Öncelikle önemli bir kafa karışıklığını gidererek başlamakta fayda var: Kotor hem tarihi şehrin, hem tarihi şehrin içinde bulunduğu bölgenin, hem de bölgenin içinde bulunduğu koyun adı. Sadece Kotor Stari Grad’ı yani Kotor’un tarihi merkezini görüp dönenler ÇOK şey kaçırıyor. Kotor Körfezi’nde mutlaka görülmesi gereken peri masalı gibi yerler var!

O yüzden daha doğru bir plan yapabilmek için, henüz okumadıysanız Kotor Körfezi’nde görülmesi gereken tüm yerleri ve nasıl bir tur planlamanız gerektiğiniz anlattığımız ⇨ KOTOR ⇦ yazımızdan başlayın deriz.

Okumakta olduğunuz yazımız da onun bir alt başlığı niteliğinde. Bu yazımızda sadece Kotor Stari Grad’daki, yani tarihi şehrin içindeki, gezilecek yerleri ve önerilerimizi bulacaksınız. Kotor Stari Grad = tarihi Kotor şehri


Bunu netleştirdiğimize göre size Kotor aşkımızı dökmeye başlayabiliriz. Kotor Stari Grad gördüğünüz, göreceğiniz en güzel ortaçağ yerleşimlerinden. Aynı Kapadokya gibi UNESCO’nun hem tarihi, hem de doğal miras listesinde. İnsan elinin değip de, bozmak bozmak yerine güzelleştirdiği nadir yerlerden.

Sanki bulunduğu coğrafyanın en güzel yanları seçilerek ideal karışım yaratılmış: Venedik tarzı masalsı mimari, Balkan insanın sıcaklığı, Andriyatik Denizi’nin cazibesi ve İtalyan mutfağı, hepsi, bu tipi Dubrovnik’i andıran tatlı Orta Çağ yerleşiminde birleşmiş. Geçirdiği 2 büyük depremde şehrin yarısı yıkılmış olsa da azim ve güzellikle tekrar ayağa kaldırılmış.

Ne Zaman Gitmeli & Ne Kadar Kalmalı


Ne zaman derseniz; Balkan turunda “geçerken bir uğrayayım” kafasında geliyorsanız her mevsim uğrayabilirsiniz. Mesela cruiselar 365 gün gelmeye devam ediyor. Neticede tarihi şehir her mevsim gezilir ama yukarıda da söylediğimiz gibi buraya geçerken uğramak hem yazık olur, hem de çok önemli bir kısmı eksik kalır. Kotor Körfezi’nin tamamını gezmeden ayrılmak İstanbul’a gelip, sadece Topkapı Sarayı’nı görüp ayrılmaya benzer. İdeali 4-5  günlük bir Karadağ tatili ayarlamak, bunun 2 gününü de Kotor bölgesinde geçirmek. İşte en doğru zaman Haziran ve Eylül. Temmuz ve Ağustos yüksek sezon olduğu için 2. sırada geliyor. Bu aylarda Kotor Körfezi o kadar yoğun olmuyor ama Budva’ya gidecekseniz kalabalıklar ve trafik çıldırtabilir.

Tarihi Kotor’u (Stari Grad) birkaç saatte gezersiniz ama Kotor Körfezini hakkıyla gezebilmek için en az 2 gün gerekli.  Şunun altını çize çize söylemek isteriz ki; eğer sadece tarihi Kotor’u görüseniz çok şey kaçırsınız. 1 gün de Kotor Körfezi’ni dolanırsınız, ama tadını çıkaramazsınız. O yüzden önerimiz en az 2 gün. Bir de yazın gidiyorsanız 12-17 arası sıcaktan perişan olmanız muhtemel. Ona göre planlayın.

Lafı daha fazla uzatmadan, Kotor Stari Grad’da gezilecek yerlere gelelim:

Kotor’da Gezilecek Yerler

Haritayı GoogleMaps‘te açmak için tıklayın.

1. St. Nicholas Kilisesi
2. Hotel Hippocampus
3. Ordu Meydanı
4. Saat Kulesi
5. Evergreen Jazz Bar
6. Pizzeria Pronto
7. Grad City Restaurant
8. Boutique Hotel Astoria
9. Cathedral of Saint Tryphon
10. Hostel Old Town Kotor
11. Authentic pub “Bandiera”
12. Castle Of San Giovanni
13. Tanjga Family Restaurant
14. Galion

1. Sokakları Boş Boş Gezin & Aşık Olun


Bazı mimariler insanı mutlu eder ya, işte Kotor da onlardan. Burayı tanımlayabilmek için elim sürekli şiir ya da tablo gibi klişe betimlemere gidiyor çünkü gerçekten güzel korunmuş tüm Orta Çağ yerleşimleri insanlarda masalsı bir hissiyat uyandırıyor. Şehrin bugünkü görüntüsünü burada 400 yıl kalan Venedikler vermiş. Dar taş sokakların açıldığı minnoş meydanlar, meydanlardaki ortak kullanım için çeşmeler, İtalyan tarzı kahve yapan ufak kafeler ile tam bir İtalyan. Ritmi ne Avrupalı, ne de Balkan. İkisinin hoş bir sentezi. Hesap yarım saatte gelmezken “Yok yok, bunlar tam Balkan”, karşıdan karşıya geçerken tüm arabalar saygı duruşuna geçtiğinde “Yok yok, bunlar Avrupalı” diyeceksiniz.

2. Kotor’un Tepesindeki San Giovanni Kalesi’ne Çıkın (İng: St John, Tr: Aziz Yuhanna)


Evet efendim, kalkıp Türkiye’den buralara gelmenize sebep olan o şahane fotoğraflar işte bu tepeden çekiliyor. Kotor’un şüphesiz en güzel manzarası burada.

Denizin kıyısından başlayıp taa arkasındaki dağın tepesine kadar şehri çevreleyen surların en yüksek noktasında bir kale var. Bu kaleye ulaşmak için 1300 basamak çıkıyorsunuz. 1300 basamak kulağa acı gelecek ama hiç gözünüzü korkutmasın. Aslında basamaklar yüksek olmadığı için kulağa geldiği kadar insanı yormuyor. Zaten sürekli manzara fotoğrafı çekme bahanesi ile durup soluklanıyorsunuz. Çıkıp inmek yaklaşık 2 saat alıyor.

Bu arada eğer 1300 basamağı gözünüz kesmiyorsa yarı yolda bu kilisenin olduğu yere (yukarıdaki foto) çıksanız kafi. Hatta bizce fotoğraflar kilisenin oradan daha iyi bile çıkıyor. 🙂


Basamaklar alçak ama gel gör ki o tepedeki güneş insanın tüm enerjisini alıyor. Bakın, Kotor’un sıcağı çok pis bir sıcak oluyor, o yüzden s
abah 8’de tırmanışa başlayın. Alarmlar 8’e kurulmasın, 8’de aşağıda kapıda olun. Akşam üstü çıkmak da bir alternatif ama 2 handikapı var:
1) Sabah saatlerinde merdivenler dağın siperinde kaldığı için gölge olurken, akşam güneş alıyor.
2) Gün boyunca hava ısındığı için sabahki serinlik olmuyor.

Yol boyunca su satılıyor ama tabi ki market fiyatlarının üzerinde. Giriş ücreti de kişi başı 8 Euro ama kapıdaki tip bazen erken kalkamıyor.  :)) Konum için tıklayın.

2. Rehber Eşliğinde Kotor’u Gezin

St. Nicholas Kilisesi

Kotourun 1 saat süren rehberli grup turlarına katılabilirsiniz. Yazın sabah 8, 10, 12’de olmak üzere 3 tur düzenliyorlar. Konum için tıklayın. 8’deki iptal olabilir, sormakta fayda var. Kalenin hemen girişindeki tourist info’nun önünde buluşuyorlar. Önden kayıt gerekmiyor, zamanında orada bulunsanız yeterli. Kişi başı 10, özel grup 40 Euro (2018).

Direkt rehber ile iletişime geçmek isterseniz: Sofija +382 67 373 246

3. Rehbersiz Geziyorsanız, En Önemli Yerleri Buralar


– Tito’nun Sözü: Şehire Büyük ihtimalle sahil yolu üzerindeki ana kapıdan gireceksiniz. Kafanızı kaldırdığınızda kapının üzerine Tito’nun bir sözünün kazındığını göreceksiniz. Yugoslavya’nın kurucusu olan Tito Karadağ’da sevgi ve kimilerince özlemle anılmaya devam ediyor. Şehrin kapısına da Yugoslavya’yı uzun süre bir arada tutan temel prensiplerinden biri olan sözü yazılı: “Size ait olmayanı istemeyin, size ait olandan da vazgeçmeyin”.

– Piazza of the Arms (Ordu Meydanı): Surlardan içeri girer girmez ayak basacağınız meydan. Konum için tıklayın.

– Saat Kulesi: Yine kapıdan girer girmez karşınıza çıkacak olan saat kulesi. 300 yıldır aynı Avusturyalı bir aile bakımı yapıyormuş! Konum için tıklayın.

– Utanç Sütunu: Saat kulesinin dibinde üçgen uçlu bir sütun göreceksiniz. Kotor’da onur çok önemli bir müesseseymiş, hala da öyle. Suç çok nadir işlendiğinden şehire hapishane yapmamışlar. Onun yerine birisi bir kusur ettiğinde bu sütunda getirilip herkesin önünde utandırılırmış. Konum için tıklayın.

– Kuzey Kapısı (Northern Gate): Osmanlı çok uğraşmış Kotor’u almak için. Barbaros Hayrettin Paşa yanlış bilgi vermedilerse 17 kez gelmiş burayı kuşatmaya geşlmiş ama başarılı olamamış. 1538 ve 1657’de iki kere aldıysa da tutunamamış. Halkın Osmanlı’ya direnişini kutlamak için bu kapı yapılmış.

St. Tryphon Katedrali

– St. Tryphon Katedrali: Kotor Hırvat nüfusunun ülke geneline göre daha yoğun olduğu yerlerden. Aziz Tripon Katedrali’de Hırvat Katoliklerin kilisesi. Aziz Trifon’un kemikleri burada sergileniyor. Zamanında azizlere ait objeleri ya da kemikleri bulundurmak şehirler için önemli bir prestij meselesiymiş. Aziz Trifon Anadolu topraklarında yaşamış ve ölmüş. Venedikliler şehirleri için kalıntılarını Bizans’tan satın almaya gitmişler. Dönerken büyük bir fırtınaya yakalanınca kendilerini Kotor’a atmışlar. Ne zaman yola devam etmek için çıksalar tekrar fırtınalar çıkıyormuş. Onlar da bunu bir işaret olarak algılayıp kemiklerinin burada kalmasını gerektiğine kanaat etmişler. Konum için tıklayın.

St. Nicholas Kilisesi: Karadağ’ın çok-kültürlü bir kimliği var. Karadağlı, Sırp, Boşnak, Hırvat, Arnavut bir arada yaşıyor, yüzdeleri bölgesel olarak değişiyor. Bu da burada yaşayan  Ortodoksların kilisesi. Çoğunluk Ortodoks. Konum için tıklayın.

– Maritime Museum: Kotor Denizcilik Müzesi olarak geçiyor ama içinde bölgenin kültürüne dair şeyler de var; yerel kostümler, işlenmiş dekoratif silahlar, mobilyalar vs… Girişinde Kotorlu bir sanatçının Kotor’un tarihi anlarını anlatan 4 adet metal kabartma var. Kavuklu olan Barboros Hayrettin Paşa. Kotor’un en önemli anları genel olarak Osmanlı’ya direnişten oluşuyor. Konum için tıklayın.

4. Sıcaktan Bezdiğinizde Tüm Tarihi Kotor’un En Serin Köşesi Bandiera’da Bira İçin


Böyle madde mi olur dediyseniz, öğlen görürüm sizi. Kotor yazın ya-nı-yor. Tepeden Akdeniz güneşi bastırıyor, alttan da güneşten ısınan taş sokaklar. Hatta 1’den 4-5’e kadar gelmemek en güzeli. Ama o saatlerde denk gelirseniz ve neydi o Biz Evde Yokuz’un dediği yer diye harıl harıl burada arayacaksınız. Bandiera Kotor’un en serin köşesinde kalıyor. Bulunduğu sokak çok dar olduğu için pek güneş almadığından binalar ve taşlar sıcak hava vermiyor. Bu da kurtarıcı not olsun. Tam yanında da kahveci var. Konum için tıklayın.

5. Surların Üzerinde Yürüyün


Çoğu turist bunu atlıyor; fotoğrafta görünen surların üzerindenden bir yol geçiyor. Kotor Stari Grad’ı üçgen gibi düşünecek olursak, iki kenarını oluşturan surların üzerinde yürüyebiliyorsunuz. 2 yerden çıkışı var, en barizi Maximus discosunun üzerinden olanı. Hatta orada bir cafe bile var. Zaman zaman yürürken çit gibi bir şeyle yolu kapatılıp “private” yazılmış gibi durabilir. O sadece yolun kendi bahçesi için olan kısmını kastediyor, boşuna geri dönmeyin yol kapalı sanıp. Maximus Discosu Konum için tıklayın.

6. Tekne Turlarına Katılın


Bu yazımızdan önce okumanızı tavsiye ettiğimiz Kotor yazımızda nereden nasıl gidilir, kaça mal olur anlatmıştık (hani bu yazıdan önce mutlaka okuyun dediğimiz yazı!!) O yüzden burada çok özet bilgi vereceğim. Kotor Stari Grad’ın önündeki otoparkın önünde park halinde tekneler var, onlar çeşit çeşit tur yapıyorlar. Perast‘a gitmek için onlarla görüşebilirsiniz.

7. Kotor’un Geleneksel Kömürlü Kahvesi


Tamam bunu size söylüyoruz ama siz ne olur, ne olmaz içmeyin, sağlıklı mı sağlıksız mı emin olamadık. Bize sağlıksız göründü ama Instagram’dan paylaştığımızda bazı sağlıkçılar aktif kömürü bir ilaç zehirlenmeleri vakalarında mideyi yıkamak için kullanırız falan dedi. Meğer mangal kömürünün yanı sıra bir de aktif  kömür diye bir şey varmış, insan sağlığına zararı yokmuş. Ne kömür kullandıklarını bilmiyoruz. Bizce sağlamcı olmak pişman olmaktan iyidir, ama size kalmış. Letrika Cafe’nin sağda solda “Kotor’un geleneksel kömürlü kahvesi” afişlerini görünce biz de merak edip gittik. Bildiğin kömürü yakıp, kahvenin içine atıyorlar. Üstelik kömürün içine iyice çözülmesi için 3-5 dakika da demlenmesini bekliyorsun. Biz ucundan tadına baktık, sizi temin ederiz hiç bir şey kaçırmıyorsunuz; çok sert bir kahve tadında.

8. Konserler, Gösteriler, Vs…


Kotor küçük müçük ama taa Budva’ya kadar uzanan koca bölgenin de kültürel anlamda başkenti. Her hafta mutlaka konser ya da gösteri tarzı bir şeyler oluyor. Genellikle ücretsiz. Yazın açıkhavada, kışın da salonda devam ediyorlar. Özellikle de bizim gibi kilise meydanında senfoniye denk gelmenizi çok isteriz. O gün bir şey var mı, yeri, zamanı nedir gibi bilgileri Stari Grad’ın girişindeki Tourist Info’ya danışın.

9. Kotor’un Diğer Venedik Mirası: Karnaval

Kaynak: myguidemontenegro.com

Venedik buranın epey DNA’sına işlemiş olacak ki burada da maskeli bir karnaval yapılıyor. Kostümlü kortejler, bandolar derken şehir şenleniyor. Enteresandır ki bu gelenek 1960’ta başlamış. Şubat’ta ve Temmuz’da olmak üzere sene de 2 kere yapılmaktaymış.

Bir Venedik mirası da 200 yıllık “Boka Night” isimli festival. Orjinal adı Venice Night’mış. Bu da bir çeşit kostüm partisi ama tekneler için! Tekne sahipleri teknelerini pegasus gibi kılıklara sokarak podyuma çıkıyor. Gecenin sonunda en iyi dekor seçiliyor.

10. Namfleg Saat Atölyesi & Takı Dükkanı


“Magnet de neymiş, her tatile gittiğim yerden 3000 Euro’luk saat alıyorum” diyorsanız, size bir önerimiz var. 🙂 Azıcık pahalı olmalarını bir kenara bırakırsak, gerçekten özel saatler yapan bu dükkan, saatleri görmek için bile uğramaya değer. Doğal taşlar ince ince kesilip plakalara çevriliyor, mozaik gibi motiflerin içine yerleştirilerek saatlere dönüştürülüyor. Aynı zamanda makul fiyatlı cam ile boyanmış takılar da mevcut. Dünyanın birkaç ülkesininde daha dükkanı olan bir mağazaymış. Websitesi Adres: Stari Grad 368, Konum için tıklayın.

Ve Kotor Stari Grad burada bitiyor. Ama daha önerilerimiz bitmedi.

Kotor Körfezi’ndeki Diğer Harika Yerleri Görün


Evet, biraz ısrarcı olduğumuzun farkındayız, ama gerçekten Kotor Körfezi’nde görülmesi gereken yerleri ve yapılması gerekenleri anlattığımız Kotor yazımız  buranın tadını çıkartabilmeniz için kritik önem taşıyor. Bu kadar ısrarmıza rağmen hala okumadıysanız, sizi şuraya alalım:
⇨ KOTOR ⇦

Kotor Stari Grad’da Nerede Kalınır


Hippocampus
Kotor Old Town’da kalacaksanız en güzel otel Hippocampus. Ufak, kaliteli bir butik otel. Restoranı da gayet iyi. Ama daha sonra anlatacağımız üzere biz aslında Dobrota’da kalmayı öneriyoruz, özellikle de Kotor’a 2 gün ayırabilecekler için. Detaylı bilgi & Rezervasyon

Hostel Old Town Kotor
Tarihi Kotor’daki en bütçe dostu ve tatlı yer de burası. Hem 2-3 kişilik odaları, hem de yatakhane tipi konaklama seçenekleri mevcut. Ortamı da çok eğlenceli. Katılabileceğiniz çeşitli turlar da düzenliyorlar. Havalimanı transferi için de görüşebilirsiniz. Detaylı bilgi & Rezervasyon

Başka Neresi Olabilir?
– Şehrin içinde kalmayacaksanız Muo isimli yerleşim Stari Grad’a çok yakın. Kapı numarası 1’e yakın olanlar en yakınlar. Sayı arttıkça uzaklaşıyor.
– Girişte bahsettiğimiz Kotor yazımızı okudaysanız bizim zaten en çok Dobrota’da konaklamayı önerdiğimizi biliyorsunuzdur diye düşünüyorum. Otel ve kiralık ev önerilerimize de yine o yazıdan bakabilirsiniz.

Kotor Gece Hayatı


– Gece Ever Green Jazz Bar en takılınası yer. Konum için tıklayın.
– Ülkenin en büyük discolarından biri buradaymış. Adı Maximus. Yerel gençler akın akın gidiyor ama biz “Disko mu kaldı ya?” diyerek uğramadık. Konum için tıklayın.

Kotor’da Ne Yenir

– İtalyanlar buranın mutfağına da damga vurmuşlar. Carpaccio, pizza, risotto, spagetti gibi şeyleri İtalya kadar güzel yapıyorlar. Deniz ürünlü siyah risotto özellikle başarılı ama hepsini önereceğimiz yerlerde gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz.

– Buraların genellikle deniz ürünleri meşhur. Genelde yanında risotto ile gelen karışık deniz mahsülleri tabağı söyleniyor.

– “Kotor’da mutlaka Palaçinka” yiyin dedilerse bilin ki bizim bildiğimiz krepten hiçbir farkı yok.

Nerede Yenir

– Tarihi şehir ambiyansında yemek isterseniz size birkaç önerimiz var ama ne yalan söyleyelim kaleden çıktınız mı yemeklerin kalitesi artıyor. Zaten restoranların masasına bakınca pek yerel olmadığını göreceksiniz. 😀 Bu her zaman önemli bir işaret.

– Porsiyonlar devasa. Adeta insan değil, ejderha doyurmalık. Biz her öğün tek bir tabak söylerek paylaştık. Gayet yeterli oldu.

City Restaurant

– Lezzet olarak değilse de bütçe olarak önerebileceğimiz bir yer de Grad City Restaurant. Çorba + deniz ürünü + şarap şekilinde 12-14 Euro’ya menü seçenekleri var. Katedralin olduğu meydana çok yakın. Konum için tıklayın.

Önerdiğimiz Restoranlar

Astoria

Kaleiçi’nin en yemek yemek için en doğru adresi yine de tarihin dışından önereceğimiz restoranlar daha tatmin ediciler. İtalyan ağırlıklı bir menüsü var. Menüsünü buradan inceleyebilirsiniz. Konum için tıklayın.

Pronto Pizza


Kaleiçi’nde yerelleri tek göreceğiniz yer burası. Özellikle de içtikten sonra soluğu burada alıyorlar. Hazırda dilim pizza da bulunuyor, sipariş üzerine pizza da yapıyorlar. Dilim olarak genelde domuz jambon & peynir & mantar çıkıyor. Menüden bütün pizza söylediğinizde çok daha cazip seçenekler var. Kotor’daki en ekonomik seçenek burası: Dev bir dilim 2 Euro. Konum için tıklayın.

Kale’nin içinde olmayıp, yürüyerek 5 dakikada gidebileceğiniz 2 leziz seçenek de verelim:

Galion
Tatilde kendimi şımartmayacağım da ne zaman şımartacağım derseniz adresiniz burası. Kotor şehrini ve Boka Körfezini gören denizin üzerideki terası ile Galion doğru yer. Restoranın olayı deniz ürünü. Körfezin en şık restoranlarından. Fiyatlar uçuk değilse de yüksekcene. Konum için tıklayın.

Tanjga
Yerellerin favorisi, her daim dolup taşan, kasap tipli ama hem bonkör, hem de leziz restoran. Ambiyans olarak bir beklentiniz olmasın ama fiyat / performans olarak müthiş. Muhtemelen tekrar uğrarsınız. Kasap lafından anlayacağınız üzere burası bir et restoranı. Dükkana girdiğinizde anlaşılmayan arka tarafta bir bahçesi var. Konum için tıklayın.

Yarım saat kadar yürürseniz ya da taksiye binerseniz bizce tüm körfezin en güzel restoranı burası:

Konoba Portun

Bizce hem ambiyans, hem lezzet, hem de fiyatın ideal denklemini tuturmuş harika yer. Denizin kıyısındaki iskelesinde nefis yemeklerle mest oluyorsunuz. İdeali gün batmadan biraz önce gitmek. Trüflü ton carpaccio mükemmel, deneyin deriz. Sıkıntı şu ki burası Dobrota’da, yani taksiye binmeniz ya da 40 dakika yürümeniz lazım. Yine de favori yerimiz burası olduğundan yazmadan geçmek istemedik. Konum için tıklayın.

Narkoz Vermeyen Hızlı Kotor Tarihi


M.Ö. 2 yy – MS 1185  Roma & Bizans Dönemi
–   Romalarılarda olduğu biliniyor. İlk kayıtlara geçişi bu. Daha sonra Doğu Roma (Bizans) buralara hakim olmuş. Bugün ki isminin de Bizans zamanındaki ismi olan DekateraDekaderon‘dan geldiği düşünülüyor. Arada 140 yıl kadar Bulgarlar yönetse de genel olarak 1185’e kadar Bizans kontrolünde kalır.

1185 – 1371 Sırp Krallığı – Sırplar alır ama otonom bir yapıya sahiptir. 2 yüzyıl kadar Sırpların en önemli liman şehri olur.

1371 – 1384 Venedik ve Hırvat Savaşları – 1371’de Sırp Krallığı’nın çökmesi ile Venedikliler ve Hırvatlar şehir için savaşmaya başlar. 10 sene kadar şehir el değiştirir.

1384 – 1391 Boşnak Dönemi – 7 sene de Boşnaklar yönetir.

1391 Bağımsızlık – Boşnak kralı ölünce bağımsız olurlar.

1420 – 1797 Venedik Dönemi – Osmanlı korkusu sarar. Venediklilerden koruma isterler. 1420’de Venedik Cumhiyet’i hükmüne girerler. Bu sürede Osmanlı 1538 – 1571 ve 1657 – 1699 olmak üzere iki kere Kotor’u almış.

1797 – 1805 Avusturya Macaristan İmparatorluğu – 1791’de anlaşma yolu ile Habsburg Monarşisi’ne geçer.

1805 – 1814 Napolyon Dönemi –  1805’te yine anlaşma yolu ile Napolyon’un yönettiği İtalya Krallığı’na geçer. Dolayısı ile Fransa’ya bağlanır.

1814 – 1918 Avusturya Macaristan İmparatorluğu – 1814’te İngiliz donanması Kotor’u basar, Fransızlar kaçar. 1918’e kadar tekrar Habsburg Monarşisi’ne geçer.

1918- 1. Dünya Savaşı  – Savaş sonrası Avusturya Macaristan İmparatorluğu dağılır, Kotor da yeni kurulan Yugoslavya’nın bir parçası olur.

1941 – 1943 İtalya Dönemi – 2. Dünya Savaşı sırasında İtalya Kotor’u alır.

1945 – 1992 Yugoslavya’ya katılır.

1992 – 2006 Sırbistan Karadağ – Yugoslavya’nın dağılışının ardında Sırbistan Karadağ yola bir devlet olarak devam ederler.

2006 Bağımsılık – 2006’da Karadağ bağımsız bir devlet olur.

Faydalı Notlar


– Alışveriş:
Bir ihtiyacınız olursa Kotor Stari Grad’ın hemen yanında Kamelija isimli ufak bir alışveriş merkezi var. İçinde yerel telefon hattı almak isterseniz Telenor, süpermarket ve banka var. 23’e kadar açık. Ama mağaza anlamında pek bi beklentiniz olmasın.

– Otopark: Arabanız varsa tabi  park etmek isteyeceksiniz. Yukarıda Kotor Stari Grad’ın hemen önünde, deniz kıyısındaki otoparktan bahsetmiştik. Orası hem şehrin en pahalı otoparkı, hem de çoğunlukla dolu oluyor. Kamelija’nın arkasında bir otopark daha var.

Instagram’a Da Bekleriz

A post shared by Duygu & Bilgehan (@bizevdeyokuz) on

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This