BAFA GÖLÜ GEZİ REHBERİ

Durun tahmin edeyim, Söke-Milas yolundasınız, Bafa’dan geçerken merak edip bir Googlelamaya karar verdiniz. Ufak bir detur yapıp buraları görmeye değer mi diye merak ediyorsunuz. Hemen söyleyelim: Bafa sürekli göz önünde olmasına rağmen hep göz ardı edilmiş bir cevher. Eşek üzerinde yük taşıyan teyzeleri, tek katlı evleri, mistik tarihi eserleri ve tini mini sandallarıyla balığa çıkan köylüleri ile zamanın durduğu bir yer. Uykulu bir hali var. Doğası, özellikle de Milas yakasındaki tarafındaki yuvarlak kayaları muh-te-şem.

Ama burada turizm hiç gelişmediği için yapılacak şeyler yolun gittiği yere kadar arabayla gezmek ve adalarının üzerindeki Bizans kalıntılarını seyretmekle sınırlı. Her Bafa’ya mı gitsek konusu açıldığında “Orada da hiç bir şey yok ki” diyip, gittiğimizde de “Aman ne güzel bir yer” diyoruz. Ama bunu Milas’a bağlı Kapıkırı Köyü’ne inmeden göremezsiniz. Yol üzerindeki göl manzaralı dinlenme tesislerinden bunu asla yaşayamazsınız. Yani illa içeri girmeniz gerek, o da nereden baksanız yarım saatlik bir yol.

O yüzden biz daha çok Bodrum’a gittiğimizde günübirlik bir hava değişikliği olarak planlıyoruz. Böylece ne bir saate sıkıştırmaya çalışıyoruz, ne de yolumuzdan oluyoruz. Bu arada Bodrum’da Gezilecek Yerler rehberlimiz de burada.

Bafa’ya geldiğinizde, Latmos, yani Beşparmak Dağı’na doğru bu muhteşem yuvarlak kayaların arasından geçen, göl manzaraları çok güzel yürüyüş rotaları var. İşaretleri takip ederek kendiniz gezebiliyorsunuz. Tamamen Herakleia Antik Kenti kalıntılarının üzerine kurulmuş olan Kapıkırı Köyü’nü gezdiğinizde evlerin bir çoğunda yapı malzemesi olarak antik sütunlar, taşlar göreceksiniz. Biraz yürüyüş, biraz bu mistik tarihi eserleri keşif, sahilde oturmak, sandal gezisi, cafede bir çay derken zaman geçiveriyor.

Eve dönerken de akşam bir ziyafet çekmek için balıkçılardan levrek, çipura, kefal ya da yılan balığı alabilirsiniz. Gölden deniz balığı çıkmasına şaşırdıysanız, bunun sebebi Bafa Gölü’nün aslında Ege Denizi’nde bir körfezken zaman içinde Büyük Menderes’in yığdığı alüvyonlarla denizden kopup bir göl olarak kalması. Artık bir tatlı su gölü. Ama Büyük Menderes üzerinden hala denizle alışveriş oluyor. Hatta dünyada sadece Meksika’nın Saragossa Körfezi’nde üreyen yılan balıkları 3 yıl denizde yolculuk ederek Menderes üzerinden Bafa’ya geliyorlar.

Gölün Söke’ye Bağlı Diğer Yakasında Ne Var?
Ege Bölgesi’nin en büyük gölü olan Bafa Gölü, tıpkı Kocaeli ve Sakarya arasında sınırı çizen Sapanca Gölü gibi Aydın ve Muğla arasında sınırı oluşturuyor. Gölün bir tarafı Aydın’ın Didim ilçesine, bir tarafı da Muğla’nın Milas ilçesinde kalıyor.

Merak edip gölün Söke yakasını da gezdik ama o tarafta kuş gözlemcisi olmayanlar için yapacak bir şey yok. Kuşlara meraklıysanız da aralarında kuğu ve flamingolarında da bulunduğu 250 çeşit kuşun gölün ziyaretçisi olduğu söyleyelim.

Yabancıların Bafa Gölü’ne İlgisi
Dillerde Bafa’nın sahip olduğu tarihi ve doğal hazineye sebebiyle son senelerde buradan yabancıların yoğun olarak ev, arsa aldığı konuşuluyor. Hala radar dışı bir yer olmasına rağmen ufak ufak yoga retreatleri, turlar başlamış bile.

Bafa Gölü Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Bafa Gölü’ne Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

Bafa Gölü’ne gelmek çok kolay çünkü Milas’a bağlı olan Bafa Gölü çevredeki en yakın havalimanı olan Milas Havalimanı’na arabayla sadece 45 dakika mesafede kalıyor. Ayrıca bildiğiniz gibi Türkiye’nin birçok şehrinden Milas Havalimanı’na direkt uçuş var. Uçak biletinizi almadan önce mutlaka fiyat karşılaştırması yapmanızı öneririz. Fiyat karşılaştırması yapmak ve uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.

Bafa Gölü’nde Seçtiğimiz Oteller & Evler

Bafa Gölü işletme açısından çok bakir bir yer. O yüzden Bafa sınırları içinde çok fazla konaklama seçeneğiniz yok. O yüzden hemen Bafa’ya en fazla 1’er saatlik komşu olan Kuşadası, Didim ve Milas gibi çevre ilçe merkezlerine de göz atmanız ideal olur. Bizim Bafa Gölü ve çevresinden önerdiğimiz birkaç konaklama seçeneğini ise aşağıda bulabilirsiniz.

Eliada Hotel $$

Eliada Hotel, Bafa Gölü’ne 1 saat mesafedeki Kuşadası’ndan bir konaklama seçeneği. Yunan mimarisi esintileri taşıyan 23 odalı, deniz manzaralı ve havuzlu bir otel opsiyonu. Bafa Gölü çevresindeki oteller yerine biraz daha konfor arayanlar için ideal. İncelemek için TIKLAYIN.

Selenes Pansiyon $$

Kapkırı Köyü’nde Bafa Gölü manzaralı bir pansiyon seçeneği olan Selenes Pansiyon 15 odalı küçük bir işletme. Çok mükemmel bir hizmet almayı beklemeyin Karia Yolu’nu yürüyenlerin günübirlik konaklamalar için tercih ettiği yerlerden. İncelemek için TIKLAYIN.

Çandır Köyü’nde Köy Evi $$

Milas’ın Çandır Köyü’nde 5 kişilik geleneksel bir Ege köy evinin restore edilip günümüze uyarlanmış hali. 4 dönümlük bir zeytinlik içinde yer alıyor. İçinde mutfak, wifi, şömine gibi donanımlar mevcut. Evcil hayvana izin veriliyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Agora Pansiyon’da Oda $$

Bafa Gölü çevresindeki en işlek merkez olan Kapkırı Köyü’ndeki Agora Pansiyon’da bir oda seçeneği. Oda kahvaltı hizmet veriliyor. Odalarda wifi, klima, şömine mevcut. Evcil hayvan kabul edilmiyor. İncelemek için TIKLAYIN.


Aşağıdaki bağlantılardan Milas ve Kuşadası’ndaki tüm otelleri, evleri ve villaları inceleyebilirsiniz.
– Milas’taki tüm KİRALIK EVLER ve VİLLALAR için TIKLAYIN.
– Kuşadası’ndaki tüm KİRALIK EVLER ve VİLLALAR için TIKLAYIN. 
– Milas’taki tüm OTELLER için TIKLAYIN.
– Kuşadası’ndaki tüm OTELLER için TIKLAYIN.

Oteller ve kiralık villaların fiyat karşılaştırmalarını kişi başı maliyetlere göre yapıyoruz. Özellikle evlerde çok kişi konaklama yapılabileceği için kişi başı maliyetler düşüyor. O nedenle ev kiralamak daha avantajlı olabiliyor. Çiftler için de uygun fiyatlı güzel evler mevcut. Eğer ev tercih edecek olursanız, Airbnb dostu olan sayfamıza da bir katkınız olacak. Şimdiden harika bir tatil diliyoruz.


Araba Kiralamak Gerekir mi?

Bafa Gölü’ne gelmek için arabanız olması şart çünkü burası toplu taşıma ile ulaşabileceğiniz yerlerden değil. Ayrıca Bafa Gölü çevresinde gezilecek birçok tarihi nokta var ama hepsine trekking yaparak ulaşmayı tercih ederseniz gün biter. Aracınızla rotaların başlangıcı olan köylere gidip trekkinglere oradan başlamak en mantıklısı olur. Kendi aracınızla gelmiyorsanız havalimanında araba kiralamayı düşünebilirsiniz. Milas Havalimanı’ndan uygun fiyatlı ARAÇ KİRALAMAK için TIKLAYIN.

Bafa Gölü Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Bafa Gölü
  2. Kapıkırı Köyü
  3. Kapıkırı Adası
  4. İkiz Adalar Büyük Ada
  5. İkiz Adalar Küçük Ada
  6. Menet Adası
  7. Kahveasar Adası
  8. Agora Pansiyon
  9. Herakleia Antik Kenti
  10. Agora
  11. Nekropol Kaya Mezarları
  12. Stylos Manastırı
  13. Yediler Manastırı
  14. Gölkaya Köyü
  15. Karahayıt Köyü

Yeme-İçme

  1. Şükran Abla’nın Yeri
  2. Karia Pansiyon Restaurant
  3. Çeri Restaurant
  4. Natura Restaurant

Bafa Gölü’nde Gezilecek Yerler

1. Kapıkırı Köyü’nden Gezinize Başlayın


Bafa gezinizin merkezi Kapıkırı Köyü olacak. Çevrede yemek yemek veya konaklamak isterseniz en uygun yer Kapıkırı Köyü. Mütevazi bir iki pansiyon ve kafe var. Bu tenha köy Herakleia Antik Kenti’nin tam üzerine kurulmuş. Öyle ki bugünki Kapıkırı İlkokulu’nun bahçesi eski Herakleia Antik Kenti’nin Helenistik Dönem’den kalma agorası, köyün Bafa Gölü’ne olan kıyısı da tarihi antik liman. 🙂 Evlerde, bahçelerde de sık sık antik kentten kalıntılarının kullanıldığını göreceksiniz.

Köyün girişinde yemenisini tezgah yaparak mini yöresel ürünler tezgahı açmış köylü teyzelere rastlayabilirsiniz. Fotoğrafçıların ilgisine bir hayli alışkın durumdalar. Köyün temel geçim kaynaklarından biri zeytincilik diğeri balıkçılık. Zaten civarda 1200 yıllık kadim zeytin ağaçları ve balıkçı tekneleri var. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

2. Tekne Turu İle Bafa’nın Adalarını Gezin

Bafa Gölü içinde toplam 5 tane ada var. Bunlar; İkiz Adalar, Menet Adası, Kapıkırı Adası ve Kahveasar Adası. Hepsinin üzerinde Bizans Dönemi’nden kalma manastırlar, kiliseler, şapeller veya savunma amaçlı yapılmış kale gibi yapılar bulunuyor. Bazılarına kaya mezarları oyulmuş. Hepsi yaklaşık 11. ve 12. yüzyıllarda Müslümanların bölgeye akınları sonrası kaderine terk edilmiş.

Bu adaları tekne turu ile gezebiliyorsunuz. Kapıkırı’na vardığınızda kime söyleseniz size bir kaptan bulur. Biz tekneyle adaları keşfetmenizi tavsiye ederiz. Çok mistik bir hissiyatları var. Toplam sekiz-on kişilik olan motorlu tekneler dolmuş usulü çalışıyor. Daha az kişiyseniz, balıkçılarla anlaşıp kendinize özel bir tur ayarlatabilirsiniz.

Hadi bu adaları biraz tanıyalım:

Kapıkırı Adası

Kapıkırı Köyü’nün hemen karşısında kalan ve günümüze kadar iyi korunarak gelebilmiş bir manastıra ait kalıntıların bulunduğu ada. Helenistik dönemden kalma surlarla çevrili adanın içinde iki küçük şapel var. Kapıkırı Adası için bölgenin görsel sembollerinden diyebiliriz. Haritada 3 numara.

İkiz Adalar

İsminden de anlayacağınız üzere birbirine bağlı gibi duran 2 adadan oluşan İkiz Adalar’ın biri tam olarak ada değil. Bir kumulla karaya bağlı bir adacık. Karaya bağlı olmayan adada Meryem Ana adına yapılmış bir manastır kalıntısı var. Büyük olan ve kara bağlantısı olan adada ise manastırı korumak amacıyla yapıldığı düşünülen bir kale bulunuyor.

Yaz aylarında sular iyice çekilince kumul yığınından yürüyerek büyük olan adaya geçiş yapılabiliyor ama kışın su diz boyuna geliyor. Küçük adaya ise çıkılamıyor çünkü her yeri çalılarla kaplı karaya çıkacak uygun yeri bulunmuyor. En güzeli büyük adadaki kaleye çıkıp küçük adayı dikizlemek. Haritada 4 numara.

Menet Adası (Kuş Adası)

Pek çok kuş türüne ev sahipliği yaptığı için Kuş Adası diye de geçen Menet Adası’nda yonca planlı bir kilise ve 2 küçük şapel bulunuyor. Maalesef pek ayakta kalamamışlar. Adaya yanaşıp üzerine çıkabiliyorsunuz. Göldeki en büyük ada Menet Adası. Haritada 6 numara.

Kahveasar Adası

Mersinet İskelesi’nin tam önünde yer alan Kahveasar Adası’nda da manastır kalıntıları var. Manastırın içindeki kilise, tüm adalardaki kalıntılar arasında en iyi korunanlardan biri. Öyle ki duvarlarındaki freskler bile duruyor. Adanın sahilinde iki şapel daha var. Tekne ile adaya yanaşıp adaya kolaylıkla çıkabiliyorsunuz. Haritada 7 numara.

3. Günübirlik Doğa Yürüyüşü Rotalarına Çıkın

Fotoğraf Kaynak: Ömürhan Taş / Foursquare

Bölgede birçok farklı trekking rotası var. Bunlara ek olarak Karia Yolu İç Karia etabı da Kapıkırı Köyü’nden geçiyor. Yani buraya geldiğinizde siz yeter ki yürümek isteyin. Trekking rotaları yaklaşık 3,5 saat ile 9 saat arasında değişiyor. Aralarından favorilerimiz:

Yediler Manastırı Rotası: Toplam 5 saatlik bir rota. Gidiş dönüş 12 kilometre sürüyor. Rota üzerinde 8 bin yıllık  kaya resimleri, 7.yy’da inşa edilen Yediler Manastırı ve Hz. İsa fresklerini görebiliyorsunuz.

Kral Yolu ve Stylos Manastırı Rotası: Toplam 9 saatlik bir rota. Gidiş dönüş 22 kilometre sürüyor. Rota üzerinde Perslerin inşaa ettiği bir kral yolundan geçerek Stylos Manastırı ve buradaki Hz. İsa dönemi fresklerini görebiliyorsunuz.

Helenistik Şehir Surları Rotası: Herakleia Antik Kenti’nin 6,5 kilometrelik şehir surları boyunca yürüyüş yapabilirsiniz. Rota yaklaşık 3,5 saat sürüyor.

4. Karia Yolu İç Karia Etabı’nda Uzun Bir Yürüyüş Planlayın

Fotoğraf Kaynak: kariayolu.com

Daha önce Karia Yolu Bodrum Etabı‘nda yürüyüş yapmıştık. Bafa Gölü ve çevresini gördükten sonra mutlaka yürünecek rotalar listesine Kapıkırı ve çevresine de uğrayan İç Karia etabını da eklemeye karar verdik. Bildiğiniz üzere Karia Yolu aslında 800 kilometre ile Türkiye’nin en uzun yürüyüş yolu. Datça Yarımadası’ndan Gökova Körfezi ve Bozburun Yarımadası’na kadar çok geniş bir alana yayılıyor.

Biz burada Milas’taki köylerden biri olan Bozalan’dan başlayıp Bafa Gölü kıyısındaki Kapıkırı’dan geçerek Aydın’a bağlı Karpuzlu’da sona eren İç Karia etabından bahsedeceğiz. Bu etap günde ortalama 16 kilometre yürüyerek köy evlerinde kalarak veya çadır kampı kurarak 6 günde tamamlayabileceğiniz bir rota çiziyor. Rota, antik kentlerden, Beşparmak Dağları’ndan, asırlık zeytinliklerden, kral yollarından, neolitik dönem kalıntılarından, Osmanlı evlerinden, Bizans manastırlarından geçire geçire sizi Bafa Gölü’ne çıkarıyor.

Yürüyüş için en ideal aylar diğer her uzun yürüyüşte olduğu gibi ilkbahar ve sonbahar ayları. Tüm Karia Yolu’nu yürümeseniz bile İç Karia etabını da bölümlere ayrıldığını ve sadece kendi güzerhanıza uyan bölümleri yürüyebileceğinizi de unutmayın. Örneğin sadece Bafa çevresini yürümek isterseniz, Karahayıt – Kapıkırı ve Kapıkırı – Kovanalan bölümlerini yürümeyi tercih edebilirsiniz.

5. Bafa Gölü’nde Kamp Yapılır Mı?


Bafa Gölü çadır veya karavan kampına oldukça elverişli bir yer ama çevrede ne yazık ki çadır kiralama gibi bir imkan sunan, wc, duş hizmeti alabileceğiniz düzenlenmiş kamp alanları yok. Dolayısı ile çadır kurmaya en uygun kesim, faydalanabileceğiniz yeme-içme noktaları da bulunan gölün güney yakası. Bafa Gölü’nde kamp kurduğunuzda güne doğa yürüyüşleriyle başlayabilir, yine günün erken saatlerinde sandal kiralayıp kuş gözlemi yapabilirsiniz.

6. Zeytin Hasatına Katılın


Bildiğiniz gibi Ege ve Akdeniz kültürü, tarihi binlerce yıl öncesine dayanan, birçok mitolojik ve tarihi olaya konu olmuş kadim zeytin ve zeytin ağacı etrafında şekilleniyor. Fakat ne yazık ki zeytinin özellikleri unutulmaya yüz tutmuş durumda. Tarihi Antik Yunan’a, Helenistik Dönem’e ve Roma’ya dayanan Bafa Gölü çevresi de zeytinlikleri ile ünlü.

Siz de Bafa’ya geldiğinizde buradaki pansiyonlarla iletişime geçerek organik zeytin hasatına katılabiliyorsunuz. Bildiğimiz kadarıyla Agora Pansiyon‘un Endymion Kutsal Alanı’ın yanı başında bir zeytinlikleri var ve talebe göre bu tip günübirlik turlar düzenliyorlar. Tel: (0252) 543 54 45 Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

7. Mutlu Olmayı Anlatan Tarih Öncesi Kaya Resimlerini Görün

Fotoğraf Kaynak: www.kulturportali.gov.tr

Önce tarih öncesi dönemlere ait 180 tane kaya resmileri var mutlaka görmelisiniz. Bunlar genelde konusu savaş ve av olan kaya resimlerinden çok farklılar. Aile olmak, bahar kutlamaları gibi mutluluğa dair konuları işlemişler. Kapıkırı Köyü’ne gelmeden bir önceki yerleşim olan Gölkaya Köyü veya Karahayıt Köyü’nden yürümek daha yakın. Kaya resimleri bu iki köyün arasında kalan arazide 1 saatlik yürüyüş mesafesinde kalıyor. Fakat Kaya resimlerinin kesin bir konumu çıkmıyor size Gölkaya ve Karahayıt Köylerinin konumlarını bırakıyoruz. Gölkaya Köyü konum için tıklayın. Haritada 14 numara. Karahayıt Köyü konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

8. Herakleia Antik Kentini Keşfedin

Fotoğraf Kaynak: www.kulturportali.gov.tr – Athena Tapınağı

Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi Kapıkırı’nda da katman katman medeniyet var. Önce bir İonya kenti olarak başlayan Herakleia, Persler zamanında Karya yönetimine girmiş. Sonra Büyük İskender’in gelişi ile Helenistik dönem başlamış. Bergama Krallığı yönetimindeyken de Bergama’nın Roma İmparatorluğu’na bağlanması ile Roma toprağı olmuş. Sonrasında ise Bizans, Osmanlı derken bugün her dönemden izler barındırıyor.

Burada özet bilgi verdik ama gelin siz bizim şu Herakleia Antik Kenti yazımızı bir okuyun.

– Kapıkırı’ndaki ören yerini ziyaret etmek isterseniz yazın 09.00-19.00 saatleri arasında, kışın 08.00-17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

– Herakliea’yı Latmos Dağı’ındaki (Beşparmak Dağı) Latmos’u terk edenler kurmuşlar.

– Persler Anadolu’yu ele geçirince Herakleia, Karia satrapları tarafından yönetilmiş. Bu sebeple bir bölge olarak İonya sınırında bulunsa da da şehircilik anlayışı bakımından Karia medeniyetinin izlerini taşıyor. Herakleia da M.Ö 5-4 yy’larda Karia yönetimi ile şekillenen bir İon kenti olan Milet’in ve Karya başkentlerinden Halikarnassos’un da şehir planlamasını da yapan ünlü mimar Hippodamos’un geliştirdiği ızgara plana göre inşa edilmiş.

– Sonra M.Ö. 4. yüzyılda Büyük İskender çıkıp Anadolu’yu fethediyor ve Perslerin egemenliğine son veriyor. Şehirde Helenistik dönem başlıyor ve M.Ö 4. yy şehrin en parlak dönemi oluyor. Şehrin nekropolünde bu dönemden kalma 2500 kayalara oyulmuş mezar bulunuyor. Kimisi sular altında kalmış, kimisine de gölün üzerindeki adalarda. Kapakları da hala duruyor. Gidip görmenizi öneririm. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

– Derken M.Ö 1 yy’da Büyük Menderes getirdiği alüvyonlar Bafa’yı denizden kopartınca şehir artık bir liman kenti olamayıp önemini kaybetmiş. Düşüşe geçen şehir birinci yüzyıla gelindiğinde terk edilmiş durumdaymış.

– Bu ıssızlık Sina bölgesinden kaçan ilk Hristiyanların gizlenmesi için ideal ortamı sağlamış. Böylece şehir Hrıstiyan keşişlerin Anadolu’daki gizlenme yerlerinden biri olarak tekrar yaşamaya başlamış.

– M.S. 7. yüzyıldan itibaren buraya manastırlar yapılmış. M.S 9.yy’da ise Herakleia’nın dini önemi artmış ve bir psikoposluk merkezi haline gelmiş. Yapılan 13 manastırdan bugün 2 tanesi hala ayakta ve görülmeye değer freskler barındırıyor. Ancak bunlar dağda, gözden uzakta yerler yapılmış olduklarından ancak trekking yaparak görmek mümkün.
Stylos Manastırı – Kapıkırı Köyün’den 5 saat yürüme mesafesinde ama iyi işaretlenmediği için bize rehbersiz gitmemeyi tembihlediler. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.
Yediler Manastırı – İçinde 2 kilise ve 1 şapel olan manastıra Kapıkırı’nın komşusu Gölyaka Köyü’nden bu manastıra 1 saatlik bir yürüyüşle varılıyor. Hz. İsa’nın hayatını anlatan freskler hala görülebiliyor.  Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

9. Yerel Spesiyal Yılan Balığını Deneyin

Fotoğraf Kaynak: Mert / Foursquare

Sushilerin leziz unagisi, yani yılan balığını bir de Bafa usulu deneyin! Aşağıdaki yeme-içme bölümünde nerede yenir bulabilirsiniz.

Bafa Gölü Hakkında Bilinmeyenler

1. 2000 Yıl Önce Bafa Gölü Aslında Ege’de Bir Koymuş

Turuncu Çizgi: Helenistik & Roma dönemlerindeki deniz sınırı, Kırmızı Çizgi: Geç antik dönemde deniz sınırı

Klasik hikayeyi bilirsiniz; nehir getirdiği alüvyonlarla denizi doldurur ve bir yerin kaderini değiştirir. Mesela Efes de bir liman kentiyken parlıyormuş, daha sonra içeride kalınca ticaret durmuş ve düşüşe geçmiş.

Bafa’nın ve burada kurulan Herakleia Antik Kenti’nin kaderi de çok farklı değil. Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlarla Latmos Körfezi’nin ağzı kapanınca Bafa Gölü de göl havzasına dönüşmüş.

Oluştuğu ilk zamanlarda tuzlu su gölü olan Bafa, zamanla su debisi yükselince alanını genişleterek büyümüş daha sonra da fazla suyunu Büyük Menderes Nehri’ne akıtacak bir gideğen bularak yavaş yavaş bir tatlı su gölüne dönüşmüş. Göl şu an yaklaşık 60 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. En derin yeri 21 metre olan gölün uzun ekseni 16 kilometre, en geniş yeri ise 6 kilometre uzunluğunda. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Bafa Gölü’nün Hayat Verdiği Zengin Ekolojik Çeşitlilik Dudak Uçuklatıyor

Hem göçmen kuşlar için sonbahar ve ilkbahar aylarında konaklayıp üredikleri sığ bir alan, hem de kefal, levrek ve yılan balıkları için önemli bir tatlı su kaynağı. Göl çevresindeki bitki örtüsünde, 80 familyaya ait 16’sı endemik olmak üzere 325 bitki türü bulunuyor. Aynı zamanda tabiat parkı 261 kuş, 22 sürüngen ve 19 memeli türüne de ev sahipliği yapıyor.

Göldeki adacıklar dünyada nesli tükenme tehlikesi altında bulunan Kaşıkçı Kuşu’nun, gölün çevresindeki Beşparmak Dağları ise Ak Kuyruklu Kartal’ın ürüme alanı. Küçük Batağan, Bahri, Karabatak, Küçük Karabatak, Tepeli Pelikan, Boz Ördek, Elmabaş Patka, Bataklık Kırlangıcı, Mahmuzlu Kızkuşu, Sakarmeke ve Flamingo kış aylarında barınmak için göle gelen kuşlar arasında.

Gölü 1994 yılında tabiat parkı statüsüne almış ve kıyı bandı 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan etmiş olsa da maalesef çok güzel haberlerle gelmiyorum. Çünkü yine de aşağıda detaylı olarak bahsedeceğimiz nedenlerden dolayı bu özelliği yok olmakla burun buruna. 🙁

3. 1978 Yılına Kadar Koca Göl Tek Bir Aileye Aitmiş Desek!! Akjjkkuhkbh!

Yanlış duymadınız, Ege Bölgesi’nin en büyük gölü, kültürel ve doğal hazinelerle dolu Bafa 1978 yılına kadar tek bir ailenin özel mülküymüş!

Ecevit döneminde ise hazineye devredilerek kamulaştırılmış. Fakat tüm bu süreç o kadar da kolay olmamış. Ege’nin en büyük gölü ama Türkiye Bafa Gölü’nün ismini, kamulaştırılmasından 11 sene önce 1967’de bir gazete haberi ile duymuş. Aradan geçen bu 11 senede göl, bölgenin toprak ağası ve devlet adamı İsmail Rüştü Aksal ve bölge halkı arasında çıkan kanlı tartışmalara sahne olmuş. İsmail Rüştü Aksal gölün kendi özel arazisinde olduğunu savunuyor ve gölde ek gelir olarak balık avlamak isteyen köylülere geçit vermiyormuş.

4. Deniz Gezmiş Bafa Gölü’nün Kaderini Değiştirmiş

İşte bu sıralar devreye başka bir aktör giriyor: Deniz Gezmiş. 1968 Mayıs ayı geldiğinde meşhur anti kapitalist öğrenci ayaklanmalarının olduğu Paris 68’in yaşandığı meşhur başkaldırı dönemi başlıyor. Haliyle Paris’te başlayıp bütün dünyaya yayılan devrimci gençlik enerjisi Türkiye’ye de sıçrıyor. Deniz Gezmiş’in de içinde bulunduğu Devrimci gençler, işçi ve köylü hareketlerine destek veriyor ve birçok yerde olduğu gibi Bafa’da da halkı hakları olanı elde etmeleri yolunda örgütlüyor.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarından güç alan Bafa Gölü köylüleri örgütlenip balık avlamaya ve toprak ağasına direnmeye başlıyor. Böyle olunca İsmail Rüştü Aksal da karşı atak olarak göle dalyanlar kurarak başlarına silahlı adamlarını dikiyor. Köylüler ve korumalar arasında çokça silahlı çatışma yaşanıyor. Köylülerin bazıları yaralanıyor veya sakat kalıyor. Fakat bu sorun bir türlü çözüme kavuşmuyor ve aradan yıllar geçiyor. Deniz Gezmiş daha sonra sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanırken Bafa direnişine de savunmasında yer verilmiş. Bafa’nın Menderes’in hapsettiği bir deniz parçası olması da ironiktir.

1978 yılına gelindiğinde, Toprak Reformu ve Bafa Gölü tekrar meclisin gündemine geliyor. O zaman devletin başında Bülent Ecevit var. Sonunda karar çıkıyor ve Bülent Ecevit hükümeti, yıllarca yaşanan anlaşmazlığı ve çatışmaları sona erdirmek için, 16 Haziran 1978’de Bafa Gölü’nü kamulaştırıyor.

5. Utanç Veren Kirlilik Sorunları (Olmazsa Olmazdı Zaten)

Fakat ne yazık ki Bafa Gölü’nün ve Bafa köylülerinin yüzü bundan sonra da gülemiyor. Çünkü daha sonraki yıllar boyunca gölde inanılmaz bir kirlilik baş gösteriyor. Nedeni ise birçok farklı nedenin birleşimi. Fakat hepsinin temelinde insan eli ve yanlış politikalar var, o ayrı.

Bunca yıl alıp verememe kavgalarına sahne olan göl, önce Büyük Menderes Havzası çevresindeki sanayileşme yüzünden kirlenmeye başlıyor. Denizli, Uşak ve Aydın’daki  deri ve tekstil fabrikalarının atıkları, evsel atıklar ve kanalizasyonların yarattığı kirliliğe bir de tarımda kullanılan pestisitlerin yarattığı kirlilikler ve hatalı politik hamleler de eklenince sadece Bafa Gölü değil bütün Büyük Menderes Havası gittikçe kirlenmeye başlıyor.

Üstüne bir de DSİ tarafından Büyük Menderes Nehri üzerine setler çekiliyor, kanallar, yanlış noktalara uygun görülmüş barajlar yapılıyor. Nehir suları ile beslenemeyen, yağmur suları ve yeraltı suları da yetersiz kalan gölde sular çekilmeye, göl kurumaya ve rengi garipleşmeye başlıyor.

Aradan yıllar geçiyor ama kimse de çıkıp bu kirliliğe dur diyecek adımları atmıyor, hatta gün geçtikçe durum daha da kötüleşiyor. Göl çevresindeki yavru balık üretim tesisleri gölde ötrofikasyona neden oluyor. Ötrofikasyon ise kara veya su kaynaklı çeşitli nedenlerle sudaki besin maddelerinin büyük oranda artmasıyla plankton ve alg varlığının aşırı şekilde çoğalması durumuna deniyor. Sonunda balıkçı teknelerinin pervanelerinin bile dönemeyeceği şekilde balçık dolu bir yere dönen Bafa Gölü’nünden kötü kokular yayılmaya başlıyor. Gölü kurtarmak için göstermelik uzun vadeli planlar ortaya atılıyor fakat yıllar geçse de kalıcı bir çözüm üretilmiyor.

Günümüze geldiğimizde sorunların halen daha kesin olarak çözülmüş olmadığını görmek çok üzücü. 1994 yılında Bafa Gölü Tabiat Parkı statüsü verilerek koruma altına alınmış olsa da bu statü sadece kağıt üzerinde kalmaktan ibaret. Çünkü kapsamlı önlemler alınmadığı ve dönemsel, kalıcı olamayan temizlik çalışmaları yapıldığı için gölde her yıl yeniden alg patlaması tehdidi yaşanıyor.

2014, 2018, 2019 gibi yıllarda özellikle mevsim geçişlerinde gölde öyle bir yeşil alg patlaması olmuştu ki göl yüzeyi bezelye çorbasına dönmüş. Gazeteler “Yine Yeşillendi Bafa’nın Suları” manşetleri atılıyor. Gölün kimyasal içeriğinin değişmesi ve oksijen seviyesinin azalmasıyla toplu balık ölümleri yaşanıyor, balıkçıların geçim kaynağı da yok oluyor. Zamanla gölü temizleyen midyeler de yok olmaya yüz tutuyor.

Bafa Gölü’nde Restoranlar & Kahvaltı

Fotoğraf Kaynak: Tolga R.Alanyalı / Foursquare

Şükran Abla Gözleme ve Kahvaltı Evi

Şükran Abla Gözleme ve Kahvaltı Evi, Milas’ın Pınarcık Köyü’nde yani Bafa Gölü’ne gelmeden 5 dakika mesafede, yol üstü mola için ideal yerlerden. Belki Bafa Gölü manzarası yok ama temiz, salaş, samimi, lezzetli el açması gözlemeler bulabileceğiniz bir aile işletmesi. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Karia Pansiyon & Restaurant

Kapkırı Köyü içinde, Bafa Gölü ve Kapıkırı Adası manzarasına karşı, serpme köy kahvaltısı bulabileceğiniz bir aile işletmesi. El yapımı reçelleri, zeytinleri, peynirleri ile her şey en doğal haliyle masanıza geliyor. Uygun fiyatlı ve temiz bir işletme. Buradan gün batımı da çok güzel izleniyor. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Çeri Restaurant

Bafa Gölü’ne yukarıdan bakmak yerine kıyısında olmayı tercih edecekler için bir alternatif Çeri Restaurant. Belki işletme olarak o kadar başarılı bir yer değil fakat civarda rakı-balık için en ideal yer. Özellikle de bölgenin spesiyali yılan balığını deneyebileceğiniz yerlerden. Yakınlarda kamp kuranların da tercihi. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Natura Restaurant

Doğa ile iç içe olan Natura Restaurant da yine Çeri Restaurant ile aynı sırada Bafa Gölü manzaralı bir başka mekan alternatifi. Fakat Çeri kadar göl kıyısına sıfır değil biraz daha zeytinlikler içinde yukarıda kalıyor. İster kahvaltıya ister yemek yemeye gelebileceğiniz yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Bafa Gölü’ne Nasıl Gidilir?

UÇAKLA: Bafa Gölü’ne en yakın havalimanı girişte de bahsettiğimiz gibi Bodrum Milas Havalimanı. Her ne kadar Havalimanı da Bafa Gölü de Milas’a bağlı olsa da havalimanı ve Bafa Gölü arasında yaklaşık 52 kilometre mesafede bulunuyor. Ne yazık ki Bafa’ya havalimanından direkt olarak ulaşım yok ya havalimanından araç kiralayacaksınız ya da HAVAŞ ya da MUTTAŞ araçlarıyla Bodrum merkeze geçip otogardan İzmir-Bodrum karayolu üzerinden İzmir yönüne giden otobüslere bineceksiniz.

ARAÇLA: Eğer şahsi aracınızla Bafa Gölü’ne gelecekseniz de yine aynı karayolunu kullanacaksınız demektir. İstanbul ve Ankara’dan yol yaklaşık 8 saat, İzmir’den 1 saat 45 dakika, Muğla merkezden 1 saat 25 dakika, Aydın’dan 1 saat 10 dakika sürüyor.

OTOBÜS: Bir diğer ulaşım yolu da nerede olursanız olun otobüsle ulaşım. Türkiye’nin her yerinden çeşitli otobüs firmalarının Milas, Didim, Söke gibi ilçe merkezlerine otobüs seferleri var. Otobüsle Milas merkeze geçerseniz Bafa Gölü’ne sürekli kalkan minibüslere binebilirsiniz. Bafa Gölü’ne yakın bir diğer alternatifiniz ise Didim. Göle yarım saat mesafede kalan Didim otogarından 20 dakikada bir kalkan minibüslerle göle ulaşım sağlayabiliyorsunuz.

Instagram’a Da Bekleriz!

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz)