BOMONTİADA – FAYDALI BİLGİLER

Bomontiada bizim için bir nevi Nuh’un gemisi. 2010’ların başındaki Beyoğlu’na dair sevdiğimiz ne vardıysa, her birinin bir numunesi alınarak, kompakt bir versiyonunun kurulduğu yer.

– Emek Sineması yok ama Başka Sinema’nın küratörlüğünde harika açık hava sineması var,
– Asmalımescit’teki o civcivli meyhaneler sokağı yok ama Galata‘daki Kiva’nın daha kalantor bir menü ile açtığı yeni şubesi var,
– Dizi dizi galeriler, müzeler yok ama en kült fotoğraf makinası markası Leica’nın, Ara Güler Müzesi ve Arşivi ve Alt Sanat’ın mekanı var,
– Robinson ve Ada gibi kitapevi cafeler yok ama fotoğrafçılık ile özdeşleşmiş (ve çok güzel salatalar yapan!) Monochrome var,
– Beyoğlu’nun azınlıklarından kalan nakış gibi işlenmiş binalar yok, ama tarihi Bomonti Bira Fabrikası’nın muhteşem atmosferi var,
– Asmalımescit’i tek başına transform eden, Türkiye’de alternatif kültürün öncüsü Babylon’un ta kendisi var,
– Bizim ofisimiz olduğu kadar, paylaşım, eğlence ve büyüme yerimiz, bir ortak çalışma alanı olan Atölye var,
– Aç karınlara, Populist, Kilimanjaro, Delimonti gibi her telden bir çare var,
– Minik festivaller, panayırlar, tematik etkinlikler var da var…

Neticede, her yaz akşamı Facebook sayfasına girip “Acaba bugün ne varmış” dediğimiz, İstanbul’daki vaktimizin %80’ini geçirdiğimiz yer oldu (bizim evin de buralarda olduğunu söylemiş miydik?).

Kafanızda genel bir resim oluşturduysak, şimdi tek tek anlatmaya, önerilerimize başlıyoruz.

Not:
– Önerilerimiz sübjektiftir, bizim kişisel zevklerimizi yansıtır. Oh, iyi ki bloguz. 🙂
– Bomontiada’nın resmi yazılışı küçük b ile olduğundan yazının geri kalanında böyle yazacağız.

TARİHİ BOMONTİ BİRA FABRİKASINDAN BOMONTİADA’YA

Fotoğraf Kaynak: SALTOnline / Flickr

Tarihi Bomonti Bira Fabrikası

Bir Trivial Pursuit sorusu: Adını biradan alan İstanbul semti neresidir? Bomonti!

Gerçi son senelerde bomontiada’nın ve Bomonti birasının epey ünlenmesi ile sanırım iyi bir bilgi yarışması sorusu olmaktan artık çıktı ama hala bizim kutuda kartı duruyor. 🙂 1890 yılında İsviçreli Bomonti kardeşler tarafından Feriköy’de kurulan Bomonti Bira Fabrikası Türkiye’ye bira kültürünü getiren yer.

Burası, Osmanlı’nın fabrika ölçeğinde bira üreten ilk fabrikası ve aynı zamanda bir üreticiden öte bir kültür elçisiymiş. “Bomonti Bira Bahçeleri” adı altında Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda gibi ülkelerde oldukça yaygın olan “biergarten” yani birahaneler açarak bira kültürünü tanıtırır ve Osmanlı topraklarında yaşatırmış.

1912’de Bomonti, aradan geçen süre içinde ortaya çıkan tek rakibi Nektar ile güçlerini birleştirerek Bomonti-Nektar olmuş. Üzerine bir de İzmir’de rakı fabrikası da açarak Cumhuriyet öncesi içki pazarının tamamını ele geçirmişler.

Ne var ki fabrika, 1934’te Cumhuriyet döneminin ulusallaştırma ve millileştirme kararıyla “Tekel”e devredilir. Tekel bir şekilde Bomonti Birası’nın üretim kalitesini tutturmaya çalışır ama 1960’larda özel sektörün dişli rakipleri çıkmaya başlar. Haliyle “Tekel Birası” üreten fabrika 1991 yılında tamamen kapanır.

Neyse ki bi yüzyıllık miras kaybolmaz; yıllar sonra Efes Pilsen Bomonti birayı terkar markalaştır, 2015 yılında Doğuş Grubu tarafından Bomonti Bira Fabrikası da içinde bir de güzel bira evi olan yaratıcı kültür kampüsü olarak tabir edilen bomontiada’ya dönüştürülür.

Tarihe meraklıysanız, 1892’den beri varolmayı sürdüren komşusu Fransız Fakirhanesi de 2 dakika mesafede.

BOMONTİADA’DAKİ MEKANLAR

Bomontiada’daki mekanları ihtiyaca göre gruplayacak olursak:
Gece Hayatı: Babylon (performans alanı) & Populist (aslında Populist aynı zamanda bir restoran ama insanlar daha çok pub niyetiyle kullanıyor)
Yeme İçme: Kilimanjaro, Monochrome, The Populist, Delimonti, Kiva
Sanat: Leica Gallery, A Corner in the World X bomontiada Alt, Ara Güler Müzesi
Ortak Çalışma Alanı: Atölye (Kullanabilmek için yaratıcı bir sektörde çalışmanız ve üye olmak lazım)
Kamusal Alan: Hespinin ortasındaki avlu (Burada ücretsiz oturabileceğiniz masalar ve yayılabileceğiniz çimler var)

Bize şahsi tercihlerimizi soracak olursanız;
Yemeklerini en sevdiğimiz:
Bilgehan: Populist & Kiva
Duygu: Kilimanjaro & (Ama Kiva ile başa baş gidiyor benim için)

Kahvaltı için:
Bilgehan: Delimonti
Duygu: Monochrome
Bununla birlikte kahvaltının bomontiada’nın en güçlü kası olduğunu söyleyemeyiz. İstanbul’da kahvaltı için önerilerimizi duymak isterseniz: İstanbul Kahvaltı Mekanları

Arkadaşlarla iş çıkışı takılmak ve haftasonuna giriş için:
Populist (hemfikiriz)

Yani canınız a la turca çekiyorsa Bilgehan’ı, daha hafif bir şeyler çekiyorsa Duygu’yu dinleyeceksiniz. Hangi restoranda neyi sevdik, şimdi başlıyoruz.

Bi de bomontiada’da tek bir tane performans alanı var biz yine de sevgimizi Babylon’u favori gece mekanı adayımız ilan ederek göstermeden geçemedik.

BOMONTİADA’DAKİ RESTORANLAR

1. Kilimanjaro

Kilimanjaro bomontiada gemisinin “fine dining” temsilcisi. Gerek tasarımı, gerek menüsü ile, diğer 4 mekana göre bir tık daha lüks kaldığını söyleyebiliriz. Burası için bomontiada’nın en göz doldurucu yeri desek abartmış olmayız.

İsmi itibariyle insan daha dünya mutfağı tadında bir menü bekliyor ama Antep yemekleri gibi Türk yemeklerinin biraz daha Orta Doğu etkileri ile harmanlanarak eğlence katılmış hali. Menüden örneklemek gerekirse ayva marmelatlı kuzu pirzola, humuslu ızgara köfte gibi. Akdeniz mutfağından da esinlenmeler var ama biz genel olarak Türk damak zevkine sadık gördük. Hatta bu uğurda güzelim şaraplı kum midyesini menüden çıkardılar hainler.

Ne yiyelim?
Yalvarırım, başlangıç için elmalı levrek söyleyin! Yemez olaydım, tadını bilmez olaydım…

Kalabalık gidecekseniz, little little into the middle yapıp isli kuru et, çiçek kızartması, dana tartar ve tabi elmalı levrek gibi sıcaklı soğuklu mezeleri paylaşmak güzel bir fikir. Asma yaprağında sardalya (her mevsim bulunmayabilir) ve 8 saatte pişirilmiş dana kaburga da ana yemek önerilerimiz. Ağır ateşte pişmiş et zaten her zaman parmak yedirtiyor.

Aslında yeterince geniş bir alana sahip ama neredeyse her gün hınca hınç doluyor o yüzden rezervasyonsuz gitmek cidden sıkıntılı. Her gün 11.30-02.00 arası açık. Fiyatlar kişi başı alkollü 90 TL. Websitesi Tel: 02123770350  Konum için tıklayın.

2. The Populist


Populist sıcak ortamı sebebiyle muhtemelen bizim bomontiada’da en çok vakit geçirdiğimiz yer. Bomonti Bira Fabrikası’nın bira kültür elçisi mirasını bugün Populist sürdürüyor. Zaten her şeyiyle insana yurt dışında modern bir pubdaymışsınız gibi. Scottish ale, Kölsch, pale ale, Indian ale, Torch, red ale ve kendi yaptıkları diğer değişik biralarının yanı sıra şişe bira çeşitleri de mevcut.

Ne yiyelim?
Biranın yanında atıştırmak için pub klasiklerinden baharatlı burgu patates, kızarmış tavuk, cips-guacamole, tütsülenmiş frankfurter sosisi gibi yoldan çıkaran fena seçenek var ama bizce barbekü soslu tavuktan şaşmayın. Ha, eğer açsanız, bira ve atıştırmalıklar anında şişerecektir, brisket sandviçe kendinizi saklayın deriz.

The Popülist, bomontiada içindeki en çok “tutan” mekan. Öyle ki burası hafta içi 13’te bile acayip dolu olabiliyor. Rezervasyon yaparak gelin ki kafanız rahat olsun. Özellikle Cuma-Cumartesi akşamları rezervasyon için mutlaka birkaç gün öncesinden yapın. Özellikle Babylon’da konser varsa ya da hava güzelse aşırı bir yoğunluk oluyor ve bir gün önceden bile yer bulmak zorlaşıyor. Genellikle mekanın önü açık alan ve çok popüler olduğundan bu bölüm için rezervasyon kabul edilmiyor ama terası için rezervasyon kabul ediyorlar. Menü internet sitesinde var. Fiyatlar kişi başı alkollü 70 TL. Websitesi Tel: 02122962034  Konum için tıklayın.

3. Kiva

Kiva sanki annemin mekanıymışcasına burada ballandıra ballandıra anlatmak istiyorum. Önce Kiva’yı Galata’dan tanıyanlara belirtmek isterim ki bu Kiva sizin bildiğiniz Kivalardan değil. 😀 Yeni nesil meyhane konseptini seviyorsanız (biz bayılıyoruz), rakının tadı her yerde aynı da böyle farklı ve lezziz mezeler her yerde yok. Meze çeşitleri daha çok Güneydoğu Anadolu’dan ama Ege’den de, Balkanlar’dan da güzel lezzetler var.

Ne yemeli?
Of, seçim yapmak zor. Biz genelde kalabalık gittiğimizden ortaya çok şey alıp, tatma şansımız oluyor. Size de tavsiyemiz mezelere abanmanız olur. Sakatat departmanında da çok sağlamlar. Hatta tereyağlı ciğer, ciğer sevmeyen Bilgehan’ın menüdeki favori yemeği oldu. 🙂 Artık siz düşünün. Ana yemeklerden kül bastı, özellikle de halep işi şiddetle tavsiyemiz olur. Agora ve Sahrap da diğer iki favori meyhanemiz.

Daha çok rakı muhabbeti ağırlıklı olduğundan ortamın ambiyansı da ona ayak uyduruyor. Akşamları ud eşliğinde hafif bir canlı müzik de oluyor ama özel günlerde değişik programlar da yapılabildiği için gitmeden bir siteye uğrayın deriz. Kalabalık bir grupsanız üst katındaki minik odalarda oturmayı tercih edebilirsiniz, hatta yeterince kalabalıksanız resmen minik bir restoran kapatmış gibi rahat edersiniz. Fiyatlar bizce ortalamada seyrediyor. Kişi başı ortalama 100 -110 TL alkollü. Her gün 12.00-24.00 arası açık. Websitesi  Tel: 02122962008  Konum için tıklayın.

 

4. Delimonti


Delimonti modern Anadolu lezzetleri şarküterisi ve fırını. Yeri avlu değil, içeride Babylon’un tam karşısında. Kars’tan gelmiş kaşardan başka kaşar, Anzer balı dışında bal yemem derseniz buzdolabınız bayram edecek. Kahvaltı yapmak için de güzel bir yer ama Boğaz’da yer gibi fiyat ödeyip, az ışık alan bir yerde yiyip bize küsün istemeyiz. Ama güzel havalarda avluya da servisleri olduğunu unutmayın.

Ne yemeli?
Fırın olayına gelirsek… Mesela yağ somunu diye bir pidesi var ki dillere destan, Konya Mavisi denilen Konya’da yapılan özel küflü bir peynirle yapılıyor. Pidenin pastırmalı versiyonu da var ama peynirin o aromatik güzel tadını alabilmek için bizim seçimimiz Konya Mavisi ile yapılandan yana oldu. Her gün değişik günlük tapaslar da oluyor, tapas bardan istediğiniz gibi kanepeler, atıştırmalık ufak yiyecekler seçip masanıza sipariş verebiliyorsunuz. Fırın dışında ana yemek seçeneği çok fazla değil. Aksine ortaya birkaç şey söyleyip paylaşmalık bir restoran. Şarap-peynir konsepti ön planda, bu yüzden şarküteri tabağı, peynir tabağı gibi seçenekler de var.

Konser günleri acayip dolu oluyor, yer bulmanız imkansıza yakın diyebiliriz. Diğer restoranlar da tabi ki dolu oluyor ama bu hem karşısında, hem de konserden önce bir şeyler atıştırmak için süper bir yer. Her gün 09.00-23.00 arası açık. Fiyatlar kişi başı 70 TL. Websitesi Tel: 0212 2962929 Konum için tıklayın.

5. Monochrome Brasserie

Leica Gallery ile neredeyse iç içe olan Monochrome cafe – brasserie melezi bir yer. Görüntü olarak kahve – tatlı yapmalık bir mekanıymış gibi dursa da çok geniş olmayan ama müthiş bir menüsü var. Hatta bizce  yemekleri tatlılardan çok daha iddialı.

Ne yemeli?
Biz buharda somonuna ve salatalarına bayılıyoruz. Kahvaltı için favorimiz de eggs royal ve hellim & sucuk ragu.

Renk ama hemen yanıbaşındaki komşusu Leica Gallery’den esinlenmiş olacak ki mekanda fotoğrafçılık teması esas alınmış. Yani duvarlarda siyah-beyaz veya rengarenk irili ufaklı fotoğraflar var, insanın saatlerce oturası, fotoğrafları inceleyesi gelmiyor değil.

Cuma-Cumartesi günleri 08.00-24.00 arası, diğer günler ise 08.00-01.00 arası açık. Fiyatlar kişi başı 40 TL. Websitesi  Tel: 02122962042  Konum için tıklayın.

İSTANBUL GECELERİNİN BAŞ TAÇI: BABYLON


Bilenler bilir, Beyoğlu, kentsel dönüşümünün balyozunu henüz yememişken, haftanın her günü şehrin en sevilen bölgesiyken, her saati capcanlı, her zaman kaliteli vakit geçirebilinecek bir yerken, kısacası Beyoğlu o eski Beyoğlu iken, İstanbul kültür sanat ve eğlence dünyasının bel kemiği mekanı kesinlikle Babylon’du. Hatta ve hatta çekim etkisi o kadar büyüktü ki, tüm Asmalımescit bölgesinin her daim canlı ve yaşayan bir eğlence sektörü hubına dönüşmesi de yine Babylon sayesinde oldu diyebiliriz. Ne yazık ki olanlar oldu, bitenler bitti. Yıllarca tüm yerli yabancı sanatçıların İstanbul’da belki de ilk kez sahne aldığı Babylon da bu yaşananlardan nasibini aldı ve o eski yerinden taşınmak durumunda kaldı.

Elbette İstanbul eğlence sektörüne böylesine yön veren bir mekanın kendine acil yeni bir yuva bulması gerekiyordu. Sonunda aranan kan bulundu ve Babylon Bomontiada’ya taşındı. Bizce tam isabet oldu. Şimdi yeni yerinde, yine eskisi gibi haftanın her gününe yayılan dolu programıyla, alternatif müziğin yerli / yabancı en iyi isimlerini canlı dinlemek için en doğru adres Babylon Bomonti. Tıpkı Asmalımescit’e ayrı bir çehre kazandırdığı günlerdeki gibi şimdi de Bomonti bölgesini etkisi altına almış durumda. İnsanlar hafta içi hafta sonu ayrımı olmaksızın önce akıllarına yatan restoranda bir şeyler yiyip içip, sonrasında da Babylon’da bir konsere kalıp kaliteli zaman geçirmeye buraya geliyorlar. Bizce bu kombo ideal cuma akşamı programı. Babylon’nun sezonluk etkinlik programlarına Websitesi‘nden kontrol edebilirsiniz. Tüm etkinlikler için biletler ise buradan satışa çıkıyor.

ORTAK ÇALIŞMA ALANI: ATÖLYE

Bizim ofisimiz işte burada! En basit haliyle anlatmak gerekirse yaratıcı endüstrilerde (reklam, tv, görsel sanatlar, film, yeni medya, yayıncılık ve basılı medya, mimarlık, tasarım, moda, gösteri sanatları, el sanatları gibi) çalışanlar için ortak bir çalışma alanı. Freelancer ve küçük işletmelere ofis alanı, networking, feedback ve birbirinden beslenme fırsatı sağlaması.

Bunların dışında hafta içi ve hafta sonları sık sık etkinlik alanında ve maker lab adlı atölyesinde, dışarıdan katılıma açık çeşitli workshoplar, konferanslar, paneller, sunumlar, söyleşiler ve tematik buluşmalar hatta partiler de gerçekleşiyor.

Burada sabit üyelik ve yarı zamanlı üyelik olmak üzere iki tip üyelik tarzı var. Aylık olarak ödeniyor. Ama önce bir mülaketa girip, bu komüniteye uygun bir aday olduğunuuz ispatlamanız lazım çünkü Atölye’nin amacı birlirinin işene ve gelişimine yardımcı olabilecek bireyleri aynı çatı altında toplamak. Hepsine Websitesi‘nde bulabilirsiniz.

BOMONTİADA SANAT MEKANLARI

A Corner in the World X bomontiada Alt

Alt Sanat Mekanı, tarihi bira fabrikasının gerçekten de en alt katında kurulmuş disiplinlerötesi bir kültür sanat platformu. Her ne kadar sanatın her alanına açık olsa da programında ağırlıklı olarak görsel sanatlar, performans sanatı ve katılımcı sanat çalışmalarına yer veriyor.

Bu biraz da 2017 senesi itibariyle A Corner In The World adlı performans sanatları temelli oluşumun Alt Sanat Mekanı’nın küratörlüğünü üstlenmesinden kaynaklanıyor. A Corner in the World X bomontiada Alt birlikteliğinden çıkan işlere websitesindeki programdan takip edebilirsiniz.

 

Leica Gallery

Dijital fotoğrafçılık patlamadan önce her 10 fotoğrafçının 9’unun en sevdiği marka Leica’dı. Sanat ile adı en çok özdeşleşen fotoğraf makinası oldu. Türkiye’deki tek yeri Leica Gallery bomontiada’da bulunuyor.

Burada hem Leica’nın üst düzey profesyonel cihazlarının satışı yapılıyor, hem de galerisinde yıl boyu dünyaca ünlü fotoğrafçıların fotoğraf sergileri oluyor. Ayrıca bazı üniversiteler ve kurumlarla anlaşmalar dahilinde fotoğrafçılığın çeşitli alanlarında fotoğraf meraklılarına eğitimler veriyorlar. Pazartesi günleri hariç her gün 11.00-19.00 arası açık.  Websitesi Tel: 02122308898

Ara Güler Müzesi

Ara Güler’in 90. yaşına girdiği gün olan 16 Ağustos’ta kapılarını açan Ara Güler Müzesi, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi (AGAVAM) ile çok kapsamlı bir fotoğraf müzesi ve arşivi bütününü oluşturuyor. Tamamen ücretsiz olarak gezilebilen müze, Alt Sanat Galerisi’nin komşusu. Müzede duayen fotoğrafçı Ara Güler’in kullandığı fotoğraf makinalarından, kişisel arşivinden fotoğraflara, ilk gençlik yıllarından ailevi belgelere birçok parça görülebiliyor.

 

BOMONTİADA’NIN AVLUSU


Bomontiada’nın avlusu kısaca avlu olarak geçiyor. Ama bu avlu her avluya benzemiyor. Yaz kış aktif olarak kullanılan yaşayan bir kamusal alan burası. Özellikle yaz aylarında şehrin en popüler buluşma noktası bu avlu oluyor. Çünkü bu avluda neredeyse haftanın her günü, ücretsiz bir konser, Avluda Caz etkinlikleri, Oktoberfest veya yeni yıl kış panayırı gibi tematik panayır ve festivaller, TV+ ve Başka Sinema işbirliği ile ücretsiz, çimlere minderlere yayılmacalı, patlamış mısırlı Açık Havada Başka Sinema günleri, sabah yogaları gibi insanda bomontiada’ya bağımlılık yaratan etkinlikler gerçekleşiyor.

Özellikle altını çizmemiz gerekir ki yazın en popüler etkinliği avludaki açık hava konserleri ve açık hava sineması. Öyle ki sinema için saat 5 gibi gelip minderlerden yer kapmanız şiddetle tavsiye olunur yoksa poponuz yerde kalır. İş çıkışı oyalanmadan erkenden gelin, hem yerinizi kapın hem de sinema öncesi bir şeyler yiyip içip demlenin. Film nasılsa 21.30 gibi başlıyor. Konserler içinse müziğin başlama saati 20.00 civarları. Konserin pik yaptığı 22.00 sularında tüm avlu full insan doluyor hatta bırakın dans etmeyi yürümek bile zorlaşıyor. Öyle canlı bir atmosfer var yani düşünün. Konserlerin akşam 23.00’e hatta 00’a kadar sürdüğü oluyor.

BOMONTİADA NEREDE ?

Adres: Merkez Mah., Silahşör Cad., Birahane Sok. Tarihi Bomonti Bira Fabrikası No:1, 34384 Şişli Websitesi Tel: (0212) 230 21 62 Konum için tıklayın.

BOMONTİADA’YA NASIL GELİNİR ?

Metro ile geleceklerin Osmanbey durağında inmeleri gerekiyor. Fakat Rumeli çıkışından çıkarsanız mesafeyi daha kısaltmış olursunuz. Rumeli durağından çıktıktan sonra navigasyonuzu kullanarak bir 10 dakika içinde yürüyerek kolayca mekana ulaşabiliyorsunuz. Yukarıdaki haritada Osmanbey metro durağı ve bomontiada arasındaki yolu açık şekilde görebilirsiniz.

Otobüsle gelecekler için de Bomonti durağından geçen tüm otobüslerin hat bilgilerine buradan ulaşabilirler.

Özel aracıyla gelecekler için çevrede açık ve kapalı birçok otopark hizmeti var.