Kırgızistan’a gidecekler için ülkenin neresinde ne var, gezilecek yerleri nereler gibi konularda genel bir fikir vermesi için bu yazımızı hazırladık, ama herhangi bi rota çizmeden önce mutlaka Kırgızistan Turu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Kırgizistan şehir odaklı değil, deneyim odaklı gezilmesi gereken bir yer. En özel deneyimler neler, bunlar nasıl ayarlanır okumak için tıklayın 👉 KIRGIZİSTAN TURU
 
 

KIRGIZİSTAN’DA GEZİLECEK YERLER

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Şimdi gelelim Kırgızistan’ın hangi bölgesinde ne var konusuna. Kırgızistan’da bölgeler, eyalet ve bölge anlamına gelen “oblast” kelimesiyle adlandırılıyor.  Toplamda 7 oblast (Çuy, Celalabad, Talas, Issık Göl, Batken, Narın ve Oş) ve başkent Bişkek ve Oş şehri olmak üzere 2 özerk şehir var. Tabi her birinin de kendine has özellikleri var. Kimisi doğasıyla, kimisi tarihiyle, kimisi doğa aktiviteleriyle, kimisi önemli yerleşim yerleriyle öne çıkıyor. Tüm bölgelerin genel bir çerçevesini çizip, herbirinin görülmesi gereken yerlerinden aşağıda detaylıca bahsettik.

 

 

 

Çuy Bölgesi

Bu bölge başkenti de içinde barındıran bölge. Burada muhakkak görün diyebileceğimiz yerlerden birisi özerk şehir statüsündeki başkent Bişkek diğeri de Suusamyr Vadisi.

 

Başkent Bişkek

Fotoğraf Kaynak: Alex J. Butler / Flickr

Kırgız sıradağlarının uçlarında Çuy Irmağı vadisinde yer alan Bişkek, Kırgızistan’ın başkenti ve en büyük şehri. Aynı zamanda özerk şehir statüsüne de sahip. İpek Yolu’nun işlek olduğu zamanlarda dinlenme noktası olarak kullanılmış olan şehir Sovyetler döneminden önce Pişkek adıyla anılmış, bağımsızlığın kazanılmasıyla adı Bişkek olarak değiştirilmiş. Bişkek aynı zamanda Kırgız Sovyet Cumhuriyeti’nin de başkenti olup Rus devriminde kritik bir yere sahip olmuş. Hatta Lenin’in yakın arkadaşı aynı zamanda da Bişkek doğumlu olan Mikhail Frunze anısına buranın adı Frunze olarak bile değiştirilmiş.

Fotoğraf Kaynak: neiljs / Flickr

Burası Kırgızistan’ın en büyük şehri ve burada ilgi çekici birkaç yer var. Buraya gelecek olursanız bize gore burada bir günden fazla kalmanıza gerek yok çünkü pek fazla bir şey sunduğu söylenemez. Buna rağmen buraya gelince Oş Pazarı’nı görmeden dönmeyin deriz, çünkü bu Pazar Orta Asya’nın en büyük açık hava pazarı! Ayrıca ek olarak belirtelim ki şehrin eşsiz manzarasını görmek için aşağıda da bahsettiğimiz Süleyman Dağı’na çıkabilirsiniz. Bişkek hakkında çok daha fazlası için tıklayın:

👉 BİŞKEK GEZİLECEK YERLER

 

Suusamyr Yaylası

Bu vadi boyunca uzanan yayla, kışın insanı bolca kara doyurup yazın da yemyeşil çimleriyle mest ediyor. Burada aktivite olarak tırmanış, trekking ve kışın heli-ski ile veya klasik kayak yapabilir, karayolunda bisiklet sürebilir veya bizim gibi turistik bir gezi kapsamında tertemiz dağ havası alıp doğayı at üzerinde keşfedebilir ve bir Kırgız ailesinin yanına konuk olup yurtlarda yani boz-uylarda konaklama deneyimi yaşayabilirsiniz.

 

 

 

Osh (Oş) Bölgesi

Fergana Vadisi’nin güneyinde kalan Oş, Kırgızistan’ın ikinci en büyük şehri. Nüfusu Kırgızlar, Özbekler, Ruslar ağırlıklı. Oldukça köklü, 3000 yıllık bir tarihe sahip! Tarih derslerinden hatırlayacağınız “atalarımız” Karahanlılar Kırgızistan üzerinde ilk kez bu bölgeye ayak basmışlar. Bu bölgede ipek üreticiliği ve ticaret oldukça gelişmiş, ne de olsa şehir İpek Yolu güzergahı üzerinde. Şu an ise en çok üretilen ürün pamuk.

 

Süleyman Dağı ve Bara-Koh Zirvesi

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Buradaki şüphesiz en önemli yer UNESCO Dünya Mirasları listesinde bulunan Süleyman Dağı ve Bara-Koh Zirvesi çünkü buraları Kırgızlar tarafından kutsal kabul ediliyor. Bir söylentiye göre zamanında Hz. Süleyman burayı ziyaret edip her gün dağın zirvesine çıkıp ibadet edermiş. Hatta adının bu yüzden Süleyman olduğunu söyleyenler de var. Diğer bir söylenti ise Hz. Süleyman’dan sonra Hz. Muhammed de burayı ziyaret etmiş. Dağın zirvesinde bulunan bir müze bile mevcut. Konum için tıklayın.

 

Alay Vadisi ve Lenin Zirvesi

Fotoğraf Kaynak: twiga269 ॐ FEMEN / Flickr

Bunların dışında yine bu bölgedeki Alay Vadisi görülmeye değer diğer bir nokta. Vadinin güzelliğine rağmen iklimi oldukça kuru ve soğuk. Geniş otlak alanlara sahip olduğundan da vahşi hayvanların da yaşam alanı. Ayrıca tırmanışı sevenler için güzel haberimiz de var. Lenin Peak yani Lenin Zirvesi! Bu dağ, Sovyetler zamanında dünyanın en yüksek üçüncü dağı olarak biliniyormuş ve 7000 m üzerindeki tırmanışa en elverişli dağlardan biriymiş. Hala her yıl dünyanın her yerinden buraya tırmanmaya yüzlerce kişi geliyor.

 

Sary – Mogol

Fotoğraf Kaynak: Kalpak Travel / Flickr

7000 metre yükseklikteki bu dağı tek kelimeyle görmeden dönmeyin. Tırmanış için Pamir Dağları’na giden birçok kişi seyahatlerinin başında burayı mutlaka görmeye geliyor, ama siz eğer tırmanışla ilgilenmiyorsanız da burayı görebilmek için yine seçeneğiniz mevcut! Sary Mogol’a giderek burada bulunan CBT ofislerinde size dağı gösterebilecek şoför veya rehberler ayarlanabiliyor.

Bu dağın etrafında güzel bir yürüyüş yapmak (üstelik atlar ile gezinti yapmanız da mümkün) ve manzaraya doymak için Sary Mogol ideal yer çünkü bu küçük köy Lenin Zirvesi’ni en güzel açıyla görebileceğiniz noktada bulunuyor. Bunun dışında zirveye kadar çıkma konusunda istekliyseniz bunun için düzenlenmiş bir sefere katılmanız ve bolca araştırma yapmanız gerekiyor.

Ayrıca her sene Temmuz ayında Ulusal At Oyunları’nın bir ayağı bu köyde gerçekleşiyor. At üstünde oynanan geleneksel oyunları izleme şansınız var, aklınızda olsun.

 

Uzgen (Özgen)

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org – Karahanlı mozolesi

Oş’a bağlı bir ilçe olan Uzgen, size tarihte ufak çaplı bir de yolculuk yaptıracak mimariye ev sahipliği yapan bir yer çünkü Uzgen 10. yüzyılda Orta Asya’nın en büyük ticaret ve sanat merkezlerinden biriymiş. Hatta en güzel ve ihtişamlı zamanlarını Karahanlı Hanedanı zamanında yaşamış. Buraya gelirseniz gezip görebileceğiniz Karahanlılara ait anıt mezarlar, eski Türk camisi ve türbesi var. Her ne kadar 19. yüzyılda gerçekleşen depremlerden sonra hasar almış olsalar da çok geçmeden onarılmışlar.

 

 

 

Celalabat Bölgesi

Diğer Kırgız bölgeleri gibi geçim kaynağı eskiden beri burada da tarım ve hayvancılıkmış. Şimdilerde de verimli ve sulak arazilerinde pamuk, tütün, sebze ve meyve gibi ürünler yetiştiriliyor. Hep dağlık olan bu yer kışları oldukça soğukken yazları ise kurak ve sıcak. Burada özellikle 3 yer belirteceğiz;

 

Celalabat

Bir yer düşünün ki ceviz ağaçları ve kaplıcalarıyla ünlü! Burası da Kırgızistan’ın üçüncü büyük şehri Celalabat! Nüfusun neredeyse yarısını Özbekler oluşturuyor. 1916’da kurulan demiryolunun şehri baya geliştirdiği söyleniyor. 1950’lerde şehrin tamamı imar edilip, kaplıcaların tamamı tekrar düzenlenmiş. Halkın temel geçim kaynağı, tarım hayvancılık ve termal turizm. Zaten bu bölgede doğal olarak agroturizm de gelişmiş. En popüler turistik aktiviteler arasında yerel çiftliklerde görev alıp, biyolojik tarım yapmak var.

 

Arslanbap (Arslanbob)

Arslanbap, Celalabat’a 30 kilometre 45 dakika mesafedeki Pazar – Korgan ilçesinde yer alan bir köy ama Kırgızistan’da turistlerin en çok uğradığı yerlerden birisi. Bölgedeki en doğal köy olan Arslanbap etrafında asırlık ceviz ağaçları ve meyve ağaçları var. Bu yüzden de devlet tarafından korunma altında. İçinde küçük küçük birçok şelale mevcut. CBT ile görüşerek, birinden diğerine günlerce yürüyebileceğiniz uzun mesafe yürüyüşleri ve buradaki bazı evlerde kalmayı ayarlayabilirsiniz.

Burada balık tutma gezilerine, atlı turlara ve şelale yürüyüşlerine de katılabilirsiniz. Bunun dışında özel olarak belirtebileceğimiz bir şey daha var; dünyanın en büyük ceviz ormanı burada bulunuyor! Hem de köye çok kısa bir yürüme mesafesinde. Buraya gelip kafanızı dinleyebilir, hatta hasat zamanına denk gelirseniz (Agustos ve Ekim ayları) buradaki yerel aileler ile tanışabilirsiniz. Bu yürüyüşler veya ceviz ormanını gezmek için de ayrıca bir ücret ödemenize gerek olmayacak çünkü hepsinin lokasyonu kendi başınıza bulabileceğiniz kadar kolay yerde. Arslanbap’ın popüler kış etkinlikleri arasında atla kayağa gitmek de var ilginç bir deneyim olabilir.

 

Sarıçelek Gölü

Fotoğraf Kaynak: Mountain Partnership at FAO / Flickr

Orta Asya’nın en derin 3. gölü olan Sarıçelek, tatlı ve berrak suyu olan bir dağ gölü. Doğası tüm insan müdahalesinden uzak, tamamen bakir. Zaten göl UNESCO Biosphere Reserve programı kapsamında yer alıyor. Yani buradaki UNESCO tarafından bioçeşitlilik koruma altında ve bu demek oluyor ki bu göldeki ekonomik faaliyetler sadece sürdürülebilir esaslara göre yürütülebiliyor. Burada yapılacak en güzel şey kamp kurmak. Bunun için en uygun zaman da Temmuz – Ağustos. Ayrıca trekking turları ve atlı turlar da burayı pas geçmiyor.

 

Toktoğul Havzası ve Chychkan Vadisi

Kırgız tarihinin ünlü şairi ve aşık sanatçısı olan Toktoğul’un adını taşıyan bölge, ülkenin en önemli enerji ihtiyacı olan elektriği sağlayan barajın olduğu yer. 1975 yılında yapılan, Narın Nehri üzerindeki bu baraj ülkenin elektrik enerjisinin neredeyse %70’ini karşılıyor. Rezervi besleyen en önemli ana damar Chychkan Nehri. Zaten Nehri boyunca devam eden Chychkan Vadisi de zengin flora ve faunasıyla buranın en önemli doğal güzelliği. Bu vadide 3000 metre yükseklikte 2 tane buzul gölü ve 60 metreden dökülen bir şelale de var.

 

 

 

Narın Bölgesi

Narın Bölgesi’ni bizdeki Doğu Anadolu gibi düşünebilirsiniz. Ülkenin en dağlık ve soğuk olan, en fazla yaylayı içinde bulunduran ve göçebe kültürünün merkezi olan yer olarak burası. Ayrıca, Narın Bölgesi’nde yapılan bazı çalışmalar sonucunda burada yaşamış Türk boylarına ait bazı eserler bulunmuş.

Narın’ın, Çin sınırına çok yakın bir bölge olduğundan ve ne yazık ki iki ülke arasındaki gergin diplomasi gereği elinizi kolunuzu sallayarak gezemeyeceğiniz yerleri var. Bu nedenle önceden belirli izinlerin alınması gerekiyor. Allahtan gerekli belgeleri tur şirketlerine gönderdiğinizde sizin adınıza sınır bölgesinden geçiş sorununu da ortadan kaldırıyorlar. Bu kısımda bahsedeceğimiz görülesi yer ise Song Kul (Son Göl).

 

Song Kul (Son Göl)

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Bu göl ülkenin ikinci büyük kapalı havza dağ gölü oluyor. Ağaçsız bir ortamda olmasına rağmen deniz seviyesinde olan bu göle ulaşmak o kadar da kolay değil. Sadece Haziran ve Eylül ayları arasında ulaşımı güvenli oluyor. Etrafında hiçbir tesis olmadığından yeme-içme gibi ihtiyaçlarınız için ya yanınızda bir şeyler götürmeniz gerek ya da orada yaşayan kişilerden rica etmeniz. Şanslıysanız gölün içinde yaşayan birçok balık çeşidine de rastlamanız mümkün. Burada atlı turlar ve yurtlara konuk olmak da çok popüler.

 

 

 

Batken Bölgesi

Burası da Kırgızistan’ın güneybatısında yer alan ve en gizemli bölgesi diyebileceğimiz nitelikte olan yeri. Önemli bir tarım bölgesi olmasıyla beraber burada komşu olduğu Özbekistan ve Tacikistan’ın etkisi görülüyor. Popüler anlamda burada yapabileceğiniz şeyler vadileri, kanyonları gezmek olabilir, binicilik ve tırmanmaya meraklıysanız onları da tercih edip listeye ekleyebilirsiniz. Ayrıca trekking yapmak isteyenler için de doğa harikası olan bu yerde birçok zirve seçeneğiniz mevcut.

 

Aygül Dağı ve Aygül Çiçeği

Fotoğraf Kaynak: www.milliparklar.gov.tr

Aygül Dağı ve sadece bu dağın eteğinde yetişen endemik Aygül çiçeği, bu bölgenin tartışmasız en ilgi gören değerleri. Kara Bulak köyü’nden giriş yapılarak ulaşılan dağın efsanesine göre bir zamanlar Aygül adlı bir kız, sevgilisinin savaşta öldüğü haberini alınca acıya dayanamaz ve kendini bu dağın eteklerinden boşluğa bırakır. Bahar geldiğinde ise kızın düştüğü yerde Aygül çiçekleri açmıştır. Bu endemik çiçek Kırgızistan’da sadece bu bölgede yetişiyor ve öyle her zaman gidip de göreyim diyebileceğiniz bir bitki türü değil, sadece nisan ayında açan bu çiçek 2 haftalığına dünyaya gözlerini açıyor ve kapatıyor. Kısa ömrüne rağmen Batken bölgesinin sembolü halinde.

 

 

 

Talas Bölgesi

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Burası da meşhur Manas Destanı’nın yazıldığı ve Türk dünyasının önemli yazarlarından olan Cengiz Aytmatov’un doğduğu yer. Bu bölge doğal oluşumlar açısından oldukça verimli ve zengin bir yapıya sahip. Burada bulunan Talas Dağı kanyonlarla dolu ve taşları da sanki kobra veya deve gibi figüratif şekillerde. Şehir yerleşimi açısından ise çok da fazla bir şey yok. Buzullarla kaplı dağları bir sürü nehirlere, göllere ve şelalelere ev sahipliği yapıyor. E dolayısıyla flora ve fauna açısından da oldukça zengin.

Burayı önemli kılan diğer bir özellik ise 8. Yüzyılda Orta Asya topraklarını kontrol altına almak için yapılan Talas Savaşı. Çünkü bu savaş ile İslam Orta Asya’ya yayılıyor ve Çin’deki Tan İmparatorluğu çökerek 1000 yıl boyunca Batı’ya doğru hareketleri duruyor.

 

 

 

Issık Göl Bölgesi

Fotoğraf Kaynak: Dan Lundberg / Flickr

Küngöy Ala dağları ve Teskey Ala dağları arasındaki tektonik çukurda bulunan bölge, hiç şüphesiz Kırgızistan’ın en değerli bölgesi niteliğinde. Bunda en büyük pay, ülkenin en büyük açık gölü Issık Göl’ün burada oluşmuş olması. Bu bölgenin en büyük herleşim yerleri Karakol, Çolpon Ata ve Balıkçı kasabaları.

 

Issık Göl

Fotoğraf Kaynak: Richard Towell / Flickr

Gölün etrafı çok soğuk olmasına rağmen göl suyu katiyen buz tutmuyor. Bu sebeple adını Kırgız Türkçesinde ısı ve sıcak anlamına gelen Issık olarak koymuşlar. Dünya’nın ikinci en büyük dağ gölü ve aynı zamanda dünyanın en büyük krater gölü olan Issık Göl’ü anlatmaya kelimelerimiz yetmiyor. Kendisi el değmemiş doğa harikalarından biri. Akvaryum gibi olan sularında yaşayan balıkları tek tek görebiliyorsunuz. Gölün kuzey kısmında yazlık misali konaklayabileceğiniz birçok otel var. Zaten Issık Göl ve çevresi, sadece Kırgızlar’ın uğrak yeri değil, diğer çevre ülkerden de yoğun turist çeken bir bölge çünkü yazın aşırı sıcaklarda bu devasa göl denizi olmayan ülkelerin adeta denizi işlevini görüyor. Şezlongcu olmayanlar içinse gölü çevreleyen dağların etrafında yürüyüş, ata binme, dağda bulunan göllere ve şelalelere gitme ve batık antik kente dalış yapma gibi aktiviteler var. Başkent Bişkek’ten sadece 171 kilometre mesafede. Çolpon Ata kasabasından da kolayca ulaşım sağlanabiliyor.

 

Karakol

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org – Rus Ortodoks katedrali

Karakol, Issık Göl’ün doğu kıyısında yer alan ve Issık Göl ilinin merkezi olan şehir. İsmi yıllar içinde farklı sebeplerden ötürü değişmiş ama 1991 yılında ilk koyulan ismi Karakol’u tekrar almış. Dungan’ların yani Müslüman Çinlilerin de yaşadığı Karakol’da ahşaptan yapılma Çin yapısını anımsatan camiler görmeniz oldukça olası. 1895 yılında yapılmış bir Rus Ortodoks Katedrali de tamamen ahşaptan yapılan yapılar arasında ve diğer katedrallerin aksine dıştan rengarenk.

Kayak yapmaya meraklı olan arkadaşlar için de Karakol’da bulunan kayak merkezi, baya ün yapmış hatta tüm ülkedeki en iyi kayak merkezi diyebileceğimiz yer. Buraya her yıl bir sürü insan geliyor. Heli-ski fırsatı da var. Farklı birçok yürüyüş rotası olmasına rağmen en bilindik ve ünlü olanı 2 günlük Ala Göl rotası.

 

Çolpon-Ata

Fotoğraf Kaynak: Richard Towell / Flickr

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Issık Gölü’nün kuzey kıyısında daha çok yazlık mantığında yerler ve oteller var. Burası da onların en yoğun olduğu, Issık Göl’ün mineralli sularından faydalanmak isteyenler için bir turizm ve spa şehri. Çolpo Çobanyıldızı veya Venüs anlamında, ata ise bildiğimiz ata anlamında kullanılıyor. Burası 1975 yılında şehir olarak kabul edilmiş. Merkezinde kocaman ve yemyeşil bir park bulunuyor. Şehirdeki neredeyse tek aktivite ve hareket yeri bu park. Burada da konaklayabileceğiniz seçenekler mevcut; genelde Ruslar, Kazaklar ve Kırgızların tercih ettiği villalardan oluşan tatil köyleri var.

Ayrıca göçebe topluluklarının milli spor geleneklerini tanıtmak ve geliştirmek aynı zamanda da farklı kültürden gelen topluluklar arasındaki ilişkileri güçlendirip, dostluğu vurgulamayı amaçlayan Dünya Göçebe Oyunları, her sene Çolpon Ata’da gerçekleşiyor. İlk defa oyunlara önümüzdeki sene yani 2018’de Türkiye ev sahipliği yapacakmış.

 

Bökönbayevo

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Issık Gölü’nün güney kıyılarında yer alan bu yeri daha çok trafik olmasın, doğa ile iç içe olalım ama bu sırada da Kırgızistan’a dair el değmemiş ve bozulmamış bir parçayı tanıyalım diyenlere şiddetle öneriyoruz. Kıyı boyunca bulunan yurtlar ve leziz yemekleriyle kendinizden geçebilirsiniz. Buranın yakınlarında bulunan Teskey Ala Dağları’na 2 ve 7 gün aralığında yürüyüşler yapabilirsiniz. Ayrıca burası Kırgızlar’ın geleneksel yaşamlarını gözlemleyebilmek ve onlarla beraber yaşayabilmek için oldukça uygun bir yer. Özellikle her sene Mayıs’ta burada düzenlenen
geleneksel kartalla avcılık festivali Salburun Festivali’ne denk gelmeye bakın.

Burayı ziyaret edebileceğiniz en iyi zaman Haziran’dan Temmuz’a kadar olan süre. Yine de yürüyüş ve kamp yapmayı düşünenler Haziran ayının başından Ekim ayının rotalarına kadar olan süreyi değerlendirebilirler fakat dip not geçmekte de fayda var ki Kasım ayından sonra buralar baya baya buz kaplıyor, bilginiz olsun.

 

 

 

KIRGIZİSTAN’DA YEME – İÇME

 


Muhtemelen bunu duymayı beklemiyordunuz ama Kırgızistan’da çok leziz şeyler yiyeceksiniz! Etler o kadar efsaneki insana biz bunca zaman et diyene yemişiz dedirtiyor. Hem meşhur Kırgız yemekleri nedir, hem de bunlar hengi şehirde hangi restoranda yenir öğrenmek için tıklayın:
👉 KIRGIZİSTAN’DA NE YENİR

 

 

 

KIRGIZİSTAN HAKKINDA BİLGİ

Kırgızistan’da Dil Ülkede resmi diller Kırgızca ve Rusça.
Kırgızistan Nüfusu Toplam Nüfus 6,083 milyon (2016 verileri)

Oranlar: %72.6 Kırgız, %14.4 Özbek, %6.4 Rus, %1.1 Dungan, %0.9 Uygur,%0.8 Tacik, %0.7 Türk.

Kırgızistan’da Din Ülkede Müslüman oranı %76, Hıristiyan oranı %18, Budist oranı %2, Ateist oranı %4.
Kırgızistan’da Para Birimi Kırgızistan’nın para birimi Kırgızistan Somu. 1 Kırgızistan Somu = 0,0502 Türk Lirası = 0,015  Amerikan Doları =0,012 Euro (2017 Eylül ayı döviz kurundan hesaplanmıştır.)
Kırgızistan’nın Başkenti Bişkek
Hızlıca Kırgızistan Tarihi Kırgızistan’ın temellerini 840 yılında Uygur Devleti’ni yıkarak kurulan Kırgız devleti oluşturuyor.Karahanlılar zamanında İslam dini ile tanışan Kırgızlar, 1881 yılında Rusya İmparatorluğu’nun egemenliği altına girer. Ekim Devrimi sonrası 1936 itibariyle resmi olarak Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olan Kırgızistan, 1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşünü takiben SSCB’den ayrılarak bağımsızlığını elde eder.
Türkiye –Kırgızistan Saat Farkı Kırgızistan – Türkiye arasındaki saat farkı 3. Kırgızistan Türkiye’den 3 saat daha ileride. Türkiye’de saat 16.02 iken Kırgızistan’da 19.02. Ama şimdi Türkiye’de yaz saati uygulaması kalktı ya, zaman zaman daha farklı saatte olduğumuz dönemler olabilir, mutlaka kontrol edin.

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend