Julius Ceasar’ın (Jül Sezar) o ünlü lafı “Geldim, gördüm, Instagram’a koydum”u söylediği yerdeyiz. Efendim, orası yazının başlığından da anlaşılacağı üzere bizim Tokat!

Şimdi size Sezar’a “Ah ah, benim zamanımda bu blog olaydı” dedirten bir Tokat gezi rehberi döktüreceğiz ama önce Jül Sezar neden Kleopatracığının elinden üzüm yemek varken ta Zile, Tokat’a savaşmaya bizzat kendisi gelmiş onu anlatalım.

Çok enteresan bir hikayesi var: Roma Anadolu’daki krallıkları bir bir ele geçiriyordur. Hatta Bergama gibi bazıları savaşmadan teslim olur. Ama gözü kara bir Pontus kralı itaat etmez. Sezar üzerlerine bir ordu gönderir. Pontus kralı tarihe dünyanın ilk biyolojik savaşlarından olarak geçecek bir taktik uygular: Roma ordusunun, Karadeniz’de bulunan deli balı bulup yemesini sağlar. Deli balı bilmeyen Roma askerleri bir güzel sarhoş olurlar ve Pontuslar Roma ordusunu böylece kılıçtan geçirir. Bu yenilgi Roma İmparatorluğu’nun karizmasını büyük çizer. Yıllar yıllar sonra Sezar, bir utancı daha kaldıramayacağından öcünü almaya bizzat kendi gelir. Zela Savaşı’nda Pontus’u yener ve o ünlü sözü işte bunun üzerine söyler: “Veni, vidi, vici”.

Şimdi Tokat’ta gezilecek yerler nereleri, ne kadar zaman ayırmalı gibi konulara girelim:

Tokat’a ne kadar zaman ayırmalı?

Tokatlı kovboylar 🙂

Eğri oturup, doğru konuşmak gerekirse; Türkiye’de ölmeden önce görülmesi ve yapılması gereken şeyler bakımından çok ama çok zengin bir ülke olduğundan, Tokat gezilmesi gereken yerler sırasının üstlerinde yer almıyor. Zaten Tokat da bir turizm şehri olmaktan çok, tarım hayvancılık tarafında ilerlemiş. Ancak son zamanlarda Amasya ve Karadeniz turlarına dahil olarak rotalara girmeye başlamış. Bizce de buraya sadece Tokat için değil de, bir  turunun durağı gibi uğramak daha eğlenceli. Bu şekilde planlarsanız, Tokat’a 1 gün ayırmak kafi olacaktır.

1 Günlük Tokat Rotası

Bizce ideal 1 günlük Tokat planı şöyle;

– Gitmeden 1-2 gün önce:
Pirhan restorana yerel Tokat yemeklerinin siparişini verin. Yerel yemekleri anca sipariş üzerine yiyebiliyorsunuz, Tokat kebabı hariç menülerde yoklar. Tokat’ta Ne Yenir yazımızdan önerdiğimiz yerel lezzetlere bakın. Hepsinden deneyin isteriz ama çok gelir diyorsanız seçiminizi önce bakla sarmadan, sonra pehlili pilavdan kullanın. Bakla sarma dehşet güzel bir şey. Pirhan tel: (0356) 213 25 25

– Sabah: 
Günün ilk yarısını Tokat merkezde 900 Adımda 900 Sene turunu yaparak geçirin. Bu tur kendi kendine Tokat’taki en önemli şeyleri görmenin en pratik ve derli toplu yolu. Aşağıda nedir, nasıl yapılır güzelce anlattık.

Aslında turun 27 durağı var ama hepsine giderseniz 1 güne bütün önerilerimizi sığdıramazsınız. Her yeri görme sevdasından vazgeçip, en güzel yerleri gezin. Onlar:
– Latifoğlu Konağı
– Kültür Evi
– Atatürk Evi
– Taşhan
– Tokat Müzesi
– Ulu Cami (Cephesindeki kuş evini görmeyi atlamayın)
– Sık Dişini Helası (turda yok, ama caminin yanında, kanalizasyonunda 400 altın bulunan komik isimli tarihi wc)
– Saat Kulesi
– Mevlevihane

– Öğlen: 
Tokat kebabı yiyin. Pişmesi 20-25 dak sürdüğünden gitmeden sipariş vererek zaman kazanmak en akıllıcası. Size mekan için 3 seçenek önerebiliriz:
1. Tokat merkezde 2 tane bu işin ehli, gelenekselleşmiş mekan var: Mollaoğlu ve Aykutoğlu. Tokat kebabı merkezde nerede yenir dediğinizde çoğunlukla burayı söylüyorlar ancak tavşan deliği gibi ufacık, havasız ve bakımsız yerler ama lezzet konusunda isim yapmışlar. Mollaoğlu’nun biraz daha methini duyduk.
2. Pirhan şehrin en eli yüzü düzgün restoranlarından biri. Eski bir kervansaray olan bina otantik bir restoran olarak kullanılıyor. Akşam yemeği için zaten burayı önerdiğimizden öğlen yemeğinde hava değişikliği yapmak isteyebilirsiniz.
3. Günün ikinci yarısı için önerimiz Kaz Gölü’ne gitmeniz. Mahperi Hatun Kervansarayı da yolda kısaca uğramanızı önerdiğimiz yerlerden ancak azıcık dişinizi sıkıp Tokat Kebabı’nı burada da yiyebilirsiniz.

– Öğleden Sonra:
Ballıca Mağarasını ve Kaz Gölü’nü mutlaka görün. Zaman kalıyorsa araya Mahperi Hatun Kervansarayı’nı da sıkıştırabilirsiniz. Zaten yiyip içmiyorsanız hep topu 1 dakika sürek bir ziyaret ve zaten yol üzerinde.

– Akşam:
Umarım Ekmek Arası Tiyatro’nun açık olduğu günlerden birine denk gelir ve bu çok özel tiyatroyu izleyebilirsiniz. Aşağıda bu harika işletme nedir, ne zaman oyunları yakalayabilirsiniz detaylıca anlatacağız.

– Akşam Yemeği:
Pirhan’da yerel lezzetleri götürmece.  😀

– Konaklama:
Hiç ama hiç düşünmeden Dedeman‘da konaklayın deriz. Otel yeni, zevkli döşenmiş, odalar ferah ve pırıl pırıl, kahvaltısı da çok iyi. Spor salonu, havuzu, otoparkı da var ve şehrin göbeğinde. Uzaktan yakından Tokat’ta kalite anlamında rakibi yok, bu kaliteye fiyatları da çok makul.

Tokat Favorilerimiz

 1. Hacivat Köftecisi’nde (Ekmek Arası Tiyatro) Hem Yemek Yiyin Hem Tiyatro İzleyin

Bu köfteci bildiğiniz köftecilere benzemiyor. Ekmek Arası Tiyatro sloganıyla, tiyatroya ve gölge oyununa gönül vermiş bu aile işletmesine bayıldık.

3 nesildir lokantacı olan ailenin oğlu Kemal Atangür ne baba mesleğinden, ne de tiyatro aşkından vazgeçebilmiş. Restoranının alt katını bir cep sahnesine çevirmiş. Önce size mutfağa geçip yemek servis ediyor, sonra da önlüğünü çıkartıp size şahane bir performans sergiliyor. Restoranının kendisi de bir kültür merkezi gibi. Duvarlarından karikatürden sinemaya sanatın her dalından bir şeyler bulacaksınız.


Biz oradayken Hacivat ve Karagöz’ün içine çok güncel espiriler de serpiştirerek büyükler için de çok eğlenceli bir hale getiriyor. Ayrıca çok iyi doğaçlama yapıyor. Seyircinin mesleği, vs gibi şeyleri bilirse oyunu biraz kişiselleştirebiliyor. Ne kadar yetenekli bir sanatçı olduğuna şaşıracaksınız.

Ekim itibariyle Cumartesi gölge oyunu Pazar tiyatro oynanıyor. Yazınsa tiyatro yok ama Cuma günleri gölge oyunu devam ediyor. Mutlaka bir oyuna denk gelmeye çalışın. Olmadı, bi öğününüzü buraya denk getirin, en azından havayı koklayın. Fakat önceden uyaralım. Sahne oldukça ufak, yerler de kısıtlı. Erken gelirseniz hem yer kaparsınız, hem de yemek yemiş olursunuz. Konum için tıklayın.

2. Tarihi Tokat’ı Kendi Kendinize 900 Adımda 900 Sene Turu İle Gezin

Tokat merkeze gelecek olursak, bizce yapılacak en güzel ve verimli şey 900 Adımda 900 Sene isimli tur.

Her şehirde olması gereken harika bir uygulamaya imza atmışlar. Bir rehbere ihtiyacınız olmadan, kendi kendinize gezebileceğiniz, tüm önemli yerleri kapsayan bir yürüyüş rotası çıkarmışlar. Sizin hiç bir planlama & araştırma yapmanıza gerek kalmıyor. Tokat’ın Roma’dan Bizans’a, Selçuklulardan Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine tanıklık eden köklü tarihine ışık tutan Mevlevihane, Taşhan, tarihi Sulu Sokak, Latifoğlu Konağı, Arastalı Bedesten, Tokat Kültür Evi, Tokat Saat Kulesi, Deveciler Hanı gibi tarihi noktalar birbirine yürüme mesafesinde ve tur hepsini kapsıyor.

Her yerden (müze, otel vs) haritasını temin edebiliyorsunuz. Vardığınız yerlerde ziyaret noktasının QR kodu var. Teoride telefonunuza okutarak gezdiğiniz yerler hakkında bilgi alabiliyorsunuz ama biz gittiğimizde yönlendirdiği websitesi çalışmıyordu. O yüzden biz de size kolaylık olsun diye turun en önemli duraklarını ve önemlerini aşağıda Tokat Merkezde Gezilecek Yerler bölümünde yazdık.

3. Tokat Lezzetlerini Yiyin

Bize sorarsanız pehli de, bakla sarma da Tokat’ın en iddialı lezzetleri ama Tokat en çok kebabı ile ünlü. Öyle ya da böyle, Tokat’a geldiniz mi Tokat kebabını denemeden Tokat’tan ayrılmak düşünülemez. Kuzu eti, patlıcan, domates, yeşil biber, patates, soğan, sarımsak ve pidenin muhteşem buluşması olan Tokat kebabının özelliği, kendine özel fırınlarda dikey olarak pişmesi. Sebebi de şu: Şişin en üstüne koca bir kuyruk yağı konuyor. Et fırında pişerken kuyruk yağı eriyerek hepsini yalıyor ve tadı hepsine geçiyor. Ama o bakla sarma yok mu, hepsinden öte bir lezzet, yıkılıyor. Bakla dolması gibi kaçırmamanız gereken birkaç tat daha var.  Öğrenmek için ⇨ Tokat’ta Ne Yenir ⇦ yazımıza tıklayın.

4. Kaz Gölü’nde Günü Batırın

Kaz Gölü, Tokat’ın en yeni güzelliklerinden. Kaz Gölü aslında bir bataklıkmış. Yakın zamanda turizme kazandırılması için bir peyzaj çalışması başlatılmış. Aynı zamanda 108 çeşit kuşa ev sahipliği yapan bir yaban hayat geliştirme sahası. En dikkat çekiçi özelliği bu yemyeşil sazlıkların arasından yükselen 2 gözlem kulesi. Buraya epey kuş çeşidi uğradığından kuş gözlemcilerinle çokça tercih ediliyor. Hatta biz bir kuş fotoğrafçısı Evde Yok ile karşılaştık.

Projenin 2023’te bitmesi planlanıyor ama bu eksik haliyle bile şimdiden düğün fotoğraflarının en popüler yerlerinden biri haline gelmiş. Kamışların içinden uzanan yürüyüş platformu çok hoş kareler veriyor. En güzel vakti ise tabi ki gün batımı. Yalnız epey rüzgar yapıyor haberiniz olsun.  Konum için tıklayın.

Burası da Mahperi Hatun Kervansarayı. Açıkçası tek başına favorilerimize girecek kadar bizi etkilemedi ama hem Kaz Gölü, hem de Ballıca Mağarası ile aynı ilçede (Pazar) olduğu için uğranabilir. Ayrıca Tokat kebabı yenebilecek adreslerden. İpek Yolu üzerinde bulunan, Anadolu Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat’ın karısı Mahperi Hatun tarafından 1237 yılında yapılan ve uzun seneler atıl kaldıktan sonra 2007’de restore edilen kervansaray, Anadolu Selçuklu eserlerinin en güzellerinden. Konum için tıklayın.

5. Ballıca Mağarası

Tokat’ın en meşhur yeri coğrafya derslerinden de hatırlayacağınız Ballıca Mağarası olabilir. Tokat’ın Pazar ilçesi sınırlarında kalan mağara, içinde barındırdığı karstik mağara oluşumları ile oldukça etkileyici bir yer. Toplam 685 metre uzunluğunda ve 95 metre yüksekliğe sahip olan mağarada keşfedilmemiş bölümler de var. Yaşı yaklaşık 3.4 milyon yıl olduğu tahmin edilen mağaranın 9 salonu turizme açık.

Bunlar, girişteki Havuzlu Salon, mağaranın en geniş salnonu Büyük Damlataşlar Salonu, Çamurlu Salon, Fosil Salon, Cüce yarasaların yaşadığı Yarasalar Salonu, Çöküntü Salon, Sütunlar Salonu, en güzel dikit ve sarkıt oluşumlarının bulunduğu Mantarlı Salon ve en yeni açılan salon olan Yeni Salon. Konum için tıklayın.

6. Dedeman Tokat

Bir otelde kalmaya o şehirde yapılacak en iyi şeyler arasında yer vereceğimiz aklımıza gelmezdi ama gerçekten hak ediyor. Yukarıda da söylediğimiz gibi Dedeman tartışmasız Tokat’ta konaklayabileceğiniz en ama en iyi yer. Fotoğrafta gördüğünüz standart odası. Hem modern, hem de yörenin dokusuna uygun olarak şekilde tasarlanmış. Yastık menüsünden kahvaltıda Tokat lezzetleri köşesine herşey düşünülmüş. Kalitesi ile kendinizi 5 yıldızlı otel lüksünde hissettirken, fiyat olarak yormuyor.


Suite odaları da bu fotoğraftaki gibi müthiş geniş. Tüm odaların önü açık. Benim gibi yolda formuna dikkat edenler için havuzu ve spor salonu da var. Son olaral Yeşilırmak manzaralı ve şehirdeki tüm tarihi yerlere yürüme mesafesinde yer alması da büyük avantaj.

7. Videosunu İzleyerek Fikir Edinebilirsiniz

https://www.instagram.com/p/BnqVZ8cAYn4/?utm_source=ig_web_button_share_sheet

Gelelim Tokat merkezde görülecek yerlere
(900 Adımda 900 Yıl Turu)

Haritayı GoogleMaps‘te açmak için tıklayın.


1. Liva Restaurant
2. Dedeman Tokat
3. Topçam
4. Kardeşler Kebap Salonu
5. Çökenilioğlu
6. Mollaoğlu Kebap Salonu ve Aykutoğlu Kebab Salonu
7. Pirhan Restoran
8. Taşhan
9. Tokat Kalesi
10. Yazmacılar Hanı
11. Çavuşoğlu Tower Hotel

12. Tokat Çarşısı
13. Latifoğlu Konağı
14. Peri Konağı
15. Saat Kulesi
16. Mevlevihane
17. Hacivat Köftecisi
18. Atatürk Evi
19. Tokat Kültür Evi
20. Deveciler Hanı
21. Yağbasan Medresesi
22. Arastalı Bedesten, Ulu Cami ve Sık Dişini Helası
23. Sulusokak Caddesi

Tokat’ın içindeki tarihi yerleri gezmek son derece meşakatsiz. Hem mesafeler yakın, hem de yukarıda da bahsettiğimiz gibi 900 Adımda 900 Yıl isimli tur sayesinde süper kolaylaştırılmış. Buradaki maddelerin uzun durduğuna bakmayın, birkaç saatte bitiyor.

Taşhan / Yazmacılar Hanı / Tarihi Sulusokak / Tokat Kültür Evi / Arastalı Bedesten / Deveciler Hanı / Tokat Çarşısı / Latifoğlu Konağı Müze Evi / Saat Kulesi / Mevlevihane / Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi / Tokat Kalesi / Ulu Cami, Kuş Evi ve Sık Dişini Helası / Tokat Hamamları / Hıdırlık Köprüsü / Yeşilırmak’ta Gondol Turu / I Love Tokat Yazısı

Taşhan

Taşhan, açık ara Anadolu’daki Osmanlı’dan kalma en güzel, en büyük hanlardan. 1626-1632 seneleri arasında inşa edilmiş olan iki katlı, dikdörtgen planlı, geniş avlulu handa hala dükkanlarca işlek bir biçimde kullanılıyor. Son misafirerver, mütevazi ve hoşsohbet bir esnafı var. Kahve ikram etmeden kahve satmayan kahveci ve baharatçı amcadan, hanın üst katında, sadece udun yapımını anlatmakla kalmayan, şevke gelirse size küçük bir konser de veren, ud ustası amcaya harika insanlarla tanışabilirsiniz. Özellikle bakır atölyelerinde ve kumaş üzerine taş baskı yapan atölyeler de çok ilginç şeyler görebilirsiniz. Meşhur Tokat yazmalarını burada da bulabilirsiniz. Mutlaka ve mutlaka kahve molanızı burada verin. Konum için tıklayın.

Yazmacılar Hanı


Taşhan’dan sonra Tokat’ın meşhur sofra bezi ve el baskısı yazmalarının yapılışını görebileceğiniz, bir 19. yüzyıl sonu Osmanlı yapısı olan ve son dönemde restorasyondan geçen Yazmacılar Hanı’nı da mutlaka gezin ve tahta baskı rengarenk yazmalardan alın. Konum için tıklayın.

Tarihi Sulusokak ve Çevresi


Sulusokak, Tokat merkezdeki köklü tarihi hissedebileceğiniz ve 900 yıllık tarihin izlerini gözle görebileceğiniz en ideal nokta. Sulusokak ve ona bağlanan Halit Sokak, Safranbolu evlerini andıran Tokat evleri ve onu çevreleyen, Roma, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait, cami, han, hamam, medrese, türbe, bedesten, çeşme gibi birbirinden güzel birçok eserle dolu tarihi dokusuyla Tokat’ın eski kent merkezini ve ticaret merkezini oluşturuyor. Bu bölgede gezilecek yerler arasında Sulusokak Çarşısı, Tokat Kültür Evi, Yağıbasan Medresesi, Arastalı Bedesten, Deveciler Hanı, Yazmacılar Hanı gibi tarihi noktalar var. Konum için tıklayın.

Tokat Kültür Evi


Şimdilerde Tokat Kültür Evi’ne dönüştürülmüş olan Sulusokak’taki konak, Barok tarzda inşa edilmiş, ustaca süslemelerle bezeli bir sivil mimari örneği olan, iki katlı ahşap çatılı bir Osmanlı konağı. İçinde Tokat’taki çeşme kültürünü yansıtan bir şadırvan, çeşme ve geleneksel bir Tokat evindeki gündelik hayata şahit olabileceğiniz bir kurulum var. Konum için tıklayın.

Arastalı Bedesten (Tokat Müzesi)

Bir 15. yüzyıl yapısı, Osmanlı bedesteni olan Arastalı Bedesten, 2012 yılından beri, genişleyen koleksiyonu eski binasına sığmayan ve alan ihtiyacı duyan Tokat Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Arastalı ismi, bedestenin iki yanındaki ince uzun iki arastadan geliyor. Müze koleksiyonunda, Geç Kalkolitik döneme (M.Ö.4000-3000) kadar giden arkeolojik buluntular yer alıyor. Turhal ve Zile’den çıkarılmış eserler, Hititlere ait kalıntılar, Roma dönemine ait takılar ve Tokat halkının zaman içinde kullandığı, günlük hayattan etnografik objeler görülmeye değer. Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü ücretsiz olarak, 15 Nisan- 2 Ekim arası 09:00-19:00, 3 Ekim-14 Nisan arası 08:00-17:00. Konum için tıklayın.

Deveciler Hanı

Şimdilerde, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakülte binası olarak kullanılan hanın kitabesi olmadığından tam olarak hangi tarihte yapıldığı belli olmasa da, hanın mimari özelliklerinden, 1400’lü yılların başlarında yapıldığı tahmin ediliyor. Girişteki mukarnaslarla dikkat çeken yapı, Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunması ve döneminin tek kişilik konaklama imkanı sunan en eski şehir hanlarından olması nedeniyle önem taşıyor.  Konum için tıklayın.

Tokat Çarşısı

Tokat Çarşısı, merkezin ana alışveriş caddesi. Yani öyle Kapalı Çarşı tarzı bir yer beklemeyin. Burası, Tokat merkezin ana caddesi Gaziosmanpaşa’nın iki yanına dizili, yiyecek alışverişinizi yapabileceğiniz dükkanların olduğu bir uzun cadde. Yukarıda bahsettiğimiz Hacivat Köftecisi, Latifoğlu Konağı Müze Evi, Taşhan ve Tokat Müzesi de bu cadde üstünde. Tokat’ın meşhur asma yaprağından almayı unutmayın. Konum için tıklayın.

Latifoğlu Konağı Müze Evi

Gazi Osman Paşa Bulvarı üzerinde kalan Latifoğlu Konağı, 18. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden biri. İçinin Barok üsluptaki ahşap ve kalemişi süslemeleri görülmeye değer. 1746 yılında yapılan konak, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1985 yılında satın alınarak bir restorasyondan geçirilmiş ve 1989’da, Tokat’ın geleneksel ev kültürünün yansıtıldığı bir müze ev olarak ziyarete açılmış. Konağı gezdiğinizde, yörenin eşyaları ve kıyafetlerini görebiliyor, günlük konak yaşamını, kına gecesini, misafir kabulünü hamam odası, hamam, mutfak ve yatak odasında cansız mankenler aracılığı ile gözlemleyebiliyorsunuz. Haftanın her günü ücretsiz olarak, 15 Nisan- 2 Ekim arası 09:00-19:00, 3 Ekim-14 Nisan arası 08:00-17:00 Konum için tıklayın.

Tokat Saat Kulesi

1902 yılında, II. Abdulhamid’in tahta çıkmasının 25. yılı şerefine yaptırılan 33 metrelik saat kulesi, şehrin her yerinden görülebilecek bir noktaya kondurulmuş. Kesme taştan yapılma kulenin saati, halher yarım saatte bir ve saat başlarında çalıyor. Sesi kentin her yerinden rahatlıkla duyulabiliyor. Konum için tıklayın.

Mevlevihane

13. yüzyılda Tokat’ta yayılmaya başlayan Mevlevilik, 1600’lere gelindiğinde şehirde bu mevlevihane kalıcı yapılar inşa edecek kadar gelişmiş. Sultan 3. Ahmed döneminde Yeniçeri ağası Sülün Mustafa Paşa tarafından 1638’de yaptırılan Tokat Mevlevihanesi, tamamen bütünüyle günümüze kalmamış olsa da, 19. yüzyıl Tokat evleri mimarisinde restore edilmiş ve yeniden ziyarete açılmış. Konum için tıklayın.

Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi

Burası, Mustafa Kemal Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet döneminde, Tokat’a yaptığı 6 ziyaretin üçünde kaldığı yer. Atatürk’ün Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı sırasında Kurmay Subaylığını yapmış bir asker olan, Cumhuriyetle birlikte dört dönem Tokat Milletvekilliği de yapmış Mustafa Vasfi Süsoy’a ait bu konak, bir 2007’de etnogrfya müzesine dönüştürülerek halka açılmış. İçinde Atatürk’ün kullandığı eşyalardan, Mustafa Vasfi Süsoy’a ait bir odaya görebileceğiniz objeler var. Haftanın her günü ücretsiz olarak gezilebiliyor. Ziyaret saatleri: 15 Nisan- 2 Ekim arası 09:00-17:00, 3 Ekim-14 Nisan arası 08:00-17:00 Konum için tıklayın.

Tokat Kalesi

Tokat merkezin en yüksek noktası olan Tokat Kalesi’nin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmese de kaleye dair en eski izlerin 5. ya da 6. yüzyıla ait olduğu biliniyor. Roma Dönemi’nde yol güvenliği için yaptırılmış olan kale, 1074 yılında Selçuklular’dan Danişmend Gazi tarafından ele geçirilmiş. Sonrasında ise Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetine giren kale, birçok kez onarım görerek savunma amacıyla kullanılmış. Fakat kalenin en çok ünlendiği olay, isyancılar ve devlet yöneticilerine hapishane olarak kullanıldığı dönemde,Korku filmlerinin efsanevi kahramanı Kont Drakula olarak da bilinen Eflak (Romanya) Krallığı Prensi Kazıklı Voyvoda III. Vlad’ın bir süre bu kalede hapis hayatı yaşamış olması.  Konum için tıklayın.

Ulu Cami, Kuş Evi ve Sık Dişini Helası

Ulu Cami, Danişmendliler Dönemi’nde 13. yüzyılda yapılmış. Bu caminin en önemli özelliği, Doğu ve batı yönünde iki tane son cemaat yeri yani camilerde camiye bitişik olan revaklı yer bulunyor. Bu revaklı son cemaat yeri örneğine Anadolu’da sadece Tokat’ta rastlanıyor.

Güneydoğu köşesindeki taşa oyulmuş, kuş evini görmeyi atlamayın. Bu kuş evlerine Anadolu’da nadiren rastlanıyormuş. Konum için tıklayın.

Sık Dişini Helası ise, tarihi Sulusokak’ta bulunan, Osmanlı’dan kalma umumi tuvalet. 1600’lü yıllardan kalma tuvalet belediye tarafından geçtiğimiz yıllarda restore edilmiş hatta restorasyon sırasında içinde 400 altın sikke çıkmış. Konum için tıklayın.

Tokat Hamamları

Tokat’ta hamam kültürü çok önemliymiş. Çünkü Osmanlı’da sarayda tellaklık görevi önce Arnavutlar’a sonra Tokatlılar’a verilmiş. Nedeni de hem mahremiyet hassasiyeti, hem de önemli görüşmelerin hamamlarda yapılması sebebiyle bir tellalın, güvenilir kişi olması gerektiği düşünülüyormuş. Tokat merkezde, başta en eskisi 1277 yılında yaptırılmış olan bir Selçuklu yapısı olan Pervane Hamamı, Sultan Hamamı, Paşa Hamamı, Çay Hamamı ve Ali Paşa Hamamı gibi tarihi hamamlar var. Paşa Hamamı ve Çay Hamamı günümüzde de aktif olarak işletiliyor.

Hıdırlık Köprüsü

Şehrin tam merkezinde, Yeşilırmak üzerindeki, Selçuklu’dan kalma, kesme taştan yapılmış, 5 kemerli bir köprü. 151 metre uzunluğunda ve 7 metre genişlikte olan köprü bugün dahi kullanıma açık. Konum için tıklayın.

Yeşilırmak’ta Gondol Turu

Bizce pek kaçırılmayacak bir yanı yok ama ilgilenenler çıkar diye yine de yazalım dedik. Geçtiğimiz sene hayata geçirilen Kanal Tokat Projesi ile başlayan gondol turları, İtfaiye Müdürlüğü Kavşağı’ndan Atatürk Kavşağı’na kadar olan yaklaşık 1,5 kilometrelik alanda yapılıyor. Köprü ve gondol turlarının yapıldığı yer hemen aynı yerde.

I Love Tokat Yazısı

I Love Tokat yazısı da köprü, gondol turlarının yapıldığı yer ile aynı yerde. Konum için tıklayın.

Tokat’tan Ne Alınır

Hemen sizi şuraya alalım: Tokat’tan Ne Alınır

Bizce Yukarıdakileri Yaptıysanız Yeterli Doza Tokat Almışsınızdır.
Yine De Daha Fazla İstiyorum Diyen Çıkarsa Buralara Bakabilirler:

Haritayı GoogleMaps‘te açmak için tıklayın.

1. Erbaa
2. Niksar
3. Oktar Alabalık Tesisi
4. Yeloğlu
5. Almus Öğretmenevi
6. Almus
7. Tokat Merkez


8. Çamlıbel Pide Salonu
9. Ballıca Mağarası, Pazar
10. Değirmendere, Pazar
11. Mahperi Hatun Kervansarayı
12. Kaz Gölü
13. Turhal
14. Zile
15. Saklıbahçe
16. İşeri Restaurant

Erbaa

Tokat’ın nüfus ve yüzölçümü bakımından en büyük ilçesi ama vaktiniz yoksa atlanabilir. Burada görülecek yerler arasında, sadece ayakları görülebilen, Bizans’tan kalma tarihi Boğazkesen Köprüsü, temiz hava ve göl manzarası için de Düden Gölü var. Yine Erbaa’ya bağşı Akça kasabasında bulunan, ahşap mimarisi ile dikkat çeken Silahtar Ömer Paşa Camii de bu bölgeden görülmeye değer tarihi yerlerden. Konum için tıklayın.

Niksar

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne “Erken dönem Anadolu Türk Mirası Danişment Başkenti” olarak giren Niksar da hem merkezi hem de çevresi görülmesi gereken yerlerden. Özellikle merkezde Türkiye’nin en büyük ikinci kalesi Niksar Kalesi’ni, Niksar’da Türklerin ilk medresesi Yağıbasan Medresesi’ni, Fatih Sultan Mehmet’in seferinde Ramazan ayını geçirdiği tarihî Ulu Camii’yi ve Roma Arsenali’ni mutlaka görmelisiniz. Vaktiniz kalırsa Arasta Çarşısı’nı gezip Adalı Kıraathanesi’nde, okey taşlarının çıkardığı sesi kendinize fon alıp, birer kahve içmeyi de unutmayın. Konum için tıklayın.

Niksar köklü tarihinin yanında, Tokat’ın yayla turizmi ile öne çıkan ilçesi. Özellikle, doğa harikası Çamiçi Yaylası’na çıkıp Tokat kebabı yemek burada yapılacakların ilki. Konum için tıklayın.

Almus

Almus’un en büyük olayı ne diye sorarsanız, baraj gölüne karşı kurulu tesislerde alabalık yemek deriz. Tufantepe’deki Öğretmenevi’nde yerli baraj somonu da tatma fırsatı bulursunuz. Yalnız bu somonu öyle alıştığını pembe Norveç somonu gibi düşünmeyin. Daha çok güveçte soslu gelen fener balığını andıran bir tadı var. Oktar Alabalık Tesisi de baraj gölüne bağlanan Yeşilırmak üzerine kurulu, alabalık yemek için bir başka alternatif. Alabalık yedikten sonra baraj gölünde tekne turu yapmak da güzel fikir. Konum için tıklayın.

Turhal

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Turhal da Tokat’ın ikinci büyük ilçesi. Fakat burada merkezde yapacak çok fazla şey yok. Buranın olayı daha çok köylerini gezip sadece buraya has lezzetleri tatma fırsatı yakalamak. Tokat merkezin yağlısı olduğu gibi Turhal’ın da meşhur Yoğurtmaçı var. Turhal’daki tüm ekmek fırınlarında bulabilirsiniz. Hafta sonları kahvaltılarda özellikle çok tüketilen hamurişi bir ürün.

Turhal’ın Zile tarafındaki girişinde dağın eteğinde bulunan eşsiz bir köy olan Hamide Köyü’nü ziyaret edip psihalive (mantıya benzeyen fakat içinde patates olan) yani Çerkes mantısı yemeden geçmeyin. Konum için tıklayın. Ayrıca Turhal’ın Mercimek tepesinden yamaç paraşütü de yapılıyor, aklınızda olsun.

Zile

Zile Kalesi’nin olduğu tepe

Zile’nin en meşhur yönü Julius Sezar’ın M.Ö. 47’de Zile önlerinde yapılan Zela Savaşı’nı kazandıktan sonra “Veni, Vidi, Vici” yani “Geldim, Gördüm, Yendim” sözünü Zile Kalesi’ninde söylemiş olması ancak maalesef ne kale çok etkileyici, ne de ilçe bu mirası sahiplenip bir turizm hazinesine çevirebilmiş. Aslında tarihi konakları sayesinde Trilye gibi nostaljik dokuya sahip ama çok bakımsız olması sebebiyle çok cazip değil.

Dolayısı ile bu kadar potansiyeli olmasına rağmen Zile’de yapılacak en güzel şey,  bir eve konuk olup bat, katmer, semaver üçlüsünün keyfini çıkarmak. Bat, Mersin’den tanıdığımız domatesli soğuk mercimek çorbasını biraz da kısırı andıran batırığa benzer bir yemek. En önemli farkı, marulla değil asma yaprağına sarılarak veya kaşıkla yenilmesi. Fakat Zile’deki bat, kullanılan malzeme ve yapılış tarzı açısından merkez ve diğer ilçelere göre biraz farklı. Bu yüzden Zileli birinin ev salçası ile yapacağı batı asma yaprağı ile birlikte tatmalısınız.

Bir de Zile’nin kapı düğünleri meşhur. Rastlarsanız, katılmakta çekince görmeyin. Bu bölgenin kendine özgü bir melodisi ve ritmi olan oyun havası da var. Onu da kaçırmamış olursunuz. Konum için tıklayın.

Tokat’ta Yeme-İçme

Tokat mutfağı çok zengin ve ayrı bir yazıda anlatılmaya değer. Detaylar için ⇨ Tokat’ta Ne Yeniryazımıza tıklayın.

 

Tokat Nerede

Tokat, Karadeniz Bölgesi’nde yer alıyor.
Tokat Amasya arası 126 kilometre, 2 saat,
Tokat Samsun arası 226 kilometre, 3 saat,
Tokat Sivas arası 120 kilometre 2 saat,
Tokat Ordu arası 214 kilometre, 3 saat 20 dakika,
Tokat İstanbul arası 803 kilometre 9 saat 40 dakika
Tokat Ankara aras ı383 kilometre 5 saat sürüyor.

Tokat’a Nasıl Gidilir

Tokat’ta bir havalimanı var havalimanına sefer düzenlenmiyor haliyle atıl durumda kalmış. Bu nedenle önce en yakın havalimanının olduğu Sivas’a geçmeniz gerekiyor. Sivas Nuri Demirdağ Havalimanı’ndan Tokat’a Havaş otobüsleri hizmet veriyor. Sefer saatleri için tıklayın.

İstanbul’dan otobüsle Tokat’a geçmek isterseniz yol yaklaşık 13 saat sürüyor. Çoğu otobüs firmasının Tokat’a haftanın her günü seferleri var.

 

4 YORUM

  1. Harun

    Yazınız çok güzel! elinize sağlık. benim seyahat blog yazıların nasıl sizce?
    gezginnnim.blogspot.com

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This