2018’u kapatırken bakıyoruz da dolu dolu bir yıl olmuş: Sayısız yer görmüşüz, Bali ve Hindistan olmak üzere iki tane 3 haftalık seyahat gerçekleştirmişiz, 6 senelik ilişkimizi evlenerek taçlandırmışız (Neden Evlendiyoruz yazımız için tıklayın), Marketing Türkiye ve Boomsonar tarafından verilen ödüllerde 2. kez En İyi Blog ödülünü almışız. Ama göğsümüzü en çok kabartan, gece yatarken içimize en çok huzur veren şey TEMA Vakfı için İstanbul Maratonu’na katılmak.

Türkiye’yi gezip, en ücra yerlerin bile çöp içinde olduğunu gördükçe içimiz sızlıyordu. Hatta artık öfkelenen, çöp atanları görünce çıkışan insanlara dönüşmüştük. Münferit vakalara müdehale etmenin önemli olduğunu düşünsek de çevre sorunlarını çözebilmenin en etkili yolunun, çocuklarımızın, yeni nesillerin eğitimi olduğunu düşünüyoruz. Bunun dışındaki çabalar etkili olsa da, bizce bu işi kökten çözebilmenin tek yolu, çocuklarımıza çevre ve doğa bilincini küçük yaşta aşılamak, çevreye doğaya sahip çıkan bireyler yetiştirmek.

TEMA’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü Ağaç Kardeşliği adında çok güzel bir projesi olduğunu öğrendik. Ülkemizin dört bir yanında, çocuklara ilkokuldayken doğa eğitimleri veriyor, çevre bilinci aşılıyorlar. Böylece doğa koruyucusu nesiller yetiştiriliyor. Sınıflardaki çevre eğitimine ek olarak her çocuk kendi fidanını yetiştirip, bu fidanları proje sonunda dikiyor.


 

Türkiye’nin birçok yerine sehayat ediyoruz, ücra köylere severek gidiyoruz, neden bu projeyi oraya da götürmeyelim diyerek gönüllü eğitmen olarak TEMA Vakfı’nın Ağaç Kardeşliği projesine dahil olduk.

View this post on Instagram

Herkese umut dolu bir Pazar gecesi diliyoruz. #umutyeşertiyoruz 🍀 Biz gittiğimiz yerlerde gördüğümüz doğa kıyımlarından yaka silkip @temavakfi’nın eğitim elçisi olduk. Gezip gördükçe insanların doğaya ne kadar hor davrandıklarına şahit olup dehşete düşüyoruz. Ormandan denizden çöp torba toplamaktan, sokağa çekirdek çitleyenleri uyarmaktan, orman yangını duymaktan bıktık. Ne ağaca ne kuşa saygı var, ne diğer insanlara, ne de bizden sonraki nesillere. 🍀 Konuyu kökten çözebilmemin tek yolu eğitim olduğundan Tema’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü doğa eğitimlerine gönüllü olduk. Zaten köy köy geziyoruz, gittiğimiz yerlerde TEMA’nın yönlendirmesi ile okullara da gitmeye başladık. 🍀 Bugün TEMA yararına bir konser veriliyor. Umut Yeşerten Şarkılar’ı 22:00 den itibaren NTV’den izleyebilirsiniz. Siz de değişimin bir parçası olmak için 3464’e TEMA yazıp gönderebilirsiniz. Mesaj gönderenler bu eğitim programı için 10 TL bağış yapmış oluyorlar.

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz) on

Bu bize projenin ne kadar değerli olduğuna tanıklık etme fırsatı sağladı. Neticesinde hem doğa kazanıyor, hem de çocuklar eğlenerek çok şey öğreniyordu. Öğretmenler ve veliler de TEMA Vakfı’nın sağladığı proje materyallerininin içeriğinden çok memnunlardı. Ortada tüm paydaşlar için önemli bir fayda vardı ve proje kesinlikle yaygınlaştırılmalıydı.

Ancak projeyi yaygınlaştırmanın önünde, pek de atipik olmayan önemli bir bariyer vardı: Maliyetler. Eğitim materyalleri ve diğer harcamalar üst üste bindiğinde bir çocuğun projeye maliyeti 100 TL.

Biz de çözümün bir parçası olabilmek adına, sizlerin hassasiyetine duyduğumuz güvenle İstanbul Maratonu’nda Ağaç Kardeşliği prejesine kaynak üretmek için koşmaya karar verdik.

Ne yalan söyleyelim, başında hayatımızda ilk defa bir yardımseverlik koşusunda yer alacağımız için biraz endişeliydik. Nasıl olacaktı, bağış nasıl toplanırdı, hiç bilmiyorduk. Aksi gibi bir de ben düğünde ayak bileğimi ve parmağımı sakatlamıştım, atletik bir performans sergilemekten çok uzaktım.

Ama insan bir kez içine girince, bir anda endişe yerini deli bir hevese bırakıyor. Her gün kalkıp, yeni bağış var mı, kaç çocuğa daha ulaşabileceğiz hesabı yapmaya başlanıyor ve endişenin yerini, çok derinden bir mutluluk hali alıyor.

TEMA Vakfı’nın hedefi 450.000 TL yani 4.500 çocuk idi. Sizlerle birlikte koştuğumuz bu tatlı maratonun sonunda 8.000 TL topladık. Yani bu 4.500’ün 80 tanesi sizin ve bizim çocuğumuz. Nasıl gururlu, nasıl mutluyuz sizler gibi okuyucularımız olduğu için anlatamam. Tüm destekleriniz için çok teşekkür ederiz.

Çocukların kendi yetiştirdikleri fidanlar dışında, projeye dahil olan her çocuk adına bir fidan dikilerek Edirne’de bir orman oluşturuluyor. Mart ayı boyunca da onun dikimine gideceğiz.

Tabi çevre bilincinin yaygınlaştırılması için verdiğimiz mücadele burada bitmedi. Yine gittiğimiz yerlerde okullara uğramaya, doğa eğitimlerine katılmaya devam edeceğiz.

Umarım bundan sonra size içinizi ısıtan, yarınlar için ümit veren haberlerle gelmeye devam edeceğiz.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend