“Hafta sonu Elazığ mı????” diyenlere;
Öküzgözü üzümünden aromatik şarabı desek, yarın yokmuşcasına yemek yemek desek?  😀

Ben size söyleyeyim, Elazığ ve Malatya’ya gelince ok yaydan çıkıyor. Elazığ’da en son gün 3 kez akşam yemeği yiyor, bi de utanmadan şekerli pideye ekmek banıyordum. Aman, battı balık yan gider. Napalım, Gakkoşlar Diyarı’nın tadı böyle çıkıyor.

Gakkoş mu? Evet efendim, Elazığlılar birbirlerine böyle sesleniyor. Aynı Erzurum’daki Dadaş gibi yerel ağızla kardeş kelimesinin evrilmesinden türemiş bir hemşerilik ifadesi.

– Gakko nedisin?
– Ambele işte. Sen nedisin?
– Nedem anam, gındırlanık (yuvarlanıp) gidik.

Gakkoluk kendi içinde bir dil, bir kültür. Herşeye kendi yorumları var. Naneye anuh, gözlemeye patila diyor, pideyi şekerli yiyorlar. Size dekoder niteliğinde bir Elazığ gezilecek yerler rehberi çıkardık. Program şu: yemek ye, iki gındırlan, yine yemek ye. 🙂

ELAZIĞ’DA ÖNE ÇIKANLAR

1. Gastronomi


Bizce Elazığ en çok gastronomi turizmi açısından cazip.

Kar suyu mudur, meracılığın devam etmesi midir bilmiyorum ama et yemekleri bölge genelinde zaten harika. Ensar Lokantası’nda bir öğün Allah’ın emri. Süt ürünleri, özellikle de Şavak tulumu da çok iyi.

Başka bir yerlerde kolay kolay bulamayacağınız lezzetleri de var. Mesela tatlı peynirli ekmeği mutlaka denemeniz gereken bir lezzet… Elazığ mutfağına aşağıda daha geniş yer vereceğiz.

Ayrıca fırın, burada bir yemek pişirme enstrümanının ötesinde bir kültür. Mahalle kasabına bir alo deyip, “Abi bize şu saate, şu kadar kişilik, şu yemekten attır” demek yaşam ritmi olmuş. Kasap bir tepsiye malzemeleri diziyor, mahallenin ekmek fırınına götürüyor. Fırıncı da pişiriyor, siz de gidip fırından teslim alıyorsunuz. Ekmek aldıysanız çoğu zaman fırıncıya ekstra bir pişirme ücreti vermiyorsunuz. Herhangi bir mahalle kasabına giderek böyle bir yemek hazırlattırabilirsiniz.

Yani Elazığ’da yeme-içme bizce en büyük öncelik. 🙂

Not:
1. Gastronomi turizmi açısından Malatyasız Elazığ, Elazığsız Malatya eksik kalır. Mutlaka Malatya’ya da geçmenezi öneririz. Malatya rehberimize da buradan ulaşabilirsiniz: Malatya Gezilecek Yerler

2. Bu yazımızda en beğendiğimiz birkaç seçmece restorana yer verdik. Elazığ’da ne yenir hakkında daha kapsamlı bilgi almak için tıklayın.

2. Şarap


Aroması ve dokusu ile Türk şarapçılığına dünyada dikkatleri çeken Öküzgözü, Elazığ yöresine ait bir üzüm. Coğrafi işareti alınarak da tescillenmiş. Elazığlılar pek şarabı bağrına basmasa da aslında bölge için büyük bir değer.

Tilki Kuyruğu, Gökmani, Arap Üzümü, Şifoni, Keşbir, Hasankeyf, Hacıkıran, Ceznebi, Hırsız Kesmez, Fengi, Sergen, Karamani, Hatun Parmağı, Argını gibi başka yerel üzümler de varmış ama çoğu kaybolmuş. Köhnü üzümü ve şarabı ise Malatya’ya bağlı Onar Köyü’nde yaşatılıyor.

Hititlerden beri burada şarap üretimi olduğu biliniyor. Bugünse bölgede ne üretimi, ne de tüketimi pek yaygın değil ama bir kıpırdanma var. Az ama öz, iki tane önemli öncüden bahsetmek mümkün: Büyük üreticilerden Kayra ve butik üretici Eskibağlar Vineyards.

Biz Eskibağlar’ı gezdik ve burada bu kadar güzel, bu kadar idealist bir tesis bulunmasından yöre adına çok mutluluk duyduk. Taş yapıları çok güzel, tam düğün yapmalık. Aynı zamanda otel ve restoran bölümü de var. Konum için tıklayın.

3. Kürsübaşı Gecesi


Mutfağının yanında deneyimlemenizi önerebileceğimiz bir başka diğer şey de Harput musikisi ve kürsübaşı gecesi.

Harput musikisi Türkiye’nin müzik kültürünün mendireklerinden biri kabul ediliyor. İçinde hem Türk Halk Müziği’ni, hem de sarayın müziği olan ve kurallara dayalı icra edilen Türk Sanat Müziği’ni barındırıyor. Klarnet, kanun ve cümbüş kullanılıyor. Senfonik düzenlemesini buradan dinleyebilirsiniz.

Kürsübaşı gecesi ise, Harput musikelerinin çalıp oynandığı bir çeşit halk meclisleri. Eskiden bu gecelerde küsler barıştırılır, ihtiyaç sahiplerine yardımlar organize edilir, düğün dernek gibi konulara karar verilirmiş. Kürsü mangal demek, adını da insanların mangal başında toplanmasından alıyor.

ELAZIĞ’IN GEZİLECEK BÖLGELERİ


Önce iyi planlama yapabilmek için neyin nerede olduğunu biraz anlamak lazım:

Elazığ merkez & Harput – Şehir ilk olarak Harput Kalesi’nin eteklerinde kurulmuş, daha sonra tüm bölgeye yayılmış. Şehir merkezine oldukça yakın olduğundan beraber gezilebilir. Gastronomi açısından en çok seçenek de burada. Konum için tıklayın.

Hazar Gölü  – Hazar Elazığ’ın sayfiye yeri. Sahilinde birkaç tesis, plaj ve restoran var. Gölün içinde bir de batık kent var, su seviyesi alçak olduğunda şehir surlarının bir kısmı su yüzüne çıkıyor. Konum için tıklayın.

Palu – Palu, çebiç (oğlak) yemekleri ile bölge mutfağında farklı bir renk. Kırmızı et olarak çebiç tercih ediliyor ve Palu tava olarak bilinen harika bir fırın yemekleri var. Onun dışında birkaç mağara, yıkılmış kilise ve restore edilmiş bir de hamam var.  Konum için tıklayın.

Şehir merkezinden epey uzakta kalıyor ama Bingöl ya da Elazığ üzerinden geliyorsanız Palu yolumuzun üzerinde ve uğramayı düşünebilirsiniz.

Keban & Ağın – Elazığ’dan Malatya’ya yolu çok az uzatarak Keban, Ağın ve Arapgir’i görerek geçebilirsiniz. Yolu buralara düşecekler için notlarımızı aşağıya ekledik. Konum için tıklayın.

1. Elazığ Merkez

Haritayı GoogleMaps’te açmak için tıklayın.

1. Harput Dibek Kahvesi
2. Kadayıfçı Murat Usta
3. Ramada Hotel
4. Elazığ Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi
5. Kültür Park
6. Eski Hükümet Konağı
7. Park Dedeman
8. Eski Hükümet Konağı
9. Elazığ Öğretmenevi ve DoubleTree by Hilton Hotel
10. Amcanın Yeri
11. Kapalı Çarşı, Çeloğlu Gıda ve Tuğra Kuruyemiş
12. Bakırcılar Çarşısı
13. Gürbüzler Kuruyemiş
14. Zertaşlar
15. Balakgazi Tesisleri
16. Üç Lüleli Çeşme
17. Kurşunlu Cami
18. Ensar Lokantası ve Arap Baba Türbesi
19. El Emeği Göz Nuru Çarşısı
20. Şefik Gül Evi
21. Ulu Cami
22. Elazığ Kalesi
23. Meryem Ana Kilisesi

1.1 Klasik Turistik Duraklar


Tarihi Kapalı Çarşı:
Şehir merkezinin gezilmesi gereken noktası, 1928 yılından beri hizmet veren Kapalı Çarşı.

Burada, Elazığ’ın coğrafi işaret almış ürünü olan, orcik adı verilen cevizli sucuklardan alabilir, dibek kahvesini deneyebilir, çedene kahvesi içebilir, Ağın leblebisi, çeşitli baharatlar, tulum peyniri, badem şekeri ve pekmez alabilir veya kadayıf ve künefe yapımı için kullanılan tel kadayıfın özel pişirme saclarında taze taze yapılışını izleyebilirsiniz. Çedene kahvesinin birçok hastalığa iyi geldiği söyleniyor ve aslında menengiç kahvesi olarak daha çok biliniyor. Aşağıdaki alışveriş bölümünde önerdiğimiz dükkanları bulabilirsiniz.

Yiyecek ve içeceklerin dışında, hatıra ya da hediye olarak el yapımı oyalı yazmalardan ve Elazığ’ın sembol ürünlerinden sekiz köşeli şapkalardan alabilirsiniz. Konum için tıklayın.

Bakırcılar Çarşısı: Tarihi Kapalı Çarşı’nın güney giriş-çıkış kapısından çıktıktan sonra bir sokak ilerlediğinizde karşınıza çıkan sokakta, elde işlenen bakır ürünlerin satıldığı ve kalaycılığın yapıldığı sağlı sollu dükkanlar bulunuyor. Konum için tıklayın.

Tarihi Hükümet Konağı: 1896 yılında Vali Enis Paşa tarafından Hükümet Konağı olarak inşa ettirilmiş olan, geç dönem Osmanlı sivil mimarisi eserlerinden biri olan tarihi bina.

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi: Bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Elazığ’ın izlerini sürebileceğiniz Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Müze ilk olarak 1965 yılında Alacalı Cami’de kurulmuş, ancak o zamandan itibaren yapılan kazı çalışmaları sonucunda, tarihi eserlerin tamamı sığamadığı için Fırat Üniversitesi içerisinde tahsis edilen bir binaya taşınmış. Konum için tıklayın.

Elazığ Öğretmen Evi / Eski Halk Evi: Atatürk, 17 Kasım 1937 tarihinde Elazığ’ı ziyareti sırasında bu öğretmen evinde konaklamış. Daha sonra burası bir kent müzesi haline getirilmiş ve herkesin ziyaretine açılmış. Müze’de Atatürk’ün burayı ziyaretinde kullandığı eşyaları görebilirsiniz. Konum için tıklayın.

Kültür Park: Doğu Anadolu’nun en büyük parklarından biri olan Kültür Park’ta gençlik merkezi, amfi tiyatro, spor salonları, konferans salon, restoran ve kafeler bulunuyor. Büyük bir yeşil alan ve göletin bulunduğu parkta yürüyüşe çıkabilirsiniz. Konum için tıklayın.

1.2 Zertaşlar’da Kahvaltı


Elazığ’da uçtan uca donatılmış bir sofrada güne başlamak isterseniz, şehri tepeden gören Zertaşlar diye bir mekan var. Tulum ve salamura peyniri, yoğurt kaymağı, kavurmalı yumurta zaten bu bölgenin sihirli kahvaltılıkları. E, bölgenin üzümü de meşhur olunca, pekmezi de güzel. Patila dedikleri bir gözlemeleri de var. Masada kalan boşlukları da Türk kahvaltısının zeytiniydi, domatesiydi gibi bilimum çeşidi ile donatıyorlar.  Ye babam ye  🙂 Konum için tıklayın.

1.3 Köfteciler Sokağı’nda Elazığ Usulü Salçalı Köfte Yiyin

Köfte-ekmek tost ve yayık ayran bir Elazığ klasiği. Çeyrek, yarım, 0.75 ve 1 tam ekmek üzere 4 boyu var. Köfte-ekmekten en büyük farklı içine salça sürülmesi ve tost gibi ince olacak şekilde basılması. Salça ile aranız iyiyse üzerine sıcak salça sürdürmek için “Salçası yansın” ya da ekmek yüzeyinin tamamına salça sürülmesi isteniyorsa salçası boydan yansın” demeniz gerekiyor.

Köfteciler Çarşısı da Elazığ merkezde isminden de anlaşıldığı üzere yan yana köftecilerin dizildiği bir sokak. Aralarından en klasik olanı Amca’nın Yeri. Konum için tıklayın.

1.4 Elazığ’ın Tatlı Peynirli Ekmeği’ni Tadın

Pide desem değil, künefe desem hiç değil. 🙂 Kendine has bir Elazığ lezzeti. Tuzsuz peynir, şeker ile yoğruluyor, pidenin üzerine seriliyor. Fırınlandıktan sonra da üzerine Antep fıstığı serpiliyor. Fırından alıp, sıcacıkken çay eşliğine yemenizi öneririz.

Bana en enteresan gelen yanı tatlı niyetine değil de öğün olarak yenmesi. Özellikle de kahvaltıda çok iyi gidiyor.

Diğer şehirlerde düzenlenen “Elazığ Günleri”nin vazgeçilmez ikramlarından. Hatta sadece “peynirli ekmek günleri” bile düzenlenebiliyor. Denk gelirseniz, Elazığ’a gitmemiş olsanız bile buralarda peynirli ekmeğin tadına bakma şansı yakalayabilirsiniz.

Birçok fırında mevcut ama özellikle Karadaban’dan alın deriz. Hamuru milföyümsü, pişman olmazsınız. Konum için tıklayın.

1.5 Kültür Park’ta Kürsübaşı Gecesi

Belediye havanın ve ülke gündeminin müsade ettiği durumlarda her Cuma akşamı Kültür Park’ta kürsübaşı gecesi düzenliyor. Ama gitmeden önce belediyeyi arayıp teyit etmek de fayda var. Konum için tıklayın. Belediye telefon: (0424) 248 47 01 

2. Harput

Harput, Elazığ’ın en özellikli yerlerinden. Aynı zamanda şehrin en eski noktası. İlk yerleşimin M.Ö. 2000’li yıllara dayandığı bölge, Hurriler, Hititler, Urartular, İlhanlıların, Dulkadiroğulları, Akkoyunlular, Safeviler ve son olarak Osmanlılar’ın hakimiyetine girmiş. Konum için tıklayın.

2.1 Tarihi Harput’u Gezin

Harput Kalesi (Süt Kalesi):

Harput Kalesi’nin M.Ö 8. yüzyılda Urartu Krallığı tarafından yapıldığı biliniyor. M.Ö 6. yüzyıldan sonra Persler’in hakimiyetine geçiyor. Sonraki yüzyıllarda ise Sasaniler, Bizanslılar, Abbasiler, Çubukoğulları, Artukoğulları, Selçuklular, Dulkadiroğulları ve Akkoyunlu Devletleri burada hakimiyet kuruyor.

Yavuz Sultan Selim döneminde ise burası Osmanlı İmparatorluğu’nun toprakları arasına katılıyor.

Harput Kalesi’ne Süt Kalesi de denmesinin nedeni, rivayete göre kalenin yapıldığı tarihlerde yaşanan su sıkıntısı nedeniyle harcının içine su değil süt koyulmuş olması. Denilene göre, koyun ve diğer büyükbaş hayvan sürülerinden günlük sağılan sütler, tahta oyukkanallarla kale inşaatının yapıldığı alana akıtılarak harca karıştırılmış.

Kale, yapım tarihi  çok eski olmasına rağmen Artuklular döneminde büyük bir onarımdan geçtiği için günümüze kadar ayakta kalabilmiş, ancak kalenin dış surları tamamen yıkılarak günümüze kadar ulaşamamış. Dış surların içinde kalan bölgede; su sarnıcı, tahıl ambarı, hastane, darphane, cami, cephanelik ve çok sayıda ev bulunuyormuş. Konum için tıklayın.

Harput Ulu Camii: Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından, 1156 – 1157 yılları arasında yaptırılan ve hala ibadete açık olan caminin mimarının kim olduğu bilinmiyor. Eğri Minareli Cami olarak da adlandırılan Harput Ulu Cami’nin minaresi Pisa Kulesi’ni aratmayacak kadar eğik. Hatta araştırmalar sonucunda minarenin temelinin Pisa Kulesi’nden daha eğik olduğu belirlenmiş. Konum için tıklayın.

Meryem Ana Kilisesi: Süryani Kilisesi, Yakubi Kilisesi ve Kızıl Kilise adlarıyla da bilinen Meryem Ana Kilisesi, milattan sonra 179 yılında inşa edilmiş. Burasının, kilise olmadan önce putların saklandığı bir alan olarak kullanıldığı, daha sonra ise Yakubi Hristiyanları tarafından kiliseye dönüştürüldüğü düşünülüyor. Konum için tıklayın.

Üç Lüleli Çeşme: Üzerindeki kitabeye göre 1906’da yaptırıldığı düşünülen çeşmenin, Harput’un girişinde yolun sol tarafında yer alıyor. Konum için tıklayın.

El Emeği Göz Nuru Çarşısı: Burası bölge halkı kadınlarının, takı, dantel gibi el işlerini sattıkları bir kapalı pazar. Konum için tıklayın.

Kurşunlu Camii: Osmanlı dönemine ait, 1738 – 1739 yıllarında Çarsancak Beyi Osman Ağa tarafından yaptırılmış olan, kurşunla kaplı kubbeleri olan camii. Konum için tıklayın.

Arap Baba Mescidi Ve Türbesi: IV. Kılıçarslan’ın oğlu, III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, M.S.1279-1280 yılları arasında yaptırılmış olan mescitin altında Arap Baba’nın türbesi bulunuyor. Rivayete göre, Arap Baba’nın naaşı mumyalanmamış bir şekilde olmasına rağmen günümüze kadar bozulmadan gelmiş. Şu anda da

bu türbede bulunuyor. Konum için tıklayın.

Şefik Gül Kültür Evi:

Harput’un geleneksel ev mimarisini en güzel şekilde yansıtan, bahçesi, avlusu, çeşmesi, odaları, içindeki otantik ve antika eşyalarıyla olduğu gibi korunmuş olan “Müze Ev” konseptindeki 175 yıllık tarihi bu konak, Gülsan Şirketler Grubu tarafından satın alınıp onarılarak, 2005 yılında kapılarını ziyarete açmış. Konum için tıklayın.

2.2 Harput’un Ünlü Lokantası Ensar’da Mutlaka Yemek Yiyin

Ensar’ın meşhur soslu bonfilesi

Buradaki Ensar Lokantası tüm Elazığ’ın en çok sevilen yeri. Komşu illerden bile insanlar buraya et yemeğe geliyor. Ensar’ın en ünlü yemeği kendi icatları olan soslu bonfile ve  patlıcan söğürtme gerçekten harika. Şiddetle öneririz. Biz tatmak için ortaya Harput kebabı da söyledik ve yöresel bir tatlı olan dolanger ile noktaladık. Ensar Konum için tıklayın.

Balakgazi’de yöresel yemekler

“Harput yemeklerini tadalım” derseniz, Balakgazi Tesisleri var. Harput Kebabı ve Harput köftesi, kavurmalı krepe benzer Balakgazi Böreği, taze yufkanın rulo haline getirilip yoğurtla servis edildiği sırın, yine etli yufkalı yöresel bir yemek olan işgene, gömme börek diye de geçen kömbe, içli köfte,  dolanger ve yine tatlı niyetine yenilen ballı muzlu cevizli krep buraya geldiğinizde deneyebileceğiniz lezzetlerden. Konum için tıklayın.

3. Hazar Gölü

Hazar Gölü daha çok Elazığ’dan ve komşu illerden gelenlere hitap ediyor. Bir nevi bölge halkının deniz hasretini giderdiği bir yer.

Gölün kenarında birşeyler yemek isterseniz, Baraka Plaj Kafe en popüler yer. Çoban kavurması çok iyi. Alkollü mekan arayanlar aynı işletmeciye ait Mavi Göl’de durabilirler. Mekanın tam karşısına düşen Hazar Dağları ve hemen önündeki Hazar Gölü manzarsı harika fotoğraf kareleri vaad ediyor.

Mavi Göl konum
Baraka Cafe konum

3.1 Batık Şehir Üzerinde Tekne Gezisi 

Fotoğraf Kaynak: Instagram/@yufkar

Elazığ-Diyarbakır Karayolu’nun paralelinde ve il merkezine 26 kilometre mesafede bulunan 22 kilometre uzunluğundaki Hazar Gölü, Hazarbaba Dağı ile Sivrice ilçesi arasında bulunuyor. Türkiye’deki göller içerisinde manzarası en güzel olan göllerden biri olmasının yanı sıra suların altında bir batık şehir barındırıyor.

Göl ve çevresi Arkeolojik Sit alanı olarak tescillenmiş. Bu şehir 2,5 kilometre karelik bir alanı kaplıyor ve şu anda tamamı Hazar Gölü’nün altında bulunuyor. Batık şehrin su üstünde görülebilen kısmına Kilise Adası adı veriliyor. Buranın, şehrin en tepesinde bulunan bir manastır olduğu söyleniyor. Kilisenin alt kısımlarında da evler yer alıyor.

Batık şehre ait bazı bilgilere Evliya Çelebi’nin ve Polonyalı Simeon’un seyahatnamelerinden ulaşabiliyoruz. 1608 yılında burayı ziyaret eden Simeon, gölün ortasındaki bir adada Surp Nişan adında bir kilise ve köy olduğunu ve buraya sandalla giderek ayine katıldığını yazıyor.

Evliya Çelebi ise yazılarında, buradaki kilisenin Hristiyanlık inancı açısından önemli bir kilise olduğundan ve burada yaşamın olduğundan bahsediyor.

1800’lü yıllarda sular hızlı bir şekilde yükseliyor ve insanlar gölün diğer kıyılarına taşınmaya başlıyor. Türkiye, geçtiğimiz sene batık şehrin, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girmesi için başvuru yapmış. Kilise Adası’nın ve 1,5 kilometre boyunca uzanan şehrin surlarını, tekne gezisi ile suyun üzerinden görebilirsiniz. 

Tekne ayarlamak için gölün kenarındaki tesislerden birisi olan Baraka Cafe’nin işletmecisi Şener Durmuş ile 0424 425 1021’de irtibata geçebilir ya da 0536 825 8815’ten direkt kaptana ulaşabilirsiniz. Tekne Baraka Cafe’nin iskelesinden kalkıyor. Konum için tıklayın.

3.2 Mevsiminde Hazarbaba Kayak Merkezi’nde Kayak

Elazığ’ın Sivrice ilçesine 6 kilometre, Elazığ merkeze 30 kilometre mesafede kalan, 2.347 metre yüksekliğindeki Hazarbaba Dağı’ndaki Hazarbaba Kayak Merkezi, bölgedeki önemli turizm merkezlerinden. Bu kayak merkezinin en önemli özelliği, dünyada göl manzaralı 2. kayak merkezi olması. Sivrice turizminin önemli bir parçası olan Hazar Gölü’nde her yıl geniş çapta su sporları gösterileri yapılıyor.

Sezonda, kar kalınlığı yer yer değişmekle birlikte ortalama bir metre civarında seyrediyor ama kar sezonu genellikle kısa sürüyor. Kayak merkezinde sadece bir pist bulunuyor. Bu pist de oldukça dik ve kısa. Acemiler için herhangi bir pist yok ama kayak yapmayı bilmiyorsanız ders alabileceğiniz hocalar var. Hazarbaba Kayak Merkezi, hafta sonları çok kalabalık olduğu için imkanınız varsa varsa hafta içi gelmeyi tercih edin. Gelmeden önce de tesisi mutlaka arayın ve kar kalınlığını sorun.

Kayak yapmayacaksanız bile buranın manzarasını görmek için gelebilirsiniz. Hazar Gölü manzarası eşliğinde piknik yapabilir, çay-kahve içerek manzaranın keyfini çıkarabilir ve fotoğraf çekebilirsiniz. Konum için tıklayın.

3.3 Eskibağlar Şarapevi


Sivrice ilçesinin, adını da burada bulunan üzüm bağlarından alan Eskibağlar bölgesinde, 35 dönümlük arazideki üzüm bağlarından şarap üretimi yapılıyor. Aynı zamanda göl ve bağ manzaralı bir butik otel ve restoran. İçine girince mimarisi, kokusu, mahseni, hayata bakışı ile sizi alıp başka dünyalara götürüyor. Bakır lavabolarından tutun da yer döşemelerine kadar ince ince düşünülmüş, buram buram emek kokan bir yer. Kesinlikle atlamayın deriz.


Yazının başında da bahsettiğimi üzere Öküzgözü başta olmak üzere bölgenin birçok yerel üzümü var. Meğer Elazığ, iklim ve toprak özellikleri nedeniyle üzüm yetiştirmek için en ideal bölgelerden birisiymiş. Gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkı ve Eskibağlar’ın yüksek irtifası (Türkiye’nin en yükseğiymiş) da şaraplık üzümleri için çok olumlu etkileyen faktörlermiş.

Eskibağlar şarap üretim tesislerine bağ bozumu turları da düzenleniyor. Bağ evinin ürünleri arasında Öküzgözü, Öküzgözü-Boğazkere, Öküzgözü Rezerv, Öküzgözü-Boğazkere Rezerv ve Boğazkere Rezerv gibi çeşitler var. İlgilenenler için bir de dipnot: Boğazkere’de buraya ait, coğrafi işareti alınmış bir üzüm.  Websitesi Tel: 0 538 042 84 10 Konum için tıklayın.

Yani aynı üzümü Elazığ dışında ekenler artık üzümünü Boğazkere olarak satamıyor çünkü Boğazkere niteliğini taşıması için illa bu topraklarda yetişmesi lazım. Üzümün ismi de kalın kabuklu olması sebebiyle boğazda takılıp kalmasından geliyormuş.

4. Keban & Ağın

4.1 Keban Barajı


Yapımına 1965 yılında başlanan ve 1974 yılında ilk 4 türbini açıldıktan sonra 1981 yılında diğer 4 türbini açılarak tamamlanan Keban Barajı da bölgenin önemli yerlerinden biri.
Atatürk Barajı’ndan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci barajı olan Keban’da, elektrik üretiminin dışında alabalık üretimi yapılıyor. 


Barajın etrafında manzarayı seyredebileceğiniz, yemek yiyip çay-kahve içebileceğiniz tesisler bulunuyor. Eğer şanslıysanız baraj kapaklarının açıldığı zamana denk gelebilirsiniz. Konum için tıklayın.

4.2 Çırçır Şelalesi’nde Alabalık


Keban Barajı’nın kurulmasının ardından oluşan ve bu özelliği ile dünyanın en genç şelalesi olma özelliği taşıyan Çırçır Şelalesi Alabalık Tesisleri’nde soluklanıp alabalık yerken manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Malum, buralar etobur memleketler. Haliyle alabalık da kendini sevdirmek için şekilden şekile girmiş: Alabalık Katmer, Alabalık Kuşbaşı, Alabalık Adana, Alabalık Göğüs bunlardan sadece birkaçı. Favorimiz göğüs.  Konum için tıklayın.

4.3 Ağın Leblebisini Tadın

Ağın’ın, farklı ve gevrek bir lezzeti olan leblebisi ile meşhur. Tüylü nohut denilen cinsteki nohuttan, evlerde el emeği ile yapılan ve ilçenin adıyla anılan Ağın leblebisinin yapımında yöreye has nohut, kum ve meşe külü ateşi kullanılıyor.

Leblebinin yapımı sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. Burada halen daha geleneksel yöntemlerle sabahtan leblebi yapımına başlayan ve onca zahmete rağmen bu geleneği sürdüren insanlar var. İşin sırrı ise mükemmel gevreklik için nohudu fazla haşlamamak ve kurumaması için de kızgın kum üzerinde fazla bekletmemek.

Harbi güzel. Denemek için illa Ağın’a gelmenize gerek yok, Elazığ ve Malatya’daki birçok kuruyemişçide de bulunuyor.

5. Palu

5.1 Palu Tava Yiyin

Palu tava, Elazığ’a has bir et yemeği. Çebiç (oğlak) ve biberin fırında 5 saaat pişmesi ile yapılıyor. Önemli bir diğer özelliği de hayvanın bel kemiğinin kenarındaki etten yapılması. Önce tereyağda pişirilen et, daha sonra en az 3-4 saat fırında bekletiliyor ve yeşil biberle servis ediliyor. Palu’ya geldiğinizde deneyin. Herhangi bir kasaptan sipariş edebilirsiniz: Biz Fevzi Bey’e yaptırdık. İsterseniz kendisine 0536 344 4923’ten ulaşabilirsiniz.

5.2 Şehir Merkezi Dışındaki Tarihi Palu’yu Gezin


İl merkezine yaklaşık 75 kilometre uzaklıkta, Murat Nehri’nin kenarında kalan Palu, tarihi çok eski zamanlara dayanan bir bölge. Burada Hurriler, Hititler ve Urartular’ın hüküm sürdüğü biliniyor. Daha sonraki dönemlerde, Roma ve Bizans hakimiyetlerine giren ilçede bir süreliğine Arap etkisi de görülüyor. Malazgirt Zaferi’nden sonra Selçuklu ve Osmanlı devletine bağlanan Palu’da, sırasıyla tüm bu hükümdarlıklar, çevrede görülmeye değer birçok tarihi eser bırakmışlar.

İlçenin gezilecek yerleri arasında, Tarihi Palu Köprüsü, Palu Kalesi, Urartu Kralı Menaus’a ait taş kitabe, Bizans Kilisesi, Ulu Camii, Eski Hamam, Küçük Camii, Alacalı Mescid, Cemşit Bey Camii ve türbesi ve Palu Konağı gibi belli başlı yapılar sayılabilir.

Tarihi Palu Köprüsü: Murat Nehri üzerindeki Palu Köprüsü’nün yapım tarihi kesin olarak bilinmiyor, ancak yapısı ve mimarisinin Selçuklu köprü mimarisini yansıttığı söyleniyor. 2010 yılında restore edilen köprü eskiden, nehir üzerinde iki tarafı birbirine bağlayan tek yol olduğu için tarih kaynaklarında “İstanbul ‘u Bağdat’a bağlayan köprü” olarak geçiyor.

Palu Kalesi: Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde ‘’Göğe baş uzatmış bir kale‘’ ifadesiyle geçen Palu Kalesi, yazının başında da belirttiğimiz gibi birçok medeniyetin izlerini taşıyor. İlçenin 1 kilometre doğusunda yer alan kalede bulunan Urartu dönemine ait birçok eser günümüze kadar ulaşmış. Urartu Kaya Mezarları, kaya tünelleri, kaya merdivenleri, kaya ambarları, Urartu Kaya Kitabesi, su sarnıçları, tapınaklar ve  tapınma nişleri gibi eşine az rastlanan birçok yapı bulunuyor.

Urartu Kaya Kitabesi: Palu Yazıtı olarak da bilinen Urartu Kaya Kitabesi, Palu Kalesi’nin kuzeydoğu cephesinde bulunuyor ve Urartuların batı seferleri hakkında bilgiler içeriyor.

Bizans Kilisesi: Palu’nun ilk yerleşim bölgesi olan Çarşıbaşı Mahallesi’nde Bizans dönemine ait bir kilise bulunuyor. Kare planlı kilisenin iskeleti sağlam, ancak üzerindeki kubbesi yıkılmış. İç kısmındaki bazı figürler hala görülebiliyor olmasına rağmen freskler önemli ölçüde tahrip olmuş.

Ulu Cami: Yine Palu’nun Çarşıbaşı Mahallesi’nde bulunan ve kitabesinde 1852 yılında yapıldığı bilinen Ulu Cami bir rivayete göre Küçük Camii’nin mimarının kalfası tarafından yapılmış. Caminin tavanı tamamen çökmüş ve minaresinin şerefesinden yukarısı yıkılmış olduğu için restore edilmiş.

Küçük Camii ile Ulu Camii arasında yer alan hamam, kapı üzerindeki kitabesine göre 1619 yılında yapılmış. Yapı şekli olarak klasik Osmanlı hamamlarına benziyor ve restorasyon çalışmaları devam ediyor.

Küçük Camii: Küçük Cami’nin kitabesi yok, ama Ulu Cami’den önce yapıldığı sanılıyor. Camiinin tavanı tamamen çökmüş ve duvarları tahrip olmuş. Minarenin şerefe kısmından yukarısı tamamen yıkılmış.

Alacalı Mescit: Kitabesi olmadığı için ne zaman yapıldığı bilinmeyen, Selçuklu mimarisi özellikleri taşıyan Alacalı Mescit, siyah ve beyaz taşlardan yapıldığı için “alacalı” adı verilmiş. Mescidin restorasyonu, 2017 yılında Fırat Kalkınma Ajansı desteği ile tamamlanmış.

Palu Konağı: Yine Fırat Kalkınma Ajansı katkıları ile Palu Kaymakamlığı tarafından hayata geçirilmiş olan, bölgenin ilk turistik tesisi olmak üzere inşa edilmiş olan konak. Birşeyler yemek içmek isterseniz aklınızda olsun.

Cemşit Bey Camii ve Türbesi: Palu’nun, Osmanlı topraklarına katılmasında önemli rolü olan Cemşit Bey’in, kendi adına 1500’lü yıllarda yaptırdığı külliye içindeki camide aynı zamanda Cemşit Bey’in türbesi de bulunuyor. Caminin minaresi tamamen yıkılmış ve bir daha yapılmamış. Bu nedenle uzaktan bakıldığında mescit gibi görünüyor.

Palu’ya, özel aracınızla yaklaşık bir saatte, Elazığ merkezden hareket kalkan otobüs veya minübüsler ile bir buçuk saatte ulaşabilirsiniz. Ayrıca trenle seyahat edebilme imkanınız da var. Konum için tıklayın.

ELAZIĞ’DA ALIŞVERİŞ

Orcik (Cevizli Sucuk)

Orcik, diğer yörelerde cevizli sucuk olarak geçen, bağ bozumu döneminde yapılan, iplere geçirilen cevizlerin, unla birlikte kaynatılan üzüm şırasına batırılıp kurutulmasıyla yapılan klasik tatlısı. Orcik alabileceğiniz en uygun yer Gürbüzler ya da Tuğra kuruyemiş. Pekmez ve ondan yapılan Pestil de bir diğer klasik Elazığ spesiyali. Onları da burada bulabilirsiniz.

Gürbüzler konum
Tuğra konum

Kuruyemiş ve Kuru Meyve

Elazığ da Malatya kadar kuruyemiş ve kuru meyve konusunda hatırı sayılır yerlerden. Özellikle Ağın leblebisi, dut kurusu, erik kurusu ve kayısı kurusu mutlaka tadılmalı ve alınmalı. Alışveriş için, çarşı içindeki Tuğra veya çarşının hemen dışındaki Gürbüzler’i tercih edebilirsiniz.

Gürbüzler konum
Tuğra konum

Tel Kadayıf

Tarihi Kapalı Çarşı’dan, kadayıf ve künefe yapımında kullanılan tel kadayıfı taze taze alabiliyorsunuz. Hem de burada tel kadayıf yapımını yerinde izleme şansınız da var.

Dibek Kahvesi

Dibek kahvesi, içinde kahve çekirdeğine ek olarak, keçi boynuzu, menengiç, kakao, zahter, kahve kreması ve sahlep gibi bitkilerin de havanda yani dibekte dövülmesiyle oluşturulan karışımdan yapılan kahve.

Ülkemizde başta Mardin, Antep, Urfa, Elazığ olmak üzere Doğu illerimizde yaygın olarak tüketiliyor. Elazığ’da da sevilen kahve türlerinden biri. En meşhuru Harput Dibek Kahvesi. Elazığ merkezdeki Kapalı Çarşı’ya geldiğinizde, tekerlekli arabada size ikram ediyorlar. Beğenirseniz satın alabiliyorsunuz.

Şavak Tulumu

Elazığ’ın, keçi peyniri, taze tereyağı, tulum peyniri meşhur. Buraya geldiğinizde peynir alışverişiniz için Çeloğlu markasını tercih edebilirsiniz. Türkiye’nin her yerine kargolama yapabiliyorlar. Beğendiğiniz ürünleri sonrasına bulunduğunuz şehre sipariş verebilirsiniz. Elazığ’a ait olmasa da meşhur Şavak tulumunu da burada bulabilirsiniz.

Çeloğlu Konum

8 Köşeli Şapka

Elazığ’a özgü 8 köşeli şapka, yok olmakla karşı karşıya. Kullanımı ve talep azaldıkça, yapımı da azalan el işi 8 köşeli şapkaların bu 8 köşesi, Elazığ insanının, adil, yiğit, mert, şerefli, yetenekli, emin, arif ve cömert karakterli olmasını simgeliyormuş.

Merkezde bu şapkalardan yapan son 4 usta var. Hepsi de 80’ine merdiven dayamış, en az 60 yıldır el işi kasket yapan ustalar. Onlarla birlikte bu gelenek de sona erecek. Bizce buraya geldiğinizde satın alabileceğiniz anlamlı hediyeliklerden biri.

ELAZIĞ’DA KONAKLAMA

Ramada Hotel

Fotoğraf Kaynak: www.elazigramada.com

Elazığ merkezde, havalimanına 14 kilometre mesafede, oldukça memnun kalarak konaklayacağınız dört yıldızlı bir seçenek. Odalarından kahvaltısına her şey çok kararında ve tatmin edici. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Otelin ücretli havalimanı transfer hizmeti de var. Oteli incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

DoubleTree by Hilton

Yine merkezde, 4 yıldızlı bir otel. SPA ve fitness merkezi var. Odaları şehir manzaralı. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Otelin ücretli havalimanı transfer hizmeti de var. Oteli incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Park Dedeman

Yine merkezde, 4 yıldızlı bir otel. Elazığ Havalimanı’na 12, Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’ne ise 3 kilometre mesafedeki tesis, kapalı havuza sahip. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Otelin ücretli havalimanı transfer hizmeti de var. Oteli incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Elazığ’daki Diğer Oteller İçin TIKLAYIN

ELAZIĞ’A ULAŞIM

Elazığ’a en yakın ilçe merkezleri olarak,

Kayseri Elazığ arası yaklaşık 440 kilometre, 6 saat 30 dakika,
Malayta Elazığ arası yaklaşık 100 kilometre, 1 saat 20 dakika,
Diyarbakır Elazığ arası yaklaşık 158 kilometre, 2 saat,
Tunceli Elazığ arası yaklaşık 76 kilometre, 1 saat 40 dakika sürüyor.

İstanbul’dan gelmenin en akıllıca yolu havayolu ile gelmek. İstanbul’dan çeşitli hava yollarının Elazığ’a seferleri var. Yol Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan 1 saat 40 dakika kadar sürüyor. Otobüs yolculuğu ise, en az 18 saat, araba yolculuğu ise en az, mola vermeden 14 saat sürüyor. Tavsiyemiz gelmeden araç kiralama firmaları ile anlaşıp araç kiralamanız. Bu araçlar dilerseniz rehberli veya şoförlü de olabilir.

FIRAT TURUMUZUN DİĞER DURAKLARI

Bizim 10 gün kadar süren Fırat turumuzun diğer duraklarının rehberlerini buradan okuyabilirsiniz:
1. Bingöl –  Biz Bingöl’e uçarak başladık. Bir gün orayı gezdik ancak turistik anlamda pek bir şey olmadığı için ayrı rehber yazmadık. Tunceli rehberimizde notları var.
2. Tunceli rehberimiz için tıklayın.
3. Elazığ rehberimizi şimdi okudunuz.
4. Malatya rehberimiz için tıklayın.
5. Nemrut için tıklayın.

INSTAGRAM’A DA BEKLERİZ

View this post on Instagram

Hazar Gölü’nde tekne turunda güneş cayır cayır yakarken içimden çok pis kendimi sulara bırakmak geldi. Ama nedense deniz tatiline gitmedikçe valizde bir mayo bulundurmak bir türlü aklıma gelmiyor. Yeni karar: Yaz kış, her valize bir mayo eklenecek. Hazar Gölü Elazığ’nın kıyısında birkaç plaj ve restoran var, ama en özel yanı içinde batık bir şehrin olması. Zaten tekne turuna da batık şehri görmek için çıktık. Ama bu sene çok yağış olduğu için sular çok yükselmiş, suyun üzerinde kalan yerler bile gömülmüştü. Yerine Martı Adası’nda yuva yapan binlerce martıyı izleyip, tekneden günü batımı keyfi yaptık. #anlayamazsınız #elazığ #fırat #hazargölü #cometoelazig #cometoelazığ

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz) on

TEŞEKKÜRLER

Fırat Kalkınma Ajansı‘na, bu rehberi çıkarmamızdaki desteğinden ötürü çok teşekkür ederiz.

3 YORUM

  1. Seval

    Sizinle ilgili keşkelerim:
    1. Eşim Harput Kalesi’nde arkeolog. Keske geleceginizi bilseymisim onceden. Daha kapsamli gezdirirdik sizi.
    2. Harputun bikac km ilerisinde Göllübag var. Agaclarin arasinda kurulmus yuksek kamelyaların yeraldigi, sadece agaclarin sesini dinleyip keyif yapabileceginiz muazzam bir yer. Keske oraya da gitseymissiniz.
    3. Elazıg Tunceli arasi 1.5 saat. Tuncelinin dogal guzelliklerine bayilacaksiniz. Keske Tunceliyi de gezseymissiniz. Olur da Tunceli gezisine karar verirseniz mutlaka baharda gelin. Doganin Tunceli’ye ayri bir torpili var.

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Selam Seval!

      Çok teşekkürler davet için! Biz de isterdik bir arkeolog ile gezmek. TUnceli’ye gitmez olur muyuz? Gittik tabi ki. Fırat gezimizde en keyif aldığım yerdi

      Cevapla
      • Cemal

        Yaklaşık 35 yıllık bir Elazığ’lı olarak bu kadar keyifli ve detaylı bir rehber ile karşılaşmış olmaktan çok memnun oldum, uzun süredir sizleri takipteyim cidden bu sefer memleketim olması sebebi ile ayrıca çok keyifle okudum.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend