İstanbul’un en güzel yeri neresi deseniz, gözüm kapalı Prens Adaları derim (hele de baharda). Eski adıyla Prinkipos Adaları. İstanbul’un, ne kadar efsane güzellikte bir yer olabilecekken ellerimizden kayıp gittiğinin kanıtı. Çam ağaçları içinde muazzam tarihi köşkler, nefes alan sokaklar, bisikletle 5 dakikada vardığın plajlar, yıkılan manzaralı parklar ve tepeler, bir arada hem kendi kültürlerini yaşatan, hem de yeni bir ada kültürünün parçası olan azınlıklar…

İşte tam da bu yüzden ne zaman adalara gitsem kalbim acıyor. Tarihe gömülen adı gibi, kendisine akın akın gelen Tazmanya canavarı turistlerin ve bu turistlere hizmet vermek için dışarıdan gelen yeni esnafın ayakları altında ufalanıp gideceğinden çok ciddi korkuyorum. Nitelik gitti, nicelik geldi. Birçok eski adalı bile adalarına küsüp kaçtı.

Aynı adada sanki Cunda‘da ya da Ege başka güzel bir yerde tatildeymişsiniz gibi hissetmek de, Esenler Otogarı’ndaymışsınız gibi hissetmek de mümkün. Bu yazımız da Büyükada’daki cennet ve cehennem arasındaki ince çizgiyi belirleyen tüyolar içerir.

Birinci ve en elzem uyarımız; acı ama Büyükada’ya yazın gitmemek. Maalesef. Biliyorum, en çok gitmek istediğiniz zamanı. Biraz kafa dinlemek, açık havanın tadını çıkarmak istiyorsunuz. Ama hafta içi bile daha adaya gelmeden, vapurda 3 karısı ve 8 çocuğundan oluşan 12 kişilik çekirdek ailesi ile gezen görültücü turist kitlesi ile karşılacaksınız ve evimin balkonu daha iyiydi diyeceksiniz. O yüzden iyisi mi Eylül’ü bekleyin, ya da Mayıs’ta herkesten önce Büyük ada’yı kapın. İşte o zaman Büyükada tadından yenmiyor.

Şimdi gelelim, turistler kordonda dolaşadursun, biz onları ekip ada sefası yapalım dediğimiz tüyolara:

Haritayı GoogleMaps‘te açmak için tıklayın.
1.Fıçı, 2. Yalovalı, 3. Milto, 4. Büyükada Pastanesi, 5. Fıstık Ahmet, 6. Ada Kahvaltı 7. Leyla Tost 8.Hamidiye Camii, 9. Meziki Köşkü, 10.Splendid Palace Otel, 11. Anadolu Köşkü, 12. Çankaya Caddesi, 13. Mizzi Köşkü, 14. Troçki Evi, 15. Rum Yetimhanesi, 16. Lunapark, 17. Reşat Nuri Güntekin Evi, 18. Adalar Müzesi, 19. Aya Nikola Oteli, 20. Aya Yorgi Kilisesi, 21. Yücetepe Kır Gazinosu, 22. Eskibağ Teras Restoran, 23. Club Ada Seded, 24. Sedef Adası Halk Plajı, 25. Elio Restoran.

BÜYÜKADA’DA 1 GÜNDE YAPILACAK EN GÜZEL 11 ŞEY

Büyükada’nın en güzel yanlarını sizin için 1 günlük programa sığdırdık. Aşağıdaki maddeleri günün akış sırasına göre dizdik.

1. İnsana Kendini Tatilde Gibi Hissettiren Ada Brunchları


Aç gelenler güne adada kahvaltı yaparak başlayabilirler. Aslına bakarsanız mekanlar öyle kuş konduran yerler değiller, yine peynir ekmek yiyorsunuz ama daha farklı hissediyorsunuz. Anlatması zor. Bambaşka bir tazelenme, tatil hissi var adada kahvaltının. Bizce kahvaltı hassas konu. Onu buraya sıkıştırmadık, tüm önerdiğimiz kahvaltı mekanlarını bulacağınız bir Büyükada’da Kahvaltı yazısı hazırladık.

2. Büyükada’ya Denize Girmeye Mi Geldiniz, Yoksa Adayı Gezmeye Mi Karar Verin. Deniz İçinse:


İstanbul’da yüzmek konusunda çekimser olanlar 3. maddeden devam edebilirler.

Ben şahsım adına, “Kilyos’ta yüzüyorum madem, eee Büyükadalılar da bi problem yaşamadan burada denize girip duruyorlarsa, o zaman ben de Adalar’da bi ıslanabilirim” diye düşünüyorum ama lütfen siz sakın bana göre karar vermeyin çünkü bu çok tartışmalı bir konu. Hatta deniz temiz mi derseniz kesinlikle kefil olamam. Eğer buraya yüzmeye gelenlerdenseniz her yerde olduğu gibi Büyükada’nın da keyfi en çok tekne ile çıkıyor. Vapurdan indiğinizde sahildeli teknelerden biriyle anlaşabilirsiniz. Tekne ile çıkarsanız bile akşam üstü programa 5 numaradan devam edin deriz. Tekneye kendimi bağlamak istemiyorum diyenler Büyükada’nın en çok tercih edilen plajları için tıklayabilirler: Büyükada Plajları

3. Faytona Binmeyin. Faytonda Çalışmaya Başlayan Atlar 2 Seneye Ölüyorlar


Öncelikle lütfen adaya gelen bencil, bilinçsiz Tazmanya Canavarı turistlerden olmamak için herkes üzerine düşeni yapsın ve faytona binmesin. Biliyorsunuz, adalardaki turistik fayton turizimi nedeniyle yüzlerce at çok ağır şartlarda çalıştırılıyor ve bunlardan bazıları yılı çıkaramayıp telef oluyor. Belediyenin resmi kaynaklarna göre her Adalar’da her yıl 400 at ölüyormuş, ama kayıtlara geçmeyenlerle birlikte asıl sayının 700-800 olduğu söyleniyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nin (HAKİM) raporuna göre, faytonda çalışmaya başladıktan sonra 2 yıl içinde ölüyorlarmış. Buyrun buradan 2017 tarihli haberi okuyun. Bu gidişata dur demenin yolu, asla bunun bir parçası olmamaktan geçiyor.

Büyükada’da ve diğer her yerde. Yeri gelmişken belki bir yetkili okur diye buraya bir not iletmek istiyorum: Neden elektirikli golf arabalarını taksi gibi işletmiyorsunuz? Şimdilik o yok ama bisiklet gibi çağdaş ve keyifli alternatifleri var. O da bizi en kritik konumuza getiriyor:

4. Bisiklet Kiralayarak Derhal Yukarılara Doğru Pedallayın


Büyükada’ya ayak basar basmaz bir bisiklet kiralayın ve sahildeki ve çarşı içindeki istenmeyen tatsız kalabalığı derhal ekin. Vakit kaybetmeden yukarılara pedallayın. Yol boyunca, büyüleyici güzellikteki yalılarla dolu sokaklardan geçerek, adanın çam ormanlarıyla kaplı tepelerinde sele üstünde oksijene doyacaksınız. Sizi temin ederiz ki Büyükada’yı gezmenin en güzel yolu bisiklete binmek.

Adanın farklı yerlerinde kafe ve restoranlar var ama piknik yapmak da isteyebilirsiniz. Çantanıza piknik örtünüzü atın, çarşı içindeki şarküteri veya marketlerden de dilediğiniz piknik atıştırmalıklarını ve içkinizi de aldınız mı adanın turistik kalabalıktan izole, en sakin köşeleri sizleri bekler. Ayrıca hatırlatalım, Büyükada’ya kendi bisikletinizle de gelebiliyorsunuz çünkü Şehir Hatları vapurlarına bisikletinizi sokmanıza izin veriliyor.

Çarşı civarında neredeyse her sokak başında bisiklet kiralanacak yer var ama bazı bisikletçilerin bisikletleri oldukça eski ve bakımsız olabiliyor. Önerimiz, Ada’nın 60 yıllık bisikletçisi Sami Abi‘nin dikkanı Bisiklet Ticaret‘ten bisiklet kiralamanız. Buradaki bisikletler bir nebze daha iyi durumda. Zaten kendisini kime sorasanız yerini gösterir.

Birkaç önemli uyarı da yapalım

– Ayrıca Büyükada’nın oldukça yokuşlu ve yer yer tali yol olduğunu, bisikletinizi kiralamadan önce frenlerini kontrol etmeyi unutmayın.
– Büyük ada’da bisiklet turizmi gelişmiş olsa da adada 14 kilometrelik büyük tur ve 12 kilometrelik küçük tura alternatif sürüş rotası yok. Küçük turun rotasına Aşıklar Yolu da deniyor. Bu rotayı yürüyerek kolaylıkla yaparsınız.
– Tura başlamak için Lunapark meydanına gitmeniz gerekiyor. Burası hem büyük, hem de küçük turun başlangıç noktası. Tabelalar var buraya ulaşmak için.
👉 Yukarıdaki haritada 16 numara ile gösterilen nokta.
– Nizam yolu iyi güzel ama aşırı bisiklet ve turist kalabalığı oluyor, Maden’den giderseniz yol daha sakin olacaktır. Ortalama 75 dk sürüyor. Küçük tur ise 1 saat sürüyor.
– Ayrıca herhangi bir bisiklet yolu da yok. Araçlar da faytonlar da yayalar da bisikletliler de aynı yolu kullanıyor. Faytonların geldiği sesinden çok belli oluyor ama sizin yine algılarınız açık olsun.

Pedallarken yolunuzu adanın muhteşem köşklerinden geçirin:

5. Muhteşem Köşklerle Dolu Nostaljik Sokakları Gezin

Splendid Otel

Altınızda bisikletiniz var, adanın muhteşem sokaklarını istediğini gibi gezebilirsiniz. Büyükada güzelliği kesinlikle buradaki tarihi, ahşap, süslü ve gösterişli köşklerden alıyor. Her sokağında harika bir saray yavrusuna rastlamanız muhtemel. Atlayın bisikletinize, sokak sokak köşk avına çıkın. Adanın en güzel köşkleri Nizam bölgesinde kümelenmiş ama Maden bölgesinde de çok hoş yapılar var. Hiç merak etmeyin, bisiklet rotanız için aşağıdaki Büyükada’da Gezilecek Yerler bölümümüzde kaçırmayın dediğimiz yerleri bulacaksınız.

Buraları dolaşa dolaşa nihai hedef Aya Yorgi Tepesi’ne gidin. Gözünüz saatinizde olsun, buraya güneş batmadan gelmeniz çok önemli.

6. Favori Yerimiz Aya Yorgi Tepesi’ndeki Aya Yorgi Kilisesi

Fotoğraf Kaynak: Birkan Kan

Bisiklet kiralayıp, adanın tepelerine doğru pedallayarak tatsız kalabalıkları büyük ölçüde ekmiştik, şimdi de kalanlarını eleyerek nirvanaya varmaya doğru gidiyoruz. İşte orası Aya Yorgi Tepesi. Şöyle bir korelasyon gerçekten var; işin içine ufacık da olsa fiziksel efor girince, çürük elmalar eleniveriyor.  Aya Yorgi’ye gitmek için önce iskeleden yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki büyük ve küçük turun başlangıç noktası olan Lunapark alanına pedallıyorsunuz. Orada bisikletleri kitleyeyin çünkü Aya Yorgi’nin dik yokuşunu yaya çıkmak zorundasınız. Bisiklet dahil, herhangi  bi araç giremiyor. Çok fazla bir kondisyon gerektirmiyor ama en az bir 25 dakika sürüyor. İşte bu aşamada da son turistler eleniyor ve siz o yukarıdaki enfes tepeye vardığınızda adadan tamamen soyutlanıyorsunuz. Burada 3 tane harika şey  var; birisi Aya Yorgi Kilisesi, öbürü Yücetepe Kır Gazinosu, sonuncusu da gün batımı.

Kiliseye ulaştığınızda hemen bir mum yakıp dilek dileyebilirsiniz. Orijinal adı Agios Georgios Rum Ortodoks Manastırı olan ve 1751’de Aziz George adına inşaa Aya Yorgi Kilisesi, yılda iki kez, 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde, Müslümanı, Hristiyanı, Yahudisi hangi dinden olduğu fark etmeksizin, dilek dilemeye gelenlerle dolup taşıyor.

Kilisenin en değerli hazinesi, içindeki mızrağı ile bir deniz canavarını öldüren Saint George ikonası. Bu ikonanın da bir hikayesi var. Rivayete göre, Bizans döneminde, kilisenin papazları, kilisenin ikona ve kutsal emanetleri zarar görmesin diye işgal zamanlarında onları toprağın altına gömmüşler. Yıllar sonra, Aya Yorgi’nin rüyalarına bir çoban girmeye başlamış. Bu çoban ondan, bu yokuşu çıplak ayakla ve hiç konuşmadan tırmanarak kiliseye çıkmasını, çan sesini duyduğunda olduğu yerde durup toprağı kazmasını söylemiş. Aya Yorgi de bu kehaneti dinlemiş ve gerçekten de toprağın altında şu an kilisede sergilenen ikonaları bulmuş.

Kilise, Efes Antik Kenti yakınlarındaki Meryem Ana Evi gibi Hristiyanlar tarafından kutsal sayılan bir hac yeri olduğu için her yıl isim günü sayılan 23 Nisan’da ve Aziza Thekla’yı anma günü olan 24 Eylül’de buraya akın ediyorlar. Tıpkı rivayette olduğu gibi çıplak ayakla ve hiç konuşmadan kiliseye çıkıyor, yolda dallara çaputlar bağlayıp dilekler diliyor, kiliseye vardıklarında buradan bir anahtar veya çan alıyorlar. Eğer dileğiniz gerçek olursa, buraya tekrardan gelip aldığınız çan veya anahtarı geri getirmelisiniz. Yalnız baştan uyaralım; bu iki günde Büyükada’da adeta izdiham yaşanıyor. Eğer kiliseyi turistik ziyaret etmekse amacınız, sakın ola ki bu iki tarihe denk gelmeyin. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 20 numara ile gösterilen nokta.

7. Aya Yorgi Tepesi’inde İstanbul’un En Keyifli Manzaralarından Birine Karşı Köfte Patates, Sucuk Ekmek Keyfi Yapın 👉Yücetepe Kır Gazinosu

Sırf burada demlenmenin müthiş huzurunu yaşamak için bile 3 kilometre pedallayıp, yarım saat yokuş tırmanmaya değer. 1978’den beri Aya Yorgi Kilisesi’nin hemen yanında hizmet veren Yücetepe Kır Gazinosu, ruhunu hiç yitirmemiş, hem çok sempatik, hem de çok huzurlu bir yer.  Tahta masa ve sandalyeli, salaş bir aile işletmesi olan kır lokantasının menüsünde az ama öz seçenekler var: Meşhur köftesi, Afyon sucuğu, ev yapımı zeytinyağlı yaprak sarma, acılı ezme ve peynirli muska böreği. Favorimiz köfte & bira ikilisi. Bir de dolunay geceleri, buradaki ay ışığı manzarası da inanılmaz oluyor. Denk gelirseniz kesinlikle sahildeki restoranları değil akşam yemeğine burayı tercih edin. İşletme yılın her zamanı açık ve bizce İstanbul’un en güzel sırlarından. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 21 numara ile gösterilen nokta.

8. İstanbul’un En Güzel 5 Manzarasından Biri İçin Aya Yorgi’de Kayalıklarda Günü Batırın

Yanınızda kimi götürdüğünüze dikkat edin, çünkü ilk 7 madde boyunca yanınızdaki kişiye aşık olmadıysanız, artık olacaksınız. 🙂
Kır Gazinosu, adanın açık ara en güzel manzaralı noktası. Gün batımı muhteşem. İstanbul’dan ilk 5’e net girer. Size çok da keşfedilmemiş günü batırma noktası daha söyleyelim: Aya Yorgi’ye çıktığınızda, köftecinin arkasında kalan kayalıklar. Manzara tek kelime ile müthiş. Kral tahtı gibi bir kaya da var. Eğer boşsa, hemen kapıp kurulun deriz.

9. Akşam Yemeğinizi Eskibağ Teras Restoran’da Yiyin

Fotoğraf Kaynak: Gulay Savas / Foursquare

Evet, sahildeki restoranlar bir ada klasiği oldu ve belki oradaki kalabalıkta başka bir enerji bulabilirsiniz ama adanın en uzak yerinde, arka cephesinde kalan EskiBağ Teras Restoran’ı hepsine tek geçeriz. Zaten bu da bizim Büyükada’da İstanbul’dan kaçma rehberimiz ve turistleri ve turistik herşeyi ekmeye programlıyız. Tahta sandalyeleri ile son derece yalın, ve yalın olduğu kadar da güzel bir akşam yemeği keyfi için önerimiz Eskibağ. Ama biraz da kalalıklara karışalım derseniz yazının devamında Büyükada’da Ne Yenir & Nerede Yenir bölümünü bulacaksınız.
👉 Yukarıdaki haritada 22 numara ile gösterilen nokta.

10 . Bir Büyükada Klasiği: Dondurma Yiyin (Ama Adalıların Adresinde)

Büyükada’da vapurdan iner inmez, her kafanızı çevirdiğiniz yerde 5 katlı dondurmalar yiyen insanlar göreceksiniz ve anlayacaksınız ki bu dev dondurmalar Büyükada’daki en turistik şeylerden biri olmuş.

Ama biz dondurma keyfinizi daha çok adalıların bilip gittiği, mevsimlik meyvelerden dondurma yapan, Büyükada’nın seyyar dondurmacısı Yunus‘a saklayın deriz. Aslen Kastamonulu olan Yunus Usta için dondurmacılık bir aile işi. Ailenin bireyleri, her gün taze olarak hazırladıkları dondurmaları, Büyükada ve diğer çevre adalarda el arabalarında satıyorlar. Genellikle Anadolu Klübü’nün önüne çeker arabasını. Arabasında çok çeşit yok. En fazla limon, vişne, şeftali, çikolata ve kaymaklı gibi çeşitleri bulabilirsiniz ama aylardan yazsa ve o gün şansınıza vişneli veya şeftalilisi varsa hiç kaçırmayın. Meyveler ezilerek yapıldığından aromaları da bir o kadar yoğun. Ama uyarmakta fayda var ki dondurması sorbe kıvamında. Yani süt bazlı değil bu nedenle de çok çabuk eriyor. Yunus’un dondurmasının bir diğer özelliği de külahlara top şeklinde değil de gül şeklinde koyuyor olması. Anlayacağınız hem kendisi şekil hem tadı olay.

Yunus’u yerinde bulamazsanız:
– İkinci tercihiniz çarşının üstünde kalan Sarıyer Dondurmacısı olsun. Özellikle sütlü dondurması çok başarılı.
– Meydana çıkarken solda kalan Roma Dondurmacısı‘nın da imza lezzeti kavunlusu ama oldukça fazla çeşit var. Apartman külahlardan birini seçin ve elinizi korkak alıştırmayın.

Tarihi Prinkipo Dondurma & Waffle ise çikolatalı, fındıklı, fıstıklı, şekerlemeli çeşit çeşit külahları ve waffle’ları ile öne çıkıyor. Aralarından en turistik olanı bu seçenek, o yüzden önünde çok fazla sıra varsa şaşırmayın.

11. Yemekten Sonra Sahildeki Nostaljik Çay Bahçelerinde Çekirdek Çitleyerek Okeye Dönen Yerellere Karışın  😀

Fotoğraf Kaynak: Burak Kolay / Foursquare

Bize çok hitap etmiyor ama Ada’nın en nostaljik olaylarından biri, yemek sonrası arkadaşlarla sahildeki çay bahçelerinden birine geçip, okey, tavla, iskambil kartı gibi oyunlar oynamak, yanında da bağımlılık yaratan çekirdek çitlemek. Adalılarla biraz laflamak isterseniz adresiniz burası.

BÜYÜKADA’DA GEZİLECEK YERLER

1. Büyükada’nın Enfes Köşklerini Görün

Fotoğraf Kaynak: Veyis Polat / Flickr

Zaten altınızda bisiklet de var, adanın her köşesine rahatça ulaşabilirsiniz. Adada bir sürü dantel gibi bina var, onları da zaten tarihi önemi olan bu binalara pedallarken göreceksiniz. Bölge bölge anlatmak gerekirse:

Yirmiüç Nisan Caddesi’nde

– Yirmiüç Nisan Caddesi, adanın denize nazır köşklerle dolu. Hani vapurla kıyıya yanaşırken güzelliklerine hayran kaldığınız köşklerin.
Splendid Otel ve Anadolu Kulübü, bu cadde üzerinde bulunuyor. Ne yazık ki; Anadolu Kulübü’nde takılmak sadece kulüp üyelerine uygun fiyatlı. Dışarıdan girmenin de bir esprisi yok. Pas geçebilirsiniz. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 11 numara ile gösterilen nokta.

Splendid Palace Otel – Kaynak: www.splendidhotel.net

Büyükada’nın asırlık sembollerinden, Yeşilçam filmlerinin aranan setlerinden, ahşap ve art-nouveau detaylı nostaljik yapısı Splendid Palas Otel’de konaklamak başlı başına çok özel bir Ada deneyimi. İçeri girdiğiniz anda, karo döşemeli, kırmızı perdeli, kuyruklu piyanolu, sütunlu, sanat eserleriyle dolu, şık ve elegant lobisi sizi 1920’lere ışınlıyor. 6 Nesildir otel olarak işletilen yapı, bugün 1. dereceden tarihi eser statüsüne sahip. 1908 yılında Osmanlı ordusundan emekli Kazım Paşa tarafından Avrupa’daki otelcilik anlayışı örnek alınarak inşa edilmiş olan otele, başta Fransız stili olmak üzere soğan kubbeleri gibi oryantalist esintiler de hakim. Otelin müşterileri arasında her ne kadar konaklamamış olsa da 1929’da ve 1934’de Büyükada’ya gelen ve akşam yemeği için burayı tercih eden Atatürk de var. İmkanınız varsa konaklamaya, yoksa da otelin kendi cafesi Cafe Spitz’de şeftatili trifi mutlaka tadın. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 12 numara ile gösterilen nokta.

Çankaya Caddesi – Fotoğraf Kaynak: Safia Osman / Flickr

Nizam bölgesinde

– Çankaya Caddesi ise adanın en güzel ve tarihi köşklerinden bazılarının olduğu cadde. Bu cadde üzerinde, şimdilerde Adalar Kültür Merkezi olan Fabiato Köşkü‘nü, İzzet Paşa Köşkü‘nü, Con Paşa Köşkü‘nü, 14. İstanbul Bienali mekanlarından Al Palas olarak da bilinen Mizzi Köşkü‘nü, yine Bienal mekanlarından olan ve sevilen dizi Hatırla Sevgili’ye set olmuş Yalman Yalısı‘nı görebilirsiniz.
👉 Yukarıdaki haritada 13 numara ile gösterilen nokta.

– Hemen sonrasında gelen Nizam Caddesi üzerinde ise Azaryan (Seferoğlu) Köşkü‘nü ve Mazlum Bey Köşkü olarak da bilinen Kuyumcuyan Köşkü‘nü göreceksiniz.

Yılmaz Türk Caddesi‘nde ise Türk edebiyatının usta ismi Reşat Nuri Güntekin’in evi var. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 17 numara ile gösterilen nokta.

Rum Yetimhanesi,  Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Orman Yolunda

Hagios Sotiros Christou Manastırı’na giden ormanlık yolda, Büyükada’nın ve Avrupa’nın en büyük dünyanın ise ikinci büyük ahşap yapısı Rum Yetimhanesi‘i var. 1964 yılından beri kullanılmadığından oldukça atıl kalmış hatta neredeyse yıkıldı yıkılacak. Zaten etrafını da çevirmişler, çok da birşey göremiyorsunuz. Bu sebeplerden ötürü boşuna bi ton da buranın yolunu pedellamayın, şimdilik atlayın. 1980’deki yangıda büyük hasar gören ve kötü hava koşulları nedeniyle de bir hayli yıpranan bina için geçtiğimiz mart ayında güzel haber geldi. Rum Yetimhanesi, Avrupa’daki tehlike altındaki 7 kültürel miras alanından biri seçildi. Böylece, bugüne kadar daha önce yapılmamış, Avrupa fonlu bir koruma çalışması da başlatılmış olacak. Bir gün açıldığında gelirsiniz.  Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 15 numara ile gösterilen nokta.

Maden bölgesinde

– Şimdilerde otel olarak kullanılan ama zamanında Dudaktan Kalbe dahil dizi ve reklam filmlerine set olmuş, Malul Gazi Caddesi‘ndeki Meziki Köşkü‘nü, (Konum için tıklayın) ve Hamidiye Camii‘yi mutlaka görün. (Konum için tıklayın.)
👉 Yukarıdaki haritada 7-8 numara ile gösterilen noktalar.

Troçki Evi – Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Sahil tarafında ise, 14. İstanbul Bienali’nde, Arjantinli sanatçı Adrian Villar Rojas’ın sudan çıkan devasa heykelleriyle gündeme gelen, sürgün yılları boyunca, ünlü Rus siyasetçi Lev Troçki‘ye 4,5 sene ev olmuş Troçki Evi var. Pek de iyi durumda olmasa da ve içine girilemese de dışarıdan görmek için uğrayabilirsiniz. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 14 numara ile gösterilen nokta.

2. Vaktiniz Kalırsa Manzarasıyla Aya Yorgi’ye Alternatif Adakule’yi De Görün

Büyükada’da, Aya Yorgi Kilisesi’nin de bulunduğu Yücetepe’ye ek olarak bir de Hızır İlyas Tepesi var ama onun kadar çok bilinmiyor. Bu tepede Adakule adında bir yangın kulesi bulunuyor ve bu kuleden adanın tamamı görülebiliyor. Ben yokuşlara alıştım diyorsanız, kesinlikle buraya da gitmelisiniz. Aya Yorgi’ye göre çok daha tenha ve turistik değil. Söylememize gerek yok ama yine harika bir manzara sizi bekliyor. Buraya ulaşmak için, Lunapark alanından 700 metre kadar yürüyorsunuz.

3. Adalar Müzesi’ni Gezin

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Aya Nikola Hangarı’ndaki Adalar Müzesi’ndeki kalıcı sergilerden 10 Dakikada Prens Adaları adlı sergi hem çok derli toplu bir sergi, hem de adaların oluşumundan başlayarak günümüzün ada hayatına kadar çok kapsamlı bilgiler veriyor. Gerçek nostalji arayanlara bire bir. Giriş tam 5 TL. İndirimli 3 TL. Pazartesi hariç her gün açık. Websitesi Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 18 numara ile gösterilen nokta.

BÜYÜKADA’DA NE YENİR & NEREDE YENİR

Öncelikle içiniz rahat olsun, bizim yukarıda önerdiğimiz 1 günlük programı yapıyorsanız, çok şey kaçırmayacaksınız. Ama insan her gelişinde takılmış plak gibi aynı şeyi tekrarlamak istemiyor, arada yenilik lazım. Ya da zaman zaman insanın canı kafa dinlemek değil, insan görmek istebiliyor. O yüzden size adanın diğer klasikleri ile geldik:

1. Büyükada’nın Popüler Tatları

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/FiciBuyukada

Şimdi sıralayacağımız Büyükada’nın imza tatlarından kendinize bir liste yapın ve yanına tik ata ata gün içinde tatmaya çalışın. Dikkat baştan uyaralım. Bu listenin tamamına tik atmak her baba yiğidin harcı değil 🙂

1. Canınız şöyle pislik bir şeyler çekerse, Büyükada’da çarşı içindeki Altın Fıçı’da midye tava, kokoreç, papates kızartması yanına da buz gibi birer bira çekin. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 1 numara ile gösterilen nokta.

2. Yine çarşı içinde saat kulesinin orda Yalovalı diye Şarküteri / Market var. Buranın özelliği lokma döker gibi patates kroket yapması. Taze taze pişen kroketten, dilediğiniz kadar elinizde yiyorsunuz. Tam bir ada klasiği. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 2 numara ile gösterilen nokta.

3. Büyükada Pastanesi ise adanın en köklü işletmelerinden. Sabah kahvaltısı için pudra şekerli börek alın, kendinize çay söyleyecek sakin bir köşe bulun ve tadını çıkarın. Yine bu pastanenin meşhur unlu mamülleri lokumlu kurabiye, palmiye kurabiyesi ve un kurabiyesinden bol bol alıp eve paket yaptırın. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 4 numara ile gösterilen nokta.

4. Büyükada’nın elbette en klasik lezzeti dondurması. 10. maddede favori dondurmacılarımızı bulabilirsiniz.

5. Klasik Büyükada lezzetleri arasında, lakerda gibi deniz mahsülleri ve sardalya ve çiroz gibi balıklar var. Hepsini sahilde sıra sıra dizilmiş balıkçılarda bulabiliyorsunuz. Favorilerimizi aşağıda verdik.

6. 2 sene önceye kadar Büyükada’daki en büyük nostaljilerden biri Lale Açık Hava Sineması’nda film keyfiydi. Ne yazık ki Lale sineması kapandı. Ama sinemanın hemen yanındaki, tatlı tuzlu tostu “garip” ile bir fenomen haline gelen Lale Büfe hala duruyor. Çikolata ve kaşarın garip ama bir o kadar da lezzetli birlikteliğine siz de şaşıracaksınız. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 7 numara ile gösterilen nokta.

7. Büyükada’nın bir de karpuz reçeli meşhur. Bu reçeli, Ada Kahvaltı‘da hem tadabilir hem de satın alabilirsiniz.
👉 Yukarıdaki haritada 6 numara ile gösterilen nokta.

8. Biliyoruz mideniz çorba oldu ama akşam 5’ten sonra, meydandaki saat kulesinin oraya gelen seyyar turşu arabasından, favori turşu combonuzu yapmak ve lezzetli turşu suyundan içmeden adadan ayrılmayın.

9. Bir de Büyükada sokaklarında rastlayabileceğiniz bir pişmaniyeci var. Onu da yakalarsanız, kaçırmayın.

2. Meyhanelerinde Rakı-Balık-Meze Yapın

“Haftasonu kaçamağı dediğin köşesinden köşesine donatılmış bir sofra içerir” diyenleri en tatmin edecek şey şüphesiz ki nefis Ege otları, deniz mahsülleri, balıklardan oluşan Ada sofraları. Burada 2 seçeneğiniz var,
1) Bir ada klasiği deyip, turistik olmasını sineye çekip, kordondaki kalabalık sahil restoranlarından birine oturacaksınız. Büyükada’nın tüm rakı-balık-meze restoranları sahil şeridinde sıralanıyor ve genellikle fiyat / kalite açısından birbirlerinin muadili. Bu yüzden hepsini tek tek yazmak yerine aralarından birini seçtik: Milto.
2) Ama elbette bizim favorilerimiz yine gözlerden uzakta. Biri aşağıdaki kahvaltı bölümünde bahsettiğimiz Eskibağ Teras Restoran diğeri de aşağıda bahsettiğimiz Fıstık Ahmet’in Yeri Prinkipo Restoran.

Fıstık Ahmet’in Yeri Prinkipo Restoran

Sahildeki dizi dizi restoranlar bölgesinden izole, onları geçtikten sonra sahilden bir kot arkada kalan yeşillik alanda gizlenmiş, sahibi Fıstık Ahmet ile özdeşleşmiş ada klasiği bir restoran. Gitmişken hoş sohbet Fıstık Ahmet ile mutlaka tanışın ve harika mezeleri eşliğinde rakıları tokuşturun. Cuma cumartesi canlı müzik de oluyor. Konum için tıklayın.
👉 Yukarıdaki haritada 5 numara ile gösterilen nokta.

Milto

Genelde sahil şeritindeki, sıra sıra dizili çoğu mekan birbirinin müdahili ve aşağı yukarı fiyatlar hep aynı. Ama rakı-balık için en iyi seçenek hangisi derseniz cevabımız Milto. Izgaraları, kalamarı, ahtapotu ve balığı güzel yapıyorlar fakat adanın en turistik bölgesinde olduklarından fiyatlar biraz pahalı kaçabilir. Konum için tıklayın.

👉 Yukarıdaki haritada 3 numara ile gösterilen nokta.

BÜYÜKADA PLAJLARI

Büyükada’da denize girebileceğiniz çok yer var. En temiz, en bakımlı yerleri yerleri sizin için ayıkladık: Büyükada Plajları

BÜYÜKADA OTELLERİ

Büyükada’ya geldiğinizde bir gece burada kalmanızı şiddetle tavsiye ederiz. O kadar iyi gelecek anlatamam. Tam yumuşamış, tatil moduna girmişken vapura binip her şeyi sifonlamak yerine geec burada kalıp, ertesi gün de biraz demlenirseniz sanki adanın huzuru içinize mühürleniyor. Bizim hep hayalimizde yazın adada bir ev tutmak vardı, şimdilik olmadı ama adada gecelemek bile epey tatmin ediyor. Her bütçeye göre seçenek var.

Büyükada’nın İncisi Splendid Palace Otel

👉 Yukarıdaki haritada 10 numara ile gösterilen nokta.

Aya Nikola Butik Otel

👉 Yukarıdaki haritada 19 numara ile gösterilen nokta.

 

GECE BÜYÜKADA’DA KALIRSANIZ ERTESİ GÜN SEDEF ADASI’NA GEÇİN

Fotoğraf Kaynak :Mehmet Gültekin Yazıcıoğlu / Foursquare

Sedef Adası hem turistik olmayan hem de İstanbullular arasında bile yaygın olarak bilinmeyen bir cennet. Sadece bir iki restoran ve denize girilecek plajlardan ibaret. Sedef Adası aslında bir özel mülk. İlk sahibi Ferit Ahmet Paşa, şuanki sahibi ise Esra Bereket ve kardeşi Mehmet Birgen. Burada yapılacak en güzel şey, gündüz plajlarından denize girmek ve Elio Sedef Restoran‘da yemeğe kalmak.
👉 Yukarıdaki haritada 25 numara ile gösterilen nokta.

Zaten burada çok az mekan ve plaj seçeneği var. Biri hem restoran hem plaj hizmeti veren Elio Sedef Restoran, diğeri de aynı şekilde hizmet veren Club Ada Sedef. Bir de ücretli bir halk plajı olan Sedef Adası Plajı var ama buraya kadar gelmişken biraz paraya kıyıp Elio veya Club Ada’yı tercih edin deriz.
👉 Yukarıdaki haritada 23-24 numara ile gösterilen nokta.

Sedef Adası’na, çok az yerden az sıklıkla ulaşım var. Bunlardan biri, Elio ve Club Ada Sedef’in müşterileri için özel hizmet veren tekneleri ile Büyükada veya Kartal İskelesi’nden geçmek. Diğeri ise, eğer kalabalık bir grupsanız, Büyükada’dan veya anakaradan tekne kiralayarak veya deniz taksi ile ulaşım sağlamak. Konum için tıklayın.

BÜYÜKADA’YA NASIL GELİNİR?


Büyükada’ya ulaşım için 2 yol var: Özel deniz motorları ve Şehit Hatları Vapurları. Eskiden Beşiktaş’tan ve Bakırköy’den İdo’nun deniz otobüsü seferleri de vardı ama gelir getirmediği gerekçesiyle 2018 Ocak ayında kaldırıldı bilginize.

Motorla

Büyükadaya en çok motor seferleri var. Mavi Marmara‘nın motorları ile Beşiktaş, Kabataş, Eminönü, Yeşilköy, Kadıköy ve Bostancı’dan seferler var. Hepsinin yaz ve kış tarifelerine buradan ulaşabilirsiniz.

Prens Tur’un ise Kartal’dan adalara seferleri var. Saat ve tarife bilgisi için tıklayın.

Vapurla

Şehir Hatları Vapurları‘nın ise Eminönü, Bostancı, Kadıköy’den vapur seferleri var. Yolculuk Avrupa Yakası’ndan 1 saat 20 dakika kadar sürüyor. Bostancı’dan yarım saat, Kadıköy’den ise 1 saat sürüyor. Tarife ve saatler için tıklayın.

9 YORUM

  1. rabia

    adalar gezisine çıkmadan önce yazınızı okudum ve önerdiğiniz herşeyi yapmaya çalıştım. Tavsiyeler için çok teşekkürtler. Didecek olanlara birkaç şey de ben söylemek istiyorum ki pişman olmasınlar…
    – Büyükada pastanesinin bayat ürünlerinden uzak dursunlar. palmiye kurabiyesi,un kurabiyesi ve lokumlu kurabiye paket yaptırdım siz önerdiğiniz için tadına bakma ihtiyacı bile duymadan… fakat,berbattı hepsi çöpe gitti.
    – bir diğer konu adalarda yemekler çok çok kötü turistik bir yer olduğundan haftasonları çok kalabalık oturacak bir yer bulamıyorsunuz ve iki kişi için en az 70 lira verip berbat bir yemek yiyorsunuz ki ben balıktan tiksinir hale geldim. dominos bile rezalet ve her şey çok pahalı önerim bütçeniz kısıtlıysa balık ekmek paket yaptırıp bim yada a101 den kolanızı alıp sahilde afiyetle yemek. yalovalı kardeşler kroket yapmıyorlar artık..
    – faytonla gezi asla tavsiye etmiyorum faytonların üstü kapalı olduğundan köşkleri, binaları göremiyorsunuz ve yol üstündeki gezmeniz gereken yerlerde duramıyor fotoğraf çekemiyorsunuz. ve gerçekten atların hali içler acısı..
    – bisiklet tavsiye ederim ama yollar baya yokuşlu çoğu zaman bisikletsiz devam etmek zorunda kalıyorsunuz ben hamile olmama rağmen bisikletle gezdim.Bisiklet kiralarken dikkatli olujn biz günlüğünü 15 lira kiraladık bir önceki gün 25 almışlardı pazarlık yapın:) çocuklu aileler için pusetli bisikletler var iyi oluyor ama yokuş olmayan yerlerde..
    – otelde kalacaksanız büyükada port oteli tavsiye ederim denize sıfır, çalışanlar ilgili, mekan süper, kahvaltı iyi,fiyatlar uygun.. fakat giriş katta olmasın odanız standart oda olmasın yani.. diyeceklerim bu kadar iyi gezmeler herkese..

    Cevapla
  2. Esra özel

    Harika ve cok bilgilendirici bir yazı olmuş. Ellerinize, ayaklarınıza sağlık 🙂

    Cevapla
  3. burcu

    bir yerlere gitmeden önce girdiğim tek site harikasınız sayenizde hiç birşey kaçırmıyoruz gittiğimiz yerlerde…

    sevgiler:)

    Cevapla
  4. Bahadır

    Eskişehir i gezmenizi tavsiye ederim. Yapay plaja girmeden sakın dönmeyin XD…

    Cevapla
  5. Seda

    Çok güzel yazmışsınız. Adaya çok gittim ama bu kadar şey yazılıcagını düşünmemiştim☺️ gün batımı için yeniden gidicem keyifle takip ediyorum.

    Cevapla
  6. Sinem Özdemir

    Çok güzel, keyifle okudum ama heybeliada içinde bekliyoruz lütfen

    Cevapla
  7. Sezin

    Ya herşey güzel, yazılar instragram ama youtube’u unuttunuz! Lütfen!

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      yerden göğe haklısın. 🙁
      Neyse, bari Hindistan videolarımız çok yakında geliyor. 10 güne başlarız

      Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend