KONYA’DA GEZİLECEK YERLER

Yo, hayır, fotoğraflar karışmadı, kapaktaki yer gerçekten Konya. 🙂 Zaten az sonra “Allahım neden?” dedirten güzelim ön cephedeki klimaları fark edeceksiniz. Anlayacağınız Konya gezilecek yerlerini çeşitlendirmeye çalışıyor. Aralarında Kyoto Japon Bahçesi, Tropikal Kelebek Bahçesi gibi güzel yerler de var, Sille’deki fıskiye havuza mavi boya dökülmesi gibi anlam veremediğimiz gariplikler de.

Lafı biraz sulandırdık, aslında demek istediğimiz şu; tarihe ve inanç turizmine meraklıysanız zaten Konya ilginizi çekecektir ama ilginizi çekmiyorsa ve o kadar yol sırf lale tarlalarını görmek için gidilir mi diye düşünüyorsanız, Konya ve etrafında yapılacak farklı şeyleri de bu yazıda bulabilirsiniz.

Konya’da Konaklama

Novotel Konya

Fotoğraf Kaynak: all.accor.com

Eğer uluslararası standartta bir otelde kalmak isterseniz Novotel’i düşünebilirsiniz. Özellikle de aileler için çok avantajlı; 16 yaş altı 2 çocuğa kadar ücret alınmıyor, ayrıca 2. oda %50 indirimli.
Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Hich Otel

Hich tarihi bir konağın yeniden düzenlenmesi ile faaliyete geçmiş harika bir butik otel. Odalar ferah, tasarım hoş, kahvaltısı çok iyi, bahçesi de var. Konumu da tüm gezilecek yerlere yakın olması ile mükemmel. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Konya’daki Diğer Oteller İçin Tıklayın

Konya’ya Ne Zaman Gelinir?

Nisan – Mayıs Lale Dönemi  Bence Konya’nın en güzel vakti. Doğa uyanıyor, etraf yeşilleniyor ve lale tarlalarını da rengarenk çiçekler bürünüyor.

Aralıkta Mevlana Haftası (Şeb-i Arus) – Her sene Aralık ayında Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin ölüm yıldönümü törenleri oluyor. Buna düğün gecesi anlamına gelen Şeb-i Arus deniyor çünkü Mevlana’ya göre ölüm ruhun Tanrı’ya, sevgiye kavuşmasıdır.

Bu Mevlevi Sema törenleri, 2007’den beri UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde. Her sene 7-17 Aralık haftasında, Konya’da büyük hazırlıklar oluyor, tüm Türkiye’den ve dünyadan Konya’ya turist geliyor. Açılış ve kapanış günlerinden uzak durun, eline mikrofonu alan protokol bir türlü bırakmıyor, saatlerce laflarının bitip semanın başlamasını bekliyorsunuz. Bizi 3 saat kadar madur ettiler.

Konya’da Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı GoogleMaps‘te açmak için tıklayın.

[column size=one_half position=first ]1. Kyoto Japon Bahçesi
2. Konya Tropikal Kelebek Bahçesi
3. Sille
4. Konya Bilim Merkezi
5. Novotel Konya
6. İnce Minare Taş Eserler Müzesi[/column][column size=one_half position=last]7. Karatay Medresesi
8. Alaaddin Tepesi ve Alaaddin Camii
9. Aziziye Camii
10. Kadınlar Pazarı
11. Pideci Şendağlı
12. Mevlana Müzesi
13. Mevlana Kültür Merkezi[/column]

Konya’da Gezilecek Yerler

Merkezde

1. Mevlana’nın İzini Sürün

Mevlana’nın “Bilginlerin Sultanı” lakaplı babası Bahaeddin Veled Afganistan’da çok saygın bir kişiymiş. Yurtlarını terk etmek zorunda kalıp, Konya’ya sığındıklarında Selçuklu sultanı tarafından el üstünde tutulup, ağırlanmışlar. Hatta sultan kendi sarayının gül bahçesini onlara armağan etmiş. İşte bu gül bahçesine Mevlana Dergahı kurulmuş. İçinde Mevlana Müzesi ve Türbesi, Şemsi Tebrizi Camii ve Türbesi gibi görülecek noktalar var.

Müzede, Mevlevi tarikatı üyelerinin nasıl yaşadıklarını, derviş hücrelerini, ibadet ve eğitim mekanlarını görüyorsunuz. Dergahın her bölümündeki günlük yaşam, kostümlü insan figürleri ile gerçek mekanlarında canlandırılıyor. Hz. Mevlana’nın kendisi de Kubbe-i Harda (Yeşil Kubbe) olarak anılan türbede yatıyor.

Kendisinin en büyük eseri olan Mesnevi’nin 1278 tarihli en eski nüshası, Mevlana’nın dergah eşyaları, bugünkü kemanların öncüsü olarak kabul edilen sekiz telli keman, sabır taşları ve Galileo’nun asıldığı dönemde astronomi dersleri vermek için kullanılmış olduğu küre de müzede sergileniyor. Dergahın diğer bölümlerinde ise Mevlana’nın akıl hocası Şems’in türbesini ve diğer Selçuklu türbelerini de görebilirsiniz.

Müzenin yaz ve kış dönemi açılış saati 09.00. Yazın 19.00’da, kışın da 17.00’de kapanıyor. Pazartesi günleri de açılış 10.00. Giriş ücretsiz. Konum için tıklayın.

2. Etliekmekten Tirite, Konya’nın İmza Lezzetlerini Tadın


Başta Konya’nın medar-ı iftiharı etliekmek, fırın kebap, yağ somunu, tirit, mevlana böreği, kuru bamya çorbası olmak üzere Konya’nın yöresel lezzetleri ve bunların en iyi adreslerini sizin için derledik.  Tüm detaylar, Konya’da Ne Yenir, Nerede Yenir yazımızda!

3. Kadınlar Pazarı’nı Gezin, Çıkışta Yağ Somunu Yiyin


Kadınlar Pazarı asırlık bir pazar. Eskiden civar köy ve ilçelerden gelen kadınların kendi bahçelerinde yetiştirdikleri ürünleri sattıkları yermiş ama şimdi normal bir pazar yeri gibi, kadın tezgahtar falan da kalmamış. Taze meyve sebzenin yanı sıra, Konya küflü peyniri, tulum peyniri, kuru bamya, tarhana gibi yöresel ürünleri bir arada bulabileceğiniz çok geniş bir kapalı alan. Güzel fotoğraf kareleri veriyor (en aşağıdaki Instagram linkimizde). Fotoğrafa meraklıysanız uğramadan geçmeyin. Konum için tıklayın.

Çıkışta ise Kadınlar Pazarı’nın hemen girişindeki küçük nostaljik taş fırını olan Pideci Hasan Şendağlı’dan, fırından taze ve sıcak çıkmış, Konya küflü peynirinin pide ile buluştuğu muhteşem lezzet yağ somununu denemeyi unutmayın. Konum için tıklayın.

4. Mevlana Kültür Merkezi’nde Sema Gösterisi İzleyin

Konya Belediyesi’nin her cumartesi Mevlana Kültür Merkezi‘nde ücretsiz olarak düzenlediği Sema törenine katılabiliyor ve sema gösterilerini izleyebiliyorsunuz. Tüm tören yaklaşık 1 saat kadar sürüyor.  Konum için tıklayın.

Gitmeden önce mutlaka dersinize buradan çalışabilirsiniz: Mevlana Kimdir & Sema Nedir

5. Tarihi Bedesten Çarşısı’nı Turlayın

Kanuni Sultan Süleyman döneminde Konya’da müftü ve kadıesker olan Mevlana Kadri Çelebi tarafından 1538 yılında yapılmış tarihi çarşı, 2013 yılında restore edilerek yeniden hayata döndürülmüş. Çarşıda hala epey aktfif, 40 adet sokak ve 2687 tane dükkân bulunuyor. Bu dükkanlarda, ağırlıklı olarak giyim kuşam, antika, ev tekstili ve hediyelik eşyalar satılıyor. Bir şey almayacak olsanız da şöyle bir turlamak güzel olur. Konum için tıklayın.

6. Şehirdeki Selçuklu ve Osmanlı Eserlerini Görün

Aziziye Cami

Aziziye Camii

Aziziye Camii, Konya’daki son Osmanlı mimarisinin en güzel örneği. Oldukça süslü ve görkemli olan camii, Barok özellikler taşıyor. Camii, 1867 Sultan Abdülaziz’in annesi Pertenihal adına yaptırılıyor. Caminin alt kısmı, mermer sütuna oturan üç kubbeli bir revaktan oluşuyor ve kaideleri şadırvanlı iki minaresi ile dikkat çekiyor. Konya’da tek bir camii görecekseniz bu Aziziye Camiisi olsun. Konum için tıklayın.

İnce Minareli Medrese

1260-1264 yılları arasında Selçuklu Başveziri Sahip Ata tarafından Konya’da yaptırılmış olan medrese. Çinilerle süslü minaresi ve işlemeli taş kapısıyla ünlü. 1901 yılında düşen bir yıldırımla ilk şerefeye kadar yıkılan minaresi, 1936 yılında onarılmış ve medrese, 1956 yılında Taş ve Ahşap Eserler Müzesi olarak hizmete açılmış.

Müzede Selçuklu ve Karamanoğlu Devrine ait kitabeler, rölyefler, çeşitli ahşap malzemeye oyma tekniği ile yapılmış kapılar ve sandukalar sergileniyor. Özellikle de Selçukluların sembolü çift başlı kartal ve kanatlı melek figürlerinin en güzel örnekleri de bu müzede. Müzenin yaz ve kış dönemi açılış saati 09.00. Yazın 19.00’da, kışın da 17.00’de kapanıyor. Her gün açık. Giriş 10 TL. Müzekart geçiyor. Konum için tıklayın.

Karatay Medresesi

Karatay Medresesi, Sultan II. İzzeddin Keykavus devrinde, Emir Celaleddin Karatay tarafından 1251 yılında yaptırılmış medrese. Yapının mimarı bilinmiyor fakat bu medrese, Anadolu Selçuklu devri çini işçiliğinde önemli sayılıyor. Zaten yapı, 1955’de Çini Eserler Müzesi olarak hizmete giriyor. İçinde, duvar çinileri, çini ve cam tabaklar ile Konya ve yöresinde bulunan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çini ve seramik tabaklar, kandiller ve alçı buluntuları sergileniyor. Konum için tıklayın.

Alaeddin Tepesi ve Alaeddin Camii

Alaeddin Tepesi, halk tarafından yüksek bir tepe olarak görülse de aslında bir höyük. Anlayacağınız bu höyüğün altına prehistorik bir geçmiş var. Burası dümdüz olan Konya Ovası’ndaki tek yükselti. Tepenin altında kalan kavşağın da dünyanın en büyük ışıklı kavşağı olduğu söyleniyor. Mimarı da bir Almanmış. Zamanında Frigler’e, Roma’ya, Bizans’a, Selçuklular’a ve Osmanlı’ya yerleşim yeri olmuş olan tepe şimdilerde şehir terası ve şehir parkı konumunda.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin en büyük ve en önemli ulu camilerinden sayılan Alaeddin Camisi de Alaeddin Tepesi üzerinde inşa edilmiş olan camii. Yapımına Selçuklu Sultanı I. Rükneddin Mesud zamanında başlanan cami, I. Alaeddin Keykubad zamanında tamamlanmış. Tarih derslerinden hatırlayacağınız, I. Mesud, II. Kılıçarslan, I. Gıyaseddin Keyhüsrev, I. Alaeddin Keykubad gibi çoğu isim, bu camiinin avlusuna defnedilmiş. Konum için tıklayın.

7. Tropikal Kelebek Bahçesi’ni Gezin


385 bin metrekare alana yapılmış Tropikal Kelebek Bahçesi insanı Konya’dan Filipinlere ışınlıyor. Görmeye değer. İçeride kelebeklerin geldiği tropik bölgelerin iklim ve faunası yaratılmış. Kapıdan girer girmez etrafınızda kelebekler uçmaya başlıyor. Kelebeklerin pupa halinden ölümüne kadar her aşamasına tanıklık edeceğiniz üretim alanı, kapalı uçuş alanı, açık uçuş alanı ve kelebek müzesi olmak üzere 4 ana bölüm var. Merkez pazartesi günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın.

8. Meram Bağları’nı Gezin

Meram Konya’nın zamanında bağları bahçeleri ile meşhur merkez ilçesi. Öyle ki Evliya Çelebi, seyahatnamesinde gezip gördüğü diğer yeşillikli yerler için Meram’a atıfta bulunan “Bağ-ı Meram” ifadesini kullanırmış. Eskiden Konya’nın en yeşil, içinden sular akan, bağ, bahçe ve bostanlarla dolu yeri olduğu için bugün bu miras günümüzde de yaşatılmak isteniyor. O nedenle de Meram’da son zamanlarda yoğun bir kentsel dönüşüm faaliyetleri yürütülüyor. Meram Belediyesince, devasa tematik parklar, sosyal tesisler ve yeşil alanlar oluşturuluyor. Buraya uğrarsanız ve çocukluysanız, aşağıda detaylıca bahsedeceğimiz 80 Binde Devrialem Parkı’nı gezebilir, çocuklu değilseniz de Meram Çayı üzerindeki tarihi Meram Köprüsü civarındaki çay bahçelerinde mola verebilirsiniz. Konum için tıklayın.

9. 80 Binde Devrialem Parkı’nı Çocuklarınızla Gezin

Konya’daki tematik park furyasının bir başka ürünü de Meram’daki içinde, deniz feneri, dinazorlar, surlar, eski sokaklar gibi maketler olan 80 Binde Devri Alem. Çocuklu aileler hep öneri sorduğu bahsetmek istedik yoksa bizce öncelik değil.  Parkı küçük bir yer sanmayın, çok geniş bir alana yayılıyor. Hareketli ve sesli 50 dinazor maketinin bulunduğu T-Rex parkı, masal dünyası temalı Pamuk Şeker Parkı ve Türk tarihi ve kültürel mirasını yaşatan 120 minyatürden oluşan Cihan-ı Türk parkı olmak üzere 3 ana bölümden oluşuyor.  Tüm tematik parklara giriş ücretsiz. Ziyaret Saatleri: 09.00 – 17.30 Konum için tıklayın.

10. Kyoto Japon Bahçesi’nde Japonya’ya Işınlanın

Konya’da çok fazla tematik park var fakat Kyoto Japon Bahçesi peysaj düzenlemesi, mimarisi ve estetik unsurları ile diğerlerine fark atıyor. Nisan ayında sukaralar açınca daha da güzel olur. Türkiye’nin en büyük Japon bahçesiymiş.  Fotoğrafta görünen Japon evi de kafesi. Bir hevesle gittik acaba içinde Japon çay seramonisi  ya da en azındn çayları var mıdır diye ama üzüntü ve muz kabuğu. Menüye matcha falan koysalar güzel olurmuş. Her gün açık büfe kahvaltı var. Her gün 08.00 – 23.00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın.

11. Bilim Merkezi’ni Gezin

TÜBİTAK’ın Konya’da çocukları ve gençleri bilimle tanıştırmak amacıyla kurduğu bilim merkezi özellikle çocuklu ailelerin favori duraklarından. Kalbinizin ritmini dinleyebilir, 9 şiddetindeki bir depremi yaşayabilir, rüzgardan enerji elde edebilir, tıpkı bir bilim insanı gibi laboratuvarda deney yapabilir, elektrik devresi kurabilir, planetaryumda bilimsel gösterilere katılabilir ve gözlem kulesinden gökyüzüne bakabilirsiniz. Pazartesi hariç hafta içi her gün 09.00 – 17.00, hafta sonu 10.00 – 18.00 saatleri arasına açık. Websitesi / konum için tıklayabilirsiniz.

12. Ecdad Parkı’nda Kafanızı Kaşıyın


Ecdad Parkı’nda da Konya Belediyesi burada Osmanlı ve Selçuklu mimarisi mirasını, bir park etrafında yeniden canlandırmış ama bize sorarsanız tam bir kakafoni olmuş. Bir yanda maket bir Osmanlı sokağı, diğer tarafta içinde deniz feneri olan bir yapay gölet, kenarında kale gibi bir yapı ile anlam bütünlükten uzak bir tasarım. Hani yürüdükçe tarihte ilerleyen kronolojik bir kurguya da bağlamamışlar? Vardı da biz anlamadıysak affola ama bu tematik parktan ne çıkarmamız gerektiğini açıkçası pek anlamadık.  Konum için tıklayın.

Merkez Dışında

13. Çatalhöyük’te Tarih Öncesine Yolculuk Yapın

Konya’da şehir merkezi dışına çıkmak için tek atımlık hakkınız varsa bu mutlaka ama mutlaka Çatalhöyük olsun. Şehir merkezine 10-15 kilometre mesafede, insanlığın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük kazı alanı Konya merkeze yakın en görülesi yer. Biz, 2012’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’na alınan Çatalhöyük’ün tanıtımının da Şeb-i Arus törenlerinde olduğu kadar organize ve ziyarete teşvik edici şekilde yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Sonuçta burası, 9500 yıllık geçmişi olan, yaklaşık 8000 insanı barındırmış bir Neolitik kasaba. Bu sokaksız kasabada insanlar, evlerine damlardan giriyor, günümüze kadar kalmayı başaran duvar resimleri ve heykellerden oluşan sanatsal faaliyetler icra ediyorlarmış. Buradan çıkan buluntular Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Konum için tıklayın.

14. Tarihi Sille Sokaklarını Gezin

Kafeler dere boyunca sıralanıyor.

Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı antik Sille Mahallesi merkezden araçla sadece 15 dakika sürüyor. Kapadokya gibi hristiyanlığın ilk dönemlerinden mağara şeklinde ev ve mağbetlerin bulunduğu köyde mübadele yıllarına kadar Rumlar yaşarmış. Bugün ise köy taş konaklardaki kafeleri ile Konyalılar için popüler bir haftasonu kahvaltı adresi.

Kilise tavanı

Giderseniz vakit ayırıp Bizans İmparatoru Constantin’in annesi Helena’nın yaptırdığı M.S 327 tarihli Aya Eleni Kilisesi’sine de uğrayın. İstanbul’dan Kudüs’e haca giderken Konya’da durduğunda ilk inanların yaptığı ilkel mağbetleri görünce buraya bir kilise yaptırmaya karar verir.

Kilise bahçesinde kayalara oyulmuş binanın devamı niteliğinde bölümler de bulunuyor.

İçinde mezarlar olduğu tahmin edilien kayaya oyma bir mağbet

Üşenmeyip, biraz mağara yerleşimleri de karıştırın. Tüf kaya cephelerine oyulmuş bu mağara kiliseler ve manastırlar, zamanında burada yaşayan papazların inzivaya çekildikleri yerler. Yukarıdaki fotoğraftaki yerin konumu için tıklayın.

15. Konya’nın Deniz Kıyısı Beyşehir’i Görün

Beyşehir, Konya’nın denizi denilen Beyşehir Gölü’nün kıyısındaki ilçesi. Burada göl kıyısında bisiklete binebilir, yürüyüş yapabilir hatta mevsiminde Türkiye’nin ikinci büyük gölü Beyşehir Gölü’ne bile girebilirsiniz.

Beyşehir’de bahsetmeden geçemeyeceğimiz çok güzel bir de camii var: Eşrefoğlu Camiisi. Anadolu’daki, ahşap direkli camilerin en büyüğü ve orijinali. Orta Asya’da Semerkant, Buhara gibi eski Türkistan şehirlerinde yer alan ağaç direkli camilerin ülkemizdeki en eşsiz örneği. 1296-1299 yılları arasında inşa edilmiş olan camii, ahşap sütunları, tamamen ahşap ve kalem işçiliği ile süslü tavanı, Kündekari tekniği ile yapılmış ahşap minberi ile gerçekten çok zarif. Konum için tıklayın.

16. Büyük Bölümü Konya Sınırları İçinde Olan Tuz Gölü’ne Uğrayın


Türkiye’nin tuz ihtiyacının %40’ını tek başına karşılayan, Türkiye’nin üçüncü büyük ve en sığ gölü Tuz Gölü’nün büyük bir bölümü Konya sınırları içinde kalıyor. Hazır Konya’ya gelmişken, altınızda aracınız da varsa Tuz Gölü’ne de uğrayabilirsiniz. Buranın özellikle gün batımında doğal bir fotoğraf stüdyosuna dönüştüğünü hatırlatalım. Öyle ki Türkiye’nin her yerinden fotoğraf kulüpleri buraya özel turlar düzenliyor. Konum için tıklayın.

17. Baharda Lale Tarlalarını Görün


Hollanda’nın meşhur lale tarlaları varsa Konya’nın da renkli lale bahçeleri ve lale festivali var. Konya Lale Festivali, Nisan ayında düzenleniyor ve doğa ve fotoğraf tutkunları için harika bir etkinlik oluyor. Hazır bu mevsimde buraya gelmişken, bir roadtrip’e çıkarak güzel kareler veren lale tarlalarını da görebilirsiniz.

18. Seydişehir’de Tınaztepe Mağarası’nı Keşfedin

Size dünyanın en uzun mağaralarından birinin, Konya Seydişehir’de bulunduğunu söylesek? 22 kilometre uzunluğa sahip olan Tınaztepe Mağarası, 1968’de Fransız bilimci Michel Bakalowichz tarafından keşfedilmiş. Sarkıt ve dikitleri, yaz kış değişmeyen ısısıyla oldukça enteresan bir yer. 1580 metresi ışıklandırarak, gezilir hale getirilmiş. Girişine de bir cafe açılmış. Özellikle yolunuzu düşürün demiyoruz ama eğer özel araçlıysanız ve yakınlarından geçecekseniz, mutlaka uğrayın. Konum için tıklayın.

19. Nasreddin Hoca’nın Diyarı Akşehir

Nasreddin Hoca’nın maya çaldığı, Akşehir Gölü artık kuruduğu için kalmış ancak yerleşim yaşamaya devam ediyor. Nasreddin Hoca’nın mezarı olduğu düşünülen yerin karşısında Gülmece Parkı var. Burada hocanın en bilinen fıkralarını canlandıran heykeller var. Burada görülecek yerlerden biri de Akşehir Nasreddin Hoca Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi yani Rüştü Bey Konağı. Müzede hem Akşehir’e özgü etnografik nesneler hem de Nasreddin Hoca’ya dair bilgiler ve canlandırmalar bulunuyor. Konum için tıklayın.

Konya’da Yeme-İçme

Etliekmek zaten cepte! Peki Konya’da başka ne yenir ne içilir derseniz sizi Konya’da Ne Yenir, Nerede Yenir yazımıza alalım.

Konya’ya Ulaşım

Konya’ya uçakla İstanbul ve İzmir’den ulaşabiliyorsunuz. İstanbul’dan THY, Pegasus, Atlas Global seferleriyle, İzmir’den de SunExpress ile Konya’ya 1 saatte ulaşabiliyorsunuz.

Ayrıca, İstanbul’dan, Eskişehir’den ve Ankara’dan hızlı trenle Konya’ya gelebilirsiniz. Konya-İstanbul arası hızlı tren 4,5 saat sürüyor. Ankara’dan ise sadece 1 saat 55 dakika, Eskişehir’den de 1 saat 45 dakikada Konya’dasınız. Bizce en pratik yöntem her türlü hızlı trenle gelmek. İzmir’den kalkan Konya Mavi Treni de uzun bir yolculuk olsa da keyifli bir seçenek. Toplam 12 saat sürüyor.

Tüm bunlara ek olarak, tüm şehirlerden Konya’ya, çeşitli otobüs firmalarının otobüs seferleri var. Ankara Konya arası karayoluyla yaklaşık 287 kilometre kilometre, 4 saat 10 dakika kadar sürüyor. İstanbul Konya arası ise 548 kilometre ve yaklaşık 8 saat sürüyor.

Instagram’a Da Bekleriz

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz) on

Send this to a friend