ROMANYA’DA ÇAVUŞESKU DÖNEMİ

Bu yazıda Çavuşesku’nun hayatını, başa gelişini, devrilişini ve arkadasında bıraktığı yaraları anlattık. Bugünün Romanya’sını anlamak için bile, Çavuşesku dönemini bilmek gerek. Arkasında bıraktığı izler öyle derin.

Çavuşesku tam 25 uzun yıl ülkeyi yönetmiş. Az değil.

80’lerin Romanya’sı…
Radyolar kapatılır, sadece bir televizyon kanalı, günde 2 saat yayın yapıyor. Evde daktilo bulundurmak bile ölümle cezalandırılan bir suç. Her 30 kişiden 1’inin gizli rejim polisi olduğu sıkılıkta bir yönetim, insanların kendi annelerinden bile şüphe ettiklerli müthiş bir korku ortamı.

► Devam etmeden önce, bu yazıyı nasıl okumalı?
Transilvanya Turu Programı – Bütçe & Gidilecek Yerler & Tüyolar  yazımızın alt başlıklardan biridir.  Efsane bir Transilvanya turu yapmak için ihtiyaç duyacağınız her türlü bilgi var.
Ayrıca, Romanya’daki tüm önerilerimizi tek bakışta görmek için Romanya Gezi Rehberi‘mize göz atın. ◄

ÇAVUŞESKU’NUN GENÇLİĞİ

Ceausescu-küçüklük

Nikolay Çavuşesku (Nicolae Ceaușescu) Romanya’nın Scorniceşti kasabasında 1918’de doğdu.

Çiftçi bir ailenin çocuğu olan Çavuşesku, ilkokulu bitirdikten sonra okumaya devam etmeyerek fabrikalarda çalışmak üzere henüz 11 yaşındayken Bükreş’e gider.

14 yaşında (o zamanlar) yasadışı olan Romanya Komünist Partisi’ne katılır ve 15’inde komünizm propagandası yapmaktan ilk defa tutuklananır.

ROMANYA’YA KOMÜNİZM’İN GELİŞİ

romanya-komunist

Komünizm Romanya’ya 2. Dünya Savaşı sonrası geliyor, ve 1989’da Çavuşesku’nun idam edilmesine kadar 42 yıl devam ediyor:

İkinci Dünya Savaşı’ına tarafsız olduğunu ilan ederek başlayan Romanya, aslında Nazi’lerle gizliden gizliye müttefiklik yapıyor. Derken, savaşın gidişatının Naziler’in aleyhine gittiğini gören Romanya, taraf değiştirip, topraklarındaki Alman askerlerini tutuklayıp Ruslar’a vererek savaşın kaderinde önemli bir hamle yapıyor. Böylece Ruslar ile ilişkiler başlıyor. Savaş için Romanya topraklarına gelen Ruslar komunist ideolojiyi burada yaygınlaştırıyorlar. 1945’te Komünist Parti’ye kayıtlı sadece 1000 adam varken,  sayı  sadece 2 yılda 1947’de 710,000 kişiye çıkıyor!

Bir yıl sonra 1947’de monarşi sona eriyor ve Romanya Halk Cumhuriyeti kuruluyor.

1948’de tarımda kolektivizasyona geçiliyor, yani tüm ülke, tarım alanlarının sadece devlete bağlı olduğu dev bir tarla oluyor. Kolektivizasyon çerçevesinde eskiden toprak sahibi olan çiftçiler topraklarından koparılarak şehirlere zor şartlarda yaşamaya zorlanıyorlar.

Kurulan dev tarlalarda, savaş öncesi dönemin liderleri ve muhalif entellektüeller tutuklanarak, zorlu koşullar altında çalışma kamplarında çalışmaya mahkum ediliyorlar. İlerleyen zamanda tüm fabrikalar ve iş yerleri de devlete bağlanıyor. Tüm halk, buralarda karın tokluğuna çok ağır şartlarda çalıştırılmaya başlıyor.

Rusya ile ilişkileri pekiştiren Romanya, sokak adları ve şehir adlarını bile Sovyet liderlerine ithafen değiştiriyor.

ÇAVUŞESKU’NUN KOMÜNİST PARTİ’DE YÜKSELİŞİ & BAŞA GELİŞİ

çavuşesku-dönemi

Çavuşescu Romanya’nın 2. ve son komünist lideri. 1965’te komünist partinin genel sekreterliğini yürütüyor ve 1967’den 1989’a devleti yönetiyor.

Lider olmadan önce 21 yıl partide çeşitli görevlerde bulunuyor:
1944-1945 yılları arasında Komünist Gençlik Birliği Sekreterliği
1947‘de Tarım Bakanı
O zamanki Komünist Parti lideri Gheorghe Gheorghiu-Dej’in altında Silahlı Güçler Bakan Yardımcılığı
1952de “Moskova Kanadı” Merkez Komitesi Liderliği
1954 yılında partinin ikinci en yüksek pozisyonuna geliyor.
1965‘te parti lideri Gheorghe Gheorghiu-Dej’in ölümünden sonra, Çavuşesku Romanya İşçi Partisi birinci adamı (genel sekreter) oluyor. Partinin adını Romanya İşçi Partisi’nden  Romanya Komünist Partisi’ne değiştiriyor.
1967‘de Danıştaybaşkanlığına geliyor. Bu da ona devleti yönetme yetkisi veriyor. Devletin adını da “Romanya Halk Cumhuriyeti”nden “Romanya Sosyalist Cumhuriyeti“ne çeviriyor.
1974de Devlet başkanlığına geliyor.

ÇAVUŞESKU’NUN YÖNETİMİNDE 25 YIL

çavuşesku-romanya

Çavuşesku yönetime ilk geldiğinde duruşu daha yumuşak, halk da durumdan hoşnutmuş. Ayrıca yürüttüğü Batı’ya yakın dış politika sayesinde Avrupa ve Amerika’nın sempatisini kazanır. Batıya güler yüz, içeriye demir yumruk olan Çavuşesku için gelmiş geçmiş en katı Stalinist deniyor.

Batı’nın kalbine giden yol Sovyet Rusya’sını yalnızlaştırmak olduğundan, Çavuşesku’nun 1968’de Sovyetler’in Çekoslavakya’yı işgal etmesini onaylamaması, Sovyetler’in Afganistan’a müdahalesini kınaması ve  tüm Sovyet Bloğu’nun boykot edildiği 1984’te Los Angeles Olimpiyatları’na da katılması sayesinde Amerikan başkanı Nixon ziyaretine gelir, hatta Romanya bu dönem ekonomik  yardım bile alır.

Diğer taraftan, Çavuşesku 1971’de Çin Halk Cumhuriyeti ve Kuzey Kore’ye seyahatler yapıp oradaki sert otoriter rejimleri yerinde inceleyip Romanya’ya adapte etmeye çalışıyor.

Batı’da ılımlı komunist lider imajı çizen Çavuşesku’nun halkına karşı aynı sıcaklığı gösterdiğini pek söyleyemeyiz. İçeride çok daha sert ve baskıcı lider ve hükmü boyunca halkına karşı eli giderek daha da ağırlaşıyor, hatta zulüm noktasına varıyor.

ÇAVUŞESKU’YU TAHTINDAN İNDİREN POLİTİKALARI

“Doğan Her Çocuk Halkın Malıdır”- Çavuşesku

romanya-yetimler
Çavuşesku, Romanya’nın sanayileşmemiş ekonomisinin kalkındırmak için, daha çok iş gücü = daha çok para gibi bir sonuca varır ve ekonomik sıkıntıları gidermenin yolunun nüfusun artması olduğuna karar verir.

İş gücünü 23 milyondan, 30 milyona çıkarmayı hedefleyen  Çavuşesku, 1966’da  “Fetüs tüm halkın ortak mülküdür”  diyerek, insanları üremek zorunda bırakan politikalar uygular:

1. Çavuşesku’nun Getirdiği Bekarlık Vergisi

Çavuşesku, bekarın gelirinin %10’una el koyan vergi sistemini getirir. Kişilerin çocuk sahibi oluncaya kadar %10 vergi ödemekle yükümlü kılınır.

2. Çavuşesku’nun Getirdiği Kürtaj Yasağı

Kürtaj yasaklanıyor. Kadınlar bakamayacakları çocukları doğurmaya zorlanıyorlar.  Devlet, bunun arkadasında  “Devlet sizden iyi bakar. Doğurup yetiştirme yurtlarına bırakın” diyerek duruyor.

3. Çavuşesku’nun Regli Polisi

Evet, doğru duydunuz. İş yerlerine devlet görevlileri 45 yaş altındaki kadınları gebe mi diye muayene diyorlar. Eğer gebelik yakalarlarsa, kadının doğurduğundan emin olmak için böyle takip yöntemleri uygulanıyor. Halk arasında bu ekibe regl polisi deniyormuş. Neticede, her tür hamile kadın doğurmaya zorlandığı için çocuk ölümleri 1000’de 83’e fırlar.

Neticede,  100,000’lerce kadın Macaristan’a kaçmak zorunda kalıyor. Arkalarında da 100,000’lerce yetim bırakıyorlar.

Bu arada, Çavuşesku çiftinin de 3 çocuğu vardır.

4. Her 30 Kişide 1 Kişinin Gizli Rejim Polisi Olduğu Korku Ortamı

Securitate-romanya

“Securitate” denilen gizli polis Çavuşesku’nun halkı bastırmak için en  önemli kırbacı olmuş. Toplam  3,549 kişi ile başlayan teşkilatı, giderek memnuniyetsizliği artan halkı baskılamak için, 21-22 milyonda her 30 kişiden 1’i rejim polisi oluncaya kadar büyütmek zorunda kalırlar.

Telefon dinleme, sokağa çıkma yasakları en hafif silahlarıdır. Securitate, işkenceden ölüme uzanan yöntemleriyle derin bir paranoya ortamı yaratarak halkı sindirir. Öyle ki, insanlar kendi ailelerinden çekinir olmuşlar.  Kadın-erkek-çocuk ayrımı yapmadan herkese dehşet saçarlar. Çavuşesku’nun 25 uzun sene başta kalmasını sağlayan en önemli faktörün bu teşkilat olduğu söyleniyor.

5. Varlık İçinde Yokluk

romanya-çavuşesku-tarım

Çavuşesku’nun büyük kabahatleri olmuş ama batı da sütten çıkmış ak kaşık hiç değil. Çavuşesku’nun Sovyetler’e sırtını dönmesini fırsat bilen batı hemen Romanya’ya borç vermeyi teklif eder. Bunun kötü bir şey olduğunu fark etmeyen Çavuşesku, 1968’de 13 milyar dolar borç alır.

1980’e gelindiğinde ülkenin ekonomisinden kocaman bir delik vardır ve beklenenin aksine ülke fakirleşmiştir. Bunu düzeltmek isteyen ve Romanya’nın dış borcunu silen lider olarak tarihe geçmek isteyen Çavuşesku çok hırslı bir projeye soyunur.

Tarıma yüklenilir. Halk, çalışma kamplarında çalıştırılıp, bolca üretim yapılır. Bu üretimin tamamını dışarıya satarak borcu ödemeyi planlarlar.

Ülkede dev bir üretim varken, halk kendi elleriyle ürettiklerinden mahrum edilir. Vatandaşlar temel besin kaynaklarını bile karneyle almak zorunda bırakılarak emeklerinin karşılığında açlığa terk edilir. Bunu elektrik ve gaz kesintileri takip eder.

Sonunda halkın git gide biriken öfkesi onu ölüme götürmüş.

Borçlar 1989’da ölümünden birkaç ay önce anca kapanabilmiş.

6. Sistematizasyon Politikasının Kopardığı Hayatlar

çavuşesku-dönemi-bükreş-apa

İnsanlar yurtlarından koparılarak, Çavuşesku’nun yeniden inşa ettiği şehirlerde yaşamaya ve onlara tayin edilen işlerde çalışmaya zorlanıyor.

1972-1987 arası 8000 köy yıkılıp, buradakiler tek tip, ufak,  kutu gibi apartman dairelerine yerleştiriliyor.

Çavuşesku’nun felsefesine uygun şehirler oluşturmak için, kiliseler ve tarihi binaları da içermek üzere tüm ülkede yıkım ve yeniden inşaat haraketi başlıyor. Özellikle başkent Bükreş’in tarihi dokusu bozulmaya başlar, şehrin organik doğası yok edilir ve “şehirleşme” adı altında zevksiz tekdüze gri binalar yapılır.

Romanya’nın en güzel yapılarından biri olan tarihi Peleş Kalesi‘ne taşınmak isteyen Çavuşesku çiftinin kaleyi de bu dönüşüm hareketine kurban etmesi ihtimalinden korkanlar Peleş Kalesi yönetimi son derece komik ama etkili bir yöntemle kaleyi korumayı başarırlar:  Binada ölümcül bir virüs yayan bir mantarın olduğuna dair bir söylenti yayan çalışanlar, başarıyla Çavuşesku çiftini buradan kaçırmayı başarır.

Önce kelimeleri ağızından alınıp, sonra ağzına yeni kelimeler dizilen medya
Bütün diktatörler gibi, kendilerini aklamak için medyayı ele geçirirler. Medya sürekli Çavuşesku yanlısı manipülatif haberler pompalıyormuş, ülkeyi olduğundan daha ileride gösteren yalan haberler yapıyormuş.
Öte yandan, en ufak eleştirilere bile tolere edilmiyormuş. Evde daktilo bulundurmaktan ötürü ölüme gönderilen kişiler olmuş. Fikir özgürlüğü adına Sovyet bloğunda en katı uygulamalar burdadır.

ÇAVUŞESKU’NUN DEVRİLİŞİ

romanya-devrim

 

1989’da Berlin Duvarı yıkılıp, Komünizm resmi olarak çöktüğünde Romanya’da dönüşüm ve çöküş de kapıyı çalar.

Romanya’daki devrimin ilk kıvılcımı 15 Aralık 1989’da Timişoara’daki Macar Kilisesi’nde Peder Laszlo Tökes’in diktatörü kınamasıyla çıkar. Sonraki günlerde polisin müdahalesi ile çıkan olaylarda 115 kişi ölür.

Çavuşesku bütün birliklerini harekete geçirir ve Timişoara’daki isyanı bastırmaya gönderir. Fakat sonunda 19 Aralık’ta kendi askerleri de taraf değiştirip, Çavuşesku’ya karşı isyancıların yanında yer alır. İşte bu kırılma noktası olmuş.

21 Aralık’ta Bükreş’te olaylar başlar. Anti-Çavuşekucu 100.000 kişi yuhalamalar ve sloganlarla yürüyüşe geçer ve polisle çatışmalar başlar. Tankların, silahların konuştuğu çatışmalarda tahminen 1033 kişi öldürülür.

Ertesi gün yüzlerce gösterici sokaklara çıkar. Olağanüstü hal ilan edilir. Gece yarısı Çavuşesku komite binasının balkonundan bir konuşma yapmaya niyetlenir fakat binanın çatısından helikopterle kaçmak zorunda kalır.

romanya-devrimi-1989

Çavuşesku ve eşi Elena, helikopterle çok uzağa gidemez. Targovişte yakınlarında yakalanır ve buradaki askeri üsse götürülmüş. 25 Aralık’ta anonim bir mahkeme kurulmuş ve ölüme mahkum edilirler A.ynı gün kurşunlanarak öldürülmüşler. İronik olarak Çavuşesku’nun hayatı boyunca en çok korktuğu şey de vurulmaktır.

Ölümünün ardından Çavuşesku ailesinin lüks evi, altın kaplamalı mobilyaları, Elena’nın elmaslı ayakkabılarının görüntüleri televizyonlarda dönmeye başlar.

Tüm Sovyet bloğu ülkeleri içinde devrimin komünist liderin idamı ile sonuçlandığı tek ülke Romanya olmuş.

ÇAVUŞESKU’DAN KALAN GÜZELLİKLER

Transfagaraşan Yolu

transfagarasan-yolları

Bu efsane yol Çavuşesku’nun megalamonyasının ürünü. Ama bu sefer içinde akla yatar bir motivasyonu var:
1968’de Ruslar Slovakya’ya girince tedirgin olan diktatör, ülkenin kuzeyi ve güneyi arasında ordunun hızlıca malzeme ikmali yapabileceği bir yol olmasını planlar ve burayı açtırır. Fakat açıldığını göremeden ölmüş.

Öyle kolay olmamış tabi. Rakamlar dudak uçurtuyor.

Yolu açmanın Çavuşesku’ya faturası:
4,5 yıl
6 MİLYON KİLO DİNAMİT!
3.8 milyon metrekare kesilen dağ!
38 can kaybı…

Transfagaraşan şu an doğa manzaralarıyla eşi benzeri bulunmayan bir yol olarak Top Gear’e göre dünyanın en iyi yolu.

 

Ayılar

bear-watching-zarnesti
Karpat dağlarında Avrupa’nın en büyük ayı nüfusu yaşıyor. 6500 civarında ayı olduğu tahmin ediliyor. Bunun sebebi yaklaşık 25 yıl Romanya’nın diktatörü olan Cauşescu. Sadece kendine ayı avlama izni veren bir yasa çıkarır. Böylece üredikçe ürerler.

İyi haber! Çavuşesku’dan miras kalan ayıları siz de Karpat Dağları’nda gözlemleyebiliyorsunuz:

 

Parlemento Binası

parlemento-binası-bükreş
Günümüzde parlamento binası olarak kullanılan bina Çavuşesku’nun bir başka ürünü. Ülke ekonomisinin bu bina için çar çur edildiğini söylesek yalan olmaz. Yüksek bütçeli, görkemli fakat bir o kadar da abartılı olan “Büyük Saray” Guinness Rekorlar Kitabı’na göre, dünyanın en büyük sivil yönetim, en pahalı yönetim ve en ağır binasıdır. Tamamen Romanya’dan çıkan hammadde ile inşaa edilen bina dünyada Pentagon’dan sonraki ikinci büyük binadır.

Sayılarla Parlemento Binası:
Başlangıç Yılı: 1983
Bitiş Yılı: 1989
Ölçüleri: 270 m’ye 240 m
Yükseklik: 86 m
Kat Sayısı: 12
Derinlik: 92 m
Oda sayısı:1,100
Otopark: 2 yeraltı otoparkı
Yapımında Kullanılan Tahmini Mermer Miktarı: 1 milyon m³
Aydınlatma: 480 şamdan ve 1,409 avize 3,500 ton kristal
Kullanılan Çelik ve Bronz: 700,000 ton çelik ve bronz
Kullanılan Ahşap: 900,000 m³
Kullanılan Halı: 200,000 m² yün halı
Bu Binayı Yapmak İçin Yıkılan Bina Sayısı: Bükreş’in tarihi alanı içindeki 19 Hristiyan Ortadoks Kilise, 6 Sinagog, 3 Protestan Kilise ve 30,000 ikametgah

Bükreşliler bu bina hakkında ikiye ayrılıyormuş. Bazıları onun dünyada Pentagon’dan sonra ikinci büyük bina olmasıyla gurur duyarken bazıları da şehrin tarihi dokusunu bozan gereksiz bir yapı olduğunu düşünüyormuş.

 

 


  1. ceaușescu hakkında sadece kötü konuşanlar eminim ki romanyaya gitmemişlerdir. eğitim sağlık her şey para artık. benim ablam üniversite mezunu olmasına rağmen iş bulamadığı için bölümüyle alakasız bir bölümde yüksek lisans yapınca anca ortalama bir iş bulabildi. bir abim romanyada iş bulamadığı için italyaya taşındı 2 dayım ingiltereye taşındılar bir kaç yıl önce çünkü insanlar gelirlerini zor karşılıyorlar. tabi durum şu anının türkiyesinden iyidir. ceaușescuyu kötüleyenler türkiyenin geldiği duruma baksınlar. romanyanın ceaușescu döneminin kötü neyi varsa alıp, iyi şeylerini yapmamışız.

  2. kesinlikle komünist değilim ancak Ceaușescu’nun hep kötü taraflarını göstermek haksızlık olur. evet belki dünyanın en iyi lideri olmayabilir ama Romanya’ya sağladığı katkıları görmezden gelmek olmaz. benim annem 1959 doğumlu ve Romanyalı yani 30 yaşına kadar Ceaușescu’nun bütün uygulamalarını birinci elden yaşamış birisi. Ceaușescu nüfusu arttırması gerektiğini biliyordu ve bu yüzden nüfus politikası izledi ve ondan daha beterini yapan politikacılar kadar eleştirilmedi o zamanlarda çok çocuk sahibi olan kadınlara madalya bile verilmiş (anneanneme 8 çocuk sahibi olduğu için verilmiş.) aynı zamanda ücretsiz liseye kadar okuma hakkı tanınmış ve zorunlu eğitim konulmuş annemin demesiyle o nesil en azından lise mezunu olmuşlar. ve günümüz romanyasında iş bulmak çok zor olduğu için herkes yurtdışına kaçıyor yaşamaya (benim abim dayılarım ve bir çok akrabam dahil.) ama o zamanlarda iş bulmak çok kolaymış iş bulamayanlara devlet iş veriyormuş yani devlete yararı olmayan insan kalmıyormuş. yanlış anlaşılmasın kominüst ya da Ceaușescu yanlısı değilim ancak Ceaușescu’nun tamamen kötü bir şekilde provake edilmesini de istemiyorum.

  3. Komunizm ile ilgili hep kötü şeyler anlatılıyor. Ancak biri de demiyor ki, o zaman komunist rejimlerin halka sağlayabildiği standartlara, şu an gelişmiş ülkeler dahil kaç kişi ulaşabiliyor?

    Kaç kişi kapitalizmin vadettiği, filmlerde izlediğimiz amerikan rüyası’nı yaşayabiliyor?

    Komunizm insanlara insanca yaşayabilecekleri bir standart sunmaya çalıştı, kollektif bilinçle kalkınmayı amaçladı. Ama hırslı, şeytan ruhlu insan hep birilerinden çalarak daha fazlasını istedi.

  4. Cavusesku donemini suan icinde bulundugumuz doneme benzettim yaptirdiklari saraylar bile tutyor Allah sonumuzu hayır etsin..

  5. Suan da Moris Fahri’nin Gökkuşağının Çocukları isimli kitabını okuyorum.Kitapta Cavusoski döneminden o dönemde yaşanan olaylar beni çok üzdüğü için merakimdan buradayım.Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Ve herkeze bu kitabı okuyup bilgi edinmelerini öneririm.

  6. Yazı için teşekkürler, ellerinize sağlık. Gayet sade ve merak ettiklerimi nokta atışı olarak bulabildim. Ancak yanlış anlamazsanız ardarda gelen -mış, -miş ile biten cümlelerin dikkatimi dağıttığını belirtmek isterim.

  7. Yani bazi arkadaşlar CAVUSESKU’yu öyle anlatiyor ki; sanki peygamber… Çavuşesku donemine nerden baktiniz acikcasi cok merak ettim. Ben romanyada 8 yil kaldim. Çavusesku döneminde ne kadar aclik ve eziyet cektiklerini, insanlarinin yurt disinda calismak icin nasıl kaçtıklarını, kadin ve kizlarinin yaşadıkları tecacüzleri, dunyadaki birçok zengine nasıl peşkeşler cekildiğini, ve halk bunlar gibi nice saymakla yazmakla bitmez eziyetler cekerken kendisinin şatolarda lüks içinde yasadigini ancak cekenler bilir. Yok cok güzelmiş, yok halk cok memnunmus, dış guclermis, petrol varmış, hadi ordan!

    1. Çok teşekkürler düşüncelerini paylaştığın için.

      Biz araştırmalarımızda birçok kaynak kullanıyoruz. Gittiğimiz ülkelerde görüşmeler yapıyor, dönemin haberlerini karıştırıyor, aynı zamanda ilgi makaleleri okuyoruz.

    2. Amerika’da 4 milyon evsiz ve çok aç insan var. Sayın Trump da saraylarda yaşıyor. Şu anda bizim Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan da sarayda oturuyor. Ona hiç bir şey demiyorsunuz?

      Nikolay Çavuşeşku başa geldiğinde o darbeyi yapan komutanlar neredeydi? Tabi yediler yediler paraları. Çıkarları bitince yok Çavuşeşku halkı katletti diyerek darbe yaptılar. Nikolay Çavuşeşku öldüğünde Romanya kaynakları ABD’ye satıldı. O zamanlar Romanya’ya iş bulmak çok kolaydı ama şimdi çok zor. Vallaha kim nederse desin adam ağır sanayiye yatırım yaptı, Dacia’yı kurdu ülkesini geliştirdi. Adamın son sözü :Romanya sonsuza dek yaşayacak!

      1. Çınar Bey merhabalar,

        Temkan’ın adına cevap veremem, ama cevabınızı göreceğini pek sanmıyorum. Ama konu Çavuşesku’dur, başka liderler değil. Kaldı ki Trump ya da Erdoğan’ın da süper saraylarda oturması Çavuşesku’yu aklamaz. Her lider kendi içinde değerlendirilir. Ayrıca 2 yanlış bir da doğru etmez. Yazdıklarından anladığım kadarıyla Temkan da; herhangi bi liderin kendine süper saraylar yaptırmasını onaylamıyor zaten. Bu benim onun yorumundan kendi çıkarımım.

        Kendi fikrimi sorarsanız, Dacia’yı kurmuş, sanayiye yatırım yapmış, ülkenin ekonomisi toparlamak için uğraşmış olabilir. Ama doğrular yanlışları örtmez. Unutmamak lazım ki en az sonuç kadar, o sonuca nasıl ulaşıldığı önemlidir. Eğer aksi olsaydı, siz de zaten burada Amerika’yı ya da Trump’ı eleştirmezdiniz. O zaman dünyanın en zengin, en teknolojik, en iyi eğitim kurumlarına sahip olan, en inovatif ülkesi diyip geçerdiniz. Sorun zaten bunların çok çirkin pahalarla gerçekleşiyor olması. İster Amerika, ister Romanya, ister dünyanın başka bir köşesi olsun, benim gözümde özgürlük, demokrasi ve insan hakları tüm kazanımlardan daha değerli. Siz farklı düşünmekte elbette ki serbestsiniz.

        Not:
        – Anlatım bozukluklarını kendimce toparlamaya çalıştım. Bazı yerleri anlayamadım. Eğer hatam olmuşsa lütfen haber verin.
        – Bir de “Nikolay Çavuşeşku başa geldiğinde o darbeyi yapan komutanlar neredeydi?” derken ne kastettiğini anlamadım? Çavuşesku seçimle geldi. Halk onu destekliyordu. Neden kimse engellemeye çalışsın ki? İleriki yıllarda işler sarpa sarmış. Çavuşesku’nun yandaşları para bittince ona tavır aldılar demişsin. İyi de zaten bu besin zincirine çanak tutmuş olması da hata değil mi?

  8. GERÇEĞİ ANLADIK AMA ÇOK GEÇ OLDU!
    diyor Romenler bugün. Aslında Çavuşesku Romanyanın bağımsız, iyi bir geleceği olması için çırpınıyormuş. Onun ortadan kaldırılması Romanya’nın kaynaklarının bir anda satılarak tamamen dışa bağımlı olmalarını sağlamış.
    Öyle görünüyor ki; Çavuşevsku Seven sisters’ın (youtube’ta belgesellerini bulabilirsiniz) yoluna çıkmış.
    IMF’ye olan borcu ödemiş. Başka ülkelere borç verebilecek duruma gelmiş. Rusya’ya dayılanıp, savaş zamanında korumak bahanesi ile aldığınız trenler dolusu altını geri gönderin demiş.
    Netice’de Türkiye’de gerçekleştirilmeye çalışılan 15 temmuz darbesinin benzeri uygulamaya sokulmuş ve Ion Ilıesku üzerinden US gölge oyunu yaparak Çavuşesku’yu ortadan kaldırmış.
    Umarım ki tarih bizim için tekerrür’den ibaret olmasın!
    saygılar

  9. Ben de en son 2014 yılında gittim Romanya’ya bir kaç şey eklemek istiyorum, ilk gittiğinizde gözünüze çarpan şey herkes dacia marka araba kullanıyor kendi üretimleri olduğu için, bu çok hoşuma gitmişti ve parlamento binasında araba göremezsiniz, hep bisiklet var, sokakları çok geniş ve tertemiz, insanların çok parası yok ama hayat gerçekten ucuz romanyada, insanlar düşük alım gücüyle mutlu yaşayabiliyorlar bu sayede, ve çavuşesku dönemini anlatırken insanlar farklı bir özlemle anlatıyor, bir de akşamları caddeleri ve sokakları yazıda anlatıldığı gibi ıssız falan değil çok güzel ve eğlenceli bunu belirtmeliyim.

  10. Peleş kalesi hikayesi ve ayı nüfusunun neden yoğun olduğu hikayeleri de büyük ihtimal söylenti 🙂

  11. Bayramda Romanya gittim rehber neredeyse ağlayarak çavuşesku zamanını anlattı ama kötü olarak değil o günlerde Eğitim Sağlık Ev iş sosyal imkanlar her şey devlet tarafından veriliyordu insanların ihtiyacı olduğu kadar yiyecek içecek veriliyordu bekarlara Bedava ev veriliyordu Kişi sayısına göre insanların yaşamsal alanları belirleniyordu israf yoktu eğitim bedava olduğu için çavuşesku bu eğitimden gelen yeteneği ülkemiz için kullanmalıyız dediği için yurtdışına kaçışı engellemek adına baskılar yapıyordu eskiden her şey eşittir Paramız da vardı aç da değildik şimdi ülkede herşey var Demokrasi var eğitim parayı da sağlık parayla para ile hiçbir şey alamıyoruz Çünkü her şeyimizi yabancılar aldı çavuşesku’nun yıkılma sebeplerinden en büyüğü dış güçlerin Petrol şirketlerinin ülkenin Petrol rezervlerini gözükmesi idi tarım alanlarına gözlük nesiydi şu anda ülkenin %90 kaynakları yabancılar tarafından satın alınmış durumda ülke Bundan dolayı sadece hizmetler sektöründen para kazanmaktan dolayı gelir seviyesi düşmüş durumda halk şu anda ağlıyor çavuşesku zamanı Özlem dollar ülkenin ortasında yeşil farklar Göller ıslah edilmiş dereler hepsi çavuşesku zamanından kalmış O yüzden Tabii ki komünizm den kaynaklı Bazı sıkıntılar olmuş ama yukarıda anlatılanlar gibi değil de diyor vatandaş Yok vergi alınıyordu yok şey yiyecek içecek yoktu böyle bir şey yoktu bunlar tamamen dış ülkelerin propagandasından kaynaklı durumlar diyorlar bunu orada yaşayan rehberinizi yapan orada asker olmuş Türkiye’de gelmiş bir Bey anlattı düşününce Türkiye’deki traktör fabrikasının kurulması destek olmuş düşünün ki ülkesinde dış borcu olmamış adam Saray yaptırırken bilim Sarayı yaptırıyor Sokaklar Tertemiz insanlar Tertemiz sonuç demokrasi geldi şimdi her şey parayla eğitim düzeyi düştü sağlık hizmeti çok azaldı kalitesi düştü Bir Turizm rehberinin parmağı kesildi doktor 100 euro ya Anca bir gözünü açıp 200 euro’ya gelip tedavi etti Yani eskiden çıkar mıydı böyle bir şey yapmasın

    1. Yazınızdan bir şey anlamak çok zor. O kadar çok hata var ki. Sadece imla hatası da değil. Keşke kontrol etseydiniz. Sevgiler

      1. Yüzde ısrar etme ne olur. İnsan dediğinde noksan da olur. Saadet hanım kendi dilinde izah etmiş. İmlaya takılmadan bilgileri almaya çalıştım.
        Özgürce yaptığınız yorumlar için çok teşekkür ederim.

      2. Ben 1991 de Romanya ya Romen eşim ile beraber gittiğim zaman Bükreş te dogrudurust yemek yiyecek lokanta bile yoktu.Sadece domuz kafası ile domuz paçaları konmuş bir garresturanti görmüştüm.Bofeler de yenicek bir şey yoktu. Eşimin şehrine vardigimiz da(tren ile) taksi bile yoktu . Ben Müslüman olduğum için mezbahada çalışan bir tanıdık vasitasi ile dana eti alaviliyirduk. Heryer çok ucuz hermarka Amerikan sigaraları ve içkileri ile dolu idi.Lakin yiyecek bir şey yoktu. Ben gariban Türk bütün gün elimde bir pazar torbası çarşıya inip yiyecek birşeyler bulmak için o soğukta dolanır duruyordum. Süt almak için Sabah 5 te ayazda sıraya giriyordunuz Tereyağı da şansa haftada bir kere gelirdi sıraya girersin şansın varsa. alırdın. Birde piyasa dedikleri bizdeki beton tezgahlı pazarlarda köylüler peynir,ekmek,v s kendi ürettikleri bazı seyleri satarlardi. Hemen atlardim sevinçle. Evet hastaneler bedava idi ama zaten ne ekipman vardı nede dogruduzgun ilaç. Her yerde şifalı otlari fabrikalarda paketlenmiş eczaneye alternatif aktar bozması dükkanlar vardı. Bir kere eşimin azı dişini devlet doktoru çenesini kirarcasina morfinsiz çekmişti. Yani bizim şimdiki devletin dış dioktorlari gibi anca dış çekiyor detaylara girmiyorlardi. E bedava hizmet bu kadar olur. İşsizlik hat safhada idi. Ülkenin genç kadınları kızları vücutlarını satıyor. Ailelerine bakıyorlardı. Kadını kesinlikle kadın cinsel organı olarak görüyorlardı. Evlerde porno filmler çocukların yanında bile seyrediliyordu.Namus denilen bir kavram nerdeyse yok gibiydi. Benim bulunduğum ortamlarda Türk utaniyor derlerdi. Yani ben utanmasam ne olacak. He bir de Ciddi adam geliyor pornifilmini kapatın falan derlerdi. Fakirlikten yokluktan gozudionmuş bu insanlarin namusu haysiyethikayelerini dinleyecek halleri yoktu. Yani kim bu diktatör seçiciler bunlarda Türkiye’de yeni türedi herhalde. Yok Cavusesku çok iyi adammış,yok Kaddafi çok baba adammış. Yok Saddam iyi adammış. Bırakın bunlari. Dikta rejimleri Rusya da dahil herzaman halklara kötü gelmiştir. İnsanoglu fıtratı itibari ile ozgurruhludur. Ancak Demokratik Özgür ortamlarda daha verimli ve rekabetçi olur. İnsanları zorlamak sıkmak hayvan gibi gütmeye çalışmak kısa vadede sonuç versede uzun vadede hüsran ile sonuçlanır. Ben 10 yıl Romanya’da yaşamış bir Türk olarak.Simdi ki Romanya nin daha yaşanabilir bir ülke olduğunu düşünüyorum.

  12. tayyip erdoğanınyaptırdıgı sarayında 1100 uzerinde oda oldugu söyleniyor bakalım tayyipin sonuda cavuşesko gibimi olacak

  13. Ceuaşescu ile ilgili anlatılanlardan bazıları gerçeği yansıtmıyor olabilir. Mesela Banu Avar, Macarlar ayaklandığı zaman kimsesizler mezarlığından çıkarılan cesetlerin öldürülen sivillere aitmiş gibi lanse edildiğini anlatıyordu. Romanya televizyonunda yayınlanan bir programda ise Bükreş’teki olaylarda 1200 civarında insanın ölmesinde Ion Iliescu’nun dahli olduğu anlatılıyordu. Yani Cauşescu diktatör olabilir ama onun indirilmesinde birtakım iftiraların ve hilelerin olduğu görülüyor.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir