü güldürmek için.
    Neyse efenim, çok uzadı en güzel günler en güzel rotalar sizlerin olsun 🙂

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Selamlar Hakkı,
      Ne kadar tatlı dilli bir yorum o öyle 🙂 Yerim!
      Zaten yolu düşünce sanki 1,5 gününüz kalcak gibi? O zaman Bergama’yı didik didik anca gezersiniz. Ama Cunda da sığar didik didik gezmeseniz.

      Assos’u mevsim sebebiyle direkt eleyin zaten. Çanakkale de tam yol üstü sayılaz şimdi…

      Bergama – Cunda yakın, bence aralarında en iyi kombinasyon o ikisi olur. Özellikle de aralarında yol olarak Kozak Yaylasını kullanın. Fıstık ağaçlarının görüntüsü bir harika. Sadece mevsim nedeniyle bilemedim Cunda’da mekanlar açık mıdır, ortam var mıdır…

      Cevapla
      • Hakkı yokuş

        Sırf bu ay gideceğiz diye düşünmeyin yazdıklarımı. Silivri’de oturup 3 günlük bir zamanı olan insanlar olarak gidebileceğimiz rotalar oluşturmaya çalışıyoruz kendimize. Zaten yazdıklarınızın çoğunu uygulamaya kafaya koydum 🙂 O yüzden bu hafta orası diğer hafta burası Türkiye kazan biz kepçe modundayız 🙂 Geri dönüp fikirlerinizi paylaştığınız için çok teşekkürler, çünkü fikirlerinizin hastasıyız 🙂

      • Biz Evde Yokuz

        Ya sen ne tatlı dilli bi insansın! Müsade edersen kendime engel olamayıp yanaklarını sıkıyorum.
        Şimdiden iyi yolculuklar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend