İtalya’da gezerken insanı saran bohem büyü ile vedalaşıp, İtalya’nın “jilet” yüzü ile tanıştığınız yer Milano. Hani bazı şehirler vardır bir cafesinde oturmuş etrafı izlerken dünyanın seyrine yön veren bir yerde olduğunuzu hissedersiniz ya, işte Milano’da onlardan. Tokyo, Londra, Newyork ve Paris ile birlikte dünyanın en önemli dizayn başkentlerinden biri ve tasarıma verilen önem hamburgercisinden köpek tasmasına her yerde kendini manifeste ediyor.

İtalya’nın diğer şehirlerine kıyasla kültür turizmi açısından daha fakir olsa da, eğlence ve alışveriş imkanları ile dünyanın en popüler “high-living” merkezlerinden biri. Duomo’ydu, Vittorio Emmanuele’ydi koştura koştura gezilecek önemli yerleri sınırlı olduğundan, günün sonunda kendinizi ister istemez yerlisi gibi Porta Ticinese’deki veya Brera’daki aperitivocularda günü kapatırken, mütevazi jazz barlarında takılırken, çantanıza örtülerinizi, kitaplarınızı atıp marketten de şarabınızı, peynirinizi, şarküteri tabağınızı alıp Sempione Park’ta güneşlenip piknik yaparken, Navigli’de gelenekselleşen bit pazarını gezerken buluyorsunuz ve aslında beklenmedik şekilde kanınıza sızan tam da bu damarı oluyor.

Bu yüzden, rehberimizde turistlerin klasiği Milano’da gezilecek yerleri de yazdık ama bol bol “yaşayan Milano” tavsiyelerimize de yer verdik çünkü aslında Milano’yu turizm radarına oturtan yönü de bu.

– MİLANO’YU PİRİ İLE DİNLEYEREK KEŞFEDİN –
Size harika bir önerimiz var. Piriuygulaması ile dünyanın moda ve tasarım başkentlerinden Milano’yu, Milanolu rehberlerin kendi sesinden dinleyerek, uygulama içindeki harita ve yönlendirmeleri takip ederek çok keyifli bir şekilde gezebilirsiniz. Üstelik tur boyunca yanınızda gerçekten rehber varmış gibi gezecek bir yandan da mekanlara uygun müzikler ve hikayeler de size eşlik edecek. Piri uygulamasını, Apple cihaz kullanıcıları App Store‘dan, Android kullanıcıları ise Google Play Store‘dan buraya tıklayarak indirebiliyor.

MİLANO FAVORİLERİMİZ

1. Milano’da Gezilecek Tarihi & Kültürel Yerler

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Her şehrin illa ki bir “Sultanahmet bölgesi” var ya gezilip görülmesi gereken; işte onları detaylıca MİLANO GEZİ REHBERİ yazımızda anlattık. Ama Milan’a 2 gün ayırmanın yeteceğini, daha fazla zamanız varsa da Milan yakınlarındaki Como Gölü gibi yerlere ayırmanızın daha iyi olacağını da göz önünde bulundurarak bizi aralarından en önemlilerini cımbızlayarak bu Milano Favorilerimiz bölümüne zaten dahil ettik.;)

2. Duomo Katedrali’nin Tepesine Çıkıp Şehre Bakın ⛪

Fotoğraf Kaynak: www.duomomilano.it

Milano’nun en turistik en kalabalık noktası Duomo Meydanı ve Duomo Katedrali’nin önü. Özellikle mevsimlerden yazsa, katedrale giriş için bilet alma sırası ve sonrasında da içeri giriş sırası insana stadyuma giriş  sırası gibi sonsuz geliyor. Tepenizde güneş en az 1-1,5 saat beklemeyi göze almalısınız. İçeriye girmek için bu kadar beklemeye tahammül edemeyecekler için bir alternatifimiz var. Duomo’nun çatısına çıkıp şehre bir Orta Çağ katedralinin tepesinden bakma deneyimi yaşama. Yukarı çıkış için asansörler var ama elbette önünde belli bir miktar sıra oluyor. Eğer yukarı yürüyerek merdivenlerden çıkmayı seçerseniz daha da az bir sırayla karşılaşıyorsunuz. Manzaranın tadını daha iyi almanız ve burada çekeceğiniz fotoğrafların ışığının mükemmelliği açısından buraya güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde değil de kesinlikle gün batımında çıkın. Şanslıysanız bazı özel etkinliklerle bu terasta konserler de oluyor. Yakalarsanız kaçırmayın.

Fiyat ve Çalışma Saatleri
Yukarı çıkış tam asansörlü 13 Euro. Asansörlü indirimli: 9 Asansörsüz tam: 7 Asansörsüz indirimli: 4,5 Euro Çalışma Saatleri: 9.00 – 19.00 Son bilet 18.00’de kesiliyor son kabul 18.10’da yapılıyor. Asansörlü giriş katedralin arka tarafına denk geliyor. Katedrale giderken yanınıza illa kapşonlu bir şey alın çünkü açık omuzla ve şortla girmeye izin yok. Böylece kapıda tanesi 10 Euro’ya satılan şallardan almak zorunda kalmazsınız. Konum için tıklayın.

3. Akşamüstü Duomo Manzarasına Karşı Bir Şeyler İçin 🍸

Fotoğraf Kaynak: www.duomo21.it

Duomo’yu aradan çıkardıysanız, Milano merkezde akşamüstü yapılacak en güzel şeyi açıklıyoruz. Günü Milano’nun sembol yapısı Duomo’ya karşı rooftop (çatı terası) barda aperatif bir şeyler içerek batırmak. Bunun için genelde La Rinascente‘nin terası biliniyor ama La Rinascente’nin terası hem çok kalabalık oluyor hem Duomo’yu gören iyi bir açısı yok hem de aşırı turistik. Onun yerine bizim önerimiz daha az bilinen ama çok daha güzel bir açıyla katedrali gören ve nezih bir yer olan teras bar Duomo 21Konum için tıklayın.

4. Galleria Vittorio Emanuele’de Fotoğraf Çekin 📷

Fotoğraf Kaynak: Matthias Rhomberg / Flickr

Duomo Meydanı’nda, katedralin hemen yanında bulunan Galleria Vittorio Emanuele sadece Milano’da değil belki de tüm dünyada en çok fotoğraflanan iç mekanlardan biri. Gerçekten de camdan dev kubbeli ve dört kollu bu dev pasajın kapısından girdiğiniz anda tüm İtalyan görkemi ve ihtişamını hissediyorsunuz. Fotoğraf çekimleri için öyle güzel açılar sunan bir yer ki ister istemez kendinizi mekanı bir ordan bir burdan fotoğraflamaya kaptırıyorsunuz. Dev camdan kubbenin tam altında İtalya’nın üç başkentinin mermerden armaları var. Torino’nun armasındaki boğanın cinsel organına tek ayağın topuğuyla basıp çevresinde 3 kez dönüldüğünde o kişiye şans getireceğine inanılıyor. 😀 Bu nedenle boğanın önü her daim kalabalık oluyor.

Pasajın içinde Prada, Louis Vuitton gibi markaların en şık şubeleri var. Bir de WiFi avcılarına bir ufak tüyo verelim. Pasajda Prada’nın ve çevredeki diğer restoranların ücretsiz WiFi servisleri var. Bu da demek oluyor ki burada çektiğiniz selfie ve storyleri anında paylaşabiliyorsunuz demek 😉 İçindeki mağazalar akşam 21.00’de kapıyor ama galeri aynı zamanda sokakları birbirine bağlayan 4 ucu açık bir pasaj işlevi de gördüğünden 24 saat açık kalıyor. Konum için tıklayın.

5. Leonardo Da Vinci’nin Son Akşam Yemeği’ni Görün 🍴

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Leonardo da Vinci insanlık tarihinin en önemli dahilerinden biri ve arkasında bıraktığı en önemli eserlerden birisi de Milano’da: Paris’in Mona Lisa’sı gibi Milano’nun da sembol denilebilecek sanatsal değeri Leonardo Da Vinci’nin Son Akşam Yemeği (Il Cenacolo or L’Ultima Cena) freski. Aslında çoğumuz bu eserin bir yağlıboya tablo olduğunu düşünür ama aslında bu Milano’daki Santa Maria delle Grazie kilisesinin yemekhanesinin tüm bir duvarını süsleyen dev bir fresk. Aslında kullandığı teknik fresk tekniği de değil yine kendisinin icat ettiği apayrı özgün bir teknik. Fresk tekniğinin yeterince kalıcı olmayacağını öngörüp onu modifiye ederek daha kalıcı ve sabitleyici bu yeni tekniği kullanmış. Hristiyanlık inancına göre bu fresk, İsa’nın çarmıha gerilmeden önce 12 havarisiyle yediği son akşam yemeğini tasvir ediyor. Her ne kadar fresk tekniğine alternatif daha kalıcı bir teknikle yapmış olsa da bulunduğu kilise ortamı aynı anda 20-25 kişiden fazla ziyaretçiyi kaldıracak kapasitede olmadığından içeri sadece 20-25 kişilik gruplar halinde 15 dakika süre boyunca ziyaret edilmesine izin veriliyor. Ayrıca bu ünlü eseri görmek için 2 ay öncesinden biletinizi online almanız gerekiyor. Konum için tıklayın.

6. Teatro Alla Scala’da Bir Etkinlik Yakalayın 🎻

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Muazzam mimarisi ve prestiji ile La Scala dünyanın en önemli sahneleri arasında yer alıyor ve burada özenle hazırlanmış seyircilerle birlikte birşey izlemek yaşanabilecek en özel müzikal deneyimlerden biri.

Opera sanatında milli gururumuz rahmetli “La Diva Turca” Leyla Gencer’in de bir zamanlar kadrosunda yer aldığı, daha sonra da opera sanatçıları için kurulan akademide eğitim verdiği, dünyanın en prestijli opera binalarından biri olan Theatro alla Scala’da bir etkinlik yakalamak için Web Sitesine  bakın. Madam Butterfly’dan Otello’ya birçok önemli eserin prömiyerini yaptığı sahnenin sezon açılışı her yıl 7 Aralık’ta oluyor. Biletleri online almak için tıklayın. Opera binasının girişinde bir de opera binasının tarihini anlatan, kostümler ve resimlerin sergilendiği bir müze var. Çalışma Saatleri: Her gün 9.00 – 17.30 Tam: 9 Öğrenci, 65 yaş üstü: 6 Euro  Konum için tıklayın.

7. Navigli’de Günü Batırıp Aperitivocularda Takılın 🌅  ♡

Milano’nun küçük Venedik gibi canlı bölgesi Navigli’de kanal boyunca sıralanmış aperitivocularda takılmak Milano’daki ilk üçümüze net girer. Siz sadece içkinizi ödüyorsunuz açık büfe atıştırmalıklardan ücretsiz olarak dilediğiniz kadar faydalanıyorsunuz. 1 içki 10 Euro ciavrında. Naviglio Grande ve Pavese diye ikiye ayrılıyor kanal. Grande daha turistik ve daha popüler ama Pavese daha sakin ve daha yerlilerinin takıldığı kanal boyu. Naviglio Grande boyunca sıralanmış tüm mekanlar aşağı yukarı aynı minvaldeler. Aralarında fark yaratan veya aşırı öne geçen özellikli bir yer yok. Hangisinde yer varsa geçip oturun ve gün batımının, gelen geçeni izlemenin, içkinizin ve tabi ki lezziz aperitivoların tadını çıkarın. Duomo tramvayından 3 nolu tramvay buraya geliyor. Piazza Ventiquattro Maggio durağında inip biraz yürüyorsunuz. Konum için tıklayın.

8. Sforzesco Şatosu’unun Bahçesinde Yerlisi Gibi Pazar Pikniği Yapın🍓 ♡

Milano’da ne yaparsanız yapın, illa nihayetinde birSforzesco Şatosu ziyaretine bağlanacak ve  bunun en keyifli yolu kesinlikle Sforzesco Şatosu’nun bahçesi olan Sempione Parkı‘nda akşam üstü marketten şarap bira peynir sushi şarküteri vs canınız ne çekerse alıp piknik yapmak. Zaten tüm Milanoluların haftasonu klasiği burada piknik yapmak, güneşlenmek, frizbi, voleybol oynamak gibi şeyler. Gerçekten güzel bir ortamı var. Kale de bir o kadar güzel bir Rönesans kalesi zaten bu kalenin bahçesinde olma atmosferi bile yeter. Kırmızı hat üzerindeki Cadorna veya Cairoli metro çıkışından buraya ulaşabiliyorsunuz. Konum için tıklayın.

Yerel şarapları denemek isteyenler için Milan’ın bağlı olduğu Lombardi bölgesinin ünlü şarapları:
– Franciacorta
– Lugana
– Groppello
– Lambrusco

9. Milano’nun Modern Yüzü Isola ve Porto Nuova’daki Tasarım Yapıları Görün 🌆

Fotoğraf Kaynak: el_ave / Flickr

Milano’nun tasarım binalarının olduğu İsola bölgesindeki Milano’nun en ünlü tasarım yapısı İtalyan mimar ve şehir plancısı Stefano Boeri imzalı Bosco Verticale’yi mutlaka görün. Bosco Verticale Türkçe “Dikey Orman” demek. Aslında burası bildiğiniz bir konut ama ekolojik temeller üzerine tasarlanış bir tasarım öncüsü aynı zamanda. Her katında cangıldan fırlamışcasına yeşilliklerin ve ağaçların olduğu biri 76 diğeri 111 metre yükseklikte iki kule düşünün. Bu harika mimari tasarımıyla şehre hem ekolojik olarak hem de görsel olarak artı değer katıyor. Anlayacağınız bizdeki TOKİ’ler gibi görüntü kirliliği değil. İsola metrosunda indiğinizde bi 5 dakikalık yürüme mesafesinde. Konum için tıklayın.

Bosco Verticale dışında Porta Nuova bölgesinde UniCredit binası ve etrafını saran diğer tasarım yapılar var. Bizce tasarım ve mimariye meraklı olanların Milano’da mutlaka gidip görmesi gerektiği yerler buralar. Porta Nuova trafiğe kapalı tatlı bir bölge olan Corso Como ile Garibaldi’ye bağlanıyor. Corso Como’da yan yana restoranlar, cafeler ve tasarım mağazaları var. Özellikle aşağıda da bahsettiğimiz Corso Como 10 çok meşhur. Ortamını görmek için bile uğranır. Konum için tıklayın.

10. Brera’da Bir Yudum “High Life” ☕ ♡

Brera Bölgesi, şehrin nezih kesiminin takıldığı, hoş mekanların, dizayn shopların, pazar brunchları için ideal küçük kafelerin, şık sanat galerilerinin ve şehrin en büyük ve en önemli müzesi, Rönesans eserleri ile ünlü Pinacoteca di Brera’nın bulunduğu bölge. Orto Botanico di Brera da şehrin görülmeye değer botanik bahçesi. Özellikle müzenin önü arkası sağı solu tüm sokaklar güzel cafe ve restoranlarla dolu. Bir de harika çaylarıyla ünlü Kusmi Tea’nin güzel bir mağazası da burada var. Sadece çay koklamak için bile girilir. Akşamüstü buradaysanız bizim için de birer aperol spritz için. Konum için tıklayın.

11. Isola ve Garibaldi Sokaklarında Graffiti Avına Çıkın 👾 ♡

Milano’nun yepyeni tasarım bölgelerinin hemen arkasında kalan ve tren istasyonunun yakın civarları olan Isola ve Garibaldi bölgeleri ise şehirde birbirinden güzel graffitilerle karşılaşabileceğiniz ara sokaklarla dolu. Kafanıza göre gezerken karşınıza bir küçük prens veya devasa bir mural çıkabiliyor. Konum için tıklayın.
Ayrıca koca bir sokağın tamamının graffiti işleri için ayrılmış olduğu şehrin biraz dışında kalan Leoncavallo Autogestito Public Space de görülmeye değer. Konum için tıklayın. Graffitileri fellik fellik arayarak zaman kaybetmek istemeyenlerin Public Design Festival’in şehirdeki belli başlı sokak sanatı işlerini işaretlediği harita işini görecektir. İsola ve çevresi graffitilerin en yoğun olduğu bölge ama Milano’nun Porta Ticinese, Porta Romana ve Lambrate bölgelerinde de güzel işler var.

12. Açıkhava Müzesi Gibi Bir Anıt Mezarlık Olan Cimitero Monumentale di Milano’yu Ziyaret Edin ✞

Evet, Milano’da mezarlık bile tasarım harikası. İçinde her biri ayrı ayrı tasarlanmış, kimisi devasa kimisi minimal ve mütevazi sanat eserleri görünümünde anıt mezarlar bulunuyor. Paris’teki ünlüler mezarlığı Père Lachaise gibi gerçekten de bir mezarlıktan öte ciddi ciddi popüler bir turist çekim noktası. Milano’da klasik turistik destinasyonları tüketenler için enteresan bir alternatif. Konum için tıklayın.

13. Müzelerinde Rönesans’ın Ve Modern Santın İzinden Gidin 🎨

Milano’da hem modern sanatın hem de Rönesans sanatının en seçkin örneklerini görebileceğiniz birçok müze var. Hepsini bir tatile sıkıştırmaya çalışmak pek de akıllıca değil. Eğer böyle bir işe kalkışırsanız şehrin diğer nimetlerinden feragat etmek zorunda kalırsınız ki yazık olur. Bizce klasik sanattan Pinacoteca di Brera, modern sanattan Museo del Novecento, güncel sanattan Mudec ve tasarımdan Triennale di Milano ortaya karışık güzel bir müze seçkisi olur. Hepsi hakkında detaylı bilgiyi MİLANO GEZİ REHBERİ yazımızda verdik.

14. Tatilinizi Aşağıdaki Günler ve Haftalardan Birine Denk Getirin 🎉

Fotoğraf Kaynak: Luca Nebuloni / Flickr

Milano şehir festivalleri, fuarlar ve tematik haftalar bakımından oldukça zengin bir şehir. Ee Avrupa’nın hem tasarım hem mimari hem moda hem de sanat alanında sayılı merkezlerinden biri olmak öyle kolay iş değil. Nerdeyse yılın her ayına denk gelen bir etkinlik var: Nisan’da tasarım dünyasının en prestijli fuarlarından biri olan Milano Tasarım Haftası ve Milano Maratonu, Şubat’ta tüm moda sektörünün gözünün orada olduğu Milano Moda haftası, Haziran’da Milano Uluslararası Film Festivali ve Açık Hava Cazz Festivali, Mart’ta Milano Karnavalı, Aralık’ta şehrin en renkli festivali ve noel pazarı Oh bej! Oh bej!…O kadar tasarım dedik sanat dedik mimari dedik, Milano tatilinizi denk getirebilirseniz bu hafta ve günlerden birine denk getirin deriz. Hiçbirine katılım için o alanın simsarı olmanız gerekmiyor. Sadece etkinliklere katılıp ortamdaki değişik atmosferden, gördüklerinizden, yeni keşiflerden zevk almanın keyfini yaşamaya bakın yeter.

15. Bir Inter Milan Maçını Kendi Evinde İzleyin

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Bizce Inter Milan evi olan Giuseppe Meazza Stadyumu’nda bir AC Milan derbisi atmosferini solumak unutulmaz Milano deneyimlerinen. Giuseppe Meazza Stadyumu kentin biraz dışında kalıyor. Buraya ulaşım için ya Duomo’dan tramway’a bineceksiniz ya da kırmızı hat metroyla Lotto durağına gidip buradan 1 kilometre kadar yürüyeceksiniz. Konum için tıklayın.

MİLANO ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER

1. Trenle Günübirlik Lugano Gölü

Fotoğraf Kaynak: Parisa / Flickr

Milano’dan günübirlik yakın şehirlere kaçamak yapmak isteyenler için Lugano en iyi seçeneklerden. Zaten Lugano’ya gitmek istediğinizde genelde en çok tercih edilen yol Milano üzerinden gitmek. Lugano Gölü tam İtalya ve İsviçre sınırında yer alan berrak, harika bir göl. Sırf bu göl için bile Lugano’ya gitmeye değer ama bunun dışında çok tatlı evleri, San Salvatore ve Bre Dağları da görülmeye değer manzaralar. Bot turu veya hiking turu Lugano’yu keşfetmek için keyifli olabilir, diğer tur seçenekleri için bu siteyi bir kontrol edin deriz.

Nasıl Gidilir?

Milano şehir merkezinden Lugano’ya giden tren bulmak çok kolay. Çünkü çok sık var ve çok da uzun sürmüyor. Özellikle Milano Centrale ve Milano Porta Garibaldi’den bir sürü tren seferi bulmanız mümkün. Her seferin süresi değişse de 1 saat 15 dakika ve 1 saat 45 dakika arasında değişiyor. Fiyatlar 9-25€ euro arasında.

Eğer havalimanından direk Lugano’ya gitmek isterseniz; Milano Malpensa Havalimanı Terminal 1’den Lugano’ya direk giden bir “Malpensa Express Bus” otobüsü var. Otobüsün 2. durağı da havalimanının Terminal 2’si o yüzden oradan da binebileceğiniz aklınızda bulunsun. Otobüs biletini tek yön alırsanız 25€, gidiş dönüş alırsanız 35€. Kalkış saatine göre uğradığı duraklar ve süresi de değiştiğinden en sağlıklı bilgi için burayı kontrol etmeyi unutmayın. Konum için tıklayın.

2. Trenle Günübirlik Como Gölü

Fotoğraf Kaynak: washingtonydc / Flickr

Como Milano’ya 50 kilometre uzaklıkta, İsviçre sınırında küçük bir şehir. Como en çok gölüyle tanınıyor, öyle ki dünyaca ünlü insanlar gölün kenarındaki evlerin çoğunu kapmış. Como Gölü çevresinde görmeye değer birkaç küçük kasaba var: Varenna, Menaggio ve Bellaggio en çok tercih edilenlerden. Vapurla kolayca geçebiliyorsunuz, kasabaların arası da yaklaşık 10-15 dakika sürüyor. Bellagio en lüks, turistik ve pahalı olanı; Varenna şeker evleriyle ara sokaklarında kaybolmalık bir kasaba; Menaggio ise hiking-tırmanış yapıp manzara görmek isteyenler için iyi bir seçenek. Ayrıca Star Wars hayranları için filmde kullanılan Villa del Balbianello isimli ihtişamlı villa da Como Gölü’nün kıyısında. Como şehir merkezinde ise Como Katedrali ve harika manzaralar görebileceğiniz Como-Brunate Füniküleri en iyi seçeneklerden.

Nasıl Gidilir?

Milano Centrale ve Milano Porta Garibaldi’den Como’ya her gün çokça tren seferi var. Yaklaşık 1 saat sürüyor ve 4-5€’ya bilet bulabiliyorsunuz. Konum için tıklayın.

3. Trenle Günübirlik Maggiore Gölü

Fotoğraf Kaynak: Irene Grassi / Flickr

Maggiore Gölü’nü görmek için en iyi alternatif Milano’dan Stresa’ya gitmek. Stresa’da plajda hem göle girebilir hem de oradan kalkan tekneler ile civardaki adaları görebilirsiniz. Borromean Adaları olarak geçiyorlar; isimleri Isola Bella, Isola Madre ve Isola dei Pescatori. Isola Bella ve Isola Madre daha bilinenleri, içlerinde harika bahçeler ve güzel manzaralar var. Isola dei Pescatori ise biraz daha balıkçı kasabası tarzında ve diğerlerine göre boş olsa da göle girmek için güzel bir yer.

Nasıl Gidilir?

Milano Centrale ve Milano Porta Garibaldi istasyonlarından Stresa’ya neredeyse saat başı tren var. 1 saat-1 saat 20 dakika civarında sürüyor. Fiyatlar da 12-30€ arasında değişiyor. Milano Malpensa Havalimanı’ndan Stresa’ya Nisan-Eylül ayları arasında shuttle servisi var. Günde 6 kere kalkıyor ama binmeden bir gün önce yerinizi ayırtmanız gerek. 50 dakika sürüyor ve 9€. Konum için tıklayın.

4. Trenle Günübirlik Bergamo

Fotoğraf Kaynak: Eric Hossinger / Flickr

Bergamo, Milano’yla Como Gölü’nün arasında kalan Lombardi bölgesinde bir şehir. Bergamo, tarihi yerleri ve bu köklü tarihini yansıtan mimarisi ile meşhur en çok. Şeker kafeleri ve İtalya’nın ünlü dondurmalarını doya doya yiyebileceğiniz dondurmacılarıyla bir turist klasiği olan Piazza Vecchia, yapımı Roma İmparatorluğu’na dayanan katedral Santa Maria Maggiore, mimarisiyle büyüleyen Cappella Colleoni ve İtalya’nın en eski sanat akademisi Accademia Carrara Bergamo’nun enlerinden. Ayrıca Bergamo’da merkezden teleferiğe binip Citta Alta’yı mutlaka görün deriz; tasarım dükkanlar, tatlı ara sokaklar ve manzaralar süper.

Nasıl Gidilir?

Milano Centrale ve Milano Porta Garibaldi istasyonlarından Bergamo’ya yaklaşık 1 saatte ulaşabiliyorsunuz. Biletler 5€ civarında. Konum için tıklayın.

5. Trenle Günübirlik Bologna

Fotoğraf Kaynak: Jason Lee / Flickr

Lakapları, şişman, kızıl ve bilge şehir olan Bologna İtalya’nın güzel şehirlerinden, özellikle Roma İmparatorluğu döneminden kalma kiliseleri, kuleleri ve mimarisiyle oldukça fazla turist çeken bir nokta. Özellikle de hükümet binalarının çoğunlukla tuğla olmasından dolayı şehrin yapıları hep kızıl tonlarda olmuş, bu yüzden şehir “Kızıl Bologna” diye geçiyor. Şişman lakabı ise bölge mutfağının zenginliğinden, bilge lakabı ise dünyanın en eski eğitim kurumlarından biri olan üniversitesiyle bir eğitim şehri olmasından geliyor. Yukardaki şehirlere aşağı yukarı bir gün yetse de Bologna için iki gün gönlünüzce gezmeniz açısından daha rahat ve yeterli olacaktır. Yine de sabah gidip akşam döneyim derseniz şehir merkezindeki kırmızı turist treni 1 saat içinde şehrin en turistik noktalarını gezdiriyor. Böylece en azından şehir hakkında genel bir fikir edinip en çok görmek istediğiniz yerlere gidersiniz. Şehrin kalbinin attığı yer Piazzo Maggiore, tiyatro bölgesi diye geçen Piazza Verdi, Bologna tarihini harika anlatan müzeleri Museo della Storia di Bologna, Bologna’nın harika mutfağını kafeler ve restoranlarıyla keşfedebileceğiniz Quadrilatero bölgesi şehrin enlerinden.

Nasıl Gidilir?

Milano Centrale, Milano Rogoredo ve Milano Porta Garibaldi istasyonlarından Bologna’ya her gün çok sık tren kalkıyor. Güzergahına göre tren yolculuğu 1 saatten 3 saate bile çıkabiliyor. Fiyatlar da aynı şekilde değişebiliyor ama ortalama 16-40€ civarında. Konum için tıklayın.

MİLANO’DA YEME – İÇME

Flickr / Edsel Little

Milano ülkenin en kozmopolit şehirlerinden biri olduğundan ne yazık ki bir Bologna gibi bir Sicilya gibi tamamen kendine ait bir mutfağı olduğunu söyleyemeyiz. Milano’da ne yenir derseniz aslına bakarsanız klasik İtalyan mutfağı demirbaşları olan pizza, makarna gibi hamur işleri, caprese salata, çeşitli aperitivolar, Asya mutfağından sushi ve tatlılardan dondurmayı deneyin deriz. Milano’dan tüm önerilerimiz için sizi MİLANO’DA NE YENİR yazımıza alalım.

MİLANO GECE HAYATI

Nidaba Theatre ♡

Navigli bölgesinde, ara sokakta, çok tatlı, sadece yerellerin gittiği bir Blues – Jazz bar. İçeri giriş ücretsiz hatta ve hatta konserler de ücretsiz içeride yediğimizi içtiğinizi ödüyosunuz sadece. Eğer bir cumartesi akşamı Milano’daysanız, Navigli bölgesinde kanal boyunca sıralanan aperitivocularda takılıp daha sonra günü burada sonlandırmak güzel bir fikir olabilir. Adres: Via Emilio Gola, 12, 20143 Tel: 

+39 339 347 7512 Web Sitesi Konum için tıklayın.

Nottingham Forest ♡

Fotoğraf Kaynak: www.nottingham-forest.com

Porta Venezia bölgesi baya hoş ve sakin. Güzel restoranlar ve barlar var. Özellikle Milano’nun en popüler ve iyi kokteyl barı seçilen Nottingham Forest burada. İlginç konseptlerde kokteylleri var. Banyo küvetinde labarotuvar tüpünde sunumlar vb. İçeri girmek için kapıda ismini yazdırıp en az yarım saat bekliyorsun çünkü minicik bir yer. Korsan gemisi vari bir dekoru var çok değişik özellikli bir mekan. Gece 2’ye kadar açık. Pazartesileri kapalı. Adres: Viale Piave, 1, 20129 Tel: +39 02 798311 Web Sitesi Konum için tıklayın.

Stock

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/theordinarymarket

Tom – The Ordinary Market adlı restoranın club kısmı olan Stock, underground ve cool mekanları sevenler için güzel bir seçenek. Jazz, elektronik ve house tarzlarında canlı performansların olduğu bir mekan. Önce Tom’un lezzetli tapaslarından atıştırmaca ardından Stock’ta partilemece sizi bekler. Adres: Via Molino delle Armi Ang. Via della Chiusa, 20123 Tel: 39 02 5831 5720 Web Sitesi Konum için tıklayın.

MİLANO’DA ALIŞVERİŞ

Malum Milano, dünyada modanın kalbinin attığı, Paris ve New York ile beraber moda ve tasarım endüstrisine yön veren şehirlerden biri. Bu nedenle Milano’da alışveriş konusuna ayrıca yer vermek gerekir. Aşağıda dünyaca ünlü markaların kümelendiği caddeleri ve büyük alışveriş komplekslerini yazdık ama siz daha küçük, bilinmeyen ama incelikli ürünler bulabileceğiniz butik tasarım dükkanları ve vintage mağazalar arıyorsanız, Milano sokaklarını karış karış arşınlamanız gerekiyor.

Via Manzoni

Manzoni Caddesi de şerin en kalabalık caddelerinden biri, çoğu ünlü markanın burada da mağazası var. Konum için tıklayın.

Il Salvagente

Tasarım ve marka eşyalar satın almak istiyorum ama daha uygun fiyatlı olsunlar derseniz merkezde Il Salvagente diye bir mağaza var. Birçok İtalyan markanın outleti var, daha uygun fiyata alışveriş yapmak isterseniz iyi bir seçenek olabilir. Konum için tıklayın.

Via Della Spiga

Yine şehrin ortasında, lüks alışveriş yapmak için biçilmiş kaftan Via Della Spiga. Mimarisi ciddi güzel. Ayrıca burada bir sürü butik ve kafe bulabilirsiniz. Konum için tıklayın.

Corso Venezia

Corso Venezia da lüks alışveriş yapabileceğiniz adreslerden biri. Çok ünlü markaların özenle yapılmış mağazaları var, ihtişamlı mağazalar desek abartmış olmayız. Ayrıca oturup bir şeyler atıştırabileceğiniz şık kafeler, restoranlar da var. Konum için tıklayın.

10 Corso Como

Fotoğraf Kaynak: cristian / Flickr

Corso Como’da çok güzel bir galeri, restoran, cafe, tasarım shop karışımı olan bir yer. İsola metrosu çıkışını kullanarak bu bölgeye geçiliyor. Konum için tıklayın.

Galleria Vittorio Emanuele II

Milano’ya gidenlerin bir şeyler satın almasa da mutlaka uğradığı bir yer Galleria Vittorio Emanuele II. Milano’nun en önemli yerlerinden Duomo Meydanı’nda olan galerinin mimarisi harika. Ayrıca Milano’nun en eski alışveriş merkezlerinden biri burası. Alışveriş merkezinde en bilinen ünlü markaların mağazaları var, yani uygun fiyatlı bir alışveriş düşünüyorsanız yeri değil ama kesinlikle görülmesi gereken bir yapı. Konum için tıklayın.

La Rinascente

La Rinascente da Duomo Meydanı’nda kat kat yükselen bir alışveriş mağaza. İçinde bir sürü ünlü ve tasarımcı markanın ürünleri var. Kıyafetten ayakkabıya, makyajdan ev eşyalarına her şeyden var. En üst katında da katedrali görebileceğiniz ve kahve-tatlı yapabileceğiniz bir kafe var. Alışveriş yapmasanız bile şöyle bir uğrayıp görülmeye değecek bir yer. Konum için tıklayın.

Via Monte Napoleone

Duomo Meydanı’na giderken buradan da geçiyorsunuz, yine lüks markaların mağazaları var. Konum için tıklayın.

Via Torino

Via Torino da Milano’da alışveriş için tercih edilen yerlerden. Diğer caddeler gibi lüks mağazalar değil de daha butik tarzı yerler var. Diğer alışveriş yerlerine göre daha uygun fiyatlarla bir şeyler bulabilmeniz mümkün. Konum için tıklayın.

Corso Buones Aires

Duomo’ya çıkan uzun caddede sadece İtalya’ya özgü yerel markalar, butikler ve pasajlar var. Konum için tıklayın.

Fiera di Sinigaglia Bit Pazarı

Milano’nun underground yüzü Navigli bölgesi diğer lüks alışveriş yerlerine göre daha salaş bir yer. Tasarım ürünler, antika eşyalar tarzı şeyler dikkatinizi çekiyorsa buraya mutlaka uğrayın. Naviglio Grande’de Cumartesi günleri Fiera di Sinigaglia bit pazarı kuruluyor. Sabah 08.00’de kuruluyor akşam üstü 18.00’e kadar açık kalıyor. Uygun fiyata birçok özellikli parça bulabilirsiniz. Kanal kenarı da bir o kadar keyifli bir yer. Alışveriş sonrası aperativoya bağlamalık. Konum için tıklayın.

MİLANO’DA KONAKLAMA

NH Collection Milano President (€€€)
Milano Katedrali’nin bulunduğu Duomo Meydanı’na 500 metre uzaklıkta, rahatlıkla yürüyebilirsiniz. Konumu başta olmak üzere kahvaltısı ve temizliğiyle çok tercih edilen bir otel. Detaylı bilgi ve rezervasyon
Hotel degli Arcimboldi (€€)
Bignami Metro İstasyonu’na 250 metre uzaklıkta, havalimanına ise arabayla 25 dakikada gidebiliyorsunuz. Kahvaltısı güzel. Detaylı bilgi ve rezervasyon
Glam Milano (€€)
Milano Centrale İstasyonuna bir iki adım mesafede, buradan hem tren hem de metroya binebiliyorsunuz. Otelin içinde hem bar hem restoran var. Detaylı bilgi ve rezervasyon
Genius Hotel Downtown (€)
Duomo’ya 10 dakika yürüme mesafesinde. Milano Cadorna isimli istasyona da 500 metre uzaklığında, bu istasyondan hem trenler kalkıyor hem de metro geçiyor.Konumu çok iyi ve çalışanlar da çok ilgili. Detaylı bilgi ve rezervasyon

Diğer Milano Otelleri ve Pansiyonları

Milano içindeki TÜM OTELLERİ VE PANSİYONLARI görmek için 👉  TIKLAYIN

MİLANO’YA ULAŞIM

İstanbul’dan Milano’ya direk uçuş yapan şirketler Türk Hava Yolları, Atlasjet Hava Yolları ve Pegasus Havayolları. Atlasjet’in Pazartesi, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Pazar günleri Atatürk Havalimanı’ndan direk uçuşu var. Türk Hava Yolları’nın her gün 4’ü Atatürk Havalimanı’ndan, 1’i Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan olmak üzere 5 direk uçuşu var. Pegasus’un ise her gün Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Milano-Bergamo Havalimanı’na uçuşları var.

Malpensa Havalimanı’ndan Şehre Ulaşım

Malpensa Havalimanı’ndan şehre gitmenin birkaç yolu var. Taksiyle gitmek isterseniz yaklaşık 90€ tutuyor ve trafiğe bağlı olarak yaklaşık 1 saat sürüyor. Ayrıca havalimanı yolcu çıkış kapısınıdan dolunca kalkan ve sizi merkez tren istasyonuna bırakan transfer otobüsleri de var. Biletler 8-10 € civarında. Aynı şekilde dönüş için de merkez istasyon-Malpensa arasında her 20 dakikada bir otobüs var.
Malpensa Express

Şehre gitmek için en kolay yol Malpensa Express. Havalimanı’nda Terminal 1’den kalkıp Piazza Cadorna istasyonuna (Piazza Cadorna aynı zamanda şehrin kırmızı renkli metro hattında bir durak, yani metroya buradan bağlantı yapabiliyorsunuz.) ve Centrale İstasyonu’na gidiyor. Cadorna’ya gitmek 29 dakika, Centrale İstasyonu’na gitmek ise 52 dakika sürüyor.  Cadorna’ya bilet 11 €, Centrale’ye ise 10 €. Malpensa Express her 30 dakikada bir kalkıyor.

  • Malpensa’dan Cadorna’ya ilk tren 05.26, en sonuncu 23.28’de,
  • Cadorna’dan Malpensa’ya ilk tren 04.28, en sonuncusu 1.30’da,
  • Centrale’den Malpensa’ya ilk tren 05.27, en sonuncu 23.40’da,
  • Malpensa’dan Centrale’ye ilk tren 06.35, en sonuncu ise 00.40’ta.

Bergamo Havalimanı’ndan Şehre Ulaşım

Bergamo Havalimanı’ndan şehir merkezine en uygun şekilde shuttlelarla gidiliyor. Terravision, Autostrada ve Orio Shuttle burada bulunan transfer firmaları. Fiyatlar tek gidiş ortalama 5 Euro ve yolculuk 50 dakika kadar sürüyor. Otobüsler bizdeki havataş mantığıyla havalimanının yolcu çıkış kapısının önünden dolduğu zamana kalkıyor ve sizi merkez tren istasyonuna kadar bakırakıyor. Bu istasyondan kentin her tarafına metro aktarması yaparak gidebilirsiniz.

MİLANO TARİHİ

Şehir ilk kurulduğunda ismi Medhlan’mış. M.Ö. 222 yılında Romalıların egemenliğine geçen Milano, 305-402 yıllarında Batı İmparatorluğu’nun himayesindeymiş. 5. ve 6. yüzyılda işgale uğrayan Milano’da Longobard Krallığı kurulmuş. Sonralarda kral olacak Charmagne’ın babası şehri ele geçirmiş.

Rönesans Dönemi’nde şehri Visconti ve Sforza adında iki aile yönetmiş. Bu iki ailenin yönetimi 1277 yılından yaklaşık 1447 yılına kadar sürmüş. 16.-17. yüzyıllarında Milano, İspanyol ve Fransızların egemenliğindeymiş. Sonra Avusturya’nın egemenliğine girmiş hatta uzunca bir süre Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun en önemli şehriymiş. 19. yüzyılda ulusal birliği sağlamak için ortaya çıkan Risorgimento Hareketi Milano’nun şu anki haline ciddi katkıda bulunmuş.

SCHENGEN VİZESİ NASIL ALINIR

Schengen Vizesi alma konusunda kafanızdaki tüm sorulara, SCHENGEN VİZESİ NEDİR, SCHENGEN VİZESİ NASIL ALINIR, SCHENGEN VİZESİ BAŞVURU FORMU VE GEREKLİ EVRAKLAR yazılarımızdan yanıt bulabilirsimiz.

MİLANO’DA BUNLARA DİKKAT EDİN

İtalya’nın en büyük ve en kozmopolit şehirlerinden biri olan Milano’daysanız burada dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalara ve hayatınızı kolaylaştıracak tüyolara parmak basmak isteriz:

Duomo Meydanında Dikkat Edilecek Hususlar

1. Duomo etrafındaki anahtarlık, bileklik veya harita satan satıcılar bir hayli ısrarcı olabiliyor. Satın almayacağınızı söylemiş olsanız da sizinle muhabbete geçmeye çalışıyor, en azından nereli olduğunuzu tahmin etmeye çalışıyorlar. Ama oldukça zararsızlar eğer Türk olduğunuzu söylerseniz fazla bulaşmadan ısrarı kesiyorlar.

2. Birkaç sene önce yürülüğe giren göçmen yasalarınca, Duomo etrafında SLR ve DSLR fotoğraf makinasıyla çekim yapmak yasaklanmış. Bu konuda o kadar katılar ki meydanın çeşitli yerlerinde konuşlanmış, bu tarz cihazları toplamaya yetkili bazı görevliler bile varmış. Biz denk gelmedik ama bu bölgede ne olur ne olmaz diye profesyonel makinalar yerine akıllı telefonlarınızı veya küçük boy amatör fotoğraf makinalarını kullanın deriz.

3. Eğer mevsimlerden yazsa, Duomo’ya giderken yanınıza mutlaka kapşonlu bir şey veya şal alın çünkü açık omuzla ve şortla girmeye izin yok. Böylece kapıda tanesi 10 Euro’ya satılan şallardan almak zorunda kalmazsınız.

4. Duomo değil Milano’nun tüm İtalya’nın en turistik yerlerinden biri. Haliyle de önünde günün her saati hiç bitmeyen bir kuyruk var. Üstelik bu sıra hem bilet alırken hem de içeri giriş olmak üzere bir değil iki tane. Özellikle de mevsimlerden yazsa ve güneşin tam tepede olduğu öğle saatlerinde bu kuyruklardan birindeyseniz size şimdiden sabırlar diliyoruz çünkü Duomo’nun içine girmek için en az 2 saatinizi gözden çıkarmanız gerekiyor. Eğer sadece asansörle çatısına çıkmak isterseniz de kafadan 1 saatinizi ayırın.

Milano’da Otobüs, Metro ve Trenlerin Kullanımı

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

1. Günlük otobüs, metro ve tramvay biletinin ismi ”biglietto giornaliero” veya “biglietto urbano”. Tabacchi deden dükkanlardan, bilet gişelerinden veya bilet makinalarından satın alınabiliyor. Günlük 4,50 Euro (2017) verip 24 saat boyunca dilediğiniz kadar otobüs, metro ve tramvaya binebiliyorsunuz.

2. Milano’da oldukça gelişmiş bir metro ağı var. Bir veya birden fazla aktarma yapmanız gerekse de hemen her yere metroyla ulaşabiliyorsunuz. Metrolarda bilet satın alma konusunda en pratik yöntem de bilet makinaları. Makinalarda (Distributore Biglietti ATM) İngilizce seçeneğini seçtiğinizde zaten makina size adım adım ne yapmanız gerektiği konusunda yönlendirme yapıyor.

3. Bilet makinaları sadece nakit veya nakit artı kredi kartlı olmak üzere ikiye ayrılıyor. Tek dikkat etmeniz gereken şey, ödemeyi nasıl yapacaksanız ona uygun makinanın önünde olduğunuza dikkat etmeniz. Kredi kartı ile ödeme yapacaksanız ve sadece nakit para geçen bir makinada işleme başladıysanız sil baştan başka bir makinada işleme başlamanız gerekir.

4. Metrolardaki veya tren istasyonlarındaki bilet makinalarında işlem yaparken kişisel eşyalarınıza da göz kulak olmaya bakın çünkü siz doğal olarak makinanın acemisi olduğunuzdan, o esnada kafanız doluyken yanınızdaki arkanızdaki potansiyel yankesicilere karşı tetikte olamayabilirsiniz. Aynı şekilde genel olarak tüm şehirde sırt çantanıza, cüzdanınıza ve telefonunuza dikkat edin.

5. Eğer Milano’dan günübirlik trenle başka bir şehire geçecekseniz, biletlerinizi istasyondaki yeşil kutucuklarda valide etmeniz yani okutmanız gerekir. Bu validasyon işleminin asıl amacı, bileti birden fazla kez kullanılmasının önüne geçmek. Biletinizi yeşil cihaza sokup çıkardığınızda ya üzerine bir işaret koyuyor ya da bir barkot numarası basıyor. Eğer bu işlemi yapmadan trene binerseniz, trende bilet kontrol sırası size geldiğinde, biletiniz olsa bile onu gerektiği gibi aktive etmediğiniz için ceza yersiniz. Oldu ki ceza yediniz, kafasına göre ceza kesip sizden ne koparabilirim diye diye düşünen kontrolörlerden kaçınmak için de mutlaka makbuz almak istediğinizi belirtin.

6. Her ne kadar bir Avrupa ülkesi olsa da İtalya’da trenler, bir Almanya Deutche Bahn’ı değil. Yani ufak tefek gecikmeler ve aksaklıklar yaşanabiliyor.

7. Tren istasyonunda birden fazla peron var. Mutlaka biletinizde yazan peron numarasına dikkat edip önceden o perondaki yerinizi almaya bakın. Aksi takdirde kendinizi dev bir garda valizlerle bir perondan diğerine koştururken bulabilirsiniz.

Siesta Saatleri Arasında Dükkanların Kapalı Olması

Fotoğraf Kaynak: Alexander Russy / Flickr

Her ne kadar İtalya’nın en büyük şehirlerinden biri olsa da ülkenin genelinde yaygın olan siesta durumu burada da geçerli. Saat 12.00 ile 14.00 arasında yemek yerleri dışında açık dükkan bulmak çok zor. Bu nedenle alışverişlerinizi 12 öncesi veya 2 sonrası şeklinde planlayın.

Restoranların Açılış Saatleri

İtalya gibi ülkelerde, akşam yemek yiyeceğiniz restoranlar belli bir saatten önce (genelde 19.00’dan önce) açılmıyor olabilir o yüzden her zaman gideceğiniz restoran ve cafelerde açılış kapanış saatlerini önceden kontrol etmekte fayda var.

Çöplerin Ayrıştırılması

İtalya’da hatta neredeyse tüm Avrupa’da çöpler kağıt, cam, plastik, organik vb gibi ayrıştırılarak atılıyor. Bu nedenle elinizdekileri cöpe atmadan önce çöpün üzerindeki yönlendirmeleri mutlaka okuyun.

Gazlı Su ve Doğal Kaynak Suyu Ayrımı

Fotoğraf Kaynak: DeusXFlorida / Flickr

Eğer otomatik makinelerden su almak isterseniz 10 centlik suya 1 Euro ödersiniz. En uygunu suyu marketten almak ama marketten su alırken üzerindeki yazıyı okumadan kasaya gitmeniz yüzde elli ihtimalle frizzante yani mineralli – gazlı – sodalı su almanız demek. Eğer bildiğimiz suyu kastediyorsanız özellikle natural water, spring water olarak belirtmeniz gerekir. Aynı şekilde gittiğiniz restoranlarda da garson size hangi tür su istediğinizi soracaktır şaşırmayın.

8 YORUM

  1. Merve

    Harika bir program olmuş ellerinize sağlık. tek minik bir soru tercih etmeniz gerekse günübirlik gezilerde Como’yu mu tercih ederdiniz Bergamo’yu mu?

    Cevapla
  2. çiğdem

    Merhabalar 😀 verdiğiniz bilgiler gerçekten çok iyi oldu gezimiz öncesi kolayca rota oluşturabileceğiz; biz Mart ortası gibi gideceğiz kısmetse, eşim ben ve 5 yaşındaki oğlumuzla :))) Birlikte ilk yurtdışı gezimiz olacağından çok heyecanlıyız ancak çocuklar için de uygun yeme içme ve onun da ilgisini çekebilecek çocuklara yönelik eğlenceli şeyler yapabileceğimiz yerler var mıdır?

    Cevapla
  3. Aslı

    merhaba. ocak başında ailemle milanoya gideceğiz. yazınız çok yardımcı oldu çok teşekkürler. duomoya giriş için online bilet almaya çalışıyorum.katedral+müze almayı düşünüyorum ama acaba terası görmek çok gerekli mi diye size danışmak istedim 🙂

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Selamlar 🙂 Aslında biz Mayıs ayında hava çok güzelken akşam güneşi batarken çıkmıştık. Hem manzara hem ışık harikaydı. Bu mevsimde çıktığınızda aynı etkiyi yaratır mı bilemiyoruz ama çatısı çok ilginç ve görülmeye değer böylesine görkemli bir Ortaçağ yapısının çatışına çıkmak her zaman bulamayacağınız bir fırsat. İnsanı Notre Dame’ın Kamburu’ndaki zangoç Quasimodo gibi hissettiriyor. Bu mevsimde girişte aşırı turist kuyrukları da olmayacağından bir şans verin deriz.

      Cevapla
  4. Hande

    Merhabalar
    Ağustos ayında kardeşimle italya turu yapıcaz.
    Roma 2 gece floransa 3 gece günü birlik pisa milano 1 gece(zaman olursa günü birlik como gölü) ve oradan venedik 1 gece geçirmeyi planlıyoruz. Yeterli olur mu sizce

    Cevapla
    • Biz Evde Yokuz

      Ağustos ayında Venedik yoğunluk sebebiyle aşırı yorucu oluyor.
      Bizce 1 gün yeter, ama 2 günlük de gezecek yer var (her müzeyi, meydanı vs görecekseniz)

      Cevapla
  5. malatya oto kiralama

    emeğinize sağlık akıcı bir yazı olmuş
    italya bana hep mafya yeri gibi geliyor nedense bir türlü sevemiyorum

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend