DİMES GO kutularının üzerindeki rotaların Evde Yok rehberlerini çıkarmaya devam ediyoruz. Bu sene kutular üzerinde önerilen rotalara beraber karar verdik. Açılışı Mersin merkez’den başlayan Kızkalesi, Cennet & Cehennem Obrukları ve Aynalıgöl‘e uğrayan Karışık Rotası ile yaptık.

Diğer rotaları öğrenmek isterseniz:

🍒  Vişne : Kaz Dağı – Ayvalık – Cunda Adası – İzmir
🐼  Kayısı : Artvin – Borçka Karagöl – Mençuna Şelalesi
🍑  Şeftali : Gaziantep – Rumkale – Halfeti – Şanlıurfa – Göbeklitepe
🍹  Karışık : Mersin – Kızkalesi – Cennet ve Cehennem Obrukları – Aynalıgöl Mağarası

İşte Mersin merkez, Kızkalesi, Cennet & Cehennem Obrukları ve Aynalıgöl’den oluşan DİMES GO Karışık Rotası keşiflerimiz!

BUNLARI YAPMADAN MERSİN’DEN ÇIKIŞ YOK!

Mersin Merkezde Tantuni Ye!

Mersin’e gelip tantuni yemeyeni tantuni ile döverler. 😀 Tavsiyemiz Mersin’i keşfetmeye başlamanız, çünkü sonraya bırakırsanız “Bilseydik daha sık yerdik” demeniz muhtemel. Konu kritik olunca biz de konunun uzmanı Mersinlilere sorduk; tantuninin alası Mersin’de nerede yenir?  İpi, ezici çoğunlukla Mersin merkezde Memoş Tantuni göğüsledi. Memoş tantuninin ünü Mersin il sınırını aşıp İstanbul’a kadar gelmiş olacak ki İstanbul Ataşehir ve Kavacık’ta iki şubeleri var. Merkezdeki şubesi konum için tıklayın.

Mersin’den tüm yeme-içme tavsiyelerimizi ve sizden gelen mekan önerilerini de MERSİN’DE NE YENİR & KAHVALTI MEKANLARI yazımızda ilçe ilçe, armut piş ağzıma düş şeklinde listeledik. Yazması bizden, yemesi sizden. 😉

 

Kızkalesi’ne Uğra!

Mersin merkezden direksiyonu Erdemli ilçesine doğru kırınca, Erdemli merkezi 23 kilometre geçince karşınıza denizden 600 metre açıkta yükselen, Mersin’in Kızkulesi, Kızkalesi çıkıyor. Mersin’in Kızkulesi diyoruz çünkü hikaye olarak da karşımıza aynı olay örgüsü çıkıyor: Kralın kızı, kehanet, yılanlı sepet ve hazin son. Efsaneleri bir kenara bırakacak olursak bu yapının tarihinin Bizans dönemine uzandığı düşünülüyor. Denizin ortasında böyle bir kalenin yapılış amacı ise genel kanıya göre zamanında bir sahil şehri olan Korykos’u denizden gelebilecek ataklara karşı korumakmış. Kaleye ulaşmanın iki yolu var: Yüzmek veya bir deniz bisikleti kiralamak. Biz deniz bisikleti kiraladık ama Kızkalesi bölgesinin suyu o kadar berrak ve turkuaz ki yüzmek de içimizde kalmadı değil hani. Deniz bisikleti kiralamanın 1 saati 20 TL. Zaten kaleye varmak 10-15 dakika, gezmesi de bi 15 dakika kadar sürüyor. Yani 1 saatlik süre hayli hayli yetiyor da artıyor. Kızkalesi, Mersin merkeze yaklaşık 60 kilometre 1 saat mesafede. Konum için tıklayın.

Cennet & Cehennem Obruklarını Gör!


Konu Akdeniz Bölgesi yer şekilleri olunca ilkokuldaki coğrafya derslerimizin vazgeçilmez ikilisi Cennet & Cehennem Çöküntüleri’nden bahsediyoruz. Bu çöküntüler, bundan milyonlarca yıl önce, hatta insanlık daha ortada bile yokken, Miyosen Çağ’da (günümüzden 23 – 5 milyon yıl öncesine denk gelen zaman dilimi) mağaraların tavanının çökmesi sonucu oluşmuş. Cennet, içine merdivenle inilebilen, en dibinde de bir mağara olan, Cehennem ise içine sadece dağcılık ekipmanı ile inilebilen darlıkta ve derinlikteki obruk. Cennet çukuru, ismi gibi bir o kadar ferah, vaha gibi, ve inmesi çıkması kolaysa Cehennem de adı gibi bir o kadar ürpertici, inmesi çıkması meşakatli bir yer. Elbette siz de bizim gibi Cehenneme seyir terasından bakmakla yetineceksiniz ama 450 basamaklı Cennet çukuruna inmeden dönmek olmazdı şimdi. Tabanlara kuvvet! 450 basamağın 300’üncü basamağına denk gelen mağaranın ağzında bir de kilise var. Roma Dönemi’nde belli bir zamana kadar Hristiyanlık yasak olduğundan Hristiyanlar Cennet çukuru gibi gizli saklı yerlerde ibadet etmişler. Cennete inmesi çıkması ile birlikte tüm alan kabaca 1,5 – 2 saatte gezilebiliyor. Müze Kart geçiyor. Giriş 15 TL. Konum için tıklayın.

 

İster Cennet & Cehennem Öncesi Yörük Kahvaltısı Yap, İster Sonrası Narlıkuyu’da Balığa Doy!

Eğer Cennet – Cehennem’e kahvaltı vakti gidiyorsanız yola kahvaltı etmeden çıkın ve kendinizi obruklara çıkan yol üzerinde kümelenmiş Yörük kahvaltıcılarından birine atın. Yörük kahvaltısının sıradan bir serpme kahvaltıdan çok da bir farkı yok ama bu adına sıkma denilen, Yörüklerin Türk kahvaltısına armağanını, lavaş-börek türevi lezzeti denemeniz için iyi bir fırsat. Eğer Cennet – Cehennem’e öğleden sonra geldiyseniz akşam yemeği için en ideal seçenekler obrukların da bağlı olduğu ilçe olan Narlıkuyu sahilinde kümelenmiş balık restoranları. Altını özellikle çizmek gerekir ki bu civardaki restoranlara oturmadan her şeyin fiyatını önceden sorun. Aksi takdirde yemek sonrası beklenmedik bir hesapla karşılaşabilirsiniz. Konum için tıklayın. 

 

Silifke Dalyan’da Meşhur Mavi Yengeci Tat!


Mersin’in tantuniden sonra en meşhur, kolestrol bombası lezzeti mavi yengeci, kendince isim yapmış balık restoranlarında değil de Göksu’nun denize döküldüğü yerde oluşan Paradeniz’in yani lagün gölünün kıyısındaki Dalyan, Kuş Cenneti Göksu Deltası tarafından işletilen balıkçı kooperatifinde tatmalısınız. Göl kıyısında, harika bir gün batımına karşı, salaş tahta masa ve sandalyelerde belki de ilk defa yiyeceğiniz mavi yengecin tadına doyum olmuyor. Tabi her ne kadar biz bayılmış olsak da mavi yengecin her damak zevkine uygun olmadığının altını çizmek lazım. Yok ben güvenli sularda yüzmek istiyorumcular için işletmede kalamar ve balık seçenekleri de var ama buranın olayı elbette ki mavi yengeç. Yengecin yanında bir de acı biberli, tuzlu ve limonlu sosu geliyor. Yengeci bu sosa batırıp yiyorsunuz. Bir porsiyon (2 yengece tekabül ediyor) 10 TL. Konum için tıklayın.

 

Aydıncık’ta Aynalıgöl Mağarası’nda Buzul Çağı’nın İzini Sür!

Bugüne kadar bildiğiniz bütün mağaraları unutun. Hiç bozulmadan kalmış dikit ve sarkıtlarıyla, Buzul Çağı’ndan kalma verileri barındıran kaya yapısıyla, mağaraya ismini veren ayna gibi gölüyle, 46 metre yükseklikteki denize nazır konumuyla Aynalıgöl hepsine şapka çıkartır güzellikte. İşin en ilginç yanı 555 metre uzunluğundaki beyaz damlataş yapısının her bir santiminin oluşması için 20-25 yıl gerektiği. Bu beyaz yapısını, içerideki %80 oranındaki neme ve yaz kış 25-30 derece arasında seyreden optimal sıcaklığa borçluymuş. İşte doğadaki mükemmel dengelere bir örnek daha! Tabi 1990’larda keşfedildiğinde mağaranın beyaz rengi daha bir beyazmış ama biraz insan müdahalesi biraz da artan turizm ile özellikle giriş kısmı biraz deforme olmuş. Mağaranın keşfediliş hikayesi de bir o kadar ilginç. Bu mağarayı tesadüf eseri bölgedeki bir çoban keşfetmiş. Asıl ilginç olanı da mağarayı, şifalı olduğunu düşündüğü bir oklu kirpi avında keşfetmiş olması. Çoban kirpinin izini sürerken kendisini mağarada bulmuş ve hemen köydeki arkadaşlarına haber vermiş. Ne cesaret gözü kara köylüler ellerinde fenerlerle girişmişler mağarayı turlamaya. Aynalıgöl’ün girişine falezin ucuna kurulmuş platformdaki merdivenden inerek ulaşabiliyorsunuz. Müze kart geçmiyor. Konum için tıklayın.

 

BONUS: Yerköprü Şelalesi

 



Rota dışı olacak ama yazmazsak olmaz diyeceğimiz bir keşfimizden bahsedeceğiz şimdi. Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Yerköprü Milli Parkı içinde bulunan Yerköprü Şelalesi, Mersin sıcağında insana cenneti yaşatan olağanüstü bir doğal güzellik. Aslında Gülnar’a bağlı ama Mut – Ermenek yolu üzerinde olduğundan buraya Mut’tan gelmek daha kolay. Bize Mersin’in bu gizli kalmış güzelliğini tavsiye eden Evde Yoklar’a çok çok teşekkür ederiz. Konum için tıklayın.

2 YORUM

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend