BERLİN’DE GEZİLECEK YERLER

Tripadvisor ve başka kaynaklar elbette Berlin’de gezilecek yerlerin başında Yahudi Anıtı, Brandenburg Kapısı, Bergama Müzesi gibi şehrin ikonik yerlerini sıralıyor. Bunlar mutlaka dünya tarihinin mihenk taşlarından bazıları olmuş yerler ama Berlin’de turist akınına sebep olan bunlar değil, onca yaşanmışlığın küllerinden burada doğan alternatif kültür. Burada Berlin’de gezilmesi gereken yerleri anlatacağız ama bizce Berlin’den asıl yapmadan dönememeniz gereken bir şey varsa, o da Berlin’deki alternatif kültürün bir parçası olmak.

Yanlış anlaşılmasın, Berlin dünya tarihinin yazıldığı, çok önemli şehirlerden biri ve görülecek çok şeyi var. Zaten, buradaki alternatif kültürün oluşumunda bu birikim önemli rol oynamış. Bugün Berlin yine dünyaya yön vermeye devam ediyor, ama sanat, paylaşım ekonomisi, gastronomi, inovasyon gibi daha yumuşak yöntemlerle. O yüzden bizim önerimiz bu tarihi yerlerin takviminizi tamamen kapamasına izin vermemeniz ve Alternatif Berlin yazımızda bahsettiğimiz harika tecrübelere yer açmanız.

Alternatif Berlin’e yer açmanız konusunu netleştirdiysek, gelelim Berlin’in görülmesi gereken yerlerine. Berlin 13.yy’dan itibaren önce Prusya, sonra Alman İmparatorluğu’nun başkenti olarak her yüzyılda büyük önem taşımış bir şehir. Dolayısıyla 2. Dünya Savaşı’nda önce Naziler Almanyası’nın kalbi, savaşın sonrasında da kapitalist müttefikler ve komünist Sovyetler arasındaki çekişmenin en önemli piyonu olmuş.

Bu nedenle Berlin’de gezilecek tarihi yerlerin büyük çoğunluğu ya Soğuk Savaş dönemi ya da Nazi Almanyası ile alakalı, tarihte dönüştürücü roller oynamış yerler ve kültürel ikonlar. Temsil ettikleri değerleri anlamak için önce biraz tarihi çerveveyi hatırlamak şart:

Doğu & Batı Berlin / Soğuk Savaş


2. Dünya Savaşı’ndan Nazi Almanya’sının yenik çıkması ile, ülke Sovyetler, ABD, Fransa ve İngiltere arasında aşağıdaki resimde görüldüğü gibi paylaşılır. Kırmızı ile boyalı Sovyet topraklarındaki renkli minik yer ise Berlin. Gördüğünüz gibi etrafı tamamen Sovyet toprakları ile çevrili olmasına rağmen Berlin de Almanya gibi bu dört ülke arasında paylaşılmıştır. Yani komunist Sovyetler için topraklarının ortasında kapitalist bir yaradır ve bundan kurtulmak ister. Bu dönemde tüm Berlinliler istedikleri gibi Berlin’in bölümleri arasında rahatça dolaşabilmektedir.

Sovyetler ilk olarak Berlin’i toprakları ile dört bir yandan kuşatmış olması sayesinde Amerika ve müttefiklerini ablukaya alarak düşürmeyi dener. Ancak Amerika ve müttefikleri hava desteği yaprak bölgeye tutunmaya devam eder. 2 dakikada bir uçak malzeme ikmali yapıyordur. 1 yıl sonra Sovyetler bu takdiğin işe yaramadığını görüp vazgeçerler (1949). Şaşırtıcı bir şekilde sınırlar hala açıktır.

Bu sırada iş imkanları Batı Almaya’da çok daha iyi olduğundan Doğu Almanya’dan Batı’ya ciddi bir beyin göçü vardır. 46 – 61 arası Doğu Berlin’in nüfusunun %15 – 25 arası Batı Berlin’e göç eder. Yetiştirme hızından çok daha yüksek hızda insan kaybettiklerini gören Sovyetler göçü engellemek için 1961’de araya duvar örerler. Dikenli tel, mayın, köpekli subaylar ile kaçış engellenir.

Geçiş için sadece 3 kontrol noktası bırakılır: 1. Alfa, 2, Bravo, 3. Charlie. Checkpoint Charlie daha sonra Sovyetler bir Amerikalı yetkilinin geçişine izin vermediğinde, ABD ve Sovyetler’in savaşın eşiğine gelmesine tanıklık edecektir. 1 gün boyunca iki taraf tanklarını sınıra yığarak birbirine kafa tutar. Daha sonra iki liderin telefon ile görüşmesi ile konu çözülür.

1989’da Doğu Bloku’nun politik değişimler geçirmesi ve Soğuk Savaş’ın dinmesi ile Gorbaçov Doğu Berlinlilerin dolaşım özgürlüğünü geri verir. Doğu ve Batı Almanya halkları hep beraber duvarı yıkarak hem bu hasrete, hem de ideojik savaşa son verirler.

Berlin Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Berlin’e Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

İstanbul’dan Berlin’e tüm havayollarının direkt uçuşları var. Uçuş süresi yaklaşık 3 saat sürüyor. Berlin’e uçakla geldiğinizde Brandenburg Havalimanı’na ineceksiniz. Uçak biletinizi almadan önce mutlaka fiyat karşılaştırması yapın deriz. Brandenburg Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Berlin’e Ne Zaman Gidilir?

Berlin’in havası kuzey ülkeleri kadar soğuk olmasa da, yine de kışın Kasım’la Nisan arası hava sıcaklığı 0 ile 10 arasında oluyor. Hatta zaman zaman 0’ın altına bile düşebiliyor. Kışın kesinlikle gitmeyin demek istemiyoruz ama tabiki bisiklet kiralayıp dilediğiniz kadar gezmek, her yere yürüyüp açık havanın keyfini çıkarmak varken üşümenin de pek anlamı yok. Bu yüzden ilkbahar ve yaz ayları Berlin için en uygun aylar. Minik bir tavsiye, yazın bile gitseniz havaların birden soğumasına hazırlıklı olun ve yanınıza kalın bir iki şey almayı unutmayın. 🙂


Berlin’in Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

Mitte: Mitte bölgesi şehrin ana merkezi konumunda. Bu bölge Berlin’e ilk kez geliyorsanız kalabileceğiniz  en uygun bölgelerden biri. Çünkü bu bölge, Alexanderplatz, Potsdamer Platz, Berliner Dom ve Unter den Linden gibi şehrin birçok turistik merkezini kapsıyor. Mağazalar, kafeler, restoranlar ve gece kulüpleri ile oldukça hareketli bir yer.

Mitte otellerini incelemek için tıklayın.

Charlottenburg: Ana caddesi Ku’damm üzerinde, şehrin en şık otellerinin kümelendiği, lüks mağazaların ve şık restoranların yer aldığı, Berlin’in konaklamak için en iyi semtlerinden biri.

Charlottenburg otellerini incelemek için tıklayın.

Prenzlauer Berg: Mitte’nin hemen kuzeyinde yer alan, şık kafeler, butikler ve çeşitli restoranlarla dolu, Arnavut kaldırımlı bu hoş mahalle, Berlin’in en iyi semtlerinden biri. Fazla turistik olmayan, sakin bir mahalle olmasıyla özellikle de çocuklu gezginler arasında popüler.

Prenzlauer Berg otellerini incelemek için tıklayın.

Kreuzberg: 1970’lerde Batı Berlin’in kalbi olan Kreuzberg, hala özünde “alternatif” bir Berlin deneyimi taşıyor. Çok sayıda bar ve gece kulübünün kümelendiği yer olması, onu Berlin’de kalınacak en hareketli yerlerden biri yapıyor. Sakinlik değil partilemek istiyorsannız Kreuzberg’ten bir otel tutmanız ideal olur.

Kreuzberg otellerini incelemek için tıklayın.

Friedrichshain: Eski Doğu Berlin bölgesi olan Friedrichshain, sayısız otelin, restoranların, kafe ve barların bulunduğu, şehrin en canlı ve hip yerlerinden. Bizim de konaklamayı en sevdiğimiz bölgelerinden.

Friedrichshain otellerini incelemek için tıklayın.


Pratik Bilgiler

3-Days Museum Pass Berlin (3 Günlük Berlin Müze Kartı): Berlin’deki 30’dan fazla müzeye ücretsiz giriş yapma imkanınız oluyor. Bileti online, Berlin Turist Bilgi Merkezleri’nden, birçok müze ve otelden satın alabilir ya da bilgi alabilirsiniz. Bu kartla girilen müzelerin listesi için buraya tıklayın.

Sandemans Ücretsiz Şehir Turu: Her gün Brandenburg Kapısı çıkışlı olarak 10.00, 11.00, 12.00 ve 14.00 saatlerinde Sandemans‘ın ücretsiz şehir turu var. Gittiğiniz gün şehri gezmeye bu turla başlamak bizce çok iyi bir alternatif olacaktır. Tur yaklaşık 2.5-3 saat sürüyor, göreceğiniz yerlerin arasında Brandenburg Kapısı, Checkpoint Charlie, Berlin Duvarı, Yahudi Anıtı, TV Kulesi ve daha birçok yer var.


Berlin’de Seçtiğimiz Oteller & Evler

Berlin’de her bütçeye uygun bir konaklama opsiyonu var. Ayrıca Berlin’in genelinde otel kadar ev tutmak daha yaygın. Özellikle de 4-6 kişilik bir ekipseniz çok güzel ve uygun fiyatlı seçenekler var. Biz sizin için birkaç otel seçtik.

Regent Berlin $$$

Gendarmenmarkt Meydanı’nda yer alan Regent, diğer seçeneklere nazaran lüks denebilecek bir otel. Terası, içinde çok şık bir restoranı ve barı var. İncelemek için TIKLAYIN.

Gorki Apartments $$$

19. yüzyıldan kalma bir apartmanın otele çevrilmiş hali olan butik otel. İçinde 34 daire ve iki penthouse bulunan otelin tüm odaları geniş ve şık ve zevkli mobilyalarla, bit pazarından toplama harika nostaljik parçalarla döşenmiş. İncelemek için TIKLAYIN.

Casa Camper Berlin $$

Mitte’de, tasarım odalarında klima, wifi, TV, geniş oturma alanı ve özel banyo bulunan, konukların Fin saunası ve spor salonundan ücretsiz olarak yararlanabildiği bir otel seçeneği. İncelemek için TIKLAYIN.

Intercontinental Berlin $

Tiergarten’de, 14. katında Michelin yıldızlı bir restoranı ve manzarası olan bir otel seçeneği. Otel Tiergarten Parkı ve Kurfürstendamm alışveriş caddesine yürüyerek 15 dakika mesafede. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Berlin’deki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz.

– Berlin’deki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.


Berlin’deki En Favori 3 Deneyim

1. Dünyanın en prestijli müzelerinden olan Pergamonmuseum’u gezin.
2. Soğuk Savaşı’ın şehirdeki izlerini yürüyüş turu ile takip edin.
3. Yahudi Müzesi’ni gezin.


Araba Kiralamak Gerekir mi?

Berlin’de araç bir lüks değil bir yük. Sakın kiralamayın. Toplu taşıma ile şehrin her yerine kolayca ulaşabiliyorsunuz. Arabalara park yerleri bulmak hem çok zor, hem de aşırı pahalı. Onun yerine 1, 2, 3, 4, 5, 6 günlük olmak üzere ihtiyacınız ne kadar ise o kadar alabileceğiniz Berlin WelcomeCard satın alıp, metrodan trenlere ve otobüslere tüm toplu taşıma araçlarını kullanarak rahatlıkla yolunuzu bulabilirsiniz.

Berlin Favorilerimiz

1. Berlin’lilerin favori içeceklerinden Clubmate’i tadın

Clubmate Brezilya menşeili bir bitki olan “mate” özlü gazlı bir içecek, asıl olayı içinde birçok enerji içeceğini bile geride bırakacak oranda kafein olması. Biraya benzerliğiyle insanda içkiymiş hissi uyandırsa da aslında içinde hiç alkol yok. Gazlı ve bol kafeinli, Berlin’lilerin günün her saatinde farklı amaçlarla bolca tükettiği bir içecek. Gece klüplerinde içki tercih etmeyen ve uyanık kalmak isteyenler için de, uzun bir gecenin ardından sabah kafein yüklemesiyle hızla uyanmak isteyenler için de bir vazgeçilmez Clubmate. Bu yüzden Berlin’deki ilk gününüzde “gerçek bir Berliner” olup mutlaka bir tadına bakın deriz.

Clubmate’le ilgili nerede ne okuduysak, duyduysak ilk içtiğinde herkes bir nefret etme durumu yaşamış. Ama e hadi şişeyi de yarıda bırakmayayım vardır bir hikmeti derken herkes müptelası oluyormuş. 🙂 En iyisi deneyip sevip sevmediğinizi kendiniz görmek. Bir de her yerde duyduğumuz şöyle başka bir olay var, rivayete göre bara gidip Clubmate istiyormuşsunuz. Bir kısmını içtikten sonra içeceği barmene geri veriyormuşsunuz o da boş kısmı votkayla doldurup geri getiriyormuş. Ne kadar doğru bilmiyoruz ama bu kadar bol kafeinli bir içecekle içki içmek ne kadar sağlıklı bu da büyük bir soru işareti. Bu arada neymiş bu Clubmate, keşke Türkiye’de de olsa da Berlin’e gitmeden deneyebilsek diyenler için Türkiye’de nerelerde bulabileceğinizi buraya tıklayıp görebilirsiniz.

2. Berlin’in olmazsa olmazı “Biergarten”lar

Fotoğraf Kaynak: tom_stromer / Flickr

Berlin’deki bira kültürünü duymayan yoktur. Senenin her ayı bira Berlin’lilerin vazgeçilmezi. Berlinliler Biergarten denilen pub/kafelere gidip çevredekilerle sohbet edip eğlenmeyi seviyor. Bazı “biergarten”lar çaldıkları müzikler ve atmosferleriyle daha da bir öne çıkıyor:

Prater Beer Garden

Berlin’in en eski “beergarden”ı burası. Biralarını kendileri yapıyorlar. Adres: Kastanienallee 7-9, Prenzlauerberg Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Birgit und Bier

Güzel müzikler dinlemek için de iyi bir seçenek. Adres: Schleusenufer 3, Kreuzberg Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Bierhof Rüdersdorf

Gündüzleri normal bir “biergarten”ken akşamları ve hafta sonları partilemek için tercih edilen bir mekan. Adres: Rüdersdorfer Str. 70 Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

3. Trabantlarla Nostaljik Berlin Turu Yapın

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/TrabiSafari

Doğu Almanya yapımı nostaljik otomobiller olan Trabantlar, bizce komünist dönemden kalma en güzel hatıralar. Bu sevimli araçlarla şehirde bir tur atmak bizce başlıbaşına yaşanılası bir Berlin deneyimi. Trabi turlarıyla Doğu Berlin boyunca turluyorsunuz. Tur 1,5 saat sürüyor. 1 kişi / 1 Trabi 50 Euro. 17 yaşından küçükler için ücretsiz. Trabi şehir turuna bilet almak için tıklayın. Adres: TrabiWorld, Zimmerstraße 97, 10117  Tel: +49 30 30201030 Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

4. Klunkerkranich’te Şehre Karşı Bir Şeyler İçin

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/pg/klunkernderkranich

Klunkerkranich eski bir alışveriş merkezinin en üst katındaki karanlık bir otoparktan geçilerek çıkılan yarı illegal olan bir restoran & bar. Ayrıca Berlin’de yeni arkadaşlar edinmeniz için de biçilmiş kaftan. Özellikle buranın olayı şehir manzarasına karşı güneşi batırmak. Kesinlikle ne yapıp edin bir gün batımını buraya denk getirin. Websitesi Adres: Karl-Marx-Straße 66, 12043 Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Kreuzberg Sokaklarında Graffiti Avına Çıkın


Bildiğiniz üzere Berlin dünyada graffiti sanatının öncü şehirlerinden. Ama özellikle bir bölge var ki orası sokak sanatının membağı. Kreuzberg! İşin en iyi tarafı, bu bölgeyi öyle elinizi kolunuzu sallaya sallaya değil hakkıyla rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz. Alternative Berlin tarafından organize edilen turlarda, Kreuzberg’i karış karış gezip, sanatçılar ve graffiti sanatının yazılı olmayan kuralları hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Tur her pazartesi, çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesileri saat 13’de Alexanderplatz’daki Televizyon Kulesi önünden başlıyor. Toplam 4 saat sürüyor.

6. YAAM’da Afrika Kültürüne Karışın

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/YAAM.Berlin

Spree Nehri’nin Schillingbrücke kıyısındaki YAAM, Berlin’de biraz Afrika biraz Karayip kültürü etkisinde, çok yönlü kullanıma açık yaratıcı bir açıkhava eğlence mekanı / buluşma noktası. Reggae, Rap, Hip Hop tarzı canlı müzik performanslarının, partilerin, outdoor spor etkinliklerinin gerçekleştirildiği graffitilerle dolu yeme-içme yerlerinin olduğu samimi bir yer. Buraya geldiğinizde şansınıza bir basketbol turnuvasına da rastlayabilirsiniz bir Reggae konserine de…Çalışma Saatleri: Mayıs itibariyle Pazartesi-Pazar 13.00. Ama güneşli olan her gün 11.00’den itibaren açıklar. Adres: Schillingbrücke (köprü altında) 3, 10243, Friedrichshain Websitesi Tel: 030 – 615 13 54 Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

7. Berlin Gece Hayatı

Berlin dünya üzerinde en limitsizce partileyen yer. Hiç bir tabu yok sadece yarın yokmuşcasına partilemek var. Çıplaklık bile olağan, ama Berlin gece hayatının kendine göre bir adabı, kuralları var. Peki nedir onlar? Nerede bu partiler, mekanlar? Hepsi burada: 👉 Berlin Gece Hayatı

Berlin’de Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Reichstag
  2. Brandenburger Tor
  3. Alexanderplatz
  4. Berlin Katedrali
  5. Checkpoint Charlie
  6. East Side Gallery
  7. Holokost Anıtı
  8. Berlin Yahudi Müzesi
  9. Kaiser-Wilhelm Kilisesi
  10. Tv Kulesi
  11. Sony Center
  12. Potsdamer Platz
  13. Pergamonmuseum
  14. Neues Museum
  15. Bode Museum
  16. Alte Nationalgalerie
  17. Altes Museum
  18. Trabi Turu Başlangıcı
  19. YAAM

Yeme – İçme

  1. Prater Biergarten Berlin
  2. Birgit & Bier
  3. Bierhof Rüdersdorf
  4. Klunkerkranich

Bizce buraları gezmenin en efektif yolu ücretsiz Berlin turlarından birine katılmak. Hem 3 saatte çok derli toplu geziyorsunuz, hem de rehber eşliğinde geziyorsunuz. Çoğu zaman rehberler sanat tarihi, tarih gibi bölümlerden doktora öğrencileri oluyor. Turlar ve şehir kartları hakkında aşağıdaki Pratik Bilgiler bölümünde daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

Program oluşturmakta zorlananlar önerdiğimiz 2 günlük Berlin Turu Programı‘na başvurabilirler.

1. Reichstag (Parlamento Binası)


Reichstag, turistik bir gezi yapmak isteyenler için kesin ilk üçte diyebileceğimiz parlamento binası. Binanın yapımı 1894 yılında tamamlanmış, 1933’e kadar ülkenin yönetimine ev sahipliği yapmış. 1933’te binada çıkan yangını bahane ederek Hitler’in yönetime el koymuş. Nazi yönetimi boyunca bina kullanılmamış. Berlin’in bölündükten sonra Berlin Duvarı’nın bir kaç metre ötesinde, Batı tarafında kalmış. Büyük bir restorasyon geçiren bina 1933’ten sonra ilk defa tekrar 1999’te parlemento binası olarak kullanılmaya başlanmış. Eklenen tek şey binanın şimdiki en büyük özelliği olan binanın tepesindeki 360 derece Berlin’i gören cam kubbe olmuş.

Kubbe, görselliğinin güzel olması dışında, yağmur sularının arıtıp kullanımı ve güneş panellerinden elde edilen elektrikle çok amaçlı bir yer. Berlin manzarası görebileceğiniz tek yer tabiki burası değil, ama yine de hem binanın mimarisini ve cam kubbeyi görmek hem de parlamento binasının atmosferinde Berlin manzarası izlemek keyifli olabilir. Ayrıca burayı gezerken 16 dilde audio-guide’dan anlatımı dinleyebiliyorsunuz, Türkçe seçeneği de var. Kubbe her gün 08.00-24.00 arası açık, ama giriş 21.45’e kadar. Giriş ücretsiz, fakat rezervasyon yapmanız şart. Bize kalırsa önceden websitelerinden halledip işinizi sağlama alın ama eğer Berlin’e gitmeden önce rezervasyon yapma şansınız olmadıysa oraya gidince binanın yanındaki Visitor Center’da ziyaret saatinizden en az 2 saat öncesine kadar rezervasyon yapabiliyorsunuz, ama aklınızda bulunsun, bu noktadan o gün ve sonraki iki gün için yaptırabilirsiniz, 3 gün ve daha sonrası için yapmıyorlar. Haftasonları çok dolu olduğu için önerimiz haftaiçi olur, güneşin batımında kubbenin manzarası harika oluyor bu yüzden iyi bir fikir olabilir. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Brandenburger Gate (Brandenburg Kapısı)

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

New York için Özgürlük anıtı neyse, Brandenburg Kapısı da Berlin için o. 17. yüzyılda yapılan ve şehrin giriş kapısı olan Brandenburg, mucizevi bir şekilde 2. Dünya Savaşı’nı ayakta kalarak atlatır. Şehrin, yaşanmışlıkların ve yeniden dirilişinin ve bugün kü gücünün simgesi. Tüm Almanya’nın en ünlü binası desek abartmış olmayız. Aynı zamanda Soğuk Savaş döneminin ve ikiye bölünen Berlin’in sembolü. Berlin Duvarı’nın yıkılışına dair en ikonik fotoğraflar Brandenburg Kapısı’nı içerir. Hemen buraya ünlü anın fotoğrafının linkini bırakıyoruz. Dünya çapında gazetelerde Berlin’in birleşmesinin yüzü oldu. Bugün dünyada barışının en önemli simgelerinden birisi. Bu yüzden acayip turist çeken bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Yahudi Anıtı’na gidecekseniz bu iki yer birbirine yakın olduğu için ikisini art arda görmeniz mantıklı olabilir. Hatta hem Reichstag’ı hem Brandenburg Kapısı’nı hem de Soykırım Anıtı’nı birleştiren, Nazi Almanyası ve Soğuk Savaş’ı arka planına alan iki satlik bir rehberli bir yürüyüş turu ile tüm bu yerleri çok daha bilerek ve farkına vararak gezersiniz. Reichstag – Brandenburg Kapısı – Soykırım Anıtı’nı birleştiren yürüyüş turunu incelemek için tıklayın.

3. Alexanderplatz

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

Alexanderplatz Berlin’in en ünlü meydanlarından biri. Meydan, Berlin’de yaşayan insanların buluşma noktası, ayrıca toplu taşıma araçlarının çoğu da ya buradan geçiyor ya da başlangıcı burası. Birine yol sorduğunuzda “Alex” diyorsa anlayın ki Alexanderplatz’dan bahsediyor. Öyle merkezi bir yer ki, muhtemelen özellikle gitmeseniz bile bir şekilde yolunuz buraya düşecektir. Bir sürü dükkanlar, Berlin sokak yemeklerini tadabileceğiniz tezgahlar ve kafeler var. Meşhur TV Kulesi de burada. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

4. Berliner Dom (Berlin Katedrali)

Fotoğraf Kaynak: Manuel Martín / Flickr

Berlin’in en çok ziyaret edilen noktalarından biri Berliner Dom yani Berlin Katedrali. Almanya’daki Protestan kiliselerinin de başı konumunda olan bu kilise, dini öneminin yanında şehre ciddi bir turistik değer de katıyor. Her yıl burada binlerce rehberli tur gerçekleştiriliyor, Katedral her yıl 100’den fazla konsere ve etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Oldukça eklektik bir mimari tarzı var. Barok’tan Neoklasik’e Rönesans’tan, Gotik’e birçok üslubun karışımı çünkü her ne kadar 1700’lü yıllarda inşa edilmiş olsa da yıllar içinde hem dönemin imparatorları tarafından yıktırılıp yeniden yatırıldığı zaman olmuş, hem de 2. Dünya Savaşı sırasında ağır hasar görüp onarıldığı zaman olmuş. Çalışma Saatleri: Pazartesiden Cumartesiye 9.00 – 20.00 arası, Pazarları ve tatil zamanları 12.00 – 20.00 saatleri arası açık. Giriş tam 7 Euro, indirimli 5 Euro, Rehberli tur da artı 3 Euro. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Checkpoint Charlie

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

Checkpoint Charlie (Checkpoint C) Kontrol Noktası, Berlin Duvarı ile ayrılan şehirde, batı tarafında ABD askerlerinin, doğu tarafında ise Sovyet askerlerinin nöbet tuttuğu Soğuk Savaş döneminden kalma en ikonik noktalardan. Berlin Duvarı’nın üzerindeki 3 geçiş kapılarından biri. Batı Almanya’dan bir yetkilinin Doğu Berlin’e girmesine izin verilmemesinin ardından, tankların sınıra dizilmesi ile Soğuk Savaş’ın en gergin günlerinden birinin yaşandığı olarak tarihe geçisini yukarıda anlatmıştık. Yıllar içinde de Berlin Duvarı’nın kalıntıları ile birlikte turistlerce en çok ziyaret edilen yerlerden biri olunca, Berlin ve Soğuk Savaş’ın sembollerinden biri haline gelmiş.

Bu kulübe orijinal kontrol kulübesi değil, onun bir replikası. Gerçek Checkpoint Charlie yine Berlin’deki Allied Museum’da sergileniyor. Şimdi Checkpoint Charlie’ye gittiğinizde, mizansen olarak başında ABD bayraklarıyla, iki askerin beklediğini göreceksiniz. Geçitin öteki tarafında ise Sovyet askerlerine ithafen dev bir Sovyet askeri tabelası duruyor. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

6. East Side Gallery (Doğu Yakası Galerisi)

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

Meşhur East Side Gallery için, dünyanın en büyük, kolektif olarak yaratılmış barış anıtı / açık hava galerisi diyebiliriz. Soğuk Savaş sonrası yıkılan Berlin Duvarı’nın 1316 metrelik parçası üzerinde tüm dünyadan sanatçıların, kendi tarzlarında barışı ifade özgürlüğünü, umutu, insanlığı ve savaş karşıtlığını anlattıkları 101 duvar resmi bulunuyor. Yılda 3 milyon insanın ziyaret ettiği açık hava galerisi, bizce Berlin’in en önceliklendirilmesi gereken yerlerinden. Bizce burayı kuru kuruya değil duvardaki eserlerin içeriğini bilen bir rehber ile gezmek lazım. Çünkü her eserin bir mesajı ve parmak bastığı bir sorun var. East Side Gallery’i yürüyerek gezen turlar da var ama bizim favorimiz Soğuk Savaş’ın ana mekanlarını gezen bu gingerlı tur. East Side Gallery’i de içeren gingerlı rehberli tur bileti için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

7. Holocaust Memorial (Soykırım Anıtı)


2. Dünya Savaşı’nın bitişinin 60. yılında, 2006’da açılan Memorial to Murdered Jews of Europe, yani “Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı”. Nazi Holokost’u sırasında katledilmiş 6 milyona yakın yahudinin anısına yapılmış. Bu insanlık suçu için yapılan anıtı yakından görüp acısını daha da hissetmek ve konu hakkında detaylı bilgi edinmek isterseniz gidin deriz. Anıtın yer altı katında kurbanlar ve Holokost hakkında belgesel ve detaylı bilgiler var. Yukarıda bahsettiğimiz yürüyüş turunun duraklarından biri de Holokost Anıtı. Reichstag – Brandenburg Kapısı – Yahudi Anıtı’nı birleştiren yürüyüş turunu incelemek için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

8. Yahudi Müzesi


Berlin Yahudi Müzesi Alman Yahudileri’nın anısına yapılmış. İki yapıdan oluşuyor, bir tanesi tarihi 18. yüzyıla dayanan eski bir mahkeme binası, diğeri ise sadece bu müze için inşa edilmiş. Bu inşa edilen bina dekonstrüktivizm stilinde hazırlanmış. 2001’den beri müze ziyaret edilebiliyor durumda. Pazartesi günleri 10.00 – 22.00, diğer her gün 10.00 – 20.00 saatlerinde açık. Biletinizi gelmeden önce online almanızı tavsiye ederiz çünkü bu müze Pergamon’dan sonra şehrin en popüler ikinci müzesi. Yahudi Müzesi’ne online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

9. Kaiser-Wilhelm Kilisesi (Yıkık Kilise)


1890’larda inşa edilen ve 1943’te ağır bir hava saldırısının ardından büyük hasar alan Kaiser-Wilhelm Kilisesi, Batı Berlin’in simgelerinden bir tanesi. 2. Dünya Savaşı döneminde Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından ciddi bir zarar görmüş ama buna rağmen bu tahribat sonrası kısmen ayakta kalmayı başarmış. Yaşananları anıtlaştırmak için kiliseyi renove ederken çatısını özellikle yapmışlar. Yan tarafında 1963’te tamamlanan yeni kilise binasını göreceksiniz. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

– Bizim için görülmesi kritik olan şeyler burada bitiyor. Tek eksik Bergama Müzesi. Onun bilgisi de aşağıda. –

10. TV Kulesi


Berliner Fernsehturm ismiyle de karşılaşabileceğiniz TV Kulesi Berlin’in sembollerinden biri olması amacıyla yapılmış. Berlin’in silüetinde bariz bir yeri var. 1969 yılında yapımı tamamlanıp açılmış ve yüksekliği 368 metre. Sembol olmasının yanı sıra tepesinde 360 derece Berlin manzarası görebileceğiniz, yemek yemek ya da bir şeyler içmek için oturabileceğiniz bir gözlem terası denilen kısmı var. Gözlem terası 203 metrede ve Berlin’in en yüksek barı diye geçiyor, restoran kısmı ise 207 metre yükseklikte.

Fakat her şekilde gitmeye karar verirseniz biletinizi online olarak önceden alın deriz çünkü kulenin önünde bizdeki Galata Kulesi’ne benzer uzun bilet kuyrukları oluyor. Siz de hızlı geçiş özelliği olan biletinizle bu sıraları kolayca atlatıyorsunuz. Restorana gitseniz bile masayı tutmak için bile ayrı para vermeniz gerekiyor. Cam kenarı ve ortaların fiyatı farklı. Gözlem terasında ise önceden alırsanız fiyat değişebiliyor. Hızlı geçiş hakkı tanıyan bilet için tıklayın. Gelmişken biraz daha fark ödeyerek restoran kısmında bir akşamüzeri çayı ile manzaranın keyfini çıkarabilir veya yemeğe de kalabilirsiniz. Hızlı geçiş hakkına ek olarak sandviçli kekli bir 5 çayı keyfi sunan bileti incelemek için tıklayın. Eğer ben bu manzaraya karşı yemek de yerim diyorsanız o zaman giriş ücretine ek olarak 3 tabaklık yemek servisi de sunan bileti incelemelisiniz.

Kasım-Şubat aylarında her gün 10.00-24.00, Mart-Ekim aylarında ise her gün 09.00-24.00 saatleri arasında açık. Restorana gidecekseniz son giriş saati 23.00, gözlem kısmına çıkacaksanız son giriş saati 23.30. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

11. Sony Center


İçinde IMAX sinema, Starbucks, restoranlar ve Legoland bulunan bir kompleks Sony Center. İsminden de anlaşıldığı gibi Sony sponsorluğunda 2000 yılında inşa edilmiş. Modern bir mimariyle yapıldığı, büyük olduğu ve eğlence merkezi statüsünde olduğu için bu kadar ilgi çekiyor. Yoksa kesin gidin diyeceğimiz bir olayı yok. Ama mutlaka önünden geçersiniz, şöyle bir görmüş olursunuz hem. Gece ışıklandırmaları güzel. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

12. Potsdamer Platz


Potsdamer Platz Berlin’in kent meydanlarından biri. Sony Center da bu meydanda. Bunun dışında meydanın yakınında bir sürü otel, restoran, bar ve eğlence merkezi var. Berlin Devlet Kütüphanesi, Holocaust Memorial, Brandenburg Kapısı gibi birçok görülecek yer de oldukça yakın. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Müzeler Adası’nda Gezilecek Yerler

13. Pergamonmuseum (Bergama Müzesi)


Pergamonmuseum yani Türkçe ismi ile Bergama Müzesi, Berlin’in en çok ziyaret edilen en gözde müzesi. Müzeler Adası’nda yer alıyor, 1910’da kurulmuş. Kalıcı koleksiyonunda olan ünlü eserler; zamanında Türkiye’deki Bergama‘dan Almanya’ya para karşılığı tabir-i caiz ise satılan Zeus Sunağı ve Babil’in meşhur İştar Kapısı. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Önemli: Yenileme çalışmaları nedeniyle müzede Bergama’dan gelenlerin sergilendiği bölüm 2025/26’e kadar kapalı. 🙁

Müzeyi perşembe 10.00-20.00, diğer günler 10.00-18.00 arası ziyaret edebiliyorsunuz. Tam bilet 12 Euro, indirimli Pergamonmuseum bileti ise 6 Euro. Biletinizi gelmeden önce online olarak almanız şiddetle tavsiye ediliyor çünkü ülkenin en popüler müzesi önünde devasa bilet kuyrukları oluşuyor. Biletler de belirli bir saat planlı olarak satıldığından kapısından almaya kalktığınızda aradığınız saate yer bitmiş olabiliyor. Gününüzü boşu boşuna heba etmiş olmayın diye Pergamonmuseum bileti almak için tıklayın.

Ayrıca hem Pergamon Müzesi’ni hem de hemen bir sonraki maddedeki Neus Museum’u gezdiren çok keyifli bir rehberlli tur var. Eğer onu yakalarsanız bir taşla iki kuşu hem dolu dolu gezmek açısından hem de ekonomik açıdan vurmuş oluyorsunuz. Bu tur aynı zamanda Müzeler Adası bileti görevi de görüyor yani sonrasında kendiniz Bode Museum ve Alte Nationalgalerie gibi Müzeler Adası’ndaki diğer müzeleri de gezebiliyorsunuz. Pergamon Müzesi ve Neus Museum’u rehberli gezdiren turu içeren, Müzeler Adası özelliği de olan bilet için tıklayın.

14. Neues Museum (Yeni Müze)


Neues Museum’da meşhur Kraliçe Nefertiti’nin Büstü var. Taş devrinden Ortaçağ’a kadar Mısır ağırlıklı olmak üzere birçok milletin eserlerini inceleyebilirsiniz. Biletle beraber ücretsiz audio-guide alma hakkınız oluyor, gezerken gördüğünüz her eserin bir numarası olacak, o numarayı audio-guide’a girdiğinizde direkt anlatımını dinliyorsunuz. Yani belli bir sıraya uymak veya hepsini gezmek zorunda değilsiniz.

Müze perşembe günleri 10.00-20.00, diğer günler 10.00-18.00 saatlerinde açık. Müze kapanmadan en az 1 saat önce orada olmalısınız yoksa girişler kapanıyor. Online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

15. Bode-Museum

Kaynak: pixabay.com

Bode-Museum 1900’lerin başında Kaiser-Friedrich ismiyle açılmış bir müze, ama sonradan Wilhelm von Belde’nin ismi verilip Bode Museum adını almış. Müzede ağırlıklı olarak Bizans dönemi eserleri, madeni para vs. gibi o döneme ait kalıntılar ve sanat dalları sergileniyor. Ayrıca İtalya’dan ve Anadolu’dan arkeolojik kazılarda çıkarılmış eserler ve heykeller de var. Giriş holünün göz alıcılığı birçok kişinin müzede en sevdiği detaylardan.

Biletinizi önceden almak büyük avantaj sağlıyor. Üstelik online biletin kapıda oluşan bilet sıralarını atlama özelliği de bulunuyor. Bode Museum bileti için tıklayın. Bileti aldığınızda artı bir ücret ödemeden girişte soldaki İngilizce ve İspanyolca audio-guide’lardan alabiliyorsunuz. Almanızı öneririz çünkü eserlerin açıklamalarından ayrıntılı bilgiler ağırlıklı olarak Almanca, İngilizce çok fazla bilgi bulamıyorsunuz. Pazartesi günleri kapalı, Perşembe günleri 10.00-20.00, diğer günler 10.00-18.00 arası açık. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

16. Alte Nationalgalerie (Eski Ulusal Galeri)


Sanatseverler için Berlin’de gidilmesi gereken ilk müzelerden. Bodestrasse’de yer alıyor. Galeride Almanya’nın 19. yüzyıla ait eserleri var. Monet ve Caspar David Friedrich’in ünlü eserlerini de görebilirsiniz. Pazartesileri kapalı, Perşembe günleri 10.00-20.00, diğer günler ise 10.00-18.00 saatleri arasında açık. Sırf bu müze için bilet alacaksanız normal fiyatı 10 Euro, indirimli fiyatı 5 Euro. Yine bileti online almanız zaman optimizasyonu konusunda için en karlı seçenek. Alte Nationalgalerie’ye online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

17. Altes Museum (Eski Müze)

Prusya Kraliyet Ailesi’ne ait sanat eserlerini sergilemek amaçlı mimar Karl Friedrich Schinkel tarafından tasarlanmış müzenin yapımı 1830’da tamamlanmış. Kraliyet ailesinin sanat koleksiyonunu halka açmak amaçlı açıldığından ismi ilk başlarda Kraliyet Müzesi’ymiş, 1845’te ise değişmiş. Müze Berlin Kathedrali’ne 2 dakika yürüme mesafesinde.

Pazartesileri kapalı, Perşembe günleri 10.00-20.00, diğer günler ise 10.00-18.00 saatleri arasında açık. Üst katlar saat 11.00’de açılıyor. Bir tek bu müzeye girecekseniz normal fiyatı 10 Euro, indirimlisi ise 5 Euro. Bileti online almanız kafanızın rahat olmasını sağlayacaktır. Altes Museum’a online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Schengen Vizesi Nasıl Alınır?

Schengen Vizesi alma konusunda kafanızdaki tüm sorulara, SCHENGEN VİZESİ NEDİR, SCHENGEN VİZESİ NASIL ALINIR, SCHENGEN VİZESİ BAŞVURU FORMU VE GEREKLİ EVRAKLAR yazılarımızdan yanıt bulabilirsimiz.

8 Comments

  1. Sizi uzuun yıllardırtakip ediyor, bloglarınızı okuyorum. İlk kez yurtdışına çıkacağım ve Berline gideceğim yazılarınızı hatim ettim sanırım. Emeğinize sağlık, inanılmaz faydalı. Heyecanlanıp korktukça kendimi burada buluyorum 🙂 Bir sorum var, ücretsiz tur için internet sitesinde free ticketlar var, oradan kayıt olmalı mıyız yoksa o gün gidip orada olmamız yeterli mi? Teşekkürler şimdiden.

  2. Mayıs ayındaki seyahatimiz için yazınızı okuduk ve hayran kaldık. Gerek akıcılığı, gerek detayları ve gerekse de Berlin’i neden sadece turist gibi değil de yaşayarak gezmemiz gerektiğini anlatımınız harika. Emeğinize sağlık. Tek bir sorum var : Anlattığınız noktaları gezmek için bol bol yürüyüş mü önerirsiniz yoksa 2-3 günlük citypass gibi bir ulaşım imkanı mı ?

    1. Metro ve yürüyüş beraber olursa zamanınızı daha verimli kullanırsınız

  3. Berlin planı yapıyoruz, yazınızın çok faydası oldu. Bir günde kaç müze gezebiliriz bu konuda yardımcı olabilir misiniz?

    1. Merhaba yazımızdan faydalanabilmenize çok sevindik. Şöyle ki Berlin müzeleri özellikle de Pergamon Müzesi önünde uzun kuyruklar beklediğiniz bir müze. Ve gerçekçi olalım ki Berlin’deki tüm zamanınızı müzelerde harcamanızı istemeyiz şehrin ruhunu yakalamak adına yapılacak daha çok şey var. O nedenle de ilgi alanınıza göre en fazla 2-3 müze belirlemenizi öneririz. Bunlardan biri mutlaka Pergamon olsun. Eğer tarihe ilginiz varsa Yahudi Müzesi’ni de görmenizi tavsiye ederiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir