Kafanızda canlanan bir Endülüs varsa, işte Sevilla onu dibine kadar yaşayacağınız yer. Kapılarından sokağa taşan kalabalıkları ile görültülü ve leziz tapaçılar, gündüz sıcağında geçince sokakları karıncalar gibi basan şen insanlar, meydanlarda flamenko yapan sokak sanatçıları ve tabi ki akın akın turist!

Sevilla eğlencesi, görselliği ve mutfağı ile Endülüs’ün baş tacı. Aynı zamanda Barok dönemin en ünlü İspanyol ressamlarından Velazquez’in doğduğu, Cervantes’in Don Kişot’u kaleme aldığı, Bizet’in Carmen’inin, Rossini’nin Sevilla Berberi’nin, Mozart’ın Don Juan’ının ve Beethoven’in Fidelio’sunun geçtiği yer…

Bu yazımız Sevilla’yı gezerken sağ kolunuz olacak. Tapasın dibine nerede vurulur, nerede kalmak mantıklı olur, nereleri görmeli ve o mahşere kadar uzayan kuyrukları nasıl atlamalı gibi gezinizi güzelleştirip kolaylaştıracak tüm bilgileri topladık.

Sevilla’da Kaç Gün Lazım?

Daha uzun da kalırsanız yine yapacak şeyler bulursunuz ancak 2-3 gün tam kararında olur.

Uyarılar

– Siesta kurbanı olmayın: Şu siesta olayı çok iyi. Cidden hava öğlen 2-5 arası bunaltıcı sıcak oluyor. Bir çok işletme kepenk indiriyor. Ne var ki canım, klimanın düğmesine basarsın hayatına devam edersin diyeceksiniz ama o zaman kim mekanlarda bağıra bağıra muhabbet edecek? :))) Günlük planlarınızı yaparken siesta vaktini göz önünde bulunurun.

– Arabanız yoksa merkezi bir otel tutmak mantıklı. Yaz sıcaklarında yürümek çile oluyor. Yaz değilse merkezi olmasına gerek yok, zaten ufak bir şehir.

–  Arabalıysanız şehrin merkezine araba ile girilmiyor ve otoparklar dehşet pahalı. Otelinizi tutarken ya ücretsiz otoparkı olan yerleri de değerlendirin. Şehrin sokaklarının Arnavut kaldırımı olduğunu ve dolayısı ile çekerken sanki bir fil asılıyormuş gibi hissettiğinizi de müjdeleyelim.

– Online satışı olan her şeyin biletini önden alın. Hem uzuuuun sıralar beklemekten kurtulursunuz, hem de yerinizi garanti edersiniz. Satışı olan yerlerin linklerini verdim.

Endülüs’te Diğer Gezilecek Yerler


3 günden daha fazla vaktiniz varsa lütfen hemen Kendi Kendine Endülüs Turu yazımıza tıklıyorsunuz. Orada hem 3-4-5 ve 9 günlük rota önerilerimizi, hem de araba kiralama, ulaşım gibi konularda uyarılarımızı bulacaksınız.

Tek Lokmada Endülüs’ün Başkenti Sevilla

Sevilla hakkında şöyle kabaca bilgi vermeden geçmeyelim:

Endülüs bölgesinin başkenti ve en büyük şehri konumunda. Guadalquivir Nehri’nin geçtiği şehir, yüzyıllar boyunca bölgenin ekonomi ve ticaret noktası olmuş ve her anlamda onu beslemiş. Öyle ki Sevilla sadece Endülüs’ün değil, tüm İspanya’nın Madrid, Barcelona ve Valencia’dan sonra dördüncü büyük şehri.

Roma döneminde, MÖ 2. yüzyılda gelişmeye başlamış olan Sevilla, M.S 5. yüzyılda Vandallar’ın kurduğu krallığın başkenti oluyor. Müslümanlar’ın egemenliğinin görüldüğü 711’den sonra büyük bir gelişme gösteren Sevilla, dünyanın önde gelen kültür ve ticaret merkezlerinden biri haline geliyor.

Hristiyanların Müslüman Araplar’dan geri aldıkları ilk büyük ve önemli Endülüs şehri olan Sevilla, Reconquesta’nın (yeniden fetih), en önemli aşaması oluyor. Çünkü 1248’de Sevilla’nın Hristiyanlar’ın eline geçisi ile Endülüs’teki Arap-Müslüman egemenliği ciddi bir gerileme dönemine giriyor.

Yeni Dünya’nın keşfi ile Sevilla daha da çok zenginleşiyor çünkü şehir, iki yüzyıl boyunca İspanya’nın denizaşırı ticaretinde egemen şehirlerden oluyor. Yeni Dünya’dan gelen altın ve gümüş, burada paraya çevriliyor, Yeni Dünya’ya yapılan tüm göçler buradan kalkan gemilerle yapılıyor. Sevilla, 1588’de 150 bine varan nüfusuyla İspanya’nın en kalabalık ve en varlıklı kenti haline geliyor.

Ancak bu parlak dönem, sömürgeciliğin sarsılmaya başladığı ve denizaşırı ticaretin zayıfladığı 17. yüzyılda sona eriyor. Yine de şehirdeki kültürel yaşam zenginleşmeye devam ediyor.

Sevilla Favorilerimiz

1. Şehri Anlamak için Gezinize Ücretsiz Yürüyüş Turu ile Başlayın


Bizce herhangi bir şehri keşfetmeye başlamanın en güzel yolu ücretsiz yürüyüş turlarına katılmak. Şehri anlamak için bilmeniz gereken ne vardıysa yukarıdan dosya indirmiş gibi hemen hakim oluyorsunuz. Oh mis!

Bilmeyenler için kısaca: Gün boyunca farklı saatlerde turlar oluyor. Bunlardan size uygun olanına websitelerinden rezervasyon yaptırıyorsunuz ve vakti gelince belirtilen buluşma yerine gidiyorsunuz. 2,5 saat süren tur boyunca yerel rehber ile şehri yürüyerek geziyorsunuz. Size hem geçmişi ve  bugününü anlatıyor, hem de şehrin Plaza de Espana gibi en önemli yerlerini gösteriyor. Müze girişleri vs gibi biletli şeyler olmuyor ama size tur sonrası için de önerilerde bulunuyor. Tur bitiminde bahşiş vermeniz bekleniyor. Gönlünüzden en kaparsa kabul ama genelde kişi başı 5- 10 Euro gibi düşünebilirsiniz.

Önerebileceğimiz turlar: 
Sandaman’s New Europe (En iyisi)
Sevilla Free Tours (Monumental Free Tour olan)

2. Tapas Gecesi Yapın


Biz Türklerin en sevdiği şey boğaz. Hele bi de sosyal oldu mu, bizden mutlusu yok. Tapacılar tam bize göre: fıkır fıkır, sıkkış tıkış, mutluluk ve ses seviyesi yüksek ve little little into the middle. Aynı zamanda nereye gittiğinize göre değişmekle birlikte restoranda yemekten daha uygun fiyatlı da olabiliyor.

Aşağıdaki yeme-içme bölümünde menülerinde ahtapot ızgaradan, patates bravas’a, chorizo’dan ördeğe, çeşit çeşit tapas bulabileceğiniz restoran önerilerimizi verdik. Buraya geldiğinizde, bir geceyi mutlaka küçük porsiyonlar halinde gelen çeşit çeşit İspanyol atıştırmalıklarının keyfine varmaya ayırın.

2. Metropol Parasol’den Şehre Tepeden Bakın


Mayıs itibariyle Endülüs’te cehennem sıcakları başlıyor. Hele saat 16 gibi ruhunuz buharlaşarak vücudunuzu terk ediyor. Burası da Sevilla’nın sıcakla baş etmek için geliştirdiği formüllerden; Encarnacion Meydanı’nın üzerine dev bir güneş şemsiyesi açmışlar.

Dünyanın en büyük ahşap yapısı olarak bilinen bir kamusal alan projesi. Halk ona “Las Setas” yani “mantarlar” diyor. Hemen altında kazısı sırasında bulunan Roma kalıntılarını da görebilirsiniz.

Aşağıda izlemek, gölgesinde takılmak bedava ama üzerindeki şehri tepeden gören platforma çıkaracaksınız papeller hazır olsun. 🙂 Biletin fiyatı da uygun ve  bir içecek ve bir de kartpostal dahil. Güzel fotoğraflar için tepesine çıkmayı ihmal etmeyin deriz. Konum için tıklayın.

5. Flamenko Gösterisi İzleyin

İçeride fotoğraf çektirmediklerinden bu dans benden oldu, artık idare edeeksiniz. 🙂

Flamenko her ne kadar İspanya’nın geneline atfedilse de aslında Endülüs’e ait. Aynı bizdeki içli köfteye dönmüş, şehirler arasında paylaşılamıyor. Elbette Sevilla da üzerine bayrağını dikmek konusunda bastıranlardan.

Zamanında Endülüs’ten sürülen Müslüman, Çingene, Yahudi farklı etnik kökenden gelen halkların çektikleri acılardan ve dışlanmışlıktan beslenen, şiddetli, duygulu, çoşkun, romantik ve tutku dolu gitar ezgilerinden ve bir danstan oluşuyor.

Flamenko Seçerken Bilmeniz Gerekenler:
– Kaç dansçının sahne alacağını sorun. 3-4 kişi olanlar daha renkli oluyor.
– Yemekli flamanko gösterilerinde ya yemeğin, ya da gösterinin 2. kalite olduğu söyleniyor.

Gerçek Bir Flamenko Sahnesinde İzlemek İsterseniz:
Museo del Baile Flamenco‘da her akşam bir kaç farklı saatte flamenko gösterileri oluyor, 1 saat kadar sürüyor. Flamankonun ustası müzisyen ve dansçılar çıkıyor. Yalnız salon küçük olduğu için yerler de kısıtılı olduğu için önceden internetten bilet alarak yerinizi garantileyin.

Casa de la Memoria da en iyilerden. Online bilet almak için gün seçip “comprar”a basın. O gün hangi saatlerde şov var listeleyecek.

Yemekli Gösteri İsterseniz
Fakat ben müzede değil, yemeli-içmeli bar ortamında Flamenko izlemek istiyorum derseniz de size birkaç Peñas Flamencas yani flamenko bar önerisi verelim:
Casa Anselma (Konum için tıklayın.)
Los Gallos (Konum için tıklayın.)
Peña Cultural Flamenca Torres Macarena (Konum için tıklayın.)
Lola Cazerola (Konum için tıklayın.)
Taberna Gonzalo Molina’da da pazartesileri ve çarşamba akşamları, canlı flamenko performanslarına rastlayabilirsiniz. (Konum için tıklayın.)

6. Mağrip Mimarisi & Game Of Thrones


Game of Thrones rüzgarı dünyayı kavurup geçmişti. Rüzgarı ile filmin çekildiği yerlere gitmek popüler bir turist aktivitesi oldu. Neyse ki bu sefer öyle dağ başında absürd bir yerlere gidip, boş araziye bakıp ama burada kale falan yok ki demiyorsunuz çünkü dizideki Dorne dijital bir yerleştirme değil, Sevilla’nın EN görülmesi gereken yerleri olan Real Alcázar de Sevilla Sarayı.

Saray, Endülüs’te göreceğiniz en ihtişamlı şeylerden biri. O kadar ki gözlerinizden duman çıkacak. Önce Araplar muhteşem bir kale/saray yapmış. Daha sonra bir posta da Endülüs’ü Araplar’dan geri alan Katolikler, Arapların arkalarında bıraktıkları görkemli mimarinin altında ezilmemek için döktürmüşler. Aşağıda Real Alcazar Sarayı’nı detaylıca anlattığımız için şimdilik kısa kesiyorum.

SEVILLA’DA GEZİLECEK YERLER


Haritayı Google Maps‘te açmak için tıklayın.

1. Centro Andaluz de Arte Contemporáneo
2. Peña Cultural Flamenca Torres Macarena
3. Taberna Gonzalo Molina
4. Mercado de Feria
5. Seville Museum of Fine Arts
6. Hotel Gravina 51
7. Lola Cacerola
8. Centro Cerámica Triana
9. Casa Anselma
10. Triana
11. Centro Cultural Flamenco “Casa de la Memoria”
12. Metropol Parasol
13. Palacio de las Dueñas
14. Flamenko Müzesi
15. Casa de Pilatos
16. Hotel Las Casas de El Arenal
17. Sevilla Boğa Güreşi Alanı
18. La Banda Rooftop Hostel
19. Torre del Oro
20. Hotel Las Casas de La Judería
21. Tablao Flamenco Los Gallos
22. Sevilla Katedrali
23. Batı Hint Adaları Genel Arşivi
24. Real Alcazar of Seville
25. Santa Cruz
26. Plaza de España
27. Maria Luisa Parkı
28. Sevilla Arkeoloji Müzesi

1. Plaza de España ♡


İspanya’nın bütün şehirlerinde Plaza de España yani İspanya Meydanı adlı bir meydana rastlayabilirsiniz ama tüm şehirler arasında en görkemlisi ve en ünlüsü açık ara Plaza de España Sevilla’daki. Mimar Aníbal González tarafından tasarlanan ve Mimar Jean-Claude Nicolas Frontier tarafından tasarlanan Maria Luisa Parkı içinde yer alan meydan, 1929 İber-Amerikan Expo Fuarı için yapılmış.

Fuar için yapılsa da zamanla şehrin önemli simgelerinden biri haline gelmiş. Art-deco, Arap-Müslüman ve Rönesans Mimarisi’nden oluşan eklektik bir mimari üsluba sahip meydanın ön cephesinde, İspanya’nın neredeyse tüm tarihi yerlerinin hikayesini resmeden seramik işlemeler ve betimlemeler var. Kompleksin ortasında da Vicente Traver çeşmesi yer alıyor. Yapıyı boydan boya bir kanal geçiyor. Bu kanalda kayık kiralayıp tur yapabiliyorsunuz ama kanal yaklaşık 500 metre kadar olduğu için bu kayık sefası fazla uzun sürmüyor o yüzden atlayabilirsiniz.

Yapılar arasında bu kanal üzerinde geçişi sağlayan 4 adet süslü köprü bulunuyor. Özellikle bu köprülerden çekilen fotoğraf kareleri bir harika oluyor bizden söylemesi. Hele bir de akşam olunca ve meydanın ışıkları da yanınca görsel şölen başlıyor. Burası da filmlere set olacak güzellikte ve görkemde bir yer. Zaten Arabistanlı Lawrence, Yıldız Savaşları: Bölüm II – Klonların Saldırısı ve Diktatör olmak üzere birçok filmde kullanılmış. Konum için tıklayın.

2. Santa Cruz’un Eski Sokaklarını Arşınlayın ♡

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Santa Cruz, şehrin en tarihi bölgesi. Orta Çağ’da şehrin Yahudi azınlığı bu arabanın bile geçemeyeceği kadar dar sokaklı bölgede yaşarmış. Bu dar sokaklar, hem doğal bir gölgelik görevi görüyor hem de şehrin geri kalanına göre hava akımı yaratıp yaz sıcaklarında serinlik sağlıyor. Bu dar sokaklardan en darına ise Öpücük Sokağı deniyor. Rengarenk evlerde çeşitli işlemeler, seramik detaylar var.

Burada olan bazı önemli yerler:

– Sevilla’nın en büyük kilisesi olan Sevilla Katedrali ve onun kulesi Giralda
– Alcazar
– Casa de Pilatos
– Batı Hint Adaları Genel Arşivi
– Flamenko Müzesi

Ayrıca, Shakespeare’in Romeo ve Juliet’indeki balkon sahnesine ilham verdiği söylenen ve Plaza Alfaro’da bulunan El Balcón De Rosina da burada. Anlayacağınız burası, Endülüs’te amaçsızca dolaşmak için en iyi mahallelerden biri. Çoğu geleneksel tapas bar’ın da kümelendiği bölgenin de burası olduğunu söyleyelim.

3. Batı Hint Adaları Genel Arşivi

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Casa Lonja de Mercaderes yani Batı Hint Adaları Genel Arşivi, tüm İspanya çapında önemli bir tür ticaret loncası. İspanyol Rönesansı’nın en önemli örneklerinden biri olan binası ve içinde barındırdığı arşiv, 1987’de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girmiş. Latin Amerika’dan Filipinler’e uzanan geniş bir coğrafyada kolonilere sahip olan İspanya İmparatorluğu, kolonilerini 1584-1598 tarihleri arasında inşa edilmiş olan bu merkezden yönetmiş. İçindeki arşivde, koloni döneminden kalma 43.000 dosya ve 80 milyon sayfa orijinal belge bulunuyor. Konum için tıklayın.

4. Museo de ‌Baile ‌‌Flamenco (Flamenko Müzesi)

Fotoğraf Kaynak: museodelbaileflamenco.com

Flamenko kültürünü derinlemesine tanımak için ünlü Sevillalı Flamenko dansçısı Cristina Hoyos tarafından kurulan Flamenko Müzesi’ni görmeyi düşünebilirsiniz. Ama Corboba’ya geçecekseniz asıl en iyi flamenco müzesinin orda olduğunu söyleniyor.

18. yüzyılda inşa edilmiş olan Casa de Palacio’da bulunan müze alanı küçük olmasına rağmen, 18. yüzyıl resimlerinde, eskizlerinde, fotoğraflarında ve çeşitli geleneksel giysilerde Flamenko tarihine dair size geniş bir fikir veriyor. Müzeyi gezmek için biraz erken gelin sonrasında da burada gerçekleştirilen Flamenko gösterilerine kalın.

Bu gösteriler her akşam 19.00 ve 20.45‘te 2 seans halinde oluyor. Fakat salon küçük ve oturacak yer sayısı çok sınırlı. O yüzden gösterilere kalacaksanız, biletlerinizi aracı siteler ile önceden online alın deriz.Websitesi Adres: Calle Manuel Rojas Marcos, 3, 41004 Tel: +34 954 34 03 11 Konum için tıklayın.

5. Casa de Pilatos

Fotoğraf Kaynak: Sandra Vallaure – Flickr

15. yüzyılın son çeyreğinden kalma, Mağribi, Gotik, Rönesans ve 19. yüzyıl mimarisinin çekici bir karışımından oluşan, Medinacelli Dükü’nün saray yavrusu malikanesi. Endülüs bölgesinin saray mimarisi üslubunun en önemli örneği olarak kabul edilen Casa de Pilatos’a girişler pazartesi günü öğleden sonra 15.00’ten sonra giriş ücretsiz.

Kasım mart arası 09.00-18.00, nisan ekim arası 09.00-19.00 arası açık. Rehberli turla gezmek 12 Euro. Sadece alt katı rehbersiz gezmek ise 10 Euro. Adres: Pl. de Pilatos, 1, 41003 Tel:+34 954 22 52 98 Konum için tıklayın.

6. Sevilla Katedrali ve Giralda Kulesi ♡

Her büyük Avrupa şehrinde olduğu gibi Sevilla ‘da da görülmesi gereken yerler arasında bir heybetli katedral var.

Bu yapı aynı zamanda, Reconquesta (yeniden fetih) döneminin de en önemli simgesi. Çünkü Sevilla 1248’de Kastilyalılar tarafından fethedildiğinde bu katedralin yerinde bir cami vardır. Şehir yeniden Hristiyanlar’ın eline geçince, bu cami yıkılarak yerine dünyanın en büyük katedrallerinden olan Sevilla Katedrali’nin yapımına başlanmış. Fakat tamamlanan ilk katedral, bir depremde yıkılmış. Yerine 1401-1528 yılları arasında bugunkü Sevilla Katedrali olan Catedral de Santa María de la Sede yapılmış.

Bu katedral, o tarihte dünyanın en büyük katedrali olma ünvanını İstanbul’daki Aya Sofya’nın elinden almış. Halen daha günümüzün en büyük Gotik Katedrali ve dünyanın en büyük üçüncü kilisesi olan Sevilla Katedrali, şehrin kesinlikle görülmeye değer yapılarından. Hindistan’a ulaşmak isterken Yeni Dünya’yı keşfeden Cenovalı denizci Kristof Kolomb’un mezarı da Sevilla Katedrali’nde bulunuyor. Katedralin harika bir tavanı, işlemelerle dolu bir iç mimarisi var.

Sevilla Katedrali’nin çan kulesi olan Giralda Kulesi de Sevilla Katedrali ile birlikte, şehrin simgelerinden biri. Zira, merkezdeki cami nasıl katedrale dönüştürüldüyse, caminin minaresi de çan kulesine çevrilmiş. Anlayacağınız, bu yapı da katedral gibi Endülüs’teki Hristiyanlar ve Müslümanlar arasındaki savaşın sembol yapılarından biri.

Katedral pazartesileri 11.00’den 15.30’e salıdan Cumartesitye 11.00’den 17.00’ye pazarları ise 14.30’dan 18.00’e açık. Bilet sırasında beklememek için biletleri websitesinden almanız yararınıza olur. Ücret: Tam 9 Euro, indirimli 4 Euro. Konum için tıklayın.

7. Real Alcázar de Sevilla (Nam-ı Diğer Dorne) ♡


Oberyn Martell ölünce üzüldük mü? Manyak Cersei’nin gudubet Mountain’ı adamcağızın gözlerini ensesine gömmüştü. Kızı da Dorne krallığa gelin gitmişti. Babil bahçelerini andıran saray, insanların gözündeki süremeler, kıyafetler ve kafalarına bağladıkları poşumsu şeyler hep insana buranın Araplardan esinlendiğini hissettiriyordu. GOT’un prodüksyon ekibi de Arap esintileri taşıyan Real Alcazar da çekmeyi uygun görmüş. Dizi bahane, tapas-şarap şahane.

İlk bakışta bir saray gibi görünse de, burası aslında bir kale olarak yapılmış ama Sevilla Endülüs’ün merkezi haline gelince saraya dönüştürülmüş. 913 yılında Kurtuba halifesi 3. Abdurrahman’ın nehir trafiğini kontrol etmek amacı ile Sevilla’ya bir valilik binası yapılmasını emretmesi ile inşasına başlanır.

Mağriplilerin Endülüs’e inşa ettikleri hem kale hem saray işlevini gören binalara alcazar deniyor. Bu kelime, Arapça kasır anlamına gelen “el kasr” kelimesinden ispanyolcaya geçmiş. Abbasiler döneminde yapıya bir saray eklenir ve bu alcazarın adı da El Mübarek olur.

Yeni bir dalga Mağrip etkisi de Fas’tan İspanya’ya geçen Bedevi krallığı Murabıtlar getirir. Saraya yeni binalar ekleyip, büyütürler. Dünyada onlardan kalan tek yapı şu an sarayın içinde yer alan ticaret odasıdır.

1248-49’de Kastilya Krallığı, İspanyol topraklarını yüzyıllar sonra geri alır ve Arapların mimari dehasının gölgesine kalmaya hiç niyetleri yoktur. El Mübarek’in bulunduğu yere eski saraydan da bazı öğeleri muhafaza ederek kendi saraylarını yaptırırlar. Böylece Mağrip ve İspanyol etkilerini taşıyan hibrid bir saray ortaya çıkar.

Enteresan olan bir nokta da İspanyolların hükmünün üzerinden bir yüzyıl sonra bile, saraya yeni eklenen Mudéjar Palace of Pedro I gibi binaların hala Mağrip tarzında yapılmasıdır. Bazı uzmanlar bunu yönetim değişse de halkın aynı olmasına bağlıyor. Yani sonuçta inşaatta çalışan ustalar ve mimarların bilgi birikimi Mağriplileren kalma.

Biletlerinizi internetten alın: Sevilla’nın en çok ziyaret edilen iki yerinden birisi ve güneşin altında o kuyruklar hiç çekilmiyor. Aklı olan websitesinden biletlerini alır. İlk katı gezmenin ücreti 11.50 Euro. 17-25 yaş arası öğrenciler ve yaşlılar içinse bu ücret 2 Euro. Kraliyet yatak odasını görmek isterseniz 4.50 Euro ödüyorsunuz. Nisan’dan Eylül’e, Pazartesi günleri 18:00 – 19:00 arası, Ekim’den Marta 16:00 – 17:00 arası girişler ücretsiz. Girişler ise yaz saatinde 09.30-19.00 kış saatinde ise 09.30 – 17.00. Konum için tıklayın.

8. Maria Luisa Parkı

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

Maria Luisa Parkı, Sevilla’nın en önemli yeşil alanı. Aslında bizdeki Topkapı Sarayı’nın bahçesi nasıl Gülhane Parkı ise burası da San Telmo Sarayı’nın özel bahçesiymiş ama 1893 yılında Montpensier Düşesi Maria Luisa Fernanda tarafından kamuya bağışlanmış. Fransız Mühendis Jean-Claude Nicolas Forestier tarafından düzenlenen bahçe içinde, 1929 yılında Iberoamerican Fuar’ı düzenlenmiş. Meşhur España Plaza da bu bahçe içinde yer alıyor. Konumiçin tıklayın.

9. Sevilla Arkeoloji Müzesi

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Maria Luisa Parkı’ndaki köşklerden birinde bulunan Arkeoloji Müzesi’ndeki koleksiyon, tüm Endülüs’ün en önemli arkeolojik koleksiyonu olarak kabul ediliyor. Müzede, İspanya’nın farklı yönetim dönemlerine ve 1500 yıl önce bu topraklara yerleşmiş Endülüslere ait buluntuları görebiliyorsunuz.

1 Ağustos’tan 31 Ağustos’a, salıdan pazara 09.00-15.00 saatleri arasında açık. Pazartesileri kapalı. 1 Eylül’den 31 Temmuz’a ise salıdan cumartesiye 09.00-21.00, pazarları 09.00-15.00 saatleri arasında açık. Giriş 1,5 Euro. Websitesi Adres: Plaza América, 51, 41013 Tel:+34 955 12 06 32 Konum için tıklayın.

10. Real Maestranza Boğa Güreşi Arenası

Öncelikle hepinizi bu vahşete ortak olmamaya davet ediyorum. Can çekişen hayvanlar üzerinden gönül eğlendiren insanları şiddetle kınıyorum. Biz gitmedik, fotoğraf internetten. Aslında burada bahsini bile geçirmek istemiyorum ancak Sevilla, İspanya’nın en önemli 2 boğa güreşi merkezinden biri ve atlamak buranın kültürünü hiçe saymak olacağından değinmeden de geçemedim.

Neyse ki güreşi izlemeden bu geleneği keşfedebilirsiniz. 18. yüzyıl tarihli ve 14.000 kişilik araneyı rehberli turlar eşliğinde gezebiliyorsunuz. Ayırıca boğa güreşinin kültürdeki yerini daha derinlemesine öğrenmek için hemen bitişiğindeki Museo Taurino (Boğa Güreşi Müzesi) de gezilebilir.

1 Kasım 31 Mart arası 9.30-19.00, 1 Nisan, 31 Ekim arası 9.30-21.00 saatleri arası her gün açık. Her 20 dakikada bir İngilizce rehberli tur oluyor. Giriş fiyatı tam 8 Euro, indirimli 5 Euro. Pazartesi günleri 15.00 ila 19.00 arası ise giriş ücretsiz. Adres: Paseo de Cristóbal Colón, 12, 41001 Tel:+34 954 22 45 77 Konumiçin tıklayın.

11. Museo ‌Bellas ‌Artes de ‌Sevilla (Sevilla Güzel Sanatlar Müzesi)

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Museo ‌Bellas ‌Artes de ‌Sevilla yani Sevilla Güzel Sanatlar Müzesi de sanat tutkunlarının mutlaka uğraması gereken yerlerden. İçinde Zurillan, Murillo, Valdés Leal ve Francisco de Herrera gibi en önemli İspanyol ressamlarının yapıtları yer alıyor. 1841’deki resmi açılışından bu yana, İspanya’daki ikinci en önemli İspanyol sanat müzesi olarak bilinen müzenin harika bir bahçesi var.

1 Ağustos’tan 31 Ağustos’a, salıdan pazara 09.00-15.00 saatleri arasında açık. Pazartesileri kapalı. 1 Eylül’den 31 Temmuz’a ise salıdan cumartesiye 09.00-21.00, pazarları 09.00-15.00 saatleri arasında açık. Giriş 1,5 Euro. Adres: Plaza del Museo 9, 41001 Tel: +34 955 54 29 42 Konum için tıklayın.

12. Endülüs Çağdaş Sanat Müzesi

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Zamanında bir manastır, sonra seramik fabrikası en sonunda da müze olan Endülüs Çağdaş Sanat Müzesi kısaca CAAC, gezilebilecek muhteşem bir alan olmasının yanı sıra, Endülüs’teki çağdaş sanat tarihine vurgu yapan koleksiyonu ile de öne çıkıyor. Kalıcı koleksiyonunda, Luis Gordillo, Candida Hofer, Rebecca Horn, Pablo Palazuelo, Joseph Kosuth ve Louise Bourgeois’dan eserler var. Merkezde yıl boyunca alternatif müzik organizasyonları da oluyor.

Salıdan cumartesiye 11.00-21.00, pazarları ise 10.00-15.30 saatleri arasında açık. Pazartesileri kapalı. Giriş 1.80 Euro. Eğer hem manastır bölümlerini hem de müzeyi gezmek isterseniz 3 Euro. Salıdan cumaya 19:00 – 21:00 arası, cumartesileri ise tüm gün girişler ücretsiz.Websitesi Adres: Calle Américo Vespucio, 2, 41092 Tel: +34 955 03 70 70 Konum için tıklayın.

13. Palacio Las Dueñas

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Sevilla’daki en seveceğiniz köşelerden biri olmaya aday bir yer. 15. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş olan saraycık, Alba Dükleri’nin ikametgahı. Gotik ve Mağribi etkileri de görülen Rönesans tarzındaki saray, şehirdeki en önemli tarihi evlerinden biri. Nisandan eylüle 10.00 – 20.00 arası, ekimden marta 10.00 – 18.00 arası açık. Giriş ücreti 10 Euro. İndirimli 8 Euro. Pazartesileri 16.00’dan sonra ücretsiz giriş olanağı var. Websitesi Adres: Calle Dueñas, 5, 41003 Tel: 34 954 21 48 28 Konum için tıklayın.

14. Sevilla Pazarlarını Gezin♡

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Sevilla’nın ara sokaklarında kurulan pazarları meşhur. Bunlardan en ünlüsü, Calle Feria yani Feria Caddesi’nde kurulan Feria Pazarı. Perşembe günleri kurulan bit pazarı, Sevilla’nın en eski pazarı. 1254’ten bu yana devam ediyor. Burada, antika rozetler, el yapımı fotoğraf çerçeveleri, Flamenko elbiseleri, yelpazeler, biblolar, avizeler, 1970’lerin dergileri, yaldızlı çerçeveler, eski kitaplar ve en iyi kalitede antikalar bulabilirsiniz.

Yol 10.00 ila 15.00 arası araç trafiğine kapanıyor ve birbirinden renkli standlar kuruluyor. Eğer bir Perşembe günü bit pazarında dolaşmak için Calle Feria’da iseniz, ünlü vintage mağazaları 37 numaradaki Ropero ve hemen bitişiğinde yer alan Jueves Sevilla Vintage’a uğramayı unutmayın. Feria Caddesi’nin sonunda Mercado de la Feria yani Feria Gıda Pazarı da var. Buradan da yerel zeytinyağı ve keçi peyniri bulabilir, Negrete 1934’den geleneksel chorizo alabilir ve bir sürü taze meyve ve sebze çeşidini bulabilirsiniz. Ayrıca acıktıysanız, dilim pizza, gyoza, kızartılmış tavuk gibi atıştırmalık al götür seçenekler de var. Anlayacağınız Perşembe günü yarım gününüzü bu cadde ve çevresine ayırın deriz. Konum için tıklayın.

15. Guadalquivir Nehri Kıyısında Pedallayın, Tekne Turu veya SUP Yapın

Fotoğraf Kaynak: pxhere.com

16. Denk Gelirseniz Sevilla FC Maçına Gidin

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Sadece futbolseverler için değil herkes için özel bir deneyim çünkü İspanyollar da futbol konusunda, bizden fazla olmasınlar, deliler. Biz gittiğimizde bi final maçı vardı ve 3 gün boyunca şehri tezahüratlarla inledi. Sokaklar çok renkliydi, sabahın 5’inde bile kopuyorlardı. Ama enteresandır, maç sonrası kutlama şeklinde değil, maçtan önceki 3 gün boyunca. Allah bilir stadyum nasıl yıkılmıştır. Yani İspanya’da bir maç izlemek de fena olmaz.

17. Torre Del Oro


Guadalquivir Nehri’nin sol yakasındaki, 36 metre boyundaki gözetleme kulesi. Şöyle bir bakıyorsunuz ve bitiyor ama şehrin simgelerinden birisi olduğu için yine de yolunuzu düşürmek isteyebilirsiniz.

Üç bölümden oluşan kulenin ilk bölümü, 1220 ve 1221 yılları arasında, on iki boyutlu olan ikinci bölüm 14. yüzyılda Zalim Pedro yani 1. Pedro tarafından, üst silindirik bölüm ise askeri mühendis Sebastián Van der Borcht tarafından 1760 yılında inşa edilmiş.

Kule şu anda Sevilla Denizcilik Müzesi olarak kullanılıyor. Pazartesi cuma arası 9:30 – 18:45 saatleri arasında, cumartesi pazarları 10:30-18:45 saatleri arasında açık. Pazartesileri ücretsiz. Geri kalan günlerde, tam 3 Euro, öğrenci 1,5 Euro. Konum için tıklayın.

18. Triana’da Gecelere Akın

Guadalquivir Nehri’nin sol yakasında kalan Triana bölgesi ise eski çingene mahallesi, bugünse aynı bizdeki Yeldeğirmeni ya da Balat şehrin bohem merkezi olmuş. Turistler Santa Cruz’da takılırken, yereller iş çıkışı Triana’ya doluşuyor. Herkes bira + caracoles (salyangoz) ile geceye başlıyor. tadını sevmedim ama bu ritüele ortak olmak için denemenizi öneririm.

Turistik olmayan çok lokal bir mahalle olduğundan buraya şehrin geri kalanından daha farklı bir atmosfer hakim. Casa Anselma gibi şehrin en iyi flamenko kulüpleri ve tapas bar’larından bazıları burada.

Nehir kıyısındaki barları es geçmeyin. En popüleri fotoğraftaki Embarcadero. Konum için tıklayın.

19. Centro Cerámica Triana

Fotoğraf Kaynak: www.visitasevilla.es

Sevilla’nın Triana bölgesine ait ünlü seramik endüstrisinin geçmişini anlamak için kaçırmamanız gereken bir yer. Avlunun iç dekorasyonu çok çarpıcı. İçeride, fırınlardan, antik kaplara, geometrik, İslami ve canlı Rönesans seramiklerinden, Pirelli ve Singer için yapılmış seramik reklam panolarına birçok şeyi görebilirsiniz. Bir şeyler satın almak isteyenler için, müzenin hemen yanında Cerámica Santa Ana mağazası var. Oraya da göz atabilirsiniz.

Müze pazartesileri hariç her gün 11.00 17.30a arası açık. Pazar günleri ise saatler 10.00 – 14.30 olarak değişiyor. Giriş 2,5 Euro. Adres: Calle Callao, 16, 41010 Tel:+34 955 47 42 93 Konum için tıklayın.

20. Hospital los Venerables

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Burası hem bir vakıf binası hem kilise hem de galeri. Her şekilde kesinlikle görmeniz gereken hayranlık uyandırıcı bir Barok mimarisi var. Duvarları ve tavanındaki oyma işçiliği ve freskleri ile gerçek bir sanat eseri. Yahudi mahallesi yani Judería olarak da bilinen Santa Cruz Mahallesi’nin kalbinde bulunuyor.

İçinde Velázquez de dahil olmak üzere Sevillalı ressamların resimlerini barındıran küçük bir galeri de bulunuyor. 17. yüzyılda rahiplere hizmet eden bir hastane olan yapı, 1991’de restorasyon çalışmaları tamamlanarak bir sergi, konser ve seminerlerin düzenlendiği bir vakıf merkezi olmuş.

Girişler Pazar günleri 16.00-20.00 arasında ücretsiz. Normalde girişler 12 Euro. İndirimli ise 6 Euro. Konum için tıklayın.

 

SEVILLA’DA YEME-İÇME


Tüm Endülüs’te, Endülüs Mutfağı spesiyallerinin en iyi örneklerini bulabileceğiniz yerlerden biri Sevilla. Özellikle de kökeni Arap-Müslüman kültürüne dayanan Gazpacho’nun doğum yeri de yine Sevilla. Ayrıca burası tüm İspanya’da bulabileceğiniz en iyi tapas barların olduğu şehir.

Burada tadılması gereken tapa’ların başında sıcak sandviçler olan Serranito, balık kızartması Pescaito Frito, İspanyol sosisi chorizo‘nun yumurtalı hali Huevos a la Flamenca, yumurtalı ekmek Torrija, çeşitli kroketler ve deniz mahsülleri geliyor.

Tapas Barlar

Bodeguita Blanco Cerrillo

Blanco Cerrillo Sevilla’daki en eski barlardan biri. Özellikle kızartma balık tapas’ları ile ünlü. Genellikle dışarıda kalan masaları hemen kapılmış oluyor. Adres: Calle José de Velilla, 1, 41001 Sevilla Konum için tıklayın.

Contenedor

Contenedor, şehrin en popüler restoranlarından. Duvarlarındaki tablolarla sanat galerisine benzer bir atmosferi var.  Slow Food felsefesi ile hazırlanmış Endülüs lezzetlerini bulabileceğiniz bir yer. Menüsünde, kurutulmuş uskumru, mantar ve ördekli pilav, ahtapot ve diğer deniz mahsülleri gibi seçenekler var. Adres: Calle San Luis, 50, 41003 Tel:+34 954 91 63 33 Konum için tıklayın.

Bar Eslava

Genellikle yerel halkın geldiği bir tapas bar. Ballı kaburgası ve sigarito’ları çok ünlü. Porsiyonlar küçük olduğundan birçok lezzeti tatma fırsatınız var. Akşam yemeği için 20.00 gibi gelmeye çalışın aksi takdirde uzun bir bekleyiş sizi bekler. Ayrıca hava izin veriyorsa, dışarıya masalar da atılıyor. Adres: Calle Eslava, 3, 41002 Tel: +34 954 91 54 82 Konum için tıklayın.

Asador El Rezón

Sevilla’ya 20 dakika mesafede bulunan bir başka Endülüs şehri olan La Puebla del Río’da bulunan bir aile lokantası. Mekanın “arroz con pato” adlı pilavla ördek etinden oluşan bir spesiyali var onu mutlaka denemelisiniz. Adres: C. Blas Infante, s/n 41130 La Puebla del Río Tel: +34 955 77 18 06 Konum için tıklayın.

Mamarracha

Mamarracha aslında Sevilla’da bir tapas bar zinciri. Ama çok başarılı bir zincir. Hangi şubesine giderseniz gidin memnun ayrılacağınız bir seçenek. Huevos rancheros’tan risotto’ya değişen bir menüye sahip. Ancak menüde bol miktarda kömür ateşinde pişen balık ve et seçeneği de sunuyor. Adres: Calle Hernando Colón, 1, 41004 Tel: 34 954 22 99 45 Konum için tıklayın.

El Rinconcillo

1670’de kurulmuş taverna, tüm İspanya’daki en eski taverna. Elbette sırf bu yüzden ve otantik atmosferi nedeniyle çok turistik bir yer. Üst kat normal yemek alanı ama alt kat şarap içebileceğiniz bir şaraphane gibi işliyor. Sadece ortamını görmek için bile gidilir ama hızlı bir öğle atıştırması için de ideal. Adres: Calle Gerona, 40, 41003 Tel: +34 954 22 31 83 Konum için tıklayın.

La Chunga

Ciğer mousse, mantarlı trüflü kroket ve sarımsaklı karides kroket gibi yaratıcı ve eğlenceli tapa’ları olan modern bir tapas bar. Risotto’su da çok seviliyor. Adres: Calle Arjona, 13, 41001 Tel: +34 955 18 08 44Konum için tıklayın.

Torres Y García

Rustik Avrupa ve İspanyol mutfağı sunan bir gastropub. Tapa’ların dışına çıkıp biraz daha klas şeyler tatmak isterseniz akşam yemeği için ideal. Adres: Calle Harinas, 2, 41001 Tel: +34 955 54 63 85 Konum için tıklayın.

La Linterna Ciega

Artizan biraları ile ünlü olan, daha çok İtalyan tapa’ları bulabileceğiniz bir tapas bar. Özellikle tortillası, pomodorolu Toskana ekmeği ve gnocchi çok başarılı. Adres: Calle Regina, 10, 41003 Tel:+34 854 52 10 21 Konum için tıklayın.

Las Golondrinas 1

Bodega Santa Cruz

Dışarısındaki sütunlar nedeniyle Las Columnas diye adlandırılan, Sevilla Katedrali’ne 200 metreden daha az bir mesafede olan bu bodega, geleneksel tapas sunuyor. Çok lokal bir mekan. Ayak üstü bira eşliğinde tapas atıştıran insanlarla dolu oluyor. O yüzden masaya oturmayı beklemeyin. Özellikle ballı kızarmış patlıcan en çok sevilen tapa’lardan. Adres: Calle Rodrigo Caro 1 Tel: +34 954 21 16 94 Konum için tıklayın.

Pitacasso

Lezzetli pita ekmeği arası falafel yiyebileceğiniz vejetaryen bir restoran. İsterseniz al götür de yapabiliyorsunuz. Adres: Plaza Calderón de la Barca, Calle Feria Konum için tıklayın.

El Pinton

El Pinton, Sevilla’nın merkezindeki en iyi restoranlardan biri olarak görülüyor. Genel olarak Akdeniz mutfağı sunan restoran Giralda Kulesi’ne çok yakın. Heme tapa’ları hem de ana yamekleri çok başarılı. Geniş bir şarap menüsü de var. Çok şık bir atmosferi olduğunu da söylemeliyiz. Adres: C. Francos, 42 41004 Tel: +34 955 07 51 53 Konum için tıklayın.

La Azotea

Sevilla’da dört şubesi bulunan bir tapas bar ama gastronomi dünyasının duayenleri tarafından şehrin en iyilerinden olarak nitelendiriliyor. Hangi şubesine giderseniz gidin memnun kalacağınıza emin olabilirsiniz. Adres: Calle Conde de Barajas, 13, 41002 Tel:+34 955 11 67 48 Konum için tıklayın.

Restaurante Al Aljibe

Alameda de Hercules bölgesindeki en iyi tapas barlarından biri. Mekan, Alameda’ya bakan romantik ve tenha bir birinci kat terasının yanı sıra sadece birkaç masalı özel bir çatı terasına da sahip. Tapa’ları oldukça seviliyor. Akşam için rezervasyon yaptırmakta fayda var. Adres: Plaza, Alameda de Hércules, 76, 41002 Tel: +34 954 90 05 91 Konum için tıklayın.

Cafeler

Torch Coffee Roasters

Guadalquivir Nehri’nin hemen yanındaki bu geniş ve aydınlık kahve dükkanı, kapılarını 2015’te açmış. Torch Coffee Roasters, kahveyi içen müşteriden, kavurma makinesine, baristaya ve çiftçiye kadar insanları birbirine bağlamaya ve kahve sektöründe bir topluluk kurmaya büyük önem veriyor. Felsefelerinin bir parçası olarak, sadece mevsimlik kahveler sunuyorlar. Adres: Ave. Paseo de las Delicias, 3, 41001 Konum için tıklayın.

La Cacharrería de Sevilla

La Cacharrería, Sevilla’da kahvaltı için en iyi yerlerden biri. Ev yapımı kekleri, birçok farklı brunch seçeneği sunan mekanda meyve salatası, gevrek ve yoğurt gibi farklı şeyler de var. Kahvaltının yanı sıra, öğle atıştırması veya akşam içkisi için de Sevilla’nın en iyi kafelerinden biri. Sadece hem yerli halk hem de turistler tarafından sevildiğinden, kapısında masa beklemeniz gerekebileceğini unutmayın. Özellikle hafta sonları uzun kuyruklara hazır olun. Adres: Calle Regina, 14, 41003 Tel: +34 954 21 21 66 Konum için tıklayın.

El Viajero Sedentario

Kahve tatlı molası verebileceğiniz bir kitap cafe. Ağaç gölgesinde oturabileceğiniz küçük bir bahçesi de var. Fonda caz müziği, masanızda bol çikolatalı bir turta ve kahveye kim hayır diyebilir ki? Adres: Alameda de Hércules, 77, 41002 Tel: +34 677 53 55 12 Konum için tıklayın.

La Dulcería Manu Jara

Seville’deki en iyi kek ve hamur işlerini yapan yer Manu Jara Pastanesi. Normandiya tereyağı ile yapılmış kruvasanları  mevsimsel paskalya ürünleri, sızma zeytinyağı ile yapmış bizcocho’ları bir harika. Adres: Calle Pureza, 5, 41010 Tel: +34 675 87 36 74 Konum için tıklayın.

Heladería La Fiorentina

Seville’de dondurmanın tek bir adresi varsa o da burası. Portakal çiçekli dondurmadan biberiyeli dondurmaya, papatyalıdan likörlü ve Hint ayvalısına kadar çok geleneksel İspanyol tatlarından oluşan çeşitleir var. Adres: Calle Zaragoza 16, Tel: +34 954 221550 Konum için tıklayın.

Barlar

Casa Anselma

Burası bir Flamenco bar. Gerçekten de Anselma adında bir kadın tarafından işletiliyor. Kendisi gecenin ilerleyen saatlerinde şarkı söylüyor. İçeceğinizin yanına atıştırmalık olarak da tapas seçenekleri bulabilirsiniz. Mekan akşam 23.30’dan sonra açılıor. Gösteriler ise gece 1 gibi başlıyor. Fakat oldukça turistik bir yer olduğunu söylememiz gerekiyor. O yüzden kalabalık olursa şaşırmayın. Adres: Calle Pagés del Corro, 49, 41010 Sevilla Tel:+34 606 162502 Konum için tıklayın.

Bar Garlochí

Sevilla’da oldukça kiç dekorasyonu ile bu bardan daha egzantrik bir yer daha bulamayabilirsiniz. Çingene dilinde “kalp” anlamına gelen Garlochí’de her köşede Meryem Ana figürleri ve Mesih’in imgeleri var. 70’lerin İspanyol hitlerinin çaldığı bar, aynı zamanda Sevilla’nın LGBTI lokallerinin de uğrak yeri. Fakat buranın özellikle turistik bir mekan olduğunu söylemeliyiz. Adres: Calle Boteros, 26, 41004 Sevilla Tel:+34655 31 35 34 Konum için tıklayın.

Bar Alfalfa

Lezzetli tapa’ları da olan, samimi bir bar. Fiyatları makul. Özellikle sangria’sı başarılı. Ortamı da çok nostaljik. Kalabalığa karışıp bir şeyler içmek ve atıştırmak isterseniz doğru adreslerden. Adres: Calle Candilejo, 1, 41004  Konum için tıklayın.

 

SEVILLA’DA KONAKLAMA

Las Casas de la Judería

Sevilla havalimanına 8 kilometre mesafede olan, Sevilla’nın ünlü Yahudi bölgesi Santa Cruz’un bir minyatürü olan otel. Pasajlar ve avlularla birbirine bağlanmış 27 geleneksel Sevilla evinden oluşan otelde, çatı katında panoramik şehir manzaralı bir yüzme havuzu, spa, geleneksel Endülüs terasları ve her gün açık büfe kahvaltı var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Otelin havalimanına ek ücret karşılığında transfer servisi de var. Oteli incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Las Casas de El Arenal

Sevilla Katedrali’ne 290 metre, Sevilla Havaalanı’na ise arabayla 20 dakika mesafede yer alan, klasik bir dekora sahip otel. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Otelin havalimanına ek ücret karşılığında transfer servisi de var. Oteli incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

La Banda Hostel

Metropol Parasol’e yürüyerek 10 dakika mesafede bulunan ödüllü bir hostel. Normal çift kişilik odaların yanı sıra dörtlü, altılı ve sekizli yatakhaneleri var. Kentin yerel manzarasını görme şansını bulacağınız harika bir terası var. Yemekler, her akşam muhteşem çatı terasında büyük bir masada servis ediliyor. Ortalama yaş aralığı 20’li yaşların ortasından 30’lu yaşların ortasına değişiyor. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Oteli incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Diğer Sevilla Otelleri İçin TIKLAYIN.

 

SEVILLA’YA ULAŞIM

Sevilla’ya Türkiye’den direkt uçuş yok. Bölgede zaman geçip Endülüs’ü gezeceksiz THY her gün Malaga’ya direkt uçuşu var. Buradan araba kiralayıp Endülüs Turu yapabilirsiniz. Arabayla Malaga Sevilla arası 2 saat 15 dakika kadar sürüyor.

Eğer treni tercih ederseniz de AVE yani Sevilla’nın hızlı trenleri ve İspanya Demiryolları’nın ana hat trenleri var. Malaga’dan AVE ile yaklaşık 2,5 saatte Sevilla Santa Justa istasyonundasınız.

Eğer Sevilla’ya havayoluyla gelecekseniz, Barselona veya Madrid’e direkt uçup oradan aktarmalı uçakla Sevilla’ya geçme şansınız da var. Iberia ve Spanair firmalarının iç hatlarda Sevilla’ya sık sık uçuşları oluyor. Zaten Sevilla Havalimanı merkeze çok yakın. Yaklaşık 10 kilometre mesafede. Buradan araba kiralayıp veya toplu taşıma kullanarak şehir merkezine geçebilirsiniz.

INSTAGRAM’A DA BEKLERİZ

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz) on

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend