Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

YEREBATAN SARNICI HAKKINDA: TARİHİ, BİLET ÜCRETLERİ, GİZEMLERİ

Bizans döneminde şehrin su ihtiyacını gidermek için inşa edilen Yerebatan Sarnıcı hiç şühpesiz İstanbul’un en özel tarihi mekanlardan. Yerebatan Sarnıcı’na uğramayan bir Sultanahmet gezisi düşünülemez bile. Bir Aya Sofya ya da Topkapı Sarayı kadar tarihe yön vermiş bir mekan olduğunu söylenemez ama bu 1500 yıllık yapının o kadar mistik ve etkileyici bir ambiyansı var ki kesinlikle atlamamak gerekir. Biliyoruz, Sultanahmet gezileri oldukça yorucu olabiliyor, sakın pes edip Yerebatan Sarnıcı’nı pas geçmeyin. Söz veriyoruz ki “İyi ki ısrar etmişsiniz” diyeceksiniz. Zaten diğerlerinden farklı olarak, hızlıca gezilebilen bir yer.

Bu yazımızda hem Yerebatan Sarnıcı’nın tarihi ve mimarisine dair bilgileri, hem de hakkındaki efsaneleri bulacaksınız. Ayrıca ziyaretine gidecekler için de gezi rehber niteliğindeki notlarımızı topladık.

Not: Yerebatan Sarnıcı’nda zaman zaman akustik dinletiler düzenleniyor. Bilet bulursanız sakın kaçırmayın.

Yerebatan Sarnıcı’nın Tarihi

Fotoğraf Kaynak: Jason Persse / Flickr

Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından, imparatorluk ikametgahı Büyük Saray’ın ve bölgedeki diğer yerlerin su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmış. Aslında ondan önce I. Constantinos tarafından aynı yerde zaten bir sarnıç varmış. Fakat o sarnıç, bölgede çıkan bir yangın sonrası büyük hasar görmüş. I. Justinianus, yanan sarnıcı onarıp genişletmiş ve günümüze gelen sarnıcı oluşturmuş. Sarnıcın suyu da Bozdoğan Kemeri ve başka su kemerleri ile Belgrad Ormanı’ndan getiriliyormuş.

140 x 70 ölçülerinde olan ve 9800 metrekareye yayılan sarnıç, her sırada 28’den 12 sütun dizisi olmak üzere toplam 336 sütundan oluşuyor. Yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan sarnıcın içi oldukça görkemli, geniş ve bol sütunlu olduğundan, sarnıç zamanla “Yerebatan Sarayı” olarak adlandırılmış.

Bizans Dönemi sonrası sarnıç kapatılmış ve yüzyıllar boyunca kaderine terk edilmiş şekilde kalmış. Üzerine evler yapılmış. Daha sonra Osmanlılar buradaki su durgun olduğu için (çünkü makbul olan akan su) sarnıcı yalnızca Topkapı Sarayı’nn bahçesini sulamak gibi işlerde kullanmış. Sarnıç, III. Ahmet ve II. Abdülhamit dönemlerinde onarım görmüş. 1940’larda sarnıcın üzerine kurulmuş evler temizlenmiş, 1955’de 3 yıl sürecek olan temizleme ve onarım çalışmaları başlatılmış. Bugün sarnıcın sularında yaşayan aynalı sazan balıkları (1500’lü yıllardan kalan kaynaklarda da sarnıçta balıkların varlığından söz ediliyor.) da işte o zaman sarnıca eklenmiş. 1987 yılına gelindiğinde ise belediye sarnıca gezi platformu da ekleyerek onu ziyarete açmış.

Yerebatan Sarnıcı’nı Ziyaret İçin Bilgiler

Yerebatan Sarnıcı’nı Gezmeye Ne Kadar Vakit Ayırmalı?

Yerebatan Sarnıcı oldukça geniş bir alana yayılıyor, hakkını vererek gezmesi ortalama 45 dakika kadar sürüyor.

Müzekart Geçiyor Mu?

Yerebatan Sarnıcı, Kültür Bakanlığı’na bağlı değil bu nedenle Müzekart burada geçmiyor.

Yerebatan Sarnıcı Giriş Ücreti Ne Kadar

TC vatandaşları için tam ücret 15 TL, yabancı uyruklu ziyaretçilerden ise 30 TL talep ediliyor.

Yerebatan Sarnıcı Bileti Nasıl Alınır

Online bilet satışı yok. Bilet kapıdan alınıyor.

Yerebatan Sarnıcı İndirimli / Ücretsiz Giriş

TC vatandaşı öğrenciler ve öğretmenler için giriş ücreti 5 TL. 8 yaşından küçük çocuklar hiçbir ücret ödemeden giriş yapabiliyor.

Sesli Rehber

Sarnıç içinde karşınıza çıkan küçük kulübede görevliler var ve sesli rehber konusunda yardımcı oluyorlar. Sesli rehberler buradaki gezinizi öylesine yürümekten çok daha anlamlı hale getirecektir.

Yerebatan Sarnıcı Ziyaret Saatleri

Yerebatan Sarnıcı, haftanın her günü ziyarete açık. Saat 09.00- 17.30 arasında her gün gidebilirsiniz. Tek istisna dini bayramların birinci günlerinde oluyor ve sarnıç ilk gün saat 13.00’da açılıyor.

Yerebatan Sarnıcı’nı Gezmeye Başlamadan Önce

– Işıklandırma: Sarnıcın mistik havasını korumak için olsa gerek içerisi oldukça loş bırakılmış, bu da sütunlardaki bazı motifleri görmeyi zorlaştırıyor. Bu konuda bizim yazımız yol gösterici olacaktır. Fakat telefon ile fotoğraf çekmek oldukça zor

– Islak Platform: Bahsettiğimiz yapı bir sarnıç olunca içinde bolca su olması da normal. Sarnıç ziyaretçileri gezi platformunda yürüdüğünden suyla bir temasta bulunmuyor fakat bu platformun ıslak olduğuna da ara ara şahit olabilirsiniz. Hatta tavandan damlayan suları görürseniz de şaşırmayın. Bunun nedeni sarnıçta buharlaşan suların yeniden yoğunlaşması. Bu yüzden yazın buharlaşma daha fazla olduğu için tavandan daha fazla su damlıyor, haliyle yürüme platformu da ıslanıyor. Altı kaymayan ayakkabılar giymenizde fayda var.

– Nem: Az önce bahsettiğimiz buharlaşma, mekanda inanılmaz bir nem yaratıyor. Bu nedenle de nemli ortamlarda nefes alma zorluğu çekenleri uyarmakta da fayda görüyoruz.

– Su Seviyesi: Yerebatan Sarnıcı’ndaki su seviyesi kimi zaman restorasyon çalışmaları nedeniyle kasti olarak düşürülebiliyor. Böyle bir döneme denk gelirseniz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Zira tarihi bir su sarnıcını gezerken insan içinde su da görmek ve gelenekselleştiği üzere suya para atarak dilek dilemek istiyor. O nedenle gitmeden önce telefon edip sarnıcın su seviyesi hakkında son durumu hakkında bilgi almanızı tavsiye ederiz. Çünkü bazen tamamen boşaltılmış bile olabiliyor. Özellikle de turist arkadaşınızı götürecekseniz, kesinlikle sorun çünkü sonrasında ballandıra ballandıra anlattığınız Yerebatan Sarnıcı içinde su faktörü eksik olunca beklentileri karşılamayabiliyor.

– Balıklar: Suyun içinde dolaşan büyük balıklar aynalı sazana pek de benzemeseler de aynalı sazan. Çünkü gün ışığı görmemek onlarda hormonal bir bozukluk oluşturmuş. Özellikle aydınlatma lambalarının altında bu balıklardan bolca görmeniz mümkün.

– Dilek Dilemek: Balıkların arasında bozuk paralar göreceksiniz. Bunlar ziyaretçilerin attıkları dilek paraları. Siz de buraya geldiğinizde suya para atıp dilek dileyebiliyorsunuz. Bu paraların ara sıra görevliler tarafından toplanarak sarnıcın kasasına konulduğu söyleniyor tabii kesin mi bilemiyoruz.

 

Yerebatan Sarnıcı Sütunları

Sarnıcın içinde her biri dokuz metre yüksekliğinde olmak üzere toplam 336 tane sütun var. Gezerken mimari açıdan çeşitlilik fark edebilirsiniz. Bu da o dönemin eski yapılarından devşirilmiş farklı farklı sütunların Yerebatan Sarnıcı’nda bir araya getirilmesinden kaynaklanıyor. Bu sütunlardan köşeli ve yivli olan birkaç tanesi dışında tamamı silindir biçiminde. Ayrıca sütunların başlıklarının 98’i Korint üslubuna, bir bölümü de Dor üslubuna sahip.

Medusa Başlı Sütunlar

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Yerebatan Sarnıcı’nın sütunları arasından hiç şüphesiz en çok merak edilenleri ise altında Medusa Başı bulunan üç sütun. Medusa Başları sarnıç içinde kuzeybatı yönünde ilerleyince köşede, merdivenle inilen iskelenin aşağısında kalıyor. Sütunların altında tepetaklak duran başların görüntüsü size sanki sütunlar yeterince uzun değilmiş de altına ekleme yapılmış hissi verebilir fakat bir Roma yapısından IV. yüzyılda yontulduğu düşünülen bu başların nereden, nasıl getirildikleri tam olarak bilinmiyor. Hal böyle olunca da sütunların gizemli havası korunmuş, işin içine mitoloji de olunca sütunlar iyice ünlenmiş.

Mitolojiden hatırlayacağınız üzere, Medusa yılan başlı bir kadın. Medusa’ya dair efsanelerin en ünlüsü ise Medusa’nın bir kıskançlığa kurban gittiği yönünde. Efsaneye göre Medusa siyah gözlü, uzun saçlı çok güzel bir kadınmış ve Zeus’un oğlu olan yarı tanrı Perseus ile aşk yaşıyormuş. Perseus’a aşık olan Athena kıskançlıktan Medusa’nın güzelliğini elinden almış, saçlarını da yılana çevirmiş. Bu lanetten sonra Medusa’ya bakmaya cesaret eden her erkek taşa dönüşüyormuş. Perseus daha sonra Medusa’nın başını keserek onun gücüyle birçok düşmanı yenmiş. Diğer efsaneye göre ise üç kardeşten biri olan Medusa, kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahipmiş. İşte bu koruyucu özelliği nedeniyle, Medusa’nın başı Antik Yunan’dan beri önemli yerleri korumak için kullanılıyormuş.

Ağlayan Sütun (Gözyaşı Sütunu)

Fotoğraf Kaynak: Matt Popovich / Flickr

Dalları budanmış bir ağaç gövdesini andıran ve üzerinde tavus gözü denilen motiflerin olduğu Ağlayan Sütun diğer sütunların aksine ıslak görünüyor ve bu sütunun da Medusa Başlı sütunda olduğu gibi efsaneleri var. Efsaneye göre sütunun üzerindeki bu motifler, Yerebatan Sarnıcı’nın yapım aşamasında çalışan kölelerin çektikleri eziyetlerin bir temsiliymiş. Sütun, sarnıcın orta yerinde bulunuyor. Gövdesindeki deliğe parmağını sokanların dileklerinin gerçekleşeceğine dair de bir halk inancı var. Bu nedenle bu sütuna “dilek sütunu” da deniyor.

Hazır Yerebatan Sarnıcı’na Gelmişken

Yerebatan Sarnıcı, Sultanahmet Meydanı’nda yer aldığından yakınlarda Ayasofya Müzesi, Sultanahmet Camii, Hipodrom, Şerefiye Sarnıcı gibi görülecek yerler de var. Buraya kadar gelmişken aralarında yürüme mesafesi olan bu yapıları da görmek isteyebilirsiniz.

Yeme-İçme

Yerebatan Sarnıcı’nı gezip bir de gelmişken Sultanahmet’e görülecek diğer yerleri de aradan çıkarayım derseniz, karnınız bir hayli acıkacak. Gezinizin sonunda bir şeyler yiyeceğiniz veya mola verip bir kahve içebileceğiniz birkaç mekan önerisi verelim.

Yemek Molası İçin: Tarihi Sultanahmet Köftecisi

Tarihi Sultanahmet Köftecisi nam-ı diğer Selim Usta’nın Yeri, isminden de anlayacağınız üzere meşhur Sultanahmet Köftesi’nin gerçek yeri. 1920’den işleyen köftecide klasikten şaşmayın, tercihiniz bir porsiyon ızgara köfte yanına piyaz olsun. Burada kredi kartının geçmediğini hatırlatalım. Adres: Alemdar Mahallesi Divan Yolu Caddesi No: 12 Tel: 02125200566-02125136468 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Kahve Molası İçin: Poika Cafe

Poika Cafe, tramvaydan indiğinizde karşınıza çıkacak ara sokaklardan birinde kalıyor. Zaten hemen dikkatinizi çekecektir çünkü kendisi tüm otantik dokudan farklı olarak modern bir cafe. Kahveleri Petra’dan, çayları Chado’dan. Özellikle tam pencere kenarındaki masada sokağın nabzını tutmak gibisi yok. Burada kahvaltılık veya atıştırmalık sandviç gibi seçenekler de var. Adres: Alemdar, Hacı Tahsin Bey Sk. No:7/A, 34110 Fatih Tel: 0543 595 61 16 Konum için tıklayın.

Yerebatan Sarnıcı’na Nasıl Gidilir?

Sarnıca en kolay ulaşım Kabataş-Bağcılar tramvayı çünkü Sultanahmet durağında inince sarnıca kısa sürede yürünebiliyor. Marmaray ile gelecek olanlar Sirkeci durağında indikten sonra Sirkeci tramvay durağından tramvaya binerek Sultanahmet durağında inebilir. Karşıdan vapurla gelecek olanlar Eminönü’nden aynı şekilde tramvaya binebilir ya da buradan kalkan belediye otobüslerini tercih edebilir. Kendi aracınızla gelmek istiyorsanız Eminönü ya da Topkapı Sarayı’nın etrafındaki otoparkları kullanabilirsiniz.