Aşağıdaki yazımızda geçen ülkeler Schengen Vizesi ile gidilen tüm ülkelerdir. Eğer bir ülke burada yer almıyorsa Schengen Vizesi ile gidilemiyor demektir. O ülke için vize gerekip gerekmediğini öğrenmek için Vize İstemeyen Ülkeler listemize bakabilirsiniz.  

Öncelikle yaygın birkaç  yanlış anlaşılmayı düzelterek başlayalım:

1. Schengen Ülkeleri ≠ Avrupa Birliği’ndeki Ülkeler. Bunların ikisi farklı birlikler. Bazıları ülkeler Avrupa Birliği’ndeler ama Schengen Birliği’nde değiller, bazıları da Schengen Birliği’nde ama AB üyesi değil. Mesela; Norveç, İsviçre ve İzlanda da Avrupa Birliği üyesi olmasalar da birer Schengen ülkesidir. 

2. Evet, Schengen Ülkeleri Avrupa’da yer alıyor ancak her Avrupa ülkesine Schengen Vizesi ile girilemiyor. Örneğin, İngiltere Schengen vizesi ile almıyor, illa ki İngiltere Vizesine sahip olmanız gerekiyor.

3. Schengen Vizesi ile gidilebilen tüm ülkelerin Schengen Vizesi veremiyor. Örneğin; Schengen Vizeniz varsa Romanya’ya gidebilirsiniz, ancak Romanya henüz Schengen Birliği’ne tam kabul edilmediğinden Schengen Vizesi basma yetkisi yoktur. 

4. Schengen Vizesi Nedir? Kaç tip vize vardır? Hangi tip vize ile kaç ülke gezilebilir? Öğrenmek için Schengen Vizesi Nedir yazımızı okuyabilirsiniz. 
 
 
 

 SCHENGEN VİZESİ HANGİ ÜLKELERDE GEÇERLİ


Almanya
Avusturya
Belçika
Bulgaristan*
Çek Cumhuriyeti
Danimarka
Estonya
Finlandiya
Fransa
Hollanda
Hırvatistan*
 
Güney Kıbrıs*
İzlanda
İtalya
İspanya
İsveç
İsviçre
Litvanya
Lihtenştayn
Letonya
Lüksemburg
Macaristan
 
Malta
Monako*
Norveç
Polonya
Portekiz
Romanya*
Slovakya
Slovenya
San Marino*
Yunanistan
Vatikan*


* Schengen Vizesi vermeyen, ancak Schengen Vizesi olanın girebileceği ülkeleri ifade eder.

 

[interactive_map id=”15″]

 

Burada listelenmiş ülkelerden birisine gitmek için Schengen Vizesi almanız gerekir. Schengen Vizesi’ne başvurcaksanız mutlaka bu yazılarımızı okumanızı öneririz:

Schengen Vizesi Nasıl Alınır & Başvuru İşlemleri
Schengen Vizesi İçin Gerekli Evraklar & Başvuru Formu
Schengen Vizesi Ücretleri
 
 
 

 SCHENGEN VİZESİ ÜLKELERİ HAKKINDA BİLGİ

ALMANYA

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Her ne kadar tarihinde Berlin duvarı, Hitler ve Yahudi Soykırımı gibi kara lekeler de olsa Almanya, Luther’den Marx’a Einstein’dan Beethoven’a Goethe’den Kant’a bilim, teknoloji, spor, edebiyat, felsefe, politika ve sanatta hiç kuşkusuz dünya tarihine mihenk taşları bırakan ülkelerden. Adeta dünyanın merkezi misali kozmopolit ve cool başkent Berlin, Orta Almanya’nın içinden nehirlerin geçtiği Grimm Kardeşlerin hikayelerinden fırlama, romantik Ortaçağ şehirleri, Kuzey Denizi’ne açılan kapıları Hamburg ve Bremen, Alpler’in yeşil vadileri ve karlı dağları, Münihten Nürnberg’e Bavyera’nın şirin köyleri ve tabi ki bira kültürü…Almanya her bir eyaletiyle insana bambaşka, unutulmaz deneyimler vaad ediyor. Turistik değil alternatif Berlin’i merak edenleri Berlin’de Ne Yapılır yazımıza bekleriz.

 

AVUSTURYA

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Habsburglar gibi yüzyıllarca dünyaya hükmetmiş güçlü hanedanların, incelikli Barok mimarisinin, Zweig’dan Freud’a edebiyat ve bilimin, Mozart’tan Strauss’a, Mahler’den Schubert’e klasik müziğin, Klimt’ten Schiele’ye modern sanatın ve kayak turizminin kalbinin attığı ülke Avusturya. Asaletin, yüksek kültürün, tarihi cafelerin ve schnitzelin şehri başkent Viyana, Mozart’ın evi, tuz şehri Salzburg, dünyanın en önemli eğitim merkezlerinden Graz ve UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’ndeki Hallstat, otoritelerce de onaylanmış Alplerin en iyi kayak pistleri…Bu ülke dört köşe, dört mevsim ayrı bir zevke hitap ediyor. Başkent Viyana’ya gideceklerin Viyana Rehberi ve Viyana Cafeleri, Hallstat’ta yolu düşecek olanların da Hallstat’ta Gezilecek Yerler yazılarımıza göz atmalarını öneririz.

 

BELÇİKA

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Flemenk, Fransız ve Alman kültürünün birleşimi Belçika için Avrupa Birliği’nin bel kemiği ülke desek yalan olmaz. Çünkü NATO, AB Komisyonu ve Konseyi gibi Avrupa Birliği’nin temel organlarının çoğu yerleşkesi başkent Brüksel’de bulunuyor. Tabi Belçika’nın alamet-i farikası sadece siyasi önemiyle sınırlı kalmıyor. Burası waffle’ın, patates kızartması ve marine midye ikilisinin, geleneksel manastır birasının ve artizan çikolatanın da başkenti. Dünyanın dördüncü Avrupa’nın ise ikinci büyük limanının bulunduğu Anvers, 2. Dünya Savaşı’ndan 0 hasarla çıkan bu nedenle Orta Çağ mimarisini olduğu gibi korumayı başaran çikolata kokulu şehir Brugge, Avrupa’nın en önemli üniversite şehirlerinden biri olan Ghent de Belçik’nın görülmesi gereken diğer önemli şehirleri. 

 

BULGARİSTAN

Fotoğraf Kaynak: pexels.com

Komşumuz Bulgaristan her ne kadar bir Avrupa Birliği ülkesi olsa da bir Schengen ülkesi değil. Yine de bordo pasaport sahiplerinin Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapabilmesi için Schengen Vizesi’ne ihtiyacı var. Özellikle kışın Bansko gibi Doğu Avrupa’da kış turizmini canlandıran kayak merkeziyle Türkiye’den olduğu kadar Avrupa’nın diğer şehirlerinden de turist akınına uğrayan Bulgaristan, baharda ise hikingcilerin rüyası dağlık ve yemyeşil doğasıyla, hem Hristiyanlık hem de Müslümanlık tarihinin iç içe geçtiği, iki dinden de önemli dini eserlere ev sahipliği yapan başkent Sofya ile, Karadeniz sahillerinin bulunduğu, Bulgaristan’ın en turistik şehri Varna ile ve Osmanlı mimarisi ile ünlü Filibe ile öne çıkıyor.

 

ÇEK CUMHURİYETİ

Fotoğraf Kaynak: Anthony Roderman / Flickr

Çek Cumhuriyeti, eski ismiyle Çekoslovakya için, Avrupa’da Komünizmin çöküşünün nimetlerinden belki de en fazla nasiplenen ülke desek yalan olmaz. Komünizm sonrası ülke, turizmde öyle bir patlama yaşadı ki tek başına başkent Prag bile o patlamayı kafanızda canlandırmaya yetecektir. Bir zamanların en güçlü imparatorluğu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun kalbi sayılan bölgeye, o dönemden miras kalan harika şatolar, kaleler, Gotik mimari ürünü yapılar ve Barok detaylı iç mekanlar var. Bahse gireriz “köprüler şehri” başkent Prag’ın dünyanın en masalsı ve romantik şehirlerinden biri olduğunu söylesek aksini iddia eden bulamayız. Tüm dünyada en çok bira tüketen ve Pilsener birayı keşfedenlerin ülkesinde, dünyanın en iyi bira üreticilerinden bazılarının bulunduğunu da söylemeden geçmemek gerek. Çekler hayatın tadını nasıl çıkaracaklarını iyi biliyorlar.

 

DANİMARKA

Bundan bin yıl önce “barbar” olarak adlandırılıp tüm Avrupa’ya kök söktüren ataları Vikingler ile tam bir tezat oluşturacak şekilde dünyada yaşam kalitesi ve medeniyet seviyesi endekslerinin hep en başında gelen Danimarka, siyasi yönetimde, şehir planlamacılığında, ekosistem ve çevre bilincinde, hayatın her alanında sürdürülebilirlikte çağının hep bir tık ötesinde olan ütopya gibi bir ülke. Limanı, renkli evleri, köklü tarihi, Michelin yıldızlı restoranlarıyla gastronominin, rahatlık, sadelik ve her şeyden önce fonksiyonelliği ön planda tutan iç mimarinin ve tasarımın kalbinin attığı, pedalşör başkent Kopenhag, nordik ışıklarının en iyi gözlemlenebildiği yerlerden biri olan Grönland ve diğer küçük ama yaşanılası şehirleriyle Danimarka dünya üzerindeki cennet gibi. 

 

ESTONYA

Fotoğraf Kaynak: Jonathan / Flickr

Finlandiya ve Rusya arasında kalan Baltık devletlerinden biri olan Estonya, yoğun ormanlarla kaplı coğrafyasıyla Avrupa’nın diğer ülkelerindeki keşmekeş ve kalabalıktan kaçan kırsal yaşam sevdalılarının vazgeçilmezi. Eski Komünistlerden olan Estonya, her ne kadar artık komünist bir devlet olmasa da halen Küba ile yarışır düzeyde bir okuma yazma düzeyine sahip. İnternet özgürlüğünde dünya birincisi ve suç oranının Avrupa’da en düşük olduğu ülkelerden. Ortaçağ’dan kalma sur içi eski şehir yapıları ile UNESCO koruması altındaki başkent Tallinn, son zamanlarda Avrupa’nın diğer ünlü şehirlerine kafa tutacak şekilde popüler.

 

FİNLANDİYA

Fotoğraf Kaynak: Mika Tuomela / Flickr

İşte biz ılıman iklim kuşağı sakinlerinin”winter is coming” dediği yer. Allahtan buzlar diyarı Finlandiya’da ısınmak için yapabileceğiniz birbirinden çekici aktiviteler var. Mayıs’tan itibaren başlayan kayak, vahşi doğa yürüyüşleri, kuzey ışıkları gözlemi, köpekli kızak, buz balıkçılığı, igloo tarzı çadırlarda veya buz otellerinde konaklama, baharda pitoresk göllerinde kano, ormanlarında doğal ortamında ayı ve ren geyiği gözlemi…Şehir hayatı tarafına bakacak olursak başkent Helsinki stil sahibi restoranlar, modern mimari, müzik festivalleri ile dünyanın önde gelen dizayn şehirlerinden biri. Yazın Mayıs-Temmuz ayları arasında güneşin 19 saat batmadığı beyaz geceleri kaçırmayın deriz.

 

FRANSA

Fotoğraf Kaynak: Tom Fear / Flickr

Kabul edelim Fransızların mutfağı da, dilleri de, mimarileri de müzikleri de sinemaları da dünyadaki akımlara yön verecek derecede zengin ve güçlü. Fransa kadar göze, kulağa, damağa kısacası beş duyuya hitap eden başka bir ülke daha yok. Sokakları avare takılmalık, bistroları birer yorgunluk kahvesi içmelik, bahçeleri ve Seine Nehri kıyıları şarap-peynir kapıp yayılmalık, başkent Paris zaten bırakın Fransa’nın tüm dünyanın merkezi olabilecek kıymette. Yazın dünya jet sosyetesinin akın ettiği Nice, Cannes, Saint-Tropez, Marsilya ile öne çıkan Fransız Rivierası, kışın kayak tatili için Alpler, bağbozumu zamanında şarapları ve bağlarıyla ünlü Bordeaux, yazın hasat zamanında uçsuz buçaksız lavanta tarlalarıyla kaplı Provence köyleri, UNESCO koruması altında Orta Çağ ve Rönesans mimarisi şehir dokusuyla Strasbourg, Colmar ve daha birçok güzel şehirle dolu Fransa tam anlamıyla bir hazlar ülkesi.

 

HOLLANDA 

Foto: Magic4Walls.com

Yel değirmenlerinin, rengarenk lalelerin, bisikletlerin, Rembrandt’dan Vermeer’e, Van Gogh’tan Mondrian’a Fleman sanatı ve mimarisinin, limanların, Gouda peynirinin ve en önemlisi Amsterdam gibi cool bir başkentin ülkesi Hollanda’dan bahsediyoruz. Burayı asıl çekim merkezi yapan bir takım “legal unsurlar” olduğunu hepimiz adımız gibi bilsek de kanalları ve evleriyle kendine has şehir dokusuyla, pedalşör yaşam tarzıyla, yemyeşil parklarıyla, dillere destan gece hayatıyla Amsterdam’ın güzelliğinin hakkını da vermek gerek. Bir yandan Avrupa’nın en önemli ve en büyük limanı Rotterdam, bir yandan tarihten mumyalanmış olarak günümüze gelen Delft, Hollanda Krallığı’nın ve hükümetinin bulunduğu yönetim şehri Lahey (Den Haag), ülkenin eğitim merkezi Utrecht gibi daha birçok görülesi şehri var. Yakın zamanda Amsterdam’a gideceklere Amsterdam’da Gezilecek Yerler yazımıza göz atmalarını şiddetle öneririz.

 

HIRVATİSTAN

Fotoğraf Kaynak: Kenneth Lee / Flickr

Hem Avrupa’da olayım hem de Akdeniz keyfi yaşayayım derseniz Balkanlar’ın en güzel konumuna sahip Hırvatistan’da hiç ummadığınız güzellikte destinasyonlar sizi bekliyor. Yanında da lezziz deniz mahsülleri, tarihi şehir merkezleri, nefes kesen doğal güzellikler ve tabi ki Adriyatik Denizi’nin yüzmek için ideal berrak sahilleri de cabası. Özellikle Dalmaçya Kıyıları’nın incisi Dubrovnik, Avrupa’nın en yeşil başkentlerinden olan Zagreb, UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’ndeki tarihi şehir Split Hırvatistan’da görülecek şehirler listesinin başında geliyor.

 

GÜNEY KIBRIS

Fotoğraf Kaynak:`TOMS` BALCUS / Flickr

Yavru vatan Kuzey Kıbrıs’ın Rum ucu Güney Kıbrıs’ı, çoğunuzun henüz keşfetmediğine bahse gireriz. En az Kuzey Kıbrıs kadar güzel olan Rum kesimi, ikiz kardeşi gibi berrak sahillere, dağ eteklerine kurulu tatlı köylere, arkeolojik alanlara, Bizans’tan kalma kilise ve kalelere, Roma’dan kalma mozaiklere sahip. Her nasıl KKTC’ye Türkiye’den giriş ne kadar kolyasa ne yazık ki Türkiye’den buraya gelmek bir o kadar meşakatli. Güney Kıbrıs’a sadece Yunanistan üzerinden aktarmalı olarak ulaşılabiliyor ve eğer pasaportunuzda daha önce Kuzey Kıbrıs’a giriş yaptı damgası varsa malum diplomatik durum nedeniyle Güney Kıbrıs’a girmenize izin verilmiyor. Bu nedenle eğer bir gün Güney Kıbrıs’ı görmek istiyorsanız Kuzey Kıbrıs’a mutlaka ve mutlaka sadece kimliğinizle giriş yapmaya dikkat edin.

 

İZLANDA

Fotoğraf Kaynak: Raymond Ling / Flickr

Nordik ülkeler arasında en güzel doğal güzelliklere ve çok çeşitli outdoor aktivite olanaklarına sahip ülke İzlanda. Bir yanda topraktan gayzerlerin dumanlar çıkardığı nefes kesen düzlükler, bir yanda buzlarla kaplı uçsuz bucaksız sahiller, bir yanda sinematik manzaralı dağlar, bir yanda jeotermal havuzlar ve tabi ki kuzey ışıkları İzlanda’nın bol oksijenli havası ile birleşince insanı resmen sarhoş ediyor. Doğa fotoğrafçıları için ideal destinasyonlardan olan İzlanda’da, trekking, hiking, kamping ve kuzey ışıkları gözlemi olmazsa olmazlardan. Kısacası buradaki unutulmaz deneyimler şehir hayatından çok doğal alanlarda ve kırsal kesimde yoğunlaşıyor.

 

İTALYA

Fotoğraf Kaynak: Giuseppe Milo / Flickr

Avrupa’nın “çizmesi” olan ülkede koşuşturmaca, bir yere yetişmece, bir şeyleri aceleye getirmece yok. Aşkın şehri başkent Roma, en güney ucu sinematik Sicilya, romantik kanallar şehri Venedik, kuzeyin şişman, bilge ve kızıl şehri Bologna, Kristof Kolomb’un şehri Cenova, Rönesans mimarisinin başkenti Toskanalı Floransa, İtalyan Rivierası’nın güzelleri Portofino ve Cinque Terre, pizzacı Napoli, modacı Milano…Tüm derdi tasayı geride bıraktırıcı etkisi olan İtalya, moda ve tasarım dünyasına yön vericiliğiyle, gastronomi trendlerini şekillendiren mutfağıyla, özellikle Rönesans’ın doğduğu yer olarak mimarisi ve güzel sanatlardaki öncülüğüyle, Roma İmparatorluğu’ndan kendisine miras kalan tarih ve rekor sayıda UNESCO Dünya Kültür Mirası’na ev sahipliği yapan zengin kültürüyle, sürprizli şehirleri ve karakteristik kasabalarıyla, gerçekten de yaşamaktan keyif alanların ülkesi.

 

İSPANYA

Fotoğraf Kaynak: Umberto Nicoletti / Flickr

Burası tutku ile yaşama konusunda İtalya’nın en büyük rakibi, Real Madrid ve Barcelona gibi dünya devleriyle futbolun, domates savaşı Tomatina’dan boğa güreşlerine dünyanın en prestijli elektronik müzik festivali Sonar’dan insan kuleleriyle ünlü Concurs de Castells’e renkli festivallerin, paella, churros ve lezzetli tapasların, müziğin ve flamenkonun, Picasso, Dali ve Miro’nun, Endülüs etkisindeki şehirler Sevilla, Granada, Malaga, Cordoba ile Mağribî mimarisinin, Barcelona ile Gaudi’nin mirası modern mimarinin ve inanılmaz şehir planlamacılığının, İbiza ile partilemecenin, Bilbao ile modern sanatın, 24 saat yaşayan Avrupa’nın en büyük başkentlerinden Madrid’in ülkesi İspanya! İspanya’ya gitmek için önünüzde o kadar fazla neden var ki hangi birini saysak bilemedik biz de ortaya karışık tadımlık verelim dedik.

 

İSVEÇ

Fotoğraf Kaynak: vapi photographie / Flickr

Vikingler’e dayanan köklü tarihi, buzdan coğrafyası, ren geyiklerinin özgürce dolaştığı bakir doğası, özenle tasarlanmış kamusal alanları, yeme-içme sektöründe dünyanın önde gelen restoranları ve ilham verici cafeleri, pratikliğe, sadeliğe ve düzene adanmış tasarımın başkenti Stockholm, en alasından hiking, kamp, bisiklet, kayak, balıkçılık aktiviteleri, o meşhur dağ kızılcığı reçeli ve onunla yapılan turtalar, ringa balığı ve tabi ki ülkemizce de çok sevilen köttbullar yani İsveç köfte gibi özellikleri İsveç’i mutlaka görülmesi gereken ülkeler listemizin üst sıralarına taşımaya yetiyor. İsveç’i sadece IKEA ile özdeşleştirmiş olanlara duyrulur!

 

İSVİÇRE

Fotoğraf Kaynak: Bernard Blanc / Flickr

Hangimiz Heidi’nin çocukluğunun geçtiği, Milka ineğinin otladığı dağları izleyerek büyümedik ki! İşte bu gözün alabildiğine yeşil, ufukta karlı manzaraların olduğu, çayırlarında ineklerin otladığı bol oksijenli pitoresk dağlar bu dağlar. Zermatt başta olmak üzere Alpinizm ekolü için biçilmiş kaftan pistleriyle gelişmiş kayak merkezleri, ister karadan hiking yapa yapa ister göllerden geçe geçe gezebileceğiniz birbirinden görülesi şirin mi şirin folklorik köyleri, Genevre’den Zürih’e şık ve klas şehirleri, Art Basel gibi dünyaca ünlü sanat etkinliklerine ev sahipliği yapan Baseli, peynir fondüleri ve en önemli gastronomik değeri çikolatası ile “lüks” İsviçre’nin göbek adı.

 

LİTVANYA

Fotoğraf Kaynak: Nico Trinkhaus / Flickr

Litvanya, komşuları Letonya ve Polonya gibi Avrupa’nın gizli kalmış cevherlerinden biri. Günden güne turizimde gözle görülür bir artış yaşayan bu minicik ülke, Baltık mimarisinin en güzel örneklerine ev sahipliği yapıyor. Özellikle de başkent Vilnus, Arnavut kaldırımlı sokakları, Barok kiliseleri, nostaljik avlulu yapıları ile kesinlikle Avrupa’nın görülmeye değer şehirlerinden.

 

LİHTENŞTAYN

Fotoğraf Kaynak: Kyle Taylor / Flickr

Evet, Avrupa’da Lihtenştayn diye bir ülke mi varmış dediğinizi duyar dibiyiz. Lihtenştayn, Prenslik sistemiyle yönetilen, 160 kilometrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en küçük ülkelerinden biri. Denize kıyısı yok ve dağlık bir araziye sahip. Bu nedenle de adeta bir Alpinizm ülkesi. Ülkede her 3 kişiden 2’si mutlaka bu milli sporla uzaktan yakından alakalı. Türkiye’den kalkıp da Lihtenştayn’ı görmeye gidin demiyoruz ama eğer İsviçre veya Avusturya civarındaysanız başkent Vaduz’a günübirlik geçmek olmadı kayak merkezinde kayak yapmaya gitmek güzel bir fikir olabilir.

 

LETONYA

Fotoğraf Kaynak: my Life, the Universe and Everything / Flickr

Komşuları Estonya ve Litvanya gibi Rusya’dan kopan 3 Baltık devletinden biri olan Letonya, Baltık ülkeleri arasında modern ve gelenekseli en fazla harmanlayan ülke. Bir yanda modern çağın müdendistlik harikası köprüler diğer yanda Ortaçağ’dan kalma, Rönesans’tan çıkma UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki yapılar. Özellikle başkent Riga, belki de tüm Baltık ülkeleri başkentlerinden bir nebze daha gelişmiş olanı. Nedeni ise şehrin çevre ülkeler arasında ekonomik merkez konumunda olması.

 

LÜKSEMBURG

Fotoğraf Kaynak: Tristan Schmurr / Flickr

Hayat Lüksemburglulara güzel arkadaş! Bu ülke, hem Avrupa’nın en küçük ülkelerinden biri hem de kişi başına düşen milli gelir ve şarap tüketiminde dünyanın ilk üç ülkesi arasında. Lüksemburg da Lihtenştayn gibi Fransa, Belçika veya Almanya gibi çevre ülkelerden trenle günübirlik geçiş yapabileceğiniz kompaktlıkta ve yakınlıkta. İki kere Avrupa Kültür Başkenti olan tek şehir olan başkent Lüksemburg, bozulmadan bugünlere gelen kaleleriyle bütünüyle UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde ve koruma altında.

 

MACARİSTAN


Kalelerden köprülere Barok ve neo-klasik tarzdaki etkileyici devasa yapıları, ülkenin milli yemeği gulaş başta olmak üzere bol et ağırlıklı mutfağı, başkent Budapeşte’nin ruin barlarıyla renkli gece hayatı, Osmanlı etkisinde hamam geleneği ile Macaristan, Orta Avrupa’nın en popüler turist destinasyonlarından. Tuna Nehri’nin Buda ve Peşte olarak ortadan ikiye ayırdığı güzel şehir Budapeşte’yi ölmeden önce görülecek yerler listenizde olsun. Özellikle de Ağustos ayında Sziget Festivali’ni yakalarsanız şehirden alacağınız keyfi ikiye katlarsınız. Budapeşte’ye yolu düşecek olanlar için çok kapsamlı bir MACARİSTAN GEZİ REHBERİmiz var. Göz atmadan yola çıkmayın 😉

 

MALTA

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

İtalya’nın Sicilya Adası’nı güneye doğru biraz daha geçtiniz mi Avrupa’nın ve Akdeniz’in irili ufaklı 5 takımadadan oluşan güzel mi güzel ada ülkesi Malta’ya varacaksınız. Game of Thrones’tan, Oscarlı Gladyatör ve Truva’nın setlerine ev sahipliği yapmış olan o güzelim kıyıları, biraz Akdenizli biraz Ortadoğulu ama kesinlikle deniz mahsüllerine doyacağınız mutfağı, prehistorik çağa uzanan tarihi kalıntıları, Gozo ve Comino gibi diğer cennet adaları ve renkli turistik kasabaları ile Malta, biz adacı Türkler için Yunan adalarının en güçlü alternatifi.

 

MONAKO

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

 
Vatikan’dan sonra dünyanın en küçük ikinci ülkesi olan Monako deyince aklınıza prensler, prensesler, lüks yatlar, son model arabalar ve tabi ki Monte Carlo’nun casinoları geliyorsa kafanızda tamı tamına gerçek bir Monako imajı var demektir. Fakat bu minik ama hedonizmin kalesi ülkeyi asıl meşhur eden Formula 1 Grand Prix’nin 1929’dan beri her yıl Mayıs ayında Monako sokaklarında geçiyor oluşu. Her ne kadar Fransız Rivierası’nda olsa da bu meşhur kıyı hattı boyunca Antibes, Nice, Cannes gibi ondan çok daha güzel şehirler olduğu gerçeği yadsınamaz. Tüm şehri boğarcasına dört bir taraftan yükselen oteller ve apartmanlar burayı Fransa’dan veya İtalya’dan günübirlik, müze gibi gezilecek bir destinasyon yapıyor.

 

NORVEÇ

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

 
Macera dolu aktiviteler sunan bir doğa ve vahşi yaşam, nefes kesen manzaralar vaad eden fiyortlar, ekonomik refah, düşük suç oranı, başkent Oslo’nun Michelin yıldızlı restoranları, sofistike mimarisi ve gündelik yaşamda İskandinav sadeliği, Norveç somonu başta olmak üzere patatesli garnitürlerle tamamlanan deniz ürünlerince zengin Norveç mutfağı, Kuzey ışıklarının sunduğu görsel şölen ve festivalleriyle Norveç kesinlikle dünyanın en yaşanılası yerlerinden. Tabi eğer Norveç vatandaşıysanız 🙂 Çünkü bu ülke Avrupa’nın ne pahalı ülkesi. Ama turistik olarak gitmeye değer mi kesinlikle değer!

 

POLONYA

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

Sinemada Roman Polanski, Krzysztof Kieślowski gibi önemli yönetmenler, klasik müzikte Fredric Chopin gibi önemli besteciler yetiştiren Polonya, Krakow ve Gdańsk gibi Ortaçağ ruhunun, başkent Varşova gibi büyük şehrin kozmopolit ruhunun hissedildiği şehirleriyle, Karpat Dağları’nın oksijeni, eğlenmeyi bile ve sıkı içen insanları, Rus, Yahudi, Macar ve Alman mutfağının füzyonu olan mutfağı, bütçe dostu eğitim yaşam şartları ile tam da Erasmus yapılacak ülke bizden söylemesi.

 

PORTEKİZ

Fotoğraf Kaynak: pexels.com

Sokaklarında yürürken fadoların arka fon yaptığı, José Mourinho ve Cristiano Ronaldo gibi futbolda dünyaca ünlü yıldızların memleketi, Ortaçağ’dan kalma kalelerin, Arnavut kaldırımlı kasabaların, kaliteli şarap ve lezzetli yemeklerin ülkesi, Avrupa’nın en batı ucu Portekiz…Nostaljik tramvaylı caddeleri ve İstanbul’u andıran renkliliği ile başkent Lizbon, ülkenin yüz akı Porto şaraplarının merkezi ve ülkenin ikinci büyük şehri Porto, Roma döneminden kalma tarihi yapılarıyla Sintra, Portekiz’in liste başı destinasyonları.

 

ROMANYA


Burası Kazıklı Voyvoda’nın veya dünya genelinde bilinen adıyla Kont Drakula’nın evi Transilvanya. Gittik Romanya’yı karış karış turladık ve fark ettik ki burası turizm bakımından hakkı tam anlamıyla verilememiş bir yer. Bir ülke ancak bu kadar bütçe dostu olurken aynı zamanda da bu kadar enteresan ve güzel olabilir. Masalsı mimarisi, insanlarının sıcaklığı, Osmanlı izleri görülen yemekleri, küçük, şirin kasabaları, yemyeşil doğası ve otantikliğini korumuş kırsal yaşamıyla akılda kalıcı deneyimler sunan Romanya’da ne yapılır, nerede kalınır, ne yenir gibi soruların cevaplarını ve daha fazlasını ROMANYA GEZİ REHBERİmizde bulabilirsiniz.

 

SLOVAKYA

Fotoğraf Kaynak: Rob Hurson / Flickr

Çek Cumhuriyeti’nden yakın tarihte ayrılıp kendi başına bir ülke haline gelen Slovakya Macaristan, Avusturya gibi çevre ülkelerden günübirlik gelinecek türdeki yerlerden. Özellikle başkent Bratislava ülkedeki en popüler turist destinasyonu. Termal suları ve bu suların oluşturduğu mağara, dikit, sarkıt gibi karstik oluşumlarla ünlü ülkenin kırsal kesimi, doğa turizimini tercih edenler için bire bir.

 

SLOVENYA

Fotoğraf Kaynak: Bernd Thaller / Flickr

Slovenya sonbaharın en çok yakıştığı ülkelerden. Bol yeşillikli kırsalı, bol göllü ve nehirli manzaraları ile buradaki folyaj dönemininin büyüleyiciliğini gözünüzde canlandırın. Hele ki göllerinde kano, nehirlerinde rafting, kıyılarında bisiklet, dağlarında kayak, ormanlarında ve kanyonlarında tırmanış, trekking, binicilik ve doğa yürüyüşü yapmanın nasıl tatmin edici deneyimler sunabileceğini hayal edin. Ucundan da olsa Adriatik Denizi’ni yakalayan kıyıları, folklorünü korumayı başarmış mutfağı, geleneksel mimarisi ve misafirperver insanları, kültür sanatla haşır neşir olanlar için başkent Ljubljana’nın modern sanat, galericilik ve müzecilik alanında öncülüğü görülmeye değer.

 

SAN MARİNO

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Geldik Vatikan ve Monako’dan sonra Avrupa’nın en küçük üçüncü, dünyanın ise beşinci ülkesine. Sadece 61 kilometrekarelik bir alan kaplayan ülkenin tek komşusu İtalya. Zaten burası da Vatikan gibi ülke içinde ülke olan yerlerden. Hem denize kıyısı yok hem de havayolu ulaşımı yok. Üstüne üstlük demiryolu dahi yok. Bu nedenle ülkeye tek ulaşım karayolundan sağlanıyor. Küçücük ülke bir de 9 eyalete bölünmüş. Ortaçağ’dan kalma 3 kalesi göz alıcı güzellikte. Zaten bu kaleler de ülkenin sembolleri. İtalya’dan günübirlik bir kale turu kulağa oldukça ilginç geliyor ki zaten bankacılık ve turizm ülkenin temel gelir kaynağı. Bu kompaktlık, nüfus ve sağlam ekonomi ile San Marino’daki kişi başına düşen milli geliri varın siz düşünün. 

 

YUNANİSTAN

Fotoğraf Kaynak: pexels.com

Son yıllarda, yerli turistin en popüler yaz tatili kaçış rotası Yunanistan. Hem nasıl olmasın ki? Ege kıyılarından tek bir feribotla günübirlik Kos, Midilli, Sakız gidi cennet adalarına gidip, kendinize uzo eşliğinde deniz mahsüllerine doyacağınız Yunan mezeleriyle mis gibi sofralar kurup, şezlong parası bile vermeden en alasından deniz, kum, güneş keyfi yapıp akşam da tek bir feribotla dönebilme lüksü başka nerede var. Yok benim gözüm bütçe dostu tatilde değil bana konfor, lüks ve gece hayatının alasını verin diyorsanız hiç problem değil sizi Santorini ve Mikanos’a alalım. Yunanistan’ın nimetleri adalarla da sınırlı kalmıyor. Arabayla İpsala sınır kapısından çıkıp, Halkidiki’ye, Dedeağaç’a, Kavala’ya, Thassos’a gitmek çok kolay. Ayrıca başkent Atina ve Atatürk’ün şehri Selanik de gezmek için yazı beklemenizi gerektirmiyor. Bu konuda ÖZEL ARAÇLA YURT DIŞINA ÇIKMA REHBERİmiz size yardımcı olmak için var 😉

 

VATİKAN

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Her ne kadar İtalya’nın başkenti Roma sınırları içinde yer alsa da burası kendi başına bir ülke. Yani anlayacağınız ülke içinde ülke. Hatta ve hatta dünyanın yüzölçüm olarak en küçük ülkesi. Aziz Peter Bazilikası kubbesi altında Papalığın yani Hristiyanlık dinin Katolik mezhebinin merkezi, tanrı ve İsa’nın birbirine parmaklarıyla uzandığı ünlü sahnenin de aralarında bulunduğu tavan resimleri Rönesans’ın ünlü İtalyan ressamı Michelangelo tarafından yapılmış belki de dünyanın en özel kilisesi Sistine Şapeli’nin de bulunduğu Vatikan’a yolunuz düşerse ziyaretinizi Papa’nın dönem dönem gerçekleştirdiği balkon konuşmasına denk getirip coşkulu kalabalığa karışın deriz.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Send this to a friend