Bir İngiliz lordu olan Edward Lear “Dünyada insanlar ikiye ayrılır: Tac Mahal’i görenler ve görmeyenler” demiş. Gerçekten öyle güzel, göreni öyle ayrıcalıklı hissettiren, şiir gibi bir bina. Dünyanın yeni 7 harikasından biri ve şüphesiz Hindistan denince ilk akla gelen yer.  “Hindistan’daki Müslüman sanatın mücevheri ve dünya mirasının evrensel başyapıtlarından biri” olarak 1983’ten beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Not:
1. Başlamadan önce Hindistan’a gitmeden önce mutlaka şu iki yazıyı okumanızı hatırlatalım:
Hindistan (Nasıl bir yer, pis mi, din, kast sistemi, gitmeden önce mutlaka bilmeniz gerekenler)
Hindistan gezi rehberi (Bütçe & rota & uyarılar ve öneriler & gitmeden önce yapmanız gereken hazırlıklar)

2. Agra şehrindeki Taj Mahal Hindistan’da az vakti olanlara önerilen Altın Üçgen (Golden Triangle) rotasında yer alıyor. Agra‘ya gelmişken görmeniz gereken diğer yerleri öğrenmek için tıklayın. Altın Üçgen’nin diğer 2 durağın gezi rehberi de burada: Jaipur & Delhi
 
 

Tac Mahal’in Hikayesi : Büyük Bir Aşk


Dünyada Aşka İçin Dikilmiş En Güzel Bina Tac Mahal…

Medeniyete armağan olmuş nice şiirler, romanlar, şarkılar gibi, Taj Mahal de büyük bir aşkın eseri. Bazıları bir Hindu tapınağı, bazıları 4 minareli bir cami olduğunu sanıyor ancak Taj Mahal Babürler’in şahı Cihan’ın çok sevdiği eşi Ercümend Banu-Begüm Mümtaz Mahal için yaptırmış olduğu bir türbe. Bugünün parasıyla 1,062,834,098 dolar harcamış!

Şah Cihan’ın Mümtaz Mahal dışında 2 tane daha karısı vardır, ancak ikisi ile de politik ittifaklar gereği evlendiği ve aralarında sıfat boyutunda bir ilişki olduğu söylenir. İkisini de hamile bırakmıştır ancak “prosedür gereği” yapıldığı ve aslında bir aşk evliliği olan Mümtaz Mahal ile tek eşli bir hayat yaşadığı düşünülmekte. Enteresandır ki zaten babaları evliliklerini onlar 14 ve 15 yaşındayken ayarlamıştır. 5 sene sonra da evlenir ve 20 yıl birlikte olurlar. Mümtaz Mahal 14 çocuk doğurur ancak sadece 8’i hayatta kalır. Tarih Şah Cihan ve Mümtaz Mahal arasındaki aşkı, şehveti, müthiş bağlılığı anlatan kayıtlarla doluymuş.

Şah Cihan eşine hem kişisel, hem de memleket meselelerinde çok güvenirmiş. Hatta ona en yüksek yetki olan şahın mührünü kullanma yetkisi bile vermiş. Mümtaz Mahal ise pek politikayı sevmez, devlet işletinde çok yer almazmış. Ama çok sevdiği kocasının yanında seferlere gidermiş. Bu gittikleri seferlerden biri sırasında doğum yaparken 40’ına gelmeden ölmüş. Geçici olarak oralardaki güzel bir bahçeye gömülür. Şah Cihan 1 yıl hayata küser, yasla eve kapanır. Büyük kızının çabalarıyla sahalara döner.

Not: Başka kaynaklarda karsının adının Ercümend Banu Begüm olduğunu görürseniz kafanız karışmasın. Evlendikten sonra kocası ona dünyanın kraliçesi anlamına gelen Mümtaz Mahal ismini takmış ve öyle bilinmiş.
 
 

Taj Mahal’in Mimarlarının Mimar Sinan’ın Öğrencileri Olduğu İddiası


Yabancı kaynaklarda yapının baş mimarının Ustad-Ahmad Lahauri olduğu ve eserin yapımında Orta Asya ve İran’dan getirtilmiş kakmacılar, taş kesiciler, oymacılar, ressamlar, hattatlar, kubbe inşaatçılarından bahsediliyor. Yapımında, Babür mimarisinin imza malzemesi, kırmızı kumtaşı ve değerli / yarı değerli taşların kakmaları ve mermer tuğla ve kireç harç kullanılmış. Ayrıca bir kompleks olarak ele alındığında yansıma hazurları ve peysaj tasarımıyla İran’nın irem bahçelerinden esinlendikleri net olarak görülüyor.

Bir rivayete göre de bu yapıyı Mimar Sinan’ın iki öğrencisi yapmış ama buna dair kesin bir bilgi bulamadık. Şah Cihan yastan çıktığına ilk işlerinden bir tanesi karısına duyduğu aşkı ve Mümtaz Mahal’ın zerafetini yansıtan bir türbe yaptırmak olur. Dünya çapında bir yarışma açar, her yerden mimarlar tasarımlarını yollarlar. Yarışmayı Mimar Sinan’ın öğrencisi İsa Efendi kazanır. Yapının en kritik yerini yapması için İstanbul’dan yine Mimar Sinan2ın öğrencilerinden İsmail Efendi gelir. Yazılar için de İstanbullu Hattat Setter Efendi getirilmiş. Bu da Türk mimari söylencesi…
 
 

20 Bin İşçi İle 22 Senede Tamamlanmış

Binanın gözle görülmeyen bir mimarı dehası da Yamuna Nehri kıyısında balçıklı bir zemine kurulmuş olması. Sebebi de Şah Cihan’ın odasından karısını izleyebilmek istemesiymiş. Zemindeki bu batma ve kaymayı önlemek için önce dev bir kuyu kazılmış, içi kayalarla stabilize edilimiş ve bina üzerine çıkılmış.

Dikkatli bakarsanız kulelerin dik durmadığını, dışa doğru hafif yattığını göreceksiniz. Deprem halinde kuleler binaya çarparak zarar vermesin diye mimarlar böyle bir çözüm bulmuşlar. Beyaz mermer kullanılarak yapılan bina, yakut, safir, pırlanta, zümrüt, akik, firuze, sedef ve incilerle süslenerek 1632’de tamamlanmış.
 
 

Tac Mahal’in Bombalanma Tehlikesi & Güvenlik Önemleri

İngilizler sonrası ülkenin dini kökene göre önce 2’ye (Hindistan ve Pakistan), sonra da 3’e bölünmesi (+Bangladeş) sonucunda gerilim tırmanır. 70’lerde aralarında çıkan savaş sırasında Pakistan Taj Mahal’i bombalamakla tehdit ettiğinden, uçaklardan saklamak için üzerini kapamışlardı.

Bugün ilişkiler hala gergin, Hindistan’da neredeyse her yıl din/ ırk kökenli terörist saldırılar gerçekleşiyor. Konuya daha iyi öğrenmek isterseniz Hindistan yazımızı okuyabilirsiniz. Tedbir amacıyla ciddi bir üst aramasından geçiyorsunuz, uçağa girerken ki gibi sınırlayıcı bir de sınırlayıcı eşya politikası var. İçeri kolonya, güneş kremi, tripod bile sokmak yasak. Selfie stick dahi sokamıyorsunuz. Fotoğraf makinası serbest ama teçhizatını hiç götürmeyin derim.
 
 

Tac Mahal’i Gezeceklere Gerekli Bilgiler

Yabancıları ve yerliları iki ayrı kuyruktan içeri alıyorlar

– Girişte yerliler ve turistleri ayrı kuyruklara giriyor. Yanlış kuyruğa girmeyin.

–  “High Value Ticket” ve “General Value Ticket” diye iki tarife var. Turistler daha pahalı olan ama daha az kuyruk bekleyen High Value’dan alıyor.

– İçeri girer girmez Tac Mahal’in tam karşısından fotoğraf çekmeye çalışan insan topluluğu göreceksiniz. Herkes buraya yığılıyor ama aslında bahçede yansıma havuzunun ortasında daha sakin ve güzel bir platform daha var. Burada sıra bekleyip, sürekli önünüze geçen Hintlilerle yorulacağınıza oraya devam edin.

– Etrafta fotoğraf çekip, sırt çantasındaki printerla da basan adamlar göreceksiniz. Eğer fotoğrafınızda milletin kolu bacağı olsun istemiyorsanız adama kendi makinanızla çektirip, yine de para verin çünkü onlar gibi millete söz geçiren kimse yok. Yanlız yok Tac Mahal’i elinde taşımalı, yok kafana koymalı gereksiz perspektif oyunları için sizi yönlendirmeye çalışacaklar. Kendi bildiğinizi okuyun.

– İçeride fotoğraf ve video çekmek yasak değil ama Şah Cihan ve Mümtaz Mahal’in sandukalarının olduğu kubbeli bölümde yasak.

– Kesinlikle gün doğumunda gelin. Çünkü hem yapıyı fotoğraflamak için en iyi ışık bu zamanda oluyor hem de bu erken saatlerde kalabalıklar nispeten daha az oluyor.

– Eğer gün doğumunda gelemediyseniz, ikinci tercihiniz gün batımı olsun.

 

Tac Mahal Ziyaret Saatleri

Tac Mahal Cuma günleri hariç her gün, gün doğumundan gün batımına ziyarete açık. Turistlerin içeride kalış süresi için de herhangi bir kısıtlama yok.

Cuma günleri öğleden sonra sadece camisinde ibadet edecekler için açık.

 

Tac Mahal Giriş Ücreti

Girişte bilet almak isteyenlere 3 bilet noktası var. Batı kapısı, Doğu kapısı (Bu iki kapı gün doğumundan gün batımına açık) ve Güney kapısı (Bu gişe sabah 08.00’den 17.00’ye hizmet veriyor.) Fakat en akıllıcası bileti önceden bu sitteden online olarak almak: asi.payumoney.com

Normal giriş ücreti 1000 Rupi. Ayrıca Agra’yı da kapsayan tüm gün turlar var. Tac Mahal, Agra Kalesi, Fatehpur Sikri 10.30-6.30 çocuk ücreti 450, yetişkin ücreti 3000 Rupi

Bir de gece turları var. Bu turun biletleri 1 gece öncesinden, sadece Archaeological Survey of India (A.S.I) 22, Mall Road, Agra. adresindeki gişeden saat 10-18 arası satışa çıkıyor. Bir ayda sadece beş gece düzenleniyor. Dolunay günü, dolunaya 2 gün kala ve dolunyadan 2 sonra olan günler. Tur 20.30 – 00.30 saatleri arasında gerçekleşiyor. Bu saatler arasında her 30 dakikada bir yeni tur oluyor ve her tur sadece 50 kişilik oluyor. Ücreti ise tam 750, çocuk 500 Rupi. Tabi yerlilere başka bir tarife uygulanıyor.

 

 

Tac Mahal’in İçi


Tac Mahal sadece bir türbe değil, kocaman bir kompleks ve içinde başka binalar da bulunuyor. İçeride minimum 1 -1,5 saat ayırmanız, biletti, güvenlikti gibi işlemler için de bi yarım saat gerekecektir.

Bu fotoğrafta gördüğünüz koca yapı da giriş kapısı. Yansıma havuzu kapıdan Tac Mahal’e kadar uzuyor.

Temelde, ana kapı, anıt mezar, cami, konuk evi ve onu çevreleyen alandan oluşan Tac Mahal, Hint-İslam mimarisinin, gelmiş geçmiş en mükemmel örneği olarak kabul ediliyor. Bu mükemmelliği, yapının, dış bükey ve iç bükey, gölgeli ve ışıklı, kemerli ve kubbeli, dolu ve boş alanları arasındaki ritmik kombinasyondan kaynaklanıyor.

Kompleksteki cami

305’e 580 metre, dikdörtgen yapıda bir plana sahip Tac Mahal, 33 metre yüksekliğindeki taç kapılarıyla 75 metre yüksekliğindeki anıt kubbeyi çevreliyor. Mümtaz Mahal (Ercümend Banu) ve Şah Cihan’ın lahitleri üst katta, kubbenin altında bulunuyor ama asıl mezarları en alt katta muhafaza ediliyor. Lahitlerin bulunduğu kubbeli salonda ses 7 kez yankılanacak şekilde bir akustiğe sahip.

İç kısmında, değerli ve yarı değerli taşların mermere eklenmesi yapının değerini kat be kat arttırıyor. Tac Mahal’in duvarlarında, yüz binlerce akik, sedef ve firuzenin yanı sıra, 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet inci varmış.

Tac Mahal’in asıl mükemmelliği, onu çevreleyen bahçe düzenlemesi ve peysajının da detaylı düşünülmüş ve bir bütün olarak tasarlanmış olmasından geliyor. Tac Mahal’in 4 minaresi ise Babür mimarisinde daha önce görülmemiş 3 boyutlu bir efekt sağlıyor. Tabi İran etkisi görülen, ihtişamlı ana kapıyı da unutmamak lazım. Özellikle bu noktada, mekandaki simetri vurgusu öne çıkıyor.


 
 

Peki Şah Cihan’ın Hindistan’ı Yurt Edinmiş Bir Türk Olduğunu Biliyor Muydunuz

Timur İmparatorluğu’nun Mirasçıları

Coğrafya olarak Hindistan ve Pakistan’ı kapsayan bölgede, 1500’lerden 1850’lere kadar hüküm sürmüş olan Babürler, tarihte kurulmuş 16 Türk kökenli devletlerden biri. Zaten Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldızdan biri Babür İmparatorluğunu temsil ediyor. Aslında Timur İmparatorluğu’nun devamı niteliğinde olduklarından, Türk-Moğol kökenli demek daha doğru olur.

Babürlüler  1500’lerden 1850’lere kadar bölgede hüküm sürmüş olan bu hanedanlık, yaklaşık 200 yıl boyunca Pakistan ve Hindistan’ı kapsayan koca bir imparatorluk yönetmişler. Agra da Babürlerin başkentiymiş.

Babür İmparatorluğu’nun kurucusu Babür Şah, atası olan Timur İmparatorluğu parçalanınca, henüz 11 yaşında tahta geçmek zorunda kalmış. Babür, stratejik olarak en iyi yayılma politikasının, güneye inmek olduğuna karar vererek gözünü Hindistan topraklarına dikmiş ve buraya seferler yapmaya başlamış.

 

Agra’da Kurulan Babür Devleti

Babür Şah, kısa sürede Agra ve Delhi’yi ele geçirerek, Agra’yı Babür devletinin merkezi yapmış. Git gide Hindistan’ın kuzeyini ele geçirerek hakimiyetini sağlamlaştıran Şah, 1530’da hastalanarak vefat etmiş ve ölmeden önce yerine oğlu Hümayun’u geçirmiş.

Hümayun döneminde devlet yeri gelmiş isyanlarla uğraşmış yeri gelmiş merkezi otoriteyi sağlayıp güçlenmiş. Hindistan topraklarında siyasi istikrar ve kültürel birlik sağlanmaya başlamış. Hümayun’dan sonra yerine geçen 14 yaşındaki oğlu Ekber, hükümdarlığı boyunca oldukça başarılı fetihler yapmış, ülkedeki diğer dinlere hoşgörü göstermiş, Müslümanlığı diretmemiş, ekonomiyi güçlendirmiş ve kendisinden sonra gelecek olan Cihangir’e güçlü bir devlet bırakmış. Cihangir dönemi, ülkede Fars etkisinin ve dolayısıyla da Müslümanlığın etksinin de görülmeye başladığı dönem.

 

Bağnaklığın Yükselişi Hoşgörü Ortamının Kalmayışı

Şah Cihan devrinde ise ülkedeki en gözle görünür gelişme mimaride olmuş. Özellike Tac Mahal ve Delhi’deki Cuma Mescidi gibi özel yapılar bu dönemin eseri. Fakat ne yazık ki bu dönemde Ekber dönemindeki o eski hoşgörü ortamı kırılmaya başlamış ve artık bariz bir Müslümanlık baskısı ve milliyetçilik görülmeye başlamış. Özellikle son Babür İmparatoru Evrengzib döneminde, Hinduların dini törenlerini yasaklamış, tapınaklarını tahrip edilmiş, içki yasağı gelmiş, 1679’da Müslüman olmayanlardan cizye vergisi alınmaya başlanmış. Elbette tüm bu baskılar, isyanları tetiklemiş, bu da devletin sonunu hazırlayan zemini kurmuş.

 

İngilizlerin Söz Sahibi Oluşu

Evrengzib’den sonra zaten ülkedeki düzen tamamen bozulmuş ve ondan sonra gelen 1. Bahadır Şah, asla sözünü geçirebilen bir siyasetçi olamamış. Babürler, 1850’lere kadar İngilizlerin piyonu olarak varlıklarını sürdürmüşler ama 1800’lerden sonra ülke tamamen İngiliz kontrolü altına girmiş. Son hükümdar 2. Bahadır Şah da 1857 yılında İngilizlere karşı çıkan bir isyanla suçlanarak tahttan indirilince, Babür Hanedanlığı resmi olarak tamamen sona ermiş. İngilizlerin bu dönem Hindistan üzerineki etkisini Hindistan’da İngiliz Yönetimi ve Sömürgecilik Dönemi yazımızda da ayrıca anlattık.
 
 

Tac Mahal Nerede?

Tac Mahai Hindistan’ın Uttar Pradeş bölgesindeki Agra şehrinde bulunuyor. Konum için tıklayın.
 
 

Tac Mahal’e Ulaşım

Uçakla

İstanbul – Agra arası direkt uçuş olmadığı için Yeni Delhi üstünden gitmeniz en iyi seçenek. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Air India’nın da Türk Hava Yolları’nın da her gün birer tane Yeni Delhi’ye direkt uçuşu var. Bu uçuş yaklaşık 5 buçuk saat civarında sürüyor. Yeni Delhi – Agra arası Air India’nın bile direkt uçuşu yok, Varanasi üstünden aktarma yapmanız gerek. Bu yüzden Yeni Delhi – Agra arasını trenle geçmek çok daha mantıklı. Shatabdi Express, Rajdhani Express, Superfast Express seçebileceğiniz trenlerden. Bu yolculuk 2 saat ile 2 buçuk saat arasında sürüyor.

 

Altın Üçgen Treniyle

Agra, Yeni Delhi ve Jaipur’la beraber Altın Üçgen’deki üç şehirden biri. Altın Üçgeni yapmak isteyen insanlar genelde Delhi’den başlıyor, Uttar Pradeş eyaletindeki Agra’ya geçip Jaipur’un eyaleti olan Rajasthan’da turu bitiriyor. Delhi’den Agra ve Jaipur’a geçmek için Shatabdi Express en çok kullanılan trenlerden biri. Ayrıca Jaipur – Agra arası Superfast Express de kullanılabilir, tren bu iki şehir arası ortalama 4 saat sürüyor.

 

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This