Kadıköy İstanbul’un içinde kendi başına bir cumhuriyet. Yeldeğirmeni de Kadıköy’ün içindeki ayrı bir cumhuriyet. Alternatifin de alternatifi. Ülkenin en hipster semti olmaya aday. En sanat kokan, en alt-kültür, en duyarlı mahallesi de.

İşgal evi, dev muralları, tematik kitapçıları, sanatçıların atölyeleri ve yerel tasarımcıların dükkanları ile sanki Kadıköy’ün içine sanki küçük bir Berlin ya da Budapeşte sıkıştırmışlar. Aynı zamanda İstanbul’un ilk apartman semtinin olması ile de İstanbul’un şehircilik ve azınlık tarihi açısından da büyük önem taşıyor.

Biz de size hiç kimseye ihtiyaç duymadan, kendi kendinize Yeldeğirmeni’nin tüm gezilecek yerlerini elinizden tutup gezdiren haritalı bir yürüyüş rotası çıkardık. Sabahtan akşama harika bir Cumartesi günü programı. Yazması bizden, Instagram’da murallı fotoğraflar paylaşmak sizden. Bir de bizi de etiketlerseniz ne mutlu oluruz, ne mutlu oluruz.

Yeldeğirmeni’nde Nerede Kalınır?


Yeldeğirmeni rehberimize başlamadan son bir not da uzaktan gelecekler için: Yeldeğirmeni’ndeki Hush Hotel‘in hem konumu çok iyi, hem de fiyatları. Hem özel odaları var, hem de yatakhaneleri. İhtiyacınıza göre hangisini tercih ederseniz. Terası ve bahçesi de var. Tarihi binada olması da bonus. Özellikle yabancıların sıkça tercih ettiği bir yer. TripAdvisor’dan Lonely Planet’e her yerde sevilerek öneriliyor. Zaten yıllarca Best Hostel of the World grubunda olmasının bir sebebi olmalı, di mi? Hush Hotel‘i incelemek için tıklayın.

Aynı zamanda yogadan sergiye bir sürü etkinlik yapıyorlar. Neler olup bittiğini Facebook sayfalarından inceleyip, katılabilirsiniz.

Yeldeğirmeni’nin Anlamak


Yeldeğirmeni’ni anlatmaya çalışmak gibi boyumu aşan bir işe girişiyorum ya hadi bakalım. Umarım linç yemem. Zira Yeldeğirmeni aynı Balat gibi bir değişimin içinde ve tahmin edersiniz ki bir kısım insan durumdan çok memlun, bir kısım da şikayetçi…

Aynı zamanda eskiden Rum, Ermeni, Yahudi gibi azınlıklarımızın yaşadığı yerler olması bakımından da çokkültürlü bir yer. Yani nereden baksanız hassas konu.

Yeldeğirmeni’nin kaderini belirleyen 4 ana faktörden bahsedebiliriz:

1. Azınlık Mahallesi Yeldeğirmeni

Önce biraz Osmanlı dönemine saralım:

Beyoğlu ve Kadıköy azınlıkların yoğun olarak yaşadığı yerlerden. 1872’de Kuzguncuk Dağ Hamamı’nda çıkan yangın sebebiyle burada yaşayan Yahudiler daha çok Ermeni ve Rumların yaşadığı Yeldeğirmeni’ne taşınırlar.

Musevilerin buraya yerleşmesi ve semtin azınlıklarının yurt dışı bağlantıları vesilesi ile İstanbul’un ilk apartmanları burada yükselmeye başlar. Yangına açık ve izolasyonu zayıf eski İstanbul ahşap köşklerinden sonra taş apartmanların büyük ilgi görür ve hızlıca yaygınlaşır.

Bölgedeki apartmanların büyük bir kısmı Yahudiler tarafından yaptırılmış. Ben o kadar hakim değilim ama bazen bir evin kapısının üzerindeki harflerden, binaların üslubundan hangi binaların Yahudiler ait olduğu anlaşılıyormuş.

Aynı zamanda Kadıköy, Haydarpaşa Garı ve dönemin limanın burada olması sebebiyle zamanının lojistik olarak şehrin kilit noktası. Bu da bölgeye hem para akışı sağlamış, hem de çoğunlukla ticaretle uğraşan azınlıkların bu bölgeye yerleşmesinde faktör olmuş.

Bugün hala lojistik olarak İstanbul’un en şanslı semtlerinden: minibüs, vapur, otobüs, metro, motor, hepsi var…

2. İstanbul’a Göç

Derken bildiğiniz üzere 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları olur ve ülke karışır. Ermeni göçü, mülklerinin Türklere dağıtılması, sonraki yıllarda Yahudiler ve Rumlar’ın da bölgeyi büyük ölçüde terk etmesi ile semtin demografik yapısı değişir. Boşalan yerlere 1950’lerde köyden şehre göç eden Anadolu halkı yerleşir.

Artık Yeldeğirmeni’nin azınlık mahallesi kimliğinin yerini İstanbul’un merkezi, dar gelirli bir semti almıştır.

3. Sanatçı, Entel ve Alternatif Tayfanın Yerleşmesi

Bildiğiniz üzere ana akım işler büyük pazarlar ve büyük paralar bulurken, alternatif işler daha ufak kitlelere hitap edip, daha az kazanç sağlıyor. Dolayısı ile sanatçılar, hipsterlar, yaratıcı ve entel tayfa düşük kiralı merkezi bir mahalle olduğundan Yeldeğirmeni’ni tercih etmeye başlar. Keza öğrenciler ve Erasmuslular da aynı sebepten Yeldeğirmeni’ni mesken tutuyor.

Elbette çok geçmeden, mahallede bu yeni sakinlerine hitap eden alternatif mekanlar açılıyor. Yeldeğirmeni iyice hibrid bir mahalle oluyor. Bugün donları balkonda kurutmayı ayıp bulan memleketli teyze ve nudist bir kampa tatile giden multiseksüel bir çift aynı binada yaşıyor.

Ayrıca Gezi döneminde İstanbulluların belleğinden silinmiş olan mahalle kültürü ve dayanışmasının yeniden yeşermesi ile yeni sakinleri Yeldeğirmeni bir başka sahiplendi ve mahalledeki alternatif akım daha da alevlendi.

Artık Yeldeğirmeni onların da semti olmuştu. Böylece bu yeni sakinlerine hitap eden mekanlar da ardı ardına açılmaya başladı. 40 yıllık panjurcusunun yerine x kafe, terzisinin yerine z kafe açılınca, eski Yeldeğirmenliler hormurdanmaya başladılar. Kiralar da tırmanmaya başladı ve eski Yeldeğirmeniler zorlanmaya başladı. Zaten bu dönüşümle ilgili eleştirilerin çoğu da bu noktada başlıyor.

Kimisi Yeldeğirmeni’nin yeni çehresinden çok memnun, kimisi kafelerinin açılması ve kiraların artmasının başlattığı soylulaştırmadan şikayetçi.

4. Yeldeğirmeni Muralları

Mahalle kendi içinde böyle bir değişimden geçiyordu ama pek de İstanbulluların radarında bir yer değildi.

İstanbullular için Yeldeğirmeni’nin bir hafta sonu kaçamağı haline gelmesi Kadıköy Belediyesi’nin desteği ile buraya dev murallar yapılması ile başladı. Kafelerin, mekanların açılması ile de koptu gitti. Murallar gerçekten de Yeldeğirmeni’nin ruhuna acayip yakışıyor.

Yeldeğirmeni’ni gezmeye başlamadan önce bunları bilmenin, göreceğiniz bazı şeylerin neden burada ve bu şekilde yeşerdiğini anlayabilmek için çok önemli olduğundan hızlıca bir anlatmak istedik. Bunu da bitirdiğimize göre gelelim Yeldeğirmeni’nde gezilecek yerlere.

Yeldeğirmeni Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı Google Maps‘te açmak için tıklayın.

1. Ayios Yeorgios Rum Ortodoks Kilisesi
2. Flaneur Kitabevi
3. Don Kişot İşgal Evi
4. No Vacancy
5. Kuzgun Çizgi Roman Evi
6. Nadas Istanbul
7. Tasarım Bakkalı
8. Tevfik Tura Apartmanı (Demirciyan Apartmanı)
9. Değirmen Taşları
10. Eylül Sahnesi
11. Alex Maksiov
12. NOKS Bağımsız Sanat Alan
13. Sepe & Chazme 718
14. M-City
15. Writer Material
16. Pixel Pancho – Bambino
17. Treze
18. Dome
19. Amosé
20. Lonac
21. Fintan Magee
22. Bee Vintage
23. Oyuncaklı Ev
24. TAK
25. Yeldeğirmeni Kurukahvecisi
26. Claudio Ethos
27. Ankara Apartmanı
28. Celal Apartmanı
29. Kemal Atatürk Anadolu Lisesi
30. Yeldeğirmeni Sanat
31. Jaz
32. Ali İsmail Korkmaz Parkı
33. Hangart
34. Hush Hostel Yeldeğirmeni
35. Osmangazi İlkokulu
36. Valpreda İtalyan Apartmanı
37. INTI
38. Freddy Sam
39. Sunget Apartmanı
40. Dabtar
41. Arlin
42. Max On Duty
43. Omeria
44. Chu
45. The Badau
46. Ares
47. Lakormis
48. Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi
49. Kadıköy Belediyesi – Esk Reyn, Nuka ve Wicx

Yeldeğirmeni Turu Rotası

Kısacası, daha görsel olarak anlatmak gerekirse, yukarıdaki tüm maddeleri şu şekilde bir sıra ile izleyeceksiniz.

Ne kadar zaman ayırmalı? Yeldeğirmeni turumuzu sabahtan akşama tüm günün kapsayacak şekilde planladık. Merak etmeyin, uykunuza talip değiliz. Hafta sonu uykusuna doyduktan sonra saat 12 – 13 gibi bile başlasanız bile hepsi sığar.

Nasıl yapmalı? Yazımızı yürüyüş rotamızın duraklarının sırasına göre dizdik ki uğraşmadan adım adım gezebilin. Yeldeğirmeni’nin meşhur grafittilerinden, İstanbul’un ilk apartmanlarına Yeldeğirmeni’ni Yeldeğirmeni yapan tüm öğeleri gezeceksiniz.

🍴 Aç Ayı Oynamaz. Kahvaltı Yapmayanları Böyle Alalım: Küff

Turumuza muhitin tam da kalbinde kahvaltı yaparak başlayalım dedik. Eğer toksanız da yine  buradan başlamanız sizin için kolaylık olur çünkü gezilecek tüm yerleri rotaya göre sıraya dizdik. Zaten rotamız bir 8 yapıyor, ve burası da her iki halkanın kesiştiği nokta.

Baktığınızda Yeldeğirmeni’nde birçok kafe var ve hepsi her daim dolu. Üçüncü dalga kahvecisinden kombucha çayına her türlü içeceği bulmak mümkün. Ancak mahallenin büyük bir eksikliği var, o da yemek. İşte Küff adeta bu boşluğu kapatmak için açılmış gibi.

Açıldığı günden bu yana kahvaltıları ile ünlenen mekan, kısa bir süre sonra geliştirdiği menü içeriği ile artık günün her saati her türlü yemeği bulabileceğimiz bir mekan haline geldi. %100 bir Kadıköy klasiği.  Konum için tıklayın.

Ama azıcık dişinizi sıkarsanız hemen 1-2 durak sonra size ikinci bir kahvaltı seçeneğeni daha sunduk. Ona da bir göz atın.

1. Ayios Yeorgios Rum Ortodoks Kilisesi

Ayios Yorgios Rum Ortodoks Kilisesi, 1961 yapım tarihi ile Türkiye’de en son yapılan kilise olarak biliniyor. Şimdiler de mahalle de pek azınlık kaldığı söylenemez. Konum için tıklayın.

2. Flaneur Kitabevi

Yeldeğirmeni’nin önemli bir özelliği bağımsız kitapçı ve yayınevine ev sahipliği yapması. Ana akım kitap satmayan, ufak cirolu tematik kitapçılar burada hem okuyucu, hem de uygun fiyatlı dükkan bulabildikleri için Yeldeğirmeni’ni mesken edinmişler. Flaneur de uğranmaya değerlerinden bir tanesi.

Hayatına ilk olarak bir yayınevi olarak başlamış. 2012 yılından beri bağımsız grafik-roman yayıncılığı yapıyor. Yeraltı çizgilerinden biyografilere, sürreal çalışmalardan edebiyata uzanan geniş seçkisiyle yayıncılığın yanı sıra düzenlediği atölye, gösterim ve seminerler ile de bu alanlara katkıda bulunuyor. Flaneur’un Yeldeğirmeni’nde dükkanında da içine girdiğinizde kendinizi kaybolacağınız bir evrende bulacaksınız. Konum için tıklayın.

3. Don Kişot İşgal Evi

“Ey mülk sahipleri!
Mülklerinizi hayatımıza bir çöp olarak bırakamazsınız.
Ya gelip mülklerinizi düzenler, hizmete sunarsınız;
Ya da biz girer temizler bütün canlıların hizmetine sunarız.”
– Sancho Panza

Şu an önünde olduğunuz yer eskiden Türkiye’nin ilk işgal evinin olduğu yerdi. İhtilaf olduğu için yıllarca atıl kalıp, çürüyen bir binayı mahalleye kazandırmayı hedefleyen mahalleli gençlerin kurduğu Yeldeğirmeni Dayanışması yani Don Kişotlar, binayı işgal ettiler. Bira yapım atölyesinden tutun da bisiklet korteji düzenlemeye, Kuzey Ormanları Savunması’na desteğe varan, anarşist ve aktivist bir sosyal merkez olmuştu.

Ama sonra binayı yıktılar ve oluşumun da fişi çekildi. Artık var olmayan bir şeyi nereden rotaya ekliyorsun derseniz; bir zamanlar varolmuş olması bile Yeldeğirmeni’ne dair bir şeyler anlattığından. Merak ederseniz şuradan eski Facebook sayfasını karıştırabilirsiniz. Konum için tıklayın.

🍴 Alternatif Kahvaltı: Breakfast Of Pan

Hemen Küff’e 1 dakika yürüme mesafesindeki, eğlenceli menüsünde kendi bagel ve kruvasanını hatta serpme kahvaltı içeriğini kendin yarattığın, ekmek üstü yumurtalı seçenekleri ve omletleri ile meşhur bir kahvaltıcı olan Bop Breakfast Of Pan da sevdiğimiz bir kahvaltıcı. Konum için tıklayın.

4. No Vacancy

Mahallede çok fazla dükkan yok, ama az ve öz birkaç yer var. Bunlardan birisi tasarımcı arkadaşımız (bilin bakalım bizim logomuzu kim çizdi?) Ece’nin No Vacancy isimli ufak butiği. Hem dışarıdan ürün alıyor, hem de kendi üretimi t-shirt, takı, çanta gibi şeyleri satıyor. Elbette içindeki ürünler de Yeldeğirmeni ruhunu yansıtıyor. Yolunuzun üzerinde olunca haber verelim dedik. İçeri bi bakın, bazen çok tatlı şeyler denk gelebiliyor. Konum için tıklayın.

5. Kuzgun Çizgi Roman Evi

Kuzgun Çizgi Roman Evi, mahallenin tek çizgi roman kitapçısı. Kapısından girdiğinizde, tüm ‘70ler, ’80ler karşınızda! Raflar, Teksas, Tommiks, Zagor, Kaptan Swing, Mandrake, Red Kit, Süperman, Batman çizgi romanları ile rengarenk. Çizgi roman tutkunu olmasanız bile uğramayı ihmal etmeyin deriz. Konum için tıklayın.

6. NADAS İstanbul

Kendisini yeni ve yaratıcı bir mekân olarak tanımlayan NADAS, Yeldeğirmeni’nin en yenilerinden. Mekân, kendini tabiri ile “kentsel biyoçeşitliliğe odaklanarak bitki, insan ve diğer canlı türlerinin uyumuna değer veren bireysel çalışmaları ve topluluk projelerini destekliyor.”

Yaratıcı atölye çalışmalarından bahçecilik ve bitki yetiştirme eğitimlerine, stüdyo çalışmalarından konaklamaya, film gösterimlerinden ürün satışına ve hatta ortak çalışma alanına kadar birçok şey Nadas’ta mevcut. Konum için tıklayın.

7. Tasarım Bakkalı

‘Ulaşılabilir sanat’ mottosuyla, her ay farklı sanatçıların sergilerine ev sahipliği yapan bir sanat mekanı ve etkinlik alanı. Yerel sanatçı ve tasarımcıların, ürünlerini paylaştıkları bir açık alan. Yalnız burası, sadece Cumartesi ve Pazar günleri 12.00-18.00 saatleri arası açık. Konum için tıklayın.

8. Tevfik Tura Apartmanı (Demirciyan Apartmanı)

İlk ismi Demirciyan Apartmanı olan Tevfik Tura Apartmanı, İstanbul’un ilk apartmanlarından. Kadıköy’e 18. yüzyılda Artvin taraflarından gelmiş oldukları ve ticaretle uğraştıkları tahmin edilen Ermeni kökenli Demirciyan Ailesi tarafından yaptırılmış olan apartmanın yapılış tarihi kesin olarak bilinmiyor. Ama binaya ait en eski kayıtlar 1906 yılında başlıyor. 1938 techiri sonrası apartmana devlet koyunca, mülk el değiştiriyor. Apartmana şu an ismini veren Tevfik Tura’nın ise kim olduğuna dair kesin bir bilgi yok. Fakat halk arasında, kendisinin, zamanında kadı ve vali yardımcısı olarak görev yapmış biri olduğu söyleniyor. Konum için tıklayın.

9. Değirmen Taşları

Mahallenin ismi 17. yüzyılda  I. Abdülhamid un öğütmek için burada  yaptırdığı 4 adet değirmenden geliyor. Tabi o zaman buralar çayır çimen, etrafta rüzgar kesen bina da yok, boğaz esintisi ile değirmenler mis gibi dönüyormuş. Bugün hala mahallede çokça fırınlarının olmasının sebebi de bu değirmenler.

Bugün bu değirmenler yok ama değirmen taşlarını bu şekilde Yeldeğirmeni’nin en önemli meydanında anıtlaştırmışlar. Anlamlı ama pek de güzel olmayan bu enstalasyona da geçerken şöyle bir bakarsınız. Konum için tıklayın.

10. Eylül Sahnesi

Türkiye’nin hiç bir semtin de Kadıköy’deki kadar sahne yoktur herhalde? Elbette Kadıköy ve Yeldeğirmeni’ne kimliğini veren faktörlerden biri de sanatın yuvası olması.

Eylül sahnesi de Tiyatro-cafe konseptinde bir mekan. Bir oyuna denk gelecek şekilde program yapmayı düşünebilirsiniz. Nereden takip edeceğiz derseniz ne websitelerini bulabildim, ne de sosyal medya kanallarını aktif olarak kullandığına ikna oldum. O yüzden en garantisi bir alo demek: 0533 028 29 44 Konum için tıklayın.

11. Alex Maksiov

Geldik rotamızın ilk muralına!

Hemen Eylül Sahnesi’nin devamındaki sokakta, Osmanağa, Talimhane Sk. No:2’de, Ukraynalı sanatçı Alex Maksiov’un İstanbul’un martısı ve simidinden esinlendiği murali bulunuyor. Konum için tıklayın.

Yeldeğirmeni’nin adını İstanbul’a duyuran, fotoğraf makinasını alanı Yeldeğirmeni’ne getiren şey hiç şüphesiz murallar oldu. O yüzden burada bir durup, bunu Kadıköy’e kazandıran Mural İstanbul’a va grafitti kültürüne girmek lazım.

MURAL & GRAFITTI

Öncelikle turun tam da bu noktasında, Mural ve Grafitti arasındaki yol ayrımına bakmak gerekiyor. Her ikisi de sokak sanatının bir dalı olmakla beraber, grafittiler, temelde, yerel otoritelerin izni olmadan, deyim yerindeyse usulsüzce yapılan gerilla işlerden oluşuyor. İşin güzelliği de buradan geliyor.
Grafitti’ler, alt kültürler açısından otoriteye karşı bir başkaldırı ve anarşik bir duruş niteliği taşıyor.

Dolayısı ile grafitti sanatında, hız ve atikliğin önemli bir yeri var. Yetkililere yaklanmadan yapılması gereken gerilla eserin (ki bu daha çok sanatçını imzası veya mahlası oluyor) olabildiğince seri ve çabuk bir şekilde tamamlanması gerekiyor. Sanatçılar bu işten herhangi bir para kazanmıyor ama şehre imzalarını bırakmış oluyorlar. Bir kişinin grafittisinin üzerine bir diğer kişinin kendi grafittisini yapması saygısızlık olarak kabul ediliyor ve bu dünyada hiç hoş karşılanmıyor. Grafitticilerin kendi aralarında çete gibi grupları olabiliyor. Bu grupların bireyleri, birlikte çalışıp her zaman birbirlerinin arkasını kolluyor.

Murallar ise grafittilerden ayrı olarak yerel otoritelerden izin alınarak, yasal yollarla ve sanatçıya verilen para karşılığında yapılıyor. Murallar işin büyüklüğüne ve eserin ne kadar detaylı olduğuna bağlı olarak 3 günde de bitebiliyor, 1 haftada da. Murallar, grafittilere göre çok daha büyük ölçekli oluyor. Fakat bir muralı tamamlamak için acele etmesine gerek olmuyor çünkü zaten tüm süreç yasal bir şekilde işliyor.

Murallar, herhangi  bir kişi, kurum tarafından sanatçıya sipariş de verilebiliyor. Grafitti dünyasında ise böyle bir şey mümkün değil. Mural yapan sokak sanatçılarının, sanatçı kolektifleri oluyor. Bu kolektiflerde, birden fazla sanatçı birleşip toplu olarak bir duvara eser yapabiliyor.

MURAL İSTANBUL

İstanbul’da mural kültürü ile 2012’de Yeldeğirmeni’nde başladı diyebiliriz.  O zamandan beri Mural İstanbul adlı ekip, tüm Türkiye’den ve dünyadan tanınmış sanatçıları, Kadıköy Belediyesi desteği ile İstanbul, Yeldeğirmen’i sokaklarına davet ediyor ve her sene onlara tahsis edilen duvarlara eserlerini bırakıyorlar.

Yıllar içinde şehirde dört gözle beklediğimiz bir festivale dönüşen Mural İstanbul sayesinde, Kadıköy sokaklarında 40’a yakın gri duvar, harika çalışmalarla renklendi. Başta, İstanbullu sanatçılardan Esk Reyn olmak üzere, tüm Mural İstanbul ekibi, yıllardır bu festivali yaşatmak ve sürdürülebilir tutmak için büyük bir özveri ile çalışıyor ve organizasyon sürecini üstleniyor. Hangi sanatçının ne zaman hangi adreste hangi duvara ne kadar süre ile çalışma yapacağı festival öncesinden belli oluyor ve ekip tarafından sosyal medya kanallarında açıklanıyor. Siz de belirtilen tarihlerde belirtilen adrese gidip sanatçıyı iş üstünde izleyebiliyorsunuz.

Fakat 2019’da Kadıköy Belediyesi, Mural İstanbul ekibini ekarte ederek, kendi başına yeni bir festival yapmaya karar verdi. Bunca senedir emek veren ve projeyi başlatan ekibi çıkarmaları camiada büyük tepki ile karşılandı. Yeni adını da festivalin ilk yıllarındaki ismi olan Muralİst koymaları da emeğe saygısızlık algısını pekiştirdi. Böylece bir anlamda, şehirde sokak sanatı bilinci oluşmasına ön ayak olan festivale el koymuş oluyor. Sanatçılar da bu haksız duruma başkaldırıyor. Umarız iki taraf arasındaki anlaşmazlık bir an önce son bulur ve Mural İstanbul hız kesmeden kaldığı yerden devam eder.

12. Noks Bağımsız Sanat Alanı

Fotoğraf ve video işleri üreten yeni sanatçılara görünürlük sağlayan, özellikle de bu çevreden sanatçıların işlerine yer veren bir galeri ve sanat alanı. Zaman zaman sergilere ev sahipliği yapıyor. Eğer önünden geçerken açıksa ve sergi varsa kısaca uğrayıp sergilenen işlere göz atabilirsiniz. Konum için tıklayın.

13. M-City

Polonyalı sokak sanatçısı M-City tarafından yapılmış, siyah beyaz, distopik mural, MURAL IST 2014’ten beri, Osmanağa, Talimhane Sk. No:55’te bulunuyor. Konum için tıklayın.

14. Sepe & Chazme 718

Hemen M-City’nin karşısısında da, Osmanağa, Talimhane Sk. No:5’te, yine MURAL IST 2014’ten bir başka Polonyalı sanatçı olan Sepe & Chazme 718’nin geometrik formlardaki muralı bulunuyor. Konum için tıklayın.

15. Writer Material – Renassiance

MURAL IST 2017’nin en renkli çalışmalarından biri, Türkiye’den Writer Material’in Renassiance isimli Osmanağa, Reşit Efendi Sk. No:45’deki mural. Konum için tıklayın.

16. Pixel Pancho – Bambino

Eserlerinde robot figürünü öne çıkaran İtalyan sanatçı, Pixel Pancho – Bambino’su, MURAL IST’in ilk yılı olan 2012’de tamamlanan ilk mural olma özelliğini taşıyor. Adres: Nüzhet Efendi Sokak No: 37 Konum için tıklayın.

17. Treze

İspanyol sanatçı Treze’nin, bir otel duvarını komple kaplayan çalışması. Adres: Osmanağa Mahallesi, Reşit Efendi Sokak No:12 Konum için tıklayın.

18. Dome – Noah

Tura, MURAL IST’in ilk yılı olan 2012’de, uzun yıllardır siyah-beyaz çalışan Alman sanatçı Dome’nin boyadığı, Nuh’un Gemisi’ni yorumladığı ‘Noah’ ile başlıyoruz. Adres: Rasimpaşa Mahallesi, Tayyareci Sami Sokak No:1o Konum için tıklayın.

19. Amosé – Family

Fotoğraf Kaynak: Eser Çoban

Biraz ilerleyince karşınıza çıkacak Kırmızı Kuşak Sokak’ta da, yine MURAL IST’in ilk yılı olan 2012’de, geometrik insan figürleri çalışan Fransız sanatçı Amosé tarafından boyanmış, Family yani Aile eseri karşınıza çıkıyor. Adres: Rasimpaşa Mahallesi, Kırmızı Kuşak Sokak No:12 Konum için tıklayın.

20. Lonac

Hırvatistanlı sanatçı Lonac’ın devasa oturan kadın çalışması da MURAL IST 2018’den beri Rasimpaşa, Kırmızı Kuşak Sk. No:17’de bulunuyor. Konum için tıklayın.

21. Fintan Magee

Sırada, Rasimpaşa, Nakil Sk. No:17’de bulunan, Avustralyalı sanatçı Fintan Magee’nin, MURAL IST 2017’de yaptığı, yağmur duası eden insanları var. Konum için tıklayın.

22. Bee Vintages

Vintage ve ikinci el ürünler satan bir dükkan. Pazar ve pazartesileri kapalı. Kapıları 12.00-20.00 arası açık. Konum için tıklayın.

🍴 Yorulduk mu? Roots Cafe & Botanique

Lütfen yorulur musunuz? 😀

Yorulmadıysanız bile en azından atmosferini solumak için kendinize bir kahve ısmarlayın deriz. Roots, sıradan bir kafe değil. Sanki İskandinavya’ya ışınlanmışsınız gibi hissetmenizi sağlayan mekân, sade ve naif tasarımı, her taraftan fışkıran bitkileri ile verdiği huzur ve dinginliği ve enfes kahveleri ile mahallelinin favorilerinden. Girişinden de de çok tatlı tasarım ürünler ve bitkiler satılıyor.  Konum için tıklayın.

🍴 Ya Da Cafe Mu

Biz Roots’un ambiyansını daha çok seviyoruz ama Cafe Mu, da geleni geçeni izlemek için ideal konumu ile çok sevilen bir yer. Laptopunu kapan mahallenin bir kahve parasına zorla ortak çalışma alanına döndürdüğü yerlerden diyebiliriz. Neyse ki onlar misafirperverler, oturanlar tatlıların gel geline düşecek kadar iradesiz.  😀  Seçim size kalmış. Konum için tıklayın.

23. Oyuncaklı Ev

Gelelim hem hikayesi, hem de görseli ile sosyal medyanın favorilerinden biri olan, aynı zamanda Yeldeğirmeni’nin ruhunu yansıtan bir başka oluşum olan Oyuncaklı Ev’e.

Uzun Hafiz Sokak’ta, ailesine ait 135 nolu binada yaşayan Ecevit Çalışkan’ın çocukluğunda hiç bir oyuncağı olmamış. Hep içinde ukte kalmış. O yüzden evinin dışını çocukluğında sahip olamadığı  oyuncaklarla kaplamış.

Instagram sayesinde yakın zamanda viral olan ve başlıbaşına bir fenomene dönüşen evin oyuncakları sürekli değişiyor ve yenileniyor. Çünkü insanlar, evi süslemek için Ecevit Bey’e yeni oyuncaklar gönderiyorlar, ya da beğendikleri bir oyuncak olduğunda Ecevit Bey almalarına izin veriyor. Yani her önünden geçişinizde farklı oyuncaklar görebilirsiniz. Gerçekten egzantrik bir ev. Konum için tıklayın.

24. TAK (Tasarım Atölyesi Kadıköy)

TAK yani Tasarım Atölyesi Kadıköy, Kadıköy Belediyesi’nin, tasarımcılara çalışma alanı sağlamak amacıyla uzun süredir boş duran Tarihi Özen Sineması’nı yeniden işlevselleştirmesi ile oluşmuş bir yaratıcı hub. Hani öyle tursitik bir yer değil, ama böyle oluşumların burada vücud bulması, mahallenin kimliğine dair ipuçları taşıyor. İsterseniz içine girip görebilirsiniz. Konum için tıklayın.

25. Yeldeğirmeni Kurukahvecisi

Fotoğraf Kaynak: Eser Çoban

Mahallenin ünlü kurukahvecisi. Eviniz için taze çekilmiş çekirdek kahvelerinden satın alabilir veya Türk Kahvesi molası verebilirsiniz. Konum için tıklayın.

🍴 Müdavim Lokantası’nda Öğle Yemeği

Fotoğraf Kaynak: Instagram

İstanbul’un en sevdiğim yanlarından biri, mahalle aralarında eskiden beri kalan veya yeni açılan, çeşit çeşit ev yemeklerini görerek, beğenerek, seçerek aldığım esnaf lokantaları. İşte Müdavim Lokantası da onlardan biri.

Masaya gelen servis setinden, her masada duran ve sizi su içmeye teşvik eden bir sürahi suya, camın arkasından size göz kırpan çeşit çeşit yemeğe Müdavim’deki her şey güzel, özenli ve sizi acıktırıyor. Öğle yemeği için kesinlikle terchimiz burası ama pazarları kapalı olabilir. Konum için tıklayın.

🍴 Yeldeğirmeni Sandviççisi

Müdavim öncelikli tercihimiz ama öğle yemeğini hızlı bir şekilde geçiştirmek isterseniz atıştırmak isterseniz, semtin en klasikleşmiş noktalarından Yeldeğirmeni Sandviççisi’ne uğrayabilirsiniz. Yalnız kimi zaman açık olmadığı oluyor başta uyaralım. Açık yakalarsanız, burada kendinize bol malzemeli bir sandviç yaptırıp, elinizde yiye yiye rotaya devam edebilirisiniz. Konum için tıklayın.

26. Claudio Ethos

Biraz ileride, Brezilyalı sanatçı Claudio Ethos’un, Mural-IST 2012’ya ait muralı da İskele Sokak No 63’te görülebilir. Sanatçının, çalışacağı duvara bir dilek balonu çarpmış o da bu eseri yapmaya karar vermiş. Konum için tıklayın.

27. Ankara Apartmanı

Yahudi apartmanlarından olan ve Menase Apartmanı olarak da bilenen Ankara Apartmanı, İskele Sokak ile Taşlıbayır Sokak’ın kesişim noktasında, Celal Muhtar Apartmanı’nın karşı köşesinde bulunuyor. Konum için tıklayın.

28. Celal Apartmanı

Hemen Ankara Apartmanı’nın karşısında ilk Türk apartmanı olarak geçen Celal Apartmanı’nı göreceksiniz. Tahmin edeceğiniz üzere adını apartmanı yaptıran kişiden almış. Celal Muhtar Bey doktormuş ve 1. Dünya Savaşı döneminde, Hilal-i Ahmer yani Kızılay’ın yöneticiliğini yapıyormuş. Dönemin korkulan hastalığı frengi üzerina yaptığı çalışmalar saygınlığını pekiştirmiş.

Kendisi hep bu apartmanda yaşamış. Gözlerinin artık görmediği dönemde Yeldeğirmeni çarşısına çıkar, esnaf arkadaşları ile otururmuş. Konum için tıklayın.

29. Kemal Atatürk Anadolu Lisesi

1894 yılında Fransa’dan Oblates de l’Assomption rahibeleri gelir ve Moda’daki Şifa Hastanesi’nde (bugüne gelmeyi maalesef başaramamış) çalışırlar. 1906′ da da Yeldeğirmeni’ne Notre Dame du Rosaire Kilisesi’ni ve yanına Sainte Euphemie Fransız Okulu’nu açarlar.

1911 yılında bir komplekste çıkan bir yangında manastır ve kilise bölümleri büyük ölçüde, okul binası ise kısmen hasar görmüş. Yangın sonrası komplekste yapılan tadilat ve büyütme çalışması sonrası 1912 yılında bugün ki görüntüsüne ulaşmış.

İlk ve orta okulu burada bitiren öğrenciler, daha sonra Moda’daki Notre Dame de Sion’a devam ederler. Hem yatılı, hem de gündüzcü öğrencileri vardır. O zaman da yabancı okulları yüksek ücretli özel kolejlermiş.

1935 yılında uygulanmaya başlayan “Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun” din insanlarının dini binalar dışında dini kıyafetlerini giymesini yasaklar. Özellikle de okul ve sokaklarda giyilmesi engellenir. Durum böyle olunca kolejlerde öğretmenlik yapan rahibe ve papazlar ülkelerine dönerler. Böylece birçok okulun içi boşalır ve dervolmak durumda kalırlar.

Saint Euphemie Okulu da bu kanundan nasibini alan okullardan olur. 1935 yılında devrolur ve 3. Orta Mektep adı ve yeni kimiliği ile tekrar hizmete girer. Son olarak da 1950 yılında Kemal Atatürk Ortaokulu adını alır. 1999 depremi sonraki oluşan çatlaklar nedeniyle kapatılmıştı ama sanırım tadilat görüp tekrar açıldı. Konum için tıklayın.

30. Eski Notre Dame du Rosaire Kilisesi,  Yeni Yeldeğirmeni Sanat

Bir önceki maddede 1895 yılında Sainte Euphemie Fransız Okulu (Atatürk Anadolu Lisesi) ile beraber yapıldığınından bahsettiğimiz kilise.  Zaten bitişik iki binalar.

Uzun süre atıl olarak duran
Notre Dame du Rosaire Kilisesi, Kadıköy Belediyesi tarafından kamulaştırılarak konser, atölye, seminer, film gösterimi ve söyleşilere ev sahipliği yapan bir mekân olarak faaliyet göstermeye başladı. Yeni adı Yeldeğirmeni Sanat oldu. Merkezin muhabbeti ve bilgisi bol güvenlik görevlileri eşliğinde gündüz bir tur atabilir, veya programını takip ederek etkinliklere katılabilirsiniz. Konum için tıklayın.

31. Jaz – One Against One

Kilise ve okulun tam karşısında, Jaz takma adı ile bilinen, Franco Fasoli adlı Arjantinli sanatçının, Mural-IST 2013 için yaptığı, güçler çatışması ve ikilik kavramlarını işlediği devasa epik murali ‘One Against One’. Ali İsmail Korkmaz Parkı ile yan yana olması tesadüf olmasa gerek. 😉  Adres: Rasimpaşa, İskele Sk. No:58 Konum için tıklayın.

32. Ali İsmail Korkmaz Parkı

Yeldeğirmeni Dayanışması ve Kadıköy Belediyesi işbirliği ile, burada bulunan küçük otopark alanı parka dönüştürülmüş, ismi de Gezi olayları sırasında hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ı anmak adına Ali İsmail Korkmaz Parkı konmuş.  Konum için tıklayın.

33. Hangart

Yeldeğirmeni, kuşkusuz sadece kafeleri ile meşhur olmadı. Mahallenin bu kadar popüler hâle gelmesinde sanatçı ve tasarımcı atölyelerinin de bir rolü var. İşte bu noktada mahallenin kültür-sanat alanında en eski mekânlarından biri olan Hangart’ı da anmadan geçemeyiz. Akustik sahnesi, kafesi, atölye alanı ve galerisi ile Hangart, bu noktada multidisipliner bir program sunuyor. Konum için tıklayın.

34. Hush Hostel Yeldeğirmeni

İşte yazının başında uzaklardan gelecekler için önerdiğimiz hostel. Yeldeğirmeni’nin tarihi apartmanlarından birinin hostele çevirilmesi ile oluşturulan Hush’ın hem ucundan deniz gören bir terası, hem de bahçesi var. Yeldeğirmeni’nin merkezi sokaklarından birinde ve ulaşım hatlarına çok yakın olması da avantaj. Hush‘un websitesi için tıklayın. Konum için tıklayın.

35. Osmangazi İlkokulu

Yeldeğirmeni’nin kültür mozağine Haydarpaşa Garı’nın inşası sırasında (1902-1914) İtalyan ve Alman mühendis ve ustalar da eklenmiş.

Osmangazi İlkokulu da, işte bu inşaaat için gelen Alman mühendislerin kendi çocukları için yaptırdıkları bir okul. 1918’de Osmanlı-İngiliz Okulu, 1935’te Türk Koleji olan okul, 1950’den beri Osmangazi İlkokulu olarak eğitim öğretime devam ediyor. Konum için tıklayın.

36. Valpreda Apartmanı

Yeldeğirmeni, İstanbul’un ilk apartman semtlerinden. İskele Sokak’ta bulunan Valpreda İtalyan Apartmanı da İstanbul’un en eski apartmanlarından. Tarihi 1909 olarak biliniyor. İsmi neden İtalyan diye soracak olursanız, cevap, Haydarpaşa Garı’nın yapımında çalışan işçilerin ve mühendislerin İtalyan olması ve bu apartmanda kalmış olmaları.

Art nouveau üslubundaki apartman, Musevi cemaatinden, döneminin ileri gelen isimlerinden Levi Kehribarcı tarafından yaptırılmış. Apartman uzun süredir restorasyonda. Çok yıkık dökük durmasına rağmen yine de çok güzel. Konum için tıklayın.

37. INTI – Resistancia

INTI’nin Mural-IST 2013’de o sıralarda devam eden Gezi Parkı eylemlerine atfen yaptığı, ‘Resistancia’ isimli murali. Adres: Rasimpaşa, Macit Erbudak Sk. No:35 Konum için tıklayın.

38. Freddy Sam – In Dreams

Freddy Sam’in yani Johannesburglu sanatçı Ricky Lee Gordon’un, Afrika’ya göderme yapan murali. Adres: Karakolhane Cd No:83 Rasimpaşa Mh. Konum için tıklayın.

39. Sünget Apartmanı

Haydarpaşa Garı inşasında çalışan Alman mühendis ve mimarların kendilerine lojman olarak yaptıkları Sünget Apartmanı. Konum için tıklayın.

40 & 41. Dabtar ve Arlin

Captain Borderlain kolektifinden Alman sanatçı Dabtar’ın, Mural-IST 2013’e ait çalışması sufi de Arlin’in yanındaki duvarda yer alıyor. Konum için tıklayın.

Arlin (kaplanlı olan), Mural-IST 2018’in, Brezilyalı katılımcılarından. Kendisinin rengarenk kaplan muralı için Adres: Rasimpaşa, Mühendis Sarı Ali Sk. No:26 Konum için tıklayın.

Az sonra bahsedeceğimiz murallarin bulunduğu Ayrılık Çeşme Sokak oldukça tatlı ve renkli evlerle dolu. O yüzden bu noktada fotoğraf makinanızı hazır bulundurun.

42. Max On Duty

Fotoğraf Kaynak: Eser Çoban

Mural-IST 2018’in sürpriz sanatçılarından Max On Duty’nin çalışaması da Rasimpaşa, Ayrılık Çeşme Sokağı No:50’de. Konum için tıklayın.

43. Omeria

Fotoğraf Kaynak: Eser Çoban

Mural-IST 2018’den, Türk sanatçı Omeria’nın renkli çalışması da yine aynı sokak olan Rasimpaşa, Ayrılık Çeşme Sokağı No:56da bulunuyor. Konum için tıklayın.

44. Chu – Power & Boundaries

Fotoğraf Kaynak: Eser Çoban

Arjantinli sanatçı Chu‘nun MURAL IST 2016’ya ait Power&Boundaries isimli soyut murali, Rasimpaşa, Halitağa Cd. No:57’de bulunuyor. Konum için tıklayın.

45. Gece İçin Kimseye Söz Vermeyin! – The Badau

Fotoğraf Kaynak: Instagram

Ünü Yeldeğirmeni ve Kadıköy sınırlarını çoktan aşmış bir mekân var sırada: The Badau, Eren ve Güliz Noyan’ın açtığı mekân bir caz kulübü. Bence kulübü diğer caz kulüplerinden ayıran en önemli özelliği mutfağında, programlamasında, iletişiminde, konuk ağırlamasında aynı özenin, dokunuşun ve sıcaklığın hissedilmesi. Ufacık ve çok samimi bir mekan, kendinizi sahnenin önünde, müzisyenlerle yan yana, karşı karşıya, dip dibe oturuken bulmamız muhtemel. Menü de zaten bizzat Eren Noyan’ın elinden çıkıyor.

Buraya kadar gelmişken akşama Badau’ya kalmamak büyük kayıp olur ancak çok az masası olduğu için yer bulmak problem. Gelmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın!

Konum için tıklayın.

Son dakikacılar da düşüdük: Burada yer bulamazsanız Kadıköy’ün harika 8 meyhanesinden birininde şansınızı deneyebilirsiniz: Kadıköy Meyhaneleri

Yeldeğirmeni’ne Hala Doyamadıysanız Turunuza Buraları da Ekleyebilirsiniz

Aşağıdaki muraller için biraz daha yürümeniz gerekiyor.

46. Ares

Türkiye’den Ares’in, Mural-IST 2016’ya ait murali, Acıbadem, Bedrettin Sokağı No:5’te görülebilir. Konum için tıklayın.

47. Lakormis

Yine Türkiye’den, İstanbullu sokak sanatçısı ve illüstratör Lakormis‘in Mural-IST 2016’ya ait murali de Acıbadem, İsmail Hakkı Bey Sk. No:39’da kalıyor. Konum için tıklayın.

48. Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi

1906 yılında inşa edilmiş, bugüne değin konut olarak kullanılan bir konak, Kadıköy Belediyesi tarafından restore edilerek 2016’da Karikatür Evi’ne dönüştürülmüş. Özellikle çocuklar için ücretsiz karikatür atölyeleri düzenleyen merkezde, karikatür ve mizah dünyasından isimlerle buluşmalar, söyleşiler ve paneller gerçekleştiriliyor. Konum için tıklayın.

49. Esk Reyn, Nuka ve Wicx

Mural-IST 2015’te, 3 ayrı murala imza atan Türkiyeli sanatçılar Esk Reyn, Nuka ve Wicx’in eserleri de Kadıköy Belediyesi’nin duvarlarını süslüyor. Bu arada Esk Reyn, ilk Mural IST’ten beri festivalin yürütücülüğünü üstleniyor. Konum için tıklayın.

Teşekkürler

Bu rehberi toplarlarken yazılarından faydalandığımız Gazete Kadiköy’e, Yeldeğirmeni üzerine kitap yazmış Arif Atılgan’a ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümünde yaptığı yüksek lisans tezinden yararlandığım Canay Tunçer’e tüm katkıları için teşekkürler.

Diğer İstanbul Semt Turlarımız

Bu semt turumuzu sevdiyseniz, 3 tane daha semt turu önerimiz var:
Büyükada rehberimizle kalabalıkları ekin
– İstanbul’un en havalı semti Arnavutköy‘de dolce vita yapın
– Yükselen trend: Balat Turu

2 YORUM

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend